0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Nedir? (TCK 123)

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, TCK md. 123’te ‘Hürriyete Karşı Suçlar’ başlığı altında düzenlenmiştir. Bu suçta, fail kasten mağduru rahatsız etmekte, mağdurun huzurlu bir özel ve sosyal hayat yaşamasına müdahale etmektedir. Hukuken bağlı seçimlik hareketli bir suç olarak tarif edilen bu suç ile korunan hukuki değerler, mağdurun iç huzuru, karar verme ve hareket özgürlüğüdür.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, bazen başka suçların unsuru haline geldiğinden, o suçlar içinde erimektedir. Örneğin, telefonla cinsel taciz suçu işlenmesi halinde kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu cinsel taciz suçunun unsuru haline geldiğinden, fail sadece cinsel taciz suçu ile cezalandırılmaktadır.

Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Uzlaştırma

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu şikayete tabi suçlardandır. Şikayetçi, şikayet hakkını fail ve fiili öğrenmesinden itibaren 6 ay içinde kullanmalıdır.

Suçun dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Fail, daha sonra öğrenilse bile suçun soruşturulması için en geç 8 yıl içinde şikayet edilmesi gerekir.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, taraflar arasında uzlaşma prosedürü uygulanmasını gerektiren suçlardandır. Uzlaşma kapsamında olan suçlarda, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında öncelikle uzlaştırma prosedürünün uygulanması, uzlaşma sağlanmazsa soruşturmaya veya yargılamaya devam edilmesi gerekir.

Suç ile ilgili yargılama görevi, asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Unsurları

TCK 123. maddeye göre kişilerin huzur ve sükununu bozma amacıyla yapılan aşağıdaki üç seçimlik hareketten herhangi birinin yapılması bu suça vücut verir:

  • Israrla Telefon Edilmesi,
  • Israrla Gürültü Yapılması,
  • Israrla Hukuka Aykırı Başka Bir Davranışta Bulunulması.

Israrla Telefon Edilmesi Suretiyle Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma

Suçun bu şekline halk arasında ‘telefonla rahatsız etme suçu’ denilmektedir. Bir kimse, istemediği halde telefon edilerek özel alanına girilmesinin hukuka aykırı bir davranış olacağı şüphesizdir. Israrla birden fazla kere bir kimsenin telefon ile aranması, telefon aracılığıyla mesaj atılması halinde kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu oluşur. Failin mağdura ısrarla telefon ettikten sonra, telefonu açık tutarak konuşmaması, müzik veya sesler dinletmesi de suçun meydana gelmesine yol açar. Aynı şekilde mağdura gönderilen mesajların da bir anlam veya içeriği sahip olması veya boş mesaj olmasının hiçbir önemi yoktur. Önemli olan, mesajların ısrarla gönderilmesidir.

Yargıtay uygulamasında göre telefon etmek veya mesaj göndermek şeklindeki davranışların, hangi aşamadan sonra “ısrarla” yapıldığı konusunda bir sayı vermek doğru değildir. Her olayın somut özelliğine göre ısrarın gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmelidir. Ancak, mağdurun en az iki kere telefonla aranması veya mesaj atması şarttır. Örneğin, eski eşini her gün iki kez ve toplamda 4 kez arayan kişinin ‘ısrarla telefon etme’ fiilini işlemediği Yargıtay tarafından kabul edilmiştir.

Israrla Gürültü Yapmak Suretiyle Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma

Gürültü, sinema filmi veya müzik parçası gibi anlamlı bir eserden gelen ritmik bir ses olabileceği gibi, tümüyle anlamsız bir ses de olabilir. Gürültünün mahiyeti önemli değildir, önemli olan gürültünün ısrarla huzur ve sükunu bozma amacıyla yapılıp yapılmadığıdır. Bu seçimlik hareketin ‘ısrarla telefon etme veya mesaj atma’ seçimlik hareketi gibi birkaç kez tekrarlanması şart değildir. Örneğin, kesintisiz şekilde uzun süreli ancak 1 kez yapılan bir gürültü dahi suçun oluşumu için yeterlidir.

Hemen belirtelim ki, komşuluk ilişkileri belli ölçüde gürültüye katlanmayı zorunlu kılar. Örneğin, evin tamir edilmesi, matkap kullanılması veya boyanması, taşıma işleri vs. gibi işler nedeniyle çıkan gürültüler bu suçu oluşturmaz. Ancak, tamirat, matkap kullanma, eşyaların ev içerisindeki yerini değiştirme işleri, özellikle kişilerin huzur ve sükununu bozma gayesiyle yapılıyorsa bu durumda suç işlenmiş olur.

Israrla Hukuka Aykırı Başka Bir Davranışta Bulunulması Suretiyle Huzur ve Sükunun Bozulması

Hukuka aykırı başka bir davranış seçimlik hareketiyle bu suçun işlenebilmesi için, failin icra ettiği hareketin başka bir suç teşkil etmemesi gerekir. Israrla hukuka aykırı bir başka davranış kavramından şu anlaşılmalıdır: Belirli bir kişiye yönelen, ısrarlı, huzur ve sükunu bozmaya dönük davranışlar. Örneğin, kapı zilinin belli aralıklarla ısrarla çalınması, yolda yürürken birkaç kez araba ile rahatsız edici şekilde mağdurun yanından geçmek, ard arda e-mail göndermek ısrarla hukuka aykırı başka bir davranışla kişilerin huzur ve sükununun bzoulması suçunu oluşturur.

Hemen belirtelim ki, facebook, whatsapp, twitter, instagram vb. gibi internet üzerinden iletişim ve mesajlaşmanın hukuka aykırı bir şekilde ısrarla yapılması da kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna vücut verir

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Cezası

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun cezası, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır.

Hükmedilen hapis cezası, adli para cezası seçenek yaptırımına çevrilebilir. Mahkumiyet kararında belirlenen hapis cezasının ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması da mümkündür.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Yargıtay Kararları


Trafik Güvenliğini Tehlikeye Düşürme/Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu

Olay tarihinde, sanığın yönetimindeki araçla, şehir merkezinde, katılanın idaresindeki aracı bir süre takip etmesi, takip sırasında katılanın yönetimindeki aracın yanına geçip, katılan ve yanındaki arkadaşına, kendi aracında bulunan arkadaşları ile birlikte gülmeleri, katılan hızını azalttığında kendisinin de aracın hızını azaltması, katılana selektör yapıp yanına geçmesi, katılanın polis merkezinin bulunduğu tarafa dönmesi üzerine takibi bırakması şeklinde gelişen olayda, sanığın gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 123/1. maddesinde tanımlanan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı gerekçelerle sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu nedeniyle mahkumiyetine karar verilmesi, bozma nedenidir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Karar: 2011/3661).

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Beraat Kararı

Bir kimseye telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması eylemlerinin ısrarla yapılması halinde, TCK’nın 123. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanığın bayram ziyareti için ablasının evine giden müştekinin bulunduğu yere gelerek çocuklarıyla görüşmek istediği ancak müştekinin kabul etmediği buna rağmen sanığın evin önünden ayrılmadığı ve uzun süre beklediği şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eyleminde, suçun ısrar unsurunun ne şekilde oluştuğu ve sanığın sırf huzur ve sükunu bozma amacıyla hareket ettiğini gösteren olgular açıklanmadan yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar No: 2014/8620).

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Cinsel Taciz Suçunun Unsurudur

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, TCK md. 105’te düzenlenen cinsel taciz suçunun unsurudur. Bu nedenle, faile TCK md. 44 gereği cinsel taciz suçu nedeniyle tek bir ceza verilmelidir. Failin, her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılması hukuka aykırıdır (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2015/10201).

Sanığın Özel Kastı Yoksa Telefonla Rahatsızlık Verme Suçu Oluşmaz

Mağdureyi gece 24.00’da 32 saniye aradığı tespit edilen failin, telefonu kapattıktan sonra gönderdiği SMS mesajında ‘kusura bakmayın telefonu internet ortamında biri kendisinin telefonu olarak verdi, rahatsızlık nedeniyle özür dilerim’ şeklinde beyanının tespit edilmesi karşısında TCK md. 123’te düzenlenen suçun meydana geldiğini ileri sürmek mümkün değildir (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2015/ 9232).

Eski Sevgilisini Rahatsız Etmenin Cezası

Sanık, davaya müdahil olan mağdur ile daha önce sevgili olarak birlikte yaşamış ve ayrılmıştır. Mağdure sanığın barışma teklifini ısrarla reddetmesine rağmen, sanık, ısrarla mağdureyi takip ederek evinin etrafında dolaşmış, mağdureyi gördüğü anda da evlenme teklif etmiştir. Sanık hakkında cinsel taciz suçu nedeniyle verilen mahkumiyet hükmü yanlıştır, sanığın TCK md. 123’te düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu nedeniyle cezalandırılması gerekir (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2015/ 9030).

Telefonla Sık Sık Arama ve Mesaj Çekme / Zincirleme Suç

Israrla telefonla arama ve mesaj çekme, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsurudur. Bu nedenle, sanığın defalarca telefon ile aradığı ve SMS mesajları attığı gerekçesiyle TCK md. 43’te yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün değildir (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2015/24571).

Bir Kez Mesaj ve Bir Kez Arama İle Kişilerin Huzur ve Sükunun Bozma Suçu Oluşmaz

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.

Somut olayda, sanık savunması ve HTS kayıtlarına göre, sanığın aynı gün içinde müşteki …’ye 1 mesaj atıp 1 kez de aradığı, bu itibarla suçun ısrar unsurunun ne şekilde oluştuğu yöntemince açıklanmadan, ayrıca sanığın telefonla arama ve mesaj çekme suretiyle katılan …’yi hakaret ve tehdit ettiği kabul edilerek atılı suçlardan mahkumiyet kararı verildiği göz önüne alındığında, fikri içtima kuralları gereğince ayrıca huzur ve sükûnu bozma suçunun oluşmayacağı gözetilmeden yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, bozma nedenidir (Yargıtay 18.Ceza Dairesi - Karar : 2019/12883).

Telefonla Mesaj Çekmek Özel Kast Yoksa Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunu Oluşturmaz

a- ) Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu kapsamına giren davranışların, sırf huzur ve sükunu bozmak amacıyla yapılması ve bu anlamda suçun oluşması için özel bir kastın varlığı gerekir. Somut olayda, sanığın, bir süre arkadaşlık yaptığı, ancak kendisinden ayrılan katılanla barışmak maksadıyla, dosya kapsamından ne kadar süreyle ve kaç adet olduğu tespit edilemeyecek şekilde kısa mesaj göndermesi, telefon etmesi eyleminin, ne şekilde özel kastla işlendiği ve sırf huzur ve sükunu bozmaya yöneldiği açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,

b- ) Kabule göre de; kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda, suçun değişik zamanlarda işlenmesi zorunluluğu anlamındaki ısrar, suçun unsurudur. Aynı mağdura karşı huzur ve sükunu bozan eylemler, ancak birden fazla işlenirse ısrar unsuru gerçekleşebilir. Bir hafta boyunca sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, bir süre ara verilip aynı eylemlere devam edilmesi örneğinde olduğu gibi eylemler arasında bir suç işleme kararının icrası kapsamında suçun değişik zamanlarda işlendiğini gösteren kesintinin oluşması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkündür. Yargılamaya konu olayda ise iddianame anlatımı ve kabule göre, eylemler arasında kesinti oluştuğu tespit edilemediğine göre, TCK’nın 43/1. maddesiyle cezada artırım yapılamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2016/9234).

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, özellikle kent yaşamında sıklıkla işlenen bir suçtur. İddia ve savunmanın bir ceza avukatı vasıtasıyla yapılması maddi gerçeğin mahkemede iyi bir şekilde tartışılması için önemlidir.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS