Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Şüpheli Nedir? (CMK 2/1-a)

Cumhuriyet savcısı tarafından hakkında soruşturma yürütülen, yani suçu işlediğine dair hakkında şüphe bulunan kişiye “şüpheli” denir. Savcılığın hakkında soruşturma yürüttüğü kişi, ister cezaevinde tutuklu olsun isterse tutuksuz olsun “şüpheli” sıfatıyla anılır. 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu (CMK), “şüpheli, soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi ifade eder” hükmünü taşımaktadır. (CMK m.2/1-a).

Hakkında soruşturma yapılan kişi hakkındaki delillerin niteliği ne olursa olsun, suçu işlediği delillerden açıkça anlaşılsa bile, iddianameyle hakkında dava açılana kadar kişi şüpheli konumundadır. Şüpheli yerine özellikle medya tarafından “zanlı” ifadesi de kullanılmaktadır.

Şüphelinin bazı temel hakları şunlardır:

  • Şüpheliye hakkındaki soruşturmanın konusu suç anlatılmalıdır.
  • Şüphelinin bir avukatın hukuki yardımından yararlanma hakkı vardır. Avukat tutmak için mali imkanı yoksa, kendisine baro tarafından ücretsiz bir avukat görevlendirilir.
  • Yakalama kararı ile özgürlüğü kısıtlanan şüphelinin yakınlarından istediği herhangi bir kişiye yakalandığına dair bilgi derhâl bildirilmelidir.
  • Şüphelinin susma hakkı vardır.
  • Şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteme ve lehine olan delilleri ileri sürme hakkı vardır.

Sanık Nedir? (CMK 2/1-b)

Yürütülen soruşturma neticesinde şüpheli hakkında dava açılmasını gerektirecek kadar delil elde edildiğinde savcılık tarafından iddianameyle yetkili ve görevli mahkemeye kamu davası açılır. Mahkeme, savcılık tarafından hazırlanan iddianameyi kabul ederek yargılamaya başlamaya karar verdiğinde, soruşturma aşamasında “şüpheli” olan kişi, mahkemede kovuşturma aşamasında “sanık” olarak nitelenir. 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu (CMK), “Sanık, kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi, ifade eder” demektedir (CMK m.2/1-b).

Mahkemede kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiye “sanık” denilmektedir. Sanık; iddianameyle hakkında dava açılmış, fakat hakkındaki mahkeme kararı kesinleşmemiş “şüpheli kişi” olarak da tarif edilebilir.

Sanık, şüphelinin soruşturma aşamasında sahip olduğu temel haklardan da yararlanır.

Gözaltına Alma ve Gözaltına Alınan Kişi Nedir? (CMK 91)

Gözaltına alma, kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığı ve zorunluluk arz etmesi nedeniyle hakim önüne çıkarılıncaya kadar özgürlüğünün kolluk tarafından kısıtlanmasıdır (CMK m.91). Gözaltı, esasen kişi serbest hareket etme hürriyetinin devlet tarafından sınırlandığı anda başlar.

Uygulamada kolluk tarafından bir suç nedeniyle yakalanıp hakim huzuruna çıkarılıncaya kadar kollukta (jandarma, polis vb.) nezarethanede bekletilen kişi “gözaltına alınan kişi” olarak kabul edilmektedir.

Gözaltına alınan şüphelinin, gözaltına alma kararına karşı sulh ceza hakimliğine itiraz etme hakkı vardır.

Tutuklu Nedir? (CMK 100)

Tutuklama, kişi özgürlüğüne sınırlama getiren en ağır yargılama tedbiridir. Hakkındaki soruşturma veya kovuşturma devam etmekle birlikte, kaçma veya delilleri karatma şüphesi gibi nedenlerle tutukevine konularak hürriyeti kısıtlanan kişiye “tutuklu” denir.

Tutukluluk, soruşturma aşamasında şüpheli veya kovuşturma aşamasında sanık hakkında uygulanan geçici bir tedbirdir. Şüpeheli veya sanık, hakkında kesin hüküm olmayan, yani yargılama prosedürü devam eden kişilere denilmektedir.

Tutuklunun bazı temel hakları vardır:

  • Tutuklunun masumiyet karinesinden yararlanma hakkı vardır. Masumiyet karinesi, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olamyan kişilerin suçsuz kabul edilmesi anlamına gelir.
  • Tutuklunun savunma ve bir avukatın hukuki yardımından yararlanma hakkı vardır. Susma hakkı da savunma hakkının bir parçasıdır.
  • Tutuklunun delillerin toplanmasını isteme hakkı vardır.
  • Hakkında verilen hüküm aleyhine istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurma hakkı vardır.

Tutukluluk, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün istinaf veya temyiz incelemesinde de geçerek kesinleşmesiyle hükümlülüğe döner.

Hükümlü Nedir?

Hükümlü, mahkemede yapılan yargılama neticesinde hakkında verilen mahkumiyet hükmü kesinleşen kişidir.

Tutuklu ile hükümlü arasındaki temel fark, hükümlü hakkında kesinleşmiş bir ceza mahkumiyeti kararı olması nedeniyle hükmün infazı aşamasına geçilmiş olmasıdır.

Hükümlü kişinin de bazı temel hakları vardır:

  • Hükümlünün belli şartların gerçekleşmesi halinde cezanın infazını erteleme hakkı vardır.
  • Cezaevi idaresi mahkeme kararında belirtilen hükmü infaz etmelidir. İnfaz aşamasında hükümlü hakkında mahkeme kararına ek herhangi bir yükümlülük getirilemez.
  • Hükümlü hakkındaki hapis cezasının infazı, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilmelidir (5275 sayılı İnfaz Kanunu m.6/1-b).
  • Hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerinin korunması için cezaevi idaresi tarafından her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.
  • Hükümlü, cezaevi idaresinin veya kurullarının her türlü kararına karşı İnfaz Hakimliği’ne itiraz etme hakkına sahiptir.

Hüküm Özlü veya Hükmen Tutuklu Nedir?

Hükümözlü, mahkemede yapılan yargılama netcesinde hakkında verilen mahkumiyet hükmü kesinleşmemiş ancak halen tutuklu bulunan kişidir. Uygulamada, hakkında mahkeme tarafında karar verilen ve dosyası istinaf veya temyiz incelemesi için üst mahkemede olup halen tutuklu olan kişi hüküm özlü olarak kabul edilmektedir.

Hükümözlü deyimi, kanunlarda yer alan bir deyim değildir. Uygulamada cezaevlerinde mahkumları sınıflandırmak üzere bakanlık ve cezaevi idareleri tarafından kullanılan bir terimdir. Mevzuata 22.01.2007 tarihli 45/1 nolu “Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler” konulu genelge ile, ilk derece mahkemelerince mahkumiyet kararı verilen fakat cezaları henüz kesinleşmeyen sanıklarla ilgili dolaylı bir şekilde “hükümözlü” sıfatının kullanılmasıyla girmiştir. Ancak, Yargıtay kararlarında da sıklıkla hakkında mahkumiyet kararı kesinleşmeyen tutuklular için “hükmen tutuklu” deyiminin kullanıldığı görülmektedir.

Koşullu salıverilme, denetimli serbestlik, açık cezaevine geçiş gibi uygulamalar hükümözlüler için geçerli değildir.


İstanbul Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!