0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Müsadere Nedir?

Müsadere, işlenen bir suç ile ilgili belirli bazı eşya veya kazançların mülkiyetinin devlete aktarılması olarak tanımlanabilir. Ceza hukukunda suç işleyen kişinin tüm malvarlığının devlete geçirilmesi anlamında “genel müsadere” yasaktır (Anayasa md. 38). TCK da genel müsadere sistemini değil, özel müsadere sistemini benimsemiştir. Yani, müsadere için önkoşul malvarlığı değerinin suç ile bir ilgisinin olmasıdır. İşlenen suç ile ilgisi olmayan eşya, kazanç, para gibi malvarlığı değerleri müsadere edilemez.

Müsadere Çeşitleri: Eşya veya Kazanç Müsaderesi

Eşya (Mal) Müsaderesi: İşlenen bir suçla ilgisi olan belirli bir eşyanın müsadere edilmesidir. Eşya müsaderesi, TCK md. 54’de ayrıntılarıyla düzenlenmiştir.

Kazanç - Para Müsaderesi: Suç neticesinde elde edilen veya suçun işlenmesine kaynak oluşturan maddi menfaatlerin müsadere edilmesidir. Kazanç (Para) müsaderesi, TCK md. 55’de düzenlenmiştir.

Kabahatlerde Müsadere: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 18. Maddesi gereği, kabahatin konusu olan eşyanın veya işlenen kabahat neticesinde elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi suretiyle müsadere edilmesidir. Örneğin, seyyar satıcılık yapmak için kullanılan eşya müsadere edilebilir.

Tüzel Kişilerde Müsadere: Tüzel kişiler, dernek, vakıf, şirket gibi kurumsal yapıları olan kuruluşlardır. Özel hukuk tüzel kişisinin yararına suç işlenmesi halinde, yararına suç işlenen tüzel kişi hakkında eşya müsaderesi veya kazanç müsaderesi hükümleri uygulanabilir (TCK md. 60/2).

Eşya (Mal) veya Kazanç - Para Müsaderesinin Hukuki Niteliği

Ceza kanunu sisteminde (TCK), işlenen bir suç için cezalar ve güvenlik tedbirleri olmak üzere iki tür yaptırım vardır. Müsadere, ister eşya müsaderesi isterse kazanç müsaderesi olsun, hukuki niteliği itibariyle bir “güvenlik tedbiri” olarak kabul edilir. Müsaderenin bir güvenlik tedbiri olmasının iki hukuki sonucu vardır. Bunlar;

  • Müsadereye ilişkin verilen mahkeme kararlarında kazanılmış hak durumu söz konusu olmaz. Kazanılmış hak, tamamlanmış ve kişiye özgü lehte sonuçlar doğurmuş bir hukuki işlemin hukuk sistemi tarafından korunması anlamına gelir. Örneğin, yerel mahkeme tarafından 3 yıl hapis cezasına mahkum edilmiş bir sanık hakkındaki hüküm aleyhe temyiz edilmemişse, lehe temyiz edildiğinde Yargıtay tarafından suçun cezasının 10 yıl olması gerektiği tespit edilse bile, aleyhe temyiz olmadığı için sanığın kazanılmış hakkı korunur ve 3 yıl hapis cezasından daha fazlasına mahkum edilmez. Müsadere hükümlerinin uygulanması açısından kazanılmış hak kavramı geçersizdir. Yani, mahkeme, bir eşya veya paranın müsadere edilmesi gerektiği halde müsadere konusunda karar vermemiş olsa bile, sanık açısından kazanılmış hak durumu oluşmaz. Mahkeme her zaman müsadere konusunda karar verebilir.

  • Müsaderenin güvenlik tedbiri olmasının diğer bir sonucu; bir eşya veya kazanç için müsadere hükümlerini uygulamak için suç işlenmesi zorunlu olsa bile, mahkeme tarafından mahkumiyet kararı verilmesi zorunlu değildir. Yargılanan kişiler hakkında beraat kararı verilse bile, suç ile ilgili para veya eşya müsadere edilebilir. Hatta, kamu davasının açılmaması veya kamu davasının ortadan kaldırılması hallerin bile müsadereye ilişkin hükümlerin uygulanmasını etkilemez.

  • Mahkemelerin müsadere kararlarının infazı için hükmün kesinleşmesinden itibaren 20 yıl olan ayrı bir infaz zamanaşımı süresi mevcuttur.

Eşya (Mal) Müsaderesi Şartları (TCK md. 54)

Eşya (mal) müsaderesi, en çok uygulanan müsadere türüdür. Ancak uygulamada eşya müsaderesi hükümleri uygulanırken büyük hatalar yapıldığı görülmektedir. Mahkemeler tarafından yapılan hataların nedeni TCK md. 54 sisteminin tüm yönleriyle bir sistem içinde değerlendirilmemesinden kaynaklanmaktadır. Eşya (mal) müsaderesinin belli bazı şartları vardır. Bu şartlar şunlardır :

  • Müsadere Konusu Eşya İyiniyetli Üçüncü Kişiye Ait Olmamalıdır: Kural olarak suç ile ilgisi olan eşya kime ait olursa olsun müsadere edilir. Ancak, iyiniyetli üçüncü kişiye ait eşya suçta kullanılsa bile müsadere edilemez. Ceza kanunundaki bu iyiniyet kavramı, Medeni Kanun’daki iyiniyet kavramından farklıdır. Üçüncü kişi kendisine ait eşya suçta kullanıldığını bilmiyorsa iyiniyetli kabul edilir. Üçüncü kişi, kendisine ait eşyanın suçta kullanıldığını bilmesine rağmen görmezden geliyor veya menfaat elde etmeye çalışıyorsa iyiniyetli olmadığı için müsadere hükümleri uygulanır.

Suçta kullanılan eşyanın tamamı değil de sadece bazı kısımları müsadere edilecekse; eşyanın tümüne zarar verilmeksizin müsadere edilecek kısmı ayırmak mümkünse, bu kısım eşyadan ayrılarak müsadere edilmelidir. Örneğin, bir tır ile uyuşturucu madde ticareti suçu işlendiğinde, tırın dorsesi ile çekicisi üzerinde ayrı ayrı mülkiyet tesisi mümkün olduğundan, dorsede taşınan uyuşturucu nedeniyle tır dorsesi müsadere edilerek tırın çekicisi sahibine iade edilebilir.

Suçta kullanılan eşya üzerinde paydaşlık söz konusu ise sadece suç ile bağı olan ilgili paydaşın payı müsadere edilir.

  • Kasten İşlenen Suçlarda Müsadere Mümkündür: Bir eşyanın müsadere edilebilmesi için, müsadere edilecek eşyanın kasten işlenen bir suç ile ilgisinin olması gerekir. Taksirle işlenen suçlarda müsadere hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.

  • Suç ve Müsadere İlişkisi: Daha önce açıkladığımız üzere bir malvarlığı değerinin müsadere edilebilmesi için mutlaka malvarlığı değeri ile suç arasında bir ilişki olması gerekir. Müsadere konusu eşya veya paranın suç ile ilgisi olup olmadığı üç kritere göre belirlenir.

    • Suçun işlenmesinde bizzat kullanılan eşya müsadere edilebilir.
    • Suçun işlenmesine tahsis edilen eşya müsadere edilebilir.
    • Suçtan elde edilen eşya müsaade edilebilir.

Suçta kullanılmak üzere hazırlanan eşya veya para müsadere edilemez. Suçta kullanılmak üzere hazırlanan eşya, ancak kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlike oluşturuyorsa müsadere edilebilir.

  • Kaim Değerin Müsaderesi: Kural olarak suç ile ilgisi olan eşya müsadere edilmelidir. Ancak bazen suçla ilgisi olan eşyanın satılması, tüketilmesi, yok edilmesi veya başka bir şekilde elden çıkarılması gibi nedenlerle aynı eşyanın müsadere edilmesi mümkün olmayabilir. Tüm bu hallerde eşyanın yerine geçen parasal değerin, yani kaim değerin müsadere edilmesi gerekir (TCK md. 54/2). Örneğin, suç işlemek için kullanılan taşınmaz satılmışsa, taşınmazın satış değeri kadar paranın ilgili kişiden müsaderesine karar verilebilir.

  • Müsadere Uygulamasında Orantılılık İlkesi: Müsadere, devletin mülkiyet hakkına en ağır müdahale şekillerinden biridir. Mülkiyet hakkına müsadere yoluyla yapılan müdahalenin işlenen suç ile orantılı olması gerekir. Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesi, işlenen suça göre daha ağır sonuçlar doğurmamalıdır. Eşyanın müsadere edilmesi işlenen suça göre daha ağır sonuçlar doğuracaksa müsadere hakkaniyete aykırı olup orantısız olacaktır (TCK md. 54/3). Örneğin, içinde 50 gram uyuşturucu madde bulunan aracın müsadere edilmesi hakkaniyete aykırı olur.

  • Yasak Eşyanın Müsaderesi: Suçta kullanılmasa bile yasak olan her türlü eşya müsadere edilebilir. Üretimi, bulundurulması, taşınması veya satılması başlı başına suç olan eşya “yasak eşya” olarak nitelendirilebilir. Örneğin, hint keneviri üretilen bir tarladaki kenevirler müsadere edilebilir.

Kazanç Müsaderesi Şartları (TCK md. 55)

Kazanç müsaderesi, suç işleyerek kazanç elde etmeyi engellemek için düzenlenmiş bir müsadere biçimidir. Kazanç müsaderesine “para müsaderesi” de denilmekteyse de, bu tanımlama eksiktir. Çünkü kazanç müsaderesi para dışındaki değerleri de ifade etmektedir. Kazanç müsaderesi, işlenen suç nedeniyle malvarlığı veya parasal değerler elde edilmesi hallerinde etkin bir güvenlik tedbiri olmaktadır. Özellikle, zimmet suçu, dolandırıcılık suçu, ihaleye fesat karıştırma suçu, uyuşturucu madde ticareti suçu gibi suçlarda kazanç müsaderesi işlenen suç nedeniyle elde edilen ekonomik değerlere hukuken el konulmasını sağlamaktadır. Kazanç müsaderesi dört şekilde mümkün olabilir:

  • Suçun bizzat konusu olan maddi menfaatler kazanç müsaderesine konu olabilir.
  • Suçun işlenmesiyle elde edilen maddi menfaatler müsadere edilebilir.
  • Suçun işlenmesi için temin edilen maddi menfaatler kazanç müsaderesine konu olabilir.
  • Suçun konusu olan veya suçun işlenmesiyle elde edilen veya suçun işlenmesi için temin edilen maddi menfaatlerin değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan her türlü ekonomik değer kazanç müsaderesine konu olabilir.

Müsadere konusu maddi menfaatler veya eşyaya el konulamadığı takdirde veya ilgili merciiye teslim edilemediği hallerde, kaim değerin (yerine geçen değer) müsaderesine karar verilir (TCK md. 54/2)

Kazanç müsaderesi konusu olacak eşya üçüncü bir kişiye devredilmiş olabilir. Üçüncü kişi, suç ile ilgisi bulunan eşyayı mülkiyetine geçirirken Medeni Kanun’un “iyiniyet” hükümleri çerçevesinde iyiniyetli ise üçüncü kişinin mülkiyetindeki eşya müsadere edilemez (TCK md. 54/3). Ancak, Medeni Kanun hükümleri gereği iyiniyetli olmadığı anlaşıldığında eşyanın müsaderesine karar verilmelidir. Ceza mahkemesi bu konuda tamamen Medeni Kanun hükümlerini uygulamalıdır.

6831 sayılı Orman Kanunu’na Göre Müsadere

6831 sayılı Orman Kanunu gereği orman emvali sayılan eşyanın nakil vasıtalarıyla taşınması halinde, nakil vasıtaları, orman emvali ve suçun işlenmesinde kullanılan diğer suç aletleri müsadere edilir. Ancak, müsadere konusunda TCK md. 54 – 55 hükümleri uygulanır. 2008 öncesi kanunda her türlü nakil vasıtası müsadere edilebilirken, 2008 yılından sonra getirilen düzenlemeyle iyiniyetli üçüncü kişilere ait nakil vasıtalarının müsadere edilemeyeceği TCK’nın genel hükümlerine atıf yapılarak belirlenmiştir (6831 Sayılı Kanun md. 108)

Orman Kanunu 93. Madde gereği mahkumiyet hükmü kurulduğu takdirde, suçların konusunu oluşturan, suçların işlenmesinde kullanılan veya suçların işlenmesiyle elde edilen mahsuller, tesisler ve eşyalar TCK hükümleri çerçevesinde müsadere edilebilir (6831 Sayılı Kanun md. 93)

Kaçakçılık Suçlarında Müsadere

Müsadere, kaçakçılık suçları ile mücadele için etkin bir güvenlik tedbiridir. Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, müsadere hükümlerini ayrıca özel bir kanun maddesiyle düzenlemiştir (Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu md. 13). Kanuna göre, müsadere konusunda TCK’nın genel hükümleri uygulanacaktır. Ancak, kaçak eşyanın taşındığı nakil aracının müsadere edilebilmesi için ayrıca şu şartlardan birinin gerçekleşmesi gerekir:

  • Kaçak eşyanın araç içinde özel bir tertibat içinde taşınması,
  • Kaçak eşyanın nakil aracının ağırlıklı bir bölümünü oluşturması,
  • Kaçak eşyanın yasak eşya olması veya toplum ve çevre sağlığına zararlı olması.

Müsadere Kararı İnfaz Zamanaşımı (TCK md. 70)

Müsadere yargılaması dava zamanaşımı itibariyle genel hükümlere tabidir. Ancak, müsadere kararı verildikten sonra bu kararın uygulanabilmesi için TCK’da ayrı bir müsadere kararının infazına dair bir zamanaşımı süresi söz konusudur. Mahkeme tarafından müsadere kararı alındıktan sonra, bu kararın kesinleşmesinden itibaren 20 yıl içinde infaz edilmesi gerekir. Aksi takdirde kararın infaz kabiliyeti kalmaz.

İster eşya müsaderesi olsun ister kazanç müsaderesi olsun müsadere hukuki niteliği itibariyle bir güvenlik tedbiri türüdür. Bu nedenle müsadere hükümleri uygulamasında kazanılmış hak kuralları uygulanmaz. Müsadere, mülkiyet hakkına ceza hukuku aracılığıyla yapılan en etkili müdahale olduğundan savunmanın bir Ceza Avukatı vasıtasıyla yapılması yararlı olacaktır.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!