0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Maddi ve Manevi Tazminat Davası Nedir?

Maddi tazminat davası, hukuka aykırı bir eylem veya işlem nedeniyle malvarlığında meydana gelen eksilmenin, yani maddi zararların giderilmesi; manevi tazminat davası ise aynı işlem veya eylemler nedeniyle bireyin yaşadığı üzüntü, elem ve yıpranmanın yol açtığı manevi zararların giderilmesini amaçlayan bir dava türüdür.

Maddi ve manevi tazminat davaları birlikte açılabileceği gibi ayrı ayrı da açılabilir. Tazminat davaları, talep edilen tazminat miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemelerinde açılır.

Maddi ve Manevi Tazminat Davası Açma Nedenleri

Maddi ve manevi tazminat davası, birbirinden farklı birçok hukuki nedenden kaynaklanabilir. Temel olarak tazminat davaları şu nedenlere dayalı olarak açılabilir:

  • İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası,
  • Trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası,
  • Sözleşme ihlali nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası,
  • Suç işlenmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası,
  • Hatalı doktor uygulamalarından (tıbbi malpraktis) kaynaklanan tazminat davası,
  • Boşanma davası ile birlikte açılan maddi ve manevi tazminat davası.

Maddi ve Manevi Tazminat Davası Açma Süresi ve Zamanaşımı

Maddi ve manevi tazminat davası açma süresi, tazminat nedenine bağlı olarak değişmektedir. Tazminat davasının hangi hukuki nedene dayalı olarak açıldığı tazminat davası açma süresini de belirlemektedir.

Maddi ve manevi tazminat davası açma süresi açısından temel ilkeler şu şekildedir:

  • Tazminat davasına temel teşkil eden fiil suç teşkil ediyorsa (örneğin, iş kazası, doktor hatası,trafik kazası nedeniyle ölüm veya yaralama), o fiil için kanunlarda daha az zamanaşımı süresi öngörülse bile, ceza kanununda o suç için öngörülen dava zamanaşımı süresi ne ise maddi manevi tazminat davası açma süresi de odur. Ceza kanunundaki temel dava zamanaşımı süresi geçse bile, ceza davası devam ediyorsa yani uzamış dava zamanaşımı devreye girmişse, ceza davası devam ettiği müddetçe de tazminat davası açılabilir.

  • Tazminat hukuku davalarının büyük bir kısmı haksız fiil olarak nitelenen fiillerden kaynaklanır. Örneğin, suç işlenmesi, trafik kazası, iş kazası, doktor hatası (tıbbi malpraktis), telif hakları ihlali birer haksız fiildir. Haksız fiiller için dava zamanaşımı süresi, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, fiil ve fail daha sonra öğrenilse bile her halukarda 10 yıldır (Borçlar Kanunu md. 72/1). İşlenen haksız fiil aynı zamanda suç teşkil ediyorsa, ceza hukuku zamanaşımı süresi de Borçlar Kanunu’nda belirtilen sürelerden daha fazla ise, tazminat davası açma süresi açısından ceza hukuku zamanaşımı süresi uygulanır.

  • Boşanma davası neticesinde maddi manevi tazminat davası açma süresi, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıldır (Medeni Kanun md. 178). Maddi ve manevi tazminat davası boşanma davası ile birlikte açılabileceği gibi boşanma davasının kesinleşmesinden sonraki 1 yıl içinde de ayrı bir dava olarak açılabilir.

  • Sözleşmenin ihlali nedeniyle açılacak tazminat davalarında genel zamanaşımı süresi, 10 yıldır (Borçlar Kanunu md. 146).

  • Trafik kazası, taksirle işlenen bir haksız fiildir. Haksız fiiller için geçerli olan genel zamanaşımı trafik kazaları için de geçerlidir. Ancak, Karayolları Trafik Kanunu trafik kazası nedeniyle tazminat davası açma süresini ayrıca düzenlemiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasının zamanaşımı süresi, trafik kazasının meydana gelmesi ve fiili işleyenin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, fiil ve fail daha sonra öğrenilse bile her halukarda 10 yıl içinde dava zamanaşımına uğrar (Karayolları Trafik Kanunu md. 109). Ancak, trafik kazası neticesinde ölüm veya yaralama gerçekleşmişse, ceza kanunun bu fiil için öngördüğü dava zamanaşımı süresi daha fazla ise, bu durumda dava zamanaşımı süresi ceza hukuku dava zamanaşımı ilkelerine ve sürelerine göre belirlenir.

İş Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası

İş kazası, işyerinde veya işin yürütülmesi sırasında meydana gelen, işçinin ruhsal ve bedensel olarak zarar gördüğü bir olaydır. İş kazaları nedeniyle işçilerin uğradığı zarar nedeniyle kendileri veya yakınları tarafından tazminat davası açılabilir.

İş kazasından kaynaklanan tazminat davalarında tazminat miktarı, hesap bilirkişisi raporunun düzenlendiği tarihte, ölen veya yaralanan işçinin bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. İşçinin bakiye ömrü, PMF tablosu gibi bazı özel tablolar kullanılarak bulunur.

Trafik Kazası Sebebiyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası

Trafik kazası, karayolunda bir taşıtın diğer taşıtlara, taşıtlar içindeki kişilere, yayalara veya herhangi bir nesneye çarpmasıyla oluşur. Trafik kazası nedeniyle hem malvarlığı hem de vücut bütünlüğü zarar görebilir. Trafik kazası nedeniyle zarara uğrayanlar veya yakınları da maddi ve manevi tazminat davası açabilirler.

Trafik kazası nedeniyle mağdur yaralanmışsa; mağdurun bu nedenle uğradığı bedensel zarar, ancak usulüne uygun bir bakım ve tedavi neticesinde tanzim edilen doktor raporuyla belirli bir netliğe kavuşur.

Hatalı Doktor Uygulamasından (Tıbbi Malpraktis) Nedeniyle Tazminat Davası

Hatalı doktor uygulamaları (tıbbi malpraktis) en sık karşılaşılan tazminat davası nedenlerindendir. Teşhis veya tedavi aşamalarında yapılan herhangi bir doktor hatası hastaların tüm yaşamını etkileyebilir. Doktor hatası veya diğer bir deyişle tıbbi malpraktis nedeniyle ruhsal veya bedensel bir zarara uğrayan herkes maddi ve manevi tazminat davası açabilir.

Tıbbi malpraktis; doktorun belli bir tedavi uygularken bilgisizlik, tecrübesizlik veya ilgisizlik nedeniyle hastanın bedenine hatalı bir uygulama yapması veya görevi ihmal etmesi neticesinde bir zararın doğması halinde söz konusu olur. Doktorun tazminat sorumluluğu hastasına uyguladığı hatalı tedavi nedeniyle doğar, usulüne uygun tedavi uygulanmasına rağmen gelişen komplikasyonlardan doktor sorumlu tutulamaz.

Sözleşme İhlali Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası

Borçlar hukukuna göre sözleşmeler, pek çok nedenden kaynaklanabilir. Alım satım sözleşmesi, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, şufa sözleşmesi gibi tipik sözleşmeler yapılabileceği gibi taraflar özgür iradeleriyle karma sözleşmeler de yapabilirler.

Sözleşmenin eksik ifası, ifa edilmemesi veya haksız feshedilmesi hallerinde tarafların birbirinden maddi ve manevi tazminat talep etme hakları doğar.

Suç İşlenmesi Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası

Suç, kasıtlı veya taksirli hareket sonucu hukuka aykırı bir fiil ile bir kimseye zarar verilmesidir. Bir kişiye karşı suç işlenmesi, o kişiye hem maddi zarar verir hem de kişinin manevi bütünlüğünü bozar. Kişi aleyhine suç işlenmişse, maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı özellikle zamanaşımı olgusu açısından daha geniş haklar sağlar.

Esasen; iş kazası, trafik kazası, doktor hatası vb. nedenlerle açılan birçok maddi ve manevi tazminat davası, aynı zamanda mağdura karşı taksirli bir hareketle işlendiğinden suç teşkil etmektedir. Tazminat sorumlusunun suç teşkil eden fiili neticesinde yaralanma meydan gelmişse taksirle adam yaralama suçu, ölüm meydana gelmişse taksirle ölüme neden olma suçu işlenmiş olur.

Boşanma Davası ile Birlikte Açılan Maddi ve Manevi Tazminat Davası

Boşanma davası, tarafların evlilik sözleşmesine son verdikleri bir dava türüdür. Taraflar boşanma davası ile birlikte karşı tarafın evlilik sırasında kusurlu hareketleriyle verdikleri zararları maddi ve manevi tazminat davasına konu yapabilirler.

Boşanmada maddi ve manevi tazminat davası, boşanma sebepleri konusunda kusursuz veya daha az kusurlu olan eşin diğer eşten talep ettiği tazminatı konu alan bir tazminat davasıdır. Boşanma sebepleri konusunda her iki taraf eşit kusurlu ise, tarafların birbirinden tazminat talep etme hakları yoktur.

Telif Hakları Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası

Telif hakları, fikri bir çabanın ürünü olan eserleri korumaktadır. Günümüzde teknoloji ve iletişimin gelişmesi nedeniyle en çok ihlal edilen haklar arasında telif hakları yer almaktadır. Telif hakları ihlal edilen hak sahibi, hem müdahalenin önlenmesi için dava açabilir hem de maddi ve manevi zararını tazmin etmek için tazminat davası açabilir.

Telif hakları; eser sahibinin izni olmadan eserin umuma arzedilmesi ve yayımlanması, başkasına ait eseri kendi eseriymiş gibi yayınlama, henüz alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuoyuna açıklamada bulunma gibi sayısız nedenlerle ihlal edilmektedir. Telif hakkkı ihlali suç teşkil ettiğinde, şikayet üzerine fail hakkında Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi tarafından yargılama yapılır.

Maddi ve Manevi Tazminat Davasını Kimler Açabilir?

Tazminat davasına sebep teşkil eden konu ne olursa olsun, fiil veya işleme muhatap olan kişi maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Örneğin, trafik veya iş kazası nedeniyle yaralanan kazazede, doktor hatası nedeniyle vücut bütünlüğü zarar gören hasta, boşanma davasında eşler maddi manevi tazminat davası açabilirler.

Tazminat nedeni, hukuka aykırı işlenen bir fiil nedeniyle bir kişinin ölümü ise, ölenin destekte bulunduğu yakınları da maddi tazminat davası açabilirler. Ölüm nedeniyle açılan maddi tazminat davalarında hükmedilen tazminata, “destekten yoksun kalma tazminatı” denilmektedir. Ölen kişinin eşi, çocukları, anne-babası veya ölenin kendisine destekte bulunduğunu ispat edebilen herkes maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Ölenin herhangi bir desteği olmamasına rağmen ölümden üzüntü duyan birinci derece yakınlar da manevi tazminat davası açabilirler. (Borçlar Kanunu md. 56/2). Yaralanma halinde, yaralananın yakınlarının maddi tazminat isteme hakları yoktur. Ancak, yaralanma ağır bedensel zarar meydana getirmişse (örneğin, bir gözün gözün kör olması, bacak veya kolun kopması), özellikle uzuv kaybı meydana gelmişse yaralananın yakınları da manevi tazminat talep edebilir (BK md. 56/2).

Maddi ve Manevi Tazminat Davası Kime Karşı Açılır?

Maddi ve manevi tazminat davası, ölüm, yaralanma veya başkaca maddi zarara neden olan eylem veya işlemi gerçekleştiren gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır.

Haksız fiillerde, haksız fiil kimin tarafından işlenmişse, tazminat davası da o kişiye karşı açılır. Ancak, bazen haksız fiili işleyen kişi ile birlikte tazminat sorumlulukları olan bazı kimseler de bulunabilir. Örneğin, haksız fiili işleyen kişi ile iş ilişkisi olan işveren iş nedeniyle üçüncü kişiye verilen zarardan sorumludur. Yine, trafik kazası ile üçüncü kişiye zarar veren aracın şoförü ile birlikte aracın sahibi de sorumludur. Bu duruma borçlar hukukunda tehlike sorumluluğu denilmektedir.

Motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölmesi, yaralanması veya eşyanın zarara uğramasına neden olursa tazminat hukuku gereği ilgililerin tazminat sorumluluğu vardır (Karayolları Trafik Kanunu md. 85/1). Trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası, aracın sürücüsü, işleteni, sahibi ile aracı sigortalayan sigorta şirketine karşı birlikte veya ayrı ayrı açılabilir.

Doktor hatası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası, hatayı yapan doktora, doktorun çalıştığı hastaneye veya sağlık kuruluşuna, doktor Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışıyorsa bakanlığa karşı, bir üniversite veya vakıf hastanesinde çalışıyorsa ilgili vakfa veya üniversiteye tazminat davası açılabilir.

Maddi ve Manevi Tazminat Davası Nasıl ve Nerede Açılır?

Maddi ve manevi tazminat davası, tüm davalar için yetkili yer olan davalının ikametgahında, davalı tüzel kişi (şirket, vakıf, dernek, üniversite vs.) ise tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılabilir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu md.6). Davalı sayısı birden fazla ise, tazminat davası herhangi birinin yerleşim yerinde açılabilir (HMK md.7). Örneğin, trafik kazasına neden olan aracı sigortalayan şirketin merkezi İstanbul/Çağlayan, araç sahibinin ikametgahı İstanbul/Bakırköy araç şoförünün adresi İstanbul/Kartal olsa bile, trafik kazası nedeniyle açılacak tazminat davası İstanbul Çağlayan Adliyesinde, İstanbul Bakırköy Adliyesinde veya İstanbul Anadolu Adliyesinde açılabilir.

Sözleşmenin ihlali nedeniyle açılacak tazminat davaları, yukarıdaki yetkili mahkemelerde açılabileceği gibi sözleşmenin ifa edileceği yerdeki asliye hukuk mahkemesinde de açılabilir (HMK md. 10).

Haksız fiil (trafik kazası, iş kazası, doktor hatası vs.) nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat davası, yukarıda belirttiğimiz genel yetkili mahkemelerde açılabileceği gibi aşaığıdaki mahkemelerde de açılabilir (HMK md. 16):

  • Haksız fiilin işlendiği yer mahkemesinde tazminat davaları açılabilir.
  • Zarar haksız filin işlendiği yerden başka bir yerde meydana gelmişse, zararın meydana geldiği yerde de tazminat davası açılabilir. Örneğin, İstanbul’da bilişim sistemi üzerinden İzmir’de bulunan bir şirkete zarar verildiğinde hem İstanbul mahkemeleri hem de zararın meydan geldiği yer olan İzmir mahkemeleri yetkilidir.
  • Haksız fiillerde zarar görenin ikametgahında da tazminat davası açılabilir. Örneğin, Balıkesir’de iş kazası geçiren bir işçinin ikametgahı İstanbul’da ise tazminat davası İstanbul’da da açılabilir.

Ticari bir iş veya işlemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları açısından görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.

Maddi ve Manevi Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?

Tazminat davaları, taraf iddialarının ileri sürülmesi, tanık dinlenmesi, maluliyet oranı tespiti, kusur tespiti, maddi zararın hesaplanması gibi aşamalardan oluşur. Tazminat davasını ele alan mahkeme, her aşamada gerekli tespitler yapıldıktan sonra tarafların itirazlarını değerlendirir. Örneğin, bilirkişi tarafından yapılan kusur tespitine tarafların itirazı varsa, mahkeme itirazı değerlendirir, itirazı yerinde görürse dosyayı yeniden kusur bilirkişisine gönderir. Tüm bu işlemler ve işlemlere itiraz edilip edilmemesi tazminat davasının ne kadar sürede sonuçlanacağını belirler. Tazminat davaları ortalama 1,5 – 2 yıl gibi bir sürede sonuçlanmaktadır.

Maddi ve Manevi Tazminat Miktarı Nasıl Hesaplanır?

Mahkeme tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirlemelidir (BK md. 47). Manevi tazminat, tazminata neden olan fiili işleyenin ve mağdurun kusur oranı ve meydana gelen manevi zararın büyüklüğü dikkate alınarak belirlenir. Manevi tazminat olarak belirlenecek miktar, tazminat sorumlusunu fakirleştirmemeli, tazminat alacaklısını da zenginleştirmemelidir. Hakim, hakkaniyete uygun bir manevi tazminat miktarı belirlemelidir.

Maddi tazminat nasıl hesaplanır sorusunun nispeten daha somut bir cevabı vardır. Maddi tazminatın kapsamını doğrudan uğranılan zarar ve kusur oranı belirlemektedir.

Örnek vermek gerekirse (örneğimizde tazminat hesaplama yönteminin anlaşılması için temel esaslar belirlenmiştir); Trafik kazası, iş kazası veya doktor hatası neticesinde maluliyete uğrayan (yaralanan) kişinin maluliyet oranının %60 olduğunu kabul edelim. Maluliyete uğrayanın olaydaki kusur oranının %20, yaşının 30, maaşının 3000 TL olduğunu varsayalım. Genel hatları ile bir hesaplama yapmak gerekirse, tazminat miktarı şu esaslara göre belirlenecektir:

  • Maluliyete uğrayan kişinin 72 yaşına kadar işgücü olduğu kabul edilir. Malul kişinin 65 yaşına kadar aktif çalışma süresi, 65 yaş ile 72 yaş arasında da pasif çalışma süresi hesaplanır. Somut örneğimizde maluliyete uğrayan kişi 30 yıl aktif, 7 yıl pasif çalışma yapacaktır.
  • Maluliyete uğrayan kişinin işgücü kaybı her ay için ayrı ayrı hesaplanmalıdır. Bu durumda 3000 TL maaş alan mağdurun maaşından kusur oranı olan %20 düşülmeli, bulunan miktar %60 maluliyet oranı ile çarpılmalıdır. Somut örneğimizde; 3000 TL maaş - % 20 mağdurun kusur oranına tekabül eden miktar = 2400 TL x 60/100 = 1440 TL aylık işgücü ve gelir kaybı olarak hesaplanır. Yıllık işgücü/gelir kaybı 17.280 TL olacaktır.
  • Bulunan yıllık işgücü/gelir kaybı aktif ve pasif çalışma süresi olan 37 yıl ile çarpılır. Somut örneğimizde; yıllık işgücü kaybı 17280 x 37 yıl = 639.360 TL maddi tazminat olarak ortaya çıkacaktır.
  • Hemen belirtelim ki, tazminata neden olan olay ile ilgili maluliyete uğrayan kişiye gelir bağlanmışsa, bağlanan gelirin peşin sermaye değeri hesaplanan tazminat miktarından düşülür. Ayrıca iskontolama yöntemi nedeniyle tazminattan kabaca %10 oranında indirim yapılması gerekir. Somut örneğimizde malul kişiye bağlanan maaşın peşin sermaye değerinin yaklaşık 50.000 TL olduğu varsayılabilir.

Maddi ve manevi tazminat davası, büyük hak kayıplarının yaşanabileceği bir dava türü olduğundan mutlaka bir tazminat avukatı vasıtasıyla yürütülmelidir.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!