0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Fikri ve sınai haklar ceza mahkemelerinin görev alanı nedir?

Fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi, kanundaki ceza miktarı ve suçun vasfı ne olursa olsun, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda düzenlenen tüm suçlarla ilgili yargılama yapmakla görevlidir.

Fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi, özel mahkeme statüsündedir. Genel mahkemeler olan asliye ceza mahkemesi ve ağır ceza mahkemesi görev kuralları suç vasfı ve ceza miktarına göre belirlenirken, fikri ve sınai haklar ceza mahkemesinin görevi tümüyle fikri mülkiyet suçlarına hasredilmiştir.

Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin Görevine Giren Suçlarda Şikayet Süresi

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 71 ve 72. maddelerinde fikri mülkiyet suçları düzenlenmiştir. Tüm fikri mülkiyet suçları şikayete bağlı suçlardandır. Şikayet hakkı, suç teşkil eden fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren başlar. Şikayet süresi, fail ve fiilin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Suçun mağduru olan eser sahibi veya telif hakkına sahip kuruluş şikayetçi olmadığı müddetçe, fiili işleyenler hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmaz.

Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına verilmemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

Bu Kanunda yer alan soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar dolayısıyla başta Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak üzere ilgili gerçek ve tüzel kişiler tarafından, eser üzerinde manevi ve malî hak sahibi kişiler şikâyet haklarını kullanabilmelerini sağlamak amacıyla durumdan haberdar edilirler.

Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı suç konusu eşya ile ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkoyma koruma tedbirinin alınmasına ilişkin gerekli işlemleri yapar. Cumhuriyet savcısı ayrıca, gerek görmesi hâlinde, hukuka aykırı olarak çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına karar verebilir (5846 FSEK md 75).

Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin Görevine Giren Suçlar Nelerdir?

Fikri ve sınai haklar ceza mahkemesinin hangi suçlara ve davalara bakacağı özel kanun şeklinde düzenlenmiştir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre aşağıdaki suçlar fikri ve sınai haklar ceza mahkemesinin görevi kapsamına girmektedir:

Eser Sahibinin İzni Olmadan Eserin Umuma Arzedilmesi ve Yayımlanması Suçu

Fikri ve sınai haklar ceza mahkemelerinde en çok yargılanan suçlar bu başlık altındaki suçlardır. Eser, ister alenileşmiş olsun isterse alenileşmiş olmasın, her iki halde de başkasına ait eserin umuma iletilmesi veya herhangi bir şekilde yayımlanması eser sahibinin iznine bağlıdır.

Eser sahibinden izin alınmadan yapılan her türlü yayın fikri mülkiyet suçlarının oluşmasına neden olur.

Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur (5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu md. 71/1).

Başkasına Ait Esere Kendi Eseri Olarak ‘Ad Koyma’ Suçu

Herhangi bir esere, eser sahibinin izni olmadan başka bir isim konulamaz. Eserde isim belirtmek münhasıran eser sahibine ait bir yetkidir.

Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz (5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu md. 71/2).

Kaynak Göstermeme veya Yanıltıcı, Yetersiz Kaynak Gösterme Suçu

Herhangi bir eserden alıntı yapıldığında kaynak gösterilmesi zorunludur. Alıntı yapıldığında, alıntının yapıldığı eser ve eserin sahibi mutlaka gösterilmesi gerekir (FSEK md. 35). Bir eserden aynen alıntı yapılmasına rağmen, asıl esere atıf yapılmaması, yani alıntı yapılan kısmın fikri mülkiyetinin sahiplenilmesi, yanlış , yetersiz veya yanıltıcı kaynak gösterilmesi suçtur. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır (5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu md. 71/3).

Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır (FSEK md. 71/5).

Alenileşmemiş Bir Eserin Muhtevası Hakkında Kamuoyuna Açıklamada Bulunma Suçu

Bir eserin kamuoyuna açıklanması, sadece eser sahibi veya hak sahibi olan kişilerin tasarrufundadır. Bu nedenle hak sahipleri açıklamadığı müddetçe, eserin içeriği hakkında açıklamalarda bulunmak suçtur. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır (5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu md. 71/4).

Tanınmış Bir Kimsenin Adını Kullanarak Eser Çoğaltma, Dağıtma ve Yayımlama Suçu

Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır (5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu md. 71/6).

Bilgisayar Programlarına Dair Fikri Mülkiyet Suçlar

Bir bilgisayar programının hukuka aykırı olarak çoğaltılmasının önüne geçmek amacıyla oluşturulmuş ilave programları etkisiz kılmaya yönelik program veya teknik donanımları üreten, satışa arz eden, satan veya kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran kişi 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır ( 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu md. 72).

Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemelerinin Görevine Giren Suçlarda Etkin Pişmanlık Ceza İndirimi

Etkin pişmanlık, kişinin işlediği suçtan pişman olması, suç teşkil eden fiilin meydana getirdiği olumsuzlukları gidermesi halinde uygulanır. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir ( 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu md. 71 - son).

Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemeleri Nerelerde Mevcuttur?

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda düzenlenen, yukarıda açıkladığımız suçlarla ilgili yargılama yapmak üzere Adalet Bakanlığı tarafından Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevreleri, diğer tüm mahkemelerde olduğu gibi Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.

Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemelerinin Kararlarına İtiraz ve İstinaf

Fikri ve sınai haklar ceza mahkemeleri tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz kanun yoluna başvurmak mümkündür. İtiraz süresi, kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren 7 gündür.

Fikri ve sınai haklar ceza mahkemesinde yapılan ceza davası yargılaması neticesinde verilen aşağıdaki kararlar ile ilgili istinaf kanun yoluna gidilemez, bu kararlar kesin hüküm niteliğindedir.

  • 3.000 TL ve bu miktarın altındaki adli para cezasına ilişkin hükümler aleyhine istinaf başvurusu yapılamaz.
  • Üst sınırı 500 günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlar nedeniyle verilen “beraat kararları” kesindir. Bu kararlar aleyhine istinaf başvurusu yapılmaz. (CMK md. 272/3-b).

Fikri ve sınai haklar ceza mahkemesinde görülen davalar, hem cezai hem de mali açıdan sonuçları olan davalar olduğundan bir ceza avukatı ile sürecin yürütülmesi hak kaybını engelleyecektir.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!