0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Tehdit Suçu Nedir? (TCK m.106)

Tehdit suçu, meydana gelmesi failin iradesine bağlı olan bir kötülüğün, belli bir kişiye karşı gelecekte muhtemelen gerçekleşecekmiş gibi gösterilmesidir. Tehdit suçu, haksız bir zarara veya kötülüğe uğratılacağının bir kimseye bildirilmesiyle meydana gelir. Tehdit suçunun oluşmasına neden olan bu bildirim, söz ile yapılabileceği gibi davranış yoluyla da yapılabilir.

Tehdit suçunda korunan hukuki değer, kişilerin iç barışı, karar verme ve hareket etme özgürlüğüdür. Fail, fiili işlerken tehdit boyutunu aşacak söz ve davranışlar icra ederse “Şantaj Suçu” oluşabilir.

Tehdit Suçu Kimler Aleyhine İşlenebilir?

Tehdit suçu, ancak gerçek kişiler aleyhine işlenebilir.

Tüzel kişiler (şirketler, vakıflar, dernekler vs.) aleyhine tehdit suçunun işlenmesi mümkün değildir. Çünkü tehdit suçu ile kişilerin manevi dünyası korunmaktadır. Örneğin, “B şirketini yok edeceğim “ şeklindeki bir beyan B şirketi açısından tehdit suçunu oluşturamaz, koşulları varsa ortakları veya çalışanları aleyhine tehdit olarak kabul edilebilir.

Tehdit Suçunun Hukuki Niteliği

Tehdit suçu, hukuki niteliği itibariyle bir tehlike suçudur. Mağduru korkutmak amacıyla işlenen bir suç olduğu için tehdit teşkil eden söz ve davranışın başka bir somut zarar meydana getirip getirmediğinin önemi yoktur. Örneğin, “seni bıçaklayacağım” sözleri tehdit suçunu oluşturur, failin tehdit suçundan cezalandırılması için tehdit ettiği kişiye karşı bıçakla adam yaralama suçunu işlemek üzere harekete geçip geçmediğinin bir önemi yoktur.

Tehdit Suçu Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma

Tehdit suçunun yalnızca malvarlığına yönelen basit şekli şikayete tabidir. Bu nedenle aşağıda açıkladığımız malvarlığı değerlerine yönelen tehdit suçunda şikayet süresi 6 aydır. Şikayet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren başlar.

Tehdit suçunun yaşam hakkına yönelik basit şeklinde ve diğer tüm nitelik halleri takibi şikayete bağlı suçlar kategorisinde değildir. Bu suçlar açısından şikayet hakkı, dava zamanaşımı süresi olan 8 yıl içinde kullanılabilir ve suç dava zamanaşımı süresi içinde soruşturulabilir.

Tehdit suçunun TCK md.106/1’de düzenlenen temel şekli, taraflar arasında uzlaştırma prosedürünün uygulanmasını gerektiren suçlardandır. Uzlaşma kapsamında olan suçlarda, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında öncelikle uzlaştırma prosedürünün uygulanması, uzlaşma sağlanmazsa soruşturmaya veya yargılamaya devam edilmesi gerekir.

Tehdit Suçunun Şartları

  • Tehdit suçunun meydana gelmesi için ağır ve haksız bir zarara uğratılacağının mağdura bildirilmesi gerekir. Tehdit, gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte gerçekleşme ihtimali olan bir kötülüğün, fail tarafından gerçekleşecek gibi gösterilmesidir.

  • Tehdit, mağdurun karar verme ve özgür hareket etme özgürlüğünü kısıtlayacak, mağdurun iç huzurunu bozacak ve onu endişeye sevkedecek nitelikte olmalıdır. Fiil, endişe yaratmaya elverişli değilse tehdit suçu oluşmaz.

  • Tehdit suçunun manevi unsuru açısından genel kast yeterlidir. Suçu işleyenin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, mağdura verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Tehdit fiilinde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet olmalıdır, aksi takdirde tehdit kastının varlığından bahsedilemez.

  • Tehdit şuçu şartlarının oluşup oluşmadığı olaysal değerlendirilmelidir. Fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, karşılıklı icra edilen davranışlar, sözlerin söylenme nedeni ve söylendiği koşullar dikkate alınarak tehdit suçunun şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılmalıdır. Ayrıca fail ve mağdurun kimlikleri, konumları ve kişilik özellikleri de tehdit suçunun şartları açısından ipuçları verdiğinden fiil ile birlikte değerlendirilmelidir.

Tehdit Suçu ve Kavga Sırasında Söylenen Sözler

Kavga sırasında söylenen sözler, o anki ruh halinden kaynaklanan, ani ve kızgınlıkla söylenen sözler olabilir. Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak haksız tahrik nedeniyle indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.

Somut olayda; mahkemenin kabulüne göre sanığın tartışma ve kavga sırasında katılana söylediği “Senin kafanı koparır aşağı atarım” biçimindeki sözlerin objektif olarak korkutucu nitelikte bulunması ve tehdit suçunda tasarlama unsurunun aranmaması nedeniyle tehdit suçunun oluşacağı gözetilmeden, tartışma sırasında fevren söylendiği tehdit kastının bulunmadığı şeklindeki, kanuni ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Y4CD-K.2014/3045).

Basit Tehdit Suçu ve Cezası (TCK m.106/1)

Tehdit suçunun basit halinde, mağdur haksız bir zarara uğratılacağı gerekçesiyle tehdit edilmekte, ancak mağdurun uğrayacağı muhtemel zarar ağır nitelikte bir zarar değildir. Basit tehdit suçunun yaşam hakkı veya malvarlığı değerlerine yönelen iki şekli vardır:

  • Tehdit suçunun basit şeklinin yaşam hakkı değerlerine yönelmesi halinde cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Yani, bir kişiye karşı tehdit suçu işlemek kastıyla “seni öldüreceğim” demek tehdit suçunun yaşam hakkı değerlerine yönelen basit şeklinin oluşmasına neden olur.

  • Malvarlığı değerlerine yönelik basit tehdit suçunda, suçun cezası 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Malvarlığı, ekonomik değeri olan her türlü menkul, gayrimenkul, işletme vb. gibi değerleri ifade eder. Mağdura, “senin arabanı yakacağım” demek suçun malvarlığına yönelen basit şeklini oluşturur. Yukarıda ifade ettiğimiz üzere malvarlığı değerlerine yönelen basit tehdit suçu mağdurun şikayetine bağlı olarak soruşturulur.

Nitelikli Tehdit Suçu ve Cezası (TCK m.106/2)

Mağdurun daha savunmasız bırakılması veya daha çok korkutulması nedeniyle tehdit suçunun nitelikli hallerinin, yani ağır hallerinin işlenmesi halinde kanun ceza arttırımı yapılmasını öngörmüştür. Tehdit suçunun ağır hallerinin işlenmesi halinde faile 2 yıl ile 5 yıl arasında bir ceza verilmesi gerekir.

İddianın ağırlığı nedeniyle suçun bu halinde bir Ceza avukatı vasıtasıyla savunma yapmak veya iddiada bulunmak yararlı olacaktır.

Tehdit suçunun nitelikli, yani daha ağır cezayı gerektiren halleri şunlardır:

Silahla Tehdit Suçu

Tehdit suçunun nitelikli hali olan silahla tehdit suçunun vücut bulması için silahın, bizzat mağdur tarafından görülebileceği, hissedilebileceği, tehdidin mağdurun üzerindeki etkisini artıracak biçimde teşhiri veya kullanılması gerekir. Mağdurun yokluğunda gerçekleştirilen tehdit eyleminin, silahla tehdit suçunu oluşturabilmesi için silahın, mağdurun evi, arabası gibi daimi kullanımında olan eşyalarında hasar, iz, emare gibi belirtiler oluşturacak ve bu suretle tehdidin mağdurun üzerinde meydana getirdiği korkunun etkisini artıracak tarzda kullanılması icap eder. Bu itibarla, mağdurun yokluğunda gerçekleşen tehdit eyleminde, salt silah teşhir edilmiş olması, suçun nitelikli halinin oluşumu için yeterli sayılamayacaktır.

Mağdur suçta kullanılan silahın kuru sıkı bir tabanca olduğunu bilmiyor ise, kuru sıkı tabanaca ile yapılan tehdit de silahlı tehdit suçu kapsamında değerlendirilir. Ancak, mağdur silahın kuru sıkı olduğunu biliyorsa, silahla tehdit suçunun unsurları oluşmaz:

Mağdurun sanığın elindeki tabancanın kurusıkı olduğu bildiğini beyan etmesi karşısında, söz konusu tabancanın tehdit suçu açısından silah niteliğinde olduğu kabul edilemeyeceği gözetilmeden hüküm kurulması bozma nedenidir (Y4CD-K.2012/3464).

Kendini Tanınmayacak Hale Koyarak Tehdit Suçu

Tehdit suçunu işleyen kişi, kendisini mağdur tarafından tanınmayacak hale koyarsa suçun ağırlaştırılmış hali işlenmiş olur. Suçu işleyen kişinin korkutucu olması şart değildir, önemli olan mağdur tarafından tanınmayacak şekilde hareket etmesidir. Örneğin, suçu işleyen kişinin maske takması veya takma sakal takması gibi.

Birden Fazla Kişiyle Birlikte Tehdit Suçu

Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde mağdur üzerinde korkuyu arttıran bir faktördür. Bu nedenle kanun, birden fazla kişiyle birlikte işlenen tehdit suçuna daha ağır ceza verilmesine gerek görmüştür. Tehdit fiilini işleyen kişi sayısının en az 2 veya daha fazla kişi olması gerekir.

Maddede geçen birden fazla kişi teriminden anlaşılması gereken iki ve daha fazla kişidir. Bu nitelikli halin uygulanması için birden fazla kişinin suçun icra hareketlerini müşterek fail olarak sorumluluğu gerektirecek şekilde birlikte gerçekleştirmiş olması gerekir. Birlikte ifadesiyle her ikisinin de bu olaya asli fail olarak katılması ve birlikteliğin korkutucu gücünü mağdura yansıtmış olmaları gerekir. Yüze karşı tehditte birlikteliğin gerçekleşmesi için her iki failin de bizzat olay yerinde olması gerekir. (YCGK-K.2017/35).

İmzasız Mektup Yoluyla Tehdit Suçu

İmzasız mektup ile kastedilen suçu işleyen kişinin kimliğinin mektuptan anlaşılamamasıdır. İmzasız mektup, tehditin nerden geldiğini bilmediği için mağduru daha çok korkutmakta, tehditin kaynağını bilmediği için de mağdur savunmasız kalmaktadır. Bu nedenle yasa tehdit suçunun imzasız mektup yoluyla işlenmesi cezayı arttıran bir neden olarak kabul edilmiştir. Ancak yazılan mektubun altında imza veya isim olmasa bile, mektubun kim tarafından yazıldığı mağdur tarafından hemen fark edilebiliyorsa ceza arttırımı yoluna gidilemez.

Örgüt İsmi Kullanarak Tehdit Suçu

Tehdit suçu işleyen kişinin bir örgütün ismini kullanarak mağduru tehdit etmesi halinde ceza arttırımı yoluna gidilir. İsmi kullanılan örgüt, var olan bir örgüt olabileceği gibi, gerçekte var olmayan hayali bir örgüt de olabilir. Örgütün niteliği önemli değildir. Örgüt, dini, siyasi veya bir mafya örgütü olabilir. Örgüt ismi kullanılarak mağdurun korkutulması suçun oluşması için yeterlidir.

Özel İşaretlerle Tehdit Suçu

Tehdit suçunun özel işaretlerle işlenip işlenmediğini somut olayların özelliğine göre değerlendirmek gerekir. Örneğin, belli bir bölgedeki kişilerin evlerinin kapısına çarpı işareti yapılması veya kuru kafa çizilmesi, tehdit suçunun özel işaretlerle işlenmiş halinin oluşmasına neden olur.

Tehdit Suçu ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında verilen kararın hukuk sisteminde hiçbir sonuç doğurmaması ve iyi halli geçirilen belli bir denetim süresi sonunda davanın düşmesiyle neticelenen bir muhakeme hukuku kurumudur.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, tehdit suçu açısından da uygulanabilir. Mağdur, tehdit suçu nedeniyle genellikle doğrudan maddi bir zarara uğramaz. Bu nedenle hükmün açıklanamsının geri bırakılması kurumunun bu suç açısından uygulanabilmesi için zararın giderilmesi koşulu aranmaz.

Tehdit suçu, çoğu zaman “Hakaret Suçu” ile birlikte işlenmektedir. Hakaret suçu ile birlikte işlenmesi halinde dahi doğrudan oluşan bir maddi zarar olmadığı için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verebilmek için zararın giderilmesi koşulu aranmaz.

Tehdit Suçu Cezasının Ertelenmesi veya Adli Para Cezasına Çevrilmesi

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Tehdit suçu nedeniyle ceza mahkemesi tarafından hükmedilen hapis cezası, belli koşullarda adli para cezasına çevrilebilir.

Erteleme, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Tehdit suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi de mümkündür.

Tehdit Suçu Yargıtay Kararları


Sair Tehdit Suçu

Sanığın, müştekinin telefonuna gönderdiği mesajlardan birisinde “ ama artık bitti Berat bu gece kendi canına kıyacak “ şeklindeki sözlerin, müştekiye yönelik bir tehdit unsuru içermediği, diğer mesajda geçen “Ben karakoldayım rahatladın mı şerefsiz, elbet bu cezam bitecek “ şeklindeki sözlerin ise sair tehdit suçunu oluşturabileceği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile TCK’nın 106/1-1., 43. maddelerinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2018/122).

Akrabalar Arasında Tehdit Suçu

Sanığın sarhoş bir vaziyette, babası olan mağduru itekleyerek “burayı yakacağım, ölmediniz ki elinizden kurtulayım” diye tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, öfkenin suç kastını kaldırmayacağı ve tehdit suçunda tasarlama öğesinin bulunmadığı, ayrıca tehditin objektif olarak korku yaratacak nitelikte bulunduğu bu nedenlerle olayda tehdit suçunun oluştuğu gözetilmeden, sanığın tehdit kastının bulunmadığı, sözlerin mağdur üzerinde ciddi endişe ve korku yaratacak nitelikte bulunmadığı nedenlerine dayanılarak yasal temelden yoksun gerekçeyle hükümlülüğü yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Karar: 2005/19478).

İşyerine Ateş Etmek Suretiyle Silahla Tehdit Suçu

Sanığın mağdurun işyerine doğru tabanca ile ateş etmesi şeklindeki eylemin, 5237 sayılı Tck’nın 106/2-a maddesinde tanımlanan silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır. Fail silahlı tehdit suçundan cezalandırılmalıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2014/11609, Karar No: 2015/17483, Tarih: 16.2.2015).

Mektup Yoluyla Hakaret ve Tehdit Suçu İşlenmesi

Sanık arakadaşına gönderdiği mektupla mahkumiyet kararı veren mahkeme üyelerini tehdit ve hakaret eylemlerinin aynı mektup içeriğinde yer alsa da, tehdit ve hakaret suçlarının ayrı ayrı suçlar oluşturduğu, suç oluşturan birden fazla eylem bulunması nedeniyle fikri içtimaya ilişkin TCK’nın 44. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle, tehdit ve hakaret suçlarından ayrı ayrı ceza verilmesi gerekir, yalnızca hakaret suçundan hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2009/11495 karar).

Silahla Tehdit Suçu ve Mala Zarar Verme

25 metre mesafeden mağduru doğrudan hedef almaksızın, mağdurun otomobilinin alt ve yere yakın bölgelerine isabet sağlayacak şekilde birden fazla ateş edip yaptığı atışlar sonucu otomobilde maddi zararın oluştuğu olayda; tek eylemle biri başkasının malına zarar verme suçu ve diğeri silahla tehdit suçu olmak üzere iki suç oluşup, TCK’nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan TCK’nın 106/2-a maddesi uyarınca sanığın cezalandırılması gerekir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar No: 2013/7594).

Silahla Tehdit ve Genel Güvenliği Kasten Tehlikeye Sokma

Müşteki ile arasında bir alacak meselesi bulunan sanığın, müştekinin evinin önüne gelip, “bu sana ders olsun” diyerek havaya birkaç el ateş etmesinden ibaret eyleminin, TCK’nın 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu ancak aynı Kanunun 44. maddesi uyarınca, sadece en ağır cezayı gerektiren tehdit suçundan hükümlülük kararı verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ve kanuni olmayan hukuki nitelendirme ile ayrıca TCK’nın 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi bozma nedenidir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2016/2101).

Sanığın, müştekinin altı dükkan üstü ev olan ikametine av tüfeğiyle iki el ateş etmekten ibaret eyleminin; 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit ve 170/1-c maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu, aynı Kanunun 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükmü uyarınca, sadece daha ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, yetersiz ve Kanuni olmayan gerekçelerle, 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamında basit tehdit ve aynı Kanunun 170/1-c kapsamında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından iki ayrı mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2013/15558).

Silahla Tehdit Suçunda Alt Sınırdan Uzaklaşma Gerekçesi

5237 Sayılı T.C.K.nun 170/1. maddesinde: “eylem başka bir suç oluştursa bile, …” ( genel tehlike yaratma suçundan dolayı ) ayrıca ceza verileceğine dair bir düzenlemenin bulunmaması ve incelenen olayda sanığın, daha önceden mağdura “seni öldüreceğim, yaşatmayacağım” diyerek silahla mağdurun bulunduğu yöne doğru 1 el ateş etmesinden ibaret eylem sebebiyle sanık hakkında 44. maddesi aracılığıyla 106/2-a maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken, ayrıca 170/1-c maddesi uyarınca hüküm kurulması bozma nedenidir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2013/17430).

Korkutmak Amacıyla Caddede Silahla Havaya Ateş Açmak

Sanığın silahla kardeşi olan temyiz dışı diğer sanığın arkasından mağdura ait işyerine gittiği, işyerindeki kavga esnasında ve kaçarken cadde üzerinde mağdur ve yakınlarını korkutmak amacıyla havaya 8 el ateş etmek şekilnde gerçekleşen eyleminin 106/2-a madde ve fıkrasında tanımlanan silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, bozma nedenidir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2017/3694).

Tehdit Suçunda Muhtemel Haksız Saldırı Unsuru

“Dua et meslek mensubumsun ve de üstelik resmisin yoksa, bana ayak üstü tehditler savuracak adamı burada döverdim” şeklindeki sözler ileride gerçekleşmesi haksız bir saldırı niteliğinde olmadığından tehdit suçunun şartları oluşmamıştır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar No: 2013/13806).

Failin Tehdit Kastıyla Hareket Ettiğini Gösteren Olgular

“Kardeşim karşımdan çek git, ben seni tanımıyorum, bu araziye kimse çivi çakamaz, burada herhangi bir çivi dahi çakılsa burayı tekrar darmadağın eder, tekrar yıkarım” şeklindeki sözler, failin daha önce aynı fiili işlemiş olması nedeniyle tehdit kastıyla söylendiğinden tehdit suçunu meydana getirir (Yargıtay 15. Ceza Dairesi - Karar No: 2012/42149).

Taksi Ücretini Ödememek İçin Silah Çekmek Tehdit Suçudur

Fail, bindiği taksiden inerek taksiciye ücretini ödemeyeceğini söylemiştir. Taksicinin “haraç mı alıyorsun” sözü üzerine silahını çıkararak “evet haraç alıyorum” şeklindeki sözleri yağma suçunu değil, TCK 106/2-a’daki silahla tehdit suçunu oluşturur (Yargıtay Ceza Genel Kurulu -Karar No: 2013/35).

Kamu Görevlisinin Kamusal Yetkiyi Kullanmakla Tehdit Etmesi

Belde Belediye Başkanı olan sanığın belde sakinlerinden birinin evini icra yoluyla satın alan şahsın eşini makamına çağırıp “evini eski sahibine satılması hususundaki teklifinin kabul olunmaması üzerine “bu evi sana yar etmem, zaten ruhsatı yok yıktırırım şeklindeki sözleri tehdit suçunu oluşturur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli ve uygun olması yeterlidir. Ayrıca somut olayda muhatap üzerinde etkili olması gerekli değildir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar No: 2011/17641).

Eski Kız Arkadaşını Tehdit Etme

Eski kız arkadaşına “Benden kolay kurtulamazsın, seni bırakmam, inan yüzüne kezzap dökerim” şeklinde not gönderen failin fiili tehdit suçunu oluşturur. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup, genel kast suçun yasal tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Tehdit suçunda, olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar No: 2009/14671).

Sair Tehdit Suçu (TCK 106/1-2.cümle)

İddianamede, sanığın duruşmanın bitiminde müştekilere parmağını sallayarak onlara hitaben “az kaldı, göstereceğim, ben bu adaletten korkmuyorum, cezaevinden çıkacağım gösteririm” şeklinde sözler söyleyerek tehdit ettiği belirtilerek TCK’nın 106/1-2.cümlesinin uygulanması istemiyle kamu davası açıldığı, mahkemece de eylem iddianamede açıklandığı şekilde kabul edildiği halde suçun nitelendirilmesinde hataya düşülerek sanığın TCK’nın 106/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Oluşa uygun kabule göre, sanığın katılanlara söylediği iddia ve kabul edilen “Az kaldı, göstereceğim, ben bu adaletten korkmuyorum, cezaevinden çıkacağım gösteririm” biçimindeki sözler mağdurların hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirmeyi bildirme niteliğinde olmayıp, maddede sayılan hangi hukuksal değere yönelik olduğu açıkça belli olmadığından ikinci cümle kapsamındaki sair tehdit suçunu oluşturmaktadır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar:2017/17953).

Suç Örgütlerinin Korkutucu Gücünden Yararlanarak Tehdit Suçu

TCK’nın 106/2-d maddesinde tanımlanan ağırlaştırıcı nedeninin uygulanabilmesi için, tehdit “var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak” işlenmelidir. Bendin uygulanabilmesi için failin, var olan veya var sayılan suç örgütüne üye olması, yöneticisi olması gerekmediği gibi suç örgütünün, eylemden önce hukuken TCK’nın 220. maddesi ya da 3713 sayılı Kanun kapsamında örgüt olarak kabul edilmiş olması da şart değildir. Bendin ağırlaştırıcı neden olarak kabulü, tehdidin kaynağının suçla irtibatlı organize bir güce dayanması nedeniyle gerçekleştirilme olasılığının yüksekliği, tehlikenin nerede, ne zaman ve ne şekilde geleceğinin kestirilememesi, buna bağlı olarak da korunma ya da savunma yapmanın zor oluşudur. Korkutucu güç olarak “var olan veya var sayılan suç örgütlerinin” kullanılması, fiilin tehlikeliliğini, failin ise ciddiliğini, kararlılığını ortaya koyarken, mağdurda, muhatap olacağı bireysel tehdide göre daha yoğun korku, kaygı ve endişe yaratmaktadır. Mağdurun, bireysel tehdide göre daha yoğun korku, kaygı ve endişeye maruz kaldığının kabul edilebilmesi için, failin, suç örgütüyle dolaylı bile olsa bağlantısı olduğu veya olabileceği ya da en azından suç örgütü ile zayıf da olsa irtibatının bulunduğu ihtimaline inanmasını gerektirecek makul nedenlerinin bulunması gerekir. Yargılamaya konu somut olayda; medikal malzeme satan sanığın, e-mail adresinden müştekinin yetkilisi olduğu … Gazetesi’nin e-mail adresine “İğrenç bir milletsiniz, size kucak açıp bağrına basan bu millete karşı düşmanlığınız ve bize her fırsatta çamur atmanız tam bir iğrençlik ve bunun sorumlusu bu hükümet. Siz iğrenç, sadakatsiz, üç kuruşa milletini vatanını satacak milletsiniz. Unutmayın bizde daha çok Çatlılar, Samastlar var pis ermeniler” şeklinde tehdit içerikli mail göndermesi üzerine, iddianamede sanığın TCK’nın 106/2-b-d maddesinin uygulanması isteğiyle dava açıldığı, aynı gerekçelerle TCK’nın 106/2-d maddesiyle mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. Ancak, yargılama konusu tehdit suçunda bir suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanma öğesinin ne şekilde gerçekleştiği ve bunun sübutuna dair kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp, kanıtlarla ilişkili biçimde tartışılmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle suçun nitelikli halinin oluştuğu kabul edilip hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2015/25931).

Kavga Sırasında Söylenen Sözler ve Tehdit Suçunda Kast

Kavga ve tartışma sırasında, haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma sebebiyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi ve önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulünün mümkün olmaması karşısında, mahkemece “sanığın sarf ettiği, tehdit içerir sözlerin bu tartışma ve kavga sırasında söylendiği, tartışma ve kavga sırasında söylenen tehdit içerir sözlerin de tehditin ciddi ve korkutucu olma özelliklerini taşımayacağı” şeklindeki kanuni olmayan ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2016/11397).

Kızgınlık ve Öfkeyle Tehdit Suçu

Mahkemenin kabulüne göre sanığın katılana söylediği “evi boşaltsınlar, boşaltmazlarsa elime et keserini alıp geleceğim, olay çıkaracağım, ben kafama koyduğumu yaparım bilirsin” biçimindeki sözlerin objektif olarak korkutucu nitelikte bulunması ve tehdit suçunda tasarlama unsurunun aranmaması nedeniyle tehdit suçunun oluşacağı gözetilmeden, kızgınlık ve öfke haliyle söylendiği, tehdit kastının bulunmadığı şeklindeki, kanuni ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 14.Ceza Dairesi - Karar: 2015/18626).

Tehdit Suçuna Elverişli Olmayan Sözler

Sanığın, katılana söylediği kabul edilen, “elbette bir gün sizin de ayağınız kayar, sen de buraya düşeceksin, nice paşalar geldi, elbette düştükten sonra hesaplaşacağız” biçimindeki sözlerin, sonuç almaya elverişli, objektif olarak katılan üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte bulunmaması nedeniyle tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 18.Ceza Dairesi - Karar: 2016/14424).

Gıyapta Tehdit Suçunda Mağdurun Tehditi Duyması Şart Değildir

Tehdit eyleminden kurulan hükme gelince;

Sanığın, kardeşi olan mağdur Taner’in yaşadığı konutun önüne elinde tüfekle gelerek “Taner dışarı çıksın onu vuracağım sonra da kendimi vuracağım” diyerek av tüfeği ile havaya iki el ateş ettiği iddiasıyla dava açıldığı anlaşılmıştır.

Sanığın, uzun süredir konuşmadığı ancak akrabaların araya girmesi ile barıştığı kardeşi mağdur Taner’le başka bir köyde tartıştığı, daha sonra aşırı alkollü olduğu halde yanında tüfekle Taner’in evinin önüne gelerek evde olduğu zannıyla “Taner dışarı çıksın, kendimi de Taner’i de vuracağım” dediği, havaya iki el ateş ettiği, kendisine müdahale ederek elindeki tüfeği almaya çalışan babasına da tüfekle vurarak yaraladığı, mağdur Taner’in bu sırada evde olmadığı, annesi olan tanık Selcan’dan, kardeşi olan sanığın babasını yaraladığını öğrenerek evine geldiği, aynı gün alınan kolluk ifadesinde “avlusunun içinde tüfekle ateş eden kardeşinden şikayetçi olduğunu” söylediği, mahkemece, “sanığın bu tehdit sözlerinin müşteki Taner’e iletilmediği ve müştekinin de bu olaydan haberinin olmadığı, olay yerinde de müştekinin bulunmadığı, bu durumda sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı” şeklindeki gerekçelerle beraat kararı verilmiş ise de, sanığın, mağdurun konutunun önünde ateş ettiğinden haberdar olduğu, bu durumda iletme kastının varlığının da kabulü gerektiği, mağdur tehdit içeren sözleri duymamış, ateş edilmeyi görmemiş olsa da gıyabında tehdit suçunun oluştuğu gözetilmeden, yasal olmayan gerekçelerle beraat kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2016/8736).

İnternet Üzerinden Tehdit Suçunda Delillerin Araştırılması

Şikayetçi vekili tarafından sunulan 14/03/2017 havale tarihli şikayet dilekçesinde, M…‘nun facebookta yer alan M… isimli hesabından paylaştığı canlı yayın videosunun altına, 12/03/2017 tarihinde M… kullanıcı ismiyle “M…, seni öyle bir döverim ki vücudunda kırılmadık kemik bırakmam. Adam ol aklını başına al” şeklinde tehditte bulunulduğunun belirtildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve şikayetçi vekiline 05/04/2017 tarihinde tebliğ edildiği, anılan karara şikayetçi vekili tarafından eksik incelemeyle karar verildiği gerekçesiyle 20/04/2017 tarihinde itiraz edildiği, itirazın, mercii Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin kesin nitelikteki kararıyla reddedildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;

Her ne kadar facebook, twitter, instagram isimli sosyal paylaşım siteleri ile ilgili olarak yapılan istinabe taleplerini ABD adIî makamlarının cevaplamadığı, bu nedenle şüphelinin fiziki kimliğine ulaşılamadığı, ilgili sitenin bağlı olduğu internet servis sağlayıcılarının ve yer sağlayıcılarının yurtdışı kaynaklı olduğu ve yabancı ülke şirket ve sunucularının kullanılması nedeniyle elektronik delil elde etme imkânının da mevcut olmadığı, bilişim suçlarının yapısı gereği İnternet ortamında elde edilebilecek delillerin yokluğu ve şüpheli ya da şüphelilerin teşhis edilememesi halinde başka türlü delil elde etme olanağının bulunmadığı, bu aşamada soruşturmanın devamı halinde yeni delillere ulaşmanın teknik ve hukukî açıdan mümkün olmadığı, müştekinin şikâyetine konu edindiği olay ile ilgili olarak şüpheli ya da şüphelilere ulaşılmasına imkân veren hiçbir delil de sunmadığı gerekçeleriyle şikayetçinin iddiaların soyut nitelikte kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar karar verilmiş ise de, şüphelinin facebook adlı sosyal paylaşım sitesindeki profil bilgilerinin ve diğer hususların araştırılarak şüphelinin kimlik bilgilerinin tespit edilmeye çalışılması, ABD adlî makamlarıyla istinabe yapılması ve sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik soruşturma neticesinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve bu nedenle itirazın reddine dair mercii Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin kararında isabet bulunmadığı anlaşılmıştır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar : 2018/4172).

Silahla Tehdit ve Meşru Savunma

Sanık V. Ç. hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan kurulan hükümde ise;

Katılan A. tarafından tabanca ile ateş etme neticesinde sanık V.’ın yaralandığı, bunun üzerine sanık V.’ın kendini korumak ve katılan A.’i uzaklaştırmak için tabanca ile katılanın aracına doğru bir el ateş ettiği şeklindeki kabulü karşısında, sanık V.’ın eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğu ancak eylemin meşru savunma kapsamında kalmasına karşın, TCK’nın 25/1. ve CMK’nın 223/2-d maddeleri gereğince sanık hakkında beraat yerine ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi bozma nedenidir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2016/567).

Tehdit suçu, kişinin özel ve sosyal yaşamında huzur içinde yaşama hakkını koruyan bir suçtur. Özellikle nitelikli tehdit suçunun cezası bu işlevine paralel olarak belirlenmiştir. Ancak uygulamada yeterince etkin soruşturma ve kovuşturma yapılmadığından tehdit suçu adil bir şekilde yargılanamamaktadır.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Soru ve Yorumlar İçin Uyarı

Hukuki sorunlara dair her türlü görüş, yorum ve sorularınız hukuk forumu bölümünde cevaplanmaktadır: Hukuk Forumu

Paylaş