0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Suç Eşyasının Satılması, Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçu Nedir?

Suç eşyasını satma, satın alma ve kabul etme suçu, daha önce işlenmiş olan herhangi bir suçtan elde edilen eşyanın “kabul edilmesi”, “satılması/devredilmesi” veya “satın alınması” seçimlik hareketleriyle işlenebilen çok failli bir karşılaşma suçudur. Halk arasında daha çok “çalıntı malı satın alma suçu” olarak bilinen bu suç tipi, sadece çalıntı malı değil, herhangi bir suçtan elde edilen tüm malları kapsamaktadır.

Suç eşyasını satma, satın alma veya kabul etme suçu, 5237 sayılı TCK md.165’de “Malvarlığına Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenen ekonomik suçlardandır.

Suçun Şikayet Süresi, Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu, uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir.

Suç eşyasını satın alma veya kabul etme suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almadığından savcılık tarafından resen soruşturulur, bu suçlara dair herhangi bir şikayet süresi yoktur. Şikayetten vazgeçme ceza davasının düşmesi sonucunu doğurmaz.

Bu suçlarda yargılama yapma görevi, asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Suçun Dava Zamanaşımı Süresi

Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamış ise ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur.

Suçun olağan dava zamanaşımı süresi TCK’ya göre 8 yıldır. Suç eşyasını satma, satın alma veya kabul etme suçunun zamanaşımı süresi, eşyanın satılması, kabul edilmesi veya satın alındığı tarihte başlar. Örneğin, 01.01.2017 tarihinde hırsızlık suçu işlenerek elde edilmiş bir aracı, hırsızlık malı olduğunu bilerek 01.04.2017 tarihinde satın alan kişi hakkında 8 yıllık dava zamanaşımı süresi, hırsızlık suçunun işlendiği tarihte değil, hırsızlık malını satın aldığı tarih olan 01.04.2017 tarihinde işlemeye başlar.

Suç Eşyasını Satma, Satın Alma veya Kabul Etme Suçunun Şartları

Suç eşyasını satın alma veya kabul etme suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Yani, fail tarafından satın alınan veya kabul edilen malın başka bir suçtan elde edildiğinin bilinmesi gerekir. Örneğin, hırsızlık, suçundan elde edildiği halde, bilmeden çalıntı malı satın alan kişi bu suç nedeniyle cezalandırılamaz. Failin satın aldığı veya kabul ettiği eşyanın dolandırıcılık, hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma vb. gibi hangi suçtan elde edildiğini bilmesi şart değildir. Fail, genel olarak eşyasının bir suçtan elde edildiğini bilerek kabul eder veya satın alırsa suç tamamlanmış olur.

Suç, üç farklı seçimlik hareketten herhangi birisinin işlenmesi ile meydana gelir:

  • Suç Eşyasının Kabul Edilmesi: Suç eşyasının kabul edilmesi şeklindeki seçimlik hareket, satın alma dışındaki hallerde söz konusu olur. Örneğin, hırsızlıktan elde edildiğini bilerek kendisine bağışlanan malı kabul eden kimse “suç eşyasını kabul etme” suçunu işlemiş olur. Kanunun madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, kabul olgusu, örneğin suçtan elde edilen taşınır veya taşınmaz eşyanın kiraya kabul edilmesi veya suçtan hasıl olan paranın ödünç olarak kabul edilmesi şeklinde de gerçekleşebilir.

  • Suç Eşyasının Satın Alınması: Suç eşyasının satın alınması, suçtan elde edilen ve ekonomik değeri olan malın belli bir bedel mukabilinde satın alınmasını ifade eder.

  • Suç Eşyasını Satma veya Devretme: Fail, bu seçimlik hareketle suça iştirak etmeden zilyetliği kendisine geçmiş olan suç eşyasını başkalarına satmalı veya devretmelidir. Örneğin, hırsızlık suçu işlendiğini gören bir kimsenin polise haber vermesi ile birlikte hırsızların çalıntı malları yere atarak kaçması şeklinde gelişen bir olayda, hırsızların yere attığı bu malların zilyetliğini elde ederek başkasına satmaya veya devretmeye çalışan kişi suç eşyasını satma veya devretme suçunu işlemiş olur.

Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunda yargısal uygulamada suç vasfının belirlenmesi açısından diğer delillerle birlikte özellikle şu kriterler dikkate alınır:

  • Suç eşyasının nerden satın alındığı önemlidir. Suç eşyasının, hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde, o eşyaya dair alım-satım işlemlerinin yapıldığı yerlerin dışında satın alınması suçun işlendiğine dair bir belirti olarak kabul edilmektedir. Örneğin, bir çalıntı motor veya çalıntı cep telefonunu mağazadan değil de sokakta tesadüfen karşılaştığı bir kişiden satın aldığını söyleyen failin beyanı hayatın olağan akışına aykırıdır.

  • Bir malın normal değerinin çok altında satın alınması hali de suçun işlendiğine dair bir belirti olarak kabul edilmektedir. Örneğin, bir kuyumcudan çalındığını bilmediğini söyleyerek 20.000 TL değerindeki altınları 10.000 TL’ye satın alan kişinin beyanı hayatın olağan akışına aykırıdır.

  • Gündüz satın alınması gereken bir malın gece vakti satın alınması; acil ihtiyacı karşılamak için alındığı söylenen malın karşılayacağı acil bir ihtiyacın olmaması; gerekmediği halde malın depolanarak gizlenmeye çalışılması vb. gibi hallerde hayatın olağan akışına aykırı fiil olarak kabul edilip diğer delillerle birlikte değerlendirmeye alınır.

Suç Eşyasını Satma, Satın Alma veya Kabul Etme Suçunun Cezası (TCK 165)

Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin;

  • Satan, devreden,
  • Satın alan veya kabul eden kişi,

6 aydan 3 yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Şahsi Cezasızlık Halleri (TCK 167)

Suç eşyasını satma, satın alma veya kabul etme suçunun;

  • Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
  • Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın,
  • Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,

Zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

Suç eşyasını satma, satın alma veya kabul etme suçunun;

  • Haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin,
  • Aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin,
  • Aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının,

Zararına olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Suç eşyasını satın alma veya kabul etme suçunun hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Suç eşyasını satın alma veya kabul etme suçunun hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.

Erteleme, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Suç eşyasını satın alma veya kabul etme suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi de mümkündür.

Suç Eşyasını Satma, Satın Alma veya Kabul Etme Yargıtay Kararları


Suç Eşyasının Satın Alınması, Hayali İsim Verme ve Hırsızlık Suçu

  • Şikâyetçinin çalıştığı şirkete ait minibüsü evinin önündeki sokağa park ettiği, sanığın gece saatlerinde minibüsü bulunduğu yerden aldığı, üzerine sahte bir plaka takıp, aynı plakayı ruhsatına da yazarak kullanmaya başladığı, hırsızlık olayının kolluk görevlilerine bildirilmesi üzerine aracın ruhsatına çalıntı şerhi işlendiği, yaklaşık iki ay sonra sanığın söz konusu araçla Batman’da kaçak petrol taşırken yakalandığı, kolluk görevlilerince minibüsün plakası, motor ve şasi numaralarının ruhsat bilgileriyle uyuşmadığının tespit edilmesi üzerine olayın ortaya çıktığı, sanığın aşamalarda çelişki içermekle birlikte, suça konu aracı yalnızca adını söylediği ancak açık kimlik bilgileri ile adresini bilmediğini ifade ettiği bir arkadaşının kendisine verip Batman’a götürmesini istediğini belirtmiş ise de, özellikle hırsızlık suçundan sabıkalı geçmişi ve adli sicil kaydına konu suçlarından bir kısmını, suça konu olan minibüsün çalınmış olduğu İstanbul’da gerçekleştirmesi, hırsızlık suçlamasına muhatap olan sanığın yalnız hayali bir isim zikretmekle suçlamadan kurtulamayacağını bilecek hayat ve adli tecrübeye sahip bulunması, adını söylediği şahsın gerçekte var olması durumunda dahi suçlamalardan kurtulmaya yönelik olarak söz konusu şahsın bulunabilmesi için daha etkin bir çaba göstermesi gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, hırsızlık suçunun sabit olduğu ve eyleminin, suç eşyasının satın alınması ya da kabul edilmesi değil, hırsızlık suçunu oluşturacağının kabulünde zorunluluk bulunmaktadır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu - 2016/26 karar).

  • Hırsızlık suçu işlendikten bir gün sonra plakası çıkartılmış ve hasara uğratılmış suça konu motosikletle gezerlerken sanık ve arkadaşlarının kollukça şüphe üzerine durdurulduklarında, motor ve şase sorgulamasıyla motosikletin çalıntı olduğunun anlaşılmasından sonra sanığın savunmasında 2800 TL. bedelli motosikleti aralarında para katmak suretiyle S. isimli kişiden 100 TL’ye satın aldıklarını belirtiği, sanığın S. isimli kişinin kimlik bilgilerini veremeyip, S. isimli şahsın motosikleti kendilerine verdiğini söylediği ve gösterdiği adresin de S.’le bir ilgisi olmayan ve S.’in tanınmadığı bir adres olması karşısında; sanığın hayatın olağan akışına uygun düşmeyip inandırıcı olmayan ve diğer sanıklarla da çelişen savunmasına itibar edilerek sanığın yüklenen hırsızlık suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde TCK’nın 165/1. maddesinden suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykıdırıdır (Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Karar: 2014/21604).

  • Sanığın, 2001 model olup suç tarihinde ekonomik değeri yüksek olan bir aracı kimlik bilgilerini ve açık adresini bilmediği arkadaşı “G… Mustafa” lakaplı M. isimli kişiden emanet aldığını söylemesi, aşamalarda aracı emanet aldığı bu kişinin ismini kısmen değiştirerek ifade etmesi, soruşturma ve kovuşturma makamlarının ısrarına rağmen aracı emanet aldığını iddia ettiği kişiye ait kimlik ve adres bilgileri vermekten kaçınması ve sabıkalı geçmişi de dikkate alındığında hırsızlık suçlamasıyla muhatap olan sanığın sadece hayali bir isim zikretmekle suçlamadan kurtulmayacağını bilecek yaşam ve adli tecrübeye sahip olması ve gerçekte var olan bir kişiden aracı emanet alması durumunda suçlamadan kurtulmaya yönelik olarak aracı emanet aldığını söylediği kişinin bulunması için daha etkin bir çaba göstermesi gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu değil, hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır (Yargıtay CGK – 2014/308 karar).

Piyasa Değerinin Altında Satın Alınan Hırsızlık Malı

  • Suça konu motosikleti sanığın kullandığının belirlenmesi üzerine yapılan araştırmada sanığın motosikleti tanımadığı bir şahıstan ….TL’ye satın aldığını beyan etmesi, Takdiri Kıymet Tutanağına göre motosikletin değerinin ise ….TL olduğunun belirlenmesi karşısında, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre sanığın motosikleti çaldığına dair herhangi bir delilin bulunmadığı ancak, söz konusu motosikleti piyasa değerinin çok altında bir fiyata satın alması nedeniyle, sanığın motosikletin hırsızlık malı olabileceğini bilebilecek durumda olması da nazara alınarak, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturur (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2014/23429).

  • Sanığın hırsızlık suçunu işlediğine dair atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurmaya yeterli somut delil bulunmadığı, ancak; oluşa ve dosya içeriğine göre, sanığın suça konu keçileri kimlik ve adres bilgisini bilmediği A. isimli bir kişiden herhangi bir belge almadan satın alması ve sonra ticari hayatın gereklerine aykırı olacak şekilde tanesini …..TL’ye aldığı 13 adet keçinin 3 tanesini 3 gün sonra zarar edecek şekilde …..TL’ye satması şeklinde gerçekleşen eyleminin 165. maddesine uyan “suç eşyasını bulundurmak ve kabul etmek” suçu kapsamında değerlendirilip tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2014/22565).

  • Suça konu telefonu Kızılbel Köyünde kurulan pazarda tanımadığı bir seyyar satıcıdan … TL’ye aldığını beyan ettiği; sanığın suç tarihinden 1 gün sonra suça konu telefonu kullanmaya başladığı, günlük hayatta bu şekilde 2. el alım satımlar yapıldığı düşünüldüğünde sanığın savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olmadığı ve savunmasının aksinin de ispatlanamadığı anlaşılmakla, hırsızlık suçunu işlediğine ilişkin kesin ve yeterli delil olmadığı, ancak sanığın eyleminin TCK’nın 165. maddesinde yer alan suç eşyasının satın alınması suçunu oluşturduğu kabul edilmellidir (Yargıtay 13. Ceza dairesi - Karar: 2014/22927).

  • Sanığın tüm aşamalarda hırsızlık eylemini gerçekleştirmediğini, suça konu … TL değerindeki telefonu tanımadığı bir şahıstan (daha düşük fiyata) …. TL ye satın aldığını beyan etmesi; ayrıca suça konu telefonun aynı gün kayıt dışı bir hatta kullanıldığı hususu da gözetildiğinde, sanığın hırsızlık suçunu işlediğine ilişkin kesin ve yeterli delil olmadığı; müşteki ve sanığın savunmasına, oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eylemin hırsızlık suçu değil, TCK’nın 165. maddesinde yer alan suç eşyasının satın alınması suçunu oluşturur (Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Karar: 2014/19344).

  • Telefon alım satım işi ile uğraşan sanığın “ikinci el piyasa değeri 90-100 TL olan suça konu telefonu, babasını ve kendisini tanıdığı H.S.’dan 80 TL’ye satın aldığına, mağdureye ait olduğunu anlayınca da ona iade ettiğine” dair savunması, tanık H. S.’nın “telefonun kendisine ait olduğunu ve paraya ihtiyacı olduğunu belirterek sanığa sattığını” beyan etmesi, mağdurenin de telefonun sanık tarafından iade edildiğini bildirmesi karşısında, sanığın ikinci el piyasa değerine yakın değerde satın aldığı telefonun suç eşyası olduğunu bilerek aldığına dair mahkumiyetine yeterli delil olmadığı halde TCK md.165 gereği bilerek suç eşyasını satın alma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2014/11495).

Çalıntı Araba ve Suç Eşyasının Satın Alınması

  • Sanığın olay tarihinden yaklaşık 3 ay önce çalındığı anlaşılan araç içinde yakalandığı sabit ise de, hırsızlık suçunu işlediğine dair savunmasının aksini gösterir her türlü kuşkudan uzak, somut ve inandırıcı, mahkumiyeti gerektirir delilin bulunmadığı, ancak sanığın çalıntı araç içerisinde yakalanması hususunun sabit olması karşısında, eylemin 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturduğu ve bu madde uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulü hukuka aykırı olup bozma nedenidir (Yargıtay 11. Ceza Dairesi - Karar: 2014/9572).

  • Hırsızlık olayından 9 gün sonra çalınan aracın, sanık A. K.’nin kullanımında ve diğer sanık Z. K.’nin de başka bir çalıntı araçla peşinden takip ettiği sırada ele geçirildiği bu suretle sanıkların bu otomobili hırsızladıklarına ilişkin yeterli delil bulunmaması ile aracın satın alındığına ilişkin savunma beyanları karşısında, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması suçunu oluşturmasına rağmen yazılı şekilde hırsızlık suçundan hükümlülüklerine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Karar: 2014/16645).

  • Sanık Ş.K.’ın aşamalarda savunduğu; diğer sanıklara borcu olduğunu ancak atılı suçlamayı kabul etmediğini savunduğu;Sanıklar A. ve S.A.’ın ise aşamalarda ayrıntılarda çelişkiye düşmekle birlikte özü itibariyle; sanık Ş.’in kendilerine olan borçlarını ödememesi üzerine, ya senedin parasını ya da arabayı getirmesini istediklerini, bir gün sabah kalktıklarında evlerinin önünde suça konu arabayı gördüklerini içinde ruhsatının ve kontak anahtarının olduğunu, bunu sanık Ş.’in getirip bırakmış olabileceğini düşündüklerini, sonradan Ş. hiç görüşemediklerini ve senedin kendilerinde kaldığını savunduklarının anlaşılması karşısında;
    • 1- Sanık Ş.K.’ın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin, diğer sanıklar Ali ve Servet Aktaş’ın arabayı bu sanığın getirmiş olabileceğine ilişkin soyut anlatımları dışında, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraatı yerine yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi,
    • 2- Sanıklar S.A. ve A.A.’ın, aşamalarda yaptıkları savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olması, suça konu otomobilin çalındığı gün tanık U.’dan noter satışını alıp sonradan satmaları, sanık A.’nin otomobili araba pazarında görüp yakmanın ev adresini öğrenmesinden bir hafta sonra olayın meydana gelmesi birlikte değerlendirildiğinde; anılan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, ellerinde haksız olarak bulundurdukları anahtarla, kendilerine her hangi bir borcu bulunmayan yakınanın otomobilini çalmak suçundan ayrı ayrı mahkumiyetleri yerine, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde beraatlarına karar verilmesi hukuka aykırı olup bozma nedenidir (Yargıtay 6. Ceza Dairesi - Karar: 2009/12222).
  • Müştekinin otomobilinin işyerinin önünde park halinde iken çalınması ile ilgili maddi bir delilin elde edilemediği ve 27.10.2008 günü başka bir çalıntı oto ile yakalanan suça sürüklenen çocuk Serdar’ın yasal zorunluluğa rağmen hakları hatırlatılmadan ve müdafii hazır bulunmaksızın kollukça tanzim edilen yakalama tutanağındaki şifai beyanında suçu diğer suça sürüklenen çocuk Turgut ile birlikte işlediklerine dair açıklamasının hakim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınmayacağına dair 5271 sayılı CMK’nın 148/4. maddesi gözetildiğinde, suça sürüklenen çocuğun yüklenen suçu işlediğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilmeden hükümlülüğüne karar verilmesi hukuka aykırı olup bozma nedenidir (Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Karar: 2013/27945).

Uzun Süre Kullanılan Hırsızlık Malı Eşya ve Suç Eşyasının Satın Alınması

Sanığın tüm aşamalarda; suça konu bisikleti, açık kimlik bilgilerini bilmediği bir şahıstan satın aldığını, kendisinin hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını işlemediğini savunması karşısında; suç tarihi ile bisikletin tanık M. G.’in kullanımında bulunduğu tarih arasında geçen uzun süre de dikkate alındığında sanığın bisikleti çaldığına dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı, sanığın eyleminin bu hali ile 5237 sayılı TCK’nın 165/1. maddesindeki suç eşyasının kabul edilmesi suçunu oluşturduğu halde, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykıdırır ((Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2014/23125).

Suç Vasfının Değişmesi, Hayatın Olağan Akışına Göre Eylemin Hırsızlık Suçu Olduğu

Kamu davasının dayanağını teşkil eden iddianame ile sanık hakkında hırsızlık suçundan dava açıldığı, aynı eylem nedeniyle hem beraat hem mahkumiyet kararı verilmesi mümkün olmadığı halde, yargılama sonucunda sanığın hırsızlık suçundan beraatine, eylemin suç eşyasının satın alınması suçunu oluşturduğundan bahisle mahkumiyetine karar verilmek suretiyle hükmün karıştırılması, Sanığın savunmalarında; suça konu bisikleti açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği hurdacı Ali isimli bir şahıstan satın aldığını iddia ettiği, ancak suça konu bisikletin çalınma ve sanıktan ele geçirilme zaman aralığı dikkate alındığında sanığın savunmalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı anlaşılmakla; eylemin TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu halde vasıfta yanılgıya düşülerek yazılı şekilde suç eşyasını satın alınması suçundan hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Karar: 2014/23816).

Suç Eşyasını Satın Alma veya Kabul Etme ve Nitelikli Hırsızlık Suçu

Müştekinin, evinin önünde, park halinde bulunan motosikletinin çalınmasından 13 gün sonra çalıntı başka bir motosikleti kullanırken yakalanan sanık, 15.06.2008 tarihli öngörüşme ve yakalama tutanaklarına göre E. B. ile A. K.’nın birlikte işlettikleri motosiklet tamirhanesinde başka motosikletleri de parçalayıp sattıklarını beyan etmiştir. Motosiklet tamirhanesinde, E.B. ile A.K. tarafından çalınan motosikletlerin parçalandığını, kendisinin ise işçi olarak çalıştığı bu yerde parçalama eylemine yardım ettiğini belirtmesi, işyerinde yapılan aramada müştekiye ait motosikletin bazı parçalarına ulaşılması, sanığın aşamalardaki ifadelerinde üzerine atılı hırsızlık suçunu inkar etmesi karşısında; sanığın hırsızlık suçunu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir yasal ve yeterli delillerin neler olduğu kararda açıkça gösterilip, denetime olanak sağlayacak şekilde tartışılmamakla birlikte, oluşa ve dosya içeriğine göre motosikletin suç konusu olduğunu bilerek kabul ettiği hususunda şüphe bulunmayan sanığın 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesi gereğince cezalandırılması yerine, aynı Kanun’un 142/1-b maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçu gereği cezalandırılması hukuka aykırıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2014/23841)

Suç Eşyasını Satın Alma ve Zincirleme Suç

Suç eşyasını satın alma suçunun, hırsızlık eylemini gerçekleştiren kişi veya kişilerin işlediği suç adedince oluşmayıp birden çok eylemden elde edilen malın bir veya birkaç kez satılmasıyla oluşacağı gözetilerek; sanıkların bu malların ayrı ayrı kişilerden çalınıp satıldığını bilme olanağı bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre, sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi zorunluluğunun gözetilmemesi bozma nedenidir (Yargıtay 6. CD - 2014/1036 karar).

Suç Eşyasının Satın Alınması, Adli Para Cezası ve Ek Savunma

Hırsızlık suçundan cezalandırılmaları istemiyle haklarında kamu davası açılan sanıklara, TCK’nın 165/1. maddesi uygulanmadan önce ek savunma hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilerek CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması, TCK’nın 165. maddesinde tanımlanan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunda hapis ve adli para cezası yaptırımlarının her ikisinin birlikte öngörülmesine karşın, sanıkların sadece hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 2.Ceza Dairesi - Karar: 2016/4069).

Suç eşyasının satılması, satın alınması veya kabul edilmesi suçu, önemli bir malvarlığı suçu olduğundan savunmanın bir avukat vasıtasıyla yapılmasında yarar vardır.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!