0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

İstinaf Kanun Yolu Nedir?

İstinaf, ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kararların hem olay yönünden hem de hukuki yönden üst dereceli mahkeme tarafından denetlenmesidir. İstinaf kanun yoluna başvurulduğunda ceza davası veya hukuk dava dosyası üst dereceli İstinaf Mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) tarafından ikinci kere incelenerek yerel mahkemenin kararı denetlenir.

İstinaf Mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) tarafından istinaf incelemesi sonucunda verilen karara karşı da koşulları varsa, temyiz incelemesi için Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılabilir. Böylece üç dereceli bir inceleme sistemi kurularak hukuk veya ceza davası neticesinde verilen kararın yeterince denetlenmesi sağlanmak istenmiştir.

“Ceza Davası İstinaf Kanun Yolu” başvuru şartları Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK), bu yazımızın konusu olan hukuk davaları için istinaf kanun yolu başvuru şartları ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) düzenlenmiştir.

İstinaf Mahkemesine Nasıl Başvurulur?

Davasız yargılama olmaz ilkesi gereği, istinaf incelemesi için mutlaka bir istinaf başvurusu yapılmış olması gerekir. İlk derece mahkemesi bir hükmü kendiliğinden istinaf incelemesi için istinaf mahkemesine göndermez.

İstinaf başvurusu, kararı veren yerel mahkemeye bir istinaf dilekçesi verilerek yapılabilir. Ayrıca, kararı veren mahkemenin katibine beyanda bulunularak da istinaf başvurusu yapılabilir. Kararı veren ilk derece mahkemesinin katibine beyanda bulunulduğunda, katip istinaf başvurusu talebini bir tutanağa bağlar ve tutanak hakim tarafından onaylanarak istinaf başvurusu alınmış olur.

Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Başvuru Süresi

İstinaf başvuru süresinin başlaması için hükmün usulüne uygun bir şekilde taraflara tebliğ veya tefhim edilmesi gerekir. Usulüne uygun yapılmayan tefhim (duruşmada hazır olan tarafa kararı bildirme) veya tebliğ, istinaf başvuru süresinin işlemeye başlamasını engeller.

Hukuk davası için istinaf başvuru süresi, hükmün usulüne uygun tebliği veya tefhiminden itibaren iki haftadır (HMK md. 345).

İstinaf Kanun Yolu ile Temyiz Kanun Yolu Arasındaki Fark Nedir?

İstinaf kanun yoluna başvurulduğunda, istinaf mahkemesi (bölge adliye mahkemesi) dava ile ilgili hem vakıaları el alır hem de hukuki denetim yapar. Yani, istinaf mahkemesi yerel mahkeme tarafından toplanmamış bir delili toplayabilir, yeniden tanık dinleyebilir veya keşif yapabilir. İstinaf mahkemesi, hukuk veya ceza dava dosyasında mevcut olan ve topladığı diğer tüm delillerle birlikte hukuki denetim de yaparak istinaf incelemesi netcesinde kararını verir.

Temyiz incelemesi ise, Yargıtay’ın istinaf mahkemesi tarafından verilen kararı sadece hukuki yönden denetlemesi anlamına gelmektedir. Yargıtay, temyiz incelemesi ile kanunun olaya doğru uygulanıp uygulanmadığını denetler. Yani, yargıtay ilgili kanun maddelerinin dosyadaki delillerle oluşan maddi vakıaya yerinde uygulanıp uygulanmadığı yönünde hukuki bir denetim yapar. Yargıtay temyiz incelemesi aşamasında delil toplayamaz, tanık dinleyemez, keşif yapamaz.

İstinaf mahkemesi, istinaf incelemesi ile yeniden bir karar verir. Teknik açıdan yerel mahkeme kararının bozulması veya onanması söz konusu değildir. İstinaf mahkemesi, hukuk veya ceza davasını yeniden ele alarak yeni bir karar verir. Temyiz incelemesi ile Yargıtay, istinaf mahkemesi kararını sadece hukuki yönden değerlendirerek onama veya bozma kararı verir. Yargıtay, istinaf mahkemesi tarafından verilen kararı bozduğunda, yeni bir karar verilmek üzere dava dosyasını geri gönderir.

Hemen belirtmek gerekir ki, istinaf ve temyiz olağan kanun yolları olduğundan, hukuk davası için “karar düzeltme” kanun yolu ortadan kalkmıştır.

Hukuk Davası İçin İstinaf Mahkemesi’ne Başvuru Şartları

Hukuk davaları için istinaf kanun yoluna başvuru şartları HMK md. 341’de düzenlenmiştir. İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Buna göre;

  • İlk derece hukuk mahkemelerinin, miktar veya değeri 3.000 TL’yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararları kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf kanun yoluna başvurulabilir (HMK md. 341/2).

  • Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda 3.000 TL’lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir (HMK md. 341/3).

  • Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 3000 TL’yi geçmeyen taraf, istinaf kanun yoluna başvuramaz (HMK md. 341/4.

  • Kural olarak yerel mahkemelerin verdiği ara kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılamaz. Ancak, bu ara kararları da son karar aleyhine istinaf başvurusu yapılması halinde istinaf incelenmesinde hüküm ile birlikte denetlenir.

  • İhtiyati haciz, ihtiyati tedbir birer ara karar olmasına rağmen bu ara kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir (HMK md. 341/1).

İstinaf dilekçesinde istinaf sebebi ve gerekçesi mutlaka açıklanmalıdır (HMK md. 342/2). Çünkü, istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeple sınırlı olmak üzere yapılır. İstinaf mahkemesi, ancak kamu düzenini ilgilendiren bir durum varsa kendiliğinden inceleme yapabilir (HMK md. 355). Kamu düzenine ilişkin hususları taraflar da her zaman ileri sürebilirler.

İstinaf başvurusu süresini kaçıran veya istinafa başvuru hakkı olmayan taraf, diğer tarafın istinaf başvurusu üzerine, iki hafta içerisinde vereceği cevap dilekçesi ile katılma yoluyla istinaf başvurusu yapabilir. Ancak, istinaf yoluna asıl başvuran kişi bu isteminden vazgeçerse veya bölge adliye mahkemesi istinaf istemini esasa girmeden reddederse katılma yolu ile istinafa başvuran kişinin de talebi reddedilmiş olur (HMK md. 349).

Hukuk davası istinaf incelemesi şu aşmalardan oluşur:

  • Ön İnceleme Aşaması: Bölge adliye mahkemesi, esasa girmeden önce hukuk dava dosyası üzerinden ön inceleme yapar. Ön inceleme neticesinde gerekli şartlar varsa davanın esası ile ilgili incelemeye geçecektir. İstinaf mahkemesi, aleyhine istinaf başvurusu yapılan kararın kesin bir karar olup olmadığı, başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı, dilekçenin asgari şartlara sahip olup olmadığı, harç ve giderlerinin usulüne uygun yatırılıp yatırılmadığını inceler. Kamu düzenini ilgilendiren nedenler yoksa, istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde istinaf sebebi ve gerekçesi gösterilmelidir. İstinaf mahkemesi, istinaf başvuru dilekçesinde istinaf sebebi ve gerekçesinin gösterip gösterilmediğini ön inceleme aşamasında değerlendirir. Şartlar yerine getirilmemişse istinaf başvurusu esasa girilmeden reddedilir. Eksiklik bulunmayan dosya istinaf incelemesine alınır (HMk md. 352).

  • Esastan İstinaf İncelemesi Aşaması: İstinaf başvurusu yoluyla bölge adliyesi mahkemesine getirilen dosyanın ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra, inceleme mahkeme heyetince veya görevlendirilecek üye tarafından yapılabilir. İstinaf incelemesinin heyet veya üye tarafından yapılacağına, dava dosyasının özelliğine göre bölge adliye mahkemesi ilgili hukuk dairesi tarafından karar verilecektir (HMK md. 354). Bölge adliye mahkemesi, esastan incelemeyi kural olarak istinaf başvurusundaki sebeplere bağlı olarak yapar (HMK md. 354). Mahkeme, kamu düzenini ilgilendiren hallerde kendiliğinden de istinaf incelemesi yapabilir. İlk derece mahkemesinin açıkça hatalı ve yeniden duruşma yapılmasına gerek olmayan kararlarına ilişkin istinaf incelemesi dosya üzerinden duruşma açılmadan yapılır.

  • Esastan İstinaf İncelemesi ve Duruşma: Kural olarak her türlü istinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmalıdır (HMK md. 356). İstinaf başvurusu yapsın veya yapmasına davanın tarafı olan herkes duruşmaya davet edilerek savunma hakkı tanınmalıdır. Duruşma davetiyesine mazeretsiz gelmemenin sonuçları yazılmalı, tarafların mazereti varsa duruşma başka bir güne bırakılmalıdır.

Hukuk Davası İstinaf İncelemesine Konu Olamayacak İşler

HMK’nın kabul ettiği istinaf incelemesi sistemi “dar istinaf sistemi” olarak nitelendirilmektedir. Bu nedenle, bölge adliye mahkemesi istinaf incelemesi yaparken ilk derece mahkemesinin yaptığı gibi bir vakıa incelemesi ve yargılama yapamaz. Aşağıdaki hususlar hukuk davasının istinaf incelemesinde ileri sürülemez:

İstinaf Aşamasında Yeni Vakıalar İleri Sürülemez

İlk derece mahkemesinde usulüne uygun bir şekilde ileri sürülmeyen vakıalar, istinaf incelemesini yapacak olan bölge adliye mahkemesi önünde de ileri sürülemez. Karşı tarafın muvafakati veya ıslah dahi yeni vakıa ileri sürme imkanı vermez. Yerel mahkemede ileri sürülmeyen vakıaların bölge adliye mahkemesinde ileri sürülememesi kuralı temel kural olmakla birlikte birkaç istisnası mevcuttur. Kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda (örneğin, aile mahkemesinin görev alanına giren davalarda), kamu düzenine ilişkin hususlar, ilk derecede yargılama yapılırken mevcut olmayıp istinaf aşamasında ortaya çıkan vakıalar, yerel mahkemede ileri sürülmese bile istinaf incelemesine konu edilebilirler.

İstinaf Aşamasında Yeni Deliller İleri Sürülemez

Yerel mahkemedeki yargılamada dayanılmayan delillere istinaf mahkemesindeki incelemede de artık dayanılmaz. Ancak, yerel mahkemede usulüne uygun bir şekilde gösterilen, ama yerel mahkemece reddedilen delillere istinaf mahkemesindeki inceleme sırasında da dayanılabilir. Zorunlu haller (mücbir sebepler) nedeniyle yerel mahkemede gösterilemeyen delillere istinaf mahkemesindeki incelemede dayanılabilir.

İstinaf Aşamasında Islah, Davaya Müdahale, Birleştirme, Ayırma

  • Islah, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmesi gereken usuli bir araçtır. İstinaf mahkemesinde ıslah yapılamaz.
  • İstinaf mahkemesinde karşı dava açılamaz, çünkü istinaf incelemesi açılmış bir dava ile ilgili yerel mahkemenin vermiş olduğu karar ile ilgilidir.
  • İlk derece mahkemesinde birleştirilmeyen davalar, bölge adliye mahkemesinde istinaf aşamasında birleştirilemez.
  • Bölge adliye mahkemesinin istinaf incelemesi sırasında “davaya müdahale” talebinde bulunulamaz.

İstinaf Aşamasında İddia ve Savunmanın Değiştirilmesi veya Genişletilmesi Yasaktır

İstinaf kanun yolu, daha önce açılmış davanın sınırları çerçevesinde, üst derece mahkemesinde yeni bir yargılama yapılması imkanı verir. Taraflar, ilk derece mahkemesi aşamasında iddia ve savunmalarını ortaya koymuşlardır. Daha önce ileri sürülen iddia ve savunmaya ilişkin talep sonucu istinaf incelemesi sırasında değiştirilemez veya genişletilemez. İstinaf incelemesinde talep arttırılamaz, ancak talebin azaltılması mümkündür.

İstinaf Mahkemesinin İstinaf İncelemesi Neticesinde Verilebilecek Kararlar

İstinaf mahkemesi önüne gelen davanın tahkikatı yapıldıktan sonra karar verme aşamasına geçilecektir. İstinaf mahkemesine yapılan istinaf başvurusu hukuki niteliği itibariyle bir davadır. Ancak, istinaf başvurusu ile açılan bu davanın şartları ve sınırları HMK (Hukuk Muhakemeleri Kanunu) ile yukarıda açıkladığınız şekilde çizilmiştir. Bölge adliye mahkemesi (istinaf mahkemesi), hüküm verirken hem önüne gelen uyuşmazlığı (davayı) çözmeye çalışmalı hem de üst bir mahkeme olması nedeniyle içtihat oluşturacak şekilde karar vermelidir.

İstinaf mahkemesi istinaf incelemesi neticesinde şu kararları verebilir:

Yerel Mahkeme Kararının Esası İncelenmeden Kaldırılması ve Dosyanın Geri Gönderilmesi (HMK md. 353/1)

İstinaf mahkemesi, usuli bazı nedenler varsa istinaf başvurusunun esasını incelemeden yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verebilir (HMK md. 353/1-a). İstinaf mahkemesi şu usuli gerekçelerle istinaf başvurusunun esasını incelemeden gönderme kararı verebilir: a-) Haklı bir hakimin reddi sebebi ileri sürülmesine veya hakimin davaya bakmasının yasak olduğu hallerin bulunmasına rağmen hakimin davaya bakması, b-) Görev ve yetki sorunu bulunması, b-) Yerel mahkemenin usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi, c-) Usule aykırı olarak davaların birleştirilmesine, ayrılmasına veya mercii tayinine karar verilmesi. d-) Yerel mahkemenin tarafların gösterdiği delilleri hiç toplamamış veya hiç değerlendirmemiş olması.

Yerel Mahkeme Kararının Kaldırılması ve Kısmen veya Tamamen Davanın Kabulü Kararı (HMK md. 353/1-b)

İstinaf mahkemesi, davanın esasına girerek yerel mahkeme kararını kaldırabilir. İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği kararı kaldırarak davanın kısmen veya tamamen kabulüne karar verebilir. Bu halde yerel mahkemenin davanın reddine karar vermiş olması gerekir. Bölge adliye mahkemesi, davanın haksız yere reddedildiği kanaatine varırsa, uyuşmazlığı esastan çözecek olan “davanın kısmen veya tamamen kabulüne” karar verir.

Yerel Mahkeme Kararının Kaldırılması ve Davanın Esastan Reddine Karar Verilmesi (HMK md. 353/1-b-1)

İstinaf mahkemesi, yaptığı esastan inceleme neticesinde yerel mahkemenin hukuka aykırı bir şekilde davacının davasını kabul ettiği kanaatine varırsa, yerel mahkeme kararını kaldırır ve davacının hukuk davasının esastan reddine karar verir. Bu halde yerel mahkeme, davacının açmış olduğu hukuk davasının ya kısmen ya da tamamen kabulüne karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesi, bu kabul kararını kaldırarak davayı esastan reddetmektedir.

Yerel Mahkeme Kararının Kaldırılarak Düzeltilmesi (HMK md. 353/1-b-2)

İstinaf mahkemesi, yerel mahkeme kararının usul ve esas açısından doğru olduğu kanaatine varıp da yeniden yargılama yapılmasına gerek olmayan hallerde veya hukuki gerekçede hata yapılmış olması halinde yerel mahkeme kararını tamamen kaldırmaz veya esastan yeni bir karar vermez. Bu halde bölge adliye mahkemesi, istinaf başvurusunu kabul ederek yerel mahkeme kararını düzeltmekle yetinir.

Düzelterek karar verme hususunda Yargıtay’ın içtihatlarında yer alan düzelterek onama halleri esas alınabilir. Örneğin, harç ve giderlerin noksan yazılması, maddi hatalar yapılması, basit hesap hataları yapılması, avukatlık ücretine hükmedilmemesi halinde istinaf mahkemesi yerel mahkeme kararındaki eksikliği gidererek hükme ekler, yani hükmü düzelterek karar verir.er, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına

İstinaf Mahkemesinin İstinaf Başvurusunun Reddine Karar Vermesi (HMK md. 353/1-b-1)

İstinaf mahkemesi, bir üst derece mahkemesi olarak yerel mahkeme kararını denetleyerek, kararın usul veya esas açısından hiçbir eksiklik içermediği kanaatine varırsa istinaf başvurusunu reddeder. İstinaf mahkemesi, ön incelemede de dikkate alarak davayı reddedebileceği hallerde, yani istinaf başvurusunun süresinde yapılmamış olması, istinaf başvurusu için gereken şartlar yerine getirilmemiş, başvuru sebepleri ve gerekçesi gösterilmemişse istinaf başvurusunu reddedebilir.

Bölge Adliye Mahkemesinde İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Kararı

İhtiyati tedbir veya ihtiyati haciz geçici koruma kararlarıdır. İhtiyati tedbir veya ihtiyati haciz, davanın esasını çözmemekte sadece geçici olarak talep eden tarafa dava sonundaki hakkını alabilmesini temin amacıyla imkan tanımaktadır. Yerel mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararına karşı öncelikle kararı veren mahkemeye 7 gün içinde itiraz edilmelidir (HMK md. 394). Yerel mahkeme, itiraz başvurusu üzerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararını kaldırabilir. Ancak, yerel mahkeme itiraz başvurusunu reddettiğinde bu karara karşı istinaf mahkemesine istinaf başvurusu yapma hakkı doğar (HMK md.391/3). İhtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararlarına karşı, iki haftalık istinaf kanun yoluna süresi içinde istinaf mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. İlk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan istinaf başvurusu öncelikli olarak incelenir ve istinaf mahkemesinin bu konuya dair verdiği karar kesindir.

İstinaf mahkemesinden de ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz şeklindeki koruma kararları vermesi istenebilir. Daha önce yerel mahkemede ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talep edilip edilmemesinin önemi yoktur, ilk kez istinaf mahkemesinden de geçici koruma kararı niteliğindeki bu kararlar talep edilebilir.

İstinaf Mahkemesi Kararlarının Temyizi ve Temyiz Süresi

İstinaf mahkemesi (Bölge adliye mahkemesi) hukuk dairelerinin temyiz edilebilen kararlarına karşı, kararların tebliği tarihinden itibaren 1 ay içinde temyiz başvurusu yapılabilir (HMK md. 361).

Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlara karşı Yargıtay’a temyiz başvurusu koşulları şunlardır (HMK md. 362):

  • Miktar ve değeri 40.000 TL’yi geçemeyen (40.0000 dahil) davalara dair istinaf mahkemesi kararları kesin olup aleyhine Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılmaz (HMK md.362/1-a).
  • Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, 40.000 TL’lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 40.000 TL’yi geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir (HMK md.362/4)
  • Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına giren davalar ile ilgili istinaf mahkemesi kararları kesin olup aleyhine Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılmaz.
  • İcra ve İflas Kanunu uygulaması ile ilgili dava ve işlerle ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen ve miktar veya değeri 40.000 TL’yi geçmeyen kararlara karşı temyiz başvurusu yapılamaz (İcra İflas K. md.364/1).
  • İş mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlerle ilgili istinaf kanun yoluna gidilmesi üzerine; bölge adliye mahkemesi tarafından hakkında nihai karar verilen “miktar veya değeri 40.000 TL’yi geçmeyen davalar” aleyhine temyiz başvurusu yapılmaz (İş Kanunu). İş mahkemesinin görev alanına giren “para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararlar” ile miktar ve değeri 40.000 TL’yi geçen davalar hakkında bölge adliye mahkemesinin son kararlarına karşı “tebliğ” tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz kanun yoluna başvurulabilir.
  • İlk derece mahkemeleri arasındaki yetki, görev, merci tayinine dair istinaf mahkemesi tarafından verilen kararlar kesin olup aleyhine Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılamaz.
  • Çekişmesiz yargı işlerine dair verilen yerel mahkeme kararlarına dair istinaf mahkmesi kararları kesin olup aleyhine Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılamaz.
  • Soybağına ilişkin davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalara dair istinaf mahkemesi kararları aleyhine Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılmaz.
  • İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz gibi geçici koruma kararlarına dair istinaf mahkemesi kararları aleyhine Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılamaz.

Yargıtay Temyiz İncelemesi ve Kararı

Yargıtay’a temyiz yolu kapalı olan ilk derece mahkemesi kararları, bölge adliye mahkemesinin kararı ile kesinleşir. Temyiz yolu açık olan istinaf mahkemesi hukuk dairelerinin kararlarına karşı 1 ay içinde yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay temyiz incelemesi yapar. Temyiz incelemesi şu aşamalardan oluşur:

Temyizde Ön İnceleme

Ön inceleme aşaması, bölge adliye mahkemesinin yaptığı ön incelmeye benzer şekilde yapılır. Yani, Yargıtay temyiz başvurusu yapılan dava dosyasında usuli eksiklik bulunup bulunmadığını, temyiz süresine uyulup uyulmadığı, harç ve giderlerin yatırılıp yatırılmadığı gibi meselelerle ilgili bir temyiz ön incelemesi yaparak bu aşamada verilmesi gereken kararları verir (HMK md. 366).

Temyizde Esastan İnceleme

Temyiz başvurusu ile ilgili ön inceleme aşaması bittikten sonra Yargıtay, dava dosyasının esastan temyiz incelemesini yapar. Yargıtay tarafların temyiz talebinde bulunurken ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile bağlı değildir. Yargıtay, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü huşuları temyiz dilekçesinde ileri sürülmese bile kendiliğinden değerlendirerek karar verir.

Yargıtay, temyiz incelemesi neticesinde üç şekilde karar verir: Onama kararı, bozma kararı, düzelterek onama kararı.

Yargıtay’da Temyiz Duruşması

Yargıtay, temyiz incelemesini kural olarak dosya üzerinden yapar (HMK md. 369/2). İstisnai hallerde temyiz incelemesi duruşmalı da yapılabilir. Temyiz duruşması, Yargıtay’ın hukuk davasını esastan görüşmeye karar verdiği hallerde mümkün olabilir. Aşağıdaki hallerde temyiz incelemesi duruşmalı yapılabilir:

  • Miktar veya değeri 60.000 TL’yi aşan alacak ve ayın davalarının temyiz incelemesi duruşmalı yapılabilir. (HMK 369/2).
  • Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, 60.000 TL’lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 60.000 TL’yi geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir (HMK md.369/3).
  • Tüzel kişiliğin feshine veya genel kurul kararlarının iptali ile ilgili davaların temyiz incelemesi duruşmalı yapılabilir.
  • Evlenmenin butlanına ve iptaline ilişkin davaların temyiz incelemesi duruşmalı yapılabilir.
  • Boşanma veya ayrılığa, velayete, soybağına ve kısıtlamaya ilişkin davaların temyiz incelemesi duruşmalı yapılabilir.

Yukarıda sayılan hallerde taraflardan birinin temyiz veya temyize cevap dilekçesinde duruşma talep etmesi halinde Yargıtay temyiz incelemesini duruşmalı yapar. Yargıtay, yukarıda saydığımız koşullar olmasa bile gerek gördüğünde kendiliğinden de duruşma yapabilir (HMK md. 369/4).

Yargıtay Temyiz İncelemesi Neticesinde Onama Kararı

Yargıtay, istinaf mahkemesi tarafından verilen karar hakkında yaptığı temyiz incelemesi neticesinde onama kararı verebilir. Yargıtay onama kararı verirken onadığı kararın hukuk normlarına uygunluk gerekçelerini göstermek zorundadır (HMK md. 370/1).

Onama kararı ile birlikte dava dosyası kesinleşir ve dosya gerekli işlemlerin yapılması için ilk derece mahkemesine gönderilir.

Yargıtay Temyiz İncelemesi ve Düzelterek Onama Kararı

Yargıtay, istinaf mahkemesi tarafından verilen kararı temyiz incelemesi neticesinde “düzelterek onama” yetkisine de sahiptir (HMK md. 370/2). Şu hallerde istinaf mahkemesi kararları için düzelterek onama yolu mümkündür:

  • Temyiz edilen karar esas yönünden yasaya uygun, ama yasa olaya uygulanırken hatalı uygulanmış ve bu durum için yeniden yargılama yapılması şart değilse Yargıtay temyiz incelemesi neticesinde düzelterek onama kararı verebilir.
  • Tarafların kimlik bilgilerine dair hatalar varsa, hesap hataları, açık ifade hataları veya yazı yanlışlıkları varsa Yargıtay düzelterek onama kararı verebilir.
  • İstinaf mahkemesi kararı yerinde olup da gerekçesi yanlışsa gerekçe değiştirilerek “düzelterek onama” kararı verilebilir.

Yargıtay Temyiz İncelemesi ve Bozma Kararı

Yargıtay, istinaf mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine, hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanması, dava şartlarına aykırılık, taraflardan birinin davasını ispat için dayandığı delillerin kanuni bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi, karara etki eden yargılama hatası veya eksiklikleri bulunması gerekçeleriyle bozma kararı verebilir (HMK md. 371).

Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu esastan reddedebilir. Bu durumda, bölge adliye mahkemesi ile ilk derece mahkemesinin aynı kanaatte olmaktadır. Yargıtay’ın bozma kararı, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddine dair kararına ilişkinse, bölge adliye mahkemesinin kararı bozma kararı ile kaldırılır, dava dosyası ilk derece mahkemesine gönderilir ve kararın bir sureti de bölge adliye mahkemesine gönderilir (HMK md. 373).

Bölge adliye mahkemesi (istinaf mahkemesi), istinaf başvurusu üzerine incelediği kararı “düzelterek yeniden karar” verebilir veya ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak yeniden karar verebilir. Yargıtay’ın bozma kararı, bölge adliye mahkemesinin bu tür kararlarına ilişkinse bozma kararı verilerek dosya yeniden ilgili bölge adliye mahkemesine veya uygun görülecek başka bir bölge adliye mahkemesine gönderilir (HMK md. 373).

Temyiz İncelemesi ile Verilen Bozma Kararına Uyma

Yargıtay temyiz incelemesi neticesinde verilen bozma kararına karşı, dosya kendisine gönderilen ilgili mahkeme “bozmaya uyma” kararı verebilir.

Temyiz incelemesi üzerine verilen bozma kararları üzerine dosya kendilerine gönderilen ilk derece mahkemeleri veya bölge adliye mahkemeleri “bozmaya uyma” kararı verdiğinde, bu kararlara karşı doğrudan temyiz yoluna başvurulabilir (HMK md. 373/4). Yargıtay’ın bozma kararına karşı “bozmaya uyma” şeklinde karar veren mahkeme isterse istinaf mahkemesi (bölge adliye mahkemesi) isterse ilk derece mahkemesi olsun, “bozmaya uyma” kararına karşı nacak temyiz yoluna gidilebilir. Bozmaya uyma kararına karşı artık istinaf başvurusu yapılamaz.

Temyiz İncelemesi Neticesinde Verilen Bozma Kararına Karşı Direnme

Yargıtay’ın temyiz incelemesi neticesinde verilen bozma kararına karşı, dosya kendisine gönderilen ilgili mahkeme “direnme” kararı da verebilir.

Yargıtay’ın bozma kararı üzerine, dosya kendisine gönderilen bölge adliye mahkemesi (istinaf mahkemesi) veya ilk derece mahkemesi direnme kararı verdiğinde, direnme kararlarına karşı da doğrudan temyiz yoluna gidilir. İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir. (HMK md. 373/5-6).

İstinaf ve temyiz kanun yolları, olağan kanun yollarıdır. Hukuk muhakemeleri usulünde olağanüstü bir kanun yolu olan karar düzeltme, istinaf ve temyiz kanun yollarının birlikte yürürlüğe girmesiyle ortadan kalkmıştır. Uzmanlık gerektiren bu hukuk süreç bir avukat ile birlikte yürütüldüğü takdirde hak kayıpları önlenmiş olur.

İstinaf mahkemeleri, “Bölge Adliye Mahkemesi Kuruluş Kanunu” ile kurulmuştur.

Türkiye’de kurulan tüm istinaf mahkemelerinin web adresleri burdan yayınlanacaktır:


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!