0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali (Engellenmesi) Suçu Nedir? (TCK 117)

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu, mağdurun gelir elde etmek amacıyla ekonomik faaliyette bulunma hakkının ihlal edilmesidir. “Hürriyete Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenen “iş ve çalışma özgürlüğünün ihlali suçu” TCK m.117’de yer almaktadır. Herkesin gelir elde etmek amacıyla, mal ve hizmet üretme, çalışma, sözleşme yapma ve teşebbüs kurma hakkına “çalışma özgürlüğü” denilmektedir. İnsanların, her türlü baskıdan uzak, üçüncü kişilerin olumsuz müdahalelerine maruz kalmadan serbestçe çalışması TCK m.117 ile güvence altına alınmıştır.

İş ve çalışma hürriyetinin engellenmesi suçunun en önemli unsuru, mağdura karşı basit yaralama ölçüsünde cebir veya tehdit kullanılması ya da mağdura karşı bir başka hukuka aykırı bir davranış sergilenerek çalışma hürriyetinin ihlal edilmesidir. Örneğin, bir kimsenin dükkanına girerek darp ederek veya mallarını dağıtarak “ucuza mal satmayacaksın” veya bir kimseye “burda tezgah açıp mal satamazsın, satarsan seni öldürürüm” , “bu işyerini kapatıp gideceksin yoksa dayak yersin” şeklindeki beyanlar iş ve çalışma özgürlüğünün ihlali suçu oluşturur.

İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçunun Cezası (TCK 117)

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunun cezası şu şekildedir (TCK m.117):

  • Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. (TCK m.117/1)

  • Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir. (TCK m.117/2)

  • Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir. (TCK m.117/3)

  • Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. (TCK m.117/4)

İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçunun Nitelikli Halleri (TCK 119)

İş ve çalışma özgürlüğünün ihlali suçunun daha fazla cezayı gerektiren nitelikli halleri de vardır. Buna göre, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunun;

  • Silahla (TCK m.119/1-a),

  • Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle (TCK m.119/1-b),
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte (TCK m.119/1-c),

  • Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak (TCK m.119/1-d),
  • Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle (TCK m.119/1-e),

İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. (TCK m.119/2).

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. İş ve çalışma hürriyetinin engellenmesi suçu nedeniyle TCK m.117/1-2-3 fıkraları gereği verilen hapis cezaları adli para cezasına çevrilemez. Çünkü, adli para cezası bu fıkralarda seçimlik ceza olarak öngörülmüştür. Mahkeme seçimlik cezalardan hapis cezasını tercih ettikten sonra bu cezayı adli para cezasına çeviremez. Ancak, TCK 117/4 fıkrasında hükmedilen hapis cezası seçimlik olmadığı için adli para cezasına çevrilebilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. İş ve çalışma özgürlüğünün ihlali suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.

Ceza ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında erteleme hükümlerinin uygulanması mümkündür.

Suçun Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Uzlaşma, Görevli Mahkeme

Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunun sadece TCK m.117/1’de düzenlenen basit hali uzlaşmaya tabidir, diğer fıkralar uzlaşma kapsamı dışındadır.

İş ve çalışma özgürlüğünün ihlali suçu, TCK m.117/1’deki temel hali şikayete tabi suçlar arasında yer almaktadır. TCK m.117/1’de düzenlenen suçun temel halinin şikayet süresi, fail ve fiilin öğrenilmesinden itibaren başlamak üzere 6 aydır. Bu fıkra için şikayetten vazgeçme, ceza davasının düşmesi sonucunu doğurur. TCK m.117/2-3-4’teki suçun diğer halleri şikayete tabi olmayıp savcılık tarafından kendiliğinden soruşturulur. Bu fıkralarda şikayetten vazgeçme ceza davasının düşmesi sonucunu doğurmaz.

Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamış ise ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur. İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu yargılamalarında olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

İş ve Çalışma Hürriyetini İhlal Suçunda Görevli Mahkeme

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu hakkında yargılama yapma görevi, asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

İş ve Çalışma Hürriyeti (Özgürlüğü) İhlali Suçu Yargıtay Kararları


Birden Fazla Kişiyle Birlikte İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçu

Sanık ile babası olan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanık Mehmet’in, Ürkmez-İzmir hattında mağdurun ise, Kuşadası-Seferihisar hattında yolcu minibüsü çalıştırdıkları, olay günü yolcu alma meselesi yüzünden çıkan tartışmada sanıkların, mağduru “seni yaşatmayacağız, kafanı gözünü kırarız, burdan bir daha yolcu almayacaksın, sizi burdan geçirmeyeceğiz” biçimindeki sözlerle tehdit ettiklerinin kabulü karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 117/1, 119/1-c maddelerinde tanımlanan birden fazla kişi ile birlikte iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 4.Ceza Dairesi - Karar: 2016/6959).

Ekonomik Faaliyette Bulunma Hakkı İhlal Edilmeden Tehdit Etme

İş ve çalışma hürriyeti, bireyin gelir elde etmek amacıyla, mal ve hizmet üreterek, serbestçe çalışma, sözleşme yapma ve teşebbüs kurma hakkı olarak tanımlanmaktadır. TCK’nın 117/1. maddesinde düzenlenen iş ve çalışma hürriyetini ihlali suçu ile korunan hukuki yarar, bireyin her türlü baskıdan uzak, üçüncü kişilerin olumsuz müdahalelerine uğramadan serbestçe çalışabilmesidir. İş ve çalışma hürriyetini ihlali suçunun oluşabilmesi için, mağdura karşı cebir, tehdit kullanılması ya da bir başka hukuka aykırı bir davranışla, çalışma hürriyetinin ihlal edilmesi gerekir. Bu açıklamalar dikkate alındığında, köy muhtarı olan sanığın, yanındaki ihtiyar heyeti azaları ile birlikte, köy mülki sınırları içinde kalan mağdura ait bahçede, mağdur tarafından su kuyusu açılmasına engel olmak amacıyla, tehdit etmesi biçiminde gerçekleşen somut olayda, mağdurun söz konusu kuyuyu bahçesini sulamak için açtığı yönündeki anlatımı ve suça konu sözlerin doğrudan mağduru hedef almadığı da dikkate alındığında, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunun unsuru olan, gelir elde etmek amacıyla ekonomik faaliyette bulunma hakkının ihlaline yönelik bir eylemin bulunmaması nedeniyle, sanığın beraati yerine yasal olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar: 2017/1430).

Tehdit Yoluyla İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali

İddianamede sanığın mağduru “çalışırsan seni öldürürüm” diyerek tehdit ettiğinin iddia olunması ve mağdurun yargılama aşamasında alınan ifadesinde eski eşi olan sanığın kendisinin çalışmasını istemediğini belirtmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 117/1. maddesinde düzenlenen iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılıp, sonucuna göre mağdurun şikayetinden vazgeçmesi hususu da değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2015/33156).

Plajlarda seyyar masör olarak çalışan sanığın, aynı çevrede masörlük yapmak isteyen katılanı engellemek amacıyla, ölümle tehdit içerikli mesaj gönderdiğinin kabul edilmesi karşısında, eylemin özel kasıt açısından, TCK’nın 117/1. maddesinde düzenlenen ve şikayete tabi olan iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu oluşturduğu gözetilmeden, tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 11. Ceza Dairesi - Karar: 2015/24422).

Simitçilik yapan sanığın, bakkallık yapan ve kendisinden ucuz simit satan müştekiyi, birkaç kere uyardıktan sonra olay tarihinde bakkal dükkanına giderek kendisinden ucuz simit satmaması için tornavida ile tehdit etmekten ibaret olan eyleminin, özel hüküm olan TCY’nın 117/1 ve 119/1.a maddesine uyan iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2012/17156).

İştirak Halinde İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçu

İddianame içeriği, müşteki anlatımları ve tanık beyanlarına göre, fabrika giriş yolunun yukarda isimleri zikredilen tüm sanıklarca trafiğe kapatılarak, müştekileri ‘buradan geçemezsiniz, buradan taş yükleyemezsiniz, malı yüklerseniz kavga ederiz, siz Sinoplusunuz, burada size iş yaptırmayız gidin” diye tehdit ederek, kamyonların fabrikaya girişine engel oldukları, müştekilerin anılan mermer fabrikasından yükleme yapamadıkları, ihracat malının kamyonlara yüklenmemesi sebebiyle Gemlik limanında yükü bekleyen gemiye malın teslim edilemediği böylece ihracatın iptal edildiği olayda, sanıkların eylemlerinin 5237 Sayılı T.C.K.nın 117/4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, beraat eden sanıklar Ö. ve D’in öbür sanıkların iş ve çalışma hürriyetine engel olmak için işledikleri tehdit eylemleri sırasında olay yerinde bulunup suçu doğrudan doğruya birlikte işledikleri ve T.C.K.nın 37. maddesi (suça iştirak) anlamında eylemlerin bütününden sorumlu oldukları, yolun kapatıldığı yere birlikte gittikleri, eylemlerin ani gelişmediği, iş ve çalışma özgürlüğünü engellemek için orada bulunduklarını bildiklerinin tüm dosya kapsamında anlaşıldığı gözetilmeden, eksik ve yetersiz gerekçeyle T.C.K.nın 117/1, 119/1-c maddeleriyle mahkumiyet ve bir kısım sanıklar haklarında aynı suçtan beraat hükümleri kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2014/24474).

Basit Yaralama İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçunun Unsuru Niteliğindedir

Sanığın, çalışma hürriyetini ihlal amacıyla iki katılanı silahla tehdit edip basit tıbbi müdahaleyi gerektirir şekilde yaralaması eyleminde, yaralamanın maddede öngörülen suçun cebir unsuru olması karşısında, TCK’nın 119/2. maddesi yollamasıyla 117/1, 43. Maddeleri (zincirleme suç) gereğince ceza tayini gerekirken, ayrıca yaralama suçundan da ayrıca hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2013/6398).

İşyerinde Basit Yaralama ve Tehdit Yoluyla Çalışma Özgürlüğünün İhlali

Müştekilerle aynı işi yapan sanığın müştekilerin işyerine gelerek, iş yerinde bulunan müşteki Mürsel’i müşterime nakliye gönderirsen sonucuna katlanırsın diyerek tehdit ettiği ve darp ettiğinin anlaşılması karşısında, eylemlerinin özel kast açısından biri diğerinin unsurunu oluşturması nedeniyle tek fiil sayılan ve içtima hükümlerinin uygulanamayacağını öngören TCK’nın 42/1 maddesinde düzenlenen “bileşik suç” hükümlerine göre, aynı kanunun 117. maddesinde düzenlenen ve şikayete bağlı suç olan iş ve çalışma özgürlüğünü engelleme suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışılması hukuka aykırıdır (Yargıtay 15. Ceza Dairesi - Karar: 2013/563).

Mağdurun soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki anlatımları, soruşturma evresindeki anlatımı hükme esas alınan tanık A.İ’ın beyanları karşısında, sanıkların mağduru kendilerinin işlettikleri birahanede çalışmaya “Cebir ve tehditle zorlama biçimindeki eylemlerinin özel kast açısından TCK’da düzenlenen iş ve çalışma hürriyetini ihlal suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yetersiz gerekçelerle genel hüküm niteliğindeki tehdit suçundan hükümler kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2008/4860).

İhkak-ı Hak (Kendi Hakkını Almak) ve Çalışma Özgürlüğünü Engelleme Suçu

Sanığın işlettiği petrol istasyonu içinde bulunup birlikte kiraladığı lokantayı alt kiraya verdiği kişiden işletmesini alan katılanın, bu yeri uygunsuz biçimde kullandığını duyması üzerine boşaltmak istemesi nedeniyle içeride bulunan müşterileri kovmaktan ibaret eyleminin kendiliğinden hak alma suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan ve ne suretle çalışma özgürlüğünü engelleme suçunu oluşturduğu açıklanmadan, yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle hükümlülüğüne karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 4.Ceza Dairesi - Karar: 2008/46).

İş ve çalışma hürriyetinin enegellenmesi suçu; işyeri dokunulmazlığının ihlali, tehdit, yaralama vb. suçlarla birlikte işlendiğinden bileşik suç hükümlerinin şartlarının oluşup oluşmadığının ve genel olarak savunmasının bir ceza avukatı vasıtasıyla yapılmasında yarar vardır.


İstanbul Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!