0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Kasten İnsan Yaralama Suçu Nedir? (TCK 86)

Kasten İnsan yaralama suçu, bir kimsenin vücuduna acı verilmesi, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan etkili bir eylem işlemek suretiyle zarar verilmesidir. Kasten adam yaralama suçu, TCK md. 86’da ‘vücut dokunulmazlığına karşı suçlar’ başlığı altında düzenlenmiştir.

Yaralama suçunda korunan hukuki yarar, kişinin vücut dokunulmazlığı ve beden bütünlüğü olup, suçun konusunu mağdurun acı verilen veya bozulan bedeni ya da ruhsal varlığı oluşturmaktadır. Failin yaptığı hareket sonucu, maddede belirtilen sonuçlardan biri meydana gelirse, yaralama suçunun oluşacağında tereddüt yoktur. Bu sonucu doğurmaya elverişli olan tüm hareketlerle kasten yaralama suçunun işlenmesi mümkündür (YCGK-K.2014/289). Örneğin, bir kimseyi kolundan tutup sert bir şekilde çekerek acı çekmesine neden olan fail, kalıcı hiçbir fiziksel etki bırakmasa bile kasten yaralama suçu işlemiş olur.

Bir kimseye tokat atmak dahi kasten yaralama suçu oluşturur:

Sanığın katılana tokat atarak kasten basit yaralama suçunu işlediği katılan ve tanık beyanlarından anlaşılmakla sanığın mahkumiyeti yerine, beraatine kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Y3CD-K.2014/5596).

Mağdur ile fiziksel temasa girmeksizin icra edilen bazı eylemler kasten yaralama suçuna teşebbüs olarak nitelenir:

Sanık, olay günü sevk ve idaresindeki araçla önceye dayalı husumeti bulunan A. ve kızı T’yi yolun karşısına geçmeye çalışırken görerek araçla hızlı bir şekilde çok yakınlarından geçmek suretiyle üzerine atılı yaralamaya teşebbüs suçunu işlemiştir (Y3CD-K.2015/4923).

Mağdurun iteklenmesi sonucu düşerek yaralanması kasten yaralama suçu olarak kabul edilir:

Sanığın iteklemesi sonucunda mağdurenin düşerek yaralanmasına neden olduğu anlaşılan olayda kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerekirken, suç vasfında hataya düşülerek sanığın eyleminin taksirle yaralama olarak değerlendirilerek mağdurenin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle yazılı şekilde düşme kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Y3CD-K.2014/28856).

Kasten Yaralama Suçu Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma

Kasten yaralama suçu, ileride açıklayacağımız üzere basit ve nitelikli haller olmak üzere iki farklı şekilde işlenebilir. Suçun basit hallerinden biri olan “basit tıbbi müdahale ile (BTM) giderilebilecek” adam yaralama suçları şikayete tabidir. BTM ile giderilebilecek adam yaralama suçunda şikayet süresi 6 aydır. Mağdur 6 ay içinde şikayetçi olmazsa şikayet hakkı ortadan kalkar.

Suçun nitelikli halleri ve ‘basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilemeyecek’ basit yaralama suçu, takibi şikayete bağlı suçlar kategorisinde değildir. Suç şikayete tabi olmadığı için herhangi bir şikayet süresi yoktur. Savcılık, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman resen soruşturma yapabilir. Suçun bu hallerine dair en düşük dava zamanaşımı süresi 8 yıl olup şikayet hakkına sahip herkes bu süre içerisinde şikayetçi olup davaya ‘müdahil’ sıfatıyla katılabilir.

Basit kasten adam yaralama suçu (TCK md.86/1-2), taraflar arasında uzlaşma prosedürü uygulanmasını gerektiren suçlardandır. Uzlaşma kapsamında olan suçlarda, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında öncelikle uzlaştırma prosedürünün uygulanması, uzlaşma sağlanmazsa soruşturmaya veya yargılamaya devam edilmesi gerekir.

Kasten İnsan Yaralama Suçunun İşlenme Biçimleri

Basit Yaralama Suçu ve Cezası - (1)

Basit adam yaralama suçu, basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilebilecek yaralamalar ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek yaralamalar olarak ikiye ayrılır.

  • Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralamalar, kişinin vücuduna, sağlığına veya algılama yeteneğine zarar vermekle birlikte basit bir geleneksel veya tıbbi uygulama ile etkisi giderilebilecek yaralamalardır. Örneğin, bir kimseye tokat atmak, bir kimseye yumruk atarak küçük bir kanama meydana gelmesine neden olmak, vücudun herhangi bir yerini basitçe çizmek, vurmak suretiyle morartmak gibi fiiller basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilebilecek yaralamalardır. Bir yaralamanın BTM ile giderilebilecek bir yaralama olup olmadığı, adliyelerde bulunan Adli Tıp Şube Müdürlükleri tarafından bir rapor ile tespit edilir. BTM ile giderilebilecek insan yaralama suçlarında sanığa 4 aydan 1 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası verilir (TCK 86/2). Yani, sanığa ya hapis cezası veya adli para cezası verilebilir. İki ceza aynı anda verilemez. Hapis cezası verildiği takdirde, verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilemez.

  • Basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilemeyecek basit adam yaralama suçu, mağdura karşı işlenen etkili eylemin sonuçlarının basit bir doktor müdahalesi ile giderilememesi, yani mağdurun tamamen iyileşememesi, yaralamanın sonuçlarının ortadan kalkması için belli bir sürecin gerekmesidir. BTM ile giderilemeyecek basit yaralama suçunun cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır (TCK md. 86/1).

Diş kırıkları, kasten yaralama suçunun basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek basit hali ile (TCK m.86/1) cezalandırılır. Diş, bilimsel açıdan kemik olmadığından kemik kırıklarına ilişkin nitelikli hal uygulanmaz.

Dairemizin yerleşik içtihatlarında diş kırığının kemik kırığından sayılmadığı hususu nazara alınmadan müştekide oluşan sol alt 3 nolu dişte meydana gelen kırıktan dolayı sanığın cezasından TCK’nin 87/3. maddesine göre artırım yapılması bozma nedenidir.(Y3CD-K.2016/14136)

Basit Yaralama Suçunda Cezayı Arttıran Nedenler - (2)

Kasten Yaralama Suçunun Silahla İşlenmesi: Suçun silahla işlenmesi halinde, “silahla adam yaralama suçu” meydana gelir. Bıçakla adam yaralama, silahla adam yaralama gibi deyimler bu tür adam yaralama suçu türü için kullanılır. Yaralamanın etkisi basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilebilecek türden ise silahla basit adam yaralama suçunun cezası, 6 aydan 1,5 yıla kadar hapis cezası veya ½ oranında arttırılmış adli para cezasıdır. Yaralamanın etkisi basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilemeyecek türden ise silahla basit adam yaralama suçunun cezası 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapis cezasıdır (TCK md. 86/3-e).

Hemen belirtelim ki; silahla adam yaralama suçunda, adam yaralamaya elverişli herhangi bir alet silah olarak kabul edilir. Örneğin, yazı yazmak için kullanılan kalem ile bir kişiye saldırılırsa bu kalem silah olarak kabul edilir. Çatal, kaşık gibi mutfak aletleri, masada bulunan küllük, vazo vs. gibi tüm eşyalar adam yaralama amacıyla kullanıldıkları takdirde silah olarak kabul edilir (TCK 6/1-f)

Aşağıdaki hallerde de, yani;

  • Mağdurun yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
  • Üstsoy, altsoy, eş ve kardeşe karşı işlenirse,
  • Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı işlenirse,
  • Kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle işlenirse,

adam yaralamanın etkisi basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilebilecek türden ise silahla basit adam yaralama suçunun cezası, 6 aydan 1,5 yıla kadar hapis cezası veya 1/2 oranında arttırılmış adli para cezasıdır. Yaralamanın etkisi basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilemeyecek türden ise silahla basit adam yaralama suçunun cezası 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapis cezasıdır (TCK md. 86/3-e).

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu ve Cezası (TCK 87)

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, mağdura karşı işlenen fiilin mağdurun vücudunda kalıcı etkiler bırakması halinde söz konusu olur. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış adam yaralama suçu, mağdurun vücudunda bıraktığı kalıcı etkilere göre iki grup halinde değerlendirilmektedir.

Aşağıdaki hallerde, yani kasten yaralama suçu neticesinde;

  • Mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevi sürekli zayıflarsa,
  • Mağdurun konuşmasında sürekli zorluğa yol açacak bir durum meydana gelirse,
  • Mağdurun yüzünde sabit iz oluşursa,
  • Mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir durum meydana gelirse,
  • Hamile bir kadına karşı işlenip çocuğun vaktinden önce doğumuna neden olunursa

Yukarıda 1 ve 2 nolu başlıkla anlattığımız şekilde belirlenen hapis cezası bir kat arttırılır. Ancak, 1. başlıkta anlattığımız şekillerde suçun işlenmesi halinde adam yaralama suçunun cezası 3 yıldan, 2. başlıkta anlattığımız şekillerde suçun işlenmesi halinde adam yaralama suçunun cezası 5 yıldan az olamaz (TCK 87/1).

Aşağıdaki hallerde de, yani kasten adam yaralama suçu neticesinde;

  • Mağdurun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine neden olunursa,
  • Mağdurun duyularından veya organlarından birinin sürekli işlevini yitirmesine neden olunursa,
  • Mağdurun konuşma veya çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına neden olunursa,
  • Mağdurun yüzünün sürekli değişikliğine neden olunmuşsa,
  • Hamile bir kadına karşı işlenip çocuğun düşmesine neden olunmuşsa,

Yukarıda 1. ve 2. başlıkta anlattığımız şekillerde belirlenen ceza, iki kat arttırılır. Ancak, birinci başlıkta açıkladığımız şekilde belirlenen ceza 5 yıldan, ikinci başlıkta açıkladığımız şekilde belirlenen ceza 8 yıldan az olamaz.

Kasten İnsan Yaralama Suçu ve Kemik Kırılması (TCK 87/3)

Kasten yaralama suçunda kemik kırığı veya çıkığı meydana gelmişse 1. ve 2. başlıkta açıkladığımız şekilde belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre 1/2 oranına kadar arttırılır. Yani, ceza arttırım oranı, kemik kırık veya çıkığının niteliğine göre 1/4, 1/3 veya 1/2 olabilir.

Kasten İnsan Yaralama Suçu Neticesinde Ölüm Meydana Gelmesi (TCK 87/4)

Kasten adam yaralama suçu neticesinde ölüm meydana gelmişse; işlenen suç, hukuki niteliği itibariyle kasten adam öldürme suçu değil, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu olarak kabul edilir.

Kasten adam yaralama suçu neticesinde ölüm meydana gelmişse; suçun birinci başlıkta anlattığımız şekilde işlenmesi halinde faile verilecek ceza 8 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası, ikinci başlıkta anlattığımız şekilde işlenmesi halinde faile verilecek ceza 12 yıldan 16 yıla kadar hapis cezasıdır.

Kasten Yaralama Suçunun İhmali Davranışla İşlenmesi (TCK m.88)

Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Kasten yaralama suçunun basit halleri nedeniyle hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Kasten yaralama suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası 2 yıl veya altında olduğunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.

Cezanın ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Kasten yaralama suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası 2 yıl veya altında olduğundahükmedilen hapis cezasının ertelenmesi de mümkündür.

Kasten Adam Yaralama Suçu ve Adam Öldürmeye Teşebbüs Suçu Arasındaki Farklar

İşlenen fiil mağdurun hayatına son vermeyi amaçlamasına rağmen, mağdurun sadeceyaralanmasına neden olmuşsa kasten adam yaralama suçu değil, adam öldürmeye teşebbüs suçu oluşur. Örneğin, fail mağduru karın bölgesinden 4-5 bıçak darbesiyle yaralamış, mağdur hayati tehlike geçirmiş fakat ölmemişse adam öldürmeye teşebbüs suçu işlenmiş olur. Failin icra ettiği yaralama eyleminin adam öldürmeye teşebbüs suçu olup olmadığı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2008/184 sayılı kararına göre aşağıdaki kriterler dikkate alınarak değerlendirilir:

  • Suçu işleyen fail ile suçun mağduru arasında olay öncesine dayalı, öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunup bulunmadığı: Mağdur ile fail arasında olay öncesine dayalı öldürmeyi gerektirir husumet varsa, bu durum fiilin adam öldürmeye teşebbüs suçu teşkil edebileceğine dair bir emaredir.
  • Olayda kullanılan vasıtanın öldürmeye elverişli olup olmadığı: Adam yaralama suçu için kullanılan suç aletinin mahiyeti itibariyle adam öldürmeye elverişli olması, örneğin, bıçakla adam yaralama, silahla adam yaralama gibi haller, diğer koşullarda varsa suçun adam öldürmeye teşebbüs olarak nitelenmesine imkan verir.
  • Mağdurdaki darbe sayısı ve şiddeti: Mağdura yönelik işlenen fiilin işlenme şekli de önemlidir. Örneğin, tek bıçak darbesiyle hafif bir bıçakla yaralama fiili, adam öldürmeye teşebbüs suçunun oluşumuna vücut vermez. Ancak, derin birkaç bıçak darbesi fiilin adam yaralama suçundan adam öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşmesine neden olur.
  • Darbelerin vurulduğu bölgenin hayati önem taşıyıp taşımadığı: İnsan vücudunun hayati önem taşıyan bölgelerine vurulması adam öldürme kastıyla hareket edildiğini gösterir. Örneğin, silahla iç organların bulunduğu bölgelere ateş edilmesi fiilin adam öldürmeye teşebbüs suçu olarak nitelenmesine neden olur.
  • Failin mağdura dönük fiiline kendiliğinden mi, yoksa kendisi dışındaki engel bir sebepten dolayı mı son verdiği: Fail, fiili işlediği sırada mağdura daha fazla zarar verme imkanı varken başka bir engel olmadığı halde kendiliğinden fiiline son vermişse, o ana kadar mağdura yönelik darbeler de ciddi bir boyutta değilse, bu durum, failin adam yaralama kastıyla hareket ettiğine dair bir kriter olarak kabul edilir.
  • Olay sonrası mağdura yönelik davranışları: Fail olaydan sonra mağdura yardımcı olmuşsa, örneğin silahla yaralama neticesinde kan kaybeden mağduru hastaneye götürmüş veya ambulans çağırmışsa fiil adam öldürmeye teşebbüs suçu olarak değil, adam yaralama suçu olarak nitelenir.

Kasten Adam Yaralama Suçu ve Haksız Tahrik İndirimi

Haksız tahrik, failin mağdurdan kaynaklanan bir fiilin meydana getirdiği elem, üzüntü veya öfkenin etkisiyle kasten adam yaralama suçu işlemesidir.

Haksız tahrik altında adam yaralama suçu işlenmesi halinde faile verilecek cezada, haksız tahrikin derecesine göre 1/4 oranı ile 3/4 oranı arasında bir indirim uygulanır. Örneğin, adam yaralama suçu neticesinde 4 yıl ceza alabilecek bir sanık, suçu haksız tahrik altında işlemişse haksız tahrik indirimi neticesinde 1 yıl ceza alabileceği gibi 3 yıl ceza da alabilir. Haksız tahrikin derecesi, yani haksız tahrikin ağırlığı yapılacak indirimin oranını da belirler.

Kasten Adam Yaralama Suçu ve Meşru Müdafaa (Meşru Savunma)

Meşru müdafaa (meşru savunma), mağdurun faile veya failin yakınlarına veya failin malvarlığına dönük gerçekleştirdiği bir saldırıya karşı failin saldırı ile orantılı bir biçimde kendisini savunmak üzere failin cevap vermesidir.

Kasten adam yaralama suçu meşru müdafaa halinde işlenirse faile ceza verilemez.

Kasten Yaralama Suçu Yargıtay Kararları


Birden Fazla Nitelikli Halin Birleşmesinden Kaynaklanan Yaralanma

Mağdur hakkında düzenlenen raporlara göre, mağdurun yaralanmasının hem yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, hem de vücudunda kemik kırılmasına neden olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 Sayılı TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak, aynı olayda yaralama suçunun birden fazla nitelikli halinin gerçekleşmesi sebebiyle 5237 Sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca tayin olunacak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar: 2016/14907).

Ağır Kemik Kırığı Yaratacak Şekilde Kasten Yaralamanın Cezası

Sanık hakkında mağdur … oğlu’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçu hakkında kurulan hükmün incelenmesinde ise;

Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın mağduru sopayla sol tempooksipital bölgede ödem, parçalı kırık ile yaşamsal tehlike oluşturacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve ağır (4) kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı anlaşılan olayda, tarafların önceden birbirlerini tanımaması, öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunmaması, sanığın engel bir durum olmamasına rağmen kendiliğinden eylemine son vermesi dikkate alındığında, ortaya çıkan kastının kasten yaralamaya yönelik olduğu anlaşılmakla, yaranın niteliğiyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, 61. maddesindeki ölçütler gözetilerek üst sınıra yakın şekilde ceza tayiniyle hüküm kurulması yerine, yanılgılı değerlendirme ile öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar: 2016/4449).

Kasten Yaralama Suçunda Temel Cezanın Üst Sınıra Yakın Tayin Edilmesi

Olay günü arkadaşı olan tanık S.’la tanımadığı bir kaç şahsın kavga ettiğini gören mağdur G.’in araya girerek tarafları ayırıp, olay yerinden yürüyerek uzaklaştığı, bu sırada peşinden gelen sanık M.’in döner bıçağını mağdur G.’e doğru salladığı, mağdur G.’in kendisini korumak için elini kaldırması üzerine döner bıçağının mağdurun sol el bileğine isabet ederek, ulnar arter, median ve ulnar sinir yaralanması, hemiamputasyon, ulna ve radius kemiklerde kırık meydana getirdiği, mağdurun yaşamsal tehlike geçirecek, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını 4. derecede etkileyecek, sol üst ekstremitedeki fonksiyonel kısıtlılığın organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaraladığı olayda;

Darbe sayısı, engel olmadığı halde eylemin sürdürülmemesi hususları dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulması ve temel cezayı düzenleyen 5237 Sayılı T.C.K.nun 86/1 maddesi uyarınca aynı Kanunun 61. maddesi gözetilerek üst sınıra yakın ceza tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde suçun niteliğinde hataya düşülerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar: 2015/1810).

Kasten Yaralamada Temel Cezanın Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Belirlenmesi

Sanığın, mağduru batına nafiz kalın bağırsakta hasar ve retroperitonel hematoma neden olacak hayati tehlike oluşturacak tek bıçak darbesiyle yaraladığı, sanığın engel bir durum olmamasına rağmen kendiliğinden eylemine son vermesi hususları dikkate alındığında, ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu ve 3 ve 61. maddeleri uyarınca nitelikli kasten yaralama suçundan neticeye etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması yerine, suç vasfında hataya düşülerek, öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar: 2015/1665).

Silahla Kasten Yaralama Suçunda Meşru Müdafaa (Savunma)

Sanığın aşamalardaki savunmasında olay günü katılanın (şikayetçinin) bıçakla babası M. Y.’a saldırması sebebiyle silahını çekerek katılanı uyardığını, katılanın üzerine hamle yapması sonucunda silahın ateş aldığını söylemesi; 21.7.2006 tarihli adli doktor raporuyla olay sebebiyle basit şekilde yaralandığı anlaşılan katılan M. Y., tanık E. A. ve S. Y.’ın da sanığın savunmasını doğrular mahiyette anlatımda bulunmaları ve mahkemece de sanığın üzerine atılı silahla kasten yaralama suçunu katılanın, sanığın babasına yönelik yaralamaya teşebbüs eylemi neticesinde gerçekleştirdiğinin kabulü karşısında, yargılama konusu olayda 5237 Sayılı T.C.K.nın 25. maddesinde düzenlenen meşru savunma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin gerekçeli kararda tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedenidir (Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar: 2015/8943).

Kasten Yaralama Suçunda Akıl Hastalığı ve Ceza Ehliyeti Raporu

Sanığın suç tarihi itibariyle ve halen 5237 Sayılı T.C.K.nın 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporuyla tespiti gerekirken; sanığın cezai ehliyeti olmadığına dair tek hekim tarafından düzenlenen rapor esas alınmak suretiyle eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırıdır (Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar: 2015/8809).

Silah Vasfındaki Sopayla Nitelikli Yaralama Suçunda Şikayetten Vazgeçme

Sanığın mağduru sopa ile kasten yaraladığı, suçta kullanılan sopanın fiilen saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile doğurduğu sonuç itibariyle fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli olması sebebiyle 5237 Sayılı TCK’nin 6. maddesinin 1/f-4 bendi 1/f-4 bendi kapsamına giren silah niteliğinde olduğu ve eylemin şikayete tabi olmadığı gözetilmeden “… darp eyleminde sopa kullanıldığına dair iddia ve şikayetçi beyanı dışında bir delil elde edilemediğinden ve faraza böyle bir sopa olayda kullanılmış ise söz konusu sopanın madde 6 anlamında silahtan sayılıp sayılmayacağı hususunda tereddüt hasıl olduğundan 86/3-e ağırlatıcı maddesinin uygulanmasına yer olmadığına …” şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle eylemin basit yaralama olarak kabulüyle şikayetten vazgeçme ile kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar: 2014/29976).

Kamu Görevlisini Basit Yaralama Suçu Şikayete Tabi Değildir

Alkollü olan sanığın, hastane acil servisinde görevli doktordan istediği uzun süreli rapor talebinin kabul edilmemesi üzerine, mağdur doktora karşı gerçekleştirdiği hakaret ve yaralama eylemlerinin, 5237 Sayılı T.C.K.nın 125/3-a, 86/3-c maddelerine uyduğu ve aynı Kanunun 86/3. maddesinin son cümlesi ile 131/1. maddesine göre de bu suçların kovuşturulmasının şikayete bağlı olmadığı gözetilmeden, şikayetten vazgeçme sebebiyle düşme kararları verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2015/2275).

Öğretmenin Öğrencisini Yaralaması Şikayete Tabi Değildir

Öğretmen olan sanığın, öğrencisi durumundaki müşteki Adem’i yaralaması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 86/3-d maddesi kapsamındaki kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle basit kasten yaralama suçunu oluşturduğu ve şikayete tabi olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde şikayetten vazgeçme nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar: 2013/30815).

Kardeşine Karşı Basit Kasten Yaralama Suçu

Sanığın kardeşi olan mağdura aynı zaman dilimi içerisinde önce tokatla vurup, devamında eline aldığı cam parçası ile üzerine doğru yürüdüğü olayda; eyleminin ayrıca kasten yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturmayacağı sadece tamamlanan basit yaralama suçunu oluşturacağı nazara alınarak buna göre ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar: 2013/27967).

Kasten Yaralama Neticesinde Ölüm Meydana Gelmesi

Sanığın, olay günü tartıştığı ağabeyini itmesi, yere düşürüp boğuşması ile meydana gelen ölüm arasında nedensellik bağının bulunduğunda ve sanığın öleni eliyle iteklemesi eyleminin 86/2. maddesi kapsamında kalan kasten yaralama olduğunda kuşku bulunmadığından sanığın eylemini 87/4. maddesi kapsamında değerlendirme imkanı yoktur.

Olayda sanık, kalp hastası olduğunu bildiği kardeşi maktul ile dikkat ve özen yükümlülüğüne uymayarak, kavgaya tutuşmuş, bu kavganın yaratacağı efor ve stresin maktulün kalp krizi geçirmesine, hatta ölümüne neden olabileceğini öngörmüş, ancak neticeyi yani maktulün ölümünü arzulamamıştır; kastı da, kasten yaralamaya dair olup meydana gelen ağır sonuç olan “ölüme” yönelik değildir. O halde sanığın meydana gelen ağır netice olan ölümden bilinçli taksirle sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamakta, bu nedenle, yerel mahkeme hükmünün, Özel Dairece sanığın eyleminin kasten basit yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle bozulmasına karar verilmesi isabetli değildir (Yargıtay CGK - Karar: 2016/39).

Kasten Yaralama Sonucu Ölüm ile Kasten Öldürme Arasındaki Fark

Sanığın bekar olduğu ve uzun süreden beri 96 yaşında yatalak durumda bakıma muhtaç annesi maktule ile birlikte yaşadıkları, maktulenin bakımını sanığın üstlenmiş olduğu, annesini öldürmesini gerektirecek herhangi bir sebebin bulunmadığı, savunmasına göre olay günü kıskançlık sebebiyle ve alkollü olmasının verdiği etki ile maktulenin kafa bölgesine tokat ve yumrukla vurması sonucunda künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu maktulenin öldüğü ve meydana gelen yaralanma ile ölüm sonucu arasında illiyet bağının bulunduğu anlaşılan olayda;

Sanığın öldürme kastının şüpheli kaldığı ve kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşıldığından, kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçundan 5237 Sayılı TCK.nun 87/4. maddesi 2. cümlesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beden bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan annesini kasten öldürme suçundan hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar: 2017/3381).

Kemik Kırığı ve Yüzde Sabit İz Halinde Temel Cezanın Belirlenmesi

Sanığın eylemi ile mağdurun hem kemik kırığına hem de yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralanması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenecek temel cezanın TCK’nin 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddeleri uyarınca belirlenen ceza miktarı temel ceza kabul edilip, bu ceza miktarından uzaklaşılarak hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 3.Ceza Dairesi - Karar : 2017/1899).

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralamada (TCK 87/1) Ceza Nasıl Hesaplanır?

Mağduru silahtan sayılan bıçakla yaşamı tehlikeye girecek şekilde yaralayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1 maddesi uyarınca temel ceza belirlenip 86/3-e, maddesi gereğince artırılması, ardından TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırıma tabi tutulması, artırım sonucu bulunacak cezanın 5 yılın altında kalması halinde TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıla çıkarılması ve bu miktar üzerinden indirimlerin yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırıdır (Yargıtay 3.Ceza Dairesi - Karar : 2017/2064)

Silahla Kasten Yaralama Suçunda Cezanın Belirlenmesi

Sanığın mağdurlar ve Fatih’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının incelenmesinde,

Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın, kayınvalidesi olan mağduru 5 bıçak darbesiyle ve bacanağı olan mağduru 4 bıçak darbesiyle hayati tehlikeye neden olmayacak, basit tibbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, aralarında köklü bir husumet bulunmaması, yaralanmaların niteliği, oluşan zarar ve tehlikenin boyutu gözetildiğinde, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu hususunun şüpheli kaldığının anlaşılması karşısında, sanığın mağdurlara yönelik eyleminin “Kasten Silahla Yaralama” suçu kapsamında bulunduğu ve 5237 Sayılı TCK’nun 61. maddesindeki kıstaslara göre teşdiden ceza tayini gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüsten hükümler kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar: 2017/3288).

Nitelikli Yaralama Suçuna İştirak

Sanık …’ın kollukta alınan savunmasında, babası …’in kardeşi …’e tacizde bulunduğundan bahisle katılan …’i çağırdıkları yere, babası, kardeşi … ve kendisinin gittiklerini, kendisi ile kardeşinin katılanı dövmeye başladıklarını, elinde keser sapı olmasına rağmen kendisinin eliyle katılan …’e vurduğunu, ancak kardeşinin keser sapı ile katılana vurduğunu beyan etmesi karşısında, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 37. maddesi kapsamında iştirak iradesi ile katılanı darp ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca verilen temel cezasında TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca artırım yapılmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır (Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar : 2018/708).

Adli Tıp Şube Raporları Arasındaki Çelişki Giderilmeden Hüküm Kurulamaz

Mağdur hakkında düzenlenen Kars Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 10.04.2015 tarihli raporunda ‘‘Şahsın yaşamını tehlikeye soktuğu, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif, orta ve ağır olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan kırığın, hayat fonksiyonlarını AĞIR (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu’’, Kars Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 03.03.2016 tarihli raporunda ise ‘‘Şahsın yaşamını tehlikeye sokmadığı, yüzünde sabit iz niteliğinde olduğu, vücuttaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif, orta ve ağır olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan kırığın, hayat fonksiyonlarını ORTA (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde olmadığı’’ ibareleri bulunması karşısında, söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için mağdurun tüm tedavi evrakları ve grafileri ile birlikte dosyanın Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna gönderilerek rapor aldırılmadan, rapor sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedenidir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar: 2018/217).

Diş Kırığı, Kemik Kırığı Değildir

Müşteki …‘da oluşan diş kırıklarının, kemik kırığı sayılamayacağı gözetilmeden, sanıklara 86/1. maddesi gereğince tayin olunan temel cezaların, kemik kırıldığından bahisle 87/3. maddesi uyarınca (1/4) oranında artırılması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar: 2016/14136).

Sanığın yaralama eylemi ile katılan …‘in ayrıca dişlerinde kırığa neden olması karşısında, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca netice cezayı etkileyecek şekilde temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozma nedenidir (Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar : 2017/429).

Adli Tıp Kurumu uygulamalarında diş kırığına neden olan yaralanmanın basit tıbbi tedavi ile giderilemeyeceğinin kabul edilmesine göre Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Adli Tabibliği tarafından mağdur K.. Ç..’un yaralanması hususunda düzenlenen 20/10/2006 tarihli raporda “ön solda üst dişte hafif kırık ve diğer ön dişlerde sallanma mevcut olduğu ve yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğinin” belirtilmesi karşısında mağdurun olay nedeniyle yaralanması ve tedavisine ilişkin tüm tıbbi evrakın gönderilerek Adli Tıp Kurumundan, yaralanmasının niteliğine dair rapor aldırılmadan eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Adli Tıp uygulamalarına göre diş kırılmasının, kemik kırığı niteliğinde kabul edilmediği gözetilmeden sanıklar hakkında mağdur K.. Ç..’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümde TCK’nin 87/3. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi bozma nedenidir (Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar : 2015/4787).

Kasten adam yaralama suçu, kişilerin yaşam hakkına yapılan en ağır saldırılardan biridir. Kasten adam yaralama suçu ile kasten adam öldürmeye teşebbüs suçu arasında bir geçişkenlik mevcut olduğundan, ciddi bir hukuki değerlendirme için savunma ve iddianın bir Ceza Avukatı aracılığıyla yapılması gerekir.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Soru ve Yorumlar İçin Uyarı

Hukuki sorunlara dair her türlü görüş, yorum ve sorularınız hukuk forumu bölümünde cevaplanmaktadır: Hukuk Forumu

Paylaş