0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu (Mukavemet) Nedir? (TCK m.265)

Görevi yaptırmamak için direnme suçu, kamu görevlisine (memur, polis, zabıta, avukat, hakim vs.) karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılması ile meydana gelir (TCK md.265/1). Görevi yaptırmamak için direnme suçu, uygulamada görevli memura mukavemet suçu olarak bilinen, halk arasında polise mukavemet, zabıtaya mukavemet vb. gibi deyimlerle ifade edilen suç tipidir.

Kamu görevlisine karşı pasif direnme, suç olarak kabul edilmemektedir. Görevi yaptırmamak için direnme suçu seçimlik hareketli bir suç olup, kamu görevlisine karşı icrai (aktif) nitelikte davranışlar olan tehdit veya cebir fiillerinin işlenmesiyle oluşur.

Şikayet Süresi, Uzlaşma ve Dava Zamanaşımı

Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. Görevi yaptırmamak için direnme suçu uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir.

Suç, şikayete bağlı suçlar arasında yer almadığından resen soruşturulur, bu nedenle herhangi bir şikayet süresi yoktur. Dava zamanaşımı süresi içerisinde şikayet hakkı kullanılabilir. Suçun temel şeklinin dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Ceza Kanunu (TCK) Uygulamasında Kamu Görevlisi Nedir?

Görevi yaptırmamak için direnme suçunun mağduru kamu görevlisidir. Ceza hukuku uygulamasında kamu görevlisi oldukça geniş bir kavramdır. TCK’nın 6/1-c maddesine göre kamu görevlisi, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişidir.

TCK’ya göre, zabıta, polis vb. gibi memurlar; bilirkişi, tanık, avukat, hakim, savcı vb. gibi yargı görevi yapanlar; belediye başkanı, belediye meclis üyesi, muhtar, milletvekili vb. gibi seçilmişler; ilçe seçim kurulu başkanı, seçim sandık başkanı vb. gibi atanmışlar ceza kanunu (TCK) uygulamasında kamu görevlisi olarak kabul edilmektedir.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Unsurları

  • Suçun faili kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için cebir veya tehdit kullanan herkes olabilir. Örneğin, bir yakının gözaltına alınmasını engellemek amacıyla polise vuran kişi bu suçun faili olur.

  • Fiilin kamu görevlisine karşı işlenmesi suçun vücut bulması için yeterli değildir. Kamu görevlisinin görevi kapsamına giren bir işi ifa ettiği sırada, kendisine karşı cebir veya tehdit kullanılmalıdır. Kamu görevlisi, görevi başında değilken veya kendi görev kapsamına girmeyen bir işi yaparken aleyhine işlenen fiiller görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmaz. Örneğin, Yargıtay haciz uygulaması sırasında sadece icra memurunun görevi kapsamına giren bir iş yaptığını, haciz uygulamasının, haciz mahallinde hazır bulunan avukatın görevi kapsamına giren bir iş olmaması nedeniyle avukata karşı işlenen suçu görevi yaptırmamak için direnme suçu değil; sadece kamu görevi nedeniyle kasten adam yaralama suçu olarak kabul etmiştir ( Yargıtay 5. CD -2014/12783 karar).

  • Kamu görevi ifa edilip bittikten sonra kamu görevlisine karşı işlenen cebir veya tehdit, görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmaz. Örneğin, polis memuru bir kişiyi yakalayıp polis aracına koyduktan sonra, polisle yaşanan tartışma neticesinde polis memuruna saldırılması görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmaz.

  • Görevi yaptırmamak için direnme suçunda kullanılan cebir veya tehditin belli bir yoğunluğa ulaşması şarttır. TCK md. 106/1’de tanımlanan tehdit suçu için öngörülen fiillerin kamu görevlisine karşı görevini yaptırmamak amacıyla işlenmesi halinde suçun meydana geleceği tartışmasızdır. Cebir fiili açısından dikkat edilmesi gereken nokta, cebir fiili, TCK md.108’de düzenlenen cebir suçu seviyesine varmasa dahi görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturur. Örneğin, görevini yapan polis memurunu tutmak, itmek, hafif bir şekilde boğuşarak polisin yakaladığı kişinin kaçmasına imkan sağlamak, kasten yaralama veya cebir suçunu oluşturmazken; cebir suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturur.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme (Mukavemet) Suçunun Cezası

  • Görevi yaptırmamak için direnme suçunun cezası, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıdır (TCK md.265/1).

  • Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı (avukat, hakim, savcı, bilirkişi, tanık vs.) işlenmesi halinde, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK md.265/2).

  • Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır (TCK md.265/3). Yani suçun temel cezası dikkate alındığında bu halde, fail 8 aydan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

  • Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

  • Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçu nedeniyle de faile ceza verilir.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda Haksız Tahrik

Haksız tahrik, kişinin haksız bir fiilin kendisinde meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi halinde ceza sorumluluğunu azaltan bir ceza indirimi nedenidir.

Kamu görevlisi görevini ifa ederken yasaya uygun bir şekilde hareket etmek zorundadır. Kamu görevlisinin muhatap olduğu kişilere karşı haksız bir şekilde hakaret etmesi, zor kullanması veya başkaca şekillerde söz ile tahrik etmesi halinde, kendisine karşı suç işleyen kişi haksız tahrik ceza indirimi hükümlerinden yararlanır. Bu konuya dair Yargıtay içtihatlarına aşağıda yer verilmiştir.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun hapis cezası, belli koşullarda adli para cezasına çevrilebilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Görevi yaptırmamak için direnme suçu nedeniyle hükmedilen haopis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.

Erteleme, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Görevi yaptırmamak için direnme suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi de mümkündür.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme (Mukavemet) Suçu ve Yargıtay Kararları


Haciz Mahallinde İcra Memuru ve Avukata Direnme Suçu

  • Avukat olarak görev yapan katılan C. Z.’un alacaklı vekili sıfatıyla yürütmekte olduğu bir icra takibi nedeniyle Manavgat 1. İcra Müdürlüğü görevlileri ile birlikte olay günü sanığın babasının evine haciz yapmak üzere geldiği, haciz devam ederken sanığın katılana “ananı avradını sinkaf ederim” deyip, sonrasında katılan ve diğer görevlilere “sizi burada öldürürüm asarım, keserim, sizi burada alnınızdan av tüfeği ile vururum” şeklinde tehdit içerikli sözler söylediği ve katılanın üzerine yürümesi biçiminde gerçekleşen eylemlerinin bütün halinde yargı görevi yapana karşı zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile görevi yaptırmamak için direnme ve tehdit suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması, Sanığın hakaret fiilini alenen işlemesine rağmen, hakkında TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi (Yargıtay 5. Ceza Dairesi Karar: 2015/564)

  • Avukat olan katılanın, alacaklı vekili olarak süresinde borcunu ödemeyen sanık hakkında icra takibinde bulunacağını söylemesi üzerine, sanığın katılana hitaben “çeki takibe koyarsan ceza yersin, cezanı ben keserim, seni gebertirim” şeklinde sözler sarf ettiğinin anlaşılması karşısında, eylemin, TCK’nın 6/d maddesi delaletiyle aynı Kanunun 265/2. Maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 18. CD - 2015/2454 karar).

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda “Cebir” ve “Tehdit” Unsuru

  • Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında olmalıdır. (2015/6439 karar – Yargıtay 23. Ceza Dairesi).

  • Rapor hazırlayan doktorun alkolmetreye üflemesini söylemesi üzerine, kamu görevlisi doktora hitaben “bu üflemeden bana bir şey olursa seninle görüşürüz” dedikten sonra elindeki su dolu pet şişeyi doktora fırlatarak onun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına neden olma eylemin, görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 4. CD - 2015/24443 karar).
  • B blok koridoruna çıkmak isteyen sanıklardan S. P.’ın kendilerine müdahale etmek isteyen infaz koruma memuruna bıçak doğrultarak “ya koğuşa gireceksin ya öleceksin” demekten ibaret eylemi, TCK’nın 265/2. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturur (Yargıtay 4. CD - 2015/24703 karar)

  • Sanığın yıkım işlemi bittikten sonra imar müdürü olan şikayetçi H. H. A.’a yumrukla vurması şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda; sanığın müştekinin hangi görevinin yapılmasını engellemek için cebir ve/veya tehdit kullandığı karar yerinde denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilmeden; eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. CD - 2015/1478 karar)

  • Olay tarihinde pazar yerindeki yenileme çalışmaları nedeniyle tezgahlarının kaldırılması istenilen sanıkların bu duruma karşı çıkarak belediye zabıta görevlileri olan müştekilere fikir ve eylem birliği içerisinde tezgahlarda bulunan saldırıda kullanılmaya elverişli araçlarla saldırdıkları, müşteki T. S.’nın yaralandığı ve olaya müdahale eden polis memurlarınca yakalandıkları, eylemlerinin bir bütün halinde TCK’nın 265/1-3-4,, 43/2. maddeleri kapsamında birden fazla kişi birlikte olacak şekilde saldırıda kullanılmaya elverişli araçlarla birden fazla kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme suçunu tüm unsurlarıyla oluşturduğu anlaşılmasına rağmen tezgahlarına tekme atılıp devrildiği şeklindeki savunmaları üzerinde durularak olayın başlangıcı ve gelişimi irdelenerek aynı Kanunun 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi koşullarının oluşup oluşmadığı da tartışılmak suretiyle yeniden karar verilmesi gerekir (Yargıtay 4. CD - 2015/1406 karar).

  • Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığında görev yapan mağdurun suç tarihinde görevi kapsamında denetim yapmak amacıyla sanığa ait işyerine giderek çalışanların sosyal güvenlik kayıtlarının olup olmadığının tespiti için kimliklerini toplayıp tutanak tanzim ettiği sırada, iş yerine gelen sanığın, mağdura “Sen kimsin, buraya giremezsin, inceleme yapamazsın, senin ne haddine burada inceleme yapmak, bunun sonucuna katlanacaksın” şeklinde yüksek sesle bağırarak tehditte bulunduğu, akabinde mağdurun elindeki kimlikleri çekip almak suretiyle yere saçtığı (Yargıtay 4. CD - 2015/1370 karar).

  • Kanun maddesinde suç oluşturan hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınarak; 25/11/2011 tarihli olay tutanağında bu sanığın cebir ve tehdit içeren herhangi bir fiilinden söz edilmediği, müştekilerin aşamalarda alınan ayrıntılı beyanlarında da S.’in sadece eve girilmesine engel olmak istediğini belirtmeleri karşısında unsurları oluşmayan görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat kararı verilmesi gerekir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2015/1212).

  • Müşteki polis memurlarının, şikayete konu olaya karışan tarafları karakola davet etmeleri üzerine, buna karşı çıkan sanığın sinkaflı sözler dışında söylediği kabul edilen “Benim partimi kimse bozamaz. Bu partiyi ben düzenliyorum. Ne beni alabilirsiniz ne de başkasını, buradan adam mı alacaksınız” şeklindeki sözlerde, direnme suçunun yasal unsurlarından olan tehdit öğesinin oluşmadığı kabul edilmelidir (Yargıtay 5. CD - 2015/1028 karar).

  • 30/09/2009 tarihli olay tutanağının içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre, sürücü belgesiz şekilde motosiklet kullanmaktan dolayı hakkında işlem yapılıp aracın trafikten men edilmek istendiği sırada motosikleti teslim etmemek için depo kapağını açarak yakmaya çalıştığı, bu duruma engel olmak isteyen katılan polis memuru Ü. Y. G.’ün yaşanan arbede sırasında yere düşen motosikletin ayağına çarpması neticesi yaralandığı anlaşılan olayda, kasten işlenebilen bir suç olan görevi yaptırmamak için direnme suçunun yasal unsurunu teşkil eden cebir ögesinin ne şekilde gerçekleştiği gerekçeleriyle denetime imkan verecek şekilde karar yerinde gösterilmeden ve taksirle yaralama suçu tartışılmadan karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 5. Ceza Dairesi Karar: 2015/972).

  • Sanığın herhangi bir görevliye karşı görevi yaptırmamak için cebir ve tehdit içeren herhangi bir fiilinden söz edilmediği, “el kol hareketi yaparak, üzerlerine yürüyerek, kapıları tekmeleyerek, zorluk çıkararak” gibi açıklık taşımayan ibarelere yer verildiği nazara alınarak adı geçen müştekilere ve tanıklara sanık tarafından herhangi bir görevliye karşı görevini yaptırmamak için cebir ve tehdit kullanıp kullanmadığı hususlarının ayrıntılı olarak açıklattırılmasından sonra eyleminin direnme suçunu ne şekilde oluşturduğu açıkça yerel mahkeme tarafından gösterilmelidir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi - 2015/780 karar).

  • Katılan N. A.’ü yakasından tutarak sarstığı ve pitbull cinsi köpeğini üzerine saldırtmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı anlaşılmakla, eyleminin TCK’nın 265/5. maddesi hükmü de nazara alındığında bir bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu, kasten yaralama fiilinin bu suçun cebir unsurunu teşkil ettiği gözetilmeden oluşa uygun düşmeyen yanılgılı değerlendirme sonucu görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisini kasten yaralama suçlarından iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Karar: 2015/626).

  • Müşteki polis memurunun sivil giyimli bir şekilde, Beyoğlu İlçesi Kemeraltı Caddesinde dolaştığı sırada sanığın, müştekiyi eğlence mekanına götürme ve ona fahiş fiyatta fatura çıkarılmasına aracılık etme düşüncesiyle yaraladığının kabul edilmesi karşısında, müştekinin engellenmek istenen görevinin ne olduğu belirtilmeden görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır (18. CD- 2015/791 karar).

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda Haksız Tahrik Ceza İndirimi

  • Sanığın aşamalarda değişmeyen “… olay tarihinde polislere ne olduğunu, ne amaçla geldiklerini, Savcılıktan emniyetten izin alıp almadıklarını sorduğu, polislerin de yok diyerek dalga geçtikleri, üzerine çullandıkları, hatta balkondan atlamak suretiyle içeriye girip evin içinde kendisini dövdükleri,…” şeklindeki savunması, bu hususu doğrulayan adli rapor içeriği üzerinde durularak olayın başlangıcı ve gelişimi irdelenip hakkında TCK’nın 29. Maddesi gereği haksız tahrik indiriminin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılması zorunludur (Yargıtay 4. Ceza Dairesi Karar: 2015/1407).

  • Sanığın, “polis memurları tarafından dövüldüğü” şeklindeki savunması ve hakkında tanzim olunan adli rapor içeriği üzerinde durularak TCK’nın 29. Maddesi gereği haksız tahrik indirimi ve 129. Maddede düzenlenen haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret suçu hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi -2015/1496 karar)

  • Sanığın, “aracında ruhsatını aradığı sırada polis memurunun kapıyı itmesi sebebiyle ayağının sıkıştığı ve yaralandığı, bunun üzerine niçin acele ediyorsun, geriye çekil diyerek kapıyı ittirdiği” şeklindeki savunması ve hakkında tanzim olunan adli rapor içeriği üzerinde durularak TCK’nın 29. Maddesi gereği haksız tahrik indirimi ve 129. Maddede düzenlenen haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret suçu hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - 2015/1492 karar)

Görevi yaptırmamak için direnme (mukavemet) suçu; haksız tahrik, karşılıklı hakaret, cebir, tehdit, yaralama vb. gibi konularda ayrıntılı değerlendirme yapılmasını gerektirdiğinden savunmanın bir avukat vasıtasıyla yapılmasında fayda vardır.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!