0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Adli Para Cezası Nedir? (TCK md.52)

TCK’ya (Türk Ceza Kanunu) göre suç karşılığında hapis ve adli para cezası olmak üzere iki tür ceza yaptırımı uygulanabilir. Adli para cezasına bir suçun cezası olarak yalnızca mahkemeler tarafından hükmedilebilir. Diğer tüm devlet kurumlarının verdiği para cezaları idari para cezasıdır. Adli para cezası, idari para cezasından farklı olarak ödenmediğinde hapis cezası ile sonuçlanabilecek bir yaptırım türüdür. İdari Para Cezası, suç karşılığında verilen bir ceza olmadığı için ödenmediği zaman hapis cezasına çevrilemez.

Kaç Çeşit Adli Para Cezası Vardır?

TCK’daki düzenlemeye göre yargılanan bir şahsa dört farklı yöntemle adli para cezası verilebilir:

  • Doğrudan Verilen Adli Para Cezası: TCK’da herhangi bir suçun karşılığı doğrudan adli para cezası olarak düzenlenmiş ise hakim hapis cezası değil, doğrudan adli para cezası vermek zorundadır. Örneğin, TCK 182/1 maddesi gereği “Taksirle Çevrenin Kirletilmesi” doğrudan adli para cezasını gerektirmektedir.

  • Seçimlik Ceza Olan Adli Para Cezası: TCK’da herhangi bir suçun karşılığı olarak hapis cezası veya adli para cezası yaptırımlarından yalnız birinin uygulanması seçimlik olarak öngörüldüğünde hükmedilen adli para cezası, seçimlik ceza olan adli para cezasıdır. Örneğin, Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kasten yaralama suçunda 4 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilebilir.

  • Hapis Cezasından Çevrilen Adli Para Cezası: Kasten işlenen suçlarda bir yıl ve altındaki hapis cezaları, adli para cezasına çevrilebilir. Taksirle işlenen suçlarda (Örn, trafik kazası neticesinde 2 yıl 6 ay ceza verilse bile) ise ceza miktarına bakılmaksızın tüm cezalar adli para cezasına çevrilebilir.

  • Hapis Cezası ile Birlikte Hükmedilen Adli Para Cezaları: TCK’da bazı suçlar açısından hem hapis hem de adli para cezasının birlikte uygulanması öngörülmüştür. Örneğin; dolandırıcılık suçunda, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmedilir, yani her iki cezaya birlikte hükmedilir.

Hapis Cezasının Adli Para Cezasına Çevrilmesi Şartları

Hapis cezasının para cezasına çevrilmesi kararı, mahkeme tarafından bazı olgular gözlenerek verilir. Suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler mahkeme tarafından tek tek değerlendirilir. Örneğin, suçu işlediği için pişmanlık göstermeyen, saldırgan, hakkında suçta tekerrür hükümleri uygulanan bir failin, mahkum olduğu hapis cezası mahkeme tarafından para cezasına çevrilmez.

  • Kasten İşlenen Suçlar: Kasten işlenen suçlarda (örn, kasten yaralama, hırsızlık, basit dolandırıcılık gibi) hükmedilen hapis cezasının miktarı 1 yıl veya altındaysa, hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.

  • Taksirle İşlenen Suçlar: Taksirle işlenen suçlarda (örn, trafik kazası veya iş kazası neticesinde ölüm gibi) ise hapis cezasının paraya çevrilmesi için bir ceza sınırı yoktur. Taksirle işlenen suçlarda, hükmedilen cezanın miktarı ne olursa olsun (örneğin, taksirle işlenen bir suçtan 5 yıl hapis cezası verilse dahi ) her zaman paraya çevrilebilir. Suç taksirle işlenen suçlardan değilse; 2 yıl, 3 yıl veya 4 yıl gibi hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.

  • Bilinçli Taksirle İşlenen Suçlar: Bilinçli taksirle işlenen suçlar nedeniyle hükmedilen hapis cezaları 1 yıl veya altında ise para cezasına çevrilebilir. Taksirli suçlara ilişkin hapis cezası miktarının dikkate alınmaması şeklindeki kural “bilinçli taksir” halinde uıygulanmaz (TCK md. 50/4).

  • Yukarıda bahsettiğimiz hapis cezalarının paraya çevrilmesi hakimin takdirindedir. Fakat bazı durumlarda hakimin takdir hakkı yoktur, eğer hükmolunan ceza 30 gün ve daha az süreli hapis cezası ise hakim, bu cezayı adli para cezasına veya seçenek yaptırımlara çevirmek zorundadır. Ayrıca, yargılanan kişinin yaşı 18’den küçük veya 65 yaşından büyük olması halinde de, hakim, 1 yıl veya altındaki hapis cezasını adli para cezasına veya seçenek yaprırımlara çevirmek zorundadır (TCK md.50/3).

Hapis Cezası Adli Para Cezasına Çevrilebilen Suçlar

Taksirle adam öldürme suçu, taksirle adam yaralama suçu gibi taksirle işlenebilen (örneğin, trafik kazaları veya iş kazaları) tüm suçlar ceza miktarına bakılmaksızın adli para cezasına çevrilebilir. Yani, taksirle işlenen suçlarda sanık 5 yıl ceza alsa bile bu ceza miktarına bakılmaksızın adli para cezasına çevrilebilir (TCK md. 50/4).

Kasten işlenen ve adli para cezasına çevrilebilecek bazı suçlar aşağıdadır:

Hakkınızda bir ceza davası varsa, suçun niteliği ve olası ceza miktarına göre adli para cezasına çevrilip çevrilmeyeceğini bir Ceza avukatı ile mütalaa ediniz.

Adli Para Cezası Nasıl Hesaplanır? Miktarı En Fazla Ne Kadardır?

Adli para cezası hesaplama yöntemi, ilgili suç düzenlenirken belirlenen ceza alt ve üst sınırları dikkate alınarak belirlenir. Suça ilişkin yaptırımda adli para cezasının alt veya üst sınırı belli değilse, sanık hakkında hükmedilecek adli para cezasının alt sınırı en az 5 gün, en fazla 730 gün kabul edilerek hesaplama yapılacaktır (TCK md. 52/1).

Adli para cezası hesaplanırken hakim önce sanığa verilecek cezanın gün sayısını belirler, belirlenen gün sayısı sanığın sosyal ve ekonomik durumu gözönüne alınarak en 20 TL, en fazla 100 TL’den adli para cezasına çevirir. Örneğin, hakaret suçu nedeniyle sanığın seçimlik ceza olan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinde alt sınır en az 90 gün olarak belirlenir, çünkü suçun hapis cezasının alt sınırı 3 aydır, belirlenen 90 gün en alt miktardan günlüğü 20 TL’den para cezasına çevrildiğinde sanık aleyhine toplam 1800 TL adli para cezasına hükmedilecektir.

Hapis cezası adli para cezasına çevrilirken veya doğrudan adli para cezasına hükmedilirken şu noktalara dikkat edilmelidir:

  • Suçun kanunda belirlenen cezası sadece adli para cezası ise bu durumda genel sınırlar olan en az 5 gün, en fazla 730 gün ceza yaptırımı karşılığında, günlüğü en az 20 TL en fazla 100 TL üzerinden adli para cezası belirlenmelidir (TCK md. 52/1-2).

  • Adli para cezasının üst sınırı 730 gün olmasına rağmen, suçun kanunda belirlenen cezasının üst sınırı daha fazla ise o suça özel düzenlenen adli para cezası dikkate alınmalıdır. Örneğin, nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası (TCK md. 158/1-birinci cümle), 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası ve 5000 güne kadar adli para cezasıdır. Bu suç açısından TCK’da 5000 güne kadar adli para cezası verilebileceği ayrıca düzenlendiğinden, hakim adli para cezasının üst sınırı olan 730 günü aşan bir miktara hükmedebilecektir.

  • Yukarıda nitelikli dolandırıcılık suçu örneğinde olduğu gibi, kanun, hapis cezası ile birlikte adli para cezası öngörmüşse, örneğin kanunda suçun cezası olarak “2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve 10.000 güne kadar adli para cezası” şeklinde bir ibareye yer verilmişse, adli para cezasının alt sınırı kanunda belirtilmediği için mahkeme alt sınırdan ceza vermeyi kararlaştırdığında, genel alt sınır olan 5 günden daha az ceza veremez.

  • Kanunda suçun cezası olarak “1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası” şeklinde bir ibareye yer verilmişse, burdaki adli para cezası ceza hukukunda ‘seçimlik ceza’ olarak tanımlanır. Seçimlik ceza olan adli para cezalarında (kanunda “veya” ibaresi bulunan) hükmedilecek para cezasının alt ve üst sınırı, hapis cezasının alt ve üst sınırıdır. Örneğimizde hapis cezasının alt sınırı 1 yıl, üst sınırı 5 yıl olduğundan, adli para cezasının alt sınırı 365 günden az, üst sınırı da 1825 günden fazla olamaz.

Adli Para Cezası Ertelenir mi?

Cezanın Ertelenmesi kurumu, sadece hapis cezaları için uygulanabilir. Adli para cezasının ertelenmesi, kanuni engel nedeniyle mümkün değildir. TCK’ da ancak hapis cezalarının ertelenebileceği düzenlendiğinden adli para cezaları hakkında erteleme kararı verilemez (TCK md.51). Kişinin mahkum olduğu hapis cezası, seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilse bile ertelenemez.

Adli Para Cezası ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, yargılanan kişi hakkında verilen mahkumiyet hükmünün hiçbir sonuç doğurmaması olarak tarif edilebilir. Kişi 5 yıl gibi bir süreyle denetime tabi tutulur, denetim süresinde suç işlenmezse hakkındaki mahkumiyet kararı ortadan kalkar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık için adli para cezasından çok daha avantajlı bir hukuki statü meydana getirir.

TCK, bazı suçlara yukarıda açıkladığımız üzere doğrudan adli para cezası verilmesini öngörmüştür. Doğrudan adli para cezasına mahkumiyet halinde, adli para cezası verilmesi hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.

TCK, hapis veya adli para cezalarından herhangi birinin sanığa ceza olarak verilmesini seçimlik ceza olarak düzenleyebilmektedir. Adli para cezasının seçimlik ceza olarak düzenlendiği bu tarz suçlarda, adli para cezasına mahkumiyet halinde bu ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.

Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez.

Adli Para Cezasının Ödenmemesi Halinde Ne olur?

Tüm adli para cezaları için, ne şekilde verilmiş olursa olsun (yukarıda açıkladığımız tüm şekillerde verilen adli para cezaları) hükümlüye bir adli para cezası ödeme emri tebliğ edilir. Tebliğ olunan ödeme emriyle hükümlü, belli süre içinde adli para cezasını ödemeye veya kamuya yararlı işte çalışma tedbirini kabul ediyorsa, kabul ettiğini beyan etmeye davet edilir.

  • Hükümlü kamuya yararlı işte çalışmayı kabul ederse; hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Böylelikle hükümlü kamuya yararlı işte çalışarak tüm cezasını infaz edebilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde; çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilir, kalan kısım ise hapis cezasına çevrilir. Hapis cezasına çevrilen cezanın infazı için hükümlü tutuklanarak cezaevine konulur.

  • Adli para cezasını ödemeyen ve kamuya yararlı işte çalışma isteminde bulunmayan hükümlü, belli bir prosedüre göre bazı yükümlülükler içerisine girer. Adli Para Cezası Ödeme Emri üzerine, adli para cezası ödenmez ve kamuya yararlı işte çalışma tedbiri süresi içinde kabul edilmezse; Cumhuriyet Savcısının kararı ile hükümlüye verilen para cezasının ödenmeyen kısmı hapis cezasına çevrilir. Süresinde ödenmeyen veya çalışmayla ilgili denetimli serbestlik kurallarına uymayan hükümlü ile ilgili adli para cezası, hapse çevrildikten sonra ödenirse hükümlü tahliye edilir. Yani, tüm adli para cezaları, ne şekilde hapse çevrilmiş olursa olsun, hükümlü hapisteyken ödenerek tahliyesi sağlanabilir.

Adli para cezasının ödenmemesi, hükümlünün tüm haklarını kaybetmesine yol açmaz. Hükümlü, ister cezaevindeyken isterse dışardayken mahkum olduğu para cezasını ödeyerek her zaman hapis cezasından kurtulabilir.

18 Yaşından Küçük Çocuklar Hakkında Hükmedilen Adli Para Cezası Ödenmezse Ne Olur?

18 yaşından küçük çocuklara verilen adli para cezası ödenmese bile hapse çevrilemez. Adli para cezasının ödenmemesi, hiçbir geliri olmayan küçük çocukların cezaevine girmesine neden olursa hukuk sisteminin kendi içinde çelişkiye düşmesine neden olurdu. Fakat, çocuklara verilen adli para cezasının tahsili amacıyla diğer kamu alacakları için izlenen usul ile icra işlemleri yapılabilir.

5275 Sayılı Kanun’un l06/4. maddesi gereğince “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” hükmü gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 2CD - Karar: 2017/68).

Adli Para Cezasını Taksitle Ödeme Mümkün mü?

Hapis cezasının paraya çevrilmesi, hükümlünün cezaevinden kurtulmasını sağlasa da ödeme güçlüğü çeken kişilerin adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle tekrar cezaevine girmesiyle de sonuçlanabilir. Adli para cezasını taksitlendirme, ödeme güçlüğü çeken kişilerin bu yükümlülüklerini yerine getirmesine yardımcı olan bir imkandır. Adli para cezasını taksitlendirme, kanunun öngördüğü infaz yöntemlerinden biridir. Hakim, yargılanan kişinin ekonomik durumunu göz önüne alarak hükmettiği adli para cezasının 24 aya kadar taksitlendirme yaparak ödenmesine karar verebilir (TCK madde 52). Taksit ödemeleri hükmün kesinleşmesinden itibaren başlar.

Hakim, adli para cezasının bir kerede ödenmesine de karar verebilir. Hakim, yargılanan kişiye 1 yıldan fazla olmamak üzere bir süre belirleyip belirlediği sürede adli para cezasının bir kerede ödenmesine karar verebilir. Bu süre de hükmün kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlar.

Hakim, hükmettiği adli para cezasını taksitlendirmeyebilir veya ödenmesi için belirli bir süre de vermeyebilir. Bu durumda karar kesinleştikten sonra infaz için savcılığa verilir. İnfaz savcılığı hükümlüye ödeme emri göndererek adli para cezasının ödenmesini ister. Hükümlüye ödeme emri tebliğ edilmesinden itibaren 1 ay içinde, hükümlü, adli para cezasının 1/3’ünü öderse, kalanı iki eşit takside bölünerek tahsil edilebilir. Bu şekilde yapılan taksitlendirme işleminden herkes yararlanabilir.

Adli Para Cezası Nereye ve Nasıl Ödenir?

Adli para cezası verilmesine dair hüküm kesinleştikten sonra infazı amacıyla Cumhuriyet Savcılığı’na verilir. Adli Para Cezası’nın nereye ve nasıl ödeneceğine dair ayrıntılı prosedür şu linkte yazdığımız yazıda mevcuttur: Adli Para Cezası Nereye Ödenir?

Adli Para Cezası İtiraz, Temyiz ve İstinaf Sınırı

Adli para cezası, mahkemeler tarafından verilen bir cezadır. Mahkemeler tarafından verilen kararlara karşı itiraz veya istinaf kanun yollarına başvurmak mümkündür. Ancak, adli para cezası aleyhine Temyiz yoluna gitmek mümkün değildir. İstinaf başvurusu üzerine istinaf mahkemesinin verdiği karar kesindir.

İtiraz ve istinaf kanun yollarına ancak kanunun tayin ettiği süreler içerisinde başvurulabilir. İnfaz aşamasına gelmiş adli para cezası aleyhine itiraz, istinaf veya temyiz yoluna gitmek mümkün değildir.

  • Adli Para Cezasına İtiraz: Adli para cezasına itiraz, verilen adli para cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmesi halinde mümkündür. Hakkında HAGB kararı verilen hükümlü mahkumiyet hükmüne itiraz edebilir. İtiraz başvurusu için herhangi bir miktar sınırı mevcut değildir.

  • Adli Para Cezası Aleyhine İstinaf Başvurusu: Adli para cezası aleyhine istinaf kanun yolu ise HAGB kararı dışındaki mahkeme kararları için mümkün olmakla birlikte, doğrudan hükmedilen adli para cezası için istinaf sınırı mevcuttur. Adli para cezası istinaf sınırı 2016 yılı için 3000 (üç bin) TL’dir. İstinaf sınırı, yalnızca “doğrudan” hükmedilen 3000 TL ve altındaki adli para cezaları için geçerlidir. Yani, doğrudan verilen 3000 TL (dahil) ve altındaki adli para cezaları istinaf yoluna gidilemez. Fakat, hapis cezasından çevrilen adli para cezaları için istinaf sınırı yoktur. Hapis cezasından çevrilen adli para cezalarının miktarı ne olursa olsun, isterse 3000 TL’nin altında olsun, bu cezalar aleyhine her zaman istinaf başvurusu yapılabilir.

  • Adli Para Cezasının Temyizi: Miktarı ne olursa olsun adli para cezasına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez (CMK md. 286/2-a). Ayrıca, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi (istinaf mahkemesi) kararları aleyhine temyiz yoluna gidilemez (CMK md. 286/2-c).

Adli Para Cezası İstinaf Sınırı Nasıl Belirlenir?

Bir suç sebebiyle verilen karar içerisinde yer alan cezalardan her biri ayrı bir hükmü oluşturmayıp, bu cezaların tamamı tek bir hükmü meydana getirmektedir. Bunun sonucu olarak çeşitli sebeplerle hükmün içerisinde birden fazla “cezanın” bulunduğu hallerde, istinaf sınırının belirlenmesi açısından cezaların her birinin miktarına değil, toplam ceza miktarına bakılması gerekir. Buna karşılık aynı kararın içerisinde birden çok suça dair hüküm bulunması halinde istinaf sınırı, her hüküm için diğerinden bağımsız olarak ayrı ayrı değerlendirilmelidir (Yargıtay CGK - 2011/41 karar).

İstinaf sınırının altında yaptırım içeren bir hüküm için istinaf yoluna başvurulamaz. Hükümde açık hukuka aykırılıkların bulunması ya da hükmedilmesi gereken bir güvenlik tedbirine hükmedilmemiş olması da, kesin nitelikteki bir hükme, istinaf edilebilirlik vasfı kazandırmaz. İstinaf mahkemesince denetim olanağı bulunmayan bir hükmün de hukuka aykırılıklar taşıdığı gerekçesiyle istinaf başvurusu yoluyla incelenmesi istenemez (Yargıtay CGK-2010/230 karar).

İstinaf sınırının belirlenmesi konusunda dikkat edilmesi gereken diğer hususlar şunlardır (Yargıtay CGK - 2010/230 karar):

  • Müsadere, tekerrür, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakma vb. gibi güvenlik tedbirlerine mahkumiyet halinde; aynı karardaki kesin nitelikteki hükümler için de her yönüyle istinaf başvurusu yapılabilir (Yargıtay CGK 2005/143).

  • İstinaf sınırı altında kalan bir adli para cezası mahkumiyeti ile ilgili suç vasfına yönelik istinaf başvurusu yapıldığında; eğer uygulanması talep edilen suç vasfının cezası kesinlik sınırının üzerindeyse, sadece suç vasfına münhasır olmak üzere istinaf sınırı altında bulunan hüküm dahi istinaf incelemesine tabi tutulabilir (Yargıtay CGK - 2005/151 karar).

  • Yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırının altında kalan, suç vasfı doğru tayin edilmesine rağmen daha ağır bir cezayı gerektiren eyleme istinaf kesinlik sınırının altında ceza verilmiş ve sanığın aleyhine istinaf başvurusu yapılmışsa; mahkeme tarafında hükmedilen ceza istinaf sınırının altında olsa bile, hüküm istinaf incelemesine tabi tutulur (Yargıtay CGK - 2009/94 karar, 2009/209 karar)

Adli Para Cezası Ödenmezse En Fazla Ne Kadar Hapis Yatılır?

Mahkemenin hükmettiği adli para cezası, yukarıda açıkladığımız şekilde miktarı oranınca hapse çevrilir. Ama hükmedilen adli para cezasının miktarı ne olursa olsun, tek mahkeme kararındaki para cezası çok yüksek olsa bile, en fazla 3 yıl hapis cezasına çevrilebilir. Birden fazla mahkeme kararıyla mahkumiyet söz konusu ise hapis cezası toplamı 5 yılı geçemez.

Adli Para Cezası Memuriyete Engel midir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu md.48/5’e göre, ceza mahkemesi kararı memuriyete statüsünün kazanılması veya kaybedilmesi açısından iki şekilde etkili olmaktadır:

  • İşlenen Suçun Ceza Miktarı: Kasten işlenen suçlarda 1 yıl veya daha fazla süreli hapis cezasına mahkum olan kişi devlet memuru olamayacağı gibi mevcut memuriyet statüsünü de kaybeder. Ancak, 1 yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına çevrildiğinde, asıl mahmkumiyet adli para cezası olarak kabul edileceğinden (TCK m.50/5) memuriyet statüsü bu cezadan etkilenmeyecektir. Özellikle tekraren hatırlatalım ki, kasten işlenen suçlarda 1 yıldan fazla hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.

  • İşlenen Suçun Vasfı: Devlet Memurları Kanunu m.48/5 gereği, bazı suçlar memuriyete engel suçlar olarak kabul edilmiştir. Kanuna göre, bu suçlardan vaki mahkumiyet, işlenen suçun vasfı nedeniyle memuriyet statüsünün kazanılmasını engeller veya mevcut memuriyeti de sona erdirir. Devlet Memurları Kanunu’na göre, suç vasfı nedeniyle memuriyete engel suçlardan mahkum olunan cezanın miktarının bir önemi yoktur. Sanığın bu suçlardan mahkum olması yeterli olup mahkum olunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi de memuriyet engelini ortadan kaldırmayacaktır. Örneğin, hırsızlık suçu nedeniyle hükmedilen 10 ay hapis cezası adli para cezasına çevrilse bile, suç vasfı nedeniyle hırsızlık suçu memuriyete engel kabul edildiğinden hükümlü devlet memuru olamayacaktır. Devlet Memurları Kanunu m.48/5’e göre, devlet memurluğuna mutlak bir şekilde engel olan ve bazıları da “yüz kızartcı suç” olarak kabul edilen suçlar şunlardır:

    • Devletin güvenliğine karşı suçlar,
    • Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,
    • Zimmet, irtikâp, rüşvet suçları,
    • Hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma suçları,
    • Hileli iflas suçu,
    • İhaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma suçları,
    • Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,
    • Kaçakçılık suçları.

Adli Para Cezası Adli Sicile İşler mi? Sabıka Kaydı Bilgilerini Nasıl Silebilirim?

Adli para cezası da aynen hapis cezası gibi adli sicil kaydına işler. Adli sicil kaydı, yani sabıka kaydı aldığınızda işlediğiniz suçun karşılığında aldığınız adli para cezası gözükecektir. Adli para cezasını taksitle öderseniz son taksidin ödendiği gün, tamamını tek seferde öderseniz adli para cezasını tamamen ödediğiniz gün cezanız infaz edilmiş sayılır ve hakkınızdaki adli sicil kaydı silinerek bilgiler arşiv kaydına alınır. Adli para cezasına ilişkin Adli Sicil Kaydının Silinmesi, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından kendiliğinden yapılır. Kendiliğinden silinmeyen kayıtlar için dilekçeyle kaydın silinmesi talep edilmelidir.

Adli Para Cezalarında İndirim veya Koşullu Salıverilme Hükümlerinden Yararlanmak Mümkün mü?

Adli para cezası yaptırımının infazına ilişkin hukuk sistemimizde birçok değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikler çoğu zaman uygulamada karışıklığa yol açmaktadır. Adli para cezasının infazına ve koşullu salıverme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin üç dönem mevcuttur:

  • 01.06.2005 Tarihinden Önce İşlenen Suçlara İlişkin İnfaz Dönemi: Suç bu dönemde işlenmişse 647 sayılı infaz kanunu yürürlükte olduğundan verilen para cezasının 2/5’i ödendiği takdirde para cezası infaz edilmiş sayılacaktır. Adli para cezası ödenmediği takdirde günlüğü 100 TL’den hapse çevrilecek, yine 2/5’i hapis cezasından düşülerek geri kalanı infaz ediecektir. Kişi hapiste geçirilen belli bir süre sonunda adli para cezasını ödemek isterse, kalan hapis cezası yine günlüğü 100 TL’den paraya çevrilerek ödenecektir.

  • 01.06.2005 – 01.03.2008 Tarihleri Arasında İşlenen Suçlara İlişkin İnfaz Dönemi: Bu dönemde üçlü bir ayrım vardır. Eğer kanunda doğrudan belirlenmiş bir para cezası verilmişse, günlüğü 100 TL’den hapse çevrilir ve koşullu salıverilmeden yararlanamaz. Eğer adli para cezası, doğrudan gün üzerinden verilmişse, mahkeme hangi miktar üzerinden para cezası vermişse o miktar üzerinden hapse çevirir. Bu durumda da kişi koşullu salıvermeden yararlanamaz. Üçüncü halde, yani hapis cezasından çevrilen para cezalarında ise mahkemenin paraya çevirdiği miktar üzerinden hapse çevrilir. Koşullu salıvermeden yararlanarak cezanın 1/3’ü indirilerek infaz edilir.

  • 01.03.2008- Tarihinden Bugüne Kadar Olan Dönem: Bu tarihten sonra işlenen suçlarda hiçbir şekilde koşullu salıverilme uygulamasından yararlanılamaz. Hakimin yargılama sırasında doğrudan, gün üzerinden veya hapis cezasından çevirdiği para cezası aynen ödenmek zorundadır. Adli para cezası, ödenmediği takdirde hakim, 1 gün karşılığında ne kadar para ödenmesine karar vermişse o miktar üzerinden hapse çevrilir. Kişi hapse konulduktan sonra, adli para cezasını ödemek isterse yattığı süre düşülerek kalan süre hangi miktar üzerinden hapse çevirme işlemi yapılmışsa o miktar üzerinden paraya çevrilir.

01.03.2008 tarihinden sonra adli para cezası ödenmediğinde, koşullu salıverilme hükümleri uygulanamayacağı gibi denetimli serbestlik hükümleri de uygulanamaz. Ceza İnfaz Kanunu m.105/A’da öngörülen koşullu salıverilmeye 1 yıl kaldığında uygulanan denetimli serbestlik kuralı da adli para cezaları açısından uygulanamaz.

Denetimli Serbestlik, bir koşullu salıverilme tedbiri olup adli para cezasından kaynaklanmayan hapis cezaları için geçerlidir.

Uygulamada koşullu salıverme ve adli para cezası ilişkisinin bilinmemesi nedeniyle hak kayıpları yaşanmaktadır. Bu konuyla ilgili mutlaka bir ceza avukatı ile görüş alışverişi yapılmalıdır.

Adli Para Cezası Yargıtay Kararları


Adli Para Cezası Temyiz ve İstinaf Sınırı

Tayin edilen cezanın tür ve miktarına göre; 6217 Sayılı Kanun’un 26. maddesiyle yapılan değişiklik ile 5320 Sayılı Kanuna eklenen ek geçici 2. maddesiyle “..hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000 TL. ( dahil ) ve altındaki adli para cezalarına dair mahkumiyet hükümleri kesindir” hükmü gereğince, sanığa verilen cezanın türü ve miktarı itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 Sayılı Kanun’un 8/1 maddesi ve 317. maddesi uyarınca, sanığın temyiz talebinin isteme uygun olarak REDDİNE karar verilmiştir (Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar: 2016/18925).

Adli Para Cezasının Ödenmemesi ve İnfazı

28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesindeki “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 3.Ceza Dairesi - Karar : 2017/6703).

Hapis Cezasının Adli Para Cezasına veya Seçenek Yaptırıma Çevrilmesi Zorunluluğu

Suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibari ile hapis cezasına mahkumiyetinin bulunmadığı cihetle, 5237 Sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, çocuk hakkında hükmedilen 1 yıldan az kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerekmiştir (Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Karar: 2017/4027).

Sanıklardan T’nin adli sicil kaydında hapis cezasının bulunmaması, M. hakkındaki cezaların ise adli para cezasından ibaret olması karşısında, sanıklar hakkında neticeten verilen 25 gün hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi zorunluluğuna uyulmaması hukuka aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir (Yargıtay 19. Ceza Dairesi - Karar: 2017/29).

Seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, TCK’nın 50/2. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırıdır (Yargıtay 18.Ceza Dairesi - Karar: 2016/15716).

Daha önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmayan ve suç tarihinde onsekiz yaşını tamamlamadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında seçimlik cezalardan tercih edilen ayrı ayrı 3 ay 10’ar gün kısa süreli hapis cezalarının, TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğuna uyulmaması hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza dairesi - Karar: 2016/6141).

Adli Para Cezasında Alt Sınırdan Ayrılma Gerekçesi

Yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi dayanılan gerekçelerin de yasal ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği, yine aynı Kanun’un 3. maddesin 1. fıkrasında ise, “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine” hükmolunacağının belirtildiği, somut olayda mahkemece temel cezanın tespiti sırasında hapis cezası takdiren alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, para cezası tayin edilirken 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesine aykırı olacak şekilde alt sınırdan niçin uzaklaşıldığına dair hiçbir gerekçe gösterilmeden ve hüküm kısmında teşdiden uygulama yapıldığı da belirtilmeden, anılan Kanun’un 52/1. maddesinde gösterilen 5 tam gün sayısı yerine 120 gün adli para cezasına hükmedilmek suretiyle, sanık hakkında fazla ceza tayininde, isabet görülmemiştir (Yargıtay CGK - 2007/152).

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 120 gün olarak tayin edilmesi, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “120 gün”, “40 gün” ve “1.200 TL” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “1 gün” ve “30 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir (Yargıtay 23.Ceza Dairesi - Karar:2016/6896

Sanık hakkında temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle hapis cezası yanında tayin edilen adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması hukuka aykırıdır (Yargıtay 5.Ceza Dairesi - Karar:2016/5668).

Adli Para Cezasının Arttırılması veya İndirilmesi Gün Üzerinden Yapılır

5237 Sayılı TCK.nun 61/8. maddesi hükmü karşısında, adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik arttırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu cezanın belirlenmesi gerektiği halde gün olarak 5 gün adli para cezasının hemen paraya çevrilerek, 168. maddesi gereğince indirimin bu miktar üzerinden yapılması ve yapılan indirim yanlış yapılarak fazla ceza tayini hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2017/364).

Adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılmasından sonra, belirlenen sonuç gün ile TCK’nın 52/2 nci maddesine göre kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle adli para cezasının bulunması gerekirken yazılı şekilde doğrudan uygulama yapılarak TCK’nın 61/8 inci maddesine aykırı davranılması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Karar: 2012/10168).

Mükerrir Sanık Hakkında Hükmedilen Seçimlik Hapis Cezası Adli Para Cezasına Çevrilemez

Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda TCKnın 58/3. maddesi uyarınca, hapis cezasına hükmolunduktan sonra bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeyerek aynı Kanunun 50/2. maddesine aykırı davranılmış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak;

5275 Sayılı Kanun’un 108/2. maddesi5275 Sayılı Kanun’un 108/2. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ancak hapis cezalarında uygulanabileceği gözetilmeden, hükmolunan adli para cezaları hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar: 2017/71).

Nitelikli Dolandırıcılık Suçunda Adli Para Cezasının Belirlenmesi

Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hüküm açısından; 5237 Sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkras 1. fıkrasının (e), (f) (i) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği ve buna göre, haksız menfaat miktarının 11.300 TL, haksız menfaatin iki katının 22.600 TL olduğu dikkate alınarak temel cezanın bu miktardan az olmayacak şekilde belirlenip sanığın 1130 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapmak suretiyle sanığın 941 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den hesap edilmek suretiyle netice olarak 18.820 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, önce temel cezanın uygulama maddesine göre eksik olarak belirlenmesi, daha sonra, verilecek cezanın haksız menfaatin iki katından az olamayacağı gerekçesiyle, adli para cezasının doğrudan haksız menfaatin iki katı olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırıdır (Yargıtay 15. Ceza Dairesi - Karar: 2017/43).

Adli Para Cezası veya Hapis Cezası Tercihinde Çelişki

Daha önce sanık hakkında doğrudan adli para cezası olarak belirlenen hükümlerin, sanığın kazanılmış hakkı korunarak bozulduğu, ancak eski hükümlerden farklı olarak ve cezaların bireyselleştirilmesi sırasında hükümler arasında çelişkiye neden olacak biçimde kasten yaralama suçunda seçimlik cezalardan hapis cezası seçilip ertelenmesi, yine seçimlik ceza içeren hakaret suçunda ise doğrudan adli para cezasına karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar: 2016/14514).

Seçenek yaptırım öngören hakaret suçunda doğrudan adli para cezasına hükmedilebileceği düşünülmeden, önce hapis cezası verilip, sonrasında bu cezanın adli para cezasına çevrilmesi suretiyle TCK’nın 50/2. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırıdır (Yargıtay 18.Ceza Dairesi - Karar: 2016/11732).

Seçimlik Cezalarda Adli Para Cezasına Hükmedilmemesinin Gerekçesi

Hakaret, yaralama ve tehdit suçlarının hapis veya adli para cezası şeklinde seçenekli yaptırım içermesi karşısında, sanık hakkında hangi hukuksal gerekçelerle hapis cezalarının tercih edildiğinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde hükmün gerekçesinde açıklanmaması hukuka aykırı olup bozma nedenidir (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar: 2016/14406).

Adli Para Cezasının Ertelenmesi Mümkün Değildir

Sanık hakkında hapis cezası ve adli para cezası tayin olunması karşısında, ertelemeye ilişikin paragrafın sonuna “verilen cezanın 5237 Sayılı TCK’nun 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine” yazılması suretiyle adli para cezasının da ertelendiği kanaati oluşturulması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi - Karar: 2016/11019).

Adli para cezalarının ertelenmesi mümkün olmamasına karşın, suça sürüklenen çocuk hakkında hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ertelenmesine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 22. Ceza Dairesi - Karar:2016/1165).

Kanun maddesi gereği yalnızca hapis cezalarının ertelenmesi mümkün olup, hapis cezasından çevrilen veya doğrudan hükmolunan adli para cezalarının ertelenmesine imkân bulunmamaktadır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar:2016/955).

5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesi mümkün olmasına, adli para cezasının ertelenmesi olanaklı bulunmamasına rağmen, ertelemenin sadece hapis cezasını içerdiğini belirten bir ifade kullanılmaksızın, her iki cezayı kapsar biçimde sanık hakkında tayin olunan cezanın ertelenmesine karar verilmesi kanuna aykırıdır (Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Karar:2015/18333).

Kesin Nitelikte Adli Para Cezası Tekerrüre Esas Alınmaz

Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına neden olan ilam ile hükmolunan 1.200 TL adli para cezasının kesin nitelikte olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, 5237 Sayılı TCK’nun 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 21. Ceza Dairesi - Karar: 2017/147).

Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Bergama Sulh Ceza Mahkemesi’nce 07.09.2012 tarihinde 2011/28 esas, 2012/692 karar sayılı kararı ile verilen “2000 TL adli para cezasının”nın hüküm tarihi ve miktarı itibarıyla kesin nitelikte olduğu ve tekerrüre esas olamayacağı gözetilmeden TCK’nın 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanması hukuka aykırıdır (Yargıtay 12. Ceza Dairesi Karar: 2016/195)

Adli Para Cezasının Taksitlendirilmesi

1- )18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen para cezasının ödenmemesi halinde, kısa süreli hapis cezasının kısmen veya tamamen infazına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2- )Hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında taksit aralığı gösterilmeden “20 eşit taksitte ödenmesine” şeklinde hüküm kurularak 52/4. maddesine aykırı davranılmış olması hukuka aykırıdır (Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Karar: 2016/11037).

Tayin edilen adli para cezasının taksitlendirilmiş olmasına karşın, taksitlerden biri süresinde ödenmediği takdirde kalan ayların taksitlerinin tamamının sanıktan bir defada alınması ile birlikte, ayrıca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususuna yer verilmemesi taksitlendirmeye dair hüküm fıkrasının sonuna “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” ibaresinin eklenmesine, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmiştir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Karar: 2016/10541).

Sanık hakkında hükmedilen adli para cezası taksitlendirildikten sonra, TCK’nın 52/4. maddesi gereğince, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı yerine; “taksitlerden birisinin süresinde ödenmemesi halinde kısa sureli hapis cezasının kısmen veya tamamen infaz edilmesine” şeklinde hüküm kurulması hukuka aykırı olup; yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta; hükmün taksitlendirmeye dair 6. paragrafının hükümden çıkarılarak, yerine, “Sanığın ekonomik ve şahsi halleri nazara alınarak, hükmedilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi gereğince birer ay ara ile 4 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa bildirilmesine,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmiştir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Karar: 2016/9769).

6136 sayılı Yasanın 15/1. maddesi ile kurulan hüküm sonucu verilen adli para cezasının taksitlendirmesi sırasında, 52/4. maddesi uyarınca taksit sayısının dörtten az olamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2015/24703).

Sanık müdafiinin, lehe hükümlerin uygulanması isteminin, TCK’nın 52/4. maddesindeki taksitlendirme istemini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 15. Ceza Dairesi -Karar: 2014/13071).

Adli Para Cezasını Ödeme Şekli Nasıl Belirlenir?

Adli para cezasının ödeme şeklinin TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca, “mehil verme” veya “taksitlendirme” olarak tercihli düzenlenmesine karşın, her iki seçeneğin de birlikte uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi -Karar: 2016/11623).

Adli Para Cezasının Hesaplanması

5237 Sayılı TCK.nun 61/8. maddesi hükmü karşısında, adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik arttırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu cezanın belirlenmesi gerektiği halde gün olarak 5 gün adli para cezasının hemen paraya çevrilerek, 168. maddesi gereğince indirimin bu miktar üzerinden yapılması ve yapılan indirim yanlış yapılarak fazla ceza tayini hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2017/364).

Gün para cezası sisteminin temel amacı, para cezasının kişinin ödeme gücüne göre belirlenmesi yoluyla, suç işleyen zenginle fakir arasındaki eşitsizliği gidermektir. Bunun yanında sistem, uygulaması basit, etkili, saydam ve para cezasından güdülen amaçları yerine getirebilecek özelliktedir.. .” şeklinde açıklanmıştır. Bu düzenlemeye göre, kanun koyucu “verilen cezadan beklenen etkinin oluşturulabilmesi için adli para cezasının belirlenmesinde kişinin ekonomik gücünün önemli olduğunu” vurgulamış bununla birlikte belirtilen “soyut çerçeve” içerisinde “bir gün karşılığı miktarı takdir etme” yetkisini yargılamayı yapan hakime vermiştir. Hakim bu tespiti yaparken, kolluk güçlerince belirlenen somut verileri göz önünde bulundurmalı, ancak rapordaki subjektif değerlendirmeler ile de bağlı olmamalıdır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Yargılamayı yapan, sanığı birebir gözlemleyen ve somut verileri dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendiren hakim tarafından, hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesi sırasında alt sınır olan “20 Liradan” uzaklaşılarak 30 Lira olarak takdir edilmiş, sonuç adli para cezası da birer ay ara ile 24 eşit taksitte ödenmek üzere taksitlendirilmiştir. Sorgusunun yapılması sırasında sanığın kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alan ve bu konuda dosyada bulunan bilgileri değerlendirerek bir sonuca ulaşan hakimin bu konudaki takdir yetkisine dosya içeriğiyle açıkça çelişmediği sürece müdahale edilmesi yerinde olmayacağı gibi yargılamayı yürüten hakimin takdir alanının bu denli daraltılması müessesenin amaçlarıyla da örtüşmeyecektir. Kaldı ki, hükmolunan sonuç adli para cezasının birer ay ara ile 24 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiş böylece sanığın ekonomik durumu taksitlendirmede de gözönüne alınarak değerlendirilmiştir. Dolayısıyla, sonuç adli para cezası hesaplanırken, bir günün karşılığı uygulanacak para cezasının “30 Lira” olarak takdir edilmesine dair yerel mahkeme direnme kararında isabetsizlik bulunmamaktadır (Yargıtay CGK - Karar: 2014/255).

Adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırının, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırının da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamayacağına ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 61 inci maddesi 9.fıkrasının 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında suç tarihinde para cezasının alt sınırının 5 gün para cezası olmasına rağmen temel para cezası belirlenirken 180 güne denk gelecek biçimde para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Karar: 2012/101

Doğrudan Hükmedilen ve Hapis Cezasından Çevrilen Adli Para Cezası Kararda İçtima Edilemez

6136 sayılı Yasanın 13/1, TCK.nun 62, 52/2. maddeleri gereğince, sanığın hapis cezasından çevrilen 6000 TL ve doğrudan hükmedilen 500 TL adli para cezası olmak üzere toplam 6.500.-TL adli para cezasına mahkumiyetine karar verilmiştir.

5237 sayılı TCK’da cezaların içtimaına dair bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hüküm kurulurken hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilme adli para cezası ile doğrudan verilen adli para cezasının toplanmasına karar verilmesi hukuka aykırı olup, hükmün bozulmasına; bozma gerekçesine göre yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün TCK’nun 52/4. maddesinin uygulandığı bölümde yer alan “toplam 6.500,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “6.000,00 TL ve 500,00 TL” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir (Yargıtay 1.Ceza Dairesi - Karar:2017/835).

Sanığa verilen hapisten çevrilme ve doğrudan adli para cezalarının hükümde ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, içtimasına karar verilmesi, kanuna aykırı ve sanığın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görülmüş ise de, bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, sanık hakkındaki sonuç adli para cezalarının 3.000 TL ve 80 TL olarak ayrı ayrı belirlenmesi suretiyle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmiştir (Yargıtay 18.Ceza Dairesi - Karar:2016/13172).

5237 sayılı TCK, cezaların içtimaına dair bir düzenleme içermediğinden, hapisten çevrilen para cezası ile doğrudan verilen para cezasının toplanması hukuka aykırı olup hükümde ayrı ayrı gösterilmeleri gerekir (Yargıtay 8.Ceza Dairesi - Karar:2016/7238).

5237 sayılı Türk Ceza Kanununda para cezalarının içtimasının düzenlenmediği gibi doğrudan verilen adli para cezası ile hapisten çevrilen para cezalarının infaz rejiminin farklı olduğu gözetilmeden hapisten çevrilen 180 gün karşılığı adli para cezası ile doğrudan verilen 25 gün karşılığı adli para cezasının toplanarak yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8.Ceza Dairesi - Karar:2016/7024).

Doğrudan hükmedilen adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezalarının infaz rejimlerinin farklı olması nedeniyle içtima edileceğine ilişkin TCK’da hüküm bulunmadığı gözetilmeden farklı nitelikteki adli para cezalarının toplanmasına karar verilmesi; doğrudan hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesine yer olmadığına karar verildiği halde, hapis cezasından çevrilen adli para cezası ile içtima ettirildikten sonra tamamımın taksitlendirilmesine karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir (Yargıtay 2.Ceza Dairesi - Karar:2016/10232).

Sanık hakkında verilen 10 ay hapis cezasının ve 4 birim gün karşılığı adli para cezasının adli para cezasına çevrilme işlemlerinin ayrı ayrı yapılması ve içtima edilmemesi gerektiği halde hüküm fıkrasında cezaların içtima edilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 23.Ceza Dairesi - Karar:2016/10310).

Tekerrür Nedeniyle Zorunlu Tercih Edilen Hapis Cezası Adli Para Cezasına Çevrilemez

Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, yüklenen suç için öngörülen seçimlik cezalardan zorunlu olarak tercih edilen hapis cezasının, TCK’nın 50/2 ve 58/3. maddeleri gereğince, adli para cezasına çevrilemeyeceği, ancak TCK’nın 50/1 maddesinde düzenlenen diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 18.Ceza Dairesi - Karar:2016/17734).

Adli Para Cezasının Taksitle Ödenmesi Kararında En Az Dört Taksit Belirlenmelidir

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesinde, “Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.” hükmünün yer aldığı, anılan hüküm gereğince hükmedilen adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine karar verilmesi halinde taksit miktarının dörtten az olamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde taksit miktarının iki olarak belirlenmesi hukuka aykırı olup, hükmün taksitlendirmeye ilişkin paragrafından “2 eşit aylık taksit” ibarelerinin çıkartılarak yerine “4 eşit aylık taksit” ibarelerinin eklenmesine, hükmün diğer kısımlarının aynen korunmasına, infazın bu şekilde yapılmasına karar verilmiştir (Yargıtay 3.Ceza Dairesi - Karar: 2017/6991

Adli Para Cezasının TCK’daki Üst Sınırı Aşılarak Ceza Verilemez

Sanık hakkında gün para cezası tayin edilirken TCK’nın 241. maddesinde (tefecilik suçu) adli para cezasının üst sınırının 5000 gün olduğu gözetilmeden yazılı şekilde 7360 gün olarak tayin edilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 5.Ceza Dairesi - Karar:2016/9076).


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!