0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Şantaj Suçu Nedir? (TCK 107)

Şantaj suçu, tehdit suçunun özel bir görünüm biçimi olarak esasen mağdurun daha ağır bir şekilde huzursuz edilmesini cezalandırarak mağdurun iç huzur ve hürriyetini koruyan bir suç tipidir. Bir tehlike suçu olan şantaj suçu aşağıdaki şekillerde işlenebilir:

  • Bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlama şeklinde şantaj suçu (TCK md. 107/1).
  • Haksız çıkar sağlamaya zorlama suretiyle şantaj suçu (TCK md. 107/1).
  • Bir kimsenin şeref veya saygınlığına zarar verecek mahiyette olan hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidi ile şantaj suçu (TCK md. 107/2).

Suçu işleyen kişinin söz ve davranışları hakim tarafından oldukça dikkatli değerlendirilerek suçun şantaj suçu mu yoksa “tehdit suçu” mu olduğu tespit edilmelidir.

Şantaj Suçu Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

Şantaj suçu, tehdit suçunun özel bir şekli olduğundan şikayete tabi bir suç değildir. Herhangi bir şekilde suçun işlendiği savcılık tarafından öğrenildiğinde kendiliğinden soruşturma başlatılmalıdır. Şantaj suçu açısından herhangi bir şikayet süresi yoktur. Ancak, suçun dava zamanaşımı süresi 8 yıl olup, suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıl geçmeden mağdur aleyhine işlenen suç savcılığa bildirilmelidir. Aksi takdirde, dava zamanaşımı süresi dolacağından suç ile ilgili soruşturma yapılamayacaktır.

Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. Şantaj suçu, uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir.

Şantaj suçu nedeniyle yapılan yargılamalar asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Şantaj Suçunun Şartları

Şantaj suçu, seçimlik hareketlerle işlenebilen bir suçtur. TCK 107. maddenin birinci fıkrası ile ikinci fıkrası birbirinden ayrı şantaj suçlarını düzenlemektedir. Aşağıda ayrıntılı olarak açıkladığımız hususlar, aynı zamanda şantaj suçu ile tehdit suçu arasındaki farkları da ortaya koymaktadır:

Failin Hak Sahibi veya Yükümlü Olduğu Bir Şey ile İlgili Şantaj Suçu (TCK 107/1)

Fail, kendisinin bizzat hak sahibi olduğu veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağını veya yapmayacağını söyleyerek mağduru tehdit ettiğinde şantaj suçunun bu şekli oluşur. Suçun bu şeklinde fail hukuken korunan bir hakkını mağdura karşı tehdit amacıyla kullanmaktadır. Şantaj suçunun bu hali üç değişik şekilde işlenebilir:

  • Mağduru Kanuna Aykırı Bir Şey Yapmaya Zorlama Suretiyle Şantaj Suçu: Bu halde, fail kendisinin hak sahibi olduğu veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağını veya yapmayacağını söyleyerek mağduru “kanuna aykırı bir şeyi yapmaya” zorlamaktadır. Örneğin, elinde borçluya ait bir senet olan alacaklı, “eğer dolandırıcılık suçu işlememe yardım etmezsen senedini icraya veririm” şeklinde tehdit ederse, alacaklı kişi borçlu aleyhine şantaj suçu işlemiş olur.

  • Mağduru Yükümlü Olmadığı Bir Şeyi Yapmaya Zorlama Şeklinde Şantaj Suçu: Suçun bu halinde fail kendisinin hak sahibi olduğu veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağını veya yapmayacağını söyleyerek mağduru “yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya” zorlamaktadır. Örneğin, fail mağdura karşı, “İşimi yapmama yardım etmezsen daha önce işlediğin suçu savcılığa bildiririm” şeklinde tehditte bulunduğunda şantaj suçu gerçekleşmiş olur. Çünkü, mağdurun faile yardım etme yükümlülüğü yoktur.

  • Haksız Çıkar Sağlamaya Yönelik Şantaj Suçu: Suçun bu halinde fail kendisinin hak sahibi olduğu veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağını veya yapmayacağını söyleyerek mağdurdan “haksız çıkar sağlamaya” çalışmaktadır. Örneğin, kiracının ev sahibine “bundan sonra benden kira alırsan eşine onu aldattığını söylerim” şeklindeki tehditi, mağdurdan haksız çıkar sağlamaya yönelik olduğundan şantaj suçu oluşur.

Şeref ve Saygınlığa Zarar Verecek Hususların Açıklanacağı veya İsnat Edileceği Tehditi ile Şantaj Suçu (TCK md.107/2)

Şantaj suçunun bu şeklinde fail, kendisine veya başkasına “haksız bir yarar sağlamak” amacıyla mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek mahiyette olan hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunmaktadır.

Suçun oluşması için mağdurdan haksız yararın elde edilmesi şart olmayıp, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek mahiyette olan hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinin mağdura ulaştırılması yeterlidir. Tehdit, mağdura ulaştıktan sonra haksız yarar elde edilmese bile artık şantaj suçu işlenmiştir. Şantaj suçu ile elde edilmek istenen haksız yarar, para, mal, bir hizmet sağlanması gibi maddi değeri olan bir yarar olabileceği gibi cinsel ilişkiye girme gibi başkaca bir haksız yarar da olabilir. Failin elde etmek istediği yararın mahiyeti önemli olmayıp haksız olması yeterlidir.

Fail, tarafından açıklanacağı veya isnat edileceği söylenen hususun geçmişte yaşanan, geçmişte kalmış olan bir husus olması gerekir. Açıklanacağı veya isnat edileceği söylenen hususla ilgili mağdurun meşru bir zeminde olup olamamasının hiçbir önemi yoktur. Şantaj suçunun mağduru olan kişi, geçmişte bir suç işlemiş ve bu suçu bilen fail, suçu açıklamakla tehdit ederek mağdurdan haksız yarar sağlamışsa şantaj suçu meydana gelmiştir.

Açıklanacağı veya isnat edileceği söylenen husus, herkesin bilmediği bir husus olmalıdır. Herkes tarafından bilinen, aleni bir şekilde gerçekleşen bir olayın açıklanacağının söylenmesi halinde şantaj suçu oluşmaz.

Şantaj Suçunun Cezası (TCK 107)

Şantaj suçunun cezası, suçun tüm biçimleri için aynıdır. TCK 107. maddeye göre, şantaj suçunun cezası, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve 5000 güne kadar adli para cezası olarak düzenlenmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki, maddenin düzenlemesine göre mahkeme, sadece hapis cezası veya adli para cezasına hükmetmeye karar veremez, hem hapis cezasına hem de adli para cezasına ayrı ayrı hükmedilmelidir.

Tehdit Suçu ile Şantaj Suçu Arasındaki Farklar

Tehdit suçu, bir kimseye haksız bir zarara veya kötülüğe uğratılacağının bildirilmesiyle genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Şantaj suçunun TCK 107/1’de yer alan şekli genel kast ile, TCK 107/2’de yer alan şekli ise özel kast ile işlenebilir.

Uygulamada (TCK md. 106’deki tehdit suçu) ile (TCK md. 107/2’deki şantaj suçu) arasında hangisinin uygulanması gerektiği konusunda tereddüt yaşandığı görülmektedir. Olayın özelliğine göre mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verebilecek bir hususu açıklamakla veya isnat etmekle tehdit edilerek bir yarar sağlamaya zorlama var ise, fail TCK md. 107/2’de düzenlenen şantaj suçu ile cezalandırılmalıdır. TCK md. 107/2’deki şantaj suçu, tehdit suçunun özel bir görünüm biçimi olup koşulları varsa, fail öncelikle şantaj suçunu düzenleyen TCK md. 107/2 gereği cezalandırılmalıdır (Yargıtay CGK - 2011/213 karar).

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Şantaj suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Şantaj suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.

Cezanın ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Şantaj suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi de mümkündür.

Şantaj Suçu Yargıtay Kararları


  • Sanıkların katılan şirkete ait çeki doldurduktan sonra vefat eden sanık M.. vasıtasıyla, şirket yetkilisine fotokopisini göstererek “isterlerse çekin aslını İstanbul’da 15.000.TL’ye tefecilere bozdurabileceklerini ve hatta bu çeklerin gerisinin de geleceğini belirterek, çek aslını iade etme karşılığında 10.000.TL para” istemeleri şeklindeki sözlerin, sanıkların baştan beri eylemlerinin iştirak halinde 5237 sayılı TCK’nın 107 maddesinde düzenlenen şantaj suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmadığı gerekçesiyle beraat karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 23. Ceza Dairesi - Karar: 2015/6575).

  • Mağdurun rızasıyla çekilmiş olsa dahi cinsel içerikli görüntülerin daha sonra mağdurun rızası dışında internette ifşa edileceği ve eşine gösterileceği tehditi, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek mahiyette olan bir hususun açıklanması tehditi oladuğundan fail TCK’nın 107/2 maddesi gereği şantaj suçu ile cezalandırılmaldır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - 2015/17575 karar).

  • Sanık, hem telefonla hem de mesajla iki kişiyi arayarak para istemiş, istediği paranın verilmemesi halinde, mağdure İ… ile birlikte çektirdiği fotoğrafları köy kahvesinde bulunan herkese göstererek mağdureyi rezil edeceğini söyleyerek şantaj suçu işlemesi karşısında, suç iki kişiye karşı işlendiğinden failin şantaj suçu nedeniyle verilen cezası TCK md. 43’te düzenlenen zincirleme suç hükümleri gereği arttırılarak yeniden belirlenmelidir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - 2013/18026 karar).

  • Sanık, evli olan mağdureyle yaşadığı cinsel ilişkiye ve diğer hususlara dair görüntü ve fotoğrafları içeren CD’yi, mağdurenin çalıştığı kurumun genel müdürlüğüne göndereceğini belirterek tehdit etmiştir. Fail, “İstanbul ilini terk edin gidin, sizi burada yaşatmam” biçiminde sözler de söylemiştir. Mahkemenin olayın bu oluş şekline göre şantaj suçu nedeniyle sanığı cezalandırması hukuka aykırıdır. Sanığın kendisine veya başkasına yarar sağlamaya yönelik hareket ettiğine dair delil mevcut olmadığından, sanık, 5237 sayılı TCK’nın 107/2. maddesinde tanımlanan şantaj suçu ile değil, genel kast ile işlenebilen ve TCK’nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu ile cezalandırılmalıdır (Yargıtay 12. Ceza Dairesi - 2012/18222 karar).

  • Yağma suçu işlenirken, daha fazla para almak ve olayı polise bildirmemesi amacıyla, mağdurun çıplak görüntülerini içeren resim ve videonun internette yayınlanacağı yönünde tehdit edilmesi halinde, yağma suçu ile cezalandırılan sanıklar ayrıca şantaj suçu nedeniyle cezalandırılamaz. Sanıklar, başından beri yağma suçu işleme iradesiyle hareket etmiştir. Sanıkların fiilleri de yağma suçunun devamı niteliğinde fillerdir. Bu durumda şantaj suçu nedeniyle ileri sürülen tehdit, yağma suçunun unsuru olarak kalmıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu - 2011/213 karar).

  • Sanık kendisini başka bir isimle tanıtıp mağdurları aramış, mağdurlardan para istemiş, para verilmediği takdirde mağdurlara ait özel çıplak fotoğrafları yayınlayacağı tehdidinde bulunmuştur. Sanığın davranışları bir bütün olarak değerlendirildiğinde TCK 107. maddede düzenlenen şantaj suçu hükümleri değil, yağma suçuna teşebbüs hükümleri uygulanmalıdır (Yargıtay 6. Ceza Dairesi - 2010/7967 karar).

Günümüzde şantaj suçu daha çok teknolojik araçlar kullanılarak işlenmektedir. Bu nedenle, şantaj suçuna dair soruşturma ve kovuşturmada ceza avukatı vasıtasıyla savunma yapılması maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından önemlidir.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!