0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Kişisel Verileri Ele Geçirme veya Yayma Suçu Nedir?

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu, kişinin hayatının gizli alanında kalması gereken ve herkes tarafından bilinmeyen kişisel verilerin hukuka aykırı bir şekilde ele geçirilmesi, başkasına verilmesi veya yayılması ile meydana gelir. Uygulamada bu suça, “kişisel bilgilerin ele geçirilmesi suçu” da denilmektedir.

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu, TCK’nın 136 maddesinde seçimlik hareketli bir suç olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle, aşağıdaki üç seçimlik hareketten herhangi birinin yapılmasıyla failin cezalandırılması gerekir:

  • Hukuka aykırı olarak kişisel verilerin başkasına verilmesi,
  • Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yayılması,
  • Kişisel verilerin ele geçirilmesi.

TCK md.136’da yer alan kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi, yayılması veya başkasına verilmesi suçu; hayatın özel alanına ilişkin değerleri koruyan özel norm niteliğinde bir suç olduğundan, aşağıdaki suçlarla karıştırılmamalıdır:

Suçun Şikayet Süresi ve Zamanaşımı

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu, şikayete tabi suçlar kategorisinde değildir. Bu nedenle, suçun soruşturulması için müşteki tarafından şikayet başvurusu yapılması da gerekmez. Herhangi bir şekilde suçun işlendiği öğrenildiğinde, savcılık tarafından kendiliğinden soruşturma başlatılmalıdır.

Suçun dava zamanaşımı süresi 8 yıl olup, suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıl geçmeden mağdur aleyhine işlenen suç savcılığa bildirilmelidir. Aksi takdirde, dava zamanaşımı süresi dolacağından suç ile ilgili soruşturma yapılamayacaktır.

Hangi Bilgiler Kişisel Veri Olarak Kabul Edilir?

Kişisel veri kavramının ne anlama geldiği, kişisel verilerin nasıl kaydedileceği ve korunacağı 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile belirlenmiştir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na göre, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi kişisel veri olarak kabul edilmelidir.

“Kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA’sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü, sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerekir; ancak, herkes tarafından bilinen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olan kişisel bilgiler, yasal anlamda “kişisel veri” olarak değerlendirilemez (Yargıtay 12. Ceza Dairesi - 2014/3760 karar).

Kişiye ait fotoğraf, resim, görüntü,video kaydı vs. gibi veriler, somut olayın özelliklerine göre kişisel verilerin ele geçirilmesi suçunu oluşturabileceği gibi bu suça göre genel nitelikte bir suç olan özel hayatın gizliliği suçuna da vücut verebilir.

Hukuka uygun bir şekilde elde edilen kişisel verilerin, özel kanunlarda belirlenen sürelerin sonunda yok edilmesi gerekir. Verilerin bu süreler sonunda yok edilmemesi halinde kişisel verilerin yok edilmemesi suçu meydana gelir.

Kişisel Verileri Ele Geçirme veya Yayma Suçu Unsurları

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme suçu; seçimlik hareketli bir suç olduğundan, seçimlik hareketlerden herhangi birinin yapılmasıyla suç oluşur.

  • Kişisel verileri bir başkasına verme suçu: TCK md. 136 metninde geçen “başkası” hem gerçek bir kişiyi hem de tüzel bir kişiyi kapsamaktadır. Örneğin, kişisel veriler bir şirkete hukuka aykırı bir şekilde verildiğinde ‘kişisel verileri başkasına verme suçu” oluşur. Kişisel veriler, bu kişilere elden, posta ya da internet üzerinden elektronik posta ile vb. araçlarla verilebilir. Kişisel verileri vermek hareketinden kastedilen düşünce veya bilgi anlatan şeylerin başkasına iletilmesi veya bildirilmesidir. Bu seçimlik harekette verilerin hukuka uygun ya da aykırı yöntemle elde edilmiş olmasının önemi bulunmamakta olup, önemli olan husus verme eyleminin hukuka aykırı olmasıdır.

  • Kişisel verileri yayma suçu: Kişisel verilerin yayılması, kişisel verilerin üçüncü kişilere duyurulması veya dağılması anlamına gelmektedir. Kişisel verileri yayma seçimlik hareketi de çeşitli şekillerde gerçekleştirilebilir. İnternet üzerindeki bir web sitesinde kişisel verileri yayınlamak, birçok kişiye elektronik posta ile ya da telefondan kısa mesajla göndermek, yazılı ya da görsel medyada yayınlamak gibi hareketler kişisel verileri yayma suçu olarak kabul edilir

  • Kişisel verilerin ele geçirilmesi suçu: Kişisel verilerin ele geçirilmesi fiili, başkasının hakimiyeti altında bulunan bir kişisel verinin, failin hakimiyeti altına girmesi ile gerçekleşir. Kişisel verilerin kayıtlı olduğu belgelerin alınması ya da kayıtlı olduğu bilişim sisteminden ele geçirilmesi vb… şekillerde gerçekleştirilebilecektir.

TCK md. 136’da kişisel verileri hukuka aykırı verme, yayma veya ele geçirme suçu, soyut bir tehlike suçu olarak düzenlendiğinden, seçimlik hareketlerin yapılmasıyla suç oluşur. Suç nedeniyle herhangi bir zarar meydana gelmesi şart değildir.

Kişisel Verileri Başkasına Verme, Yayma veya Ele Geçirme Suçunun Cezası (TCK md. 136)

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme suçunun cezası 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıdır (TCK md. 136).

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme suçunun;

  • Kamu görevlisi (memur vb.) tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,
  • Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle

işlenmesi halinde, TCK md.136 gereği hükmedilecek hapis cezası 1/2 oranında arttırılır (TCK md. 137). Yani bu halde; suçun cezası, 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıdır.

Suçta Cezayı Arttıran Nedenler (TCK md. 137)

Aşağıdaki hallerde kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme suçu suçu nedeniyle hükmedilen cezalar arttırılmalıdır:

  • Suçun kamu görevlisi (memur, belediye zabıtası, avukat, hakim, savcı) tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle bu suç işlenirse yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar 1/2 oranında arttırılarak hükmedilir.

  • Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle bu suç işlenirse yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar 1/2 oranında arttırılarak hükmedilir.

Cezanın Ertelenmesi, Adli Para Cezasına Çevrilmesi veya HAGB

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Kişisel verilerin ele geçirilmesi, yayma veya başkasına verme suçunun hapis cezası, belli koşullarda adli para cezasına çevrilebilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Kişisel verileri ele geçirme, yayma veya başkasına verme suçu nedeniyle hükmedilen ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.

Cezanın ertelenmesi, hükmedilen hapis cezasının cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesi, sanığın belirlenen denetim süresini sosyal hayat içerisinde iyi halli geçirmesi halinde cezasının infaz edilmiş sayılmasını sağlayan bir bireyselleştirme kurumudur. Kişisel verilerin ele geçirilmesi, yayma veya başkasına verme suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi de mümkündür.

Kişisel Verileri Başkasına Verme, Yayma veya Ele Geçirme Suçu Yargıtay Kararları


İzinsiz Ele Geçirilen Fotoğraf/Resim Yayınlama

  • Sanığın, mağdur ile duygusal arkadaş olduğu ve ayrılmalarından sonra, mağdur adına sosyal paylaşım sitesinde hesap açarak, mağdurun kişisel bilgileri ve fotoğraflarını yayımladığının iddia edildiği olayda; sanığın tüm aşamalarda yaptığı ve aksi kanıtlanamayan savunmasında, sosyal paylaşım sitesindeki hesabı mağdur ile birlikte açtıklarını, fotoğrafları da birlikte yüklediklerini, ayrılmalarından sonra hesapta işlem yapmadığını beyan etmesi, sosyal paylaşım sitesine ait sayfa görüntülerinden hesabın açıldığı ve işlem yapıldığı tarihlerin tespit edilememesi, sanığa ait bilgisayara el konulup harddiskleri incelenerek elde edilmiş maddi bir delil bulunmayıp, aradan geçen süre itibariyle, yapılacak incelemede yeni delil elde edilmesinin mümkün görülmemesi karşısında, savunmanın aksine mahkumiyete yeterli, kesin, her türlü şüpheden uzak ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı düşüncelerle mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Karar: 2015/2130).

  • Sanık Serap’ın, mağdur Aslı ile resmi nikahlı eşi olan tanık Devrim’in birbirlerine gönderdikleri mesajları ve elektronik iletileri okuyup, her ikisi arasındaki duygusal yakınlaşmayı ve arkadaşlık ilişkisini öğrenmesi üzerine, mağdura tepki olarak, onun bilgisi ve rızası dışında, mağdurun adını ve soyadını taşıyan sahte facebook hesabı açıp, mağdurun günlük kıyafetleriyle poz vermiş şekilde çektirdiği bir resmini, bu hesapta yayımlaması şeklinde sübut bulan eyleminde, ad, soyad ve resim gibi mağdura ait kişisel verileri, hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmayan bir yöntemle başkalarının görgüsüne sunmasından dolayı üzerine atılı TCK’nın 136/1. maddesinde tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeden, internet ortamından temin edilip sahte facebook hesabına eklenen mağdura ait fotoğrafa herkesin kolaylıkla ulaşmasının mümkün olduğundan bahisle, yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak sanık hakkında CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat hükmü kurulması, kanuna aykırıdır (yargıtay 12.CD- Karar: 2015/18748).

  • Sanığın, bir dönem duygusal boyutta arkadaşlık ilişkisi içerisinde olduğu mağdurenin, adı, soyadı, mezun olduğu okul bilgileri, ikamet ettiği eve ait adres bilgileri ile birlikte, mağdurenin günlük hayatta çekilmiş fotoğrafı ile oturduğu eve ait dış cepheden çekilmiş fotoğrafları, mağdure tarafından arkadaşlıklarına son verilmesine tepki olarak ve mağdurenin bilgisi ve rızası dışında, “facebook” adlı sosyal paylaşım sitesinde yayınladığı olayla ilgili olarak, mağdurenin, aktif kullanımında olan, herkes tarafından bilinmeyen veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olmayan, ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı adres bilgilerini, adı, soyadı, kendisine ve oturduğu eve ait fotoğrafı ile birlikte rızası dışında, başkalarının bilgisine sunan sanığın eyleminin TCK’nın 136/1. maddesindeki “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçunu oluşturacağı, mahkemece suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanığın yazılı şekilde TCK’nın 134/2. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olması hukuka aykırıdır (Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Karar: 2014/2980).

  • TCK’nın 136. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu yönünden değerlendirme yapıldığında, katılanın facebook hesabındaki resmi kişisel veri kapsamında kabul edilebilir ise de; sanığın, resmi, katılanın internette facebook hesabındaki herkese açık profil resminden elde etmesi ve katılana ait başkaca bir kişisel bilgiye yer vermeden kendi facebook hesabına koyması nedeniyle hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma suçu oluşmaz (12. Ceza Dairesi – 2014/19490 karar).

Banka veya Kredi Kartı Bilgilerini (Kişisel Verileri) Ele Geçirme

  • Bankanın ATM cihazına banka ve kredi kartları bilgilerini kopyalamak için sistem kuran, ancak ihbar edilmeleri neticesinde herhangi bir kartın kopyalamasını yapamadan yakalanan sanığın eyleminin TCK md. 136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme suçuna teşebbüs olarak nitelenmesi gerekir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2014/17639 karar).

  • ATM cihazlarına yerleştirdikleri düzeneklerle işlem yapmaya gelen kişilere ait kartların manyetik şerit bilgilerini kopyalamak ve şifrelerini elde etmeye çalışmaktan ibaret eylemler; zincirleme şekilde TCK 136. maddede düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmeye teşebbüs suçunu oluşturur (Yargıtay 8. Dairesi – 2013/25854 karar).

Kişiye Ait Sağlık Bilgilerinin Davada Kullanılması

  • Genel cerrahi uzmanı olup özel bir güzellik merkezinde doktor olarak çalışan sanığın, güzellik merkezinde iki yıl süreyle müştekiye lazerle yüz epilasyonu tedavisi uygulaması sonrası müştekinin yüzünde kıllanmanın artması ve yanık oluşması nedeniyle şikayetçi olarak aleyhine tazminat davası açması üzerine, tazminat davasına ilişkin olarak vekili aracılığıyla verdiği cevap dilekçesinde, müştekinin davadan 1 yıl önce kullandığı kişisel veri niteliğindeki ilaçların listesini yazarak, müştekideki şikayetlerin kullandığı ilaçların yan etkisi olabileceğini savunması şeklinde gelişen eyleminde; kişisel veri niteliğindeki ilaç listesini, bir başkasına verdiği veya yaydığına ilişkin hakkında bir iddia bulunmayan sanığın, aleyhine açılan tazminat davası yargılamasında, davaya konu şikayetlerin müştekinin son 1 yılda kullandığı ilaçların yan etkilerinden de kaynaklanabileceği yönündeki savunmasını kanıtlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket etmek bilinciyle hareket etmediği anlaşıldığından kişisel verileri başkasına verme veya yayma suçu oluşmamıştır. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi - 2014/7889 karar).

Kişiye Ait Cep Telefonunun İnternet Üzerinden Paylaşılması

  • Sanığın, arkadaşı olan müştekiye ait cep telefonu numarasını, müştekinin bilgisi ve rızası dışında, “com” adlı arkadaşlık sitesinde “duygu” takma ismiyle üyelik işlemleri yaparak yaydığı ve açtığı profilde müştekinin küçük düşmesine yol açan değer yargısı içerecek, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte müştekinin ağzından paylaşımlarda bulunduğu, bunun üzerine müştekinin tanımadığı kişiler tarafından aranmaya başlandığı olayda; kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi, başkasına verilmesi veya yayılması suçunun meydana geldiği açıktır (Yargıtay 12. Ceza Dairesi - 2014/3719 karar).

TCK md.136’da düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme suçu; mağdurun hayatının gizli kalması gereken alanına ilişkin bilgileri koruyan özel bir norm olması nedeniyle yargılama sırasında bir avukat yardımı ile savunma yapılması hak kaybını önleyecektir.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!