0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Tehdit Suçu Nedir?

Tehdit suçu, meydana gelmesi failin iradesine bağlı olan bir kötülüğün, belli bir kişiye karşı gelecekte muhtemelen gerçekleşecekmiş gibi gösterilmesidir. Tehdit suçu, haksız bir zarara veya kötülüğe uğratılacağının bir kimseye bildirilmesiyle meydana gelir. Tehdit suçunun oluşmasına neden olan bu bildirim, söz ile yapılabileceği gibi davranış yoluyla da yapılabilir.

Tehdit suçunda korunan hukuki değer, kişilerin iç barışı, karar verme ve hareket etme özgürlüğüdür. Fail, fiili işlerken tehdit boyutunu aşacak söz ve davranışlar icra ederse “Şantaj Suçu” oluşabilir.

Tehdit Suçu Kimler Aleyhine İşlenebilir?

Tehdit suçu, ancak gerçek kişiler aleyhine işlenebilir.

Tüzel kişiler (şirketler, vakıflar, dernekler vs.) aleyhine tehdit suçunun işlenmesi mümkün değildir. Çünkü tehdit suçu ile kişilerin manevi dünyası korunmaktadır. Örneğin, “B şirketini yok edeceğim “ şeklindeki bir beyan B şirketi açısından tehdit suçunu oluşturamaz, koşulları varsa ortakları veya çalışanları aleyhine tehdit olarak kabul edilebilir.

Tehdit Suçunun Hukuki Niteliği

Tehdit suçu, hukuki niteliği itibariyle bir tehlike suçudur. Mağduru korkutmak amacıyla işlenen bir suç olduğu için tehdit teşkil eden söz ve davranışın başka bir somut zarar meydana getirip getirmediğinin önemi yoktur. Örneğin, “seni bıçaklayacağım” sözleri tehdit suçunu oluşturur, failin tehdit suçundan cezalandırılması için tehdit ettiği kişiye karşı bıçakla adam yaralama suçunu işlemek üzere harekete geçip geçmediğinin bir önemi yoktur.

Tehdit Suçu ve Şikayet Süresi

Tehdit suçunun yalnızca malvarlığına yönelen basit şekli şikayete tabidir. Bu nedenle aşağıda açıkladığımız malvarlığı değerlerine yönelen tehdit suçunda şikayet süresi 6 aydır. Şikayet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren başlar.

Tehdit suçunun yaşam hakkına yönelik basit şeklinde ve diğer tüm ağır hallerinde suçun soruşturulması şikayete bağlı değildir. Bu suçlar açısından şikayet hakkı, dava zamanaşımı süresi olan 8 yıl içinde kullanılabilir ve suç dava zamanaşımı süresi içinde soruşturulabilir.

Tehdit Suçunun Şartları

  • Tehdit suçunun meydana gelmesi için ağır ve haksız bir zarara uğratılacağının mağdura bildirilmesi gerekir. Tehdit, gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte gerçekleşme ihtimali olan bir kötülüğün, fail tarafından gerçekleşecek gibi gösterilmesidir.

  • Tehdit, mağdurun karar verme ve özgür hareket etme özgürlüğünü kısıtlayacak, mağdurun iç huzurunu bozacak ve onu endişeye sevkedecek nitelikte olmalıdır. Fiil, endişe yaratmaya elverişli değilse tehdit suçu oluşmaz.

  • Tehdit suçunun manevi unsuru açısından genel kast yeterlidir. Suçu işleyenin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, mağdura verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Tehdit fiilinde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet olmalıdır, aksi takdirde tehdit kastının varlığından bahsedilemez.

  • Tehdit şuçu şartlarının oluşup oluşmadığı olaysal değerlendirilmelidir. Fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, karşılıklı icra edilen davranışlar, sözlerin söylenme nedeni ve söylendiği koşullar dikkate alınarak tehdit suçunun şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılmalıdır. Ayrıca fail ve mağdurun kimlikleri, konumları ve kişilik özellikleri de tehdit suçunun şartları açısından ipuçları verdiğinden fiil ile birlikte değerlendirilmelidir.

Tehdit Suçu ve Kavga Sırasında Söylenen Sözler

Kavga sırasında söylenen sözler, o anki ruh halinden kaynaklanan, ani ve kızgınlıkla söylenen sözler olabilir. Kişi karşı tarafı kasten korkutmayı veya endişeye sevketmeyi amaçlamadan, bir kavgada aniden tehdit içeren sözler söylemişse bu sözlerin tehdit suçunu oluşturması mümkün değildir. Yargıtay, kavga sırasında hiddetle söylenen sözlerin tehdit suçunu oluşturmayacağına dair yerleşik içtihat oluşturmuştur. Kavgada hiddetle söylenen sözler ancak karşı tarafın haksız tahrik savunmasında bir anlam ifade edebilir.

Basit Tehdit Suçu ve Cezası ( TCK 106/1 )

Tehdit suçunun basit halinde, mağdur haksız bir zarara uğratılacağı gerekçesiyle tehdit edilmekte, ancak mağdurun uğrayacağı muhtemel zarar ağır nitelikte bir zarar değildir. Basit tehdit suçunun yaşam hakkı veya malvarlığı değerlerine yönelen iki şekli vardır:

  • Tehdit suçunun basit şeklinin yaşam hakkı değerlerine yönelmesi halinde cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Yani, bir kişiye karşı tehdit suçu işlemek kastıyla “seni öldüreceğim” demek tehdit suçunun yaşam hakkı değerlerine yönelen basit şeklinin oluşmasına neden olur.

  • Malvarlığı değerlerine yönelik basit tehdit suçunda, suçun cezası 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Malvarlığı, ekonomik değeri olan her türlü menkul, gayrimenkul, işletme vb. gibi değerleri ifade eder. Mağdura, “senin arabanı yakacağım” demek suçun malvarlığına yönelen basit şeklini oluşturur. Yukarıda ifade ettiğimiz üzere malvarlığı değerlerine yönelen basit tehdit suçu mağdurun şikayetine bağlı olarak soruşturulur.

Nitelikli Tehdit Suçu ve Cezası ( TCK 106/2 )

Mağdurun daha savunmasız bırakılması veya daha çok korkutulması nedeniyle tehdit suçunun nitelikli hallerinin, yani ağır hallerinin işlenmesi halinde kanun ceza arttırımı yapılmasını öngörmüştür. Tehdit suçunun ağır hallerinin işlenmesi halinde faile 2 yıl ile 5 yıl arasında bir ceza verilmesi gerekir. İddianın ağırlığı nedeniyle suçun bu halinde bir Ceza avukatı vasıtasıyla savunma yapmak veya iddiada bulunmak yararlı olacaktır.

Tehdit suçunun nitelikli, yani daha ağır cezayı gerektiren halleri şunlardır:

Silahla Tehdit Suçu

Tehdit suçunun nitelikli hali olan silahla tehdit suçunun vücut bulması için silahın, bizzat mağdur tarafından görülebileceği, hissedilebileceği , tehdidin mağdurun üzerindeki etkisini artıracak biçimde teşhiri veya kullanılması gerekir. Mağdurun yokluğunda gerçekleştirilen tehdit eyleminin, silahla tehdit suçunu oluşturabilmesi için silahın, mağdurun evi, arabası gibi daimi kullanımında olan eşyalarında hasar, iz, emare gibi belirtiler oluşturacak ve bu suretle tehdidin mağdurun üzerinde meydana getirdiği korkunun etkisini artıracak tarzda kullanılması icap eder. Bu itibarla, mağdurun yokluğunda gerçekleşen tehdit eyleminde, salt silah teşhir edilmiş olması, suçun nitelikli halinin oluşumu için yeterli sayılamayacaktır.

Kendini Tanınmayacak Hale Koyarak Tehdit Suçu

Tehdit suçunu işleyen kişi, kendisini mağdur tarafından tanınmayacak hale koyarsa suçun ağırlaştırılmış hali işlenmiş olur. Suçu işleyen kişinin korkutucu olması şart değildir, önemli olan mağdur tarafından tanınmayacak şekilde hareket etmesidir. Örneğin, suçu işleyen kişinin maske takması veya takma sakal takması gibi.

Birden Fazla Kişiyle Birlikte Tehdit Suçu

Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde mağdur üzerinde korkuyu arttıran bir faktördür. Bu nedenle kanun, birden fazla kişiyle birlikte işlenen tehdit suçuna daha ağır ceza verilmesine gerek görmüştür. Tehdit fiilini işleyen kişi sayısının en az 2 veya daha fazla kişi olması gerekir.

İmzasız Mektup Yoluyla Tehdit Suçu

İmzasız mektup ile kastedilen suçu işleyen kişinin kimliğinin mektuptan anlaşılamamasıdır. İmzasız mektup, tehditin nerden geldiğini bilmediği için mağduru daha çok korkutmakta, tehditin kaynağını bilmediği için de mağdur savunmasız kalmaktadır. Bu nedenle yasa tehdit suçunun imzasız mektup yoluyla işlenmesi cezayı arttıran bir neden olarak kabul edilmiştir. Ancak yazılan mektubun altında imza veya isim olmasa bile, mektubun kim tarafından yazıldığı mağdur tarafından hemen fark edilebiliyorsa ceza arttırımı yoluna gidilemez.

Örgüt İsmi Kullanarak Tehdit Suçu

Tehdit suçu işleyen kişinin bir örgütün ismini kullanarak mağduru tehdit etmesi halinde ceza arttırımı yoluna gidilir. İsmi kullanılan örgüt, var olan bir örgüt olabileceği gibi, gerçekte var olmayan hayali bir örgüt de olabilir. Örgütün niteliği önemli değildir. Örgüt, dini, siyasi veya bir mafya örgütü olabilir. Örgüt ismi kullanılarak mağdurun korkutulması suçun oluşması için yeterlidir.

Özel İşaretlerle Tehdit Suçu

Tehdit suçunun özel işaretlerle işlenip işlenmediğini somut olayların özelliğine göre değerlendirmek gerekir. Örneğin, belli bir bölgedeki kişilerin evlerinin kapısına çarpı işareti yapılması veya kuru kafa çizilmesi, tehdit suçunun özel işaretlerle işlenmiş halinin oluşmasına neden olur.

Tehdit Suçu ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında verilen kararın hukuk sisteminde hiçbir sonuç doğurmaması ve iyi halli geçirilen belli bir denetim süresi sonunda davanın düşmesiyle neticelenen bir muhakeme hukuku kurumudur.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, tehdit suçu açısından da uygulanabilir. Mağdur, tehdit suçu nedeniyle genellikle doğrudan maddi bir zarara uğramaz. Bu nedenle hükmün açıklanamsının geri bırakılması kurumunun bu suç açısından uygulanabilmesi için zararın giderilmesi koşulu aranmaz.

Tehdit suçu, çoğu zaman “Hakaret Suçu” ile birlikte işlenmektedir. Hakaret suçu ile birlikte işlenmesi halinde dahi doğrudan oluşan bir maddi zarar olmadığı için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verebilmek için zararın giderilmesi koşulu aranmaz.

Tehdit Suçu ve Yargıtay Kararlar


  • Sanığın mağdurun işyerine doğru tabanca ile ateş etmesi şeklindeki eylemin, 5237 sayılı Tck’nın 106/2-a maddesinde tanımlanan silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır. Fail silahlı tehdit suçundan cezalandırılmalıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2014/11609, Karar No: 2015/17483, Tarih: 16.2.2015).

  • Sanık arakadaşına gönderdiği mektupla mahkumiyet kararı veren mahkeme üyelerini tehdit ve hakaret eylemlerinin aynı mektup içeriğinde yer alsa da, tehdit ve hakaret suçlarının ayrı ayrı suçlar oluşturduğu, suç oluşturan birden fazla eylem bulunması nedeniyle fikri içtimaya ilişkin TCK’nın 44. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle, tehdit ve hakaret suçlarından ayrı ayrı ceza verilmesi gerekir, yalnızca hakaret suçundan hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2009/11495 karar).

  • 25 metre mesafeden mağduru doğrudan hedef almaksızın, mağdurun otomobilinin alt ve yere yakın bölgelerine isabet sağlayacak şekilde birden fazla ateş edip yaptığı atışlar sonucu otomobilde maddi zararın oluştuğu olayda; tek eylemle biri başkasının malına zarar verme suçu ve diğeri silahla tehdit suçu olmak üzere iki suç oluşup, TCK’nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan TCK’nın 106/2-a maddesi uyarınca sanığın cezalandırılması gerekir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2012/1891, Karar No: 2013/7594, Tarih: 9.12.2013).

  • “Dua et meslek mensubumsun ve de üstelik resmisin yoksa, bana ayak üstü tehditler savuracak adamı burada döverdim” şeklindeki sözler ileride gerçekleşmesi haksız bir saldırı niteliğinde olmadığından tehdit suçunun şartları oluşmamıştır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2011/17253, Karar No: 2013/13806, Tarih: 7.5.2013).

  • “Kardeşim karşımdan çek git, ben seni tanımıyorum, bu araziye kimse çivi çakamaz, burada herhangi bir çivi dahi çakılsa burayı tekrar darmadağın eder, tekrar yıkarım” şeklindeki sözler, failin daha önce aynı fiili işlemiş olması nedeniyle tehdit kastıyla söylendiğinden tehdit suçunu meydana getirir (Yargıtay 15. Ceza Dairesi - Esas No: 2012/7645, Karar No: 2012/42149, Tarih: 26.9.2012).

  • Fail, bindiği taksiden inerek taksiciye ücretini ödemeyeceğini söylemiştir. Taksicinin “haraç mı alıyorsun” sözü üzerine silahını çıkararak “evet haraç alıyorum” şeklindeki sözleri yağma suçunu değil, TCK 106/2-a’daki silahla tehdit suçunu oluşturur (Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2012/6-1290, Karar No: 2013/35, Tarih: 5.2.2013).

  • Belde Belediye Başkanı olan sanığın belde sakinlerinden birinin evini icra yoluyla satın alan şahsın eşini makamına çağırıp “evini eski sahibine satılması hususundaki teklifinin kabul olunmaması üzerine “bu evi sana yar etmem, zaten ruhsatı yok yıktırırım şeklindeki sözleri tehdit suçunu oluşturur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli ve uygun olması yeterlidir. Ayrıca somut olayda muhatap üzerinde etkili olması gerekli değildir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2009/13483, Karar No: 2011/17641, Tarih: 18.10.2011).

  • Eski kız arkadaşına “Benden kolay kurtulamazsın, seni bırakmam, inan yüzüne kezzap dökerim” şeklinde not gönderen failin fiili tehdit suçunu oluşturur. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup, genel kast suçun yasal tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Tehdit suçunda, olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2008/2076, Karar No: 2009/14671, Tarih: 16.9.2009).

Tehdit suçu, kişinin özel ve sosyal yaşamında huzur içinde yaşama hakkını koruyan bir suçtur. Özellikle nitelikli tehdit suçunun cezası bu işlevine paralel olarak belirlenmiştir. Ancak uygulamada yeterince etkin soruşturma ve kovuşturma yapılmadığından tehdit suçu adil bir şekilde yargılanamamaktadır.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!