0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Hırsızlık Suçu Nedir? (TCK 141-142)

Hırsızlık suçu, başkasının zilyedi olduğu taşınır bir malı zilyedin rızası olmadığı halde kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden alınmasıyla meydana gelir. Hırsızlık suçu, malvarlığı değerlerine karşı ve ekonomik bir çıkar elde etmek amacıyla işlenen suçlardandır. Hırsızlık suçu, TCK’nın 141. ve 147. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Hırsızlık Suçu Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma

Hırsızlık suçunun basit veya nitelikli tüm şekilleri resen soruşturulmaları gereken suçlardandır. Hırsızlık suçu şikayete tabi olmadığından, bir şikayet süresi de yoktur. Suçun en basit halinde bile 8 yıl olan dava zamanaşımı süresi içerisinde şikayet edildiğinde soruşturma başlatılabilir.

Şikayetçi, kamu davası açıldıktan sonra duruşmaların devam ettiği herhangi bir aşamada müdahale talebinde bulunarak ceza davasında taraf sıfatını kazanabilir.

Basit hırsızlık suçu (TCK md.141), taraflar arasında uzlaştırma prosedürünün uygulanmasını gerektiren suçlardandır. Uzlaşma kapsamında olan suçlarda gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında, öncelikle uzlaştırma prosedürünün uygulanması, uzlaşma sağlanmazsa soruşturmaya veya yargılamaya devam edilmesi gerekir.

Basit veya nitelikli hırsızlık suçu nedeniyle yapılan yargılamalar asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Hırsızlık Suçunun Şartları ve Unsurları

Hırsızlık suçu ile fail mağdurun malvarlığını azaltır veya tamamen elinden alır. Malvarlığına karşı işlenen bir suç olduğundan “Malvarlığına Karşı Suçlar” bölümünde TCK’nın 141-147. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Hırsızlık suçu en çok işlenen ekonomik suçlardan olduğundan nitelikli hallerinde fiil sayısı en çok olan suçlardan biridir.

Hırsızlık suçunun en önemli unsurları ve şartları şunlardır:

1- Hırsızlık Suçunun Konusu Taşınır Maldır

TCK’ya göre ancak taşınır mallar hakkında hırsızlık suçu işlenebilir. Örneğin, araba, bisiklet, ev eşyası, cüzdan vb. gibi mallar taşınır mal niteliğindedir. Niteliği itibariyle belli bir ekonomik değere sahip eşyaya “mal” denilmektedir. Ekonomik hiçbir değeri bulunmayan bir eşya çalındığında hırsızlık suçu oluşmaz.

Taşınmaz mallar hakkında da hırsızlık suçu işlenemez. Örneğin, bir gayrimenkul sahibinin rızası dışında sahte evraklarla tapuda başkasına devredilirse hırsızlık suçu değil, resmi evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları oluşur.

2- Hırsızlık Suçu İle Zilyetlik Korunmaktadır

Hırsızlık suçu mülkiyetten daha geniş bir kapsama sahip olan zilyetlik haklarını korumaktadır. Zilyet, bir malı fiilen hakimiyeti altında bulunduran kişi demektir. Malın zilyedi olan kişi malın sahibi olmayabilir. Örneğin, bir otomobil kullanmak üzere bir kişiye verildiğinde üçüncü bir kişi otomobili kullananın rızası dışında elinden alırsa hırsızlık suçu meydana gelir.

Mal üzerinde zilyetlik hakkına sahip kişinin zilyetliği hukuka aykırı veya hukuka uygun elde etmiş olmasının da bir önemi yoktur. Yani, bir hırsızın çaldığı bir otomobilin hırsızdan tekrar başka biri tarafından çalınmasıyla da hırsızlık suçu oluşur.

Hırsızlık suçunun oluşması için malın zilyedin egemenlik alanından çıkarılması, mal üzerinde fail tarafından fiili hakimiyet kurularak zilyetliğin elde edilmesi gerekir. Fail malı bulunduğu yerden aldıktan hemen sonra kesintisiz takip sonucu yakalanırsa fail hırsızlık suçu ile değil, bu suça teşebbüs ile yargılanmalıdır. Çünkü, kesintisiz takip sonucu yakalanan fail malı tümüyle fiili hakimiyeti altına alamadığında suç tamamlanmamış sayılır. Ancak takip sırasında failin bir süre gözden kaybolduktan sonra takibin kesilmesi ve failin daha sonra tekrar görülerek yakalanması halinde hırsızlık suçu tamamlanmış sayılır.

Basit Hırsızlık Suçunun Cezası ve Açıkta Bırakılan Eşya (TCK 141)

Açıkta bırakılmış eşya, mağdurun yaşadığı özel alanlar dışında kalan cadde, sokak, park, bahçe, sahil kenarları ve bu gibi yerlere benzeyen halka açık yerlerde bırakılan eşyayı tarif etmektedir. Hırsızlık suçunun basit temel şekli, TCK md. 141’de düzenlenen açıkta bırakılan eşya hakkındadır.

Hırsızlık suçu işlenen eşya kullanım veya adet gereği açıkta bırakılan mallardan ise bu durumda suçun basit şekli değil, nitelikli şekli söz konusu olur. Örneğin, tarlada açıkta bırakılan tarım aletleri kullanımları gereği açıkta bırakılan eşyalardandır. Bu mallar açıkta olmasına rağmen zilyedinin rızası dışında alındığında nitelikli hırsızlık suçu oluşur.

Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, basit hırsızlık suçunun konusunu oluşturan fiiller şunlardır (Yargıtay CGK -2015/98 k.):

  • İnşaatta çalışan işçilerin, açıkta bırakmış oldukları kişisel eşyalarının çalınması,
  • İşyerlerinin önüne teşhir için konulan eşyaların çalınması,
  • Pazar yerlerindeki açıkta bırakılan sebze, meyvelerin çalınmasını, yine pazar yerinde tezgahta bulunan giyim eşyalarının çalınması,
  • Tarım mevsimi dışında tarlalarda bırakılan tarım araçlarının çalınması,
  • İnşaata bırakılan inşaat malzemeleri dışındaki eşyalarının çalınması,
  • İşyerine mal indirilirken kısa süreliğine açıkta bırakılan eşyalarının çalınması,
  • Ev taşırken kısa süreliğine sokakta korunaksız bırakılan eşyalarının çalınması,
  • Sokak ve caddelerde kilitsiz olarak bırakılan bisikletlerin çalınması,
  • Plajlarda açık alanda bırakılan eşyalarını çalınması,
  • Yine parkta oturan bir kişinin, bankın üzerine koyduğu çantasının çalınması,
  • Çocuk arabasındaki veya pazar arabasındaki eşyanın çalınması.

Basit hırsızlık suçunun cezası, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır (TCK 141).

Nitelikli Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 142)

Nitelikli hırsızlık suçu TCK md. 142’de düzenlenmiştir. Buna göre hırsızlık suçunun;

  • Kamu kurumlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan herhangi bir kimseye ait eşya hakkında veya kamu hizmetine özgülenmiş mallar hakkında ( md. 142/1-a),

  • Toplu taşıma araçlarında veya bunların duraklarında, varış veya kalkış yerlerinde (md.142/1-c),

  • Afet veya genel bir felaketin etkilerini önlemek veya azaltmak amacıyla hazırlanan mal hakkında,

  • Gelenek veya özgülenme veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında

işlenirse fail 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Hırsızlık suçu;

  • Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,

  • Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,

  • Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,

  • Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak “veya kilitlenmesini engellemek” suretiyle,

  • Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,

  • Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,

  • Büyük veya küçük baş hayvan hakkında,

  • Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında

işlenirse fail hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hırsızlık suçunun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.

Hırsızlık suçunun sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde, “5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına” hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, “ceza yarı oranında artırılır” ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur (md. 142/3).

Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır. (md. 142/5)

Hırsızlık suçu yüz kızartıcı bir suç olduğundan ceza miktarı ne olursa olsun suçun niteliği nedeniyle yargılanan kişinin tüm hayatını etkileyecek bir suçtur. Bu nedenle hırsızlık suçunda savunma bir Ceza avukatı ile birlikte yapılmalıdır.

Hırsızlık Suçunda Cezayı Arttıran veya Azaltan Nedenler

  • Hırsızlık suçu gece vakti işlenirse faile yukarıda anlattığımız şekilde verilen ceza yarı oranında arttırılır. Yani fail, ister basit hırsızlık suçunu isterse nitelikli hırsızlık suçunu işlesin, suçu gece vakti işlediği takdirde belirlenen temel cezası yarı oranında arttırılır (TCK 143)

  • Hırsızlık suçunun paydaş olunan veya üzerinde iştirak halinde mülkiyet ilişkisi bulunan mal üzerinde ortaklardan biri tarafından işlenmesi veya hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil etmek amacıyla işlenmesi halinde fail 2 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Suçun bu halinin işlenmesi halinde soruşturma yapılması mağdurun şikayetine bağlıdır (TCK 144)

  • Hırsızlık suçu konusu malın değeri az ise faile verilen cezada indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir (TCK 145)

  • Hırsızlık suçu sebebiyle mağdurun uğradığı zarar giderilirse, sanığa Etkin Pişmanlık nedeniyle ceza indirimi yapılması mümkündür (TCK 168)

Hırsızlık suçu nedeniyle mağdurun uğradığı zarar soruşturma aşamasında, yani dava açılıncaya kadar giderilirse verilecek cezanın 2/3’üne kadarı indirilir. Hırsızlık suçu sebebiyle mağdurun uğradığı maddi zarar kovuşturma aşamasında, yani dava açıldıktan sonra giderilirse sanığa verilecek ceza 1/2 oranında indirilir.

Hırsızlık Suçu ve Kullanma Hırsızlığı

Bir taşınır malı geçici bir süreyle kullanıp iade etmek amacıyla zilyedinin rızası dışında bulunduğu yerden alan kişi kullanma hırsızlığı suçunu işlemiş olur. Kullanma hırsızlığı suçu, failin malı geçici olarak hakimiyeti altına alıp kullanmasıyla tamamlanmış olur.

Kullanma hırsızlığı suçu şikayete tabi bir suçtur. Kullanma hırsızlığı halinde suçun cezası yarı oranında indirilir. Ancak kullanma hırsızlığı konusu malın başka bir suç işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm uygulanmaz (TCK 146). Örneğin, otopark sahibine teslim edilen bir aracı, otopark sahibinin arkadaşlarından biri uyuşturucu malın nakli için kullanıp iade ederse bu madde hükümleri değil, hırsızlık suçuna ilişkin genel hükümler uygulanacaktır.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Basit hırsızlık suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir. Ancak, etkin pişmanlık, sanığın yaşının küçüklüğü vb. gbi nedenlerle indirim yapılmadığı müddetçe, ceza miktarı nedeniyle, nitelikli hırsızlık suçu adli para cezasına çevrilemez.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Basit veya nitelikli hırsızlık suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.

Erteleme, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Basit veya nitelikli suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi de mümkündür.

Hırsızlık Suçu Yargıtay Kararları


  • TCK.nın 142/1-e maddesi gereği “adet veya kullanımı gereği açıkta bırakılmış eşya” kavramına örnek olarak; elektrik ve telefon direkleri, çeşmeler, elektrik lambaları, demiryollarındaki raylar, tarlalardaki tarım araçları ve toplandıktan sonra bırakılan mahsuller, deniz kıyısında bırakılan kayıklar ve ağlar, trafik işaret ve lambaları, inşaata bırakılan inşaat malzemeleri ve demirler, anıtlara bırakılan çelenkler, yol kenarlarına yığılan taş ve çakıllar, gemilerdeki can yelekleri ve filikalar, binalar üzerindeki paratonerler, sel ve baskınların önlenmesi için yapılmış duvar taşları ve kapaklar, deprem anında acil müdahale için gerekli malzemelerin bulunduğu deprem konteynırları bu nitelikli hırsızlık suçunun konusunu teşkil edebilir (Yargıtay CGK - 2015/98 karar).

  • 18 yaşından küçük çocuklar sahibinden izinsiz kiraz yemek için ağaca çıkmış, bu arada ağacın dalları da kırılmıştır. Suçun işleniş şekli ve somut olayda suçun konusu malın değerinin azlığı nedeniyle çocuklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 13. Ceza Dairesi – Esas No: 2014/16390, Karar No: 2015/3661, Tarih: 05.03.2015).

  • Sanık hakkında aynı evde yaşayan iki mağdura karşı hırsızlık suçu işlediği gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmiştir. İddianamede sanığa sadece bir mağdura karşı işlenen hırsızlık suçundan dava açılmıştır. İddianamedeki fiil anlatımının dışına çıkılarak iki hırsızlık suçundan ceza verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu – Esas No: 2013/6-667, Karar No: 2015/5, Tarih: 17.02.2015).

  • Sanık, 29.12.2011 tarihinde mağdurun işyerinde kitap ve içki çalımış, 19.01.2012 tarihinde de sadece kitap çalmıştır. Fillerin işlendiği kısa zaman farkı da dikkate alınarak sanığın aynı suçu işleme kararı çerçevesinde hareket ettiği kabul edilmelidir. Sanık iki ayrı suçtan değil, TCK md. 141 ve 43/1’e göre zincirleme hırsızlık suçu nedeniyle cezalandırılmalıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - 2014/20956 karar).

  • Sanıklar önce müştekinin parasını üzerinden yankesicilik yoluyla çalmış, müşteki sanıklardan birini yakalayınca diğer suç ortağı sanık cebinden jilet çıkarmış önce kendi vücuduna zarar vermiş, daha sonra müştekinin koluna zarar vermiştir. Bu şekliyle gerçekleşen olay nitelikli hırsızlık suçu değil, gasp suçudur (Yargıtay 6. Ceza Dairesi – Esas No: 2012/16384, Karar No: 2014/22169, Tarih: 15.12.2014).

  • Suça konu malzemeler uzun yıllardan beri etrafı çevrili bulunan hurdalıkta bulunmaktadır. Malzemeler belediyeye ait olsa kamu hizmetine tahsis edilmiş değildir. Fiilin işlendiği hurdalık da mekan olarak kamu kurum veya kuruluşu olarak kabul edilemez. Bu nedenle TCK 142/1-a maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçundan değil, TCK 141. maddede düzenlenen hırsızlık suçunun basit şeklini oluşturur (Yargıtay 13. Ceza Dairesi – Esas No: 2014/8998, Karar No: 2014/27949, Tarih: 14.10.2014).

  • Sanık motosikleti çalmaya çalışırken motosikletin elektrik kablolarını da kesmiştir. Elektrik kabloları motosikletten bağımsız bir mal değildir. Bu nedenle sadece hırsızlık suçundan ceza verilmesi gerekirken ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu – Esas No: 2013/2-687, Karar No: 2014/228, Tarih: 06.05.2014).

Suç Eşyasının Satın Alınması ve Hırsızlık Suçu

Şikâyetçinin çalıştığı şirkete ait minibüsü evinin önündeki sokağa park ettiği, sanığın gece saatlerinde minibüsü bulunduğu yerden aldığı, üzerine sahte bir plaka takıp, aynı plakayı ruhsatına da yazarak kullanmaya başladığı, hırsızlık olayının kolluk görevlilerine bildirilmesi üzerine aracın ruhsatına çalıntı şerhi işlendiği, yaklaşık iki ay sonra sanığın söz konusu araçla Batman’da kaçak petrol taşırken yakalandığı, kolluk görevlilerince minibüsün plakası, motor ve şasi numaralarının ruhsat bilgileriyle uyuşmadığının tespit edilmesi üzerine olayın ortaya çıktığı, sanığın aşamalarda çelişki içermekle birlikte, suça konu aracı yalnızca adını söylediği ancak açık kimlik bilgileri ile adresini bilmediğini ifade ettiği bir arkadaşının kendisine verip Batman’a götürmesini istediğini belirtmiş ise de, özellikle hırsızlık suçundan sabıkalı geçmişi ve adli sicil kaydına konu suçlarından bir kısmını, suça konu olan minibüsün çalınmış olduğu İstanbul’da gerçekleştirmesi, hırsızlık suçlamasına muhatap olan sanığın yalnız hayali bir isim zikretmekle suçlamadan kurtulamayacağını bilecek hayat ve adli tecrübeye sahip bulunması, adını söylediği şahsın gerçekte var olması durumunda dahi suçlamalardan kurtulmaya yönelik olarak söz konusu şahsın bulunabilmesi için daha etkin bir çaba göstermesi gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, hırsızlık suçunun sabit olduğu ve eyleminin, suç eşyasının satın alınması ya da kabul edilmesi değil, nitelikli hırsızlık suçunu oluşturacağının kabulünde zorunluluk bulunmaktadır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu - 2016/26 karar).

Hırsızlık suçu, malvarlığı değerlerini koruyan en temel suçtur. Bu nedenle, Mala Zarar Verme Suçu, Yağma (Gasp) Suçu, Dolandırıcılık Suçu, Güveni Kötüye Kullanma Suçu gibi birçok suç ile kesişen fiiler içermektedir. Uygulamada failin işlediği fiil vasıflandırılırken sık sık hata yapıldığı, suç vasıflarının birbirine karıştırıldığı görülmektedir.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!