0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Denetimli Serbestlik Nedir?

Denetimli serbestlik, yasa tarafından belirlenen deneme süresinde, kişinin cezasının sosyal hayat içerisinde infazına olanak sağlayan bir ceza hukuku kurumudur. Suç işleyen kişi sosyal yaşam içerisinde denetimli serbestlik yoluyla gözlemlenmektedir. Denetimli serbestlik yasası, kişinin ailesiyla bağlarını sürdürebilmesi ve dış dünyayayla uyum sağlayabilmesi gerekçesiyle çıkartılmış bir yasadır. Hükümlü cezasını cezaevinde infaz ederken koşullu salıverilmesine belli bir süre kalınca tahliye edilerek dışarda sosyal hayat içerisinde denetim altında tutulmaktadır. Denetimli serbestlik uygulaması birçok farklı nedenden kaynaklanabilir. Bu yazımızda 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nun 105/A maddesi gereği getirilen denetimli serbestlik uygulamasından bahsedeceğiz.

Denetimli Serbestlik Yasası

Denetimli serbestlik yasası olarak bilinen yasa, esasen 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nun 105/A maddesiyle getirilen düzenlemeleri ifade etmektedir. Bu yasaya denetimli serbestlik yasası denilmesinin sebebi 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu’na yapılan bir ilaveyle birçok kişinin cezaevinden tahliyesinin sağlanmış olmasıdır. Biz de anlaşılır olabilmek için “denetimli serbestlik yasası” kavramını kullanacağız.

01.07.2016 Tarihinden Önce İşlenen Suçlarda Denetimli Serbestlik, Koşullu Salıverilme ve İnfaz

671 sayılı KHK (Kanun Hükmünde Kararname) ile 01.07.2016 tarihinden önce işlenen suçlar açısından ayrı bir denetimli serbestlik ve infaz sisteminin uygulanması kanunlaştırılmıştır. Buna göre 671 sayılı KHK ile 01.07.2016 tarihinden önce işlenen suçlar bakımından şu düzenlemeler getirilmiştir:

  • Denetimli serbestlik süresi 2 yıl olarak uygulanacaktır (671 sayılı KHK md.32/a).
  • Süreli hapis cezalarına mahkum olanlar cezalarının 1/2’sini infaz kurumunda çektikleri takdirde koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanacaktır (671 sayılı KHK md.32/b).

Yukarıdaki her iki düzenleme 01.07.2016 tarihinden önce işlenen suçlar açısından uygulanacaktır. 01.07.2016 tarihinden sonra işlenen suçlarda yukarıda açıkladığımız KHK düzenlemesi değil, 5275 sayılı 105/A maddesinde yer alan eski infaz düzenlemesi geçerli olacaktır. Hemen belirtmek gerekir ki, suçun 01.07.2016 tarihinden önce işlenmiş olması yeterlidir, mahkumiyet daha sonraki bir tarihte gerçekleşse bile, hükümlü KHK’de düzenlenen denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanabilecektir.

  • Aşağıdaki suçları işleyen hükümlüler 671 sayılı KHK hükümlerinden yararlanamaz:

    • Kasten adam öldürme suçu (madde 81,82),
    • Altsoya,üstsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumunda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama,
    • Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (madde 102,103,104,105),
    • Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar: Haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma, verileri yok etmeme (madde 132,133,134,135,136,137,138),
    • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti (madde 188),
    • Devletin güvenliğine karşı suçlar (örgüt üyeliği suçu dahil),
    • Anayasal düzene karşı suçlar,
    • Milli savunmaya karşı suçlar,
    • Devlet sırlarına karşı suçlar,
    • TMK (Terörle Mücadele Kanunu) kapsamına giren suçlar,
    • Örgütlü tüm suçlar (Örgüt üyeliği, yöneticiliği veya kuruculuğu suçlarıyla birlikte işlenen yağma, hırsızlık, adam öldürme vb. gibi tüm suçlar KHK kapsamı dışındadır),
    • Koşullu salıverilme hakkı geri alınan hükümlüler (infazı yananlar) aynı hüküm nedeniyle,
    • Borçlar ve tazminatlar ödenmediği takdirde 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu gereği bankacılık zimmeti suçu,
    • Cezaevinde disiplin cezası alıp da cezası henüz disiplin kurulunca kaldırılmayanlar,
    • Taahhüdü ihlal suçu işleyenler.
  • Cezanın 1/10’unu Kapalı Cezaevinde Geçirme Şartı: 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı yönetmelik değişikliğiyle açık cezaevine geçiş ve dolayısıyla denetimli serbestlik yasası uygulaması değiştirilmiştir. Buna göre, açık cezaevine geçiş ve cezanın 1/10’unu kapalı cezaevinde geçirme şartı şu şekilde uygulanacaktır:

    • 01.07.2016 tarihinden önce işlenip de 671 sayılı KHK’nin infaz rejimi kapsamında olan suçlardan 5 yıldan az ceza alanlar, en fazla 3 gün içinde ‘iyi halli’ olduğu tespit edilince açık cezaevine geçiş ve diğer koşulları varsa derhal denetimli serbestlik uygulamasından yararlanacaktır.
    • 01.07.2016 tarihinden önce işlenip de 671 sayılı KHK’nin infaz rejimi kapsamında olan suçlardan 5 yıl veya daha fazla ceza alanlar, açık cezaevine geçiş ve denetimli serbestlik uygulamasından yararlanabilmek için toplam cezalarının 1/10’unu mutlaka kapalı cezaevinde geçirmek zorundadırlar.

Hükümlünün kapalı cezaevinde geçirmesi gereken süre hesaplanırken tutuklulukta geçirdiği süreler de kapalı cezaevinde geçmesi gereken süreye dahil edilir.

  • 671 sayılı KHK uygulamasına son değişikliklerle birlikte örnekler vermek gerekirse;

    • 4 yıl hapis cezasına mahkum olanlar, açık cezaevinde 2-3 gün kalıp iyi halli olmak kaydıyla koşullu tahliye edilecektir.
    • 4 yıl 6 ay hapis cezası alan hükümlüler, açık cezaevinde 3 ay kalmak şartıyla denetimli serbestlik uygulamasından yararlanabilirler.
    • Kasten işlenen suçlardan 5 yıl veya üstü hapis cezasına mahkum olanlar, cezalarının 1/10’unu kapalı cezaevinde geçirmek zorundadır. Yani, 5 yıl hapis cezası alan bir hükümlü, ancak 6 ay kapalı cezaevinde kalarak 671 sayılı KHK infaz rejiminden yararlanabilir.
    • Taksirle işlenen suçlarda 5 yıl ceza alan bir mahkum, doğrudan açık cezaevinde 6 ay kalmak koşuluyla tahliye edilir. Taksirli suçlarda 5 yıldan fazla hapis cezası alan hükümlüler, cezalarının 1/10’nu kapalı cezaevinde geçirmek şartıyla denetimli serbestlikten yararlanabilir.
    • Kasten ve taksirle işlenen suçlardan; 6 yıl ceza alan bir mahkum, 1 yıl cezaevinde kalmışsa; 7 yıl ceza alan mahkum 1,5 yıl cezaevinde kalmışsa; 8 yıl ceza alan mahkum 2 yıl cezaevinde kalmışsa; 9 yıl ceza alan mahkum 2 yıl 6 ay cezaevinde kalmışsa; 10 yıl ceza alan mahkum 3 yıl cezaevinde kalmışsa koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümleri uygulanarak tahliye edilir.
  • Aynı Hükümlünün Suçlarından Biri KHK Kapsamında, Diğeri Değilse Uygulama Nasıl Olacaktır: Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, hükümlünün işlediği suçlardan birinin KHK kapsamında kalması, diğer suçun KHK’nin kapsamı dışında kalmasıdır. Bu durumda, KHK kapsamında kalan suç vasfında 1/2 infaz indirimi yapılır, KHK kapsamına girmeyen diğer suç için infaz indirimi yapılmadan eski sisteme göre koşullu salıverilme süresi hesaplanır. Böylece şartlı tahliye süresi bulunduktan sonra denetimli serbestlik süresi, eski sistemdeki gibi 1 yıl olarak uygulanır. İnfaz hukuku uygulamasında, cezai içtima hükümlünün aleyhine sonuç doğurduğundan işlediği suçlardan biri KHK kapsamı dışında kalan hükümlü, KHK’deki yeni denetimli serbestlik süresinden yararlanamaz.

  • 647 sayılı Eski İnfaz Kanunu Döneminde -01.06.2005 Tarihinden Önce- Suç İşleyenlerin Durumu: 647 sayılı eski infaz kanunu döneminde, yani 01.06.2005 tarihinden önce suç işleyenler açısından eski infaz oranı olan 2/5 lehe olduğundan, yeni KHK’deki 1/2’lik infaz indirimi oranı uygulanmaz. Ancak, eski infaz oranı üzerinden bulunan şartlı tahliye tarihine 2 yıl kala 671 sayılı KHK ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Suçlardan biri 01.06.2005 tarihinden önce, diğeri ise bu tarihten sonra işlenirse; 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suç için 2/5 olan eski infaz oranı, 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suç için de KHK ile getirilen 1/2 infaz oranı üzerinden koşullu salıverme süresi hesaplanır ve KHK’deki 2 yıllık denetimli serbestlik süresi uygulanır.

  • Adli Para Cezası Alanların Durumu: Adli para cezasına mahkum olanlar, her halükarda adli para cezasını ödemek zorundadırlar, hiçbir şekilde 671 sayılı KHK’de ddüzenlenen koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanamazlar (Ceza infaz Kanunu md.105/A-4 ve md.106/9). Adli para cezası mahkumiyeti, ister doğrudan verilmiş olsun, ister hapis cezasıyla birlikte verilsin veya isterse hapis cezasından çevrilmiş olsun KHK’den yararlanamaz. Aynı hükümde hem adli para cezası hem de hapis cezası varsa, adli para cezası ödendikten veya herhangi bir şekilde infaz edildikten sonra, hapis cezası için KHK’den faydalanılabilir.

  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu (TCK md.87), eş, altsoy, üstsoy veya beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmemişse 671 sayılı KHK’nin infaz uygulamasından yararlanır. KHK’nin kanunlaştığı ilk dönemlerde tümüyle kapsam dışı kaldığı gerekçesiyle uygulama dışı bırakılan bu suça, artık tüm infaz savcılıklarınca 671 sayılı KHK infaz hükümleri uygulanmaktadır.

  • Suçta Tekerrür Halinde Uygulama: Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanan hükümlüler, 671 sayılı KHK kapsamında getirilen cezanın 1/2 infazına ilişkin infaz rejiminden yararlanamazlar, tekerrür halinde infaz oranı 3/4’tür. Ancak, suçta tekerrür hükümleri uygulanan hükümlüler, aynı yasa kapsamında yer alan 2 yıllık denetimli serbestlik tedbiri uygulamasından yararlanabilirler.

  • Suça Teşebbüs, Azmettirme, Yardım Etme: Teşebbüs ve suçu iştirak halleri için KHK’de özel bir düzenleme yoktur. KHK’de yer alan “düzenlemeden yararlanamayacak suçlara” teşebbüs edilmesi, azmettirilmesi veya yardım edilmesi halllerinde KHK’de düzenlenen şartlı tahliye veya denetimli serbestlik uygulamasından yararlanılamaz. Yani, kapsam dışı bırakılan suçlara iştirak edenler veya teşebbüs edenler, suç vasfının 671 sayılı KHK’deki düzenlemesine tabidir.

  • Taksirli Suç ve Olası Kast Halleri: Taksirli suçlar (bilinçli taksir dahil), KHK’de yer alan her türlü hak ve düzenlemeden yararlanabilir. Örneğin, taksirle adam öldürme suçu işleyenler (örn, trafik kazası ile ölüm) KHK’den yararlanabilir. Olası kast açısından özel bir düzenleme yoktur. İşlenen suç, TCK’da hangi maddeyi ihlal ediyorsa KHK’den yararlanıp yaralanmayacağı bu maddeye göre belirlenir. Örneğin, olası kast ile kasten adam öldürmeye teşebbüs suçu işlenmiş olması halinde KHK’den yararlanılamaz. Ancak, TCK md. 86/1 kapsamında olası kast ile kasten yaralama suçu işlendiğinde hükümlünün KHK’den yararlanma hakkı var.

  • Yakalamalı Hükümlülerin Durumu: 01.07.2016 tarihinden önce suç işleyip de ceza mahkumiyeti olan ve infaz savcılığı tarafından gönderilen davetiye uymayarak teslim olmayan veya haklarında doğrudan yakalama kararı çıkartılan hükümlüler, cezasını çekmek üzere ne zaman teslim olurlarsa olsunlar 671 sayılı KHK infaz indirimi ve denetimli serbestlik yasası uygulamasından yararlanırlar.

  • Tutuklu/Tutuksuz Yargılaması Devam Eden Sanıkların Durumu: Yargılaması devam eden sanıklar, suçun 01.07.2016 tarihinden önce işlenmiş olması kaydıyla KHK’den yararlanırlar. Yargılamanın aşaması ne olursa olsun, ceza mahkumiyeti ne zaman kesinleşirse kesinleşsin 671 sayılı KHK’de yer alan infaz indirimi ve denetimli serbestlik tedbiri sanıklara uygulanır. Tutuklu yargılanan sanıkların tutukluluk koşulları değerlendirilirken 671 sayılı KHK’deki infaz indirimi ve denetimli serbestlik süresi mutlaka dikkate alınacaktır. Suç vasfı, KHK kapsamında kalan tutuklular daha erken tahliye edilecektir.

  • Halihazırda Denetimli Serbestlikte Olanların Durumu: Halihazırda denetimli serbestlik tedbiri uygulanan hükümlülerin müddetnamesi yeniden tanzim edilmelidir. KHK kapsamında kalan bir suçtan denetimli serbestlikte olan hükümlü, 1/2 infaz indiriminden faydalanacakları için denetimli serbestlik süresi de kısalacaktır. Örneğin, eski sistemde 3 yıl hapis cezası mahkumiyeti hükümlünün 1 yıl cezaevinde kaldıktan tahliye olduğunu ve denetimli serbestlik tedbiri uygulandıktan 2 ay sonra KHK’nin kanunlaştığını varsaysalım; bu durumda yeni KHK’den yararlanan hükümlüye sadece 4 ay daha denetimli serbestlik uygulanacaktır. Eski infaz sistemiyle hükümlünün 9 ay daha denetimli serbestlik uygulamasıyla geçirmesi gerekirdi.

  • Halihazırda Denetimli Serbestlik Yükümlülüklerini İhlal Edenlerin Durumu: Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak belirlenen yükümlülüklere aykırı hareket edenler (imza ihlali, seminer ihlali, elektronik kelepçenin çıkarılması, belli saatlerde belirlenen yerde olunmaması vs.) 671 sayılı KHK’de yer alan 1/2 infaz indiriminden yararlanabilir, ancak 2 yıllık denetimli serbestlik süresinden yararlanamazlar.

  • Denetimli Serbestlik Altındayken Suç İşleyenlerin Durumu: Denetimli serbestlik yükümlülüklerine uygun hareket etmesine rağmen suç işledikleri gerekçesiyle yargılananlar, suçsuzluk karinesinden yararlandıkları için mahkumiyet kesinleşinceye kadar denetimli serbestlikten yararlanırlar. Mahkumiyet kesinleştiğinde, hükümlünün cezaevine alınarak cezaların toplanmasını gerektiren ayrı bir infaz süreci işleyecektir. Ayrıca, hükümlü suç nedeniyle tutuklanmışsa, tutuklulukta kaldığı süre koşullu salıverilme süresine eklenerek yeniden denetimli serbestlik süresi hesaplanır. Hükümlünün sonraki suç nedeniyle tutuklulukta kaldığı süreyi mahkumiyetinden mahsup hakkı da olduğundan, bu hakkını kullanan hükümlü açısından mahsup dikkate alınarak hesap yapmak gerekecektir.

  • Yurtdışında Yaşayanların Durumu: Yurtdışında yaşayanlar, KHK kapsamında denetimli serbestlik uygulmasından yararlanmak istiyorsa, denetimli serbestlik süresi boyunca Türkiye’de belirlenen yükümlülüklere uygun hareket etmek zorundadır. Konsoloslukta imza veya benzeri bir uygulama mevcut değildir. Denetimli serbestlik yasası, sadece Türkiye sınırları içersinde uygulanabilen bir sistemdir.

  • KHK Tahliye Hesaplama Metodu: Birden fazla hapis cezası varsa tüm cezalar toplanmalıdır. Toplam cezanın 1/2’si bulunmalı, hesaplanan bu cezadan 2 yıl denetimli serbestlik tedbiri düşüldüğünde kalan süre mahkumun şartlı tahliye olabilmesi için cezaevinde kalması gereken süredir. Örneğin, 10 yıl hapis cezası alan bir hükümlünün koşullu salıverilme/şartlı tahliyesi şöyle hesaplanır: 10 yıl hapis cezasının 1/2’si 5 yıldır. 5 yıl hapis cezasından 2 yıllık denetimli serbestlik süresi düşülür, böylece bu mahkumun 3 yıl cezaevinde kalması gerektiği ortaya çıkmış olur.

  • 671 sayılı KHK uygulamasına örnekler vermek gerekirse;

    • 3 yıl hapis cezasına mahkum olanlar, açık cezaevinde 2-3 gün kalıp iyi halli olmak kaydıyla derhal tahliye edilecektir.
    • Kasten işlenen suçlardan 4 yıl veya altı hapis cezasına mahkum olanlar, cezalarının 1/10’unu, yani 4 ay 24 gün kalmak ve iyi halli olmak kaydıyla derhal tahliye edilecektir. Taksirli suçlarda, düzenlemeden yararlanabilmek için 2-3 gün açık cezaevinde kalmak yeterlidir.
    • Kasten veya taksirle işlenen suçlarda, 5 yıl ceza alan bir mahkum, 6 ay cezaevinde kalmışsa koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik uygulanarak tahliye edilecektir.
    • 6 yıl ceza alan bir mahkum, 1 yıl cezaevinde kalmışsa; 7 yıl ceza alan mahkum 1,5 yıl cezaevinde kalmışsa; 8 yıl ceza alan mahkum 2 yıl cezaevinde kalmışsa; 9 yıl ceza alan mahkum 2 yıl 6 ay cezaevinde kalmışsa; 10 yıl ceza alan mahkum 3 yıl cezaevinde kalmışsa koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümleri uygulanarak tahliye edilir.

01.07.2016 Tarihinden Sonra İşlenen Suçlarda Denetimli Serbestlik Kaç Yıl

Denetimli serbestlik yasası, 671 sayılı KHK(Kanun Hükmünde Kararname) ile yeniden düzenlenmiştir. Hükümlü olan kişi henüz cezaevine girmemişse, ceza miktarı ne olursa olsun denetimli serbestlik yasasından yararlanması mümkün değildir. Cezası ne olursa olsun her hükümlü, “iyi halli” olup olmadığının tespiti amacıyla cezaevine girmek zorundadır. Hükümlü, cezaevine girdikten sonra cezaevi idaresi tarafından hükümlünün “iyi halli” olduğuna dair bir değerlendirme raporu hazırlanır ve hükümlü denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak tahliye edilir.

5275 sayılı İnfaz Kanunu’na göre, 01.07.2016 tarihinden sonra işlenen suçlarda koşullu salıverilmesine 1 yıl veya daha az kalan hükümlülerin yazılı talebi halinde cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmı denetimli serbestlik yasası uygulanarak infaz edilir (md. 105/A-1). Örneğin, 3 yıl hapis cezası almış bir hükümlü, 01.11.2016 tarihinde cezaevine girerse koşullu salıverilme tarihi 01.11.2018 olacaktır. Koşullu salıverilme tarihine 1 yıl kala, yani 01.11.2017 tarihinde denetimli serbestlik tedbiri yoluyla tahliyesini talep edebilecektir. Yani, 3 yıl hapis cezası alan bir hükümlü cezaevinde toplam 1 yıl kalacaktır.

  • 01.07.2016 tarihinden sonra işlenen suçlarda mahkeme tarafından toplam 18 ay hapis cezasına mahkum edilen hükümlüler, doğrudan denetimli serbestlik kanunu uygulamasından yararlanabilirler. Çünkü, 18 ay hapis cezası alan hükümlülerin koşullu salıverilme süresine mahkum olunan ceza miktarı itibariyle 12 ay kalmaktadır. Bu nedenle, 18 ay hapis cezası alan mahkumlar 2-3 gün gibi kısa bir süre cezaevinde kalarak “iyi halli” hükümlü oldukları tespit edildikten sonra tahliye edilirler. Ancak, 18 ay hapis cezası alan hükümlüler 31.12.2020 tarihinden sonra cezaevinde 6 ay geçirmek koşuluyla tahliye edilebilirler.

  • 0-6 yaş arası çocuğu bulunan kadın hükümlüler, koşullu salıverilme tarihlerine 2 yıl veya daha az kaldığı takdirde denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanabilecektir (md.105/A-3). Yukarıdaki örnekte 3 yıl ceza alan ve 0-6 yaş arası bir çocuğu bulunan kadın, cezaevine birkaç gün girerek “iyi halli” olduğu tespit edildiğinde denetimli serbestlik yasası yoluyla serbest bırakılabilecektir.

  • Maruz kaldıkları ağır hastalık veya yaşlılık nedeniyle hayatlarını yalnız sürdüremeyenler, koşullu salıverilmelerine 3 yıl veya daha az bir süre kaldığında denetimli serbestlik yasası yoluyla tahliye olabilecektir (105/A-3). Ancak, bu durumlarının tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca tespit edilip Adli Tıp Kurumu tarafından onaylanması gerekir.

Denetimli Serbestlik Şartları

Denetimli serbestlik yasası, cezaevinde bulunan her hükümlünün doğrudan yararlanabileceği bir yasa değildir. Denetimli serbestlik uygulama koşulları suçun niteliğine (açık cezaevine geçiş açısından), cezanın miktarına ve hükümlünün kişiliğine göre farklılık gösterir. Hükümlünün mahkum olduğu ceza kararı sayısının birden fazla olması nedeniyle karmaşık bir infaz uygulaması meydana gelebilir. Bu durumda, hükümlünün hukuki statüsünün mutlaka bir Ceza avukatı ile mütalaa edilmesi gerekir.

Hükümlünün denetimli serbestlik uygulamasından yararlanabilmesi için bazı şartları yerine getirmesi gerekir. Bu şartlar;

Denetimli Serbestlik Yasasından Yararlanmak İsteyen Hükümlünün Son 6 Ayını Açık Cezaevinde Geçirmesi Şartı

Son 6 ayını cezaevinde geçirme şartı, 01.01.2016 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nun geçici 4. maddesi değişikliği gereği 31.12.2020 tarihine kadar uygulanmayacaktır. Bu tarihten sonra denetimli serbestlik yasasından yararlanarak tahliye olmak isteyen hükümlülerin son 6 ayını açık cezaevinde geçirmiş olması gerekir (md.105/A-1). Ancak, 31.12.2020 tarihine kadar denetimli serbestlik yasasından faydalanmak için 6 ay açık cezaevine kalma şartı mevcut değildir. Hükümlünün açık cezaevine geçiş hakkı elde etmiş olması yeterlidir.

Açık Cezaevine Ayrılma Şartları, 22.08.2015 ve 18.08.2016 tarihlerinde yapılan bir yönetmelik değişikliğiyle yeniden düzenlenmiştir. Yeni yönetmeliğe göre toplam cezasının 1/10’unu kapalı cezaevinde geçiren ve koşullu salıverilmesine belli bir süre kalan kişi açık cezaevine ayrılma hakkı kazanmaktadır. Açık cezaevine ayrılma koşulları daha kolay hale getirildiğinden denetimli serbestlik yasasından yararlanmak da kolaylaşmıştır. Yeni yönetmelik ile bazı suçlar için açık cezaevine geçme koşulları diğer suçlardan daha zordur. Her hükümlünün öznel durumunun değerlendirilmesi için bir ceza avukatı ile görüşülmelidir.

Hemen belirtelim ki, 31.12.2020 tarihinden sonra hükümlü son 6 ayını açık cezaevinde geçirmese bile, açık cezaevine ayrılma şartlarını son 6 aydan beri taşıyorsa denetimli serbestlik yasasından yararlanabilir. Yani hükümlü, kapalı cezaevinde olmasına rağmen kendi iradesi dışında, örneğin yer yokluğu nedeniyle, açık cezaevine gönderilememişse açık cezaevine ayrılma şartlarını taşıdığı için denetimli serbestlik yasasından yararlanabilir.

Hükümlünün İyi Halli Olması Şartı

Hükümlünün denetimli serbestlik yasasından yararlanabilmesi için “iyi halli” olması gerekir. Hükümlünün iyi halli olup olmadığı, cezaevi idaresi tarafından hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak karar verilir. Hükümlünün hazırlanan bu rapora karşı ceza infaz hakimliğine itiraz hakkı vardır.

Hükümlünün Denetimli Serbestlik Yasasından Yararlanma Talepli Dilekçe Vermesi

Denetimli serbestlik tedbiri ancak hükümlünün talebi halinde uygulanabilir. Denetimli serbestlik yasası, kendiliğinden uygulanabilen bir yasa değildir. Hükümlü cezaevindeyken denetimli serbestlik yasasından yararlanmak istediğini beyan ederek talepte bulunursa gerekli işlemler başlar. Hükümlü, denetimli serbestlikten yararlanma talebini bir Denetimli Serbestlikten Yararlanma Dilekçesi ile İnfaz Hakimliği’ne bildirdiğinde, İnfaz Hakimliği bu taleple ilgili en kısa sürede karar vermek zorundadır.

Hükümlü denetimli serbestlik yasası gereği serbest bırakıldıktan sonra deyim yerindeyse toplum içinde gözlenmeye başlanır. Hükümlü, kendisi için belirlenen tedbirlere uymak zorundadır. Örneğin, kamuya yararlı bir işte çalışmasına karar verilmişse bu yükümlülüğü ihlal edemez. Bir bölgede veya konutta denetim altında olması kararlaştırılmışsa o bölge veya konuttan ayrılamaz.

Çocuk Hükümlülerde Denetimli Serbestlik Yasası Nasıl Uygulanır

Çocuk cezaevinde hükümlü statüsü kazanarak çocuk eğitimevine gönderilen hükümlülerden eğitimine devam etmeyenler 18 yaşını bitirdiklerinde, eğitimine devam edenler 21 yaşını bitirdiklerinde suç türüne bakılmaksızın ve olan ğitime devam etmeyenler on sekiz yaşını bitirdiklerinde, eğitime devam edenler ise yirmi bir yaşını bitirdiklerinde suç türüne ve cezaevinde kaldığı süreye bakılmaksızın açık cezaevine gönderilir. Açık cezaevine geçen çocukların 18 yaşını doldurmadan önce işlediği diğer suçların cezaları da ne zaman kesinleşirse kesinleşsin açık cezaevinde infaz edilir.

Çocuk hükümlülerin denetimli serbestlik yasasından yararlanabilmesi için toplam cezalarının 1/5’ini çocuk eğitimevinde geçirmesi ve koşullu salıverilmesine 1 yıl kalması gerekir.

Denetimli Serbestliğe Uymama

Hükümlü denetimli serbestlik yasası ile getirilen kurallara uyacağını taahhüt ettiği için tahliye edilmektedir. Denetimli serbestliğe uymama halinde kişinin yararlandığı infaz şekli ortadan kalkar. Denetimli serbestlik uygulamasının ihlali halinde hükümle tekrar cezaevine alınır. Denetimli serbestlik, birçok farklı şekilde ihlal edilebilir. Aşağıdaki şartlara uymayan hükümlünün denetimli serbestlik yasasını ihlal ettiği kabul edilmektedir:

Tahliye Olduktan 3 Gün İçinde Başvurma Şartının İhlali

Hükümlü tahliye olduktan sonra üç gün içinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne başvurarak hakkındaki tedbire uygun programa katılmaya başlamalıdır. Bu kurala uymadığı taktirde denetimli serbestlik yasasını ihlal etmiş sayılır. Denetimli serbestlik yasası ihlal edildiğinde hükümlü yararlandığı şartlı tahliye hakkını kaybederek tekrar cezaevine alınır.

Hükümlünün Denetimli Serbestlik Müdürlüğü Programına Uymamada Israr Etmesi

Hükümlü denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından belirlenen programa devam etmek zorundadır. Hükümlünün müdürlüğün belirlediği “programa riayet etmemede ısrar etmesi” halinde denetimli serbestlik yasası ihlal edilmiş sayılır. Uygulamada belirlenen programa iki kez riayet edilmemesi “programa uymamada ısrar” olarak kabul ediliyor. Nitekim Yargıtay, bir kez imza atmayan bir kez de görüşmeye gitmeyen kişinin denetimli serbestlik yasasını ihlal ettiğini kabul etmiştir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi – 2015/1863 karar).

Hükümlünün Denetimli Serbestlik Yasasından Yararlanma Talebinden Vazgeçmesi

Hükümlü, denetimli serbestlik yasasından faydalanarak tahliye olduktan sonra kendiliğinden de bu hakkından feragat edebilir. Hükümlü açısından denetimli serbestlik tedbirleri daha ağır gelebilir, özel bir gerekçe göstermeden talepte bulunursa denetimli serbestlik kanunu nedeniyle yapılan uygulamaya son verilerek cezası cezaevinde infaz edilmeye devam edilir.

Denetimli serbestlik ve Adli Para Cezası

Adli para cezası ödenmezse hükümlü önce kamuya yararlı bir işte çalışmaya davet edilir, kamuya yararlı işte çalışma şartı da hükümlü tarafından yerine getirilmezse adli para cezası hapis cezasına çevrilir. Adli para cezası ödenmediği için hapis cezasına çevrilirse hükümlü hakkında denetimli serbestlik kanunu hükümleri uygulanamaz. Denetimli serbestlik, yalnızca mahkeme tarafından verilen doğrudan hapis cezaları için uygulanabilecek bir kurumdur. Bu nedenle, adli para cezaları için bir koşullu salıverilme biçimi olan denetimli serbestlik uygulanamaz.

Denetimli Serbestlik Yasası’nın İhlali ve Sonuçları

Denetimli serbestliğe uymama, hükümlünün daha ağır sonuçlarla karşılaşmasına neden olabilir. Prensip olarak denetimli serbestlik yasasını ihlal eden hükümlü, cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının infaz edilmesi için tekrar cezaevine alınır. Ancak dışarda denetimli serbestlik kanunu uygulamasından yararlanarak geçirdiği süreler cezasından indirilir. Yani denetimli serbestlik dosyası kapatılana kadar kişinin dışarda geçirdiği süreler aynen cezaevinde geçirilmiş gibi kabul edilir.

Denetimli serbestlik uygulamasında hükümlüler en çok imza ihlali yapmaktadır. İmzaya gitmemek de önemli bir denetimli serbestlik kuralının ihlalidir. Üst üste iki kez imza ihlali yapanların denetimli serbestlik kararı geri alınır.

Hükümlünün tahliye olduktan sonra denetimli serbestlik müdürlüğüne 3 gün içinde müracaat zorunluluğu vardır. Hükümlü, 3 günlük sürenin bitiminden itibaren 2 gün içinde müracaat etmezse hakkında TCK md. 292’de düzenlenen “Hükümlü ve Tutuklunun Kaçması” gereği soruşturma başlatılır. Aynı durum, kapalı cezaevine iade kararı verilip de 2 gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etmeyen hükümlüler için de geçerlidir.

Denetimli Serbestlik hükümlerinin nasıl uygulanacağı Denetimli Serbestlik Yönetmeliği ile düzenlenmiştir.

Denetimli Serbestlik ve 01.01.2020 Tarihi İtibariyle 6 Ay Açık Cezaevi Şartı

Denetimli serbestlik, bir infaz hukuku kurumudur. İnfaza dair hukuk kuralları derhal uygulanmak zorundadır. Yani, infaza dair bir yasal düzenleme yürürlüğe girdiği zaman aynı durumdaki herkese eşit olarak derhal uygulanmalıdır.

01.01.2020 tarihinden itibaren, denetimli serbestlikten faydalanmak için açık cezaevinde 6 ay kalma şartı yürürlüğe girecektir. Mevcut düzenlemeye göre bu tarihten itibaren denetimli serbestlikten yararlanmak isteyen tüm hükümlüler, 6 ay açık cezaevinde kalmalı veya kalma hakkını elde etmelidir. Aksi halde, 2020 yılından itibaren denetimli serbestlik kanunu uygulamasından faydanılması mümkün değildir.

Denetimli Serbestlik Yasası ve Uygulanan Bazı Suç Tipleri

Mevcut denetimli serbestlik kanunu, tüm suç tipleri ve hükümlüler hakkında uygulanmaktadır. Ancak, denetimli serbestlik tedbiri 31.12.2020 tarihinden sonra bazı hükümlüler açısından uygulanamayacaktır. Koşulları aşağıda belirtilen mahkumların 31.12.2020 tarihinden itibaren denetimli serbestlik yasası hükümlerinden yararlanması mümkün değildir:

  • Ağırlaştırılmış hapis cezası alan hükümlüler,
  • Örgütlü suçlardan mahkum olanlar,
  • Siyasi suçlardan dolayı mahkum olanlar.

Bazı hükümlüler de denetimli serbestlik yasası uygulamasından geçici olarak yararlanamazlar:

  • Cezası infaz edilmekteyken başka bir suçtan tutuklanan hükümlülerin tutukluluğu bitinceye kadar,
  • Üç ve daha fazla hücre cezası alıp son hücreye koyma cezasının kaldırılması üzerinden üç yıl geçmemiş olanlar.

Denetimli serbestlik, halihazırda tüm suç tiplerine 1 yıl olarak uygulanan bir koşullu salıverilme biçimidir. Denetimli serbestlik tedbiri suçlara bazı örnekler aşağıdadır:

Denetimli Serbestlik ve Suçta Tekerrür

Suçta tekerrür, ilk işlediği suç kesinleşen hükümlünün belli bir süre sonra ikinci bir suç işlemesidir. Hükümlünün işlediği ikinci suça “tekerrür” hükümleri uygulanarak koşullu salıverilme tarihi hesaplanır. İşlediği ikinci suç da kesinleşen hükümlünün üçüncü bir suç işlemesi halinde “ikinci kez tekerrür” söz konusu olur.

Tekerrür hükümleri açısından özellikle vurgulamak gerekir ki; ilk kez tekerrür hükümleri uygulanan hükümlü denetimli serbestlik tedbirinden yararlanabilir. Ancak, “ikinci kez tekerrür” hükümleri uygulanan hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinden ve koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanması mümkün değildir.

Koşullu Salıverilme Şartları ve Denetimli Serbestlik Yasası

Koşullu salıverilme (şartlı tahliye), cezasının bir kısmı cezaevinde infaz edilen “iyi halli” hükümlünün, cezasının kalan kısmını dışarda toplum içinde belli şartlara uyarak geçirmesini sağlayan bir cezanın infazı kurumudur. Koşullu salıverilme süresi denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı tarihin tespiti açısından önemlidir. Yukarıda açıkladığımız üzere, 01.07.2016 tarihinden önce işlenen suçlarda koşullu salıverilme tarihine 2 yıl, 01.07.2016 tarihinden sonra işlenen suçlarda koşullu salıverilme tarihine 2 yıl kalan iyi halli hükümlü denetimli serbestlik yasasından yararlanabilir. 5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanunu‘nun 107. maddesine göre koşullu salıverme şartları şu şekildedir:

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan iyi halli hükümlüler, 30 yıl fiilen cezaevinde kaldıktan sonra koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanabilirler.
  • Müebbet hapis cezası alan iyi halli hükümlüler, 24 yıl fiilen cezaevinde kaldıktan sonra şartlı salıverme hükümlerinden yararlanabilirler.
  • Siyasi suçlar ve örgütlü suçlarlardan hapis cezası alan iyi halli hükümlüler, cezalarının 3/4’ünü iyi halli olarak cezaevinde geçirerek koşullu salıverme hükümlerinden yararlanabilirler.
  • Diğer tüm süreli hapis cezalarına mahkumiyet halinde, hükmedilen hapis cezasının 2/3’ünün iyi halli olarak cezaevinde geçiren hükümlü koşullu salıverme hükümleri uygulanarak tahliye edilir.

Koşullu salıverilme kararı kural olarak mahkumiyet hükmünü veren mahkeme tarafından verilmelidir. Ancak, hükümlü mahkumiyet hükmünü veren mahkemenin yargı çevresi dışındaki bir cezaevinde bulunuyorsa, cezaevinde kaldığı yerde mevcut olan aynı derecedeki mahkeme tarafından şartlı salıverilme kararı verilmelidir. Mahkeme, cezaevi idaresinin hazırlayacağı gerekçeli raporu uygun bulursa hükümlünün şartlı salıverilme yoluyla tahliyesine karar verebilir.

Hükümlünün koşullu salıverilme tarihine 1 yıl kala infaz hakimliği tarafından denetimli serbestlik yasası uygulandığında, ayrıca koşullu salıverilme kararı verilmesi gerekli değildir.

Hükümlü, tahliye edildikten sonra denetim süresi içinde “hapis cezası gerektiren kasıtlı bir suç” işlerse koşullu salıverilmenin geri alınmasına karar verilir. Suçun hapis cezasını gerektirmesi demek, hem kanunda suçun cezası olarak adli para cezasının değil hapis cezasının belirlenmiş olması hem de mahkemenin yargılama neticesinde verdiği cezanın da hapis cezası olması demektir. Yani, mahkeme denetim süresi içinde işlenen suç nedeniyle önce hapis cezası verir, daha sonra bu hapis cezasını adli para cezasına çevirirse hükümlü hakkında koşullu salıverilmenin geri alınması kararı verilemez. (Yargıtay 1. C.D. 2013/1575 karar).

Denetimli Serbestlik Yasası Yargıtay Kararları


  • Hükümlü, 06.06.2015 tarihli “vakıa sorumlusu görüşmesi”ne katılmayarak, ilk kez ihlalde bulunmuş, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından 30.06.2015 tarihli müzekkkere ile uyarılmıştır. İlk uyarıdan sonra hükümlü 28.08.2016 tarihli grup çalışmasına katılmamış, bunun üzerinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğü hiçbir ihtara gerek görmeden dosyayı kapatmış, infaz hakimliği tarafından hükümlünün kapalı cezaevine gönderilmesine karar verilmiştir. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a göre “denetim planına uymamakta ısrar etme” en az iki usulüne uygun ihtara rağmen hükümlünün davete icabet etmemesi ya da başka bir yolla haberdar olmasına rağmen denetime uymamakta ısrar etmesi halinde söz konusu olabilir. Somut olayda hükümlüye ikinci ihtar yapılmadığından denetimli serbestlik yasası ihlal edilmemiştir, hükümlünün kapalı cezaevine gönderilmesine yönelik infaz hakimliği kararı hukuka aykırıdır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - 2016/3083 karar).

  • 0-6 yaş grubu çocuğu olan anne, denetimli serbestlik yasası uygulamasından koşullu salıverilmesine 2 yıl süre kala yararlanabilir. Ancak, çocuğun 0-6 yaş aralığında olup olmadığının tespiti için annenin cezaevine alındığı tarih değil, denetimli serbestlik yasasına başvuru tarihi, yani koşullu salıverilmeye 2 yıldan az sürenin kaldığı tarih esas alınmalıdır. Başvuru tarihi itibariyle çocuk 6 yaşını geçmişse, anne uygulamadan yararlanamaz (Yargıtay 19. Ceza Dairesi - 2015/3782 karar - Tarih:31.7.2015).

  • Denetimli serbestlik tedbirinin iki kez ihlal edilmesi, “yükümlülüklere uymamada ısrar etme” anlamına gelir. İki kez ihlale neden olarak yükümlülüklere uymamada ısrar eden hükümlü hakkındaki infaza son verilir ve infaz kaydı kapatılır. Ancak, yükümlülükleri iki kez ihlali nedeniyle infaza son verilebilmesi için ilk ihlalden hemen sonra hükümlüye bir “uyarı yazısı” tebliğ edilmelidir. Uyarı yazısı tebliğ edilmemişse, hükümlü hakkında denetimli serbestlik yasası uygulamasına son verilemez (Yargıtay 7. Ceza Dairesi - 2015/21337 karar).

  • Hakkında denetimli serbestlik yasası uygulaması devam eden hükümlü başka bir suçtan tutuklanmıştır. Başka suçtan kaynaklanan tutuklama, hükümlüye uygulanan koşullu salıverilme tedbirinin hükümlü tarafından ihlal edildiği anlamına gelmez. Hükümlünün başka suç nedeniyle tutuklulukta kaldığı süre, şartlı tahliye süresine eklenerek yeni bir şartlı tahliye tarihi belirlenerek denetimli serbestlik yasası uygulaması yapılmalıdır. Kaldı ki hükümlü, tutuklulukta geçirdiği süreyi şartlı tahliyeye eklemek yerine, cezasında mahsup edilmesini de talep edebilir (Yargıtay 19. Ceza Dairesi - 2015/9220 karar).

  • Hükümlü aynı infaz döneminde ancak 1 yıl süreyle denetimli serbestlik yasası uygulamasından yararlanabilir. Hükümlü daha önce yasa kapsamında tedbirden belli bir süre yararlandıktan sonra, “denetim süresi içinde kesinleşen mahkumiyeti” nedeniyle denetimli serbestlik yasası nedeniyle ikinci kez 1 yıllık bir erken koşullu salıverilme süresi talep edemez. Yapılması gereken, infaz edilmekte olan ilk mahkumiyeti nedeniyle hükümlünün dışarda geçirdiği denetim süresinin 1 yıllık süreden düşürülmesi, arta kalan sürenin ise toplam ceza miktarı üzerinden hesaplanan koşullu salıverilme tarihinden düşürülerek denetimli serbestlik yasasının uygulanması gerekir (Yargıtay 19. Ceza Dairesi - 2015/6313 karar).

  • Ödeme taahhüdünü ihlal suçu nedeniyle verilen ceza, disiplin hapsi olarak kabul edilmektedir. Disiplin ve tazyik hapsi niteliğindeki cezalar, klasik “hapis cezası” niteliğinde değildir. Tazyik hapsi cezalarında, kişi kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiğinde serbest bırakılır. Bu nedenle, bu tarz cezalarda denetimli serbestlik yasası uygulanamaz (Yargıtay 11. Ceza Dairesi- 2013/4666 karar).

  • Hükümlü denetimli serbestlik yasası ile tahliye olduktan sonra bir kez bireysel görüşmeye, bir kez de imza atmaya gitmemiştir. Hükümlünün denetimli serbestlik yasası uygulanarak tahliye edildiği tarih olan 30.07.2013 tarihi ile denetim dosyasının kapatılmasına neden olan son ihlalin yapıldığı tarih olan 28.09.2013 tarihi arasında denetimli serbestlik ile dışarıda geçirdiği süre cezasından düşülerek kalan cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının cezaevinde infazı zorunludur (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - 2014/1863 karar).

  • Hükümlünün aynı mahkeme kararıyla hem hapis cezasına hem de adli para cezasına mahkum olması halinde, cezaların sıraya konularak infazı gereklidir. Her ceza için ayrı ayrı denetimli serbestlik yasasından yararlanılamaz. Denetimli serbestlik yasasından ancak bir kez yararlanılabilir (Yargıtay 11. Ceza Dairesi - 2014/7852 karar).

  • Hükümlü hakkında farklı mahkemelerce verilen kasten yaralama ve uyuşturucu madde ticaretine dair mahkumiyetler toplanararak toplam 5 yıl 10 ay hapis cezası tespit edilmiştir. Hükümlü iki farklı mahkeme kararı olsa bile denetimli serbestlik yasasından ancak bir kez yararlanabilir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi - 2014/467 karar).

  • Hükümlü, denetimli serbestlik yasasından yararlanarak tahliye olduktan sonra, denetim süresi içinde yeniden bir suç işlemiş ve söz konusu suça ilişkin mahkemece verilen mahkumiyet hükmü kesinleşmiştir. Bu durumda hükümlü, denetimli serbestlik hükümlerine aykırı hareket ettiğinden her iki suça ilişkin hapis cezası cezaevinde infaz edilmelidir (Yargıtay 11. Ceza Dairesi - 2014/459 karar).

Denetimli Serbestlik ve Adli Sicil Kaydı

Adli sicil kaydının silinmesi, cezanın infaz edilmesi ve belli koşulların gerçekleşmesi halinde mümkündür. Denetimli serbestlik yasası uygulaması da adli sicil kaydına kaydedilmektedir. Denetimli serbestlikten yararlanarak hükümlünün ne zaman tahliye edildiği, aynı şekilde ne zaman cezasının infaz edildiği adli sicil kaydında -sabıka kaydında- yer almaktadır. Denetimli serbestlik yasası uygulanan hükümlü ile ilgili bilgiler Adli Sicil Kanunu’nda yer alan şartların gerçekleşmesi halinde adli sicil kaydından silinebilir.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!