0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Kötü Muamele Suçu Nedir? (TCK 232)

Kötü muamele suçu; aynı konutta birlikte yaşayanlardan birine karşı merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak şeklide kötü davranılması ile oluşur (TCK m.232).

Kötü muamele suçu, TCK m. 232’de “Aile Düzenine Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir. Bu nedenle, TCK m.232’de düzenlenen kötü muamele suçu ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesinde yer alan kötü muamele kavramlarının bir ilgisi yoktur. AİHS m.3’te yer alan kötü muamele, kamu görevlisi tarafından görevinden dolayı işlenen bir fiildir.

Kötü Muamele Suçunun Unsurları ve Şartları

Kötü muamele suçu, ailenin toplum içindeki yerini hukuki değer olarak koruyan bir suç tipidir. Aynı konutta birlikte yaşayan kişilerden birine kötü muamelede bulunulmasını cezalandırmaktadır. Ancak, her türlü kötü muamele suçun oluşmasına neden olmaz. 5237 sayılı TCK’nın 232. maddesinde düzenlenen kötü muamele suçu, yaralama, tehdit, sövme gibi kanunun başka maddelerinde açıkça düzenlenmiş suçlar dışında kalan, çıplak gezdirme, aç bırakma, sürekli alay etme, korkutma gibi merhamet ve şefkatle bağdaşmayan eylemleri cezalandırmaktadır.

Kötü muamele; oldukça sistematik ve sürekli hale geldiğinde suç vasfı değişir ve “eziyet suçu” meydana gelir.

Özellikle belirtelim ki, kötü muamele kişinin bedeninde basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçünün ötesinde bir etki meydana getirmiş ise, artık kötü muamele suçundan değil, kasten yaralama suçundan dolayı cezaya hükmedilmelidir.

Kanunun madde gerekçesinde, yarı aç veya susuz bırakma, uyku uyutmamak, zor koşullarda çalışmaya mecbur etmek gibi hareketler kötü muameleye örnek olarak gösterilmiştir. Yargıtay, çocuğuna mendil sattırmak, yeni doğum yapan eşi “defol git” diyerek evden dışarı atmak gibi fiiller kötü muamele suçu olarak kabul edilmiştir.

TCK 232. maddenin ikinci fıkrasında faille mağdur arasında belirli ilişkiden kaynaklanan disiplin yetkisinin kötüye kullanılması ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Dikkat edilmelidir ki, söz konusu disiplin yetkisinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirilen davranışın kişide basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçünün ötesinde bir etki meydana getirmemiş olması gerekir. Aksi takdirde, kasten yaralama suçundan dolayı cezaya hükmedilmelidir. Keza, hakaret oluşturan fiiller, bu disiplin yetkisi kapsamına girmedikleri gibi, kötü muamele suçu olarak değil, hakaret suçundan dolayı cezalandırılmayı gerektirir. Kişilerin idareleri altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya san’atı öğretmekle yükümlü olduğu kimseler üzerinde terbiye etmek, eğitmek görevi dolayısıyla belirli disiplin yetkilerine sahip bulunmaları gerekir; aksi takdirde görev yerine getirilmez. Disiplin yetkisi eğitim hakkının doğal bir sonucudur ve bu yetki olmadan söz konusu hak kullanılamaz. Disiplin yetkisinin sınırı ise maddede gösterilmiştir. Disiplin yetkisi kişinin bedensel ve ruhsal sağlığının bozulmasına neden olmayacak veya bir tehlikeye maruz kalmasını sonuçlamayacak derecede kullanılabilecektir (Madde Gerekçesi).

Kötü Muamele Suçunun Cezası (TCK 232)

Kötü muamele suçunun cezası şu şekildedir:

  • Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.232/1).

  • İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m.232/2).

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Kötü muamele suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Kötü muamele suçu nedeniyle verilen cezalar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.

Ceza ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Kötü muamele suçu nedeniyle verilen cezanın ertelenmesi de mümkündür.

Kötü Muamele Suçunda Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Uzlaşma

Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. Kötü muamele suçu, uzlaştırma kapsamında olan suçlardan değildir.

Kötü muamele suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almadığından savcılık tarafından resen soruşturulur, bu suçlara dair herhangi bir şikayet süresi yoktur. Kamu davasına şikayetçi olarak müdahil olan herhangi bir kimse varsa bile şikayetten vazgeçme ceza davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. Suç, dava zamanaşımı süresine riayet edilmek kaydıyla her zaman soruşturulabilir.

Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamış ise ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur. Kötü muamele suçu nedeniyle yapılan yargılamalarda olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Kötü Muamele Suçunda Görevli Mahkeme

Kötü muamele suçu hakkında yargılama yapma görevi asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Kötü Muamele Suçu Yargıtay Kararları


Çocuklarına Mendil Sattırmak Suretiyle Kötü Muamele Suçu

Sanık hakkında dilencilik suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; 10 ve 11 yaşları içinde bulunan ve öz çocukları olan mağdurlara mendil sattıran sanığın eyleminin TCK.nın 232/1. maddesi kapsamında kötü muamele suçunu oluşturacağı ve bu suçtan mağdur sayısınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde tek hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2014/10613).

Öz oğlu olup, kendisi ile birlikte yaşayan mağdura sokakta mendil sattıran sanığın eyleminin TCK.nın 232/1. maddesi kapsamında kötü muamele suçunu oluşturur (Yargıtay 14.Ceza Dairesi - Karar: 2014/6927).

Olay tutanağından, okul saati dışında saat 19.30 sıralarında kollukça duran araç içerisinde bulunanlara mendil sattığı saptanan mağdurun, harçlık elde etmek için bu işi yaptığını ve bu durumdan sanık annesinin haberinin bulunmadığını beyan etmesi, sanığın da mağdur oğlunun bu şekilde mendil sattığını bilmediğini savunmuş bulunması ve tüm dosya içeriğinden, sanığın oğlu mağdura bu işi yaptırdığına dair kesin ve inandırıcı hiç bir kanıt bulunmaması karşısında, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2013/3621).

Kasten Yaralama ve Kötü Muamele Suçu

Sanığın mağdureyi balkonda kilitleyip, aç bırakması gibi süregelen eylemlerinin “kötü muamele” suçunu oluşturduğu ayrıca elle, terlikle, tabakla vurma eylemlerinin ise “kasten yaralama” eylemini oluşturduğu, yaralama eylemlerinin kötü muamele suçunun unsuru olmayıp ayrı şekilde değerlendirilmesi gerektiği; sanığın ikrarı, mağdurenin ve tanığın beyanları, adli rapor ile mevcut delil durumuna göre sanığın cezalandırılması yerine, hukuka aykırı gerekçeyle sanık hakkında yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar: 2014/26907).

Eziyet Suçu ve Kötü Muamele Suçu Arasındaki Fark

Katılanın eşi ve kaynanası olan sanıkların aynı konutta birlikte yaşadıkları katılana yönelik 96. maddesi kapsamında eziyet boyutuna varmayan hakaret, basit yaralama ve evden atma eylemlerinin bir bütün olarak 232. maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde eziyet suçundan hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2012/28574).

Eşe Karşı Kasten Yaralama ve Kötü Muamele Suçu

Kötü muameleden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanık hakkında eşe karşı kasten yaralama suçu ile kötü muamele suçundan açılan kamu davasında 5237 Sayılı TCK’nin 44. maddesine göre en ağır cezayı içeren suçtan hüküm kurulduğu belirtilerek sanık hakkında en ağır cezayı içeren eşe karşı kasten yaralama suçu yerine kötü muamele suçundan hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 3.Ceza Dairesi - Karar: 2014/30746).

5237 sayılı TCK.nın 232/2. maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunun, yaralama, tehdit, sövme gibi kanunun başka maddelerinde açıkça düzenlenmiş suçlar dışında kalan, çıplak gezdirme, aç bırakma, sürekli alay etme, korkutma gibi merhamet ve şefkatle bağdaşmayan eylemleri kapsadığı, sanığın resmî nikahlı eşi olan mağdureyi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralaması eyleminin, 5237 sayılı TCK.nın 86/2, 3-a maddesine uygun eşe karşı kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek kötü muamele suçundan aynı Kanunun 232/1. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 14.Ceza Dairesi - Karar: 2013/3681).

5237 sayılı TCY’nin düzenlenen aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunma suçu; yaralama, tehdit, sövme gibi Yasanın başka maddelerinde açıkça suç olarak tanımlanmış eylemler dışında kalan, çıplak gezdirme, aç bırakma, sürekli alay etme, korkutma gibi merhamet ve şefkatle bağdaşmayan eylemleri kapsar. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın alkollü olarak nedensiz yere eşi olan mağdureye vurarak kasten yaralama suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 86/2, 86/3-a maddeleri gereğince hüküm kurulması gerekirken, aile bireylerine kötü davranma suçundan hükümlülük kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2010/6251).

Kötü Muamele Suçu ve Cezası

TCK.nun 232/2. maddesinde, idaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişinin cezalandırılacağı belirlenmiştir. Kişilerin idareleri altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya san’atı öğretmekle yükümlü olduğu kimseler üzerinde terbiye etmek, eğitmek görevi dolayısıyla belirli disiplin yetkilerine sahip bulunmaları gerekir; aksi takdirde görev yerine getirilmez. Bu suçlarda temel özellik, kötü davranmadır. Bu kötü davranma, mağdurun dövülmesi, onur ve şerefiyle bağdaşmayan muameleye tabi tutulması, ona acı veren ve insan olarak hak etmediği bir işlem uygulanması olabilir. Sanığın bakıcısı olduğu çocuğa yönelik eyleminde kötü davranma sözkonusu olmakla, dosya kapsamı, mağdur raporu gözetilerek sanığın kötü muamele suçu nedeniyle cezalandırılması hukuka uygundur (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2014/9197).

Fiziksel Şiddet, Hakaret, Yaralama ve Kötü Muamele Suçu Arasındaki Fark

TCK’nın 232/1. maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunun oluşması için mağdura yönelik fiillerin süreklilik arz etmesi ve kanunda düzenlenen ve suç oluşturan fiillerden farklılaşması gerektiği, her türlü kötü muamelenin bu suçun oluşmasını olanaklı kılmayacağı, yarı aç veya susuz bırakma, uyku uyutmamak, zor koşullarda çalışmaya mecbur bırakmak gibi eylemlerin bu suça örnek olabileceği,

İddianamede sanığın eyleminin, eşi olan mağdureye uzun zamandır sürekli hakaret etmek ve fiziksel şiddet uygulamak suretiyle kötü muamelede bulunduğu, olay günü de yine mağdureyi BTM ile düzelebilir şekilde yaraladığı, her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılması şeklinde gösterildiği, mahkemenin de bu kabul ile sanığın hem kasten yaralama hem de kötü muamele suçlarından cezalandırılmasına karar verdiğinin anlaşıldığı, sanığın suç tarihinde gerçekleşen kasten yaralama eyleminden önceki fiziksel şiddet ve hakaret eylemlerinin ayrı ayrı suçlar oluşturması ve başkaca kötü muamele suçundan cezalandırmayı olanaklı kılan suç unsurunun iddianame kapsamında gösterilmemesi karşısında sanığın bu suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar: 2016/15093).

Tehdit, Yaralama ve Kötü Muamele Suçu

TCK’nın 232/1. maddesinde düzenlenen kötü davranma suçu; yaralama, tehdit, sövme gibi Kanunun başka maddelerinde açıkça düzenlenmiş suçlar dışında kalan, çıplak gezdirme, aç bırakma, sürekli alay etme, korkutma gibi merhamet ve şefkatle bağdaşmayan eylemleri kapsar. Somut olayda, sanığın, eşine ve çocuğuna yönelik, tehdit ve yaralama eylemlerinden dolayı ayrıca cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, yerinde görülmeyen gerekçeyle, TCK’nın 232/1. maddesi uyarınca da mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 4.Ceza Dairesi - Karar: 2015/24729).

Hamile Kadını Dövme Kötü Muamele Suçu Teşkil Eder mi?

Somut olayda, sanığın, eşi olan mağdur T. Ş.’yi ilk çocuğuna 6 aylık hamile iken ve çocuklarının doğumundan bir hafta sonra dövmesi, biçimindeki eylemlerinin, TCK’nın 86. maddesinde düzenlenen yaralama suçunu oluşturması karşısında, bu eylemler nedeniyle ayrıca kötü muamele suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeden, ayrıca bu eylemlerden sonra 23.05.2010 tarihine kadar mağdura karşı gerçekleştirdiği ve kötü muamele olarak kabul edilen diğer eylemlerin neler olduğu da denetime olanak verecek biçimde açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle kötü muamele suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 4.Ceza Dairesi - Karar: 2015/24253).

Velayeti Altındaki Çocuğa Kötü Muamele Suçu

Velâyet hakkı kendisinde bulunan oğlu mağdur H.’a aile içi sorunlar nedeniyle baskı yaparak evden kovmak suretiyle mağdurun sekiz gün dışarda kalmasına neden olan sanığın eyleminin TCK.nın 232. maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2014/13117).

Kamu Görevlisinin Kasten Yaralama Suçu ve Kötü Muamele Suçu

Mağdurun öğrenim gördüğü eğitim kurumunun müdürü olan sanığın mağdura yönelik basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaralanmasına neden olan eyleminin, 5237 sayılı TCK.nın 232/2 nci maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunun unsurlarından olan yaralama, tehdit, sövme gibi kanunun başka maddelerinde açıkça düzenlenmiş suçlar dışında kalan, çıplak gezdirme, aç bırakma, sürekli alay etme, korkutma gibi merhamet ve şefkatle bağdaşmayan eylemleri kapsamayıp, kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle 5237 sayılı TCK.nın 86/2, 3-d maddesinde belirtilen kasten yaralama suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, iddianamedeki açıklamalara göre ek savunma verilerek bu suçtan hüküm kurulması gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek kötü muamele suçundan beraat kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 14. Ceza Dairesi -Karar: 2012/6328).

Yeni Doğum Yapan Eşin Dışarı Atılması

Somut olayda, Tosya Asliye Hukuk Mahkemesince, eşine karşı korku ve şiddete yönelik davranışta bulunmamasına ilişkin tedbir kararı verilen sanığın, tedbir süresi dolmadan gerçekleşen tartışma sırasında, iki gün önce doğum yapan eşini kolundan tutup “defol git” diyerek evden dışarıya atma biçimindeki merhamet ve şefkatle bağdaşmayan eyleminin, 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Yasanın 2/4 maddesindeki özel gerçek içtima hükmü uyarınca, hem 4320 sayılı yasa hükümlerine göre verilen koruma kararına aykırı davranma, hem de T.C.Y.’nın 232/1 maddesine uyan kötü muamele suçlarını oluşturduğu gözetilerek her iki yasa ile ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken eşe karşı kötü muamele suçundan sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 4.Ceza Dairesi - Karar: 2011/2345).


İstanbul Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!