0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Resmi Evrakta Sahtecilik Suçu Nedir?

Resmi evrakta (belgede) sahtecilik suçu, kamu güvenine karşı suçlar arasında TCK 204. maddede düzenlenmiştir. Resmi evrakta sahtecilik, üç farklı seçimlik hareketle kasten işlenebilen bir suçtur:

  • Sahte resmi belge üretilmesi veya mevcut resmi belgenin gerçeğe aykırı düzenlenmesi,

  • Gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi,

  • Sahte resmi belgenin kullanılması.

Yukarıdaki üç seçimlik hareketten herhangi birinin fail tarafından işlenmesiyle resmi evrakta (belgede) sahtecilik meydana gelir. Resmi evrakta sahtecilik suçu ile Özel Evrakta Sahtecilik Suçu arasındaki en önemli fark, birincisinde sahtecilik konusu evrak aslının yetkili resmi memur tarafından düzenlenmesidir.

Resmi Evrakta Sahtecilik ve Mağdur

Resmi evrakta sahtecilik suçu bir kişi aleyhine işlense bile suçun mağduru daima devlet olarak kabul edilmektedir. Fail, suçu işleyerek kamu güvenini zedelemiştir. İşlenen suç nedeniyle maddi-manevi zarar gören gerçek kişiler mağdur değil, “suçtan zarar gören” sıfatıyla soruşturma ve kovuşturmada şikayetçi olup yargılamaya katılabilirler (Yargıtay Ceza Genel Kurulu – 2014/202 K.).

Resmi Evrakta Sahtecilik ve Şikayet Süresi

TCK’da şikayete tabi suçlarda şikayet süresi genel olarak fiilin işlenmesinden itibaren 6 aydır.

Resmi evrakta sahtecilik suçu, şikayete bağlı olmadığından herhangi bir şikayet süresi yoktur. Bu suçun zamanaşımı süresi en basit halde dahi 8 yıl olduğundan, suçun şikayetçi tarafından 8 yıl içinde savcılığa bildirilmesi halinde savcılık soruşturma yapabilir. Ancak, suçun mümkün olan en kısa sürede savcılığa bildirilmesi etkin bir soruşturma yapılması açısından önemlidir.

Resmi Evrakta (Belgede) Sahtecilik Suçunun Şartları

Resmi evrakta sahtecilik suçunun maddi konusu resmi bir belgedir. Aldatıcılık özelliğine sahip resmi belgenin ve suçun özelliklerine, suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi hallerine aşağıda tek tek değinilecektir.

Resmi Evrakta (Belgede) Sahtecilik Suçu ve Resmi Belge

Resmi evrakta sahtecilik suçunun konusunu oluşturan belge bazı özelliklere sahip olmalıdır. Suçun konusu olan belgenin özellikleri şunlardır:

Resmi Belgede Sahtecilik Yazılı Belge Üzerinde İşlenebilir

Suçun konusu olan resmi belge, yazılı olmalı ve belgede mutlaka bir dil kullanılmaldır. Resmi belgede kullanılan dil Türkçe dışında yaşayan veya ölü bir dil de olabilir. Ancak okunabilen evraklar resmi belgede sahtecilik suçunun konusu olabilir. Orjinali okunamayan ve içeriği anlaşılmayan belgeler zarar olasılığı doğurmayacağından resmi belgede sahtecilik suçunun konusunu oluşturamazlar.

Resmi Evrakta Sahtecilik Delil Değerine Sahip Belge Üzerinde İşlenebilir

Resmi evrakta sahtecilik, ancak delil değerine sahip resmi belge üzerinde işlenebilir. Resmi belgenin delil değeri yoksa, yani herhangi bir hukuki değeri yoksa suç da oluşmaz. Belgenin bir hakkın doğumuna veya sona ermesine ilişkin ispat gücüne sahip olması gerekir. Hukuki bir iddiaya esas teşkil edebilme niteliği olmayan belgeler üzerinde resmi belgede sahtecilik suçu oluşmaz.

Hukuken delil niteliğine sahip evraklar “Mahsus Evrak” ve “Tesadüfi Evrak” olmak üzere iki ayrılırlar. Mahsus evrak, özellikle belli bir konuda delil olarak düzenlenen resmi belgedir. Örneğin, noterden verilen vekaletname, mahkeme ilamı, icra dairesi ödeme emri, nüfus cüzdanı, pasaport, araç ruhsatı vs. gibi evraklar mahsus evrak niteliğindedir. Tesadüfi Evrak ise belli bir konuda delil olarak düzenlenmemesine rağmen içeriği nedeniyle sonradan delil niteliği kazanan belgedir.

Resmi Belgeyi “Düzenleyen” Belgeden Anlaşılmalıdır

Resmi belgede sahtecilik suçunun konusunu oluşturan belgeyi bir kişi veya kurum düzenlemelidir. Belgeyi düzenleyen bir kişi veya kurum yoksa resmi evrakta sahtecilik suçu oluşmaz. Düzenleyen kişi ad-soyad ve imzayla anlaşılabileceği gibi evrakın üzerinde olan bir amblem veya işaretle de anlaşılabilir. Örneğin, resmi nitelikli evrak olarak kabul edilen kambiyo senetleri altındaki imza düzenleyen kişiyi ispatlar. Aynı şekilde İSKİ, Milli Piyango, İBB vs. gibi amblemli resmi belgelerden de düzenleyen kurum anlaşılabilmektedir.

Resmi Belge Mutlaka Kamu Görevlisi Tarafından Düzenlenmeli

Suçun konusu olan resmi belgenin kamu görevlisi tarafından düzenlenmesi gerekir. Kamu görevlisi suçun konusu olan resmi belgeyi düzenlemeye yetkili olmalıdır. Kamu görevlisinin resmi evrakı düzenleme yetkisi yoksa resmi evrakta sahtecilik suçu da oluşmaz. Kanundaki özel hüküm gereği bazı belgeler kamu görevlisi tarafından düzenlenmese bile resmi evrakta sahtecilik suçunun konusunu oluşturur. Kamu görevlisi tarafından düzenlenmese bile resmi belgede sahtecilik suçunun meydana gelmesine neden olan belgeler şunlardır: Bono veya çek gibi kambiyo senetleri, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil, vasiyetname.

Resmi Belgede Sahtecilik ve Belgenin Özel Şekil Koşulları

Resmi evrakta sahtecilik suçunun vücut bulması için belgenin mutlaka belirli bir şekilde düzenlenmesi şartı yoktur. Herhangi bir şekilde düzenlenen resmi evrak suçun konusunu olabilir. Ancak, TCK dışındaki herhangi bir kanun, bazı resmi belgeler için özel şekil şartları öngörmüşse belgenin o kanunda belirtilen usul ve şekil şartlarına uygun düzenlenmesi gerekir. Örneğin, 3 kişilik kurul halinde hazırlanan bir bilirkişi raporunda bir bilirkişinin imzası eksikse resmi belgede usul eksikliği vardır. Bu belge üzerinde bir kişi tarafından tahrifat yapılsa bile resmi evrakta sahtecilik suçu oluşmaz. Çünkü, imza eksikliği nedeniyle evrak kanunda belirtilen usul ve şekil şartlarına sahip değildir.

Resmi Evrakta Sahtecilik Suçu ve Zarar Olasılığı

Resmi belgede sahtecilik suçu hem kamu güvenini bozmalı hem de kişilerin haklarını ihlal ederek zarar olasılığı doğurmalıdır. Suçun konusu resmi evrakın somut bir zarar meydana getirmesi şart değildir. Mahkeme, yargılama sırasında suçun unsurlarının tespiti amacıyla belgenin meydana getirdiği somut zararı değil, zarar olasılığının var olup olmadığını araştırmalıdır. Zarar olasılığı doğurmaya elverişli olmayan evrak, resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturmaz.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu ve Aldatıcılık

Resmi belgede sahtecilik suçunun en önemli şartlarından biri belgenin “aldatıcılık” özelliğine sahip olmasıdır. Zarar olasılığının doğması için evrakta yapılan sahteciliğin çok sayıda insanı aldatacak özellikte olması gerekir. Belgedeki aldatıcılık özelliği objektif olarak mevcut olmalıdır. Belgenin objektif özellikleri sebebiyle değil de, belgenin muhatabı olan şahsın kişisel hatası, dikkatsizliği veya özensizliği nedeniyle zarar olasılığı doğmuşsa aldatıcılıktan bahsedilemez. Mağdur veya suçtan zarar gören şahıstan kaynaklanan kişisel hatalar iğfalin meydana gelmesine neden olmuşsa resmi belgede sahtecilik suçu oluşmaz.

Sahtecilik belgeden açıkça anlaşılıyorsa o belgenin aldatma yeteneği olmadığından, suçun unsuru olan “aldatıcılık” özelliğinin gerçekleştiği ileri sürülemez.

Belgenin aldatma yeteneği olmamasına rağmen, belgenin verildiği devlet kurumu görevlisinin dikkatsizliği yüzünden işlem yapılsa bile resmi belgede sahtecilik suçu oluşmaz.

Ayrıca özel bir kanun devlet kurumlarına ibraz edilen belgenin sahte olup olmadığının araştırılmasını zorunlu kılıyorsa, araştırma yapmadan belgenin kabul edilmesi halinde resmi belgede sahtecilik suçu oluşmaz. Örneğin, Yargıtay, diploma denkliği için yabancı ülkeden diploması olmadığı halde gerçek dışı bir diplomayla başvuran kişinin resmi belgede sahtecilik suçunu işlemediğine karar vermiştir. Çünkü bu konuyla ilgili yönetmelik, özel olarak idari kuruma diplomanın sahte olup olmadığını araştırma zorunluluğu getirmiştir. Kurum araştırma yapmadan diplomayı kabul etse bile resmi belgede sahtecilik suçu meydana gelmez (Yargıtay - 11. CD. 4570/2836 K.)

Resmi Belgeyi Sahte Olarak “Düzenleme” Suçu (TCK md. 204/1)

TCK md. 204/1, resmi evrakta sahtecilik suçu için bazı seçimlik hareketler öngörmüştür. Söz konusu seçimlik hareketlerden biri de “resmi belgeyi sahte olarak düzenleme” fiilidir. Bir belgenin resmi belge gibi gerçekmiş gibi üretilmesi veya düzenlenmesi suretiyle bu fiil işlenir. Belge, kısmen veya tamamen gerçeğe aykırı üretilmişse suç oluşur. Belgenin form, şekil, amblem ve diğer yazı özellikleri yönünden taklit edilmesi de “düzenleme” suçu için yeterlidir. Örneğin, nüfus müdürlüğü tarafından verilen Nüfus Cüzdanının şekil yönünden taklit edilerek üretilmesi resmi belgeyi sahte olarak düzenleme suçunu oluşturur.

Suçun oluşması için belgenin düzenlenmesi fiili yeterli olup ayrıca kullanılması şart değildir. Evrakın aldatma yeteneği varsa, evrak kullanılmasa bile resmi belgeyi sahte olarak düzenleme suçu oluşur.

Resmi Belgeyi Başkalarını Aldatacak Biçimde Değiştirme Suçu (TCK md. 204/1)

Bu seçimlik hareketle suçun işlenebilmesi için öncelikle kamu görevlisi tarafından görevinden dolayı düzenlenen gerçeğe uygun bir resmi belgenin mevcut olması gerekir. Gerçeğe uygun olarak kamu görevlisi tarafından düzenlenen belgeye, delil olma özelliklerini veya hukuki farklılık yaratacak unsurların eklenmesi veya çıkarılması bu suçun oluşmasına neden olur. Resmi belgedeki bir yazının değiştirilmesi veya yazı eklenmesi, imzanın silinmesi, belge üzerindeki tarihin değiştirilmesi veya silinmesi, belgenin kazınmak suretiyle tahrif edilmesi halinde, yapılan bu değişikliklerle belgenin aldatıcılık vasfı varsa “resmi belgeyi başkalarını aldatacak biçimde değiştirme suçu” meydana gelir.

Belgenin karalanması, lekelenmesi veya kimyasal araçlar kullanılarak yazıların silinmesi mümkündür. Belge üzerinde bulunan harf veya rakamların amaca uygun hale getirilmesi de mümkün olup bu yöneteme “sürsarj metodu” denilmektedir. Örneğin, 3 rakamının 8 yapılması gibi. Tüm bu hallerde mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılarak resmi belgede sahtecilik suçunun oluşup oluşmadığı araştırılır.

Sahte Resmi Belgeyi Kullanma Suçu (TCK md. 204/1)

Sahte resmi belgeyi kullanma suçu, ancak sahte olarak üretilmiş, taklit edilmiş veya değiştirilmiş resmi niteliği olan bir belgenin mevcudiyeti ve bu belgenin fail tarafından kullanılması halinde vücut bulur. Herhangi bir kimse tarafından kendisine verilen sahte resmi belgeyi kullanan fail suçu işlemiş olur. Belgeyi kullanan failin belgenin sahte olduğunu bilmesi ve sahteliğini bilerek kullanması gerekir. Fail kullandığı belgenin sahte olduğunu bilmiyorsa cezalandırılması mümkün değildir. Örneğin, sahte ehliyet üreten kişi “resmi belgeyi sahte olarak düzenleme suçu”nu işler, bu ehliyeti düzenleyen kişiden alıp kullanan kişi “sahte resmi belgeyi kullanma suçu”nu işler.

Sahte resmi belge hem fail tarafından düzenlenmiş hem de kullanılmış ise yine tek suç oluşur. Her iki seçimlik hareket de TCK md. 204/1’de düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları olduğundan faile tek bir ceza verilir. Fakat bu halde mahkemenin faile vereceği cezada alt sınırdan ayrılarak daha fazla ceza vermesi gerekir.

Resmi Evrakta (Belgede) Sahtecilik Suçunun Nitelikli Halleri

Resmi evrakta sahtecilik suçunun nitelikli (ağırlaştırılmış) halleri şunlardır: a-Kamu görevlisinin resmi belgeyi sahte olarak düzenlemesi, değiştirmesi, kullanması (TCK 204/2). b- Belgenin sahteciliği ispatlanıncaya kadar geçerli belgelerden olması (TCK 204/3).

Kamu Görevlisi veya Memurun Resmi Belgede (Evrakta) Sahtecilik Suçu (TCK md. 204/2)

Kamu görevlisi olan kişinin veya memurun resmi belgede (evrakta) sahtecilik suçu işlemesi suçun nitelikli hali olarak düzenlenmiştir. Kamu görevlisi veya memurun resmi belgeyi sahte olarak düzenlemesi veya değiştirmesi veya kullanması halinde suçun daha ağır ceza gerektiren nitelikli şekliyle cezalandırılmayı gerektirir.

Bu fıkrada tanzim edilen suç, yalnızca kamu görevlisi veya memur tarafından işlenebilir. Kamu görevlisi veya memur, resmi evrakta sahtecilik suçunu görevini kötüye kullanma suretiyle işlemelidir.

Kamu görevlisi veya memur, görevinden dolayı suçun konusu resmi belgeyi düzenleme, değiştirme ve kullanma yetkisine sahip olmalıdır. Resmi evrakta sahtecilik suçunu işleyen kamu görevlisi veya memur, evrakı düzenlemeye veya kullanmaya yetkili değilse, bu fıkra hükümlerine göre değil, TCK md. 204/1 fıkra hükümlerine göre cezalandırılır.

TCK md. 6/1-c gereği kamu görevlisi (tanık, bilirkişi, avukat vs.) sayılan kişilerin de işledikleri fiiller bu fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

“Sahteliği İspatlanıncaya Kadar Geçerli Belgeler” ve Evrakta Sahtecilik Suçu (TCK md. 204/3)

Hukuken iki grup resmi belge olduğu kabul edilir: 1- Sahteliği ispatlanıncaya kadar geçerli resmi belge, 2-Aksi ispatlanana kadar geçerli resmi belge.

Sahteliği ispatlanıncaya kadar (sabit oluncaya kadar) geçerli belgelerde evrakta sahtecilik suçu işlendiğinde, suçun daha ağır ceza gerektiren şekli işlenmiş olur.

  • Sahteliği ispatlanıncaya kadar geçerli olan belgeler, resmi kurumlar nezdinde tam güvenirliliğe sahip olup kesin delil niteliğindedirler. Örneğin, hakim tarafından tutulan duruşma tutanakları sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerdendir. Bu belgelerin aksi başka delillerle ispatlanamaz, ancak sahte oldukları ispatlanabilir. Örneğin, hakimin tuttuğu duruşma tutanağına duruşmanın oluş biçimi ile ilgili yazdığı herhangi bir şeyin aksi ispatlanamaz, duruşmanın hakimin tuttuğu duruşma tutanağından farklı cereyan ettiği iddia ve ispat olunamaz. Ancak duruşma tutanağının hakim tarafından tutulmadığı, sahte olduğu ileri sürülebilir. Aynı şekilde noterde düzenlenen vekaletname, imza beyannamesi, noterde düzenlenen satış sözleşmesi gibi evraklar sahteliği ispat oluncaya kadar geçerli evraklardandır.

Sahteliği sabit olana kadar geçerli belgeler özel kanunlar düzenlenmiştir. Şu belgeler sahteliği ispat oluncaya kadar geçerli belge olarak kabul edilir: 1- Mahkeme İlamları, 2- Noterlerde Düzenleme Biçiminde Tanzim Edilen Evraklar, 3- Duruşma Tutanakları, 4- Seçim Tutanakları, 5- Belediye Ceza Tutanakları (1608 sayılı Kanun md.6), 6- İlam Niteliğindeki Belgeler (İİK md. 38), 7- Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu gereği tutulan suç tutanakları, 8- Sayıştay İlamları.

  • Aksi ispatlanıncaya kadar geçerli belgeler, resmi evrak olarak yine güvenilirliğe sahip olmakla birlikte aksi her zaman ispatlanabilen belgelerdendir. Yani, herhangi bir devlet kurumunun düzenlediği bir evrak (örn, trafik cezası tutanağı) bu kategoriye girer. Örneğin, ehliyet, nüfus cüzdanı, pasaport gibi şahsi kimlik belgeleri; avukatlık kimliği, mali müşavirlik kimliği gibi mesleki kimlik belgeleri aksi ispatlanıncaya kadar geçerli geçerli belgelerdendir.

TCK md. 204/3’e göre resmi evrakta sahtecilik suçu yalnızca birinci gruptaki belgelerde, yani sahteliği ispatlanıncaya kadar (sabit oluncaya kadar) geçerli belgelerde işlendiğinde suçun cezası nitelikli, yani daha ağır hale gelir. Aksi ispatlanıncaya kadar geçerli belgelerde suçun temel şekli işlenmiş olur.

Resmi Evrakta (Belgede) Sahtecilik Suçu Cezası

Resmi evrakta sahtecilik suçu cezası, işlenen suçun basit ve nitelikli hallerine göre farklılık arz etmektedir. Buna göre;

  • Resmi belgede sahtecilik suçu, resmi bir belgenin sahte olarak düzenlenmesi, başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi veya kullanılması şeklindeki suçun basit haliyle işlenirse sanığa verilecek ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır (TCK md. 204/1)

  • Kamu görevlisinin görevinden kaynaklanan görevi kötüye kullanma suretiyle, resmi belgeyi sahte olarak düzenlemesi, değiştirmesi, kullanması halinde resmi evrakta sahtecilik suçunun cezası 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıdır (TCK md. 204/2).

  • Resmi belgede sahtecilik suçunun maddi konusu olan belge, sahteliği ispatlanıncaya (sabit oluncaya) kadar geçerli olan resmi belgelerden ise yukarıdaki fıkralara göre belirlenen suçun cezası 1/2 oranında arttırılır.

  • Sağlık mensubu kişilerin (ebe, hemşire, doktor ve diğer tüm çalışanlar vs.) gerçeğe aykırı belge düzenleyerek kamunun veya kişilerin zararına yol açması veya herhangi bir haksız menfaat elde etmesi halinde resmi belgede sahtecilik suçu hükümleri gereği cezalandırılırlar (TCK md. 210/2 - 2. Cümle)

Resmi Evrakta Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçu

Dolandırıcılık suçu, failin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatması, mağdurun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlamasıyla oluşur. Nitelikli dolandırıcılık suçu ise suçun belli dini, sosyal, mesleki, teknolojik araçların veya kamu kurumlarının araç olarak kullanılarak işlenmesidir.

Uygulamada çoğu zaman fail, resmi evrakta sahtecilik suçu işlemekte, bu suç ile bağlantılı olarak da insanlardan menfaat temin etmektedir. Bu durumda, fiil tek olsa bile, fail hem resmi evrakta sahtecilik suçu ile hem de nitelikli dolandırıcılık suçu ile cezalandırılmalıdır.

Resmi belgede sahtecilik suçu cezası bakımından oldukça ağır hukuki sonuçlar doğurabileceğinden mutlaka bir Ceza Avukatı ile savunma yapılmalıdır. Resmi evrakta sahtecilik suçu, kamu güvenine karşı işlenen ve sosyal düzenin esaslı bir şekilde hukuki güvenlik kavramından yoksun kalmasıyla neticelendiğinden kanun yapıcı tarafından özellikle ayrıntılı düzenlenmiştir.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!