0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Ceza Muhakemesinde İstinaf Nedir?

İstinaf, ilk derece mahkemesinin ceza davası ile ilgili verdiği son kararın, üst dereceli bir mahkeme olan bölge adliye mahkemesi tarafından hem maddi vakıa yönünden hem de hukuka aykırılık yönünden yeniden incelenmesini sağlayan bir kanun yoludur.

İlk derece ceza mahkemesinin “hüküm” niteliğindeki kararları aleyhine önce istinaf kanun yoluna gidilir. İstinaf kanun yolu aşamasında verilen hüküm tarafları tatmin etmezse, istinaf aşamasından sonra istinaf mahkemesinin verdiği kararın özelliğine göre şartları varsa “Temyiz Kanun Yolu” için Yargıtay’a başvuru yapılabilir.

Ceza davaları için istinaf kanun yolu başvuru şartları Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK md.272-285), “Hukuk Davası İstinaf Kanun Yolu” başvuru şartları ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) düzenlenmiştir.

İstinaf Başvurusu Nasıl Yapılır (CMK md. 273)

Kural olarak, istinaf talebi olmadan bölge adliye mahkemesi kendiliğinden ilk derece ceza mahkemesi kararını istinaf incelemesine tabi tutamaz. Ancak, 15 yıl ve daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesi tarafından kendiliğinden istinaf incelemesine tabi tutulur (CMK md. 272/1).

İstinaf başvurusu, kararı veren ilk derece ceza mahkemesine istinaf istemini içeren bir istinaf dilekçesi verilerek yapılabilir. İstinaf başvurusu bir dilekçeyle yapılabileceği gibi kararı veren ceza mahkemesinin katibine beyanda bulunularak katibin bu konuyla ilgili tutacağı tutanağın hakim tarafından onaylanması ile de yapılabilir (CMK md. 273/1).

İstinaf Başvuru Süresi Ne Kadar (CMK md. 273)

İstinaf başvurusu, hükmün açıklanmasından itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır. Bu kural sanığın bulunduğu duruşmada hükmün açıklanması halinde geçerlidir. Sanığın hazır olmadığı duruşmada, yani sanığın yokluğunda hükmün açıklanması halinde, 7 günlük istinaf yoluna başvuru süresi hükmün sanığa tebliğinden itibaren başlar (CMK md. 273/2).

İstinaf Başvuru Dilekçesinde Gerekçe Gösterilmeli midir?

Cumhuriyet savcısı, sanık lehine veya aleyhine istinaf başvurusu yaparken açıkça yazılı gerekçe göstermek zorundadır. Cumhuriyet savcısının gerekçeli istinaf başvurusu taraflara tebliğ edilerek tarafların bu başvuruya karşı beyanda bulunması sağlanmalıdır (CMK md. 273/5).

Sanık, katılan, katılma talebi ilk derece ceza mahkemesi tarafından karara bağlanmamış veya reddedilmiş kişiler ile katılan sıfatını alması mümkün olan suçtan zarar gören kişiler, istinaf başvurusunda bulunurken gerekçe göstermek zorunda değildir. Yani, bu kişiler gerekçe göstermese bile bölge adliye mahkemesi istinaf incelemesi yapmak zorundadır (CMK md. 273/4).

Hemen belirtelim ki, sanık veya katılanın avukatı da istinaf başvurusu yaparken gerekçe göstermek zorunda değildir. Yargılamanın tarafı olan kişilerin avukatının gerekçe göstermesi etkin bir istinaf incelemesi için gereklidir. Ancak, avukatın istinaf başvuru dilekçesinde gerekçe göstermemesi bölge adliye mahkemesinin istinaf incelemesi yapmasına engel değildir.

Aleyhine İstinaf Başvurusu Yapılabilecek Ceza Mahkemesi Kararları

Kural olarak ilk derece ceza mahkemelerinin son kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir (CMK md. 272/1). Ceza mahkemelerinin son karar, yani hüküm olarak kabul edilen kararları; beraat, mahkumiyet, düşme, ceza verilmesine yer olmadığı kararı, davanın reddi, güvenlik tedbirine hükmedilmesi şeklindeki kararlarıdır.

Son karara etki eden ara kararları ile başkaca kanun yolu öngörülmemiş ara kararları aleyhine de istinaf kanun yoluna başvurulabilir (CMK md. 272/2). Ancak, ilk derece ceza mahkemesinin verdiği ara karar için “itiraz kanun yolu” olmasına rağmen, bu kanun yolu kullanılmamış ise aynı karar için istinaf başvurusu yapılamaz.

  • 15 yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, istinaf başvurusu yapılmasa bile bölge adliye mahkemesince kendiliğinden incelenir (CMK md. 272/1-2.cümle).

Aleyhine İstinaf Başvurusu Yapılamayacak Ceza Mahkemesi Kararları

İlk derece ceza mahkemesinin nitelikleri aşağıda belirtilen hükümleri aleyhine de istinaf kanun yoluna başvurulamaz (CMK md. 272/3):

  • 3000 TL dahil adli para cezasına “mahkumiyet hükümleri” aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulamaz. Adli para cezası istinaf sınırı, sadece doğrudan hükmedilen adli para cezaları içindir. Hapis cezasından çevrilen adli para cezalarının miktarı ne olursa olsun, bu kararlar aleyhine istinaf kanun yoluna başvuru yapılabilir (CMK md. 272/3-a). Örneğin, tehdit suçu nedeniyle sanığa verilen 5 ay hapis cezası 3000 TL adli para cezasına çevrildiğinde, bu hüküm aleyhine istinaf başvurusu yapılabilir.
  • Üst sınırı 500 günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan “beraat hükümleri” kesindir. Bu hükümler aleyhine istinaf yoluna başvurulamaz (CMK md. 272/3-b).
  • Özel kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler aleyhine de istinaf kanun yoluna başvurulmaz (CMK md. 272/3-c).

İstinaf Başvurusu ve Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi’ne Gönderilmesi

İlk derece ceza mahkemesi, istinaf başvurusu usulüne uygun yapılmışsa, dava dosyasını doğrudan istinaf mahkemesine gönderir (CMK md. 277/2). Dava dosyası doğrudan istinaf mahkemesine gönderildiğinden, istinaf mahkemesi savcılığının Yargıtay’da uygulanan “tebliğname” hazırlama usulü bu aşamada mevcut değildir. Savclık, dava dosyasına ilişkin görüşünü yazılı bir mütalaa şeklinde veya duruşmada sözlü olarak bildirebilecektir.

İşbölümüne göre istinaf mahkemesinin görevli olan ceza dairesi kendisine gelen dava dosyasında herhangi bir tebligat eksiği varsa öncelikle bu eksiklikleri tamamlayacaktır (CMK md. 278). Tebligat eksiklikleri giderildikten sonra, ilgili ceza dairesi dava dosyası üzerinden ön inceleme yapar.

İstinaf Mahkemesinde Ön İnceleme Aşaması

Bölge adliye mahkemesi (istinaf mahkemesi) ilk derece ceza mahkemesinden kendisine gelen dosya ile ilgili bir “ön inceleme” yapar. Ön inceleme aşamasında bölge adliye mahkemesinin yetkili olup olmadığı, istinaf başvurusunun süresinde yapılıp yapılmadığı, başvuru sahibinin istinaf yoluna başvurmaya hakkı olup olmadığı gibi usuli meseleler incelenir (CMK md. 279).

Bu usuli gerekçelerle ön inceleme aşamasında istinaf başvurusu reddedilen taraf itiraz kanun yoluna başvurabilir (CMK md. 279/son). Yani, bölge adliye ceza dairesinin istinaf başvurusunun ön inceleme aşamasında usulden reddine ilişkin kararlarına karşı, aynı bölge adliye mahkemesinde bulunan sonraki nolu ceza dairesine itiraz kanun yoluna başvurulabilir (CMK md. 268/3-e).

Ön inceleme aşamasında, istinaf başvurusuna dair hiçbir usuli eksiklik bulunmaması halinde bölge adliye mahkemesi ceza dairesi istinaf başvurusunu esastan incelemeye başlar.

İstinaf Başvurusunun Esastan İncelenmesi

İstinaf mahkemesi (bölge adliye mahkemesi), yapacağı istinaf incelemesi neticesinde ilk derece ceza mahkemesi kararı aleyhine yapılan istinaf başvurusunu esastan inceleyerek şu kararları verebilir:

  • İstinaf başvurusunun dosya üzerinden inceleme yapılarak “esastan reddine”,
  • İstinaf başvurusunun yerel mahkeme kararındaki hukuka aykırılıklar dosya üzerinden “düzeltilerek esastan reddine” (düzelterek onama olarak da adlandırılabilir),
  • İstinaf incelemesi neticesinde önemli bir hukuka aykırılık (CMK md.289) tespit edilmesi halinde “hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine”,
  • “Davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesine” ve duruşma hazırlığı işlemleri yapılmasına.

Başvurunun Dosya Üzerinden Esastan Reddi veya Düzelterek Esastan Reddi (Düzelterek Onama)

İstinaf başvurusunun dosya üzerinden esastan reddi halinde, yerel mahkeme kararının yerinde olduğu, hükümde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığı bölge adliye mahkemesi tarafından tespit edilmiş olur. Böylece ceza davasının istinaf incelemesi aşaması sona erer.

İstinaf başvurusu aşağıdaki hallerde dosya üzerinden esastan reddedilir:

  • Yerel mahkeme kararında usul ve esasa ilişkin bir hukuka aykırılık yoksa,
  • Yerel mahkemenin delil değerlendirmesinde ve işlemlerinde eksiklik yoksa,
  • Yerel mahkemenin ispat bakımından, yani sanığın suçu işlediği veya işlemediği hakkındali değerlendirmesi yerindeyse.

İstinaf başvurusunun dosya üzerinden esastan reddi halinde istinaf isteminde bulunan kişi, koşulları varsa ceza davası için Yargıtay’a Temyiz Başvurusu yapabilir. İstinaf mahkemesinin kararı temyiz edilemeyecek kararlardan ise, yerel mahkeme kararı kesinleşmiş olacaktır.

İstinaf başvurusunun yerel mahkeme kararı dosya üzerinden düzeltilerek esastan reddi halinde, bölge adliye mahkemesi yerel mahkeme kararında hukuka aykırılıklar olduğunu tespit etmiştir. Ancak, bu hukuka aykırılıklar, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyecek ölçüde basit ve düzeltilebilir nitelikte olduğundan yerel mahkeme kararını düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddeder.

İstinaf mahkemesi, düzeltilebilir hukuka aykırılıkları gidererek, aşağıdaki hallerde yerel mahkeme kararını düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddeder (CMK 280/1-a, 2. Cümle):

  • Suç ve ceza gösterilmiş kanun maddesi yanlış yazılmış (303/1-c),
  • Doğum ve suç tarihine göre yapılması gereken bir indirim yapılmamış veya yanlış indirim yapılmış ise (303/1-e),
  • Arttırım ve indirime sonucunda bulunan ceza miktarında maddi hatta yapılmış ise (303/1-f),
  • TCK md. 61’deki sıraya uyulmaması nedeniyle eksik veya fazla ceza tayin edilmişse (303/1-g),
  • Yargılama giderlerinde veya avukatlık ücretinin belirlenmesinde yanlışlık varsa (303/1-h).

İstinaf başvurusunun dosya üzerinden esastan reddi halinde istinaf isteminde bulunan kişi, şartları varsa ceza davası için Yargıtay’a Temyiz Başvurusu yapabilir.

İstinaf İncelemesi Neticesinde “Hükmün Bozulması ve Dosyanın Yerel Mahkemeye Gönderilmesi”

İstinaf mahkemesi, istinaf başvurusunu esastan inceledikten sonra, yerel mahkeme kararında önemli hukuka aykırılıklar olduğunu (CMK md. 289) tespit ederse, yerel mahkeme hükmünün bozulmasına ve davanın yerel mahkemede yeniden görülmesine karar verir.

CMK md. 289’da yer alan kesin hukuka aykırlıklar, yani mutlak bozma nedenleri şunlardır:

  • Mahkemenin kanuna aykırı oluşması (CMK 289/1-a),
  • Hakimin yasaklılığı hali (CMK 289/1-b),
  • Hakimin reddi nedenlerinin ileri sürülmesi ve kabul edilmesine rağmen hakimin hükme katılması (CMK 289/1-c),
  • Hakimin reddi isteminin kanuna aykırı olarak reddedilip hakimin hükme katılması (CMK 289/1-c),
  • Görev ve yetki sorunu (CMK 289/1-d),
  • Kanunen hazır bulunması gerekenlerin yokluğunda duruşma yapılması (CMK 289/1-e),
  • Duruşmalı verilen hükümde açıklık kuralının ihlali (CMK 289/1-f),
  • Mahkeme kararında gerekçe olmaması (CMK 289/1-g),
  • Hüküm için önemli olan hususlarda savunma hakkının sınırlanması (CMK 289/1-h),
  • Yerel mahkeme kararının hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillere dayanması (CMK 280/1-i).

İstinaf mahkemesinin hükmü bozması üzerine, yerel mahkeme ceza davası ile ilgili yeniden yargılama yapmak zorundadır. İstinaf mahkemesinin bozma kararına karşı yerel mahkeme eski hükümde “direnme kararı” veremez. Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı “direnme yasağı” vardır (CMK md. 284).

Yerel mahkeme bölge adliye mahkemesinin bozma kararı çerçevesinde yeniden yargılama yaparak tespit edilen hukuka aykırılıkları gidermelidir. Ancak, yerel mahkeme bozmadan sonra, bozma çerçevesinde yaptığı yargılama neticesinde vicdani kanaatine uygun bir şekilde yeni bir hüküm tesis edebileceği gibi eski hükmü de verebilir. Yani, “bozmaya uymadan sonra serbestlik” ilkesi, istinaf mahkemesinin bozma kararları çerçevesinde yeniden yargılama yapan yerel mahkemenin bağımsızlığını güvence altına almaktadır.

Ceza Davasının “İstinaf Mahkemesinde Yeniden Görülmesi Kararı” (CMK md. 280/1-c)

İstinaf mahkemesi, yaptığı istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının bozulmasına gerek olmadan yapacağı bir kovuşturmayla kendisinin yeniden bir karar vermesini mümkün görürse, ceza davasının istinaf mahkemesinde yeniden görülmesine karar verir.

İstinaf mahkemesi ceza davasının yeniden görülmesine karar verdiğinde, duruşma hazırlığı işlemlerini yapar (CMK md. 281). Tutuksuz yargılanan sanığa tebligat gönderilerek kendisinin istinaf istemi üzerine istinaf mahkemesinde açılan davanın duruşmasına gelmediği takdirde istinaf başvurusunun reddedileceği bildirilir. Hemen belirtelim ki, tutuksuz sanık gelmese bile avukatı duruşmada hazır ise istinaf başvurusu sadece sanığın duruşmaya katılmaması yüzünden reddedilemez. Ancak, tutuksuz sanığın hem kendisi hem de avukatı mazeretsiz bir şekilde duruşmaya katılmazsa istinaf başvurusu reddedilecektir.

İstinaf mahkemesi gerek gördüğünde yerel mahkeme tarafından yapılan işlemlerin tekrarlanmasına karar verebilir. Mahkeme yeniden keşif yapabilir, tanık veya bilirkişileri dinleyebilir. İstinaf mahkemesi, tutuklama, tahliye, adli kontrol kararı, el koyma, zorla getirme, yakalama vs. gibi koruma tedbirlerine karar verebilir.

İstinaf mahkemesi ceza davası ile ilgili yeniden yaptığı yargılama neticesinde, ya istinaf başvurusu hakkınsa “esastan red” kararı verir ya da ilk derece mahkemesinin hükmünü kaldırarak “yeniden hüküm” verir. Her iki halde de şartları varsa, istinaf mahkemesi kararı aleyhine Yargıtay’a Temyiz Başvurusu yapılabilir.

İstinaf Mahkemesi Kararı ve Aleyhe Bozma Yasağı

İstinaf başvurusu isteminde bulunma hakkı olan herkes istinaf başvurusu yapabilir. Sanık aleyhine yapılan istinaf başvurularında bölge adliye mahkemesi kararı sanık lehine veya aleyhine bozabilir.

İstinaf başvurusu, sadece ceza davasında yargılanan sanık tarafından yapılmışsa, yani sanığın aleyhine istinaf istemi yoksa bölge adliye mahkemesi yapacağı inceleme neticesinde, sanığın daha fazla cezayla cezalandırılması gerektiği kanaatine varsa bile, kararı ceza miktarı yönünden aleyhe bozamaz. Bu duruma ceza muhakemesi hukukunda “aleyhe bozma yasağı” denilmektedir.

İstinaf, henüz yeni bir kanun yoludur. İstinaf başvurusu neticesinde istinaf mahkemelerinin yapacağı inceleme hem bir maddi vakıa incelemesi hem de hukuka aykırılık incelemesi olacağından ceza davasının ikinci derece mahkemesinde daha yetkin bir şekilde ele alınmasını sağlayacaktır.

İstinaf mahkemeleri, “Bölge Adliye Mahkemesi Kuruluş Kanunu” ile kurulmuştur..

Türkiye’de kurulan tüm istinaf mahkemelerinin web adresleri burdan yayınlanacaktır:


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!