Müşteki (Şikayetçi) Nedir?
Müşteki (şikâyetçi), bir suçtan doğrudan zarar gören veya suçun mağduru sıfatına sahip olup, kendisine karşı işlendiğini iddia ettiği fiili adli makamlara bildiren kişidir. Müşteki, suç konusu fiili bizzat görmüş ise şikâyet dilekçesinde olayın oluş şeklini ayrıntılı olarak aktarmak suretiyle başvuruda bulunur; fiili görmemiş ise olayın gerçekleşme biçimini açıklama yükümlülüğü bulunmaksızın şikâyet hakkını kullanabilir. Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği yönünde yapılan şikâyet üzerine, ceza soruşturması açılmasını gerektirip gerektirmediğini değerlendirmek amacıyla kendiliğinden soruşturma başlatır (CMK m.160/1). Bu itibarla, müştekinin şikâyet başvurusu, ceza muhakemesi sürecinin başlamasını sağlayan önemli usul işlemlerinden biridir.
Müşteki ifadesi, özellikle müştekinin olaya tanık olduğunu belirttiği durumlarda, yargılamada “beyan delili” niteliği taşır ve delil değeri bulunmaktadır. Nitekim, yağma gibi çoğu zaman üçüncü kişi tanıkların bulunmadığı suç tiplerinde, mağdurun anlatımlarını içeren müşteki ifade tutanakları önemli bir delil teşkil eder. Özellikle olayın hemen akabinde ve henüz algı tazeyken alınan müşteki beyanında olay ayrıntılı biçimde soruşturma makamlarına aktarılmış ise, mahkemenin yalnızca müşteki beyanına dayanarak hüküm kurması mümkündür. Örneğin, gece vakti yürürken şüpheli tarafından cinsel saldırıya uğradığını ayrıntılarıyla anlatan müştekinin iftira atmasını gerektiren makul ve somut bir neden bulunmadığı takdirde, müşteki beyanı sanığın savunmasına üstün tutularak mahkûmiyet hükmü kurulabilir.
Müştekinin Şikayet Hakkını Kullanması ve Şikayet Süresi
Müşteki şikayet hakkını bizzat kullanabileceği gibi avukatı aracılığıyla da aleyhine işlenen suçu adli makamlara bildirebilir. 15 yaşından küçük çocuklar, vesayet altında bulunanlar ve suçtan zarar gören tüzel kişiler kanuni temsilcileri vasıtasıyla şikayet başvurusu yapabilirler.
Şikayet süresi, mağdurun ‘fiil’ ve ‘faili’ öğrenmesinden itibaren 6 aydır. Müştekinin şikayet hakkını kullanabilmesi için hem faili hem de fiili öğrenmesi gerekir. Örneğin, 01.09.2016 tarihinde aleyhine mala zarar verme suçu işlenen bir mağdur, malına verilen zararı aynı tarihte öğrenmiş, fakat suçu işleyen failin kimliğini 3 ay sonra 01.12.2016 tarihinde öğrenmişse, şikayetçi olmak istediğinde şikayet süresi 01.12.2016 tarihinden itibaren 6 aylık hak düşürücü süreye tabi olacaktır.
Müşteki birden fazla ise müştekilerden biri şikayet süresini kaçırsa bile, şikayet süresini kaçırmayan diğer müştekilerin şikayet hakkı düşmez, her zaman şikayetçi olabilirler (TCK md. 73/3).
Müştekinin Yargılamada Katılan Sıfatını Alması
Soruşturma veya kovuşturma aşamasında şikayetçi olan kişi, şikayetçi olduğunu yargılama (kovuşturma) aşamasında bildirdiğinde ceza davasını müşteki (şikayetçi) olarak sonuna kadar takip edebilir. Ancak, müşteki sıfatıyla mahkemenin kararlarına karşı itiraz, istinaf veya temyiz başvurusu yapamaz. Müşteki olarak şikayetini dile getirebilir, olayı görmüşse olayı anlatabilir, müştekinin gösterdiği tanık varsa bu tanıklar dinlenebilir. Ancak müşteki sıfatı ile kanun yollarına başvuramaz. Müştekinin kanun yollarına başvurabilmesi için davaya katılmak istediğini beyan ederek “katılan” sıfatını alması ferekir. Örneğin, müşteki olarak katıldığı duruşmada sanığın tahliyesine karar verildiği takdirde tahliye kararına itiraz edemez. Tahliye kararına itiraz edebilmesi için müştekinin “katılan” sıfatını alması gereklidir.
Müşteki, yargılama aşamasında davaya katılmak istediğini sözlü veya yazılı olarak beyan ederse müdahil (katılan) sıfatını alır. Katılan, mahkemenin kararlarına karşı itiraz, istinaf veya temyiz başvurusunda bulunma haklarına sahiptir. Bu nedenle duruşmalarda “şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum” şeklinde beyanda bulunularak katılma talebi mahkemeye iletilmelidir. Müştekinin katılma talebi mahkeme tarafından kabul edildiğinde müşteki olan kişi, “katılan” sıfatını kazanır ve bir yargılama öznesi haline gelir. Katılan, bireysel iddia makamını temsil eden bir öznedir. Katılan, kamusal iddia makamını temsil eden savcılıkla birlikte yargılamada iddia işlevini yerine getirmektedir. Katılan, sözlü veya yazılı açıklama ve talepleriyle yargılamada maddi gerçeğin ortaya çıkmasına katkı sunmaktadır. Katılan müştekiden farklı olarak yargılamada bir özne olduğundan her türlü işleme karşı görüşlerini ileri sürme, mahkeme tarafından alınan ara kararlarıyla son karara karşı kanun yolllarına başvurma hakkına sahiptir. Müşteki, katılma talebinde bulunmadan da yargılamayı takip edebilir. Ancak, katılma talebinde bulunmayan müşteki bir yargılama öznesi değildir, mahkemenin verdiği kararlara hiçbir şekilde itiraz edemez, istinaf veya temyiz başvurusunda bulunamaz.
Müşteki Şüpheli, Müşteki Sanık ve Müşteki Vekili
Müşteki, suç konusu olaydan dolayı aleyhine suç işlenmiş olması nedeniyle mağdur, kendisi de suç işlemiş olması nedeniyle şüpheli olabilir. Müşteki, soruşturma ve kovuşturmada suç konusu olayın hem mağduru olarak hem de suç işleyen kişisi olarak taraf haline gelebilir. Böyle durumlarda müşteki (şikayetçi) hakkında aşağıdaki terimler kullanılır:
1. Müşteki Şüpheli Nedir? Savcılığın yürüttüğü soruşturma aşamasında hem suç isnadı altında olup hem de suçun mağduru sıfatıyla şikayetçi olan kişi “müşteki şüpheli” olarak dinlenir. Örneğin, iki kişinin kavgasında iki kişi de yaralanmışsa her bir kişi yaralandığı için mağdur, karşı tarafı yaraladığı için şüpheli konumunda olduğundan her iki kişiye de soruşturmada “müşteki şüpheli” denilmektedir. “Müşteki şüpheli” soruşturma aşaması için kullanılan bir terimdir.
2. Müşteki Sanık Nedir? Birbirine karşı suç işleyen kişiler yargılama aşamasında mahkemede davaya müdahil olmazsa “müşteki sanık”, davaya müdahil olursa “müdahil (katılan) sanık” sıfatıyla anılır. Aynı zamanda suç işlemiş olan müşteki, ceza davası açıldıktan sonra kovuşturma aşamasında ceza davasına katılmayacağını ancak şikayetçi olduğunu beyan ederse, “müşteki sanık” olarak anılacaktır. Müşteki sanık, iddia faaliyeti bakımından yargılamaya taraf değildir. Müşteki sanık, şikayetçisi olduğu suç nedeniyle kurulan hükme karşı itiraz, istinaf veya temyiz kanun yollarına başvuramaz. Bu kanun yollarına başvurabilmesi için davaya katılmak istediğini beyan ederek “katılan” sıfatını alması gerekir.
Aynı olayda suçun hem mağduru hem de şüphelisi veya sanığı olan kişi, şikayetçi olmazsa soruşturmada “mağdur şüpheli”, duruşmada “mağdur sanık” sıfatıyla dinlenir.
3. Müşteki Vekili Nedir? Müşteki vekili soruşturma veya kovuşturma aşamasında müştekinin (şikayetçinin) savunmasını yapan avukata denilmektedir. Müşteki vekilliği için acil durumlarda vekaletname ibrazı gerekmese de dosyanın suretinin alınabilmesi ve özellikle kovuşturma aşmasında davanın takip edilebilmesi için noterden usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamenin ibrazı gereklidir.
Müştekinin (Şikayetçinin) Çağrılması
Müşteki (şikâyetçi), soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından veya kovuşturma aşamasında mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrı kâğıdı ile çağırılıp dinlenir. Müşteki, öncelikle posta yoluyla davetiye (çağrı kağıdı) gönderilerek huzura çağrılmalıdır (CMK m.233/1).
Kovuşturma evresine geçildiğinde müştekiye gönderilen çağrı kâğıdına iddianame eklenir. Ayrıca, iddianameye ilişkin bilgiler ve duruşma tarihi; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlardan yararlanılmak suretiyle de müştekiye bildirilir (CMK m.233/2).
Usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen müşteki zorla getirilir ve gelmemesinin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre müştekiye ödettirilir. Zorla getirilen müşteki evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. Zorla getirme kararı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlardan yararlanılmak suretiyle de müştekiye bildirilir (CMK m.233/2 atfıyla CMK m.44).
Tutuklu işlerde çağrı kağıdı göndermeden müşteki için doğrudan zorla getirme kararı verilebilir (CMK m.233/2 atfıyla CMK m.43/1). Müşteki hakkında yakalama kararı verilmesi mümkün değildir. Müştekinin özgürlüğünü kısıtlayan mahiyetteki koruma tedbiri en fazla zorla getirme kararı olarak uygulanabilir. Zorla getirme kararı, müştekinin dinleneceği gün savcılık veya mahkeme önünde hazır edilmesini gerektirmektedir. Zorla getirme kararı, yakalama kararı gibi müştekinin görüldüğü yerde yakalanması şeklinde değil, adresinden beyanının alınacağı gün alınarak ilgili yargısal kurumda müştekinin hazır edilmesi anlamına gelmektedir.
Usulüne uygun davetiye ile çağrılarak veya zorla getirilerek hazır edilen müştekiden şikayeti veya olaya dair görgüsü sorularak beyanı alınır.
Müştekinin (Şikayetçinin) Hakları (CMK m.234)
Müştekinin (şikâyetçinin) soruşturma ve kovuşturma evresindeki hakları şunlardır:
A. Soruşturma Evresinde Müştekinin Hakları (CMK m.234/1)
1. Müşteki, delillerin toplanmasını savcılıktan talep edebilir. Müştekinin toplanmasını istediği delillerin nelerden ibaret olduğunu savcılık makamına bildirmesi yeterlidir. Müştekinin iddiasını ispata yarayan ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını sağlayan her türlü delil savcılık tarafından toplanmak zorundadır.
2. Müştekinin soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteme hakkı vardır. Özellikle belirtelim ki, müştekinin polis merkezinde (karakol) doğrudan dosyadaki belgelerin bir örneğini isteme hakkı yoktur. Müşteki, savcıdan belge örneği isteyebilir, savcı kolluğa veya katibine talimat verdiğinde müşteki belge örneğini alabilir. Hatırlatalım ki, müşteki vekili de savcıdan belge örneği verilmesini isteyebilir.
3. Müştekinin vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme hakkı vardır.
4. Müşteki, CMK 153. madde hükümlerine uygun olmak koşuluyla vekili aracılığı ile soruşturma belgelerini ve elkonulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceletebilir.
5. Müşteki, Cumhuriyet savcısının, kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararına itiraz etme hakkına sahiptir.
B. Kovuşturma Evresinde Müştekinin Hakları (CMK m.234/2)
Kovuşturma, büyük ölçüde duruşma evresi olarak ifade edilmektedir. Müştekinin duruşma evresindeki hakları şunlardır:
1. Müştekinin duruşmadan haberdar edilme hakkı vardır. Müştekinin duruşmadan haberdar olma hakkı, davaya katılan olarak katılma hakkını kullanıp kullanmayacağı açısından önemlidir. Müşteki haberdar edilmeden duruşmanın bitirilmesi kararın istinaf mahkemesi veya Yargıtay tarafından bozulması sonucuna yol açar.
2. Müştekinin kamu davasına katılma hakkı vardır. Müşteki duruşmadaki sözlü beyanında “davaya katılmak istiyorum veya davayı takip etmek istiyorum” dediğinde mahkeme katılma talebinin kabulüne karar verir ve müşteki artık bu aşamadan sonra katılan sıfatını alır. Belirtelim ki, müşteki katılma talebini mahkemeye bir dilekçeyle yazılı şekilde de bildirebilir.
3. Müştekinin dosyada bulunan tüm tutanak ve belgelerden örnek isteme hakkı vardır. Müşteki, doğrudan kendisi veya avukatı vasıtasıyla ceza davası dosyasında bulunan tüm evrakın ve dijital materyalin bir suretini alabilir. Dosyadaki deliller müştekiden hiçbir surette gizlenemez.
4. Müşteki, çelişmeli yargılamanın özü gereği iddia tanıklarının duruşmaya davet edilerek dinlenmesini talep edebilir.
5. Müştekinin vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme hakkı vardır.
6. Müşteki, davaya katılma beyanında bulunduktan sonra mahkemece katılma talebi kabul edildikten sonra katılan sıfatıyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurabilir. Ayrıca, tahliye kararlarına itiraz edebilir.
Mağdur sıfatı olan müşteki, onsekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir.
Müştekinin Davete Rağmen Gelmemesi Halinde Yapılacak İşlem
Müşteki (şikâyetçi) veya vekilinin, dilekçelerinde veya tutanağa geçirilmiş olan beyanlarında belirttikleri adresleri tebligata esas alınır (CMK m.235/1). Bu adrese çıkartılan çağrıya rağmen gelmeyen müştekiye yeniden tebligatta bulunulmaz. Belirtilen adresin yanlışlığı, eksikliği veya adres değişikliğinin bildirilmemesi nedeniyle tebligat yapılamaması hâllerinde adresin araştırılması gerekmez.
Müştekinin beyanının alınmasının yargılama açısından zorunlu görüldüğü hâllerde müştekinin adresi araştırılarak yeniden duruşmaya davet edilir, gelmediği takdirde hakkında zorla getirme kararı verilir. Ancak, müşkinin beyanın alınmasının bir önemi bulunmayan hallerde müştekinin bildirdiği adrese tebligat yapılamazsa yeni adresi araştırılmaz.
Müştekinin Duruşmada Dinlenmesi ve Müşteki İfadesi
Müştekinin dinlenmesi usulü CMK m.236’da düzenlenmiştir. Usulüne uygun bir şekilde duruşmaya çağrıln müştekinin beyanına, sanığın beyanı alındıktan sonra başvurulur. Duruşmada ilk önce sanık dinlenir, daha sonra müştekinin beyanı alınır. Müşteki beyanında, dava konusu olayı görmüşse olayı anlatır, şikayet ve delillerinin nelerden ibaret olduğunu mahkemeye bildirir. Müşteki, davaya katılmak istiyorsa katılma talebinde bulunur.
Müşteki ifadesinde, olaya dair görgüsü varsa öncelikle olayı anlatır. Müştekinin ifadesinde olayı ayrıntılı ve tutarlı anlatması, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında çelişkiye düşmeden olay anlatımında buluması halinde müştekinin ifadesinin delil değerini artıracaktır. Müşteki ifadesinde olayı anlattıktan sonra iddialarını soruşturma ve kovuşturma makamlarına aktarmalıdır. Müştekinin ifadesi, bazen tek başına olayı aydınlatabilir (Örn, cinsel suçlar), bazen dava dosyasındaki diğer delillerle birlikte olayı açıklığa kavuşturabilir. Müşteki ifadesinden dolayı, yani şikayet hakkını kullandığı için soruşturma veya kovuşturmaya maruz bırakılamaz, şikayet hakkı anayasal bir hak olup şikayet hakkının kullanılması nedeniyle bir kimseye karşı suç isnadında bulunulamaz (Anayasa m.36).
İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş müşteki, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden hallerde müşteki birden fazla kere de dinlenebilir.
İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş olan müştekinin tanık olarak dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulur.
Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından ifade ve beyanının özel ortamda alınması gerektiği ya da şüpheli veya sanık ile yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu değerlendirilen müştekinin ifade ve beyanları özel ortamda uzmanlar aracılığıyla alınır.
UYARI
Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Makale Yazarlığı İçin
Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.