0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Ceza Davası Nedir?

Ceza davası, savcılığın bir iddianameyle suç işlediği konusunda “yeterli şüphe” olan şahıslar hakkında yargılama yapılması için açtığı kamu davasıdır.

Mahiyeti ne olursa olsun, tüm ceza davaları kamu davası niteliğindedir. Çünkü, savcılık şartları varsa dava açmak zorundadır. Ceza davalarına bakmakla görevli genel mahkemeler şunlardır:

Genel mahkemeler dışında suçun niteliği veya suç işleyenin sıfatı nedeniyle ceza davalarına bakmakla görevli bazı özel mahkemeler de vardır:

Henüz ceza davasının açılmadığı soruşturma aşamasında soruşturma işlemlerine dair kararlar Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilir.

Ceza Davası Nasıl Açılır?

Ceza davasının nasıl açılacağı işlenen suçun niteliğine bağlıdır. Şikayete bağlı suçlar, mağdur/müşteki/suçtan zarar gören tarafından şikayet konusu edilmedikçe savcılık tarafından kendiliğinden soruşturma yapılarak ceza davası açılamaz. Ancak, takibi şikayete bağlı olmayan tüm suçlar savcılık tarafından kendiliğinden soruşturularak ceza davası açılmalıdır. Bu suçlarda savcılık ihbar, şikayet veya başka bir suretle suç işlendiğini öğrenir öğrenmez kendiliğinden soruşturma yapar, şikayetçi olmasa dahi delilleri toplar.

Ceza davası, bir iddianameyle yetkili ve görevli ceza mahkemesine açılır. Savcılık, şikayete tabi suçlarda şikayet üzerine, şikayete tabi olmayan suçlarda kendiliğinden harekete geçerek suçun işlenip işlenmediğini, işlenmişse kim tarafından, hangi suçun işlendiğini araştırır. Soruşturma neticesinde toplanan delillerden bir kimse tarafından suç işlendiği kanaatine ulaşan savcılık ceza davası açmak zorundadır. Savcılık, suç işlendiği kanaatine varmışsa bir iddianame düzenleyerek ceza davası açar. İddianamede, suç teşkil eden fiil ve suçun kanun maddesi ile soruşturma neticesinde elde edilen deliller ilişkilendirilerek şüphelinin yargılanması talep edilir. İddianame düzenlenmesi, suç işlendiğine dair yeterli şüphe olduğu anlamına gelir. Yeterli şüphe, suç şüphesi altındaki kişinin yargılama neticesinde mahkum olma ihtimalinin, beraat etme ihtimalinden yüksek olmasıdır. Savcılık ceza davası açmak için yeterli şüphe mevcut olmadığı kanaatindeyse kovuşturmaya yer olmadığı (takipsizlik) kararı vermelidir.

Savcılık tarafından iddianameyle ceza davası açılan mahkeme, iddianamede eksiklikler bulunması halinde, mahkemeye verilmesinden itibaren 15 gün içinde iddianamenin kabulü veya savcılığa iadesine karar verir. Savcılık, mahkemenin iade kararına itiraz edebilir veya kararda belirtilen eksiklikleri gidererek yeniden bir iddianame düzenleyerek dava açar. Davanın açıldığı mahkeme iddianameyi kabul ettiği taktirde duruşma hazırlığı işlemlerini yapar, duruşma günü belirler ve tarafları çağırır. Sanık tutuklu ise cezaevine müzekkere yazarak sanığın duruşmada hazır bulundurulmasını emreder.

Şikayetten vazgeçme, şikayete tabi suçlarda ceza davasının düşmesi sonucunu doğrurken, takibi şikayete bağlı olmayan suçların düşmesi sonucunu doğurmaz. Savcılık, şikayete bağlı olmayan suçlara ilişkin ceza davalarını hüküm kesinleşinceye kadar kendiliğinden takip etmek zorundadır.

Şikayetçi olduktan sonra ceza davasının ne zaman açılacağı en çok merak edilen konulardan biridir. Müşteki, şikayet hakkını kullandıktan sonra savcılığın soruşturması birkaç günde sonuçlanabileceği gibi birkaç yıl da sürebilir. Savcılığın soruşturmayı neticelendirmesi için belirlenmiş azami bir soruşturma süresi yoktur. Her soruşturmanın özelliğine göre soruşturma süresinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Ağır Ceza Mahkemesinin Görevine Giren Ceza Davaları

Ağır ceza mahkemesinin görevine giren ceza davaları şunlardır:

Asliye Ceza Mahkemesinin Görevine Giren Ceza Davaları

Asliye ceza mahkemesinin bakmakla görevli olduğu ceza davaları şunlardır:

Ceza Davası Yargıtay Kararları


Avukatın Ceza Davası Duruşmasına Çağrılmaması

Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan başlatılan soruşturma sırasında sanık avukatının vekaletname sunarak polis merkezinde ifade alma işlemine katıldığının anlaşılması karşısında, yargılama aşamasında yerel mahkemece duruşma gününün sanık avukatına bildirilmesi Tebligat Yasasının 11. maddesi ve adil yargılama hakkının bir gereği ise de; zorunlu avukatlık kapsamında yer almayan inceleme konusu suç bakımından yargılama sırasında sanığa yasal hakları eksiksiz olarak hatırlatıldıktan sonra sanığın; “Müdafii talebim yoktur, savunmamı kendim yapacağım” şeklindeki anlatımı sonrasında savunmasının alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu uygulamada, sanığın avukat yardımından yararlanmak istemediği yönündeki açıkça ortaya koyduğu iradesi karşısında savunma hakkının kısıtlanmasından ve adil yargılama ilkesinin ihlal edildiğinden söz edilemeyecektir.

Bununla birlikte, yargılandığından haberdar olan sanığın devam eden yargılamada avukatına kendisine hukuki yardımda bulunması için özel bir talimat vermediği de anlaşılmaktadır. Keza sanık avukatı sanığın sorgusunun yapıldığı oturumdan sonraki oturumlara da iştirak etmemiştir. Özünde özel hukuk ilişkisi olan sanık ve vekaletnameli avukat arasındaki ilişkinin devam edip etmediğini kontrol etmek mahkemenin görevleri arasında bulunmadığından sanığın avukat yardımından yararlanmak istemediğini ortaya koyan açık iradesine üstünlük tanımak mahkemenin izleyeceği en doğru yoldur. Bu nedenle, sanığın avukatı yardımından yararlanmak istemediğini ortaya koyan açık iradesi karşısında yerel mahkemece sanık avukatının devam eden yargılamaya çağrılmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır (YCGK-Karar : 2012/139).

Ceza davası, yargılanan kişilerin özgürlüklerine ceza hukuku müdahalesi ile sonuçlanabilecek önemli bir kamu davası olduğundan müşteki veya sanığın bir ceza avukatı yardımıyla yargılama sürecini yürütmesinde yarar vardır.


İstanbul Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini sadece dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Paylaş
Read more!