Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Koşullu Salıverilme (Şartlı Tahliye) Nedir?

Şartlı tahliye, diğer bir deyişle koşullu salıverilme; hapis cezasının bir kısmını cezaevinde “iyi halli” geçiren hükümlünün cezasının kalan kısmını cezaevi dışında denetim altında tutulmak suretiyle şartlı olarak infaz etmesine olanak sağlayan bir infaz hukuku kurumudur (5275 sayılı İnfaz Kanunu m.107). Koşullu salıverilen hükümlünün bihakkın tahliye (hak ederek tahliye) tarihine kadar yeni bir suç işlememesi ve yükümlülüklere uygun davranması kanuni bir zorunluluktur. Aksi takdirde, koşullu salıverilmenin geri alınması kararı ile hükümlünün kapalı cezaevine alınarak belli bir süre cezasını cezaevinde infaz etmesi söz konusu olacaktır.

Bihakkın (hak ederek) tahliye tarihi; cezanın infazına başlandığı günden itibaren hesaplanmak üzere, hükümlünün mahkeme kararında belirlenen tüm ceza süresini cezaevinde ve şartlı tahliye olduğunda dışarda geçirerek tamamlayacağı tarihtir. Örneğin, kasten yaralama suçundan 10 yıl hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün 01.06.2020 tarihinde infazına başlandığında; 4 yıl cezaevinde, 1 yıl denetimli serbestlik altında, diğer 5 yılı da hiçbir yükümlülük olmadan koşullu salıverilme hükümlerine göre geçiren hükümlünün bihakkın (hakederek) tahliye tarihi 01.06.2030 olacaktır.

Koşullu salıverilme hükümlü açısından bir hak değil, infaz rejimidir. Yasal şartları yerine getiren hükümlüler koşullu salıvermeden yararlanabilir. Koşulları yerine getirmeyen hükümlüler mahkum oldukları hapis cezasının tamamını cezaevinde çekmek zorundadır. Ancak kanunda öngörülen şartlar gerçekleştiğinde hükümlü talep etmese bile hükümlünün şartla tahliyesine karar verilebilir.

Koşullu salıverme (şartlı tahliye), ancak hapis cezalarının infazında uygulanabilen bir kurumdur. 01.03.2008 tarihinden sonra işlenen suçlardan dolayı hükmedilen adli para cezalarının infazında şartlı tahliye hükümleri uygulanmaz. Ancak, 01.03.2008 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle hükmedilen adli para cezalarının infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanabilir.

Kural olarak koşullu salıverme tarihinden bir süre önce hükümlü denetimli serbestlik uygulanarak tahliye edilir.

Şartlı Tahliye (Koşullu Salıverme) Şartları Nelerdir?

Hükümlünün şartlı tahliye hükümlerinden yararlanabilmesi için hapis cezasının infazı esnasında bazı koşulları yerine getirmesi gerekir. Hükümlünün koşullu salıverme hükümlerinden yararlanabilmesi için şu şartların gerçekleşmesi gerekir:

  1. Hükümlünün hükmedilen hapis cezasının bir kısmını cezaevinde infaz etmesi gerekir.

  2. Hükümlünün cezaevinde iyi halli olması gerekir.

  3. Mahkemenin hükümlü hakkında koşullu salıverme kararı vermesi gerekir.

1. Cezanın Bir Kısmının İnfaz Edilmesi Şartı

5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 107. maddesi 2. fıkrasına göre şartlı tahliyeden yararlanabilmek için hükümlünün belli bir süreyi cezaevinde geçirmesi gerekir. Hükümlünün cezaevinde geçirmesi gereken süre mahkum olduğu hapis cezasının niteliğine ve miktarına göre hesaplanır. Özellikle belirtelim ki, denetimli serbestlik süresi hükümlünün cezaevinde geçirmesi gereken aşağıdaki sürelerden ayrıca düşülerek cezaevinde kalması gereken süre hesaplanmalıdır.

Hükümlünün mahkum olduğu suçun ve hapis cezasının niteliğine göre cezaevinde geçirmesi gereken süreler şu şekildedir:

1.1. Genel İnfaz Oranı (1/2): 14.04.2020 tarihinde yasalaşan 7242 sayılı Kanun ile hapis cezasının genel infaz oranı 1/2 olarak belirlenmiştir. Süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının 1/2’sini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler (5275 sayılı kanun m.107/2). Örneğin, hırsızlık suçundan 6 yıl hapis cezası alan hükümlü cezasının 1/2’si olan 3 yılı cezaevinde geçirdiği takdirde koşullu salıverme hakkından faydalanabilir. Denetimli serbestlik uygulaması nedeniyle koşu Hükümlünün mahkum olduğu birden fazla süreli hapis cezasının miktarı ne olursa olsun cezaevinde geçirilecek en fazla süre 28 yıldır (5275 sayılı kanun m.107/3). Örneğin, aynı kişiye ait gasp suçu nedeniyle 12 yıl, tecavüz suçu nedeniyle 16 yıl, insan öldürme suçu nedeniyle 24 yıl hapis cezası mahkumiyet hükümlerinin infazı şu şekilde yapılacaktır: Hükümlünün koşullu salıverilme için cezaevinde 34 yıl geçirmesi gerekmesine rağmen, 5275 sayılı Kanunun 107/3. maddesindeki düzenleme gereği cezalarının tamamı “süreli hapis cezası” olduğundan hükümlünün koşullu salıverilme hakkından yararlanabilmek için cezaevinde geçirmesi gereken süre 28 yıl olacaktır.

İnfaz oranı 1/2 olan, yani koşullu salıverme için hükümlünün hapis cezasının 1/2’sini cezaevinde geçirmesi gereken bazı suçlar şunlardır: Hırsızlık, yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, tehdit, hakaret, şantaj, resmi veya özel evrakta sahtecilik, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, mala zarar verme, uyuşturucu madde kullanma suçu, kasten yaralamanın bazı halleri vb. suçlar.

1.2. İstisnai Suçlarda İnfaz Oranı (2/3): Bazı istisnai suçlarda koşullu salıverme oranı 2/3’tür. Koşullu salıverme oranı 2/3 olan suçlar şunlardır (5275 sk. m.107/2):

  • a) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82 ve 83) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

  • b) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan (madde 87, fıkra iki, bent d) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

  • c) İşkence suçundan (madde 94 ve 95) ve eziyet suçundan (madde 96) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

  • d) Cinsel saldırı (madde 102/1, ikinci fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel ilişki (madde 104, ikinci ve üçüncü fıkra hariç) ve cinsel taciz (madde 105) suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

  • e) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (madde 102, 103, 104 ve 105) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,

  • f) Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

  • g) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,

  • h) Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından (madde 326 ilâ 339) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar.

  • Ayrıca suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olan çocuklar ile Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında koşullu salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanır.

1.3. Müebbet ve Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis: Müebbet ve ağırlaştırılmış hapis cezalarının infazı şu şekildedir:

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar otuz yılını;

  • Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ilemüebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzaltı yılını,
  • Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzaltı yılını,

Müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını;

  • Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuz yılını,
  • Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz yılını,

cezaevinde geçridikleri takdirde koşullu salıverilirler.

Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır. (5275 sayılı Kanun m.107/5). 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, tabi olduğu infaz rejimine göre belirlenen koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, üç gün; onsekiz yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır. (5275 sayılı Kanun Geçici m.6/4).

1.4. Suç Örgütü Suçlarında Koşullu Salıverilme Süresi (2/3): Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti (TCK 220) çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet halinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının 2/3’ünü infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler (5275 sayılı kanun md.107/4). Ancak, bu süreler;

  • Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde kırk,

  • Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzdört,

  • Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla kırk,

  • Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzdört,

  • Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yıldır.

1.5. İnfaz Oranı 3/4 Olan Suçlar: Bazı suçların infaz oranı 3/4 olarak kabul edilmiştir. Bu suçlar şunlardır:

  • a- Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (TCK 102/2, 103, 104/2-3)

  • b- Uyuşturucu madde ticareti suçu (TCK 188)

  • c- 3713 sayılı Terörle Müacadele Kanunu kapsamındaki suçlar.

Hemen belirtelim ki, örgüte yardım etme, örgüte silah sağlama (TCK 220 veya 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu gereği silahlı örgüt) cezası 3/4 infaz oranı ile infaz edilir. Çünkü, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m.2, 3 ve 4 gereği ve bu suçlar “terör suçu” olarak kabul edilmektedir. Aynı kanuna göre, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar da “terör suçları” olarak kabul edildiğinden (örneğin, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, adam öldürme, mala zarar verme vs.) bu suçlar açısından da 3/4 infaz oranı uygulanacaktır.

Örgüt propagandası yapma suçu koşullu salıverilme şartları, 5275 sayılı yasanın 107/4 ve 108. maddelerine göre belirlenir. Çünkü, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 17. maddesi infaz bakımından bu maddeler doğrudan atıf yapmaktadır. Bu nedenle propaganda suçunun infaz oranı da 3/4’tür.

1.6. Tekerrür Halinde Koşullu Salıverilme (2/3): Tekerrür halinde mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanır. Mükerrirlere özgü infaz rejimi, daha önce işlediği suçun cezası kesinleştikten sonra belli bir süre içinde ikinci suçun işlenmesi halinde uygulanan infaz rejimidir. Mükerrirlere özgü infaz rejiminde koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için aşağıdaki sürelerin cezaevinde geçirilmesi gerekir (5275 sayılı Kanun m.108):

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,

  • Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,

  • Süreli hapis cezasının 2/3’ünü

infaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir.

Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz. İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez.

1.7. Çocuk Hükümlülerde Bazı Suçlara İlişkin İnfaz Rejimi (2/3): Bazı suçlarda çocuklar açısından yetişkinlerden farklı olarak 2/3 infaz oranı benimsenmiştir. Çocuklar açısından 2/3 infaz oranı uygulanacak bu suçlar şunlardır:

  • Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (TCK 102, 103, 104, 105),

  • Uyuşturucu ticareti suçları (TCK 188),

  • 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar,

  • Suç işlemek için örgüt kurma veya yönetme ve örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar.

Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır ((5275 sayılı Kanun m.107/5).

30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, tabi olduğu infaz rejimine göre belirlenen koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, üç gün; onsekiz yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır (5275 sayılı Kanun Geçici m.6/4).

1.8. Bazı Suçlarda Özel Düzenleme (2/3): 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104, 105 ve 188 inci maddelerinde düzenlenen suçlardan 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28/6/2014 tarihinden önce işlenmiş olanlar için verilen süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanır. (5275 sayılı Kanun Geçici m.9/4).

2. Hükümlünün İyi Halli Olması Şartı

Hükümlünün koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanabilmesi için ikinci şart “iyi halli” olmasıdır. Hükümlünün tüm cezasının infazı sırasında iyi halli olması şart değildir. Koşullu salıverilme kararının verileceği tarihte iyi halli olması yeterlidir. Örneğin, müebbet ağır hapis cezasına mahkum olan hükümlü cezasının infazı süresince çeşitli disiplin cezaları alsa bile 24 yılı tamamladığı tarihte iyi halli ise şartlı tahliye hükümlerinden yararlanabilir.

İyi hallilik; hükümlü hakkında ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülükleri eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığına ilişkin olarak yapılacak işlemlerde idare ve gözlem kurulunca yapılan ve iyileşme düzeyini gösteren değerlendirmedir. (Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri İle Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik m.3/i). İdare ve gözlem kurulu, hükümlünün iyi halli olup olmadığına karar vermek üzere aşağıdaki kriterleri dikkate almak zorundadır:

  • Hükümlünün katıldığı eğitim-öğretim ve iyileştirme programları,

  • Hükümlünün katıldığı sosyal ve sportif faaliyetler,

  • Hükümlünün katıldığı kültür ve sanat programları,

  • Hükümlünün aldığı sertifikalar,

  • Hükümlünün kitap okuma alışkanlığı,

  • Hükümlünün diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri,

  • Hükümlünün işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı,

  • Hükümlünün ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu,

  • Hükümlünün aldığı ödüller ve

  • Hükümlünün aldığı disiplin cezaları.

Hükümlünün koşullu salıverilmesi için mahkum olduğu cezanın infazı sırasında, ceza infaz kurumunda geçirmiş olduğu sürede iyi halli olmasının gerekli ve yeterli olduğu, infaz kurumu dışında denetimli serbestlik tedbiri kapsamında geçen süreçte iyi halli olup olmamanın koşullu salıverilmeye etkisinin olmadığı, nitekim hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymamakta ısrar etmesi ve diğer hallerde dahi, 5275 sayılı Kanun’un 105/A-6 maddesi gereğince, ancak koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir (Y1CD-K.2022/238).

3. Yetkili ve Görevli Mahkeme Tarafından Şartlı Tahliye (Koşullu Salıverme) Kararı Verilmesi

Şartlı tahliye, ancak mahkeme kararıyla mümkündür. Mahkeme tarafından koşullu salıverme kararı verilmeden önce hükümlü cezaevinde ne suretle çıkmış olursa olsun, hükümlüye koşullu salıverilme hükümleri uygulanamaz. Örneğin, denetimli serbestlik altında cezası infaz edilen hükümlü suç işlediği zaman koşullu salıverilmenin geri alınması söz konusu olmaz. Çünkü, hükümlü denetimli serbestlikten yararlanmak üzere tahliye edilmiştir, hükümlü hakkında henüz mahkeme tarafından verilmiş bir koşullu salıverilme kararı yoktur.

Koşullu salıverilme kararı, yetkili ve görevli mahkeme tarafından verilmelidir. Koşullu salıverilme kararı vermeye yetkili ve görevli mahkeme, infaz işlemlerinin yapıldığı yer İnfaz Hakimliği’dir. (5275 sayılı Kanun m.107/11).

Koşullu Salıverilme (Şartlı Tahliye) Hükümlerinden Yararlanamayacak Mahkumlar

Mahkumlar bazı durumlarda koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamazlar. Koşullu salıverilme (şartlı tahliye) hükümlerinin uygulanamayacağı haller şunlardır:

  • İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez (5275 m.108/3),

  • 4771 sayılı Kanun gereği idam cezası hapis cezasına çevrilen hükümlüler şartlı tahliye hükümlerinden yararlanamaz.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, “Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar” başlıklı Dördüncü Bölüm, “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı Beşinci Bölüm, “Milli Savunmaya Karşı Suçlar” başlıklı Altıncı Bölüm altında yer alan suçlardan birinin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet” hâlinde, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz (5275 m.107/16).

Koşullu Salıverilme Kararının Geri Alınması Şartları

Hükümlü koşullu salıverilme kararı verildikten sonra koşullu salıverilme tarihinden itibaren belli bir süre denetim altında tutulur. Koşullu salıverilen hükümlü bu denetim süresinde suç işlerse veya yükümlülüklere aykırı davranırsa koşullu salıverilmesinin geri alınması gerekir. Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez (5275 s. CGTİHK m.107)

Hükümlünnün denetim süresinin belirlenmesine ilişkin iki örnek aşağıdadır (CGK-K.2021/272):

Örnek 1: Hırsızlık suçundan mahkûm olan hükümlünün 6 yıl hapis cezasına mahkûmiyeti hâlinde koşullu salıverilme oranı 1/2 olduğundan dolayı hükümlünün koşullu salıverilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süre 3 yıl olup ( Hak ederek tahliye süresi olan 6 yılı geçmediğinden) denetim süresi de 3 yıldır.

Örnek 2: Kasten öldürme suçuna teşebbüsten mahkûm olan hükümlünün 6 yıl hapis cezasına mahkûmiyeti hâlinde, koşullu salıverilme oranı 2/3 olduğundan dolayı hükümlünün koşullu salıverilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süre 4 yıl olup (Her ne kadar denetim süresi infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadar ise de hak ederek tahliye süresi olan 6 yılı geçemeyeceğinden) denetim süresi 2 yıldır.

Hükümlü koşullu salıverildikten sonra denetim süresi içinde suç işler veya yükümlülüklere uygun hareket etmezse şartlı tahliyesi geri alınır. Denetim süresi geçtikten sonra suç işlenmesi halinde koşullu salıverilmenin geri alınması kararı verilemez.

Hükümlünün cezaevi dışında sosyal hayat içerisinde geçirdiği bu koşullu salıverilme nedeniyle denetim süresini “iyi halli” geçirmesi gerekir. Hükümlü denetim süresini iyi halli geçirdiği takdirde kanuna cezasının infazı tamamlanır.

Mahkeme tarafından verilen koşullu salıverilme kararı (şartlı tahliye kararı) bazı durumlarda geri alınabilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınması aşağıdaki hallerde mümkündür:

  • Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi halinde koşullu salıverilme kararı geri alınır (5275 m.107/12). Hükümlünün denetim süresi içinde işlediği yeni suçun cezası adli para cezası ise koşullu salıverilme geri alınmaz. Hükümlünün denetim süresi içinde işlediği yeni suçun kanundaki cezası hapis cezası olmasına rağmen, hapis cezası adli para cezasına çevrilmişse yine koşullu salıverilme geri alınamaz. Koşullu salıverilmenin geri alınabilmesi için işlenen yeni suç nedeniyle verilen sonuç cezanın “hapis cezası” olması gerekir.

  • Kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır (5275 m.107/12).

Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün (5275 m.107/13);

  • a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin,

  • b) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez.

Koşullu salıverilmenin geri alınması kararının verilmesinde yetkili mahkeme; 5275 sayılı kanunun 107/15 maddesi gereği, şartla tahliye kararının geri alınmasına, koşullu salıverilmeye esas teşkil eden hükmü veren ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer İnfaz Hakimliği’dir. Hükmün, Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi hâlinde Ankara İnfaz Hakimliği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi hâlinde bölge adliye mahkemesinin bulunduğu il İnfaz Hakimliği tarafından koşullu salıverilmenin geri alınması kararı dosya üzerinden verilir (5275 m.107/15 atfıyla m.101/2)

Şartlı Tahliyenin (Koşullu Salıverilmenin) Geri Alınması Örnekler

I. Denetim süresi içinde bir kez kasıtlı suç işleyen şartlı tahliyesinin geri alınmasına karar verilecek hükümlü hakkında, ikinci suçun işlediği tarihten başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla denetimde işlediği suç için verilen hapis cezasının iki katı kadar süre yönünden şartlı tahliyenin geri alınmasına karar verilecektir:

Örnek: 1- 01/01/2018 tarihinde şartlı tahliyesine karar verilen, bihakkın tahliye tarihi 01/01/2019 tarih olan ve denetim süresi içinde 01/04/2018 tarihinde kasıtlı bir suç işleyip söz konusu suç nedeniyle 2 ay hapis cezası verilen hükümlü hakkında, hak ederek tahliye tarihini geçmediği gözetilerek 01/04/2018 tarihinden başlamak üzere, denetimde işlenen suç nedeniyle verilen hapis cezasının 2 katı olan 4 aylık süre kadar şartla tahliyesinin geri alınmasına karar verileceği, bu durumda suçun işlendiği 01/04/2018 tarihine nazaran hakederek tahliye tarihi aşılmadığı üzere, hükümlü hakkında 4 aylık sürenin aynen infazının yapılacağı,

Örnek; 2- 01/01/2018 tarihinde şartlı tahliyesine karar verilen, bihakkın tahliye tarihi 01/01/2019 olan ve denetim süresi içinde 01/04/2018 tarihinde kasıtlı bir suç işleyip söz konusu suç nedeniyle 10 ay hapis cezası verilen hükümlü hakkında, 01/04/2018 tarihinden başlamak üzere denetimde işlenen suç nedeniyle verilen hapis cezasının 2 katı olan 20 aylık sürenin, hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla şartlı tahliyesinin geri alınmasına karar verileceği, bu halde suçun işlendiği 01/04/2018 tarihine aynen infazına karar verilen 20 aylık süre eklendiğinde bihakkın tahliye tarihinin geçildiği gözetilerek, hükümlü hakkında geri alınan 20 aylık sürenin, ancak 01/01/2019 bihakkın tahliye tarihine kadar olan kısmı kadar sürenin aynen infazının yapılacağı, (01/01/2019-01/04/2018 = 9 ay süre)

II. Denetim süresi içinde birden fazla kez kasıtlı suç işleyen şartlı tahliyesinin geri alınmasına karar verilecek hükümlü hakkında, geri alınacak sürelerde çakışma olmasına bakılmaksızın, her bir suç yönünden ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle, ikinci suçun işlediği tarihten başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla şartlı tahliyenin geri alınmasına karar verileceği, nitekim denetim süresi içinde işlenen bir kısım suçlardan verilen hapis cezalarının çeşitli sebeplerle infazının durdurulması durumunda, infazına devam olunan diğer suçlardan verilen hapis cezaları gözetilerek şartlı tahliyenin geri alınması kararının uygulanmasına devam edilecektir:

Örnek : 01/01/2015 tarihinde şartlı tahliyesine karar verilen, bihakkın tahliye tarihi 01/01/2020 tarih olan ve denetim süresi içinde,

  • 01/09/2015 tarihinde kasıtlı bir suç işleyip söz konusu suç nedeniyle 5 ay hapis cezası verilen,
  • 01/01/2016 tarihinde kasıtlı bir suç işleyip söz konusu suç nedeniyle 3 yıl hapis cezası verilen,
  • 01/08/2016 tarihinde kasıtlı bir suç işleyip söz konusu suç nedeniyle 5 yıl hapis cezası verilen hükümlü hakkında;

01/09/2015 tarihinden başlamak üzere, denetimde işlenen suç nedeniyle verilen hapis cezasının 2 katı olan 10 aylık süre ve söz konusu sürenin bihakkın tahliye tarihini geçmediği nazara alınarak, suçun işlendiği 01/09/2015 tarihi ile 01/07/2016 tarihi arasındaki sürenin şartlı tahliyesinin geri alınarak aynen infazına,

01/01/2016 tarihinden başlamak üzere denetimde işlenen suç nedeniyle verilen hapis cezasının 2 katı olan 6 yıllık süre dikkate alınarak, hak ederek tahliye tarihini geçilemeyeceği de gözetilerek, (bir önceki paragrafta belirtilen tarihler ile çakışması dikkate alınmaksızın) suçun işlendiği 01/01/2016 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 01/01/2020 tarihi arasındaki sürenin şartlı tahliyesinin geri alınarak aynen infazına,

01/08/2016 tarihinden başlamak üzere denetimde işlenen suç nedeniyle verilen hapis cezasının 2 katı olan 10 yıllık süreye göre, hak ederek tahliye tarihinin geçilemeyeceği nazara alınarak, (önceki paragraflarda belirtilen tarihler ile çakışma dikkate alınmaksızın) suçun işlendiği 01/08/2016 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 01/01/2020 tarihi arasındaki sürenin şartlı tahliyesinin geri alınarak aynen infazına karar verilmesi gerekir (Yargıtay 1CD-K.2022/1063).

Koşullu Salıverme Kararının Geri Alınması Kararına İtiraz

Koşullu salıverilmenin geri alınması kararına itiraz edilebilir. İtiraz, CMK m.268’de belirlenen prosedüre göre yapılır.

İnfaz Hakimliği’nin koşullu salıverilmenin geri alınması kararına karşı, infaz hakimliğinin bulunduğu yer Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz edilebilir. İtiraz süresi, infaz hakimliği kararının tebliğinden itibaren 7 gündür.

Koşullu Salıverme ve Denetimli Serbestlik İlişkisi

Denetimli serbestlik, hükümlünün koşullu salıverme tarihine belli bir süre kaldığında uygulanan bir infaz kurumudur. Yani, cezaevindeki iyi halli hükümlü için denetimli serbestlik şartlı tahliyeden bir önceki aşama olarak düzenlenmiştir. Denetimli serbestlik tedbirini ihlal eden hükümlü en fazla cezasının koşullu salıverme tarihine kadar olan kısmını infaz etmek üzere cezaevinde gönderilir. Koşullu salıverme tarihine kadar olan süresini, yükümlülüklerin gereklerine ve denetim planına uygun davranarak geçiren hükümlünün koşullu salıverme öncesi değerlendirme raporu ile infaz dosyası, koşullu salıverme hakkında işlem yapılmak üzere Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla infaz hâkimliğine gönderilir. Koşullu salıverme süresinin sonunda yükümlülüğün uygulanmasına son verilir, denetimli serbestliğin uygulandığı yer infaz hâkiminin kararı üzerine kayıt kapatılır.

Hükümlünün koşullu salıverilmesi için mahkum olduğu cezanın infazı sırasında, ceza infaz kurumunda geçirmiş olduğu sürede iyi halli olmasının gerekli ve yeterli olduğu, infaz kurumu dışında denetimli serbestlik tedbiri kapsamında geçen süreçte iyi halli olup olmamanın koşullu salıverilmeye etkisinin olmadığı, nitekim hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymamakta ısrar etmesi ve diğer hallerde dahi, 5275 sayılı Kanun’un 105/A-6 maddesi gereğince, ancak koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebileceği gözetilmelidir (Y1CD-K.2021/12393).

Koşullu Salıverilme (Şartlı Tahliye) ve Geri Alınması Yargıtay Kararları


Koşullu Salıverilme Nedir?

Bir ceza hükmü verildiğinde normal sonuç bu hükmün infazıdır. Ancak bu kuralın istisnaları, bazen, cezalar sistemini tamamlayan araçları oluşturmaktadır. İşte çağdaş ceza hukukunda, cezalar sistemini tamamlayan kurumlardan biri de koşullu salıverilmedir. 5275 sayılı Kanun’da düzenlenmiş olan koşullu salıverilme kavramının ortak bir tanımı bulunmamaktadır. Bu kavramın ortak bir tanımının bulunmamasının en önemli sebebi, koşullu salıverilme kurumunun düzenlenme şekli, amacı, şartları ve sonuçlarının ülkeden ülkeye farklılıklar içermesidir. Türk Ceza Hukukunda da koşullu salıverilme kavramıyla ilgili farklı tanımlar yapılmıştır.

Doktrinde koşullu salıverilmeyle ilgili olarak;

“Koşullu salıverilme, mahkûm edildiği hürriyeti bağlayıcı cezasından, kanunun gösterdiği bir bölümünü iyi hâl ile ve kurallara tam uyarak geçirmiş olan hükümlünün, konulmuş olan şartlara uymadığı takdirde geri alınması şartı ile, mahkûmiyet süresini tamamı ile bitirmeden, merciince alınacak bir kararla salıverilmesini ve böylece serbest hayata dönmesini ya da bu hayata geçişinin kolaylaştırılmasını sağlayan bir kurumdur” (Dönmezer-Erman, Nazarî ve Tatbikî Ceza Hukuku, DER yayınları, 14. bası, İstanbul, 2020, Cilt III, s.285.);

“Şartla salıverme, cezaevinde hal ve gidişatı iyi olan hükümlüye tanınan ve hükümlülük süresinin bitmesinden önce salıverilmesini sağlayan bir lütuftur, iyiliktir” (Sami Selçuk, Doğululaşan Batılı Kurum: Şartlı Salıverme, Tekin Yayınevi, 1. Baskı, 1990, s. 260.); “Koşullu salıverilme, mahkûm olunan cezanın bir kısmının infaz kurumunda çekilmesinden sonra, geri kalan kısmının kanunda belirtilen belirli şartlarla cezaevi dışında geçirilmesini sağlayan bir ceza infaz kurumudur” (Koca, Mahmut/Üzülmez, İlhan; Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 13. Baskı, Seçkin Yayınları, Ankara, 2020, s. 607; Zafer, Hamide; Ceza Hukuku Genel Hükümler, 7. Baskı, Beta Yayınevi, İstanbul, 2019, s. 662.);

“Şartla salıverme, hürriyeti bağlayıcı cezaların infazında hem bir bireyselleştirme aracı hem de yaptırımın çekilmeyen kısmının yerine geçmek üzere öngördüğü deneme süresiyle cezaya seçenek bir kurumdur” (Yenidünya, Mukayeseli Hukukta ve Türk Hukukunda Şartla Salıverme, s. 19.);

“Koşullu salıverilme, mahkûm edildiği hürriyeti bağlayıcı cezanın kanun tarafından öngörülen kısmım iyi hal ile geçirmiş olan hükümlünün, konulan şartlara uymadığı takdirde geri alınması koşulu ile hükümlülük süresinin tamamının bitirilmeden merciince alınacak kararla salıverilmesini ve bu şekilde normal yaşama dönmesini sağlayan bir kurumdur” (Timur Demirbaş, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Seçkin Yayınevi, 15. baskı, 2020, s. 715-716.);

“Koşullu salıverilme, hapis cezasına mahkûm edilmiş olan hükümlünün, hükmedilen hapis cezasının belirli bir kısmını ceza infaz kurumunda iyi halli olarak çektikten sonra, belirli koşullarla cezanın kalan kısmının infaz kurumu dışında infaz edilmesini öngören ve infazın bireyselleştirilmesini sağlayan bir infaz kurumudur.” (Ahmet Bozdağ, Türk Ceza Hukukunda Koşullu Salıverilme Kurumu ve Etkinliğinin Geliştirilmesi, Adalet Yayınevi, 2. baskı, 2021, s. 25.)

Şeklinde tanımlamalar yapılmıştır.

Anayasa Mahkemesi de bir kararında koşullu salıverilmeyi; “Cezanın çektirilmesinin kişiselleştirilmesi, başka bir deyişle cezaevindeki tutum ve davranışlarıyla (iyi durumuyla) topluma uyum sağlayabileceği izlenimini veren hükümlünün şarta bağlı olarak ödüllendirilmesidir. Suçlunun kendisine verilen cezadan daha kısa bir sürede uslanması, eyleminden pişmanlık duyması ve bunu iyi davranışıyla kanıtlaması durumunda, infaz sistemindeki en etkili araçtır. Koşullu salıverilmenin en önemli öğeleri, cezanın belirli bir süre çekilmiş olması, hükümlünün bu süre içinde iyi durum göstermesi, koşullu salıverildikten sonra gözetim altında kalması ve koşullu salıverilmenin gereklerine uyulmaması durumunda koşullu salıverilme kararının geri alınabilmesidir” şeklinde tanımlamıştır. (AYM’nin 18.07.2001 tarihli ve 4-332 sayılı kararı.). (Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas : 2019/206 Karar : 2021/272).

Denetimli Serbestlik Tedbiri Uygulanarak Koşullu Salıverilmenin İhlali

Dosya kapsamına göre, 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihlerine kadar kalan cezalarının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle karar verilen hükümlülerin, 5275 sayılı Kanun’un 105/A-6-b-son bendinde yer alan “b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi…. halinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine, infaz hâkimi tarafından karar verilir.” hükmü gereğince müeyyide olarak koşullu salıverilme tarihlerine kadar kalan cezalarını infaz etmeleri için kapalı ceza infaz kurumuna iadelerinin öngörüldüğü, ancak bu durumun söz konusu hükümlülerin yeniden koşullu salıverilmelerine engel teşkil etmediği gibi, iyi halliliklerinin ortadan kalkmasına karine teşkil etmediği gözetilmeksizin, somut dosyada cezasının infaz olunacak kısmını iyi halle tamamladığından bahisle 28/01/2014 tarihinden itibaren koşullu salıverilmesi talep edilen hükümlünün koşullu salıverilmesine ilişkin talebin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmiştir.

Mevcut yasal düzenlemelere göre somut olay değerlendirildiğinde; Hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilen hükümlünün denetim planına uygun davranmaması nedeniyle yaptırım olarak koşullu salıverilme tarihine kadar kalan cezasını infaz etmesi için kapalı ceza infaz kurumuna iadesinin öngörüldüğü, ancak bu durumun hükümlünün yeniden koşullu salıverilmesine engel teşkil etmediği, Erciş A Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünce hükümlü …’un iyi halli hükümlü olduğunun ve koşullu salıverilmesinin uygun olacağının bildirildiği, şartla tahliye hükümlerinden yararlanmasına engel yasal düzenleme bulunmadığı da anlaşılmakla, hükümlünün koşullu salıverilmesine ilişkin talebin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, yasaya aykırı bulunan Van 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 18/02/2014 tarih ve 2014/69 değişik iş sayılı kararının (kanun yararına) bozulması cihetine gidilmiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar : 2019/3085).

Koşullu Salıverilmenin Geri Alınması Kararında Yetkili Mahkeme

5275 sayılı kanunun 107/15-a maddesi gereği, şartla tahliye kararının geri alınmasına, koşullu salıverilmeye esas teşkil eden hükmü veren mahkeme tarafından deneme süresi içinde işlenen suça ilişkin hükmün kesinleşmesinden sonra karar verilmesi gerektiği yönündeki düzenleme doğrultusunda, kararın kesinleşmesinin akabinde koşullu salıverilmeye esas teşkil eden hükmü veren İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine şartla tahliye kararının geri alınması yönünde ihbarda bulunulmasına karar vermekle yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, deneme süresinde işlenen suça ilişkin hükümle birlikte aynı zamanda şartla tahliye kararının geri alınmasına da karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 23.Ceza Dairesi - Karar: 2015/6070).

Koşullu Salıvermenin Geri Alınmasında İkinci Suçun İşlendiği Tarihin Önemi

Sulh Ceza Mahkemesinin 04/07/2014 tarihli kararı ile 5275 sayılı Kanun’un 108/1 maddesi uyarınca hükümlünün şartla tahliye edilerek mükerrir olması nedeniyle bihakkın tahliye tarihinden başlamak üzere 1 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasını müteakip, 08/08/2014 tarihinde işlediği bir başka suç sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına karar verilmiş ise de;

Esasen şartla tahliye edildikten sonra bihakkın tahliye tarihine kadar olan süre içerisinde bir başka suç işlenmesi halinde şartla tahliye kararının geri alınarak ikinci suçun işlendiği tarih ile bihakkın tahliye tarihi arasındaki sürenin aynen infazına karar verilebileceği, şartla tahliye kararının geri alınmasını gerektiren durumun ortaya çıkmasından önce şartla tahliyeye konu ceza süresi tümüyle sona ermişse, cezanın infaz edilmiş sayılacağı,

Somut olayda; şartla tahliye kararına konu ceza süresi 1 ay 45 gün olup hükümlünün 17/04/2014 tarihinde cezaevine alındığı ve bihakkın tahliye tarihinin 01/07/2014 olduğu, şartla tahliye kararının geri alınmasına neden olan kasıtlı suçun bihakkın tahliye tarihinden sonra 08/08/2014 tarihinde işlenmesi nedeniyle şartla tahliye kararının geri alınmasının koşulları gerçekleşmediği ve aynen infaz kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin, hükümlünün hangi tarihler arasında ne kadar süreyle ceza infaz kurumunda kalacağı da gösterilmeden şartla tahliye kararının geri alınmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 19.Ceza Dairesi - Karar:2016/703).

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107/12. maddesinde yer alan “Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.” hükmü karşısında, hükümlü M.T’nin cezasını infaz ederek … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09/09/2011 tarihli ve 2011/893 değişik iş sayılı kararı ile şartla salıverilmesini müteakip, bihakkın tahliye tarihi dolmadan deneme süresi içerisinde 28/11/2011 tarihinde yeni bir suç işlemiş olması dolayısıyla, ikinci suç tarihi olan 28/11/2011 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 18/05/2015 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektir (Yargıtay 21. Ceza Dairesi - Karar : 2016/3464).

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminde Koşullu Salıverilme Tarihinin Belirlenmesi

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 107/3-d maddesine göre “bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezası toplandığında hükümlünün cezaevinde en fazla 30 yıl kalacağı”,

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/1-b maddesine göre “tekerrür halinde işlenen suçtan dolayı müebbet hapis cezasının 33 yılının infaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanabileceği”,

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/2 maddesine göre “tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağı” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde;

Hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilen hükümlü M’nin infazı gereken bir mübebbet hapis cezası yanında süreli hapis cezalarının bulunduğu, mevcut yasal düzenlemeye göre hükümlü hakkında uygulanacak koşullu salıverme süresinin 5275 sayılı Kanunun 107/3-d maddesi uyarınca otuz yıl olduğu, ancak hükümlünün mükerrir olması ve tekerrüre esas alınan cezasının 4 yıl 2 ay hapis cezası olması nedeniyle 5275 sayılı Kanun’un 108/1-b maddesi uyarınca mahkum olunan müebbet hapis cezasının otuz üç yılını ceza infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmesi durumunda koşullu salıvermeden yararlanabileceği gözetilmeksizin, koşullu salıverme süresinin otuz yedi yıl iki ay ve bihakkın tahliye tarihinin 49 yıl 6 ay 20 gün olarak belirlenmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar : 2015/4690).

Süreli Hapis Cezasında Tekerrür Varsa Koşullu Salıverme Süresi

Koşullu salıvermeye ilişkin hususların düzenlendiği 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesinin 1. fıkrası ile 3-e bendine göre, koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi şartıyla, birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla yirmi sekiz yıl cezaevinde kalacağının öngörüldüğü, mükerrir olanların ise aynı Kanun’un 108/1-c maddesine göre süreli hapis cezasının dörtte üçünü infaz kurumda iyi hâlli olarak geçirmesi durumunda koşullu salıvermeden yararlanabileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasına göre de tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının hüküm altına alındığı, her ne kadar 108. maddede süreli hapis cezasına mahkûm olanlar için infaz kurumunda fiilen geçirilecek sürenin üst sınırı belirlenmemiş ise de, mükerrir olan mahkûm için 108/1-c maddesine göre 3/4 oranı üzerinden hesaplanacak koşullu salıverme süresinin, aynı Kanun’un 107/2-e maddesinde öngörülen 28 yılı aşması halinde, öncelikle koşullu salıvermeye esas infaz edilecek sürenin 28 yıl olarak sınırlandırılması ve müteakiben aynı Kanun’un 108/2. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınan ceza miktarının koşullu salıverme süresine eklenmesi gerektiği nazara alındığında, somut olayda hükümlünün mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen 50 yıl 157 ay 137 gün hapis cezalarına ait ilâmların içerisinden tekerrüre esas alınan cezanın en ağır olanının tespit edilerek hükümlünün cezaevinde kalacağı sürenin bu şekilde belirlenmesi gerektiği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2019/2399 E. , 2021/8680 K.).

Cezaevindeyken İşlenen Suç Nedeniyle Şartla Tahliye Kararının Geri Alınması

Hükümlünün 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçu bakımından ceza infaz kurumunda bulunduğu sırada kuruma yasak eşya sokmak suçundan mahkumiyetine karar verilmesi üzerine, hükümlünün bu yeni suçu kasten öldürme suçunun bihakkın tahliye süresi içinde işlemiş olduğundan bahisle daha önce kasten öldürme suçundan verilen şartla tahliye kararının geri alınmasına karar verilmiş ise de, esasen hükümlünün ceza infaz kurumuna yasak eşya sokmak suçunu işlediği sırada halen cezasını infaz etmekte olduğu ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107/12. maddesi uyarınca şartla tahliyenin geri alınması koşullarının oluşmadığı gözetilmeden karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 1.Ceza Dairesi - Karar : 2017/86).

Disiplin Cezası Kaldırılmadan İnfazın Durdurulması Nedeniyle Tahliye

Hükümlüye ait infaz dosyası incelendiğinde, yukarıda anılan içtima kararıyla verilen 11 yıl 1 ay hapis cezasının infazı kapsamında, 16/11/2003-18/11/2003 tarihleri arasında 2 gün gözetimde kaldığı, 30/01/2002-29/05/2002 tarihleri arasında 119 gün tutuklu kaldığı, 18/11/2003 tarihinde ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün şartla tahliye tarihinin 10/11/2011 olacağı, 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi üzerine yapılacak uyarlama nedeniyle infazın durdurulduğu ve hükümlünün tahliye edildiği tarih olan 23/07/2012 tarihine kadar iş bu cezadan dolayı 256 gün fazla yatmışlığının bulunduğu ve eksik infazının bulunmadığı, infazın durdurulduğu ve tahliye edildiği tarih 23/07/2012 olan hükümlünün ceza infaz kurumunda aldığı disiplin cezalarının, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 48/4-d, e, g maddeleri gereğince verildiği tarihten itibaren 1 yıl sonra kalkacağı, hükümlünün aldığı en ağırı ve en son disiplin cezası olan 2 ay süreyle haberleşme ve iletişim araçlarından yoksun bırakma cezasının verildiği tarihin 14.09.2011 olduğu nazara alındığında, disiplin cezasının kalkacağı tarihin 14.09.2012 olduğu, hükümlünün infazının durdurularak tahliye edildiği 23.07.2012 tarihinden sonraki süreçte kötü halli olduğunu kabul etmeye imkan bulunmadığı, genel kural olarak iyi halli olduğunun kabul edilerek 5275 sayılı Kanun’un 107/1.maddesine göre iyi halliliği nedeniyle koşullu salıvermeden yararlandırılmasına karar verilmesi gerekir (Yargıtay 7.Ceza Dairesi - Karar: 2014/8784).

Adli Para Cezası Koşullu Salıvermenin Geri Alınmasına Neden Olmaz

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. maddesinin 12. fıkrasındaki “Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.” hükmü uyarınca koşullu salıvermenin geri alınabilmesi için hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçun işlenmesi gerektiği, hükümlünün deneme süresi içerisinde işlediği mala zarar verme suçundan dolayı adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dolayısıyla koşullu salıvermenin geri alınamaz (Yargıtay 6. Ceza Dairesi - Karar: 2015/45143).

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 107. maddesinin 12 ve 15. fıkraları uyarınca koşullu salıvermenin geri alınabilmesi için, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin zorunlu olduğu, hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi durumunda koşullu salıvermenin geri alınamayacağı gözetilmelidir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar : 2016/3922).

Hükümlünün 28.09.2005 olan bihakkın tahliye tarihi dolmadan 03.08.2002 tarihinde işlediği kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla 647 sayılı Yasanın 4 ve TCK.nun 72. maddeleri gereğince 1.320.- TL adli para cezası ile cezalandırıldığı, 5275 sayılı Yasanın 107/12 ,13/a maddelerinde koşullu salıverilmenin geri alınabilmesi için hapis cezası gerektiren kasıtlı bir suçtan hüküm giymesi veya infaz hakiminin yüklediği yükümlülüklerin bu süre içinde yerine getirilmemesi gerektiği, olayımızda kasıtlı suç işlediği anlaşılmış olan hükümlünün, kasten yaralama suçundan doğrudan para cezası ile cezalandırıldığı ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan da cezasının para cezasına çevrildiği ve 647 sayılı Yasanın 4/4. maddesi gereğince uygulamada asıl mahkumiyetin bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası olduğu, adli para cezasının ise koşullu salıverilmenin geri alınmasını gerektirmediği, 5275 sayılı Yasanın 15. maddesinin a bendinde “hükümlü geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilirse, hükmü veren ilk derece mahkemesi tarafından koşullu salıverme kararının geri alınabileceğine ” ilişkin düzenleme de dikkate alındığında; Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin şartla tahliye kararının geri alınarak ikinci suçun işlendiği 03.08.2002 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 02.06.2004 tarihi arasındaki sürenin aynen infazına dair kararı hukuka aykırıdır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar : 2013/6215).

Koşullu Salıverilme Tarihi Belirlenirken Adli Para Cezası Ayrı Hapis Cezası Ayrı İnfaz Edilir

765 sayılı Türk Ceza Kanununun cezaların içtimasını düzenleyen 68-77. maddelerinde mahkemelerce verilen tüm cezaların toplanmasında üst sınır belirlenmiş iken 5275 sayılı Kanunun sadece koşullu salıverilme hükümlerini düzenleyen 107. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre yönünden üst sınır düzenlendiği ancak ne içtimayı düzenleyen 99. maddesinde ne de diğer hükümlerinde 765 sayılı Kanunun içtimayı düzenleyen maddelerinde olduğu gibi koşullu salıvermeye tabi olan/olmayan tüm cezaların içtimasında bir üst sınır belirlenmediği, dolayısıyla sanığın işlediği birden fazla suçtan dolayı verilen cezaların bir üst sınır olmaksızın hepsini çekmesi gerektiği, hükümlünün suç tarihlerinin 01/06/2005 tarihinden sonra olması nedeniyle 5275 sayılı Kanunun 106/7 maddesinde yer alan “7) Adlîpara cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adli para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez.” ve 106/9. maddesindeki adli para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz…” hükümleri de dikkate alındığında, hükümlünün içtima edilen hapis cezalarının 45 yıl 144 ay olarak kalması, adli para cezasından çevrilme birden fazla hapis cezalarının da bu sürenin üzerine ayrıca eklenerek infaz edilmesi gerektiği, koşullu salıverilme süresinin içtima olarak gösterilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 1.Ceza Dairesi - Karar : 2017/926).

Başka Suçtan Tutuklama Koşullu Salıvermede İyi Halliliği Bozmaz

5275 sayılı Kanun’un “İyi hâlin belirlenmesi” başlıklı 89 uncu ve 105/A maddelerinde yer alan düzenlemeler gereğince iyi hâlin belirlenmesinde ilgili idare ve gözlem kurulunun hükümlü hakkındaki değerlendirme raporunun dikkate alınmasında zorunluluk bulunduğu, hükümlünün koşullu salıverilmesi, açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmesi için mahkum olduğu cezanın infazı sırasında, ceza infaz kurumunda geçirmiş olduğu sürede iyi hâlli olmasının gerekli ve yeterli olduğu, hakkında tutuklama kararı verilmesinin doğrudan tek başına iyi hâlli olmadığını kabule yeterli olmadığı, ancak somut olayda, işlediği suç nedeniyle 16.10.2020 tarihinde tutuklanan hükümlünün, 08.03.2021 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmakla, ceza infaz kurumunda bulunduğu sürede hükümlü hakkında, ceza infaz kurumu yönetim servisi, psikososyal servisi ve eğitim servisi gözlem değerlendirme rapor ve kararların cezaevi idaresinden istenerek incelenmesinden sonra sonucuna göre Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının, 11.03.2021 tarihli kararı üzerinde bir denetim yapılmasının sağlanması gerektiği belirlendiğinden, Ağır Ceza Mahkemesi kararının bu sebeple kanuna aykırı olduğunun tespitiyle, kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2023/22 E. , 2023/129 K.).

Suç Örgütü Üyeliği ve Koşullu Salıverilme

Sanık, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, kişiyi hürriyetten yoksun kılma ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından 5237 sayılı TCK’nun 220/2,3, 109/2,3-a,b, 62 ve 6136 sayılı Kanunun 13/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis, 3 yıl 4 ay hapis ve 2 yıl 6 ay hapis cezalarına mahkum olmuştur.

Dosya kapsamına göre, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107/4. maddesinde yer alan hükmün “Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının dörtte üçünü infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.” şeklindeki düzenlemesi karşısında, hükümlü hakkında örgüt faaliyeti kapsamında hürriyetten yoksun kılma ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 109 ve 6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının 5275 sayılı Kanun’un 107/4. maddesi gereğince (3/4 oranında) yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 1.Ceza Dairesi - Karar:2016/2543).

Örgütü Yardım Etme Suçunda Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi Uygulanamaz

Suç işlemek amacı ile kurulan örgüte yardım etme suçu nedeniyle kurulan hükümlerin incelemesine gelince,

5237 sayılı TCK’nın 58/9. maddesinin, örgüt mensubu suçlu hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmedileceği hükmünü içerdiği, anılan hükmün örgüt mensubu olma kanuni sonucundan uygulanan infaza ilişkin bir düzenleme olduğu ve aynı Yasa’nın ‘Tanımlar’ başlıklı 6/1-j maddesine göre örgüt mensubu suçlu, deyiminden bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişinin anlaşılacağı, buna göre 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesi kapsamındaki suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün üyesi olanlar hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107/4. maddesinde gösterilen koşullu salıverilme süresi ve aynı maddede düzenlenen infaz rejiminin uygulanacağı dikkate alındığında; örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayan adı geçen sanıklar hakkında TCK’nın 58/9. maddesinin uygulanması hukuka aykırıdır (Yargıtay 6.Ceza Dairesi - Karar : 2017/440).

NOT: Örgüte yardım etme suçunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik öngören mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmaz. Ancak, örgüte yardım etme suçunun koşullu salıverilmesi süresi 5275 sayılı kanunun 107/4 maddesi gereği cezanın 3/4’ünün infaz edilmesidir.

Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde İşlenen Suçlarda Koşullu Salıverilme

Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27/03/2013 tarihli ve 2013/5247 esas, 2013/6089 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Kanunun 107/4. maddesinde yer alan “Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının dörtte üçünü infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, her ne kadar Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 26/05/2010 tarihli ve 2009/10140 esas, 2010/3874 karar sayılı ilâmında, sanık hakkında çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak suçundan dolayı açılan kamu davasının, 765 sayılı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş ise de, sanığın cezalandırılmasına karar verilen ve kesinleşen kasten adam öldürme suçunu, suç örgütü faaliyeti çerçevesinde işlediği gözetilerek infaz oranı 3/4 olarak uygulanmalıdır (Yargıtay 1.Ceza Dairesi -Karar : 2017/346).

Çocuklarda İnfaz Rejimi ve 18 Yaşına Kadar Cezaevinde 1 Günün 2 Gün Sayılması

Dosya kapsamına göre hükümlünün içtima kararına dahil Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2005/24-370 Sayılı ilamı ile toplam 5 yıl 10 ay hapis cezasına ( 1 yıl 3 ay, 1 yıl 3 ay, 1 yıl 3 ay ve 2 yıl 1 ay olmak üzere ) mahkum edildiği, bu ilamda suç tarihinin 07.01.2005 tarihi olduğu, hükümlünün bu dosyada 08.01.2005-21.07.2005 tarihleri arasında 194 gün tutuklu olarak kaldığı, kayden 10.10.1988 doğumlu olan hükümlünün tutuklu kaldığı dönemde 18 yaşını ikmal etmediği, suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması itibariyle şartla tahliye tarihinin tespiti için lehe olan Kanun’un tespit zorunluluğu bulunduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan 647 Sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda ½ oranında ve ayda 6 gün indirim yapılması ile 194 gün tutukluluk süresinin mahsubu halinde bu ilam yönünden infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 658 gün olduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5275 Sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda 1/3 oranında indirim ve tutukluluk süresinin 1 gün 2 gün sayılması suretiyle mahsubunda ise infaz edilmesi gerekli sürenin 1028 gün olduğu, 5275 Sayılı Kanun’un 107/5. maddesindeki ( 5560 Sayılı kanun ile değişiklik öncesi ) “Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onsekiz yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.” şeklindeki düzenlemenin hükümlü lehine olduğu düşünülse bile, infaz hukukunda karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığı 647 Sayılı Kanun’un lehe olduğu kabul edilerek yapılan infazda 5275 Sayılı Kanun’un 107/5. maddesinin ayrıca tatbiki suretiyle çapraz ve karma bir uygulama yapılması mümkün değildir (Yargıtay 1.Ceza Dairesi - Karar: 2016/2061).

Adli Para Cezası Koşullu Salıverilme Süresinin Üst Sınırını Geçemez

5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde, “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet Savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. GÜnlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklinde düzenleme yapıldığı, hükümlü Emrah Karcı hakkında Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/1133 esas, 2008/926 sayılı ilamıyla hükmolunan 450,00 Türk Lirası adli para cezasının dışında, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesince içtima edilen 37 yıl 67 ay 83 gün hapis cezasının da bulunduğu, hükümlünün toplam ceza süresinin 42 yılı aştığı göz önünde bulundurulduğunda, 5275 sayılı Kanun’un 107/3-e gereğince iyi halli olduğu takdirde koşullu salıverilme süresinin 28 yıl olacağı, bu süreyi aşamayacağı, hükümlünün 450,00 Türk Lirası adli para cezasının içtima kararından çıkarılarak ayrı infaz edilmesinin hükümlünün ne koşullu salıverilme ne de bihakkın tahliye süresini değiştirmeyeceği, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi uyarınca adli paradan çevrilen hapis cezalarının kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararına çevrilerek ayrı infaz edilmesinin hükümlünün aleyhine olup; ek bir ceza getirdiği gözetilerek adli para cezasının koşullu salıverilme süresinin üst limitini aşacak şekilde ayrı bir şekilde infazına karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 6.Ceza Dairesi - Karar: 2014/22265)

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a eklenen, kanunda belirtilen şartları taşıyan hükümlülerin cezalarının şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri olarak infazına dair düzenleme getirildiği yine aynı maddenin ise “Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle, hapse çevrilen hükümlülerin yukarıdaki fıkralardaki infaz usulünden yararlanmalarında, hak ederek tahliye tarihi esas alınır” şeklinde düzenlemenin yer aldığı, hükümlünün içtima kararına konu 154 gün hapis cezasının süresinde ödenmemesi üzerine hapse çevrilen adli para cezası olması itibariyle, adlî para cezasının ödenmemesi nedeniyle cezası hapse çevrilen hükümlülerin yukarıda belirtilen infaz usulünden yararlandırılmalarında hak ederek tahliye tarihinin esas alınması gerekir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi - Karar: 2014/2622).

Müebbet Ağır Hapis Cezası ile Süreli Hapis Cezasının İnfazında Hücrede Tecrit Süresi

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.4.2007 tarihli ve 2007/1-32 esas, 2007/97 Sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 1.6.2005 tarihinden önce işlenen suçlarda, her suç yönünden ayrı ayrı yapılan değerlendirme sonucu, her suçla ilgili lehe kanun belirlendikten ve buna göre her suçun nihai cezası saptandıktan sonra, cezaların içtimaına 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 68 ila 77. maddelerindeki ilkelere göre karar verilmesi gerektiği, bu uygulamada lehteki kanunun 5237 Sayılı Kanun olmasının sonuca etkisi bulunmayacağı, hükümlünün bahse konu suçları işlediği tarihin 1.6.2005 tarihinden önce olduğu ve 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/2 maddesi uyarınca ‘cezalardan biri müebbet ağır hapis ve diğeri şahsi hürriyeti bağlayıcı muvakkat bir ceza ise, ilave edilecek cezanın nev’i ve miktarına göre on günden az ve üç seneden fazla olmamak üzere geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet ağır hapis cezası tatbik olunur.” hükmü uyarınca, hükümlü hakkındaki cezaların içtimaına karar verilirken müebbet hapis cezası dışındaki süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların her biri için hücre süreside belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 5.4.2013 tarih ve 2013/419 değişik iş sayılı kararı yasaya aykırı görüldüğünden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar: 2014/234).

Şartlı Tahliye Kararından Önce Denetimli Serbestlikten Bir Kez Yararlanılabilir

Hükümlü hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma ve kasten yaralama suçlarından hükmolunan hapis cezalarının, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 12.03.2013 tarihinde 2013/168 değişik iş sayı ile 5275 sayılı Kanun’un 99, 101. maddeleri uyarınca toplanması sonucu belirlenen 5 yıl 10 ay hapis cezasından dolayı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfaz Hakkında Kanun’un 105/A maddesi gereğince en fazla 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazından faydalanabilir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Karar: 2014/467).

Hapis Cezası ile Adli Para Cezasından Çevrilen Hapis Cezası İçtima Edilebilir

Muhtelif suçlardan hükümlü sanık hakkındaki doğrudan hükmedilen hapis cezaları ile adli para cezalarından çevrilme hapis cezalarının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 99 ve 101/2. maddeleri gereğince 9 yıl 14 ay 1249 gün hapis cezası olarak toplanmasına Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karar verilmiştir. Ancak, savcılığın talebi üzerine Ağır Ceza Mahkemesi tarafından daha önceki içtima kararının çözülmesine, hükümlü hakkında doğrudan hükmedilen hapis cezalarının 9 yıl 14 ay hapis cezası olarak, adli para cezasından çevrilme hapis cezalarının ise 1249 gün hapis cezası olarak toplanmasına, hükümlü hakkındaki hapis cezaları ile adli para cezasından çevrilen hapis cezalarının ayrı ayrı infazına karar verilmiştir.

Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15/12/2010 tarihli ve 2010/14136 karar sayılı ilamında; “…. 5275 sayılı Yasanın 99. maddesine göre, bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar; ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise 107. maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir. Bu düzenleme ile, hükümlünün birden çok kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunması halinde infazda kolaylık sağlanması için cezaların toplanması, infazı gereken tüm hapis cezaları için toplam süre üzerinden tek bir şartla tahliye tarihi, deneme süresi ve bihakkın tahliye tarihinin saptanması ve cezaların infazları ile deneme sürelerinin çakışmasının önlenmesi amaçlanmaktadır. Hükümlü hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezaların şartla tahliye süreleri ve infaz rejimlerinin farklı olması anılan yasa maddesinin uygulanmasına engel değildir. Cezaların infazındaki bu farklılık, şartla ve bihakkın tahliye tarihlerinin de farklı olmasını gerektirmeyecek, hükümlünün farklı süre ve rejimlere tabi her bir cezası açısından cezaevinde geçireceği sürelerin C.Başsavcılığı tarafından müddetnamede gösterilmesi yeterli olacak ancak yine toplam ceza süresi üzerinden tahliye tarihleri hesaplanacaktır…” şeklinde belirtildiği üzere, doğrudan hükmedilen hapis cezaları ile adli para cezasından çevrilme hapis cezalarının ayrı ayrı infaz edilmeleri halinde adli para cezasından çevrili hapis cezalarının 5275 sayılı Kanun’un 107/3. maddesinde belirtilen koşullu salıverilme sürelerinin içinde erimesinin engelleneceği ve bu durumun hükümlü aleyhine sonuçlar doğuracağı gibi, tek bir şartla tahliye tarihi, deneme süresi ve bihakkın tahliye tarihinin saptanması ve cezaların infazları ile deneme sürelerinin çakışmasının önlenmesinin sağlanamayacağı gözetilmeden, içtima kararının çözülmesine ve hapis cezası ile adli para cezasının ayrı ayrı infaz edilmesine dair Ağır Ceza Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir (Yargıtay 1.Ceza Dairesi - Karar : 2016/3137).

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminde Denetimli Serbestlik Süresinin Belirlenmesi

10 ay hapis cezasına hükümlünün, şartla tahliye edilmesini müteakip, anılan Kararda cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiğinden bahisle hükümlü hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/4. maddesi gereğince denetim süresi belirlenmesi talebi üzerine, 5275 sayılı Kanunun 107/6. maddesi gereğince hakederek tahliye tarihi dikkate alınarak denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmiştir. Ancak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 58/6. maddesinde, tekerrür hâlinde hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilmiş, 5275 sayılı Kanunun 108. maddesinin (4), (5) ve (6). fıkralarında yer alan “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca da koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkeme tarafından bir yıldan az olmamak üzere denetim süresinin belirleneceği ve denetim süresinde de koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı hüküm altına alınmış olup, somut olayda mükerrir olan sanık hakkında cezasının infazından sonra anılan Kanunun 108/4. maddesi gereğince denetim süresinin belirlenmesinin zorunlu olduğu, 5275 sayılı Kanunun 107/6. maddesinde yer alan düzenlenmenin ise koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresine ilişkin olduğu gözetilmeden m.108/4 gereği cezanın infazından sonra denetim süresi belirlenmesi gerekirken m.107/6 gereği bihakkın tahliye tarihi dikkate alınarak denetim süresi belirlenmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar : 2017/1500).

Mükerrirlerin Cezanın İnfazından Sonra Uygulanan Denetimli Serbestlik Süresi İçinde Suç İşlemesi

5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinin 4. fıkrasında yer alan, “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.” 7. fıkrasında yer alan, “(Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Cezanın infazı tamamlandıktan sonra devam eden denetim süresi içinde, bu madde hükümlerine göre kendilerine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infaz hâkimi kararı ile disiplin hapsine tabi tutulur. Disiplin hapsinin süresi on beş günden az ve üç aydan fazla olamaz” şeklindeki düzenlemeler uyarınca, somut olayda hükümlüye mükerrir olması sebebiyle hakkında şartla tahliye kararı verilirken cezasının infazının tamamlanmasından sonra başlanmak üzere 1 yıl denetim süresi belirlendiği, bihakkın tahliye tarihi olan 15/11/2014 tarihi dolduktan sonra 1 yıllık denetim süresi içerisinde kalan 29/11/2015 tarihinde yeniden suç işlediği anlaşılan hükümlü hakkında verilen şartla tahliye kararının geri alınamayacağı, ancak 5275 sayılı Kanun’un 108/7. maddesi uyarınca disiplin hapsine hükmedilebileceği gözetilmelidir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar: 2020/3302).

Hapis ve Adli Para Cezası İçtima Edilebilir; Ancak Müddetnamede Ayrı Ayrı Gösterilmelidir

Örgüt marifetiyle ve örgütün faaliyetleri çerçevesinde bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık ettirmek suçundan hükümlünün, cezalarının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99. maddesi uyarınca 48 yıl 144 ay hapis cezası olarak içtima edilmesine, aynı Kanunun 107/4-e maddesi uyarınca neticeten 32 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ağır Ceza Mahkemesinin içtima kararını müteakip, infazda tereddüt hasıl olması nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Ağır Ceza Mahkemesi hükümlü hakkındaki içtimalı toplama kararını değiştirerek 48 yıl 144 ay hapis ve 24 kez 1.240.00 Türk lirası adli para cezalarının 32 yıl olarak birlikte toplanarak infaz edilmesine karar vermiştir.

765 sayılı Türk Ceza Kanununun cezaların içtimasını düzenleyen 68-77. maddelerinde mahkemelerce verilen tüm cezaların toplanmasında üst sınır belirlenmiş iken 5275 sayılı Kanunun sadece koşullu salıverilme hükümlerini düzenleyen 107. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre yönünden üst sınır düzenlendiği ancak ne içtimayı düzenleyen 99. maddesinde ne de diğer hükümlerinde 765 sayılı Kanunun içtimayı düzenleyen maddelerinde olduğu gibi koşullu salıvermeye tabi olan/olmayan tüm cezaların içtimasında bir üst sınır belirlenmediği, dolayısıyla sanığın işlediği birden fazla suçtan dolayı verilen cezaların bir üst sınır olmaksızın hepsini çekmesi gerektiği, hükümlünün suç tarihlerinin 01/06/2005 tarihinden sonra olması nedeniyle 5275 sayılı Kanunun 106/7 maddesinde yer alan “7) Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adli para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez.” ve 106/9. maddesindeki adli para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz…” hükümleri de dikkate alındığında, hükümlünün içtima edilen hapis cezalarının 45 yıl 144 ay olarak kalması, adli para cezasından çevrilme birden fazla hapis cezalarının da bu sürenin üzerine ayrıca eklenerek infaz edilmesi gerektiği, koşullu salıverilme süresinin içtima olarak gösterilemeyeceği gözetilmeden karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar : 2017/926).

671 Sayılı KHK / Cinsel Saldırı Suçunda Şartlı Tahliye ve Denetimli Serbestlik Süresi

Konya İnfaz Hakimliğinin kararında, hükümlünün kişiyi hürriyeti yoksun kılma suçunu cinsel saldırı suçuyla birlikte işlemesinden dolayı bu suçla ilgili cezanın infazının da 5275 sayılı Kanunun 107. maddesi uyarınca yapılması gerektiği bu haliyle de hükümlü hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen müddetnamenin şartla tahliye süresi bakımından yanlış olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de;

İçtima kararına konu mahkumiyetlerden birinin 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32. maddesinde kapsam dışı bırakılan cinsel saldırı suçu olduğu cihetle hükümlünün işbu mahkumiyete konu cezasının infazında şartla tahliye tarihinin 2/3 oranı üzerinden hesaplanacağı ve şartla tahliye tarihine 1 yıl kala denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilebileceği, hükümlünün kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aldığı cezasının ise bahse konu kararname kapsamında kaldığı bu suçun infazının ise 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6. maddesine göre yapılacağı bu haliyle de Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen müddetmanenin doğru olduğu, hükümlü bakımından şartla tahliye itibariyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanma koşulunun gerçekleşmiş olduğu gözetilmeksizin, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet yoktur (Yagıtay 1. Ceza Dairesi - Karar : 2017/1465).

İkinci Kere Tekerrürün Şartları ve Koşullu Salıverme

5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinin 3. fıkrasında “ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez” düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, sanık hakkında birinci tekerrür şartlarının oluşması nedeniyle tekerrür hükümleri uygulandıktan ve tekerrür uygulanan mahkûmiyet kesinleştikten sonra, yeniden tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir suçun işlenmesi halinde ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanacak ve hükümlü artık koşullu salıvermeden yararlanamayacaktır. Ancak, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, ilk kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi kapsamında uygulanması gerekmektedir. Somut olayda ilk mükerrirliğin, 765 sayılı TCK’nın 81. maddesi ile oluşması ve bu suretle önceki cezanın arttırılması nedeniyle buna dayanılarak sanık hakkında ikinci defa mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması şartları oluşmadığından sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, bozma nedenidir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/11004 E. , 2022/9302 K.).

Koşullu Salıverilme için Denetimli Serbestlikte İyi Hal Şart Değildir

5275 sayılı kanunun 107/1-11. maddesinde, “(1) Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.

(11) Hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, infaz işlemlerinin yapıldığı yer infaz hâkimliğine verilir. İnfaz hâkimi, bu raporu uygun bulursa hükümlünün koşullu salıverilmesine dosya üzerinden karar verir; raporu uygun bulmadığı takdirde gerekçesini kararında gösterir. Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.” şeklinde yer alan düzenleme ile,

Hükümlünün koşullu salıverilmesi için mahkum olduğu cezanın infazı sırasında, ceza infaz kurumunda geçirmiş olduğu sürede iyi halli olmasının gerekli ve yeterli olduğu, infaz kurumu dışında denetimli serbestlik tedbiri kapsamında geçen süreçte iyi halli olup olmamanın koşullu salıverilmeye etkisinin olmadığı, nitekim hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymamakta ısrar etmesi ve diğer hallerde dahi, 5275 sayılı Kanun’un 105/A-6 maddesi gereğince, ancak koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebileceği gözetildiğinde,

Mahkum olduğu hapis cezasının infazı sırasında bulunduğu Gölpazarı Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 12/11/2020 tarihli ve 2020/2747 sayılı kararı ile iyi halli olduğu belirlenerek, Bilecik İnfaz Hakimliğinin 18/11/2020 tarihli ve 2020/2205 Esas, 2020/2204 sayılı kararı ile cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilen iyi halli hükümlü hakkındaki, koşullu salıverilmesine yönelik talebin kabulü kararı verilmesi gerektiği gözetilmelidir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2021/12374 E. , 2022/238 K.).

Koşullu Salıverilmesine Rağmen Başka Suçtan Cezaevinde Bulunan Kişinin Koşullu Salıverilmesi Geri Alınamz

Hükümlünün 30.09.2018 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verilmesine rağmen fiilen tahliye edilmeyerek başka bir cezasının infazına başlandığı, ceza infaz kurumundan firar ettiği tarihe kadar ceza infaz kurumunda bulunduğu anlaşılmakla, fiilen serbest bırakılmayan, ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün 18.10.2018 tarihinde işlediği hükümlü ya da tutulunun kaçması suçundan mahkum olmasına rağmen, şartla tahliyenin geri alınması koşulları oluşmadığından şartla tahliyesinin geri alınmasına ve aynen infaza ilişkin İnfaz Hakimliğince verilen karar karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2023/2761 E. , 2023/4541 K.).

Koşullu Salıverme Kararından Sonra Gelen Cezalar Hakkında İçtima Kararı Verilemez

İnfaz Hakimliği kararının gerekçesinin yerinde olduğunun kabulü halinde, koşullu salıverilmeye dair kararın kaldırılması gerektiği sonucunun ortaya çıktığı, ancak koşullu salıverilme kararının geri alınamayacağı, bu halde koşullu salıverilme kararı ile daha sonradan gelen ilama dair cezanın içtimasının mümkün olmadığı, uzlaştırma hükümleri yönünden değerlendirme yapılmak üzere infazı durdurulan,sonradan gelen karara dair cezanın infazının mutlaka ayrı yapılması gerektiği, kaldı ki hükümlünün daha önceden de denetimli serbestlik tedbirinden yararlandığı, koşullu salıvermeye esas cezaların bihakkın tahliye süreleri henüz dolmadığı gerekçesiyle bu cezalar ile koşullu salıvermeden önce işlenip ancak daha sonra kesinleşerek gelen cezaların toplanmasının mümkün olmadığının gözetilmemesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/4629 E. , 2022/5250 K.).

İkinci Suçu İşleyen Hükümlünün Koşullu Salıverilme Kararından Haberdar Olmadığını İddia Etmesi

Her ne kadar kanun yararına bozma istem yazısında hükümlüye koşullu salıverilme kararı tebliğ edilmediğinden, hükümlünün işlediği ikinci suç tarihi itibariyle hükümlü hakkında kesinleşmiş bir koşullu salıverilme kararı bulunmadığıdan, İnfaz Hakimliğince koşullu salıverilme kararının geri alınması ve aynen infaz kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle, bu karara karşı yapılan itirazın itiraz merciince kabulü yerine reddine dair verilen kararın yerinde olmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminde bulunulmuş isede;

Hükümlü hakkında verilen ve kesinleşen hükmün infazına başlanması ile birlikte Cumhuriyet savcılığınca düzenlenen ve hükümlüye tebliğ edilen müddetnamede koşullu salıverilme ve bihakkın tahliye tarihinin açıkça gösterilmesi, hükümlü hakkında Bolu İnfaz hakimliğince verilen ve hükümlüye tebliğ edilen 10/04/2019 tarihli kararda açıkca “hükümlünün cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının (10/04/2019 ile 07/07/2020 tarihleri arasında) denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilmesi, hükümlü hakkındaki denetimli serbestlik tedbiri uygulamasına müddetnamede ve İnfaz hakimliğinin kararında gösterilen koşullu salıverilme tarihinde son verilmesi ve koşullu salıverilme tarihinde Cumhuriyet savcılığının talebi ile … 28. Asliye Ceza Mahkemesince hükümlü hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107/1-11. maddesi gereğince 07/07/2020 tarihi itibariyle koşullu salıverilmesine karar verilmesi karşısında, hükümlünün hakkında verilen koşullu salıverilme kararından haberdar olmadığının ileri sürülemeyeceği değerlendirilmiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi - 2022/4617 E. , 2022/5720 K.).

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS