0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Nedir? (HAGB Nedir?)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa ceza kararının ortadan kaldırılması ve davanın düşmesine yol açan bir cezanın bireyselleştirilmesi kurumudur. Erteleme, takdiri indirim gibi bireyselleştirme kurumlarında mahkeme kararı birtakım hukuki sonuçlar doğrururken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunda ortada sonuç doğuracak bir mahkeme hükmü yoktur. Mahkeme, hukuk sisteminde sonuç doğuracak şekilde kararını henüz açıklamamış, açıklamayı geri bırakmıştır. HAGB kararı, kişinin medeni, siyasi veya özel yaşamına hiçbir kısıtlama getirmeden adeta sanığa ikinci bir şans tanır. HAGB kararı, suç işleyen kişinin hayatına ceza hukuku müdahalesini adeta askıya almaktadır.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Şartları?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için birtakım şartların bir arada bulunması gerekir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun HAGB kararı için aradığı tüm şartlar vücut bulmadan, hakim, HAGB kararı verme yetkisine sahip değildir. Bu şartlar şunlardır:

HAGB Kararı için Suça Dair Şartlar

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilemeyecek Suçlar

477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kanunu md. 63/2 gereği, bu kanun kapsamındaki disiplin suçlarının ceza miktarı ne olursa olsun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Ancak, bu suçlar 01.03.2008 tarihinden önce işlenmişse veya sanık 15 yaşından küçükse bu kanun hükümleri uygulanamayacaktır.

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar bakımından da (6352 sayılı Kanun m.105/2-b maddesi ile yapılan değişiklik) HAGB hükümleri uygulanabilir.

Hapis Cezası Verilen Suçlarda HAGB kararı için Ceza Miktarı Şartı

HAGB kararı verilebilmesi için mahkemenin yaptığı yargılama neticesinde hükmettiği ceza hapis cezası ise, 2 yıl veya daha az süreli hapis cezası olmalıdır. 18 yaşından küçük çocuklar için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için ceza sınırı 3 yıl veya daha az süreli hapis cezasıdır. Suçun niteliğinin (yukarıda açıkladığımız istisnalar hariç), taksirle veya kasten işlenmesinin hiçbir önemi yoktur, önemli olan cezanın miktarıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu, 2 yıl veya daha az ceza miktarını mutlak nitelikte bir ölçü olarak kabul etmiştir. Bu yüzden, örneğin, kasten adam yaralama, taksirle adam yaralama, hırsızlık suçu, dolandırıcılık suçu, hakaret suçu, mala zarar verme suçu, tehdit suçu, şantaj suçu, uyuşturucu madde kullanma gibi suçlar nedeniyle hükmedilen hapis cezaları süre koşulunu sağladığı takdirde sanık hakkında HAGB kararı verilebilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Adli Para Cezası

Adli Para Cezası, doğrudan verilebileceği gibi hapis cezasından da çevrilebilen bir ceza yaptırımıdır. Mahkeme yargılama neticesinde sanık hakkında doğrudan sadece adli para cezasına veya hapis cezası ile birlikte doğrudan adli para cezasına hükmetmiş ise, bu para cezası hakkında da HAGB kararı verilebilir. Burda dikkat edilmesi gereken husus, adli para cezasının doğrudan verilen bir adli para cezası olmasıdır. Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkün değildir. Bir örnek vermek gerekirse, hakaret suçunda mahkeme sanığa 3 ay ile 2 yıl arası hapis cezası veya adli para cezası verebilir. Mahkeme hapis cezası vermek yerine doğrudan adli para cezası verirse hükmedilen adli para cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Fakat, mahkeme adli para cezası vermek yerine önce 4 ay hapis cezası verip daha sonra verdiği hapis cezasını adli para cezasına çevirirse, artık bu adli para cezası açısından HAGB kararı verilemez.

HAGB Kararı için Sanığa Dair Şartlar

Hakkında HAGB Kararı Verilecek Sanığın Daha Önce Kasıtlı Bir Suçtan Mahkum Olmaması

Sanığın daha önce kasten işlediği bir suçtan dolayı kesinleşmiş mahkumiyeti varsa hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez. Önceki mahkumiyetinin hapis cezası veya adli para cezası olmasının veya cezanın miktarının hiçbir önemi yoktur. Sanığın önceki mahkumiyetine esas suç kasten işlenmişse hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkün değildir.

Taksirle işlenen suçlar bakımından sanık hakkında önceden kesinleşmiş mahkumiyet kararı olsa bile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. Örnek vermek gerekirse, trafik kazası, iş kazası veya başka bir taksirli fiil ile ölüm veya yaralama suçlarından mahkum olmuş bir kişi hakkında sonraki kasıtlı suçu nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

Sanık kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı halde adli sicil kaydında denetimli serbestlik tedbiri varsa, HAGB kurumundan faydalanabilir. Örneğin, sanığın adli sicil kaydında uyuşturucu madde kullanma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yer alsa bile, bu tedbir hukuki niteliği itibarıyle ceza olmadığı için sanık hakkında HAGB kararı verilebilir.

Suç Nedeniyle Uğranılan Zararın Giderilmesi ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

İşlenen suç nedeniyle mağdur veya kamu bir zarara uğramışsa, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için uğranılan bu zararın giderilmesi gerekir. Suç nedeniyle oluşan zarardan kasıt, doğrudan suçun neden olduğu maddi zararlardır. Manevi zararlar uğranılan zarar kapsamında değildir. Zararın giderilmesi, zararın konusu olan şey aynen verilebiliyorsa aynen iade yoluyla, aynen iade edilemeyecek bir şey ise tazmin suretiyle giderilmesi yoluyla mümkün olur. Örnek vermek gerekirse, cep telefonu çalınan kişiye cep telefonunun aynen iade edilmesi veya bedelinin ödenmesi zararın giderilmesi olarak kabul edilir. Suç nedeniyle oluşan dolaylı zararlar, CMK md. 231’deki “uğranılan zarar” kapsamına dahil değildir. Örneğin, işlenen suç nedeniyle mağdurun çalışamaması, iş güç kaybı “uğranılan zarar” kavramına dahil olmayan dolaylı zararlar olarak kabul edilmektedir.

  • Zararın Tespiti ve Bilirkişi İncelemesi: Ceza hakimi, zararı basit bir şekilde araştırmalı ve yaklaşık bir miktar belirlemelidir. Zarar miktarı açık değilse zararın belirlenmesinin tarafların subjektif adaletine terkedilmemesi gerekir. Ceza mahkemesi, suç nedeniyle oluşan zararı yaklaşık olarak tespit ederek ceza uyuşmazlığını çözmelidir. Bazen zararın yaklaşık olarak tespit edilmesi dahi hakimin bilgisini aşan bir teknik bilgi gerektirebilir. Bu durumda da mahkeme, zararın yaklaşık olarak tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırarak zararı tespit etmelidir.

  • Mağdurun Uğradığı Zararın Kısmen Giderilmesi: Mağdurun uğradığı zarar tamamen değil, kısmen giderildiği takdirde HAGB kararı verilebilmesi için mağdurun HAGB kararı verilmesine rıza göstermesi gerekir. Mağdur veya müştekinin, zarar kısmen karşılandığında onayı yoksa sanık hakkında HAGB hükümleri uygulanamaz. Mağdur veya müştekinin zararın kısmen ödenmesini kabul etmesi, HAGB kararı verilmesine rıza gösterdikleri anlamına gelmez. Zararın kısmen tazmini halinde HAGB hükümlerinin uygulanması için mağdur veya müştekinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine ayrıca ve açıkça rıza göstermesi gerekir.

Ceza hakiminin yaptığı bu tespit kesin nitelikte bir tespit olmayıp ayrıca hukuk mahkemesinde tazminat davası açmaya engel değildir.

Kamunun veya mağdurun uğradığı zararın denetim süresi içinde taksitlerle ödenmesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

Bazı suçların özelliği gereği, kamunun veya kişilerin suç nedeniyle uğradığı bir zarar olmayabilir. Bu durumda uğranılan zararın giderilmesi koşulu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi için şart olmaktan çıkar.

“Uğranılan Zarar” kavramının iyi anlaşılabilmesi için örnekler;

Mühür Bozma (Fekki) Suçu: Dükkanı mühürlendiği halde mührü söken kişi, mühür fekki suçunu işlediği halde bu suçta hiç kimsenin suçtan dolayı maddi zararı oluşmaz (Yargıtay 10.Ceza Dairesi 2014/919 karar).

İmar Kirliliği Suçu: İmar kirliliğine neden olma suçunda ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirerek 184/5. maddesindeki özel düzenlemeden yararlanma imkanı bulunan fail hakkında 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkün değildir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Karar: 2015/167).

Hakaret suçu: Hakaret suçunda müşteki belgeye dayalı bir zararı olduğunu ispatlayamazsa, manevi zarar “uğranılan zarar” olarak kabul edilemez. Bu nedenle giderilecek zarar olmadığından HAGB kararı verilmelidir. (Yargıta 2. Ceza Dairesi-2012/42821).

Mahkemece Sanığın Tekrar Suç İşlemeyeceği Kanaatine Varılması

Mahkeme, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarını, kişilik özelliklerini göz önüne alarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varırsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verir. Hemen belirtelim ki, yargıç, sanığın davranışlarını ve kişiliğini sübjektif kriterlere göre değerlendiremez. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışı ve bilinen olumsuz bir kişilik özelliği yoksa, yargıç HAGB kararı vermelidir.

Sanığın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Onay Vermesi

Sanık, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kabul etmediğini beyan ederse yargıç, HAGB kararı veremez. Çoğu sanığın “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmeli miyim” şeklindeki sorusu ile karşılaşılır. HAGB kararı verilmesini kabul edip etmemeyi somut olaya göre değerlendirmek gerekirse de, davaların büyük bir çoğunluğunda HAGB kararı verilmesini kabul etmek sanığın lehinedir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Denetim Süresi İçinde Yeniden Suç İşlenmesi

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde sanık 5 yıl süreyle denetime tabi tutulur. 18 yaşından küçük çocuklar için denetim süresi 3 yıldır. Sanığın bu denetim süresi içinde kasten bir suç işleyip işlememesine göre iki sonuç ortaya çıkar:

  • Sanık denetim süresi içinde kasten bir suç işlemez ve yargıcın belirlediği diğer yükümlülüklere uygun hareket ederse açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. Dava düştükten sonra yargılanan kişi davadan önceki hukuki durumuna geri döner.

  • Sanık, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işler veya hakimin belirlediği yükümlülüklere aykırı hareket ederse açıklanması geri bırakılan hüküm mahkeme tarafından açıklanır.

Denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanır. Suç işleyen sanık hakkında daha önce verilen ceza seçenek yaptırımlara çevrilemez, ertelenemez.

Denetim süresi içinde suç işlemediği halde hakimin belirlediği denetimli serbestlik yükümlülüklerini yerine getirmeyen sanık hakkındaki hükmün de açıklanmasına karar verilir. Ancak, bu durumda hükmü açıklayan mahkeme sanığın cezasının yarısına kadar olan bir kısmının infaz edilmemesine karar verebilir. Mahkeme, koşulları varsa suç işlemeyen ancak yükümlülüklere aykırı davranan sanık aleyhine hükmedilen hapis cezasını erteleyebilir veya adli para cezası gibi seçenek bir yaptırıma çevirerek yeni bir mahkumiyet hükmü de kurabilir.

Denetim süresi içinde yeniden suç işlenmesi halinde, işlendiği iddia edilen ikinci suçun mahkumiyetle kesinleşmesinden sonra işlenen ilk suç nedeniyle verilen HAGB kararı açıklanabilir. Nitekim, Yargıtay işlendiği iddia edilen ikinci suç kesinleşmediği halde, birinci suç nedeniyle verilen HAGB kararının açıklanmasını hukuka aykırı bulmuştur (Yargıtay Ceza Genel Kurulu - 2008/25 karar, Yargıtay 15. Ceza Dairesi- 2012/45113 karar).

Önemle belirtmek gerekir ki; 28.06.2014 tarihine kadar işlenen suçlarda birden fazla kere hükmün açıklanmasının geri bırakılması verilebilir. Bu tarihten sonra işlenen suçlarda birden fazla kere HAGB kararı verilmesi kanuni düzenleme nedeniyle mümkün değildir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İtiraz Edilebilir mi? HAGB kararı Temyiz Edilebilir mi?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı Yargıtay’a temyiz yoluna gidilemez. Ancak 7 günlük süre içinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itiraz edilebilir. Kararı veren mahkeme hangisi ise o mahkemeye dilekçe verilerek HAGB kararına itiraz edilebilir. Kararı veren mahkeme itirazı önce kendisi değerlendirir ve itiraz üzerine yapacağı inceleme ile kendi verdiği kararı düzeltebilir. Hagb kararı veren mahkeme, kararına yapılan itirazı yerinde görmezse itiraz dilekçesini itirazı incelemeye yetkili mahkemeye gönderir.

HAGB kararına itirazı incelemeye yetkili mahkemeler şu şekilde belirlenir (CMK md. 268):

1- Asliye Ceza Mahkemesi’nin Hükmettiği HAGB Kararına Yapılan İtirazı İncelemeye Yetkili Mahkeme: HAGB kararı, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilmişse, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itirazı incelemeye yetkili mahkeme, o adliyedeki Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Aynı adliyede Ağır Ceza Mahkemesi yoksa, Asliye Ceza Mahkemesi’nin yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz edilebilir.

Hemen belirtmek gerkir ki, Çocuk Mahkemeleri ve Fikri Sınai Ceza Mahkemeleri, Asliye Ceza Mahkemesi derecesinde kabul edilir.

  • Asliye Ceza Mahkemesi’nin HAGB Kararına İtirazı İncelemeye Yetkili Mahkemeler İçin Örnekler: Örnek-1: İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nin verdiği HAGB kararına yapılan itiraz, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılmalıdır. Örnek 2: Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi’nin verdiği HAGB kararına itirazı incelemeye yetkili mahkeme, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Çünkü, Büyükçekmece Adliyesi’nde Ağır Ceza Mahkemesi yoktur, bu nedenle Büyükçekmece Adliyesi’nin yargı çevresinde bulunduğu Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi, HAGB kararına yapılan itirazı incelemeye yetkilidir.

2- Ağır Ceza Mahkemesi’nin Hükmettiği HAGB Kararına İtiraz: Herhangi bir Ağır Ceza Mahkemesi’nin hükmettiği HAGB kararına itirazı incelemeye yetkili mahkeme, HAGB kararını veren mahkemeyi sıra numarası olarak izleyen Ağır Ceza Mahkemesi’dir.

  • Ağır Ceza Mahkemesi’nin HAGB Kararına İtirazı İncelemeye Yetkili Mahkemeler İçin Örnekler: Örnek-1: Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği HAGB kararına karşı yapılan itiraz, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından incelenir. HAGB kararı veren Ağır Ceza Mahkemesi o adliyedeki tek Ağır Ceza Mahkemesi ise, HAGB karına itirazı incelemeye yetkili mahkeme o adliyeye en yakın Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Örnek-2: Silivri Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği HAGB kararına karşı itirazı incelemeye yetkili mahkeme Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Silivri Adliyesinde tek Ağır Ceza Mahkemesi mevcut olduğundan en yakın Ağır Ceza Mahkemesi Bakırköy Adliyesi’ndedir.

Yargıtay kararlarına göre HAGB itiraz dilekçesi incelemek üzere kendisine gönderilen mahkeme, itiraz edilen kararı hem usul hem esas açısından denetimden geçirecektir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itiraz, henüz etkin bir kanun yoluna dönüşmüş değildir. Yapılan itirazlar hakkında dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmektedir.

HAGB Kararına İtiraz ve Aleyhe Bozma/Değiştirme Yasağı

Aleyhe bozma/değiştirme yasağı, yalnızca sanık lehine temyiz veya istinaf başvurusu yapıldığında, hükmün sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde değiştirilememesidir. Örneğin, şantaj suçu nedeniyle sanık 1 yıl hapis cezasına mahkum edilmiş ve yalnızca sanık lehine istinaf başvurusu yapılmışsa; istinaf mahkemesi, sanığa az ceza verildiği kanaatinde olsa bile aleyhe bozma/değiştirme yasağı nedeniyle hükmü bozamayacaktır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz halinde, aleyhe bozma/değiştirme yasağı ilkesi uygulanmaz. Yani, hagb kararına itiraz sanık lehine yapılmış olsa dahi, itiraz mercii hükmü sanık aleyhine de bozabilir (Yargıtay 1.CD - 2012/5844 karar).

Yargıtay, aleyhe bozma yasağı ilkesinin sadece temyiz (CMK md.307/4) ve istinaf (CMK md.283) kanun yolları için açıkça düzenlendiğini, hagb kararına itiraz halinde ilkenin uygulanabileceğine dair açık bir yasal hüküm olmadığından ilkenin itiraz kanun yolunda uygulanamayacağını belirtmektedir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının Memurluğa Etkisi Nedir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, yargılanan kişiye verilen ikinci bir şanstır. HAGB kararı, kişinin mevcut hukuki statüsünde olumsuz bir değişiklik olmaması için düzenlenmiş bir kurumdur. Hakkında HAGB kararı verilen kişinin devlet memurluğu, milletvekilliği, avukatlık veya başkaca bir kamu hizmeti ifa etmesinin önünde hiçbir yasal engel yoktur. Hakkında HAGB kararı verilen kişinin mahkumiyete esas cezası ne olursa olsun memuriyetten veya başkaca bir kamu görevinden atılması mümkün değildir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı mı Hapis Cezasının Ertelenmesi Kararı mı Sanık Lehinedir?

Hapis Cezasının Ertelenmesi kararında mahkemenin verdiği karar, hukuk sisteminde derhal sonuç doğurmaya başlar. Ceza erteleme kararı bir cezanın infazı şeklidir. Halbuki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında ortada hukuki sonuç meydana getirecek bir mahkeme kararı mevcut değildir. Bu nedenle hapis cezasının ertelenmesi halinde sanığın cezası infaz edildiğinden infaz aşamasında birtakım kısıtlamalarla karşılaşacaktır, hatta bazı haklarını kullanmayacaktır. Örneğin, yargılama neticesinde hükmedilen 2 yıl hapis cezası ertelenen sanık deneme süresi içinde milletvekili veya devlet memuru olamaz. Ama HAGB kararı verilmişse milletvekilliği veya devlet memurluğu önünde hiçbir engel yoktur.

Her iki kavramı karşılaştırmak için bir Ceza avukatı ile görüşünüz veya hapis cezasının ertelenmesi hakkında yazdığımız yazıyı inceleyiniz.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Adli Sicil Kaydına İşler mi? (Sabıka Kaydına İşlenir mi?)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, Adli Sicil Kaydı (Sabıka Kaydı) kayıtlarında görünmez. HAGB kararları, adli sicil kaydında bu hükümlere özgü bir sisteme kaydedilir. Bu nedenle e-devlet üzerinden alınan sabıka kaydında veya adliyeden alınan adli sicil kaydında HAGB kararı gözükmez. Bu kayıtlar, hakim veya savcı tarafından bir soruşturma veya kovuşturma ile bağlantılı olarak CMK 231. maddede belirtilen yukarıda açıkladığımız hususların tespiti amacıyla kullanılabilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Yargıtay Kararları


  • Sanık, mağdurun zararını gidermek istemiş, ancak mağdur zararın karşılığı olan parayı almayı kabul etmemiştir. Mahkemenin sanığa ödeme yeri göstermesi gerekir. Sanığın zararı ödemesi halinde ceza indirimi uygulanmalıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - 2014/20956 karar).

  • Suç nedeniyle oluşan zarar tam olarak bilinmiyorsa, hakim zararı yaklaşık olarak belirleyip sanığın belirlenen zarar miktarını ödeyip ödememesine göre, sanığın HAGB kararı verilmesi talebi hakkında karar vermelidir. Bazen zararın tespiti, hakimin genel bilgisini aşan teknik inceleme gerektirebilir. Bu durumda hakim, yaklaşık zararın tespit edilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırmalı, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verip vermeyeceğini kararlaştırmalıdır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2008/11-250, Karar No: 2009/13; Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Esas No:2009/2119, Karar No: 2009/17270).

  • Sanığın önceki mahkumiyetine esas sabıka kaydının (adli sicil kaydının) adli sicil kaydından silinmesi koşulları oluşmuşsa, artık sanığın sabıkası olduğu gerekçesiyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesi hukuka aykırıdır. Önceki mahkumiyete esas adli sicil kaydının silinmesi koşulları oluşmuşsa, sabıka kaydında mahkumiyet bilgilerinin yer almasının önemi yoktur, sanık hakkında HAGB kararı verilmelidir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2011/3-479, Karar No: 2012/145).

  • Denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanır. Yeni bir suç işlenmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılarak hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, bu yeni verilen hükümde ceza seçenek yaptırımlara çevrilemez ve ertelenemez. Cezanın ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi ihtimali, sadece sanığın denetim süresi içinde suç işlememesi ancak belirlenen yükümlülüklere aykırı davranması halinde mümkündür (Yargıtay 7. Ceza Dairesi - 2015/1330 / Yargıtay 2. Ceza Dairesi -2014/25119 karar).

  • Ceza Muhakamesi Kanunu (CMK) 231/6-c maddesi gereği giderilmesi gereken zarar basit bir yöntemle tespit edilmesi mümkün olan zarardır. Mevcut olayda vergi inceleme raporu ve benzeri delillerle ortaya çıkan kamunun uğradığı zararı ödeyip ödemeyecekleri sanıklardan sorulmalı, ödedikleri takdirde HAGB kararı verilmelidir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi - 2014/10013 karar).

  • HAGB kararına karşı temyiz yolu kapalı olup bu kararlara ancak itiraz edilebilir. Fakat, sanığın temyiz dilekçesi itiraz dilekçesi olarak kabul edilmeli ve itirazı incelemeye yetkili mahkemeye gönderilmelidir (Yargıtay 15. Ceza Dairesi - 2014/16494 karar).

  • Somut olayda hükümlü denetim süresi içerisinde yükümlülüklere aykırı davrandığından hükmün açıklanmasına karar verilmiştir. Açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanırken hüküm fıkrası değiştirilemez. Ancak, hüküm açıklandıktan sonra hakim cezanın yarısına kadar olan kısmının infaz edilmemesine veya cezanın ertelenmesine veya adli para cezasına çevrilmesine karar verebilir (Yargıtay 13. Ceza Dairesi - 2014/27800 kararı).

  • Sanık yararına 62. madde gereği 1/6 indirim yapılırken ve TCK 51. madde gereği erteleme kararı verilirken sanık hakkında mahkemenin olumlu düşünceleri esas alınmış, aynı kararda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinin gerekçesi olarak sanığın olumsuz davranışları gösterilmiştir. Mahkeme, sanık hakkında HAGB kararı verilmemesine yol açan olumsuz davranışın ne olduğunu açık açık göstermelidir (Yargıtay 11. Ceza Dairesi - 2014/15637 karar).

  • Tehdit ve hakaret suçunun somut olarak meydana getirdiği maddi bir zarar somut olayda mevcut değildir. Bu nedenle sanıktan zararın giderilmesini istemek mümkün değildir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmelidir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi - 2014/8473).

  • Uyuşturucu madde kullanma suçu nedeniyle sanık hakkında daha önce denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmamışsa, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi zorunludur (Yargıtay 10 Ceza Dairesi - 2014/5249 karar).

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının Avantajları

  • HAGB kararıyla ortada bir mahkumiyet hükmü olmadığı için kişi masumiyet karinesinden yararlanmaya devam eder. Bu nedenle HAGB kararı, kişinin hayatına hiçbir şekilde olumsuz etkide bulunmaz.

  • HAGB kararı adli sicil kaydında özel bir bölüme kaydedildiğinden normal sabıka kaydında gözükmez.

  • HAGB kararı ileride suç işlenmesi nedeniyle açıklanır, HAGB kararı açıklandığında kişinin kararı temyiz hakkı mevcuttur. Yani, kararın Yargıtay’da bozulması için kişiye yeni bir şans tanınır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, bir kereye mahsus olmak üzere yargılanan şahsın kişisel ve sosyal hayatını bozmadan sürdürebilmesi için imkan tanıyan önemli bir ceza usul kurumudur.

HAGB Nasıl Uygulanır?


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!