0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Nedir?

Özel hayatın gizliliği, insanın sosyal hayat içerisinde sağlıklı bir birey olarak varolması için korunan bir hukuki değerdir. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile özel hayata müdahale girişimlerinden bireyin korunması amaçlanmıştır. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, kişinin başkaları tarafından bilinmesini istemediği hayatının özel alanlarına girilmesini cezalandırarak bireye hukuki güvenlik sağlar.

TCK md.134’te düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu; hayatın özel alanına ilişkin değerleri koruyan genel norm niteliğinde bir suç olup özel norm niteliğindeki aşağıdaki benzer suçlarla karıştırılmamalıdır:

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu ve Şikayet Süresi

TCK md. 139 gereği, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun tüm şekilleri şikayete tabidir. Yani, mağdur şikayetçi olmadan savcılığın soruşturma yapması, mahkemenin kovuşturma yapması mümkün değildir. Şikayet süresi, mağdurun fiili işlendiğini ve fiili işleyen kişiyi öğrendiği tarihten başlamak üzere 6 aydır. Örneğin; Mağdur, aleyhine özel hayatın gizliliğini ihlal suçu işlendiğini 01.01.2016 tarihinde öğrenmiş, suçu işleyen kişiyi de 01.09.2016 tarihinde öğrenmiş olsun. Bu somut olayda mağdurun 6 aylık şikayet hakkı süresi, 01.09.2016 tarihinde başlar, 01.03.2017 tarihinde sona erer.

Uygulamada kolluk aşamasında şikayetten vazgeçme beyanında bulunulduğu, fakat belli bir süre sonra şikayetçi olunduğu görülmektedir. Hemen belirtelim ki kollukta şikayetten vazgeçildiği takdirde mağdurun aynı fiil ile ilgili şikayet hakkı ortadan kalkar. Çünkü hukuk sistemimizde “şikayetten feragatten vazgeçmek” mümkün değildir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Şartları (TCK md. 134)

Birey sosyal hayatın farklı katmanlarında kendi hayatına ait farklı varoluş biçimleriyle ortaya çıkar. Özel hayatın gizliliği suçu ile yalnızca bireyin “özel hayatının gizliliği” kapsamında olan alana müdahale edilmesi halinde cezalandırılması söz konusudur.

Özel hayat birçok farklı katmandan oluşmaktadır. Özel hayatın gizliliği suçu ile özel hayatın yalnızca gizli alanı koruma altına alınmıştır. Bireyin sinema veya tiyatroya gitmesi, havuza girmesi, spor yapması da özel hayattır. Fakat toplumun diğer bireyleriyle aynı alanlarda yapılan bu faaliyetler “özel hayatın gizliliği” kapsamına alınabilecek faaliyetler değildir. Özel hayatın gizliliği, kişisel faaliyetlerin toplumun diğer bireyleri tarafından bilinmesinin istenmediği noktada başlar. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu da bireyin bilinmesini istemediği bu özel alana müdahaleyi engellemek için ihdas olunmuştur.

Özel hayat, başkalarının bilmediği ve bilmesi gerekmediği, kişinin herkesten gizlediği hayatıdır. Özel hayatın sosyal yaşamın her alanında var olduğunu özellikle vurgulamak gerekir. Birey, ister özel konutunda isterse sokak, park, iş ve alışveriş merkezleri gibi sosyal alanlarda olsun mutlaka her alanda özel hayatı vardır. Örnek vermek gerekirse, alışveriş merkezinde alışveriş yapan bir kadının alelade fotoğrafının çekilmesi özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmaz. Ancak, aynı kadının eteğinin altına kamera tutarak fotoğraf çekmek özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturur. Çünkü birinci fiil de birey, sosyal hayatın ortak alanında gözlemlenmekte, ikinci fiilde ise her ne kadar birey sosyal içerisindeyse de tamamen özel hayatının gizliliği ihlal edilmektedir.

Bir kimsenin açık alandaki alelade resimlerinin sık sık çekilmesi halinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşmasa da, TCK md. 123’te tanımlanan “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçu oluşabilir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi – Esas No: 2011/20055, Karar No: 2012/5809).

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, insanların birbirinin gizli yaşam alanlarına girerek başkalarının görmesi mümkün olmayan bir özel yaşam olayını saptaması veya kaydetmesi fiilini cezalandırmaktadır.

Suç, genel kastla işlenen bir suçtur. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işleyen kişinin başkasının özel hayatına müdahale ettiğini bilmesi ve istemesi suçun oluşumu için yeterlidir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu serbest hareketli bir suç olup özel hayatın gizlilik alanına herhangi bir fiil ile girmek yeterlidir.

Ünlü Kişiler ve Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu

Normal insanların özel hayatın gizliliği alanı daha genişken, tanınmış şahsiyetlerin; örneğin siyasetçiler, sanatçılar, sporcular gibi ünlülerin, özel hayatı ve özel hayatın gizlilik kapsamı normal bir insanlara göre daha dardır. Ünlü kişiler belli ölçülerde özel hayatlarının izlenmesine katlanmak zorundadır. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, ünlüler açısından farklı kriterlerle değerlendirilmek durumundadır.

Herhangi bir kişinin güneşlenirken sürekli izlenmesi, fotoğrafının çekilmesi özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluştururken, ünlü bir sanatçıya karşı aynı mahiyette bir fiil işlenmesi halinde özel hayatın gizliliği ihlal edilmiş olmaz.

Siyasetçi, sanatçı, sporcu, kamu hizmeti sunan kişi vb. gibi her grubun kendine özgü bir özel hayatın gizliliği kapsamı vardır. Kim ne şekilde ve hangi ölçüde kamuoyu önündeyse o ölçüde özel hayatının gizliliği kapsamı değişecektir. Aynı grup içerisinde farklı katmanlarda yer alan kişilerin özel hayatının gizliliği kapsamı dahi farklıdır. Örneğin, bir partinin ilçe yöneticisi olarak siyaset yapan kişi ile aynı partide milletvekili olarak siyaset yapan kişi özel hayatın gizliliğini ihlal suçu bakımından farklı değerlendirme kriterlerine tabi tutulacaktır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Nitelikli (Ağır) Hali (TCK md. 134/2)

Özel hayatın gizlilik alanına ilişkin ses ve görüntülerin “ifşa” edilmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun nitelikli (ağır) şeklinin meydana gelmesine neden olur.

İfşa etmek, gizli bir şeyi açığa vurmak, yaymak anlamlarına gelir. Özel hayatın gizliliği ihlal edilecek şekilde, bir ses veya özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun ağır şeklinin vücut bulmasına neden olacaktır. Suçun bu ağır halinde özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediği başkasının duymasına veya görmesine göre değerlendirilmez. Önemli olan başkasının duyabileceği veya görebileceği şekilde ifşanın gerçekleşmesidir. Örneğin, bir parkta bir kişinin gizlice kaydedilmiş sesini dinleten kişinin bu fiili, sesi kimse duymasa bile özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun ağır şeklini oluşturur. Hemen belirtmek gerekir ki, görüntü ve seslerin ifşası, ifşayı sağlamaya elverişli araç ve gereçlerle yapılırsa özel hayatın gizliliğinin ihlal suçunun ağır şekli meydana gelir. İfşa için kullanılan araç elverişli değilse suç oluşmaz.

Fail, hem ses ve görüntüleri kayda alır hem de ifşa ederse, burda TCK md. 134/1 ve 134/2’de tanımlanan iki farklı suç oluşur. Failin her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılması gerekir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Cezası

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun cezası, TCK md. 134/1 ve md.134/2’de suçun basit ve ağır hali olmak üzere iki ayrı fıkrada düzenlenmiştir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun basit şeklinin cezası TCK md. 134/1’de ilk cümlede 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası olarak düzenlenmiştir. Suçun basit şekli işlenirken ses veya görüntü kaydedilmesi halinde, ilk cümlede ifade edilen 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası, aynı maddenin ikinci cümlesi gereği bir kat arttırılarak suçu işleyen faile 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası verilir.

Suçun basit şekli için örnek vermek gerekirse, bir kimsenin yatak odasını gizlice izlemek 1 yıldan 3 yıla kadar hapis, görüntüleri kaydetmek 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasını gerektirir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun ağır şekli, yani ses veya görüntülerin ifşa edilmesi suçunun cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir. İfşanın basın yayın veya internet yoluyla yapılması halinde de aynı ceza uygulanır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Cezayı Attıran Nedenler (TCK md.137)

Aşağıdaki hallerde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu nedeniyle hükmedilen cezalar arttırılmalıdır:

  • Suçun kamu görevlisi (memur, belediye zabıtası, avukat, hakim, savcı) tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu işlenirse yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar 1/2 oranında arttırılarak hükmedilir. Örneğin, bir polis memurunun telefon dinleme yetkisi olan bir polis memurunun bu yetkisini kötüye kullanarak bir kişinin özel hayatına dair bilgileri ifşa etmesi halinde, hükmedilen ceza yarı oranında arttırılmalıdır.

  • Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle hözel hayatın gizliliğini ihlal suçu işlenirse yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar 1/2 oranında arttırılarak hükmedilir. Örneğin; bir sekreterin kendisinin teslim aldığı patronuna ait özel hayat bilgilerini içeren mektupları ifşa etmesi halinde hükmedilen ceza yarı oranında arttırılır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Yargıtay Kararları


  • Yaşı küçük mağdur çocuğun kavga görüntülerinin kaydedilmesi TCK md. 134/1 ikinci cümlesi, bu görüntülerin internet ortamında yayılması da TCK md. 134/2 maddesi ihlal edilmiş olur. Her iki sanık açısından da özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşmuştur. Ancak, mağdurun annesi polis ifadesinde şikayetten vazgeçmiştir, şikayetten vazgeçtikten sonra tekrar şikayetçi olunamaz, bu nedenle dava hakkında düşme kararı verilmesi gerekir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi – Esas No: 2014/16728, Karar No: 2015/1677).

  • Sanık, ortak kullanılan çatı katının bir bölümünde gizli bir delik açarak alt kattaki komşusunun yatak odasını gözetlemiştir. Şikayetçilerin bilinmesini istemedikleri konutları içerisindeki özel yaşamlarına müdahale eden sanığın fiili özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturur. Fiil defalarca işlendiğinden zincirleme suç hükümleri gereği alt sınırdan ayrılarak daha yüksek ceza verilmesi gerekir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi – Esas No: 2012/25893, Karar No: 2013/20214, Tarih No: 16.09.2013).

  • Mağdure vitrini izlerken sanık mağdurenin arkasından yaklaşarak elindeki cep telefonu kamerasıyla mağdurenin bacaklarını kaydetmiştir. Sanığın bu davranışı cinsel taciz suçunu değil, TCK md. 134/1 ikinci cümlesi gereği özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturur (Yargıtay 14. Ceza Dairesi – Esas No: 2012/7618, Karar No: 2013/8902, Tarih No: 10.09.2013).

  • Mağdurenin çıplak vaziyetteki görüntü ve fotoğrafları sanık tarafından kaydedilmiştir. Görüntülerin kaydedilmesi fiili, “Kişisel verilerin kaydedilmesi” suçunu oluşturmaz. Görüntü çekiminin, mağdurenin bilgisi ve rızası kapsamında gerçekleşmesi nedeniyle, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun md. 134/1’deki şekli de oluşmaz. Ancak mağdurenin rızasıyla çekilen görüntülerin rızası dışında farklı zamanlarda birçok kuruma göndermesi fiili özel hayatın gizliliğini ifşa suçunu, yani TCK md. 134/2’deki suçu oluşturur (Yargıtay 12. Ceza Dairesi – Esas No: 2012/17703, Karar No: 2012/18222, Tarih No: 11.09.2012).

  • Fotoğrafcılık yapan sanık, şikayetçilerin evlilik resimlerini çekmiştir. Sanık çektiği evlilik resimlerinin bir kısmını, şikayetçilerin bilgisi ve rızası dışında, iş yerinin vitrininde ve internet sitesinde, reklam amacı ile bulundurmuştur. Kişinin fotoğrafının rızaya aykırı olarak vitrinde bulundurulması kişilik hakkını ihlal eder, fakat sanığın söz konusu eylemi ancak özel hukuk yaptırımlarını gerektirebilir, söz konusu kişilik hakkının ihlali, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmaz (Yargıtay 12. Ceza Dairesi – Esas No: 2011/20872, Karar No: 2012/9834, Tarih No: 11.04.2012).

  • Müşteki şezlongda uzanırken mayolu fotoğrafı sanık tarafından çekilerek derginin ön kapağına haber olarak konulmuştur. Olayda kamu yararı olduğuna dair bir bilgi yoktur. Yerel mahkemenin, “plajın kamuya açık alan olup, gizli alan olmadığı” şeklindeki, özel hayatı salt mekana indirgeyen yaklaşımı doğru değildir. Sanık özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan cezalandırılmalıdır (Yargıtay 12. Ceza Dairesi – Esas No: 2011/7345, Karar No: 2012/8936, Tarih No: 03.04.2012).

  • Gazetecilik/habercilik, kişilerin özel hayatına sınırsız bir şekilde müdahale etme hakkı vermez. Gazeteci haber yaparken haber içeriğinin görünür gerçekle uyumlu, güncel ve kişilik haklarına müdahale içermemesine özen göstermelidir. Haberin konusu ünlü bir kişi olsa bile özel hayatın gizliliğine ölçüsüz bir şekilde müdahale edilmemelidir. (Karar, gazetecilik ve haber yapma hakkı açısından emsal niteliğinde ve oldukça ayrıntılıdır. Yargıtay Kararının ayrıntıları için bakınız: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - 2015/18747 Karar ).

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, bir hukuki değer olan kişilerin özel hayatını ve onurunu koruduğundan soruşturma aşamasının titiz bir şekilde yapılması suç faillerinin yakalanması açısından önemlidir. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, günümüzde bazı teknik araçlar kullanılarak işlendiğinden iddia ve savunmanın bir Ceza avukatı aracılığıyla yapılması maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yardımcı olacaktır.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!