Şirket veya Kooperatifler Hakkında Yanlış Bilgi Verme Suçu
Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçu cezası nedir? Kooperatif veya şirket ortağının, kurucusunun, müdürünün veya yöneticisinin basına, kamuaoyuna veya genel kurula yanlış bilgi vermesi Yargıtay Kararları
Şirket veya Kooperatifler Hakkında Yanlış Bilgi Verme Suçu Nedir? (TCK 164)
Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçu; şirket veya koepratif organlarından yer alan kişilerin, kurucularının, yöneticilerinin veya temsilcilerinin kamuya veya genel kurula kasten yanlış bilgi vererek ilgili kişilerin zararına sebebiyet vermeleri ile oluşur. Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçu, özgü suçlardan olup anacak maddede belirtilen kişiler tarafından işlenebilir.
Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçu, TCK m.164'te "Malvarlığına Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Çünkü, şirket veya kooperatifler hakkında yanlış verilen bilgiler ilgili üçüncü kişilerin malvarlığı yönünden zarara uğramasına neden olmaktadır.
Özellikle belirtelim ki, kamuyouna veya genel kurula yapılan beyanlar, şirket veya kooperatifin TCK m.164'te tek tek sayılan kurucuları, yöneticileri, yetkilileri veya temsilcileri tarafından yapılmalıdır. Örneğin, bir kooperatif çalışanının kooperatif hakkında kasten basına yanlış bilgi vermesi halinde bu suç oluşmaz. Çünkü, madde metninde çalışanlar suçun faili olarak kabul edilmemiştir.
“Kamuya yapılan beyanlardan” kastedilen, basın ve yayın yoluyla veya postayla prospektüsler gönderilerek belirli olmayan kişilere hitap edilmesi ve bunlara önemli yanlış bilgiler verilmesidir. Bu tür bilgilerin genel kurula sunulan raporlarda, önerilerde yer alması da suç sayılmaktadır; gerçeğe uymayan bilançolar yapılması, örneğin gerçeğe aykırı kârlardan bahsedilmesi gibi. Ancak bütün bunların yanlış olduğu bilinerek doğru imiş gibi gösterilmesi suçun oluşması için zorunludur. Suçun oluşması bakımından failde bir kâr sağlama amacının bulunması veya bir zararın meydana gelmesi ise şart değildir. Bu suç tanımıyla, şirket veya kooperatiflerin idaresinde güven ve iyi niyeti korumak amaçlanmıştır. Bu nedenle, şirket veya kooperatifin aleyhinde olmak üzere yanlış bilgi verilmesi de bu suçu oluşturacaktır. Madde, bu tür bilgileri veren veya verdirenleri cezalandırmaktadır. Suçun oluşması kastın varlığını gerektirmektedir. Maddede yer alan hükümler sermayesi hisse senedine bölünmüş kamu iktisadi teşebbüsleri ve benzerî kurumları da kapsamaktadır (Madde Gerekçesi).
Şirket veya Kooperatifler Hakkında Yanlış Bilgi Verme Suçunun Cezası (TCK 164)
Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçunun cezası şu şekildedir:
- Bir şirket veya kooperatifin kurucu, ortak, idareci, müdür veya temsilcileri veya yönetim veya denetim kurulu üyeleri veya tasfiye memuru sıfatını taşıyanlar, kamuya yaptıkları beyanlarda veya genel kurula sundukları raporlarda veya önerilerde ilgililerin zarara uğramasına neden olabilecek nitelikte gerçeğe aykırı önemli bilgiler verecek veya verdirtecek olurlarsa altı aydan üç yıla kadar hapis veya bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar (TCK m.164).
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.
Ceza ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında erteleme hükümlerinin uygulanması mümkündür.
Suçun Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Uzlaşma, Görevli Mahkeme
Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçu, TCK m.167'deki kişiler aleyhine işlenirse uzlaşamaya tabidir. Diğer haller uzlaşmaya tabi değildir.
Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi vermeme suçunun TCK m.167'deki kişiler aleyhine işlenirse şikayete tabi suçlar arasında yer almaktadır. Diğer hallerde, suç, savcılık tarafından resen soruşturulmalıdır. Şikayet hakkı, dava zamanaşımı süresinde kullanılabilir. Şikayetten vazgeçme, ceza davasının düşmesi sonucunu doğurur.
Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamış ise ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur. Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçu yargılamalarında olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
Şirket veya Kooperatifler Hakkında Yanlış Bilgi Verme Suçunda Görevli Mahkeme
Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçu hakkında yargılama yapma görevi, asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.
Şirket veya Kooperatifler Hakkında Yanlış Bilgi Verme Suçu Yargıtay Kararları
Şirket Adreslerinin Değiştiğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne Bildirilmemesi Suç Değildir
5237 sayılı TCK’nın 164. maddesinde yer alan suçun konusunu kamuya yapılan yalan beyanlar ile ilgilileri zarara uğratacak şekilde genel kurula sunulan raporların oluşturduğu; bu kapsamda, kamuya yapılan beyanların basın ve yayın yoluyla veya postayla prospektüsler gönderilerek, belirli olmayan kişilere hitap edilmesi şeklinde işlenmiş olabileceği gibi bu tür gerçeğe aykırı önemli bilgilerin genel kurula sunulan raporlarda ya da önerilerde “Gerçeğe uymayan bilançolar yapılması, gerçeğe aykırı karlardan bahsedilmesi biçiminde de işlenmiş olabileceği, ancak bütün bunların, yapılan açıklamanın sunulan raporların veya önerilerin gerçeğe aykırı olduğu bilinerek aldatma kastıyla doğruymuş gibi gösterilmesi ve buna dayalı olarak şirket ya da kooperatifle ilgili bir başkasının iktisadi menfaatinin zarara uğramış veya en azından zarara uğrama tehlikesiyle karşı karşıya kalmış olması zorunludur. Şirket yetkilisi ya da tasfiye memurunun kamuya veya şirket genel kuruluna gerçeğe aykırı beyanda bulunmalarının suçun unsuru olduğu, şirket adreslerinin değiştiğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne bildirilmemesinin anılan kanun maddesinde suç olarak düzenlenen eylemlerden olmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, aynı gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/11893 E. , 2019/8311 K.).
Bir Kimsenin Ünvanını Kulanarak Şirket Hakkında Yanlış Bilgi Verme Suçu
Somut olayda; sanıkların Çukurdere Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin Anonim şirkete dönüştürülmesi işlemlerinin yapılması sırasında katılanın bilgi ve onayı dışında denetçi olarak sözleşmeye isminin yazıldığı, yönetim kurulu kararı alındığı ve bu kararın 03/08/2009 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, Çukurdere Anonim Şirketinin 09/10/2009 tarihli bir kararıyla yönetim kurulunun tekrar toplanarak denetçi olarak belirlenen katılanın yerine başkasını seçtikleri, bu kararı da 13/10/2009 tarihinde tescil ile 16/10/2009 gününü Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ettirdikleri, katılanın Anayasa Mahkemesi üyesi olup başka herhangi bir görev alamayacağı, ana sözleşme altında imzası bulunan şirket ortakları olan sanıklar F.. A.. ile İ.. G..'ün şirket veya kooperatif hakkında yanlış bilgi verme suçunu işledikleri iddia edilen olayda, her ne kadar sanıklar savunmalarında şirket nevi değişikliği işlemlerinin şirket avukatı tarafından vekaleten yapıldığını, kendilerinin olaydan haberlerinin olmadığını beyan etmişler ise de, tanık olarak dinlenen F.Ö. ifadesinde şirketin nevi değişikliği sözleşmesini kendisinin hazırladığını, ancak hazırladığı ana sözleşmeyide sanıklara gösterdiğini ve onların onayını aldığını beyan etmesi ve dosya içeriğine göre sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, toplanan delillere göre sanıkların katılanın bilgisi ve onayı dışında kendisini şirket denetçisi olarak göstermek suretiyle üzerlerine atılı suçu işledikleri anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır (Yargıtay 15. Ceza Dairesi - Karar No:2015/30330).
Sanığın Mağduriyete veya Zarara Yol Açmaması
Sanığın 20/01/2007 ila 16/05/2010 tarihleri arasında ... Yapı Kooperatifi’nin yönetim kurulu üyesi olduğu, görev yaptığı dönemde genel kurulu yanlış bilgilendirildiği, bu kapsamda mağduriyete neden olduğu, ayrıca yönetim kurulu başkanı olan dava dışı ...’ın bilgi ve belge olmaksızın kooperatife borç para verip iade aldığı bu olaya sanığın iştiraki olmamasına rağmen gerekli inceleme ve tespit işlemlerini yerine getirmediği bu şekilde atılı suçları işledikleri iddia olunan olayda;
Sanığın savunması, diğer dava dosyaları, bilirkişi raporu ile dosya kapsamından sanığın görevleri ile ilgili çalışmaları ilgili kurumlara sunduğu, görev döneminde tespit ettiği hata ve noksanlıkları denetim kurulu raporu ile kooperatif yönetim kurullarına tevdii ederek gerekli uyarıları yaptığı bu nedenle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olmaması karşısında mahkemece sanığın üzerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmaması gerekçelerine dayanan beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2018/8978 E. , 2019/836 K.).
Yanlış ve Gerçeğe Aykırı Bilgi Mahiyetince Olmayan Bilgi Suç Değildir
Sanıkların kooperatifin yönetim kurulu üyeliği yaptıkları dönemler içerisinde yapılan genel kurul toplantılarında katılanlar tarafından kooperatif aleyhine açılan dava, borç miktarı gibi bilgileri genel kurul toplantı tutanaklarıyla üyelere bildirmedikleri ve bu suretle üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların savunmaları, katılanların beyanları ile dosya kapsamı ile dava konusu olayda meydana gelen ve katılanların maddi zararının bir alacak borç ilişkisinden kaynaklandığı, bütün sürecin adli merciler nezdinde gerçekleştiği, aleni olan bir durumda bilgi saklamanın söz konusu olmadığı, genel kurul toplantı tutanaklarına yansıtılmadığı iddia edilen bilginin, kanun maddesinin tanımında yer alan “... gerçeğe aykırı ...” niteliğini taşımadığı, kanun maddesi ile korunan hususun, kooperatif üyelerinin ve üye olma durumunda olan kişilerin yanlış ve gerçeğe aykırı bilgiler ile yanıltılmalarının önüne geçilmesi hali olduğu, bu nedenle atılı suç tipi unsurları gerçekleşmediği gerekçesi ile mahkemece verilen beraat hükümleri ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/27919 E. , 2019/9372 K.).
Avukat Baran Doğan
UYARI
Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Makale Yazarlığı İçin
Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.