0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Yakalama Nedir? (CMK 90 - CMK 98)

Yakalama, hakim veya mahkeme kararı olmadan suç şüphesi altında bulunan şahısların özgürlüklerinin geçici olarak kısıtlanmasıdır. Uygulamada yakalama kavramı, daha çok şüpheli veya sanığın alıkonulması fiili durumunu tarif etmek üzere kullanılır.

Yakalama, suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin gözaltına veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınmasını ifade eder (Yakalama, İfade Alma ve Gözaltına Alma Yönetmeliği m.4).

Yakalama, koruma tedbiri olması nedeniyle geçici niteliktedir. Koruma tedbirleri, ceza muhakemesinin sağlıklı yapılması, delillerin korunması, şüpheli veya sanığın kaçmasının engellenmesi gibi amaçlarla başvurulan muhakeme tedbirleridir. Yakalamada koruma tedbirlerine başvurulmasındaki genel amaçların yanı sıra, kişiyi gözaltına alma veya tutuklama amaçlarının gerçekleşmesinde bir araç olarak kullanılması fikri vardır.

Adli Yakalama İşlemini Kimler Yapabilir? (CMK 90)

Vatandaş Tarafından Yapılan Yakalama: Adli yakalama, suç işlemesinden sonra kişinin yakalanmasıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre resmi görevi olsun olmasın aşağıdaki koşullardan biri varsa herkes (her vatandaş) adli yakalama yapabilir (CMK md. 90/1):

  • a) Kişiye suçu işlerken rastlanması,

  • b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması.

Bu bentte sayılan yakalama işleminin yapılabilmesi için, suçun teşebbüs aşamasında kalmış veya tamamlanmış olmasının hiçbir önemi yoktur.

Kolluk Görevlilerince Yapılan Yakalama İşlemi: Suçüstü hallerinde herkes gibi kolluğun da yakalama işlemi yapma yetkisi olduğundan kuşku yoktur. Kolluk görevlileri, ayrıca tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, her zaman yakalama yetkisine sahiptirler (CMK m.90/2).

Kolluk (polis, jandarma vs.) görevlileri, aşağıdaki hallerde doğrudan yakalama yapma yetkisine sahiptir (Yönetmelik, m.5):

  • Gecikmesinde sakınca bulunan ve Cumhuriyet savcısına veya derhâl âmirlerine müracaat imkânı olmayan hâllerde; hakkında yakalama emri düzenlenmesi veya tutuklama kararı verilmesi gereken kişileri ya da suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan diğer hâllerde suç işlendiğine veya suça teşebbüs edildiğine dair haklarında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan şüphelileri,

  • Kolluk kuvvetinin kanun ve usul dairesinde verdiği emre itaatsizlik edenleri ve aldığı tedbirlere uymayanları,

  • Görev yaparken mukavemette bulunan veya görevinden alıkoymak maksadıyla kolluk kuvvetine zorla karşı koyan ve yakalanmadıkları taktirde hareketlerine devam etmeleri ihtimali bulunan kişileri,

  • Haklarında yetkili mercilerce verilen yakalama emri, yakalama ve tutuklama kararı bulunanları veya kanunla istenilen bir mükellefiyeti yerine getirmedikleri için yakalanması gerekenleri,

  • Uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri alan, satan, bulunduran veya kullananları,

  • Halkın rahatını bozacak veya rezalet çıkaracak derecede sarhoş olanları veya sarhoşluk hâlinde başkalarına saldıranları,

  • Halkın huzur ve sükûnunu bozanlardan, yapılan uyarılara rağmen bu hareketlerine devam edenlerle, başkalarına saldırıya yeltenenleri ve kavga edenleri,

  • Bir kurumda tedavi, eğitim ve ıslahı için kanunlarla belirtilen esaslara uygun olarak, alınan tedbirlerin yerine getirilmesi amacıyla toplum için tehlike teşkil eden akıl hastası, uyuşturucu ve uyarıcı madde veya alkol tutkunu, serseri veya hastalık bulaştırabilecek kişileri,

  • Haklarında mahkemece çocuk bakım ve yetiştirme yurtlarına veya benzeri resmî veya özel kurumlara yerleştirilmesine veya yetkili merci önüne çıkarılmasına karar verilen çocukları,

  • Usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren veya hakkında sınır dışı etme veya geri verme kararı alınan kişileri,

yakalayabilir.

Kimliğini bir belgeyle veya kolluk kuvvetince tanınmış veya güvenilir kişilerin tanıklığı ile ispat edemeyenlerle, gösterdikleri belgelerin doğruluğundan şüphe edilen kişileri, aranan kişilerden olup olmadıkları anlaşılıncaya veya gerçek kimliği ortaya çıkıncaya kadar yirmidört saati geçmemek üzere, yakalama ve muhafaza altına almaya yetkilidir. Bu kişilere kimliklerini ispatlamaları hususunda gerekli kolaylık gösterilir.

Şikayete Bağlı Suçlarda Yakalama

Takibi şikayete tabi suçlar, müşteki tarafından şikayet hakkı kullanılmadıkça soruşturulamayan suçlardır. Takibi şikayete bağlı suçlarda hiç kimse yakalama işlemi yapamaz. Örneğin, basit hakaret suçu işlenmesi halinde ne kolluk ne de herhangi bir vatandaş hakaret edeni yakalama hak ve yetkisine sahiptir.

Çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı suçüstü hallerinde, işlenen suçun soruşturması ve kovuşturması şikâyete bağlı olsa da, kişinin yakalanması şikâyete bağlı değildir. Bu hallerde şikayet koşulu aranmadan yakalama işlemi herkes tarafından yapılabilir. (CMK m.90/3)

Yakalama İşlemi Çeşitleri Nelerdir?

1. Müzekkeresiz Yakalama: Bu yakalama şekli fiili durumdan kaynaklanan suç şüphesi altındaki kişinin özgürlüğünün kısıtlanması ihtiyacı nedeniyle yapılan bir yakalamadır (CMK m.90/1-2). Kolluk (polis, jandarma) veya herhangi bir vatandaş tarafından şüphelinin fiilen yakalanması halini ifade etmek üzere müzekkeresiz yakalama kavramı kullanılır.

2. Müzekkereli Yakalama (Yakalama Emri veya Kararı): Müzekkereli yakalama ise kural olarak çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli veya sanık hakkında yakalama emri çıkarılarak yapılan yakalamadır. (CMK m.98).

  • Sulh Ceza Hakimliği Müzekkeresi: Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir. (CMK m.98/1).

  • Savcılık veya Kolluğun Yakalama Emri: Yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilirler.(CMK m.98/2).

  • Mahkemenin Yakalama Emri: Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri re’sen veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafından düzenlenir.(CMK m.98/3).Mahkeme, sanığın yakalama emriyle getirilmesine her zaman karar verebilir (CMK m.199).

  • Kaçak Hakkında Yakalama Emri: Kaçak, hakkındaki soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişidir (CMK m.247/1). Kaçak hakkında tutuklamaya ilişkin genel hükümler gereğince, sulh ceza hâkimi veya mahkeme tarafından yokluğunda tutuklama kararı verilebilir (CMK m.248/5).

Yakalanan Kişinin Mahkemeye Götürülme Süresi (CMK 94)

Hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine soruşturma veya kovuşturma evresinde yakalanan kişi, en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır. (CMK m.94/1).

Yakalanan kişi, en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılamıyorsa, aynı süre içinde yakalandığı yer adliyesinde, mevcut değil ise en yakın adliyede kurulu sesli ve görüntülü iletişim sisteminin kullanılması suretiyle yetkili hâkim veya mahkeme tarafından bu kişinin sorgusu yapılır veya ifadesi alınır (CMK m.94/2).

Yakalamaya, Yakalama Kararı veya Emrine İtiraz Hakkı (CMK 91/5)

Yakalama, kişi özgürlüğüne müdahale eden bir koruma tedbiri olduğundan yakalanan kişi veya bazı yakınlarının yakalamaya itiraz hakkı vardır.

Kovuşturma Aşaması: Kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından çıkarılan yakalama emri yargılanan sanığın özgürlüğünü sınırlayan bir koruma tedbiridir. Sanığın yakalamaya ilişkin mahkeme kararına itiraz hakkı vardır. İtiraz hakkı konusunda genel hükümler uygulanır.

Soruşturma Aşaması: Soruşturma aşamasında yakalama işlemine karşı derhal serbest bırakılmayı sağlamak üzere şu kişiler itiraz edebilir (CMK m.91/5):

  • Yakalanan kişi,
  • Yakalananın müdafii (avukatı),
  • Yakalananın kanunî temsilcisi (Örneğin, yaş küçüklüğü) nedeniyle anne/baba veya vesayet halinde vasi).
  • Yakalananın eşi,
  • Yakalananın birinci veya ikinci derecede kan hısımı (anne, baba, kardeş, nine, dede, torun) hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine itiraz edebilir.

Sulh ceza hâkimi yakalamaya itiraz üzerine incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet 24 saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalama işleminin yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da yakalanan kişinin derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilir.

Tutuklamaya Yönelik Yakalama Kararı: Uygulamada, soruşturma veya kovuşturma aşamasında şüpheli veya sanığın gıyabında (yokluğunda) “tutuklamaya yönelik yakalama kararı” vermektedir. Karar, şüpheli veya sanığın yokluğunda verildiği gibi kararda itiraz hakkına ilişkin kanun yolu çoğu zaman gösterilmemektedir. Hukuki niteliği itibariyle bir koruma tedbiri olan “tutuklamaya yönelik yakalama kararı”na ilgilisinin itiraz hakkı vardır. İtiraz hakkı, CMK m.267 ve devamında düzenlenen itiraz kanun yolunun genel ilkeleri doğrultusunda kullanılır.

Yakalanan Kişiye Kelepçe Takılması Şartları

Yakalanarak bir yerden diğer bir yere nakledilen kişilere kelepçe takılması hukuken zorunlu değildir.

Yakalandıktan sonra adliyeye veya başka bir yere nakledilen şüphelilere şu hallerde kelepçe takılır:

  • Kaçacaklarına ilişkin belirti olması,
  • Kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin varlığı hâllerinde kelepçe takılabilir. (CMK m.93).

Yakalama Nasıl Yapılır? Yakalanan Kişinin Hakları Nelerdir?

Yakalanan kişinin kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önlemek amacıyla kaba üst araması yapılarak, silâh ve bunun gibi unsurlardan arındırılması sağlanır (Yönetmelik m.6).

Yakalama sırasında suçun iz, emare, eser ve delillerinin yok edilmesini veya bozulmasını önleyecek tedbirler alınır.

Yakalanan kişiye, suç ayrımı gözetilmeksizin yakalama sebebi ve hakkındaki iddialar ile susma ve müdafiden yararlanma, yakalanmaya itiraz etme hakları ile diğer kanunî hakları ve itiraz hakkını nasıl kullanacağı, herhâlde yazılı, bunun hemen mümkün olmaması hâlinde sözlü olarak derhâl bildirilir.

Kolluk kuvveti tarafından yapılan yakalama hâlinde işlem, yakalanan kişi ve uygulanan tedbirler derhâl Cumhuriyet savcısına bildirilir.

Yakalamadan ve gözaltı süresinin uzatılması savcılık emrinden, yakalananın bir yakınına veya belirlediği bir kişiye Cumhuriyet savcısının emriyle gecikmeksizin haber verilir.

Yakalama işlemi bir tutanağa bağlanır. Bu tutanağa yakalananın, hangi suç nedeniyle, hangi koşullarda, hangi yer ve zamanda yakalandığı, yakalamayı kimlerin yaptığı, hangi kolluk mensubunca tespit edildiği, haklarının tam olarak anlatıldığı açıkça yazılır, bu tutanağın bir sureti yakalanan kişiye verilir. Bu kişiye ayrıca haklarının yazılı olarak bildirildiğini ve kendisi tarafından da bu hususun anlaşıldığını belirten “Yakalama ve Gözaltına Alma Tutanağı Şüpheli ve Sanık Hakları Formu” tanzim edilerek imzalı bir örneği verilir.

Suç işlerken rastlanması veya suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması ihtimalinin bulunması veya hemen kimliğini belirleme imkânının bulunmaması nedeniyle başkaları tarafından yakalanıp kolluk görevlilerine teslim edilen veya bu hâllerde kolluk görevlilerince yakalanan ya da haklarında tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma imkânı bulunmaması sebebiyle kolluk görevlilerince yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek, emri doğrultusunda işlem yapılır. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen sözlü emir, en kısa zamanda yazılı hâle dönüştürülerek mümkün olması hâlinde en seri iletişim vasıtasıyla ilgili kolluğa bildirilir; aksi hâlde ilgili kolluk görevlilerince alınmasına hazır edilir. Ancak, kolluk görevlisi emrin yazılı hâle getirilmesini beklemeden sözlü emrin gereğini yerine getirir.

Yakalanan kişi, Cumhuriyet savcısının emri ile serbest bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınır.

Muhafaza altına alınmak amacıyla yakalanan kişiler hakkında da bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulandıktan sonra, yakalama sebebi, yakalamaya itiraz etme hakkı ve bu hakkı nasıl kullanılacağı derhâl bildirilir. Bu kişilerden ıslah veya tedavi kurumuna götürülmesi gerekenlerin ilgili kurumlarca teslim alınmaları sağlanır. Teslim alınmaması hâlinde, durum bir tutanakla tespit edilir ve tutanağın bir sureti mülkî amire gönderilir (Yönetmelik m.6).

Yakalananın Yakınlarına Haber Verme Hakkı (Yön. m.8)

Yakalanan kişinin; yakalandığı, gözaltına alındığı veya gözaltı süresinin uzatıldığı Cumhuriyet savcısının emriyle gecikmeksizin bir yakınına veya belirlediği bir kişiye haber verilir.

Yakınlarına haber verme işlemi şu şekillerde yapılır:

  • Kendisi ile birlikte bir kişi varsa bu kişi vasıtasıyla,

  • Suçun işlendiği veya yakalandığı yerde ikâmet ediyorsa ve haber vereceği yakınının telefon numarasını biliyorsa ya da kolluk vasıtasıyla sair suretle tespit edilebiliyorsa, telefon ile,

  • Haber vereceği yakınının telefon numarasını bilmiyorsa ilgili yer kolluğu vasıtasıyla,

  • Konutu suç yeri dışında ise telefonla veya kişinin adresinin bulunduğu yerle ilişki kurulmak suretiyle.

Yakalanan veya gözaltına alınan kişi yabancı ise, yazılı olarak karşı çıkmaması hâlinde, durumu vatandaşı olduğu ülkenin büyükelçiliği veya konsolosluğuna haber verilir.

Kişi muhafaza altına alınmışsa, muhafaza altına alınmak amacıyla kişinin yakalandığı, istediği kanunî yakınlarına derhâl bildirilir.

Yakalanan Kişinin Sağlık Kontrolü ve Hakları

Yakalanan kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanılarak yakalanması hâllerinde hekim kontrolünden geçirilerek yakalanma anındaki sağlık durumu belirlenir.

Gözaltına alınan kişinin herhangi bir nedenle yerinin değiştirilmesi, gözaltı süresinin uzatılması, serbest bırakılması veya adlî mercilere sevk edilmesi işlemlerinden önce de sağlık durumu hekim raporu ile tespit edilir.

Gözaltına alınanlardan herhangi bir nedenle sağlık durumu bozulanlar ile sağlık durumundan şüphe edilenler, derhâl hekim kontrolünden geçirilerek gerekiyorsa tedavileri yaptırılır. Bu durumdaki kişilerden kronik bir rahatsızlığı olanların, istekleri hâlinde varsa kendi hekimi nezaretinde resmî hekim tarafından muayene ve tedavi edilmeleri sağlanır.

Gözaltına alınan kişinin ifadesini alan veya soruşturmayı yürüten kolluk görevlisi ile bu kişiyi tıbbî muayeneye götüren kolluk görevlisinin farklı olması zorunludur. Ancak personel yetersizliği nedeniyle farklı kolluk görevlisinin bulunmaması hâlinde bu durum belgelendirilir.

Tıbbî muayene, kontrol ve tedavi, adlî tıp kurumu veya resmî sağlık kuruluşlarınca yapılır.

Hekim raporu üç nüsha hâlinde düzenlenir. Kolluk görevlileri tarafından, hekim raporunu verecek birime, yakalananın nezarethaneye giriş raporu mu, yoksa çıkış raporu için mi getirildiği yazılı olarak bildirilir.

Yakalama veya nezarethaneye giriş raporunun bir nüshası raporu tanzim eden sağlık kuruluşunda saklanır, ikinci nüshası gözaltına alınana, üçüncü nüsha ise soruşturma dosyasına eklenmek üzere ilgili kolluk görevlisine verilir.

Gözaltı süresinin uzatılması veya yer değişikliği ya da nezarethaneden çıkış sırasında düzenlenen hekim raporlarından; bir nüshası sağlık kuruluşunda saklanır, iki nüshası ise raporu düzenleyen sağlık kuruluşunca kapalı ve mühürlü bir zarf içerisinde ilgili Cumhuriyet başsavcılığına en seri şekilde gönderilir. Bunlardan bir nüshası Cumhuriyet savcısı tarafından gözaltına alınanın kendisine veya vekiline verilir, bir nüshası ise soruşturma dosyasına eklenir. Bu raporların düzenlenmesinde ve Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 157 nci maddesinde belirtilen gizlilik kurallarına uyulur ve bu amaçla gerekli tedbirler ilgili sağlık kuruluşunca alınır.

Hekim muayene esnasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 94 üncü maddesinde belirtilen işkence, 95 inci maddesinde belirtilen neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence ve 96 ncı maddesinde belirtilen eziyet suçlarının işlendiği yolunda herhangi bir bulguya rastlaması hâlinde, keyfiyeti derhâl Cumhuriyet savcısına bildirir. Bu durumda Ceza Muhakemesinde Beden Muayenesi, Genetik İncelemeler ve Fizik Kimliğin Tespiti Hakkında Yönetmeliğin 7 ve 8 inci maddesine göre işlem yapılır.

Hekim ile muayene edilen şahsın yalnız kalmaları, muayenenin hekim hasta ilişkisi çerçevesinde yapılması esastır. Ancak, hekim kişisel güvenlik endişesini ileri sürerek muayenenin kolluk görevlisinin gözetiminde yapılmasını isteyebilir. Bu istek belgelendirilerek yerine getirilir. Bu durumda gözaltına alınan kişinin talebi hâlinde müdafiî de muayene sırasında gecikmeye neden olmamak kaydıyla hazır bulunabilir.

Kadının muayenesi, talebi hâlinde ve olanaklar elverdiğinde bir kadın hekim tarafından yapılır. Muayene edilecek kadının talebine rağmen kadın hekimin bulunmaması halinde, muayene sırasında hekim ile birlikte sağlık mesleği mensubu bir kadın personelin bulundurulmasına özen gösterilir.

Yakalanan Kişi Nezarethaneye Konulmadan Önce Güvenlik araması

Gözaltı birimine getirilen kişi hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:

  • Nezarethaneye veya zorunlu hâllerde bu amaca tahsis edilen yerlere konulmadan önce usulünce aranır. Kadının üst veya vücudunun aranması, bir kadın görevli veya bu amaçla görevlendirilecek diğer bir kadın tarafından yapılır.

  • Kendisine zarar verebilecek kemer, kravat, ip, kesici ve delici alet gibi nesnelerden arındırılır.

  • Üzerinden çıkan eşya ve para muhafaza altına alınır. Paranın nev’i, seri numarası ve miktarı, eşyanın vasıfları ve markasını belirten bir tutanak düzenlenir ve bu tutanağın bir sureti üstü aranan kişiye verilir.

Yakalama İşlemi, Yakalama Kararı veya Emrine Dair Sorular


Yakalama Kararının Kaldırılması Nedir?

Yakalama kararının kaldırılması, hakkında yakalama işlemi yapılan kişinin serbest bırakılmasıdır. Yakalama kararının kaldırılması ile kişi hangi aşamada olursa olsun serbest bırakılır.

Kolluk (polis, jandarma) aşamasında yakalanan kişi nezarethanedeyse, nezarethaneden çıkarılark serbest bırakılır. Savcılık veya mahkemedeyse adliyede serbest bırakılır.

Yakalama Kararı Nasıl Kaldırılır?

Yakalama kararı veya emrine yakalanan kişinin veya bazı yakınlarının itiraz ederek hakkı vardır. İtiraz hakkı kullanılarak yakalama kararı veya emri kaldırılabilir. İtiraz hakkı kullanıldığında itirazı incelemeye yetkili mercii yakalama işleminin yerinde olup olmadığını denetler.

Yakalama kararının kaldırılması talebi, yetkili mahkeme tarafından yerinde görüldüğünde yakalama kararı kaldırılır. Yakalama işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varan mahkeme yakalanan kişiyi serbest bırakır.

Yakalama Kararı veya Emri Kaç Günde Çıkar?

Yakalama kararı çıkarılmasının bir standart süresi yoktur. Ancak, kovuşturmada, yani mahkeme aşamasında ilk duruşmada sanığa davetiye gönderilmekte, davetiye tebliğine rağmen gelmeyen sanık hakkında ikinci duruşmada zorla getirme kararı verilmekte, üçüncü duruşmada ise yakalama kararı çıkarılmaktadır. Aynı usul, soruşturma aşamasında savcılık tarafından da uygulanmaktadır. Bazen suçun niteliği ve kaçma şüphesi, delillerin karartılması vb. nedenlerle doğrudan da yakalama kararı çıkarılabilmektedir.

Yakalama Kararı Nerelerde Görülür?

Yakalama kararı, adli sicil kaydında görülemez. Çünkü, yakalama kararı yargılama neticesinde kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanmamaktadır.

Yakalama kararı, GBT’de görülür. UYAP sistemine işlendiği için kişinin hakkında yakalama kararı olduğunu tüm adli ve kolluk birimleri tarafından görülebilir.

Mahkemeden Çıkan Yakalama Kararı Ne Zaman GBT’ye Düşer?

Mahkemeden çıkan yakalama kararı derhal GBT’ye düşer. Mahkemeden çıkan yakalama kararı, mahkeme kalemi tarafından duruşmadan hemen sonra sisteme işlenir. Böylece yakalama kararı derhal GBT’ye işlenmiş olur.

Yakalama Kararı veya Emri Nasıl Öğrenilir?

Mahkemede süren bir yargılama söz konusu ise, kişi hakkında yakalama kararı bulunup bulunmadığı, ilgili mahkeme dosyasının incelenmesiyle anlaşılabilir. Hakkında yakalama emri olanlar, mahkeme dosyasını avukatları aracılığıyla her zaman inceleyebilirler.

Soruşturma aşamasında ise savcılık soruşturma dosyası incelenerek şüpheli hakkında yakalama kararı olup olmadığı öğrenilir.

Yakalama Kararı Nasıl Düşer?

Yakalama kararını veren savcılık, hakimlik veya mahkemenin kararı geri almasıyla yakalama kararı da kayıtlardan düşer. Kişi hakkındaki yakalama kararı aşağıdaki hallerde de kayıtlardan düşer:

  • Kişinin yakalanması,
  • Yakalanmadığı halde hakkında yapılan soruşturma neticesinde takipsizlik kararı (kovuşturmaya yer olmadığına dair karar - kyok) verilmesi,
  • Sanık hakkında beraat kararı verilmesi, kamu davasının düşmesi veya reddi.

Yakalama Kararı E-Devlette Görünür mü?

Yakalama kararı, e-devlette görünmez. Ancak, e-devlet şifresiyle girilen UYAP vatandaş portalında mahkeme dosyalarının içine girilerek yargılanan kişi hakkında yakalama kararı olup olmadığı görülebilir. Soruşturma aşamasındaki yakalama emri hiçbir surette e-devlet veya Uyap vatandaş üzerinde görülemez.


İstanbul Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Soru ve Yorumlar İçin

Hukuki sorunlara dair her türlü görüş, yorum ve sorularınızı hukuk forumu bölümüne yazabilirsiniz: Hukuk Forumu

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere hukukmakalesi@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş