0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçu Nedir? (6136 Sayılı Kanun)

Ruhsatsız silah, bıçak veya mermi bulundurma, satın alma veya taşıma suçu; özel bir yasa olan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Kanunu’nda düzenlenen şekli suçlardandır. Yani, bulundurma, taşıma veya satın alma hareketlerinin yapılması suçun tamamlanması için yeterli olup ayrıca bir zarar meydana getirilmesi veya yarar sağlanması şart değildir.Uygulamada, bu suçlara “6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçu” denilmektedir.

6136 sayılı kanuna göre suç teşkil eden fiiller şunlardır:

  • Ruhsatsız Silah veya Mermi Bulundurma (6136 sayılı yasa m.13),

  • Ruhsatsız Silah veya Mermi Taşıma (6136 sayılı yasa m.13),

  • Ruhsatsız Silah veya Mermi Satın Alma (6136 sayılı yasa m.13),

  • Bulundurma Ruhsatlı Silah veya Diğer Aletleri Taşıma (6136 sayılı yasa m.13),

  • Bıçak veya diğer aletleri veya benzerlerini satmak, satmaya aracılık etmek, satın almak, taşımak veya bulundurmak (6136 sayılı yasa m.15).

Silah veya merminin bireysel ihtiyaç için değil de ticari amaçla satın alınması, satılması, nakledilmesi, başka bir ülkeden Türkiye’ye sokulması “silah ticareti veya kaçakçılığı suçu” hükümlerinin uygulanmasını gerektirir.

Ruhsatsız Silah Bulundurma, Taşıma veya Satın Alma Suçunun Unsurları (6136 Sayılı Yasa m.13)

6136 sayılı Kanun ve Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 2. Maddesine göre ruhsatsız bir şekilde bulundurulması, taşınması veya satın alınması suç olan silahlar şunlardır:

  • Ateşli silah: Mermi çekirdeği veya saçma tabir edilen özel şekil ve nitelikteki maddeleri, barut gazı veya bu neviden patlayıcı ve itici güç ile uzak mesafelere kadar atabilen silahları ifade eder.
  • Tabanca: Tam otomatik olmamak şartıyla, namlu uzunluğu fişek yatağı hariç 30 santimetreyi ve tüm uzunluğu 50 santimetreyi geçmeyen, dumanlı veya dumansız barut veya bu neviden bir patlayıcı ve itici güç ile gülle, mermi, saçma veya füze ile gaz ya da diğer nesneleri atabilen, belli bir çapta namluya uygun imal edilmiş ateşli silahları ifade eder.
  • Tam otomatik silah: Tetik çekili tutulduğunda sürekli atış yapabilen ateşli yivli silahlardır.
  • Yivli av tüfeği: Namlu uzunluğu fişek yatağı hariç 30 santimetreden fazla, uzun menzilli ve delici güce sahip, sabit dipçikli, tam ve yarı otomatik atış yeteneği olmayan ve münhasıran avda veya atıcılıkta kullanılan ateşli-yivli silahları ifade eder. Yivli av tüfeği, 6136 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 4. fıkrasına göre ruhsata tabi tutulmuştur.

Yargıtay uygulamasına göre ruhsatsız silah taşıma, bulundurma veya satın alma suçunun ispatı açısından şu hususlara dikkat edilmelidir:

  • Ruhsatsız Silah ve Zilyetlik: Ruhsatsız silah bulundurma, taşıma veya satın alma suçu şekli suçlardan olduğundan failin silahın zilyedi olduğu mutlaka kanıtlanmalıdır. Failin suça konu ruhsatsız silahın zilyedi olup olmadığı, silahın ele geçirildiği yerin özelliği dikkate alınarak bu yerin sanığın gözetim ve denetimi altında olup olmadığı da araştırılarak tespit edilir.

  • Ruhsatsız Silahın Atışa ve Kullanıma Hazır Olması: Ruhsatsız silahın 6136 sayılı Kanun’un 13. Maddesine muhalefet suçuna vücut verebilmesi için silahın atışa ve kullanıma elverişli, yani sağlam vaziyette olması gerekir. Silah arızalı olsa bile, herhangi bir kimsenin basit bir tamiratıyla arıza giderilerek silah kullanılmaya müsait hale gelecekse nitelikeyse suçun oluştuğu kabul edilmektedir. Silahın arızası ancak bir silah tamir ustasının müdahalesi ile giderilebilecek nitelikteyse, bu silah yakalansa bile ruhsatsız silah bulundurma, taşıma veya satın alma suçunu oluşturmaz. Silahın atışa ve kullanıma uygun olup olmadığı Jandarma ve Polis Kriminal Laboratuarları ile Adli Tıp Kurumu tarafından deneme yapılarak bilimsel raporla ortaya konulmalıdır. Kurum raporlarında, “arıza silah ustasının esaslı müdahalesi ile giderilebilir” veya “arıza basit bir müdahale ile giderilebilir” şeklindeki açıklamalarla silahın durumu tespit edilmelidir. Özellikle belirtelim ki; silahın bir suçta kullanıldığı sırada yakalanması halinde, hiçbir bilimsel rapora ihtiyaç olmadan atışa ve kullanıma uygun olduğu varsayılır.

  • Silahın Yakalanmasının Şart Olup Olmadığı: 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunun (md.13) ispatlanması açısından en kolay yöntem silahın ele geçirilerek incelenmesidir. Ancak, silah ele geçirilemediği takdirde, olay yerinde bulunan “boş kovan” ve “mermi çekirdeği” ile de silahın özellikleri tespit edilerek faile 6136 sayılı yasaya muhalefet suçu nedeniyle ceza verilebilir. Özellikle fail de olay yerinde silahsız yakalanmışsa, failin el svapları alınarak atış artığı olup olmadığı incelenmelidir. Elinde atış artığı olan failin silahı kullandığı kabul edilmesine rağmen, silahın 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunu oluşturup oluşturmadığı, yani silahın özellikleri ancak “boş kovan” ve “mermi çekirdeği”nin elde edilmesiyle ortaya çıkarılır.

Ruhsatsız silah bulundurma suçu, bulundurma ruhsatı olmadığı halde silah veya silahların kişisel ihtiyaç için evde veya işyerinde bulundurulmasıdır (6136 sayılı Kanun m.13). Bulundurma ruhsatı olan tabancanın ruhsatın müsaade ettiği yerlerin dışında bulundurulması veya taşınması da suç olarak kabul edilmektedir. Adres değişikliği nedeniyle silahın yeni ikamet adresine taşınırken birlikte götürülmesi halinde, yeni adresin bildirilmeden silahın taşınması suç değildir. Ancak, bildirim yapmadan silahı yeni adresine taşıyan kişiye idari para cezası yaptırımı uygulanır.

Ruhsatsız silah taşıma suçu, taşıma ruhsatı olmadığı halde bir kimsenin silah taşımasıyla meydana gelir (6136 sayılı Kanun m.13/1). Taşıma ruhsatlı bir silahın ruhsat süresi dolmasına ve ruhsat yenilenmemesine rağmen taşınması halinde de aynı maddedeki ruhsatsız silah taşıma suçu oluşur. Yargıtay, taşıma ruhsatı olan silahın kısa süreliğine bir başkası tarafından taşınmasını suç olarak kabul etmemektedir. Örneğin, kahveye giden bir babanın silahını eve götürmek üzere oğluna verdikten sonra silahın taşınırken yakalanması; arabada olan silahın işyerine koyması için çalışana verildikten sonra taşınırken yakalanması suça vücut vermez.

Ruhsatsız silah satın alma suçu, bireysel ihtiyacını karşılamak amacıyla, bulundurma veya taşıma ruhsatı olmayan bir silahın satın alınmasıyla oluşur. Silahın bireysel ihtiyaç için değil de, ticari bir amaçla satın alınması halinde “Silah Kaçakçılığı veya Ticareti Suçu” meydana gelir.

6136 Sayılı Yasa ve yasanın ruhsat uygulamasına ilişkin Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Yönetmelik md.3 hükümlerine göre, silah taşıma veya bulundurma ruhsatının süresi 5 yıldır (6136 sayılı Kanun md.6). 5 yıllık ruhsat süresinin bitmesinden 1 ay önce idare tarafından ilgiliye tebligat çıkartılarak ruhsatın yenilenmesi gerektiği bildirilir. İdarece ruhsatın yenilenmesi gerektiğine dair tebligatın yapılmasından itibaren ruhsat yenileme işlemleri 6 ay içerisinde tamamlanmalıdır. Tebligattan sonra 6 aylık bu yenileme süresi içinde, süresi biten taşıma ruhsatı, yenisi verilene kadar bulundurma ruhsatı yerine geçer. Yasa koyucu, ruhsatın yenilenme süreci bitene kadar silahın taşınmasını suç saymıştır. Ruhsat süresinde yenilenmediği takdirde bulundurma veya taşıma ruhsatlı silah, ruhsatsız silaha dönüşerek suç teşkil eder.

Yargıtay, 6136 sayılı Kanun’un 13. maddesinin uygulamasında sayı veya nitelik bakımından vahim silah kavramını şu şekilde açıklamaktadır:

  • Sayı Bakımından Vehamet Arz Eden Silah Bulundurma, Taşıma, Satın Alma: Ruhsatsız silah bulundurma, taşıma veya satın alma suçunda 4 adetten fazla niteliksiz silah sayısal bakımdan vehamet arz eden silah olarak kabul edilmektedir (Yargıtay 8. CD - Karar: 2012/25703).

  • Nitelik Bakımından Vehamet Arzeden Silahlar: Ateşli silahın tüfek veya seri ateşli kısa sürede çok sayıda ve etkili biçimde mermi atabilen tam otomatik veya dürbünlü tabanca veya benzerleri olması halinde nitelik bakımından vahim olduğu kabul edilmektedir (6136 sayılı yasa 12/4).

Özellikle belirtelim ki; fail satın alma, bulundurma veya taşıma fiillerinin tamamını işlese bile tek bir suçtan dolayı cezalandırılır. Kanunda ruhsatsız silah kullanma ayrı bir suç olarak düzenlenmemiştir. Çünkü, ruhsatsız silahı kullanmak için belli bir süre taşımak şart olduğu için fail zaten ruhsatsız silah taşıma suçu nedeniyle cezalandırılacaktır.

Ruhsatsız Silah Bulundurma, Taşıma veya Satın Alma Suçunun Cezası (6136 Sayılı Kanun m.13)

Ruhsatsız silah bulundurma, taşıma veya satın alma suçunun cezası şu şekildedir:

Bir Adet Ruhsatsız Silah Bulundurma Suçunun Cezası: Bir adet ruhsatsız silahı ev veya işyerinde bulundurma suçunun cezası 1 yıldan 2 yıla kadar hapis ve 25 günden 100 güne kadar adli para cezasıdır (6136 sayılı Kanun m.13/3). Bir adet silah bulundurulmasına rağmen;

  • Silahın tüfek veya seri ateşli kısa sürede çok sayıda ve etkili biçimde mermi atabilen tam otomatik veya dürbünlü tabanca veya benzerleri olması suçun cezası 5 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 500 günden 5000 güne kadar adli para cezasıdır (6136 sayılı Kanun m.13/2).
  • Nitelik bakımından vehamet arz eden bir silah olması halinde de suçun cezası 5 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 500 günden 5000 güne kadar adli para cezasıdır (6136 sayılı Kanun m.13/2).

Ruhsatsız Silah Taşıma, Satın Alma veya Birden Fazla Ruhsatsız Silah Bulundurma Suçunun Cezası: Bir veya birden fazla silahı taşıma veya satın alma fiili ile birden fazla silahı bulundurma suçunun cezası aynı fıkrada düzenlenmiştir. Buna göre, bir veya birden fazla silahı taşıma veya satın alma suçu ile birden fazla silahı bulundurma suçunun cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 30 günden 100 güne kadar adli para cezasıdır (6136 sayılı Kanun m.13/1).

  • Silahların sayı veya nitelik bakımından vehamet arz etmesi halinde faile verilecek ceza 5 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 500 günden 5000 güne kadar adli para cezasıdır (6136 sayılı Kanun m.13/2).
  • Taşınan, satın alınan veya bulundurulan silahın tüfek veya seri ateşli kısa sürede çok sayıda ve etkili biçimde mermi atabilen tam otomatik veya dürbünlü tabanca veya benzerleri olması halinde, suçun cezası 5 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 500 günden 5000 güne kadar adli para cezasıdır (6136 sayılı Kanun m.13/2).

Ruhsatsız Mermi Bulundurma, Taşıma, Satın Alma Suçu ve Cezası (6136 Sayılı Yasa m.13)

Silah taşıma veya bulundurma ruhsatı olanlara, ihtiyaçları nedeniyle yıllık belli miktarda mermi verilmektedir. Bu mermilerin silah ruhsatı olmayanlara devredilmesi 6136 sayılı Kanunun 9. maddesi ile yasaklanmıştır. Silah taşıma veya bulundurma ruhsatı olan kişilere tanınan mutat miktarda (olağan miktarda) mermi sahibi olma hakkı dışında mermi satın almak, bulundurmak veya taşımak suçtur (6136 sayılı Kanun m. 13).

Ruhsatsız mermi bulundurma veya taşıma suçunun ispatı; ele geçirilen mermilerin patlatılarak sağlamlıklarının test edilmesiyle anlaşılır. Elde edilen mermilerin sayısına göre faile verilecek cezanın belirlenmesi için aşağıda açıkladığımız yasal miktarda merminin patlatılarak test edilmesi gerekir. Örneğin, evinde 80 mermi ele geçirilen bir kimsenin mahkum edileceği cezanın belirlenmesi için en az 51 merminin sağlam olduğunun test edilerek belirlenmesi gerekir. Çünkü, aşağıda açıkladığımız üzere 51-250 arası mermi bulundurmanın cezası aynıdır. Örnek olayımızda; yapılan test neticesinde sağlam mermi sayısının en fazla 50 olduğu tespit edildiğinde, faile 6136 sayılı yasanın 13/4 maddesi gereği daha az ceza verilecektir.

Yargıtay 6136 sayılı Kanun’un 13. maddesinin uygulamasına yönelik olarak mermi sayısına göre “ruhsatsız mermi bulundurma suçu” nedeniyle failin hangi fıkraya göre cezalandırılacağını dört kategoriyle şu şekilde belirlemiştir:

  • Pek Az Sayıda Mermi Bulundurma Suçu: Pek az sayıda mermiden kastedilen, 50 ve daha az sayıda ruhsatsız mermi bulundurulmasıdır. Pek az sayıda mermi bulundurulması halinde faile 6 aya kadar hapis ve 100 kadar adli para cezası verilecektir (6136 sayılı Kanun m.13/4). Suçun ceza alt sınırı belirlenmediği için hapis cezasının alt sınırı 1 ay (TCK m.49/1), adli para cezasının alt sınırı 5 günden (TCK m52/1) az olamaz.

  • Mutat Sayıda Mermi Bulundurma Suçu: “Mutat sayıda mermi bulundurma” kavramından kastedilen, 51-250 adet arası merminin ruhsatsız bulundurulmasıdır. 6136 sayılı Kanun, mutat sayıda merminin bir adet silahla ev veya işyerinde bulundurulması halinde faile 1 yıldan 2 yıla kadar hapis ve 25 günden 100 kadar adli para cezası verilmesini öngörmektedir (6136 sayılı Kanun m.13/3). Ancak, Yargıtay 8. Ceza Dairesi silah bulundurmaksızın sadece 51-250 arasında mermi bulunduran faillerin de aynı fıkra (md.13/3) çerçevesinde 1 yıldan 2 yıla kadar hapis ve 25 günden 100 kadar adli para cezası ile cezalandırılması gerektiğini içtihat haline getirmiştir.

  • Mutat Olmayan Sayıda Mermi Bulundurma Suçu: Mutat olmayan sayıda mermi bulundurma veya satın alma, 251-5000 arası merminin ruhsatsız bulundurulması anlamına gelmektedir. 251-5000 arası mermiyi bulunduranlar hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 30 günden 100 güne kadar adli para cezasına hükmolunur (6136 sayılı Kanun md.13/1).

  • Sayı veya Nitelik Bakımından Vahim Miktarda Mermi Bulundurma Suçu: Vahim miktarda mermiden kastedilen 5001 ve daha fazla merminin bulundurulmasıdır. Mermilerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde, fail hakkında 5 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 500 günden 500 güne kadar adli para cezasına hükmolunur (6136 sayılı yasa md.13/2).

Yargıtay 6136 sayılı Kanun’un 13. maddesinin uygulamasına yönelik olarak mermi sayısına göre “ruhsatsız mermi taşıma suçu” nedeniyle failin hangi fıkraya göre cezalandırılacağını üç kategori ile şu şekilde belirlemiştir:

  • Pek Az Sayıda Mermi Taşıma Suçu: Pek az sayıda mermiden kastedilen, 50 ve daha az sayıda mermi bulundurulmasıdır. Pek az sayıda merminin taşınması halinde faile 6 aya kadar hapis ve 100 kadar adli para cezası verilecektir (6136 sayılı Kanun m.13/4). Suçun ceza alt sınırı belirlenmediği için maddedeki hapis cezasının alt sınırı 1 ay (TCK m.49/1), adli para cezasının alt sınırı 5 günden (TCK m52/1) az olamaz.

  • Mutat Sayıda Mermi Taşıma Suçu: “Mutat sayıda mermi taşıma” kavramından kastedilen, 51-5000 adet arası merminin taşınmasıdır. Mutat sayıda mermi taşıma suçunun cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 30 günden 100 güne kadar adli para cezasıdır (6136 sayılı Kanun md.13/1).

  • Vahim Miktarda Mermi Taşıma Suçu: “Vahim miktarda mermi taşıma” kavramından 5001 veya daha fazla merminin taşınması anlaşılır. Taşınan mermilerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde, fail hakkında 5 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 500 günden 500 güne kadar adli para cezasına hükmolunur (6136 sayılı yasa md.13/2).

Yargıtay 6136 sayılı Kanun’un 13. maddesinin uygulamasına yönelik olarak mermi sayısına göre “ruhsatsız mermi satın alma suçu” nedeniyle failin hangi fıkraya göre cezalandırılacağını iki kategoriyle şu şekilde belirlemiştir:

  • Mutat Olmayan Sayıda Mermi Satın Alma Suçu: Mutat olmayan sayıda mermi satın alınması, 251-5000 arası merminin ruhsatsız olarak satın alınması anlamına gelmektedir. 251-5000 arası mermiyi satın alan kişi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 30 günden 100 güne kadar adli para cezasına hükmolunur (6136 sayılı Kanun md.13/1).

  • Sayı veya Nitelik Bakımından Vahim Miktarda Mermi Bulundurma veya Satın Alma Suçu: Vahim miktarda mermiden kastedilen 5001 ve daha fazla merminin satın alınmasıdır. Mermilerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde, fail hakkında 5 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 500 günden 500 güne kadar adli para cezasına hükmolunur (6136 sayılı yasa md.13/2).

Yasak Bıçak ve Diğer Aletleri Bulundurma, Taşıma, Satma veya Satın Alma Suçu ve Cezası (6136 Sayılı Yasa m.15)

6136 sayılı Kanuna göre bıçaklar ve diğer aletler; “yasak olmayan bıçaklar ve diğer aletler” ve “yasak bıçaklar ve diğer aletler” olmak üzere ikiye ayrılır.

Yasak Bıçaklar ve Diğer Aletlerle İlgili Suçlar ve Cezaları: 6136 sayılı Kanunu’nun 4. maddesine göre; kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala, kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, topuz, topuzlu kamçı, boğma teli veya zinciri, muşta ile salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri aletlerin yapımı yasaktır. Bu maddede sayılan bıçakların ve diğer aletlerin satılması, satmaya aracılık edilmesi, satın alınması, taşınması veya bulundurulması 6136 sayılı yasanın 15. maddesine göre suçtur. Suçun cezası şu şekildedir:

  • Bıçak ve diğer aletleri bulundurma, taşıma, satma, satmaya aracılık etme suçunun cezası 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 25 günden az olmamak üzere adli para cezasıdır (6136 sayılı Kanun md.15/1).

  • Bu madde kapsamına giren bıçak veya diğer aletlerin veya benzerlerinin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde yukarıdaki fıkraya göre hükmolunacak cezalar yarıdan bir katına kadar artırılır (6136 sayılı Kanun 15/2). Bıçağın vahim nitelikte olup olmadığı Polis veya Jandarma Kriminal Laboratuarı ve Adli Tıp Kurumu’ndan ekspertiz raporu alınarak ispatlanır. Örneğin, muştalı-sustalı bıçaklar vahim nitelikte bıçak olarak kabul edilir. Yargıtay’a göre, 100 adetten fazla sayı bakımından vahim miktarda bıçak olarak nitelenmelidir.

  • Bir sanat veya mesleğin icrası için kullanılması zorunlu bulunanların yapımına izin verilen bıçakları veya diğer aletleri veya benzerlerini kullanma amacı dışında satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında birinci fıkradaki; o bıçak veya diğer aletlerin veya benzerlerinin sayı ve nitelik bakımından vahim olması halinde de ikinci fıkradaki cezalar hükmolunur (6136 sayılı Kanun 15/3).

Yasak Olmayan Bıçak ve Diğer Aletleri Sırf Saldırıda Kullanmak Amacıyla Taşımak Suçu: 6136 sayılı Kanuna göre yasak olmayan bıçak ve diğer aletleri, hal ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıyanlar, 3 aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır (6136 sayılı Kanun md.15/4). Bıçağın sırf saldırı amacıyla taşındığının olayın oluş şeklinden anlaşılması gerekir. Örneğin, bir kimsenin tezgahta duran yasak olmayan bir bıçağı alarak başkasını yaralaması veya öldürmesi halinde, fail bıçağı sırf saldırı amacıyla taşımamıştır, ani gelişen bir olayda bıçağı suç işlemek için kullanmıştır. Bu durumda faile sadece işlediği yaralama veya öldürme suçu nedeniyle ceza verilir. Ancak, evdeki bıçağı üzerine alarak husumetli olduğu kişiyi beklerken yakalanan kişinin bıçağı sırf saldırı amacıyla taşıdığı kabul edilerek 6136 sayılı Kanun’un 15/4 maddesine göre cezalandırılır.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. 6136 sayılı kanuna muhalefet suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezaları adli para cezasına çevrilemez. Çünkü, hapis cezaları adli para cezalarıyla birlikte veya seçimlik ceza olarak düzenlenmiştir. Hakimin hapis cezası verdikten sonra bu cezayı adli para cezasına çevirme yetkisi yoksa da, adli para cezasının seçimlik ceza olarak düzenlendiği maddelerde faile sadece adli para cezası verilmesine hükmedebilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarının cezaları hakkında koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.

Ceza ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. 6136 sayılı yasaya muhalefet suçları cezası hakkında şartları varsa cezanın ertelenmesi kararı verilmesi mümkündür.

6136 Sayılı Yasaya Muhalefet Suçlarında Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Uzlaşma

Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. 6136 sayılı kanuna muhalefet suçu, uzlaştırma kapsamında olan suçlardan değildir.

6136 sayılı yasaya muhalefet suçları, şikayete tabi suçlar arasında yer almadığından savcılık tarafından resen soruşturulur, bu suçlara dair herhangi bir şikayet süresi yoktur. Kamu davasına şikayetçi olarak müdahill olan herhangi bir kimse varsa bile şikayetten vazgeçme ceza davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. Suç, dava zamanaşımı süresine riayet edilmek kaydıyla her zaman soruşturulabilir. Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamış ise ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur. 6136 sayılı kanuna muhalefet suçu nedeniyle yapılan yargılamalarda olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçunda Görevli Mahkeme

6136 sayılı kanuna muhalefet suçu hakkında yargılama yapma görevi, asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

6136 sayılı kanuna muhalefet suçu, ağır cezalık bir suçla birlikte işlenmişse (örn, insan öldürme suçu) yargılama yapma görevi ağır ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Ruhsatsız Silah, Bıçak, Mermi Bulundurma, Taşıma veya Satın Alma Suçu Yargıtay Kararları


Hukuka Aykırı Arama ve Hukuka Uygun Elkoyma Yoluyla Ruhsatsız Tüfek/Tabanca Ele Geçirilmesi

09.11.2007 tarihinde sanığa ait evde yapılan aramada ele geçirilen G3 piyade tüfeği ile ilgili olarak ise; 119/4. maddesinde Cumhuriyet Savcısı hazır olmaksızın konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşularından iki kişinin bulundurulması gerektiğinin belirtildiği, Of Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2007/200 değişik iş sayılı kararı ile sanığın evinde arama yapılmasına karar verilmesinin ardından kolluk görevlileri tarafından yapılan arama işlemine Cumhuriyet Savcısının katılmadığı, arama işlemi sırasında 119/4. maddesi uyarınca o yer ihtiyar heyetinden veya komşularından iki kişinin bulunması gerekirken, yapılan aramada o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan kimsenin bulunmadığı gibi, onun yerine köy halkından bir kişinin bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28.04.2015 gün, 2013/464 esas, 2015/132 Sayılı kararında da belirtildiği üzere bu şekilde yapılan aramanın kanuna uygun olmadığı ve bu arama sonucunda elde edilen delilin 206/2-a maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği ve hükme esas alınamayacağı gözetildiğinde, sanığın ruhsatsız G3 piyade tüfeği ve mermileri taşıma ve bulundurma suçunun sübut bulmadığı, 04.06.2007 tarihinde sanığın aracına ateş edildiği ihbarı üzerine olay yerine giden kolluğun sanığın elinde gördüğü tabancaya el koyma işleminin ise hukuka uygun olduğu, sanığın sübut kabul edilmesi gereken eyleminin ruhsatsız bir adet tabanca taşımak niteliğinde olup eyleminin 6136 Sayılı Kanun’un 13/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, yazılı şekilde anılan Kanun’un 13/2. maddesinden hüküm kurulması hukuka aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2016/7541).

Taşıma Ruhsatlı Silahın Yeni Taşınan Eve Götürülmesi

Sanığın bulundurma ruhsatlı silahını başka ile taşınırken yetkili mercilerden izin almadan yeni evine götürüp orda bulundurması eylemi idari bir işlem eksikliği olup suç oluşturmaz (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - K: 2005/1732).

Sanığın önceki adresinde bulundurma ruhsatlı silahını, nakil aşamasında yetkili merciilerden izin almadan, eşyaları ile birlikte yeni adresine getirip bulundurması, idari işlem eksikliği olarak değerlendirilmelidir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - K: 2003/3053).

Sayı İtibariyle Vahim Nitelikte Tabanca

Dairemizce sürdürülen uygulamaya göre, 6136 sayılı Yasanın 13. maddesi uygulamasında 4 adetten fazla tabancanın sayısal bakımdan vahim sayılacağı gözönüne alınarak, sanığın 6136 sayılı Yasa kapsamında niteliksiz 4 adet tabanca bulundurmaktan ibaret eyleminin, tabanca sayısı itibariyle anılan yasanın 13. maddesinin birinci fıkrasına uygun bulunduğu, ancak asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayini gerekeceği gözetilmeden, aynı maddenin ikinci fıkrası ile hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2011/15711).

Sanığın “4” adet niteliksiz tabanca bulundurmaktan ibaret eyleminin dairemizce bir süreden beri istikrarlı şekilde sürdürülen uygulamaya göre dört adetten fazla tabancanın sayısal bakımdan vahim sayılacağı gözönüne alınarak, tabanca sayısı itibariyle 6136 Sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrasına uygun bulunduğu, ancak asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayini gerekeceği gözetilmeden, aynı yasanın 13/2. madde ve fıkrası ile hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi- Karar: 2004/1966)

Süresi Dolan Silah Ruhsatının Yenilenmesi Usulü

Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik’in ; Taşıma ve bulundurma ruhsatları onay tarihinden itibaren beş yıl için geçerli olacağı, yenileme harcı alınmak şartıyla her beş yılda bir yenileneceği, sürenin sona ermesinden bir ay önce tebliğat için gerekli işlemler başlatılacağı, zabıtaca doğrudan veya 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak yazılı tebligattan itibaren altı ay içinde ruhsatlarını mevcut durumlarına göre taşıma veya bulundurma ruhsatı olarak yeniletmeyenlerin o silaha ait ruhsatı iptal edilerek, bu yönetmelik hükümlerine göre devri sağlanacağının belirtilmesi ve yeni ruhsatın geçerlilik süresi, önceki ruhsata ait sürenin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı belirtilmesi karşısında, denetime olanak sağlanması için silah ruhsat dosyasının aslı veya onaylı sureti getirtilerek gerekli tebligatların yapılıp yapılmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı biçimde karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2015/2303).

Mermi Taşıma veya Bulundurma Suçunun Cezası Nasıl Belirlenir?

Dairemizin süregelen uygulamalarına göre mermi taşıma suçlarında, ele geçen mermi sayısının 50 ve daha az olması halinde 6136 sayılı yasanın 13 /4., 51-5000 adet olması durumunda 13/1., 5001 adet ve daha fazla olması halinde ise 13/2. madde ve fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilerek, suça konu mermilerden en az 51 tanesinin atışa elverişli ve 6136 sayılı Yasa kapsamında olduğu saptandıktan sonra sonucuna göre suç vasfının tayini gerekirken, mermilerin sadece 25 tanesinin patlatılması suretiyle düzenlenen rapor ile yetinilerek yazılı biçimde uygulama yapılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2015/25717).

Dairemizce benimsenip sürdürülen uygulamalara göre, daha az merminin bulundurulması veya taşınması 6136 sayılı Yasanın 13. maddesinin 4. fıkrasına, 51 ila 250 merminin bulundurulması anılan maddenin 3 fıkrasına, 51-250 merminin taşınmasının ise 1. fıkrasına, 251 ila 5000 merminin bulundurulması veya taşınmasının 13/1. maddesine uygun bulunması nedeniyle, “829” adet mermiyi taşıyıp dükkanına getirdiğinde yakalanan sanığın eyleminin ele geçen mermiler patlatılmak suretiyle 6136 sayılı Yasa kapsamına girip girmediği ve yasa kapsamında bulunan mermi sayısı belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2012/38093).

Bir Ruhsatsız Silah ve Bıçak Taşıma Suçunun Cezası Nasıl Belirlenir?

Sanıktan bir adet ruhsatsız tabanca ve bir adet yasak bıçak ele geçirilmiş olması karşısında, 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı uyarınca en ağır cezayı gerektiren fiilden hüküm kurulması, buna göre de sadece 6136 sayılı Kanunun 13/1. madde ve fıkrasında tanımlanan ruhsatsız tabanca taşımak suçundan dolayı silah sayısı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca 6136 sayılı Kanunun 15/1. madde ve fıkrasında tanımlanan yasak niteliği haiz bıçak taşımak suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2015/24703)

Sanıktan bir adet ruhsatsız tabanca ve bir adet yasak bıçak ele geçirilmiş olması karşısında, eylemin tek suç olarak kabulüyle 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı uyarınca en ağır cezayı gerektiren fiilden hüküm kurulması, buna göre de sadece 6136 Sayılı Kanunun 13/1. madde ve fıkrasında tanımlanan ruhsatsız tabanca taşımak suçundan dolayı silah sayısı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca 6136 Sayılı Kanunun 15/1. madde ve fıkrasında tanımlanan yasak niteliği haiz bıçak taşımak suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2013/16923)

Evinde Bir Adet Ruhsatsız Silah Bulundurma Suçunun Cezası Nedir?

Sanık H. T. hakkında 6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; evinde yapılan aramada ele geçen tabancayı satın aldığı ya da taşıdığına dair kanıt bulunmayan sanığın gerçekleşen eyleminin 6136 sayılı Kanunun 13/3. madde ve fıkrasına uyar nitelikte olduğu gözetilmeden, yazılı biçimde 6136 sayılı Kanunun 13/1. madde ve fıkrasına göre hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2015/24899).

İşyerinde yapılan aramada ele geçirilen suça konu silahı taşıdığına dair delil bulunmayan sanığın, eylemine uyan 6136 Sayılı Kanun’un 13/3. maddesi yerine anılan Kanun’un 13/1. madde ve fıkrası uyarınca mahkumiyetine hükmedilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2016/7791).

Pek Az Sayıda Mermi Bulundurma Suçunun Cezası

Sanığın evinde 23 adet mermi bulunmuş olması karşısında, eyleminin 6136 Sayılı Kanun’un 13/4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 13/1.maddesinden ceza verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar: 2016/12999).

İkametinde yapılan aramada 39 adet mermi ele geçen sanık …‘ın eyleminin, 6136 Sayılı Kanun’un 13/4. maddesinde belirtilen suçu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2016/5037).

İki Adet Ruhsatsız Tabanca Bulundurmanın Cezası Nedir?

Sanıklardan Okyay’ın üzerinde ve evinde yapılan aramada iki adet ruhsatsız tabanca bulunması karşısında sanık hakkında 6136 sayılı Kanunun 13/1. maddesi gereğince hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 16. Ceza Dairesi - Karar: 2015/2382).

Bıçak ve Mermi Bulundurma Suçunda Fikri İçtima

1- Sanık Saim ile ilgili olarak, 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrasında belirtili suçun oluşabilmesi için 6136 sayılı Yasaya aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermilerin satın alınması veya taşınması gerekmekte olup, teşebbüse elverişli olmayan bu suçta sanığın silah satın almaya çalışması şeklinde gerçekleşen eyleminde atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilip, sanıktan ele geçen 6136 sayıl Yasa kapsamında “1” adet muşta, “1” adet kama ve “4” adet merminin de dava konusu yapılması karşısında, TCK.nın 44. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanığın 6136 sayılı Yasanın 15/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Yasanın 13/1. madde ve fıkrası ile cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayini, 2- Dairemizin süregelen uygulamalarına göre, suça konu mermilerin 50 ve daha az olması halinde 6136 sayılı Yasanın 13/4. maddesine uyan suçu oluşacağı gözetilerek, aracında yapılan aramada “30” adet mermi ele geçen sanık Fırat’ın eyleminin 6136 sayılı Yasanın 13/4. maddesinde belirtilen suçu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2016/3661).

Birden Fazla Kere Silah Bulundurma ve Hukuki Kesinti

6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun mütemadi suçlardan olduğu ve hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç, bu tarihten sonra gerçekleştirilen eylemlerin ise ayrı suç oluşturacağı gözetilerek, kendisinden iddianamenin düzenlendiği tarihten önce 2 adet ruhsatsız tabanca ele geçen hükümlünün eyleminin kül halinde tek bir 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu gözetilmeden, her bir silah nedeniyle ayrı cezaya hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2014/3365).

6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçunda Adli Para Cezası Alt ve Üst Sınırı

6136 sayılı kanunun 13/1. maddesinde yazılı hapis cezası yanındaki adli para cezasına esas birim gün sayısının üst haddinin 100 gün olduğu gözetilmeden, sanık hakkında adli para cezasına esas alınan gün sayısının 120 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2017/47).

6136 sayılı Kanunun 13/1. madde ve fıkrası uyarınca adli para cezasının alt sınırı 30 gün olduğu gözetilmeden, alt sınırın altında adli para cezasına hükmolunması hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2013/17262).

Ruhsatlı Silahın Başkasına Verilmesi

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.12.1997 gün ve 301/285 sayılı kararı da gözetilerek meskende bulundurma ruhsatlı tabancasını, güvenliği için ağabeyi M. Ç.’ ye verdiği kabul edilen sanığın bu eyleminde 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrasında düzenlenen suçun yasal unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2012/38585).

Vahim Nitelikte Tüfek ve Tabanca Bulundurma Suçu

Sanığın ikametgahında yapılan aramada 6136 sayılı Yasa’nın 12/4. maddesi kapsamında vahim nitelikte bir adet mauser marka tüfek ile 7.65 mm. çapında bir adet tabancanın ele geçirilmiş olması karşısında, sanığın eyleminin 6136 sayılı Yasa’nın 13/2. madde ve fıkrasında tanımlanan suçu oluşturduğu ve alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfı bölünerek tabancaya ilişkin anılan Yasa’nın 13/3. madde ve fıkrası ile mahkumiyetine, yine aynı Yasa’nın 12/4. madde ve fıkrası kapsamında kalan tüfeğe ilişkin beraate karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2012/24430).

Ruhsatsız Silahın Arızalı Olması Halinde Suç Oluşmaz

Ruhsatsız silahın, ancak bir silah ustasının esaslı ve aletli müdahalesi ile arızasının giderilmesi halinde 6136 sayılı Yasa’ya göre silah vasfını kazanabileceğinin belirtildiği anlaşılmış olmakla; sanığın ruhsatsız tabanca taşımak suçundan cezalandırılmasına karar verilemeyeceği, ancak 7 adet sağlam mermi taşıması nedeniyle 6136 sayılı Yasa’nın 13/4. madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8.Ceza Dairesi - Karar: 2012/23653).

Tabancanın Namlu Uzunluğu ve Suçun Oluşması

Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinin (f) bendinde öngörülen tabancanın namlu uzunluğunun fişek yatağı hariç 30 cm, tüm uzunluğunun da 50 cm olması gerektiği biçiminde tanımlandığı, sanık M.S. nin ikametinde ele geçen kısa namlulu tüfeğin ise namlusunun fişek yatağı dahil 32 cm ve tüm uzunluğunun 52 cm bulunması nedeniyle bu tanıma uymadığı göz önüne alınıp, bu tüfek dolayısıyla ceza verilememelidir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2012/19338).

06.12.2000 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliğin uyarınca suça konu yivsiz setsiz av fişeği istimal eden silahın 6136 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilebilmesi için namlu uzunluğunun fişek yatağı hariç 30 cm. ve tüm uzunluğunun da 50 cm.’yi geçmemesi gerektiği, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı raporuna göre de suça konu silahın tüm uzunluğunun 54 cm. olduğunun belirtilmesi karşısında, sanığa atılı 6136 sayılı Yasa’ya aykırılık suçunun oluşmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2011/531).

Ruhsatsız Olarak Silah Tamiri Yapma

Ruhsatsız olarak silah tamiri yapan sanığın işyerinde yapılan aramada; yasak nitelikte 2 adet silah ve 230 adet merminin ele geçmesi karşısında; sanığın eyleminin 6136 Sayılı Kanun’un 13/1. madde ve fıkrasında düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2016/5037).

Sanık Saim ile ilgili olarak, 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrasında belirtili suçun oluşabilmesi için 6136 sayılı Yasaya aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermilerin satın alınması veya taşınması gerekmekte olup, teşebbüse elverişli olmayan bu suçta sanığın silah satın almaya çalışması şeklinde gerçekleşen eyleminde atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilip, sanıktan ele geçen 6136 sayıl Yasa kapsamında “1” adet muşta, “1” adet kama ve “4” adet merminin de dava konusu yapılması karşısında, TCK.nın 44. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanığın 6136 sayılı Yasanın 15/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Yasanın 13/1. madde ve fıkrası ile cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2016/3661).

Bulundurma Ruhsatlı Silahı Taşıma Suçu

Sanık Abdullah’ın olay akşamı saat 20.00-20.30 sıralarında şehir dışında çalışmakta olan oğlu Süleyman’ın telefon ederek, “evde nişan var, tabancayı bulunduğu yerden al, çocukların eline geçmesin” demesi üzerine, Süleyman’a ait bulundurma ruhsatlı tabancayı beline takarak dışarı çıktığı, sanığın belinde silah olduğunu gören bir kişinin Jandarma Karakolunu arayarak Abdullah’ın silah taşıdığı yönünde ihbarda bulunduğu, bunun üzerine kolluk güçlerinin köye hareket ettikleri, 21.30 sıralarında köy kahvehanesinde arama yapmaya başladıkları, bu sırada sanığı da kahvehanenin önünde görerek çağırıp aradıklarında üzerinde silahı buldukları, kahvehane ile sanığın evinin arasındaki mesafenin 500 metre civarında olduğu anlaşılmaktadır.

Sanığın silahı üzerinde taşıdığı sabittir, sanık silah taşıma eylemine kolluk görevlileri tarafından yakalanıncaya kadar devam etmiştir, yakalandığı yer evi veya evinin önü değildir, aksine kolluk tarafından yakalandığında evinden uzaklaşmaya devam etmektedir. Olayın oluş şekli de gözönünde bulundurulduğunda; oğlu Süleyman adına evde bulundurma ruhsatlı olan silahın, bulundurulmasına izin verilen yer dışında sanığın iradesi dahilinde 1 veya 1,5 saat süreyle, 500 metrelik mesafe boyunca ruhsatsız olarak taşınması nedeniyle, tabancanın sağlam ve atışa elverişli olduğunun bilirkişi raporuyla saptanması halinde ruhsatsız silah taşıma sucunun kast unsurunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir (Yargıtay CGK - Karar : 2006/190).

Yasak Bıçak Bulundurma veya Taşıma Suçunda İspat

Adli Tıp Başkanlığı raporuna göre, kesici delici namluya sahip bıçakların sustalı çakı olduğu ve her iki bıçağın kabza üzerinde bulunan susta mandalları arızalı olduğundan kabza içinde bulunan namlularının dışarıya çıkmadığı, ancak el yardımıyla açılan namluların susta kilidi vasıtasıyla kabza ucunda sabitlendiğinde mevcut haliyle her iki bıçağın 6136 sayılı Yasa kapsamına girdiğinin belirtilmesine karşın, mahkemede dinlenen bilirkişinin bıçaklardan birinin sabitlemesinin sağlam olmakla birlikte mandalının arızalı olduğunu ve sustalı tabir edilen bıçak olup 6136 sayılı Yasa kapsamına girdiğini, diğer otomatik olmayan ve bozuk olan bıçağın bulundurulmasının izne tabi olmadığını belirtmesi karşısında, çelişkinin giderilmesi için mevcut durumu itibariyle sanıkta ele geçen beyaz renkli bıçak ile olay yerinde ele geçen bıçağın üzerinde usulen bilirkişi incelemesi yaptırılarak düğmesine basılınca kesici kısmını birden ve kendiliğinden ortaya çıkaran ve sabitleştiren susta tertibatının bulunup bulunmadığı, 6136 sayılı Yasa kapsamına girip girmediği kesin biçimde saptanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmayla yazılı biçimde hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2010/6728).

Sanık A. K.’ın bulundurduğu kabul edilen zırh bıçağının ele geçirilememiş olması karşısında ne şekilde 6136 Sayılı Kanun kapsamında olduğu açıklanmadan yasak bıçak taşıma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması ve kabule göre de hükmün gerekçesinde teşdiden ceza tayin edildiği belirtilip alt sınırdan uygulama yapılarak hükümde çelişkiye neden olunması hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2015/24065).

Sırf Saldırıda Kullanma Amacıyla Bıçak Taşıma Suçunun İspatı

Sanık hakkında 6136 sayılı yasaya aykırılık eyleminden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suçta kullanılan ancak ele geçirilemediği için nitelikleri ve 6136 sayılı yasa kapsamında olduğu teknik olarak tespit edilemeyen bıçak nedeni ile sanığın sözkosu bıçağı sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıdığına dair kastı olup olmadığı da tartışılmadan, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar: 2015/30949).

6136 Sayılı Kanunun 15 /son maddesine göre, aynı Kanun kapsamında taşınması ve bulundurulması yasak olmayan bıçak ve diğer aletlerin, hal ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşınmış olması gerekir. Katılan sanık H. G.’in, evinden bıçak alıp dışarı çıkması ve bu bıçağı yaralama suçunda kullanması şeklindeki eyleminde, ‘sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıma’ unsurunun oluşmadığı gözetilmeden, bu suçtan beraati yerine 6136 Sayılı Kanunun 15 /son maddesiyle mahkumiyetine karar verilmesi (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2015/25067).

Sanıkta ele geçen bıçağın 03.01.2010 tarihli ekspertiz raporuyla 6136 sayılı Yasanın 4 üncü maddesi kapsamında yasak nitelikte olmadığının belirlenmesi karşısında, oluşa göre de sanığın söz konusu bıçağı sırf saldırı amacıyla taşıdığının kanıtlanamaması dikkate alınarak atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi -Karar: 2012/29632).

Yasak Bıçak Niteliğindeki Sustalı Bıçak Taşıma Suçu

Aracında yapılan aramada bir adet sustalı çakı ele geçen sanığın 6136 sayılı Yasanın 15/1 madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden. 6136 sayılı Yasanın 13/1 madde ve fıkrası uyarınca uygulama yapılması hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2013/1426).

Taşınması ve Bulundurulması Yasak Olmayan Bıçak ile Suç İşlenmesi

Oluşa, dosya kapsamına göre, sanığın suça konu ekmek bıçağını adam öldürmek suçunda kullandığı bu nedenle, 6136 sayılı Yasanın 15/4. maddesinde tanımlanan suçun oluştuğu gözetilmeden sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi -Karar: 2013/8920

Salt Saldırı Amacıyla Yasak Olmayan Bıçak Taşıma Suçu

Olay tarihinde farklı siyasal görüşlere sahip öğrenciler arasında çıkan toplumsal bir olaya müdahale eden Polis Memurunun sanığın üzerinde bir gazete kağıdına sarılı halde şüpheli bir cisim bulunduğunu fark etmesi üzerine sanığın bıçağı polise vermemek için direndiği, suça konu bıçağın sanıktan ele geçirildiği, bıçağın 6136 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereği yasak nitelikteki bıçaklar cümlesinden olmadığı anlaşılmakla birlikte, sanığın bıçağı bir gazete kağıdına sarıp imal ediliş amacının dışına çıkarak üzerinde taşıdığı ve bıçakla toplumsal bir olaya karıştığı da göz önüne alındığında salt saldırı amacıyla taşıma eyleminin 6136 sayılı Yasanın 15/4. madde ve fıkrasına uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2014/6498).

Ruhsat Süresi Biten Taşıma Ruhsatlı Silah Bulundurma Ruhsatlı Hale Gelir

Gerek 6136 Sayılı Yasa, gerekse yasanın ruhsat uygulamasına ilişkin yönetmelik hükümleri, silah taşıma ve bulundurma ruhsatlarının ne kadar süre için geçerli olacağını, süresi biten ruhsatların yenileme işlemlerinin nasıl yapılacağını, yenileme işleminin yapılmaması halinde izlenecek yöntemi ve taşıma ruhsatı süresinin sonunda yenilenmemiş ruhsatların kendiliğinden bulundurma ruhsatına dönüşeceğini ayrıntılı ve açık olarak düzenleme altına almış bulunmaktadır. Buna göre, silah taşıma ruhsatının 5 yıllık süresinin bitmesinden 1 ay önce idare tarafından ilgiliye tebligat çıkartılması, ruhsat yenileme işlemleri için 6 aylık bir süre öngörülmüş olması ve süresi biten taşıma ruhsatının, yenisi verilene kadar bulundurma ruhsatı yerine geçeceğinin hükme bağlanması, yasa koyucunun bu süreçte silahın taşınmasını engellemek amacını güttüğünü açıklıkla ortaya koymaktadır.

Anılan normlar, süresi biten silah taşıma ruhsatının verdiği taşıma yetkisinin kesintiye uğradığını ve bulundurma ruhsatına dönüşerek sınırlandığını tartışılmaz netlikle ortaya koymaktadır. Taşıma ruhsat süresinin bitiminden önce yapılacak tebligat dışında başkaca herhangi bir tebligat yapılmasının anılan yasa ve yönetmelik hükümlerinde öngörülmediği, ruhsatın iptali ile silaha el konulmasından sonra devrinin sağlanması hususundaki 6 aylık sürenin el koymadan itibaren başlayacağı yönetmeliğin 3. maddesinde açıklıkla belirtilmiş olup, ruhsatın iptal edildiği konusunda ilgilisine tebligat yapma zorunluluğunun bulunmadığı açıktır. Uygulamada kolluk makamları tarafından ruhsatın iptal edildiği hususunda ilgilisine tebligat yapılması, yasa ve yönetmelikte öngörülmeyen bir fiili durum olup, bu tebligatın yapılmamış olması kişiye silah taşımayı sürdürebilme hak ve yetkisi vermeyecektir. Zira, yukarıda da açıklandığı üzere, taşıma ruhsatı yasa ve yönetmelik hükümleri gereği süresi sonunda başkaca hiçbir işleme ve ilgilisine duyuruda bulunulmasına gerek olmadan bulundurma ruhsatına dönüşeceği için, yasa koyucu tarafından öngörülmeyen bir hak ve yetkinin idari işlemle verilmesi ve ne zaman gerçekleşeceği belirsiz tebligata bağlanarak toplum düzeninin zafiyete uğratılmasına göz yumulması olanaksızdır. Nitekim yerleşmiş yargısal kararlarda da bu husus vurgulanmış, örneğin Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 02.05.1977 gün ve 171-194 sayılı; 28.05.1979 gün ve 177-253 sayılı; 18.11.2003 gün ve 269-276 sayılı kararlarında da taşıma ruhsatı süresinin sonunda ruhsatın bulundurma ruhsatına dönüşeceği ve olaysal değerlendirmelerin bu statü kapsamında yapılması gerekeceği kabul edilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanığın silah taşıma ruhsatının süresinin 15.12.2000 tarihinde sona erdiği, bu süre sona ermeden önce yasa ve yönetmelik gereği sanığa idarece 25.10.2000 tarihinde silah ruhsatını yeniletmesi, yeniletmediği takdirde ruhsatının iptal edileceği hususlarında tebligat yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu tebligata rağmen sanık 6 aylık süre içerisinde ruhsatını yeniletmek için herhangi bir işlem yapmamış, başvuruda da bulunmamıştır. Bundan sonraki süreçte, Sakarya Valiliğince 06.07.2001 tarihinde sanığın silah taşıma ruhsatı iptal edilmiş, ancak buna rağmen kolluk tarafından söz konusu silah zapt edilemediği gibi, sanığın silahını bir başkasına devretmesi için öngörülen 6 aylık süre de başlatılamamıştır. Ne var ki; sanık savunmasında, Sakarya Emniyet Müdürlüğü’ne başvurarak silahını eşine devretmek için işlemlere başladığını beyan etmiştir. Bu beyanı itibariyle belli ki sanık, silah ruhsatının iptal edildiğini ve artık silah taşıma hak ve yetkisinin bulunmadığını, silahı başkasına devretme zorunluluğunun gerçekleştiğini bilmektedir. Silah taşıma ruhsatının yönetmeliğin 3. maddesi gereğince süre bitiminde kendiliğinden bulundurma ruhsatına dönüşmüş olmasına ve bu hususu sanığın da yasal olarak bildiği tartışılmaz nitelik arz etmesine rağmen, savunmasında da belirttiği üzere söz konusu tabancayı iki gün üzerinde taşıması ve taşırken yakalanması karşısında, bulundurma ruhsatına dönüşmüş tabancanın taşındığının kabulüyle 6136 Sayılı Yasanın 13/1 ‘inci maddesinde öngörülen ruhsatsız silah taşıma suçunun unsurları oluşmuş durumdadır (Yargıtay CGK - Karar : 2005/61).

Yasak Olmayan Bıçak Saldırı Amacıyla Taşınmadığı Müddetçe Suç Yoktur

Sanıkta ele geçen bıçağın 03.01.2010 tarihli ekspertiz raporuyla 6136 sayılı Yasanın 4 üncü maddesi kapsamında yasak nitelikte olmadığının belirlenmesi karşısında, oluşa göre de sanığın söz konusu bıçağı sırf saldırı amacıyla taşıdığının kanıtlanamaması dikkate alınarak atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2012/29632).

Taşınması veya Bulundurulması Yasak Olmayan Bıçağın Suçta Kullanılması

Sanığın suça konu ekmek bıçağını adam öldürmek suçunda kullandığı bu nedenle, 6136 sayılı Yasanın 15/4. maddesinde tanımlanan suçun oluştuğu gözetilmeden sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2013/8920).

Salt Saldırı Amacıyla Bıçak Taşıma Suçu ve Ön Ödeme

Olay tarihinde farklı siyasal görüşlere sahip öğrenciler arasında çıkan toplumsal bir olaya müdahale eden Polis Memurunun sanığın üzerinde bir gazete kağıdına sarılı halde şüpheli bir cisim bulunduğunu fark etmesi üzerine sanığın bıçağı polise vermemek için direndiği, suça konu bıçağın sanıktan ele geçirildiği, bıçağın 6136 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereği yasak nitelikteki bıçaklar cümlesinden olmadığı anlaşılmakla birlikte, sanığın bıçağı bir gazete kağıdına sarıp imal ediliş amacının dışına çıkarak üzerinde taşıdığı ve bıçakla toplumsal bir olaya karıştığı da göz önüne alındığında salt saldırı amacıyla taşıma eylemi 6136 sayılı Yasanın 15/4. madde ve fıkrasına göre cezalandırılmalıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2014/6498).

6136 Sayılı Kanunun 15/4. madde ve fıkrasına muhalefet suçunun ön ödemeye tabi olması nedeniyle, yöntemince ön ödeme önerisinde bulunulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2015/17365).

Yasak Bıçakları Satma Suçu ve Cezası

1- Suça konu 56 adet bıçaktan sadece 1 adedinin Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesine 6136 sayılı Yasa kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmek üzere gönderilmesi karşısında, emanetteki tüm bıçakların Kriminal Laboratuvar veya Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek 6136 sayılı Yasa kapsamında bulundurulması, taşınması izne tabi bıçaklardan olup olmadığına dair rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması,

2- Sanığın yasak bıçak satma eyleminin 6136 sayılı Yasanın 15/1 inci maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden 6136 s. Kanunun 14/1 inci maddesiyle hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2012/29826).

Hatıra Silah Bulundurma Suçu

Oluşa, tüm dosya kapsamına göre; aşamalardaki tutarlı savunmasında tabancanın dedesinden kaldığını ve 30 yıldır evinde hatıra olarak sakladığını belirten sanığın gerçekleşen eyleminin, 6136 Sayılı Kanunun 13/3. madde ve fıkrasında tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, 6136 Sayılı Kanunun 13/1. madde ve fıkrası kapsamında kaldığından bahisle yazılı biçimde uygulama yapılması hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2012/30293).

Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahların Üretimi ve Kullanılması

Ses ve gaz fişeği atabilen silahların, 6136 sayılı Kanun hükümlerine tabi silah vasfına dönüştürülemeyecek ve aynı kanun hükümlerine tabi silahlardan açıkça ayırt edilmesini sağlayan rengi ve şekli belirtilen bir işaret taşıyacak şekilde üretilmeleri zorunludur. Bu tip silahları 6136 sayılı Kanun hükümlerine tabi silah vasfına dönüştürülecek şekilde imal edenler veya satanlar 5729 sayılı Kanunun 4/1, ticaret kastı taşımadan teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye elverişli silah haline dönüştürenler ise 6136 sayılı Kanunun 13/5. maddesi delaletiyle 13/1. maddesi uyarınca cezalandırılacaktır. Usulüne uygun imal edilmemesi ya da sonradan teknik özelliklerinde değişiklik yapılması nedeniyle yalnızca ses ve gaz fişeği değil, ayrıca mermi çekirdeği veya saçma tabir edilen özel şekil ve nitelikteki cisimleri de atabilen silahlar yasak niteliği haiz ateşli silahlardan olup memlekete sokulması, yapılması, satılması, satın alınması, taşınması veya bulundurulması 6136 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaktır.

Bu nedenle, ses ve gaz fişeği atabilen bir silahın teknik özelliklerinde bir değişiklik olmamasına karşın 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz ateşli silah olduğu iddiasıyla bir kamu davası açılması durumunda öncelikle Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından silahın üretim tarihi, marka ve modeline göre mevcut şekilde üretilmesine ve ithaline izin verilip verilmediği sorulup, doğrudan mevzuatta öngörülen usul ve esaslara aykırı olarak 6136 sayılı Kanun hükümlerine tabi silah vasfında mı üretildiği, yoksa anılan kanun hükümlerine tabi silah vasfına dönüştürülebilecek şekilde üretilip bilahare de bu imkandan yararlanılarak teknik özelliklerinde değişiklik yapılması sonucunda bu kanun hükümlerine tabi silah vasfına mı dönüştürüldüğü tereddüte yer bırakmayacak biçimde tespit edilmeli, daha sonra da suça konu silahın üretim tarihi, bu tarih itibariyle üretim ve ithalinin tabi olduğu usul ve esaslar, mekanik yapısı, görünümü, silahla birlikte çapına uygun ateşli silah fişeği ele geçip geçmediği gibi hususlar üzerinde durularak, niteliğinin 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğunun bilinip bilmediği belirlenmeli, sonucuna göre de sanığın hukuki durumu takdir ve tayin edilmelidir (Yargıtay CGK - Karar: 2014/362).

6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçuna Konu Silahın Araştırılması

Sanıkta ele geçen silahın, Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü ekspertiz raporuna göre, namlusu içerisinde bulunan gaz ayırıcı parçasının daire şeklinde delikli bir yapıda olduğu, bu haliyle de özel şekil ve nitelikteki fişeklerin ucunda bulunan kurşun veya saçma tanelerinin geçebileceği kadar bir boşluk sağladığı, mermi çekirdeği niteliğini taşıyan ve ucunda kurşun bulunan ateşli bir silah fişeği niteliği kazanmış çapına uygun özel şekil ve nitelikteki fişekleri atmaya elverişli olduğu ve tabancanın teknik özelliklerinde sonradan değişiklik yapıldığı gösterir nitelikte herhangi bir bulgu ve emare görülmediğinin bu haliyle 6136 sayılı Yasa kapsamında kaldığının belirtilmesi ve silahla birlikte fişek ele geçmemesi karşısında; davaya konu tabancanın marka, model ve üretim yılı tespit edilerek Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından marka, model ve üretim yılı itibariyle bu silahın mevcut haliyle üretilmesine izin verilip verilmediği sorulup, bu silahların üretim şeması getirtilip, üretim şemasının temin edilememesi halinde suça konu silahın gaz ayırıcı parçasının fotoğrafları, varsa faturası ve dosyadaki Polis Kriminal Raporu eklenip üretici firmadan gaz ayırıcı parçanın mevcut şekli ile imal edilip edilmediği, üretim iznine uygun imalattan sonra gaz ayırıcı parça üzerinde mermi çekirdeği geçişine imkan verecek şekilde tadilat yapılıp yapılmadığı sorulup dosya kül halinde Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek silahın üretim izni verilen orjinal haline uygun şekilde özel şekil ve nitelikteki fişeklerin geçişine imkan verecek nitelikte gaz ayırıcı parçasının tadil edilip edilmediğine dair alınacak bir rapor ile 6136 sayılı Yasa kapsamında kalıp kalmadığı hususu kesin olarak saptandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı biçimde karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2015/23913).

Ruhsatsız Kalaşnikov, Tüfek, Tabanca Bulundurma ve İletişimin Tespiti

Yerel mahkeme tarafından sanığın ruhsatsız olarak bir adet kalashnikov, bir adet G3 piyade tüfeği, bir adet tabanca bulundurduğu, taşıdığı kabul edilen somut olayda; sanık hakkında ihaleye fesat karıştırmak suçundan 135. maddesi uyarınca iletişimin tespiti kararı verilmesi, bu suça dair iletişimin tespiti sırasında yapılmakta olan soruşturma ile ilgili olmayan başka bir suçun işlendiğine dair sanığın konuşmalarının tespit edilmesi, ancak bu yeni suçun iletişimin tespiti yapılamayacak suçlardan olması, sanıkta suça konu kalashnikov silahın elde edilememesi, alınan svaplarda atış artıklarının tespit edilememesi ve sanığın inkarı karşısında; 138/2 ve uyarınca iletişimin tespiti tutanaklarının kanuna aykırı delil niteliğinde olduğu ve hükme esas alınamayacağı, bu durumda sanığın ruhsatsız kalashnikov silahı taşıdığı veya bulundurduğunun sübut bulmadığı,

09.11.2007 tarihinde sanığa ait evde yapılan aramada ele geçirilen G3 piyade tüfeği ile ilgili olarak ise; 119/4. maddesinde Cumhuriyet Savcısı hazır olmaksızın konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşularından iki kişinin bulundurulması gerektiğinin belirtildiği, Of Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2007/200 değişik iş sayılı kararı ile sanığın evinde arama yapılmasına karar verilmesinin ardından kolluk görevlileri tarafından yapılan arama işlemine Cumhuriyet Savcısının katılmadığı, arama işlemi sırasında 119/4. maddesi uyarınca o yer ihtiyar heyetinden veya komşularından iki kişinin bulunması gerekirken, yapılan aramada o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan kimsenin bulunmadığı gibi, onun yerine köy halkından bir kişinin bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28.04.2015 gün, 2013/464 esas, 2015/132 Sayılı kararında da belirtildiği üzere bu şekilde yapılan aramanın kanuna uygun olmadığı ve bu arama sonucunda elde edilen delilin 206/2-a maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği ve hükme esas alınamayacağı gözetildiğinde, sanığın ruhsatsız G3 piyade tüfeği ve mermileri taşıdığı veya bulundurduğunun sübut bulmadığı,

04.06.2007 tarihinde sanığın aracına ateş edildiği ihbarı üzerine olay yerine giden kolluğun sanığın elinde gördüğü tabancaya el koyma işleminin ise hukuka uygun olduğu, sanığın sübut kabul edilmesi gereken eyleminin ruhsatsız bir adet tabanca taşımak niteliğinde olup eyleminin 6136 Sayılı Kanun’un 13/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, yazılı şekilde anılan Kanun’un 13/2. maddesinden hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Karar: 2016/7541).

Yakalanamayan Silahla Ateş Edilmesi ve Eksik İnceleme İle Beraat Kararı Verilmesi

Sanık ile katılanlar arasında, katılanların evinin yakınına sondaj yapılması ve krom maden arıtma tesisi açılması meselesinden kaynaklanan husumet bulunduğu, olay günü gece saatlerinde katılanların oturdukları sırada evlerine doğru silahla ateş edildiğini ve bu eylemle ilgili olarak sanıktan şüphelendiklerini aşamalarda ısrarla iddia etmeleri, sanığın ise olay günü ve yaklaşık bir yıl öncesine kadar herhangi bir silahla ateş etmediğini beyan etmesi karşısında, iddialarının samimi görülüp görülmediği açıklanmadan ve olay yerine gelen jandarma ekibi tarafından katılanın evinin önünde 7 adet 9 mm çaplı boş kovanın ve evin kapısı ve duvarlarında mermi çarpma izleri ile parçalanmış mermi çekirdeğinin ele geçirildiğine dair tutanak ile olayın ertesi günü sanıktan alınan el svaplarında sağ el iç kısmında atış artığına rastlandığına ilişkin jandarma kriminal laboratuar raporu yöntemince tartışılıp reddedilmeden, yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2014/19630).

6136 sayılı kanuna muhalefet suçu, adli sicil kaydının silinmesi ve bazı yasaklılık hallerinin doğmasına yol açan bir suç tipi olduğundan savunmanın ceza avukatı vasıtasıyla yapılmasında yarar vardır.


İstanbul Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!