Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Duruşma Nedir? (CMK m.182-222)

Ceza muhakemesi uygulamasında duruşma iki anlamda kullanılmaktadır. Öncelikle duruşma; şikayetçi, sanık, tanık, bilirkişi gibi suje ve ispat araçlarının dinlendiği, delillerin toplanarak ortaya konulduğu ve tartışıldığı “oturum” veya “celse”yi ifade etmektedir. Ayrıca duruşma; iddianamenin mahkeme tarafından kabulüyle başlayıp hüküm verilmesine kadar geçen yargılama safhasını ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Duruşma olarak adlandırılan bu yargılama safhasına “kovuşturma evresi” de denilmektedir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, kovuşturma aşamasında tek duruşma prensibini, yani ara verilmeksizin duruşmanın devam ettirilerek hüküm verilmesini benimsemiştir. (CMK 190). Ancak, uygulamada ceza davasının tek duruşmada bitirilmesi mümkün olmamakta, hatta onlarca duruşma yapılan uzun yargılamalar nedeniyle adil yargılanma hakkı ihlal edilmektedir.

Duruşmanın başlaması, yapılması ve duruşmanın bitirilerek son kararın verilmesi açısından iki genel görevli mahkeme olan asliye ceza mahkemesi ile ağır ceza mahkemesi arasında kural olarak bir fark yoktur.

Duruşma Ne Zaman Başlar?

İddianame ile mahkemeye ceza davası açıldıktan sonra, mahkeme duruşma hazırlığı işlemlerini yapmaya başlar. Mahkeme hakimi, iddianameyi ve ekinde yer alan tüm evrakları inceledikten sonra, duruşmaya hazırlık için yapılacak işleri ve duruşma gününü belirlemek üzere “tensip zaptı” düzenler.

Tensip tutanağı ile müşteki, sanık, tanık ve bilirkişi gibi dinlenmesi gereken kişiler duruşma günü tebliğ edilmek suretiyle çağrılır. Duruşma günü, mahkemenin düzenlediği bir çağrı kağıdıyla PTT vasıtasıyla bu kişilere gönderilir. İlgililerin duruşmaya çağrılması dışında soruşturma aşamasında toplanmayan delillerin de toplanmasına tensip zaptı ile karar verilebilir.

Duruşma, tensip zaptıyla belirlenen günde mahkemenin duruşma salonunda yapılır. Mahkeme, duruşma günü öncelikle sanığın ve avukatının hazır bulunup bulunmadığı, çağrılmış tanık ve bilirkişilerin gelip gelmediklerini yoklama yaparak tespit eder. Sanık tutuklu ise elleri bağsız (kelepçesiz) olarak duruşma salonuna alınır. Mahkeme hakimi, duruşmanın başladığını, iddianamenin kabulü kararını okuyarak açıklar. (CMK m.191/1). İddianamenin kabulü kararının okunmasıyla duruşma işlemleri bir sıra halinde yapılmaya başlanır.

Duruşma Nasıl Yapılır?

Duruşma, kural olarak herkese açık yapılır. İlgisi olsun veya olmasın herkesin duruşma salonuna girerek duruşmayı izleme hakkı vardır.

İddanamenin mahkeme tarafından kabulü kararı okunarak duruşmanın başladığı açıklanır. İddanamenin kabulü kararı okunduktan sonra, gelen tanıklar duruşma salonundan dışarı çıkarılırlar. Tanıklar, duruşmada taraflarca yapılan tartışmayı görmemeleri ve tarafsız bir şekilde olaya ilişkin beyanda bulunmalarını temin amacıyla salondan çıkarılırlar. Daha sonra tanıklık yapmak üzere isimleri okunarak salona çağrılırlar (CMK m.191/2). Tanıklar, tekrar çağrılıp dinlendikten sonra ancak mahkeme başkanı veya hâkimin izniyle duruşma salonundan ayrılabilir (CMK m.198).

Duruşmanın başlamasından hüküm verilmesine kadar duruşma akışı içerisinde sırasıyla şu işlemler yapılır:

I. Kimlik Tespiti Yapılması: Sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır.

II. İddianamenin Duruşmada Okunması: İddianame veya iddianame yerine geçen belgede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılır.

III. Sanık Haklarının Hatırlatılması: Sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu ve şu haklara sahip olduğu bildirilir:

  • Suçlandığı vakıa ve suç vasfının, yani isnadının sanığa anlatılması gerekir.

  • Sanığa sorgusunun yapılmasından önce bir avukatın hukuki yardımından yararlanma hakkı olduğu kendisine anlatılmalıdır.

  • Sanığa kovuşturma aşamasında da delil gösterme ve bu delillerin toplanmasını isteme hakkı olduğu hatırlatılmalıdır.

VI. Sanığın Sorgusunun Yapılması: Sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde, usulüne göre sorgusu yapılır. (CMK m.191/2). Sorgu, ceza muhakemesinde hem savunma hem de delil aracıdır. Sanık sorgusu yapılırken suçlamalara yanıt verir, deliller ileri sürer, bu yönüyle sorgu bir savunma aracı olarak kabul edilir. Ancak, sanığın sorgudaki beyanı aynı zamanda “beyan delili” olarak değerlendirildiğinden, sorgu bir delil aracı olarak kabul edilir. Sanığın yüzüne karşı suç ortaklarından birinin veya bir tanığın gerçeği söylemeyeceğinden endişe edilirse, mahkeme, sorgu ve dinleme sırasında o sanığın mahkeme salonundan çıkarılmasına karar verebilir. Sanık tekrar getirildiğinde, tutanaklar okunur ve gerektiğinde içeriği anlatılır. (CMK m.200).

V. Delillerin Ortaya Konulması: Sanığın sorguya çekilmesinden sonra delillerin ortaya konulmasına başlanır. Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz. Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir. (CMK m.206/1). Delillerin ortaya konulması; “belge” delilinin okunması, “beyan” delili olarak sanık, müşteki, tanık veya bilirkişinin dinlenmesi, “belirti” delili olarak ses veya görüntü kayıtları üzerinde keşif suretiyle yapılır (CMK m.206/1).

Duruşmada ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde ceza mahkemesi tarafından reddolunur:

  • Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse,
  • Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa,
  • Delil ortaya koyma istemi, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.

Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya konulmasından vazgeçilebilir. Savcı ile sanık veya avukatının delillerin ortaya konulmasından vazgeçmeye ilişkin rızası ancak ceza davasının esasına etkili olmayan hallerde mahkeme tarafından dikkate alınır.

Delilin ortaya konulması istemi, istemin veya ispat edilmek istenen olayın geç bildirilmiş olması nedeniyle mahkeme tarafından reddedilemez.

VI. Dinleme ve Okumadan Sonra Diyeceğin Sorulması: Suç ortağının, tanığın veya bilirkişinin dinlenmesinden ve herhangi bir belgenin okunmasından sonra bunlara karşı bir diyecekleri olup olmadığı katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve avukatına sorulur. (CMK m.215). Örneğin, güveni kötüye kullanma suçunun tanığı olan kişi dinlendikten sonra, şikayetçi ve sanığa veya avukatlarına ayrı ayrı söz verilerek tanık beyanına karşı diyecekleri sorulur. Ayrıca taraf avukatlarının tanığa doğrudan soru sorma hakkı vardır.

VII. Delillerin Tartışılması: Delillerin tartışılması aşaması, tüm delillerin toplanarak duruşmada okuma, dinleme veya keşif suretiyle ortaya konulmasından, tarafların her delil için ayrı ayrı diyeceklerini söylemesinden sonra başlayan bir aşamadır. Ortaya konulan delillerle ilgili tartışmada söz, sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve avukatına veya kanunî temsilcisine verilir. Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına; sanık ve avukatı ya da kanunî temsilcisi de Cumhuriyet savcısının ve katılanın veya vekilinin açıklamalarına cevap verebilir (CMK m.216). Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir. Bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez. Söz sırasına riayet edilmemesi veya sanığa son söz hakkı verilmemesi, İstinaf Mahkemesi veya Yargıtay tarafından yerel mahkeme kararının hukuka aykırı bulunması sonucunu doğuracaktır.

Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir. Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. (CMK m.217).

Delillerin tartışılması seminer videosu:

Duruşmada Hazır Bulunması Zorunlu Olanlar

Duruşmada, hükme katılacak hâkimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt kâtibinin ve kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde müdafiin (avukatın) hazır bulunması şarttır. Zorunlu müdafiilik şu hallerde söz konusudur:

  • Çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz sanıklara istemi aranmaksızın bir müdafi (avukat) görevlendirilir.

  • Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturma aşamaları için bir müdafii (avukat) görevlendirilir.

Müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi halinde duruşmaya devam edilebilir. Ancak, sanığın sorgusunun yapılması veya esas hakkında savunma yapılması gibi aşamalarda zorunlu müdafiin bulunması şarttır.

Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması, CMK m.289/1-e gereği hükmün bozulması nedenlerinden biridir.

Açık veya Kapalı Duruşma Yapma Şartları

Duruşmanın açık yapılması kural, kapalı yapılması istisnadır.

Genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde, duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına mahkemece karar verilebilir. Duruşmanın kapalı yapılmasına karar verildiği takdirde, kapalı duruşma yapılması hakkındaki gerekçeli karar ile mahkemenin son kararı (hüküm) mutlaka açık duruşmada açıklanır.

Sanık, onsekiz yaşını doldurmamış ise duruşma kapalı yapılır; hüküm de kapalı duruşmada açıklanır.

Mahkeme kapalı duruşma yapması halinde, bazı kişilerin hazır bulunmasına izin verebilir. Bu hâlde adı geçenler, duruşmanın kapalı olmasını gerektiren hususları açıklamamaları bakımından uyarılırlar ve bu husus duruşma tutanağına yazılır.

Kapalı duruşmanın içeriği hiçbir iletişim aracıyla da yayımlanamaz

Duruşmanın Sona Ermesi ve Hüküm Verilmesi

Delillerin tartışılmasından sonra duruşmanın sona erdiği taraflara açıklanır ve hüküm verilmek üzere mahkeme hakimleri müzakereye çekilir. Müzakereden sonra açık duruşmada hüküm, yani son karar açıklanır. Mahkeme son kararıyla beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararlarından birini verebilir.

  1. Beraat kararı türleri şu şekildedir (CMK m.223):

    • Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,

    • Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,

    • Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,

    • Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması

    • Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması.

  2. Sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı şu hallerde verilir:

    • Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması,

    • Yüklenen suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi,

    • Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması,

    • Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi, hallerinde, kusurunun bulunmaması.

  3. İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir:

  4. Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilir.

  5. Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, belli bir cezaya mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetin yanı sıra güvenlik tedbirine hükmolunur.

  6. Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.

  7. Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.

  8. Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.

Sanık hakkında verilen hüküm aleyhine ise hükmün niteliğine göre, itiraz, istinaf veya temyiz kanun yolllarından birine gidebilir.

Duruşma Tutanağı (Zaptı) Tutulması Zorunluluğu

Duruşma tutanağı, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli bir yazılı belgedir. Duruşma tutanağının sahte olduğu ispatlanmadığı müddetçe geçerli bir resmi belgedir. Duruşma tutanağının ispat gücü nedeniyle düzenlenmesi belli şekil koşullarına bağlanmıştır.

Duruşma için tutanak tutulur. Tutanak, mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır. Duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayda alınması halinde, bu kayıtlar vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülerek mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır. (CMK m.219).

Duruşma tutanağının başlığında şu hususlar belirtilmelidir (CMK m.220):

  • Duruşmanın yapıldığı mahkemenin adı,
  • Oturum tarihleri,
  • Hâkimin, Cumhuriyet savcısının ve zabıt kâtibinin adı ve soyadı.

Duruşma tutanağında şu hususlara yer verilir:

  • Oturumlara katılan sanığın, müdafiin, katılanın, vekilinin, kanunî temsilcisinin, bilirkişinin, tercümanın, teknik danışmanın adı ve soyadı,
  • Duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ve yargılama usulünün bütün temel kurallarına uyulduğunu gösteren unsurlar,
  • Sanık açıklamaları,
  • Tanık ifadeleri,
  • Bilirkişi ve teknik danışman açıklamaları,
  • Okunan veya okunmasından vazgeçilen belge ve yazılar,
  • İstemler, reddi halinde gerekçesi,
  • Verilen kararlar,
  • Hüküm.

Duruşmanın nasıl yapıldığı, kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ancak tutanakla ispat olunabilir. Tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebilir (CMK 222).

Duruşma tutanağının bir sureti duruşmaya katılanlara verilir.

Duruşmayı Yönetme Yetkisi ve Görevi

Bazı mahkemeler tek hakimden, bazıları ise 3 hakimden oluşmaktadır. Üç hakimli toplu mahkemelerde iki üye bir başkan bulunur. Toplu mahkemelerde üyeler duruşmanın yönetimine katılmazlar, duruşmayı mahkeme başkanı yönetir.

Mahkeme başkanı veya hâkim, duruşmayı yönetir ve sanığı sorguya çeker; delillerin ikame edilmesini sağlar.

Duruşmada ilgili olanlardan biri duruşmanın yönetimine ilişkin olarak mahkeme başkanı tarafından emrolunan bir tedbirin hukuken kabul edilemeyeceğini öne sürerse mahkeme, bu hususta bir karar verir (CMK 192).

Duruşma Düzen ve Disiplini Nasıl Sağlanır?

Duruşmanın düzeni, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından sağlanır. Mahkeme başkanı veya hâkim, duruşmanın düzenini bozan kişinin, savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla salondan çıkarılmasını emreder. Kişi dışarı çıkarılması sırasında direnç gösterir veya karışıklıklara neden olursa yakalanır ve hâkim veya mahkeme tarafından, avukatlar hariç, verilecek bir kararla derhâl dört güne kadar disiplin hapsine konulabilir. Ancak çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz. (CMK m.203)

Davranışları nedeniyle, hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşıldığında sanık, duruşma salonundan çıkarılır. Mahkeme, sanığın duruşmada hazır bulunmasını dosyanın durumuna göre savunması bakımından zorunlu görmezse, oturumu yokluğunda sürdürür ve bitirir. Ancak, sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan bir müdafi görevlendirilmesini ister. Oturuma yeniden alınmasına karar verilen sanığa, yokluğunda yapılan işlemler açıklanır (CMK m.204).

Bir kimse, duruşma sırasında bir suç işlerse, mahkeme olayı tespit eder ve bu hususta düzenleyeceği tutanağı yetkili makama gönderir; gerek görürse failin tutuklanmasına da karar verebilir (CMK 205).

Sanığın Duruşmaya Gitmemesi Halinde Ne Olur?

Kural olarak hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Duruşmada hazır bulunmak sanık açısından hem bir hak hem de bir yükümlülüktür. Bu nedenle, duruşmaya gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın duruşmaya zorla getirilmesine karar verilir. Mahkemeye gelen sanığın duruşmanın devamı süresince hazır bulunması sağlanır ve savuşmasının önüne geçmek için mahkeme gereken tedbirleri alır.

Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar, örneğin beraat kararı verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava duruşmaya gelemeyen sanığın yokluğunda bitirilebilir (CMK m.193).

Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır (CMK m.195).

Mahkeme, sanığın hazır bulunmasına ve zorla getirme kararı veya yakalama emri ile getirilmesine her zaman karar verebilir.(CMK 199)

Sanığın Duruşmadan Vareste (Bağışık) Tutulması

Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde avukat isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir. Sanık bağışık tutulduğunda duruşmaları takip etmek zorunda değildir.

Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. İstinabe, sanığın yargılamayı yapan mahkeme dışında bir mahkeme tarafından sorgulanmasıdır. Örneğin, yağma suçu alt sınırı itibariyle sanığın istinabe yoluyla dinlenmesi mümkün olamayan suçlardandır. Sorgu için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiine bildirilir. Cumhuriyet savcısı ile müdafiin sorgu sırasında hazır bulunması zorunlu değildir. Sorgusundan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur. Başka mahkemede istinabe yoluyla yapılan sorguya ilşkin sorgu tutanağı duruşmada okunur.

Hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda, aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle yurt içinde bulunan sanığın sorgusu yapılabilir veya duruşmalara katılmasına karar verilebilir.

Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastahane veya tutukevine nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir.

Yurt dışında bulunan sanığın, belirlenen duruşma tarihinde hazır bulunmasının zorluğu halinde, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe suretiyle sorgusu yapılır.

Duruşmada Anlatılması Zorunlu Belge ve Tutanaklar (CMK 209)

Mahkemeninin bir işlemi yapmak üzere kendi üyelerinden birini görevlendirmesine naip hakim atanması denilmektedir. Naip veya istinabe yoluyla sorgusu yapılan sanığa ait sorgu tutanakları, naip veya istinabe yoluyla dinlenen tanığın ifade tutanakları ile muayene ve keşif tutanakları gibi delil olarak kullanılacak belgeler ve diğer yazılar, adlî sicil özetleri ve sanığın kişisel ve ekonomik durumuna ilişkin bilgilerin yer aldığı belgeler, duruşmada anlatılır.

Sanığa veya mağdura ait kişisel verilerin yer aldığı belgelerin, açıkça istemeleri halinde, kapalı oturumda anlatılmasına mahkemece karar verilebilir. (CMK m.209).

Yukarıda açıklanan belge, yazı veya tutanakların duruşmada anlatılmaması, savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan mahkeme kararını hukuka aykırı hale getirecektir.

Duruşmada Okunmaması Gereken Belgeler (CMK 210)

Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez. Tek tanığın duruşmadan önceki ifadelerine dayanan ispat “adil yargılanma hakkı” ihlali teşkil eder.

Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi, duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz.

Duruşmada Okunmasıyla Yetinilebilecek Belgeler (CMK 211)

Aşağıdaki kişilerin dinlenmesi yerine, daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanaklar ile kendilerinin yazmış olduğu belgeler okunabilir:

  • Tanık veya sanığın suç ortağı ölmüş veya akıl hastalığına tutulmuş olur veya bulunduğu yer öğrenilemezse,
  • Tanık veya sanığın suç ortağının duruşmada hazır bulunması, hastalık, malûllük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle belli olmayan bir süre için olanaklı değilse,
  • İfadesinin önem derecesi itibarıyla tanığın duruşmada hazır bulunması gerekli sayılmıyorsa,

Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanık veya müdafii yukarıda belirtilenlerin dışında kalan tutanakların okunmasına birlikte rıza gösterebilirler.

Sanık veya Tanığın Önceki İfadelerinin Duruşmada Okunması (CMK 212, CMK 213)

Tanığın Önceki İfadesinin Okunması: Tanık, bir hususu hatırlayamadığını söylerse önceki ifadesini içeren tutanağın ilgili kısmı okunarak hatırlamasına yardım edilir. Tanığın duruşmadaki ifadesiyle önceki ifadesi arasında çelişki bulunduğunda, evvelce slınmış ifadesi okunarak çelişkinin giderilmesine çalışılır.

Sanığın Önceki İfadesinin Okunması: Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya avukatının hazır bulunduğu kolluk ifadesi tutanakları duruşmada okunabilir.

Tanığın önceki ifadesinin okunmasına ilişkin Seminer Videosu:

Rapor, belge ve diğer yazıların okunması (CMK m.214)

Bir açıklamayı ve görüşü içeren resmî belge ve diğer yazılar ve fennî muayene ve doktor raporlarının okunmasından sonra gerekli görülürse belge ve diğer yazılar veya raporda imzası bulunanlar, açıklamada bulunmak üzere duruşmaya çağrılabilirler.

Açıklama ve görüş veya rapor bir kurul tarafından verilmişse mahkeme, kurulun görüşünü açıklamak üzere görevi, üyelerden birine vermeyi kurula önerebilir.

Bilimsel görüşlere ilişkin açıklamalar şu şekilde yapılır (CMK 68):

  • Mahkeme, her zaman bilirkişinin duruşmada dinlenmesine karar verebileceği gibi, ilgililerden birinin istemesi halinde de açıklamalarda bulunmak üzere duruşmaya çağırabilir.

  • Yaptıkları açıklamalardan sonra mahkeme başkanı veya hâkim, çekilmelerine izin vermedikçe, bilirkişiler duruşma salonunda kalırlar; ancak salona teker teker alınıp birbirinden ayrı olarak dinlenmeleri zorunlu değildir.

  • Cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiin veya kanunî temsilcinin istemi üzerine bilimsel mütalaa hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenmesi hususunda da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.

Ceza Mahkemesinde Duruşma, Duruşma Tutanağı (Zaptı) ve Karar Duruşması


Duruşmaya/Mahkemeye Gitmezsem Ne Olur?

Duruşmaya/mahkemeye gidilmemesi halinde bazı yaptırımlar ortaya çıkabilir. Gidilmeyen duruşma ilk duruşma ise, mahkeme sanık veya şikayetçi hakkında ikinci duruşmaya zorla getirilme kararı verecektir. İlk iki duruşmaya da katılmama halinde, sanık hakkında yakalama kararı verilebilir.

Duruşma Yapıldı, Duruşma Evrakı Hazırlandı Ne Demek?

Duruşma yapıldı veya duruşma evrakı hazırlandı ibareleri, davetiye ile size tebliğ edilen veya başka bir ara duruşmanın yapıldığını gösteririr. Uyap Vatandaş veya E-devlet protalında görünen bu ibareler duruşmanın yapıldığını ve yeni duruşma gününün belirlendiğini gösterir.

Duruşma Tutanağı Ne Demek?

Duruşma tutanağı, duruşmada olup biten herşeyin kayıt altına alındığı bir tutanaktır. Duruşma tutanağı, duruşmaya katılanları, katılanların beyanlarını ve duruşmada yapılan işlemleri kayıt altına almak için tutulur.

Duruşma Tutanağının Aksini İspat Mümkün mü?

Duruşma tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge değerindedir. Duruşma tutanağının aksini ispat ancak tutanakta sahtecilik yapıldığını ispat etmekle mümkündür. Duruşma tutanağı duruşmanın nasıl yapıldığına dair kesin nitelikte bir delil mahiyetindedir.

Duruşma Tutanağı Nasıl Alınır?

Duruşmaya katılan herkes duruşmadan hemen sonra duruşma tutanağının bir suretini mübaşirden isteyebilir. Duruşma tutanağı mahkeme kaleminden de her zaman alınabilir. Uyap Vatandaş portal üzerinden de duruşma tutanağına erişilebilir.

Uyaptan Duruşma Zaptı Nasıl Alınır?

Uyap Vatandaş Portala girilerek ilgili dava dosyası seçildiğinde, dosyanın içinde en son evraklar arasında duruşma zaptı görünecektir.

Duruşma Tutanağının Verilmemesi Halinde Ne Yapabilirim?

Duruşma tutanağının ilgilisine verilmemesi mümkün değildir. Duruşmada verilmemesi halinde, mahkeme kaleminden istenmelidir. Talep edilmesine rağmen duruşma tutanağının verilmemesi, mahkeme görevlileri açısından görevi ihmal suçu teşkil eder.

Duruşma Ne Kadar Sürer?

Duruşma, davanın özelliğine göre 5 dakika da sürebilir 12 saat de sürebilir. Ancak, ortalama 2 tanık, 2 sanık ve 2 müştekinin dinleneceği bir duruşma en az 1 saat sürer.

Duruşma Kaç Kez Ertelenebilir?

Ceza Muhakemesi Kanunu, tek duruşmada tüm yargılanmanın bitirilmesini hedeflemiştir. Ama uygulamada çok sayıda duruşma yapılmaktadır. Duruşmanın kaç kez ertelenebileceği konusunda kesin bir kural olmadığından gerektiği kadar ertelemek hakimin takdirindedir. Ancak, tanıkların duurşmaya katılmaması ve zorla getirme kararı ile gelmeleri, sanık veya müştekinin katılım sağlamaması duruşmanın defalarca ertelenmesine neden olabilir. Bunun gibi toplanması gereken bir delil, alınması gereken bir rapor duruşmanın ertelenmesi gerekçesi olabilir. Duruşmanın gereğinden fazla ertelenmesi adil yargılanma hakkı ihlali ile sonuçlanabilir.

Duruşma Neden İptal Edilir veya Ertelenir?

Kural olarak duruşmanın iptal edilmesi şeklinde bir kavram yoktur. Duruşma hakiminin olmaması, izinde olması veya olağanüstü hallerde duruşma ertelenerek başka bir güne bırakılabilir.

Duruşmada Söz Sırası (CMK) Nasıldır?

Duruşmada söz sırası, sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve avukatına veya kanunî temsilcisine verilir.

Mahkemede Ara Duruşma Nedir?

Ara duruşma, ceza muhakemesinde kabul edilen bir terim değildir. Halk arasında “ara duruşma” deyimi birkaç anlamda kullanılmaktadır. Ara duruşma, ilk duruşma ile karar duruşması arasında yer alan duruşmaları ifade etmek üzere kullanılmaktadır.Ayrıca, tutuklu ceza davası dosyalarında iki duruşma arasında yer alan tutukluluk incelemesine de ara duruşma denilmektedir.

Ara Duruşma Ne Zaman Yapılır?

Türkiye’de ceza mahkemelerinde iki duruşma arası yaklaşık 3 aydır. Ancak tutuklu ceza davalarında tutukluluk incelemesinin 30 günde bir evrak üzerinde yapılması gerekir. 30 günlük süreler halinde yapılan incelemeye halk arasında ara duruşma denilmektedir. Örneğin, 01.03.2020 tarihinde yapılan duruşmadan 30 gün sonra, halk dilinde “ara duruşma” veya “ara mahkeme” olarak adlandırılan, tutukluluğun evrak üzerinden incelenmesi işlemi 31.03.2020 tarihinde yapılacaktır.

Karar Duruşması Nasıl Olur?

Karar duruşması, mahkemenin tarafların son sözlerini dinlediği duruşmadır. Karar duruşmasında mahkeme tanık dinleme, delil okuma vb. işlemler yapmaz. Delillerin ortaya konulması ve tartışılması aşaması son bulmuş artık son kararın verileceği aşamaya gelinmiştir.

Karar duruşması, öncelikle iddia tarafının görüşlerini sunmasıyla başlar; yani müdahil beyanda bulunduktan sonra savcılık esas hakkında mütalaa beyanında bulunur. Savunma tarafı mütalaaya karşı esas hakkında savunma yapar. Mahkeme bu şekilde tarafları dinledikten sonra, duruşmanın bittiğini açıklar ve son kararını müzakere etmek üzere çekilir. Mahkeme, müzakereden sonra son kararını açık duruşmada açıklar.


İstanbul Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Soru ve Yorumlar İçin

Hukuki sorunlara dair her türlü görüş, yorum ve sorularınızı hukuk forumu bölümüne yazabilirsiniz: Hukuk Forumu

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere hukukmakalesi@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş