0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Müstehcenlik Suçu Nedir? (TCK 226)

Müstehcenlik suçu; TCK md.226’da “Genel Ahlaka Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiş olup kanunda müstehcenliğin tanımı yapılmadan suçun unsurları ve cezasına yer verilmiştir.

Yargıtay uygulamasına göre, müstehcenlik olgusunun tespitinde, toplumun belli bir kesiminde kabul edilen değer yargıları değil, toplumun genelinin ve demokratik toplum düzenine ilişkin davranış kurallarının esas alınması gerekir. Buna göre suça konu ürünün toplumun ortak edep ve ahlak temizliğine yönelik açık bir saldırı niteliğinde olup olmadığı, özellikle çocukların bu davranışın zararlı etkilerinden korunması gerekip gerekmediği tespit edilip objektif olarak müstehcen olup olmadığı belirlenmelidir. Örneğin, pornografik ürünlerin meydanlarda sergilenmesinin müstehcenlik suçu oluşturduğunda tereddüt yoksa da erotizm veya cinsellik konusunun hangi noktadan sonra müstehcenlik teşkil ettiği yargı kararlarında tartışmaya neden olmaktadır. Yargıtay, müstehcenlik suçundaki hukuki menfaatin toplumun ar ve haya duyguları olduğunu, bu duyguları inciten ürünlerin müstehcen olduğunu kabul etmiştir.

Müstehcenlik kişiden kişiye toplumdan topluma değişen veya farklı anlamlar yüklenen bir kavramdır. Örneğin, Yargıtay 2015 yılına kadar eşcinsel veya çoklu cinsel ilişkileri “doğal olmayan yoldan cinsel ilişki” olarak müstehcenlik suçu kapsamında değerlendirip TCK m.226/4 gereği cezalandırırken, sonraki tarihli kararlarında bu görüşünden dönmüştür.

Müstehcenlik Suçunun Unsurları

Müstehcenlik suçu, TCK md.226’da iki kategori halinde düzenlenmiştir:

  • Genel olarak yetişkinlere ve topluma karşı müstehcenlik suçu,

  • Çocuklara karşı müstehcenlik suçu.

Genel Müstehcenlik Suçu ve Cezası (TCK 226)

Genel müstehcenlik suçu çok sayıda seçimlik hareketle işlenebilen bir suçtur. Şu seçimlik hareketler genel müstehcenlik suçuna vücut verir:

Müstehcen Ürünleri Alenileştirme: Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri alenen gösterme, görülebilecek şekilde sergileme, okuma, okutma, söyleme, söyletme müstehcenlik suçunu oluşturur (TCK 226/1-a-b). Buna göre, örneğin, müstehcen içerikli bir kitabı bir topluluk önünde okumak, pornografik veya bedenin cinsel obje haline getirildiği resimleri sergilemek müstehcenlik suçu oluşturur. Müstehcen ürünleri aleni bir şekilde gösterme, sergileme, okuma, okutma, söyleme, söyletme suçunun cezası; 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır.

Müstehcen Ürünleri Satma veya Kiraya Verme: Müstehcen ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arz etme (TCK 226/1-c); bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa arz etme, satma veya kiraya verme (TCK 226/1-d); bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak verme veya dağıtma (TCK 226/1-e) müstehcenlik suçu teşkil eder. Müstehcen ürünler belli alışveriş merkezlerinde satılabilir veya kiralanabilir. Ancak, bu alışveriş merkezleri dışında satış izni olmayan yerlerde, örneğin alelade bir dükkanda veya sokakta müstehcen ürünlerin satışa arz edilmesi veya kiraya verilmesi suç teşkil eder. Müstehcen ürünleri satma, satışa arz etme, kiraya verme, mal ve hizmet satışları yanında bedelsiz olarak verme ve dağıtma suçunun cezası; 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır.

Müstehcen Ürünlerin Reklamını Yapma: Müstehcen ürünlerin reklamı çeşitli şekillerde yapılabilir. Örneğin; tv, radyo, televziyon, gazete gibi klasik kitle iletişim araçlarıyla veya internet yoluyla whatsapp, facebook, twitter, instagram gibi sosyal medya araçlarıyla veya sokakta göstererek müstehcen ürünlerin reklamı yapılabilir. Müstehcen ürünlerin reklamını yapma suçunun cezası; 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır (TCK 226/1-f).

Basın Yayın Yoluyla Müstehcenlik Suçu: Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır (TCK 226/2). Yayınlayan kişi aynı zamanda müstehcen ürünün reklamını yapıyorsa, faili hem yayınlama hem de reklamını yapma seçimlik hareketlerini işlediğinden, içtima kuralları gereği faile sadece müstehcen ürünü yayınlama suçu nedeniyle alt sınırdan ayrılmak suretiyle ceza verilmelidir.

Şiddet İçeren, Hayvanlar, Ölü İnsan Bedeni veya Doğal Olmayan Yoldan Yapılan Cinsel Davranışlara İlişkin Müstehcenlik Suçu: Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır (TCK 226/4). Bu ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır (TCK md.226/5). Özellikle belirtelim ki; Yargıtay, 2016 yılından itibaren, anal ve oral yoldan yapılan, eşcinsel eğilimli ya da çoklu cinsel birleşmelere ait görüntüleri tek başına “doğal olmayan” kavramı içerisinde değerlendirmeyi terk etmiştir. Yargıtay, bu tarz ilişki biçimlerini cinsel yaşamın içerisinde yeri olmayan, aşağılayıcı veya bütün toplum tarafından da doğal olarak kabul edilmeyen ilişkiler olarak tanımlamaktadır. Bu nedenle, bu tarz ilişkileri içeren yazı, ses veya görüntülerin müstehcenlik suçunun konusu olması halinde TCK m.226/4’te düzenlenen “doğal olmayan yoldan cinsel davranış” hükmü değil, TCK m.226/1 hükümleri uygulanmalıdır.

Hemen belirtelim ki; müstehcenlik suçlarından dolayı, tüzel kişiler (dernek, vakıf, şirket vs.) hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (TCK 226/6).

Çocuklara Karşı İşlenen Müstehcenlik Suçu ve Cezası (TCK 226)

Ceza hukukunda çocuk; başka suretle ergin olsa bile “henüz 18 yaşını doldurmamış kişi” olarak kabul edilmektedir (TCK m.6/1-b ve Çocuk Koruma Kanunu md.3/1-a). Çocukların cezai ehliyeti, yaş gruplarına, algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğine göre belirlenmektedir. Özellikle belirtelim ki; ceza hukukunda 15 yaşını tamamlamamış çocuğun cinsel suça rıza göstermesi halinde, rızası geçerli kabul edilmemektedir.

Müstehcenlik suçunda genel olarak korunan hukuki menfaatin, toplumun ar ve duyguları olduğu ifade edilmektedir. Çocuklara karşı işlenen müstehcenlik suçlarında korunan hukuki yarar da özel olarak “çocuk haklarıdır”. Çocuklara karşı işlenen müstehcenlik suçu ile çocuğun cinsel istismara karşı korunması da sağlanmak istenmiştir.

Çocuklara karşı işlenen müstehcenlik suçları ve cezaları şunlardır:

Müstehcen Ürünleri Çocukların Görüp Duyabileceği Şekilde Alenileştirme (TCK 226/1-a-b),: Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri verme ya da bunların içeriğini gösteme, okuma, okutma veya dinletme (TCK 226/1-a), bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde sergileme, okuma, okutma, söyleme, söyletme (TCK 226/1-b), çocuklara karşı işlenen müstehcenlik suçu olarak kabul edilir. Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri çocuklara sergileme, okuma, okutma, söyleme, söyletme suçunun cezası; 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır.

Müstehcen Ürünlerin Üretiminde Çocukların Kullanılması (TCK 226/3-birinci cümle): Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/66 sayılı kararıyla, çocuğun herhangi bir müstehcen ürünün üretilmesinde profesyonel, amatör veya bir kereye mahsus kullanılması arasında fark olmadığını kabul etmiştir. Örneğin, bir çocuğun çırılçıplak görüntülerinin cep telefonu ile kaydedilmesi müstehcen ürünün üretilmesinde çocuğun kullanılması suçunu meydan getirir. Yargıtay çocuğun müstehcen ürünün üretilmesinde kullanılmasını şu şekilde ifade etmiştir: Çocuklara karşı müstehcenlik suçunu da düzenleyen TCK’nın 226. maddesinin 3. fıkrasının birinci cümlesi, müstehcen ürünlerin şekli şartları ya da bu ürünlerin üretiliş şekil ve amaçları konusunda bir sınırlama getirmemiştir. Buradaki müstehcen ürün içeriğinde müstehcenlik unsuru olarak çocuğun kullanıldığı resim, film, video, fotoğraf, grafik, imge, heykel, çizgi film, animasyon gibi görsel veya sesli ürünler ile şarkı sözü, roman, hikaye gibi yazılı ürünleri ifade etmektedir. Bu konuda bir sınırlama söz konusu değildir. Çocuğun bu müstehcen ürünün üretilmesinden haberinin ya da rızasının olup olmamasının da bir önemi yoktur. kanun bir kimsenin müstehcen görüntülerin profesyonel olarak hazırlanmasını aramamış, müstehcen ürünlerin şekli şartları ya da bu ürünlerin üretiliş biçimi ve amaçları konusunda bir sınırlama getirmemiştir. Bunun yanında suçun unsurlarının oluşması bakımından müstehcen ürünlerin izlenmesi, izlettirilmesi, satılması ve dağıtılması gibi bir zorunluluk da söz konusu değildir. Bu müstehcen ürünlerin hiç izlenmemiş olması ya da bireysel amaç için üretilmiş olması da sonucu değiştirmeyecektir. Önemli olan bir çocuğun müstehcen ürün üretiminde kullanılmasıdır. Bu nedenlerle 15 yaşından küçük mağdure ile girdiği cinsel ilişkiyi kayda alan, mağdurenin çıplak fotoğraflarını çeken ve bu kayıtları cep telefonunun hafıza kartında saklayan sanığın eyleminin en ağır cezayı gerektiren TCK’nun 226. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesindeki müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukların kullanılması suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.

Çocukların Kullanıldığı Müstehcen Ürünleri Ülkeye Sokma, Çoğaltma, Satma, Depolama, Bulundurma ve Kullanıma Sunma Suçu (TCK 226/3-ikinci cümle): Çocuklar kullanılarak üretilen müstehcen ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Yargıtay uygulamasında, TCK md.226/3-ikinci cümle metninde özellik arz eden bazı kavramlar şu şekilde açıklanmaktadır (Yargıtay CGK):

  • Ülkeye sokmak; ithal etmek, yabancı bir ülkeden yurda getirilmesini ifade etmektedir. Ülkeye ne şekilde sokulduğunun bir önemi bulunmamakla birlikte internet ve benzer yolların kullanılması durumunda TCK’nun 226. maddenin beşinci fıkrası üzerinde durulmalıdır. Ayrıca failin ticari bir amaç güttüğü de değerlendirilmelidir.
  • Çoğaltmak; kopyalamak, sayı ve miktarını arttırmak anlamlarına gelmektedir. Ne kadar bir miktar arttırıldığında çoğaltmadan söz edileceği konusunda kanunda bir hüküm bulunmamakla birlikte kişisel kullanım olarak değerlendirilemeyecek bir miktar olması gerekir.
  • Başkalarının kullanımına sunmak; çocukların kullanıldığı müstehcen ürünü bir kimseye kullanması gayesiyle verme, gönderme veya bir şekilde kullanımına sunma anlamına gelmektedir. Kiralama ve ödünç verme durumunda da başkalarının kullanımına sunma söz konusudur.
  • Bulundurmak; hazır bulunmasını sağlamak, çocukların kullanıldığı müstehcen ürün üzerinde fiili egemenlik kurma olarak anlaşılabilir. Burada failin saikinin bir önemi yoktur. Bu nedenle ticari veya şahsi bir amaca yönelik olabilir.

Şiddet İçeren, Hayvanlar, Ölü İnsan Bedeni veya Doğal Olmayan Yoldan Yapılan Cinsel Davranışlara İlişkin Ürünlerin Çocuklara Ulaşmasını Sağlam Müstehcenlik Suçu: Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bu ürünleri çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlarsa, 6 yıldan 10 yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır (TCK 226/5).

Çocukların Kullanıldığı Müstehcen Ürünlerin Çocuklara Ulaşmasını Sağlama: Çocuklar kullanılarak üretilen müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi, 6 yıldan 10 yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır (TCK 226/5).

Hemen belirtelim ki; müstehcenlik suçlarından dolayı, tüzel kişiler (dernek, vakıf, şirket vs.) hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (TCK 226/6).

Yasal Müstehcenlik ve Yasak Müstehcenlik Ayrımı

Müstehcenliğin yasal kabul edildiği hallerde TCK md.226’da düzenlenen müstehcenlik suçu hükümleri uygulanmaz. Müstehcenlik aşağıdaki hallerde yasal kabul edilir:

  • Müstehcenlik kişinin özel alanında kalması kaydıyla suç değildir. Örneğin, kişinin erotik veya porno film izlemesi müstehcenlik suçunu oluşturmaz.

  • Müstehcen ürünlerin izin verilen yerlerde satılması, satışa arz edilmesi veya gösterilmesi suç teşkil etmez.

  • Çocukların kullanıldığı müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünler hariç olmak üzere ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz (TCK 226/7).

  • Bilimsel eserler hakkında müstehcenlik suçu hükümleri uygulanmaz (TCK 226/7).

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Müstehcenlik suçunun cezası 1 yılı geçtiği takdirde adli para cezasına çevrilemez.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Müstehcenlik suçunun cezası 2 yılı geçtiği takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkün değildir.

Cezanın ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Müstehcenlik suçunun cezası 2 yılı geçtiği takdirde cezanın ertelenmesi kararı verilmesi mümkün değildir.

Müstehcenlik Suçu Şikayet Süresi ve Zamanaşımı

TCK md. 226’da düzenlenen tüm müstehcenlik suçları, şikayete tabi suçlar arasında yer almadığından savcılık tarafından resen soruşturulur, bu suçlara dair herhangi bir şikayet süresi yoktur. Kamu davasına şikayetçi olarak müdahil olan herhangi bir kimse varsa bile şikayetten vazgeçme ceza davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. Suç, dava zamanaşımı süresine riayet edilmek kaydıyla her zaman soruşturulabilir.

Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamış ise ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur. TCK md.226 maddesinin 3. fıkrasının birinci cümlesi ve 5. fıkralarının dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Diğer tüm müstehcenlik suçlarının dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Müstehcenlik Suçu Görevli Mahkeme

Müstehcenlik suçu hakkında yargılama yapma görevi asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Müstehcenlik Suçu ve Erişim Engelleme

5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” 8. madde gereği, internet ortamında yapılan ve içeriği müstehcenlik suçu oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesine karar verilebilir.

Erişimin engellenmesi kararı kural olarak adli organlar tarafından verilmesi gereken bir karardır. Erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde Sulh Ceza Hakimi, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilir. Soruşturma evresinde, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da erişimin engellenmesine karar verilebilir.

Erişimin engellenmesi kararının bir yargı kurumu tarafından verilmesi gerektiği genel kuralın istisnalarından biri müstehcenlik suçudur. Müstehcenlik suçu işlendiği hususunda yeterli şüphe sebebi varsa idari yol ile de erişimin engellenmesi mümkündür. İdari bir kurum olan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), yargı kararı olmadan da kendiliğinden erişimin engellenmesi kararı verebilir.

Müstehcenlik Suçu Yargıtay Kararları


Yaşı Küçük Çocuklara Porno Film İzletme ve Müstehcenlik Suçu

Yaşı küçük mağdurun, sanığın televizyonda seyrettiği çıplak kadın ve erkeklerin yer aldığı bir filmi televizyon ekranına ayna tutarak kendilerine izlettirdiğine yönelik aşamalardaki tutarlı ve suç isnadı için herhangi bir neden görülmeyen beyanları karşısında, sanığın yaşı küçük mağdurlara evinin açık olan penceresinden izlemekte olduğu porno içerikli filmi göstererek müstehcenlik suçunu işlediği düşünülmeden, sanığın mahkumiyeti yerine beraatine hükmedilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 18.Ceza Dairesi - Karar : 2016/19166).

Doğal Olmayan Cinsel İlişki Görüntüler ve Müstehcenlik Suçu

Anal ve oral yoldan yapılan, eşcinsel eğilimli ya da çoklu cinsel birleşmelere ait görüntülerin tek başına “doğal olmayan” kavramı içerisinde değerlendirilemeyeceği, bu kavramın cinsel yaşamın içerisinde yeri olmayan, aşağılayıcı veya bütün toplum tarafından da doğal olarak kabul edilmeyen ilişkileri tanımladığı, bilirkişi raporunda içeriği açıklanan görüntülerin kapsamına göre, sanığın eyleminin müstehcenlik suçunun başka bir biçimi olan TCK’nın 226/1-d maddesinin ihlali niteliğinde olduğundan, bu maddeye göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 226/4. maddesinden “doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin görüntü” suçundan hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar: 2016/11002).

Anal ya da oral yoldan yapılan cinsel birleşmelere ait görüntülerin tek başına “doğal olmayan” kavramı içerisinde değerlendirilemeyeceği, bu kavramın, örneğin “ensest” gibi, toplumun tamamı tarafından doğal kabul edilmeyen ilişkileri tanımladığı, bilirkişi raporlarının içeriğine göre de sanığın eyleminin TCK’nın 226/1. maddesindeki müstehcen suçu oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde TCK 226/4 maddesinden mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 18.Ceza Dairesi - Karar : 2016/3740).

Anal ya da oral yoldan yapılan, eşcinsel veya grup halinde bulunulan cinsel birleşmelere ait görüntülerin veya cisimle yapılan mastürbasyon görüntülerinin tek başına “doğal olmayan” kavramı içerisinde değerlendirilemeyeceği, bu kavramın cinsel yaşamın içerisinde yeri olmayan, aşağılayıcı veya bütün toplum tarafından da doğal olarak kabul edilmeyen ilişkileri tanımladığı, bilirkişi raporunun içeriğine göre sanığın eyleminin TCK’nın 226/1. maddesinin ihlali niteliğinde olduğu ve bu maddeye göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 226/4. maddesinden hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 18.Ceza Dairesi - Karar : 2016/19521).

Müstehcenlik Suçunun İspatında Bilirkişi Raporu

Müstehcen nitelikli kayıtlarda çocukların kullanılıp kullanılmadığına, şiddet uygulanarak ya da hayvanlarla yapılan cinsel ilişkilere ilişkin görüntülerin bulunup bulunmadığına, (anal ya da oral yoldan yapılan birleşmelere ait görüntülerin tek başına “doğal olmayan” kavramı içerisinde değerlendirilemeyeceği dikkate alınarak) içerikte doğal olmayan bir ilişkiyle ilgili görüntülerin yer alıp almadığına ilişkin ayrıntılı raporun düzenlettirilmesi, raporun sonucuna göre eğer bu nitelikte görüntüler bulunmuyorsa sanıkların eylemlerinin TCK’nın 226/2. maddesindeki, varsa 226/5. maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar : 2016/2630).

Çıplak Resim Yayınlama, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Müstehcenlik Suçu

Mağdurun fiziksel mahremiyetine dair sütyensiz yarı çıplak resimlerini, onun bilgisi ve rızası dışında ifşa eden suça sürüklenen çocuğun eyleminde T.C.K.nın 134/2. maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının oluştuğu; ayrıca, 14 yaşındaki mağdurun, cinsel arzuları tahrik ve istismar eden, toplumun sahip olduğu ortak edep duygularıyla yerleşik edep kurallarını incitici nitelikteki müstehcen görüntülerini, mağdurun facebook hesabı üzerinden yayımlayan suça sürüklenen çocuğun 5237 Sayılı T.C.K.nın 226/5. maddesinde tanımlanan müstehcenlik suçunu da işlediği, bir fiiliyle birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan suça sürüklenen çocuğun, 5237 Sayılı T.C.K.nın 44. maddesi gereğince, daha ağır cezayı gerektiren müstehcenlik suçundan cezalandırılması, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak, suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 Sayılı T.C.K.nın 134/2. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 12.Ceza Dairesi - Karar: 2015/4333).

Müstehcenlik Suçunda Bilirkişi Raporu

Bilirkişi raporunda 31 adet cd’nin ise erotik içerikli olduğunun belirtildiği, suçun unsurlarının tespiti için gerekli ve yeterli açıklamayı taşımadığı anlaşılan bu rapora dayanılarak bu cd’lerin de müsaderesini karar verildiği anlaşılmakla; cd içeriklerindeki görüntülerin ar ve haya duygularını incitip incitmediği, cinsi arzuları tahrik ve istismar eder nitelikte genel ahlaka aykırı olup olmadığı saptanıp müstehcen nitelikte olduklarının tespiti konusunda Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulundan rapor alınarak bu cd’lerin müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, içerik itibariyle yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek bu cd’lerin de müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 14.Ceza Dairesi - Karar: 2015/131).

Müstehcen Görüntü Bulundurma Suçu

Olay günü, emniyet görevlileri tarafından başka bir soruşturma kapsamında takip edilip, yakalama işlemine esas olmak üzere durdurulan sanığın, aracında yapılan aramada 1 adet hard disk ile 2 adet cd’nin ele geçirildiği ve yargılama sırasında mahkemece aldırılan 15.12.2010 tarihli bilirkişi raporunda hard disk içinde çocuklarla yapılan cinsel ilişkiler ile yetişkinlere ait doğal olmayan yollardan gerçekleştirilen cinsel ilişkilere dair görüntülerin bulunduğun bildirilmesi karşısında, sanığın eylemine uyan TCK.nın 226/3. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle beraatine hükmedilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 14.Ceza Dairesi - Karar: 2014/8048).

Çocuk Pornografisi Görüntülerinin İnternetten İndirilmesi Suçu

Sanığın çocuk pornografisine ilişkin görüntü indirdiğinin Avusturya Interpolü tarafından ihbar edilmesi üzerine başlatılan soruşturmada, sanığın iş yerinde usul ve yasaya uygun olarak yapılan arama sonucu bilgisayarına el konulduğu, el konulan bilgisayar üzerinde yapılan incelemede 507 adet çocuk pornografisi ile ilgili müstehcen görüntüyü bilgisayarında depoladığının anlaşıldığı, bu eylemin TCK.nın 226/3-c 2. maddesinde yer alan suçu oluşturduğu, görüntü sayısı gözetildiğinden sanığın bilinçsiz şekilde görüntüleri indirdiği şeklindeki savunmasının inandırıcılıktan uzak olduğu anlaşılmıştır (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2013/14022).

Çocukların Cinsel İlişki Görüntülerinin Satışa Arz Edilmesi Suçu

Sanığın, çocukların kullanıldığı cinsel ilişki görüntülerinin yer aldığı CD’yi satışa arz etmek şeklindeki eylemi TCK.nın 226/1. maddesi ve 226/3. maddesindeki iki ayrı suçu oluştursa da, TCK.nın 44. maddesinde tanımlanan fikri içtima kuralı gereğince daha ağır cezayı öngören TCK.nın 226/3. maddesi 2. cümlesinden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, sanığın her iki suçtan ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2013/13412).

Çocukların Çocuklara Karşı Müstehcenlik Suçu İşlemesi

Suça konu görüntüler üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, bunların müstehcen nitelikte olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, bunun sonucuna göre, suça sürüklenen çocuklardan ‘in bu görüntüleri çocuk yaştaki ‘a, ‘ın yine çocuk olan arkadaşlarına göstermeleri, ‘ın ise görüntüleri internet aracılığıyla yayınlaması biçiminde gerçekleştiği kabul edilen eylemlerinin, TCK’nın 226/5. maddesinin ihlali niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği halde, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar : 2016/12417).

Bilgisayarda Çocuklara Ait Müstehcen Fotoğraf Bulundurma

Müstehcenlik suçuna ilişkin incelemede; sanığın bilgisayarının ana hafızasında tespit edilen ve üretiminde çocukların da kullanıldığı müstehcen içerikli fotoğrafların TCK’nın 226/3. maddesinin ikinci cümlesini ihlal niteliğinde olduğu gözetilmeden, bilirkişinin, “fotoğrafların içeriğinin muhtemelen yanlışlıkla ya da reklam nedeniyle bulunduğu” şeklindeki soyut raporuna dayanılarak, dosya kapsamıyla uyuşmayan gerekçelerle sanığın beraatına karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 18.Ceza Dairesi - Karar : 2016/9201).

İşyerinde Alenen Müstehcen Film İzletme Suçu

Sanığın işlettiği halka açık birahanede, yabancı ülkeden uydu aracılığıyla yayın yapan TV kanalı açılarak, müstehcen içerikli film izlendiğinin tutanakla belirlenmesi, tutanağın içeriğinin tanıklarca doğrulanması, bu şekilde sanığın müstehcen içerikli görüntülerin alenen izlenmesine imkân sağladığının anlaşılması karşısında, eyleminin TCK’nın 226/1-b maddesinde düzenlenen müstehcen görüntüleri alenen gösterme suçuk niteliğinde olduğu gözetilmeden, suçun nitelemesinde yanılgıya düşülerek, TCK’nın 226/2. maddesinden mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar : 2016/6078).

Müstehcen İçerikli Kitap Yayınlama Suçu

Yargılamaya konu edilen kitapta hiçbir olay örgüsüne yer verilmeden sadece cinsel dürtüleri harekete geçirmeye yönelik basit, sıradan ifadelerle ters lezbiyen, doğal olmayan ve hayvanlarla yapılan cinsel ilişkilerin, çocuklar kullanılmak suretiyle bayağı bir dil kullanılarak anlatılması, ifadelerin toplumun ar ve haya duygularını incitici, cinsel arzuları tahrik ve istismar edecek şekilde aynı zamanda kişilerin dışkılamaları dahi tiksinti verecek şekilde ifade edilmek suretiyle hiçbir sanatsal ve edebi değer katılmadan kurgulanmıştır. Anneye, teyzeye, kardeşe, aynı cinse, hayvanlara yönelik cinsel sapkınlık düzeyine varan ifadeler içeren kitabın fransızcadan tercümesi ve yayınlanmasının demokratik bir toplumda çoğulculuğun, hoşgörünün, açık fikirliliğin gereği olan ifade özgürlüğü kapsamında kalan eylemler olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

AİHM’nin 07.12.1976 tarih ve 25 sıra nolu Hanyside-Birleşik Krallık kararında da müstehcenlik ve pornografik ifadeler içeren yayın sınırlarının nereye kadar uzanabileceği ve demokratik bir toplumda, genel ahlakın ve sağlığın korunmasına, suçların ve düzensizliğin önlenmesine ilişkin meşru bir amaca yönelik olarak yaptırımlarla kısıtlanabileceği ve bu kısıtlamanın AİHS’nin 10. maddesinde öngörülen ifade özgürlüğünün ihlali anlamına gelmeyeceğinin açıkça belirtilmesi karşısında;

Soruşturma aşamasında iki kişilik bilirkişi heyetinden alınan 28.04.2009 tarihli ve yargılama aşamasında Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu tarafından düzenlenen 11.08.2010 tarihli raporlarda belirtilen, yargılamaya konu kitabın hiçbir sanatsal ve edebi değerinin bulunmadığı biçimindeki değerlendirmelere hangi nedenlerle itibar edilmediği açıklanmadan, 12.03.2010 tarihli genel ve soyut ifadeler kullanılarak hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilerek, sanıkların eylemlerin TCK.nın 37. maddesi göndermesiyle 226/5. maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı maddenin 7. fıkrası uyarınca kitabın sanatsal ve edebi değeri olduğu gerekçesiyle beraatlere hükmolunması hukuka aykırıdır (Yargıtay 14.Ceza Dairesi - Karar: 2013/1527).

Müstehcen Görüntülerin Çocuğun Görebileceği Şekilde İzleme Suçu

Mağdur F.’in, babasının kendisini uyuduğunu zannettiği zamanlarda porno film seyredip mastürbasyon yaptığını ve kendisinin pipisini ellediğini istikrarlı beyan etmiştir. Ancak sanığın onun pipisine dokunduğuna ilişkin iddia, tanıklar R. ve N. tarafından doğrulanmadığı gibi bu hususta başkaca kanıt da bulunmadığından, sanığın bedensel temas içeren eyleminin şüpheli kalıp diğer iddiaların ise doğrulanması karşısında iddia, savunma ve tüm deliller değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin TCK’nın 226/1-b maddesindeki müstehcenlik suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek çocuğun basit cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 14.Ceza Dairesi - Karar: 2012/10090).

Şiddet Kullanılarak veya Hayvanlarla Cinsel İlişkiye Dair Müstehcen Görüntü

Bilirkişi raporunda sanığın satışa sunduğu ileri sürülen CD’lerde şiddet kullanılarak, hayvanlarla ve doğal olmayan yollardan yapılan cinsel davranışlara ilişkin görüntülerin yer aldığının bildirilmesi karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 226/4. maddesinde yer alan suçu oluşturabileceği ve bu suçtan dolayı yargılama yaparak delillerin değerlendirilmesi ve suç vasfının belirlenmesi görevinin Asliye Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu nazara alınarak 5235 sayılı Yasa’nın 11, geçici 1. ve CMK’nın 4. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Karar: 2008/56).


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!