0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Yargılanmanın Yenilenmesi (İadei Muhakeme) Nedir?

Mahkeme tarafından verilerek kesinleşen bir hükümle ilgili olarak, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda belirlenen hallerde (CMK md.311) hükümlü lehine veya aleyhine olarak yeniden yargılama yapılmasına “yargılamanın yenilenmesi” veya “iade-i muhakeme” denilmektedir.

Kesin hükümle sonuçlanmış bir uyuşmazlık kural olarak yeniden yargılama konusu yapılamaz. Bu nedenle, yargılamanın yenilenmesi olağanüstü bir kanun yoludur.

Yeniden yargılanma başvurusu, hükmü veren mahkemeye bir “yargılamanın yenilenmesi dilekçesi” verilerek yapılır.

Yargılamanın Yenilenmesi Başvuru Süresi Nedir?

Yargılamanın yenilenmesi kanun yolu, talep üzerine işletilir. Talep olmadan mahkemenin kendiliğinden harekete geçerek kesinleşen hüküm ile ilgili yeni bir yargılama yapması mümkün değildir. Hükmün cezaevinde infaz edilip edilmemesi, hükümlünün ölümü, kesinleşen hüküm nedeniyle henüz yakalanmamış olması yargılamanın yenilenmesine engel değildir (CMK md.313).

Yargılamanın yenilenmesi talebi herhangi bir süreye bağlı olmadan ileri sürülebilir. Olağanüstü bir kanun yolu olması nedeniyle herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Kesinleşen bir hüküm ile ilgili kanuni diğer koşullar varsa her zaman iade-i muhakeme başvurusu yapılabilir.

Kesinleşmiş ceza mahkemesi kararının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel başvuru üzerine; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından sanığın herhangi bir hakkının ihlal edildiğinde, AİHM kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde, kararı veren mahkemeye başvurularak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması gerekir. Örneğin, bir ceza davasında adil yargılanma hakkının ihlali nedeniyle 01.01.2017 tarihinde AİHM tarafından verilen ihlal kararı üzerine, sanık daha önce yargılandığı mahkemeye 01.01.2018 tarihine kadar başvurarak yeniden yargılanma talebinde bulunabilir.

Yargılamanın Yenilenmesi İçin Yeni Delil veya Olayların Ortaya Konulması

Yargılamanın yenilenmesi, daha önceki yargılama sırasında ele alınmayan “yeni delil” veya “yeni olay” mevcut olduğunun anlaşılması halinde başvurulan bir kanun yoludur. Yargıtay, “yeni delil” veya “yeni olay” kavramlarını şu şekilde açıklamaktadır (Yargıtay CGK-2014/121 karar):

Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için “yeni” olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın “yeni” olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da “yeni” sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de “yeni” sayılmaktadır.

Daha önceden mahkemeye bildirilen ancak mahkeme tarafından değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olgular “yeni” değildir. Buradaki yenilikten anlaşılması gereken taraf bakımından değil, mahkeme bakımından olay ya da delilin yeni olmasıdır. Mahkemece bilinmeyen, incelenmeyen, yargılama konusu yapılmayan ve bu nedenle değerlendirilmeyen deliller “yeni delil veya olay” kapsamındadır. Yenilik açısından önemli olan delil vasfına sahip olacak biçimde içerikteki yeniliktir. Bu nedenle hükümlünün bildiği veya bilmesi gereken bir olay veya delil, mahkemece bilinmiyorsa veya öğrenilmekle birlikte değerlendirilmemişse yargılamanın yenilenmesi nedeni olabilecektir.

Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda “önemli” de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır.

Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp, ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir. Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılamanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılıcak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur.

Hükümlü Lehine Yargılamanın Yenilenmesi Sebepleri Nelerdir?

“Yeni delil” veya “yeni olay” ortaya çıkması dışında, kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hallerde “hükümlü lehine” olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:

Yargılamada Sahte Belge Kullanılması (CMK md.311/1-a): Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilir. Sahteliği ispat edilen belge hükme esas alınmış ise, yeniden yargılanma talebinde bulunulabilir. Sahte belge, duruşmada okunmasına rağmen hükme esas alınmamışsa; yani karara hiçbir etkisi yoksa, bu belge evrakta sahtecilik suçunun konusu olsa bile yeniden yargılanma talebinde bulunulamaz. Sahte belge hükme esas alınmışsa, hem sanığın lehine hem de aleyhine yargılamanın yenilenmesi başvurusu yapılması mümkündür.

Gerçeğe Aykırı Tanıklık veya Bilirkişilik Yapılması (CMK md.311/1-b): Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa yeniden yargılanma talebinde bulunulabilir. Tanığın yalan söylediği, yani halk arasında kullanıldığı şekliyle yargılamada “yalancı tanıklık” yapıldığının anlaşılması halinde, bu tanıklık önceki yargılamada hükmün oluşmasına da neden olmuşsa, yargılamanın yenilenmesi (iade-i muhakeme) talebinde bulunulabilir.

Hakimin Görevini Yerine Getirirken Suç işlemesi (CMK md.311/1-c): Hükme katılmış olan hakimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkumiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise, yeniden yargılanma (İade-i Muhakeme) talebinde bulunulabilir. Örneğin, Fetö üyesi olduğu iddia edilen hakimlerin görevlerini yaparken örgütlü bir tutum ile hareket ettikleri bilindiğinden, bu hakimlerin verdiği tüm kararlar hukuka aykırı olup yargılamalar yenilenmelidir.

Mahkumiyet Hükmünün Dayanağı Olan Başka Bir Hükmün Ortadan Kalkması (CMK md.311/1-d): Ceza hükmü, hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise, hükümlü yeniden yargılanma talebinde bulunabilir. Ceza yargılamasında, delil serbestisi ilkesi mevcuttur. Bu nedenle, başka bir mahkeme tarafından verilen karar da ceza mahkemesi tarafından delil kabul edilerek hükme esas alınabilir. Ancak, ceza mahkemesi tarafından hükme esas alınan başka mahkemenin kararı, herhangi bir nedenle ortadan kalkarsa yeniden yargılanma (iadei muhakeme) başvurusunda bulunulabilir. Örneğin, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bir kimsenin yaşının 19 olduğu tespit edilip Ağır Ceza Mahkemesi de hukuk mahkemesinin bu kararı nedeniyle sanığın yaşını 19 kabul ederek ceza uyguladıktan sonra; Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararının yanlış olduğu, sanığın yaşının 17 olduğu anlaşıldığında, yeni yaşa göre ceza indirimi yapılması gerektiğinden hükümlü tarafından yeniden yargılanma (iadei muhakeme) başvurusunda bulunulabilir.

AİHM Kararı ile Hak İhlalinin Tespit Edilmesi (CMK md.311/1-f): Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.

Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü, yargılamanın yenilenmesi istemine engel olmaz. Bu durumda ölenin eşi, üstsoyu, altsoyu, kardeşleri yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunabilirler. Bu kişilerin yokluğu hâlinde, Adalet Bakanı da yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunabilir.

Sanık veya Hükümlünün Aleyhine Yargılamanın Yenilenmesi Nedenleri

Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış olan bir dava aşağıda yazılı hallerde sanık veya hükümlünün aleyhine olarak yargılamanın yenilenmesi yolu ile tekrar görülür:

Sahte Belge Kullanılması (CMK md.314/1-a): Duruşmada sanığın veya hükümlünün lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir belgenin sahteliği anlaşılırsa, hükümlü aleyhine yargılamanın yenilenmesi başvurusu yapılabilir.

Hakimin Hükümlü Lehine Görev Kusuru İşlemesi (CMK md.314/1-b): Hükme katılmış olan hakimlerden biri, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek nitelikte olarak görevlerini yapmada sanık veya hükümlü lehine kusur etmiş ise, hükümlünün aleyhine yargılamanın yenilenmesi (iadei muhakeme) kanun yoluna gidilmesi mümkündür.

Sanığın İkrarı (CMK md.314/1-c): Sanık beraat ettikten sonra suçla ilgili olarak hâkim önünde güvenilebilir nitelikte ikrarda bulunmuşsa, sanık aleyhine yargılamanın yenilenmesi başvurusunda bulunulabilir. Ancak, sanığın gazete, tv, radyo veya sosyal medya ortamında suç ikrarında bulunması yargılamanın yenilenmesi nedeni değildir.

Yargılamanın Yenilenmesi Başvurusu Hükmün İnfazını Durdurur mu?

Kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı kural olarak infaz edilmelidir. Yargılamanın yenilenmesi başvurusunda bulunulması kendiliğinden hükmün infazının ertelenmesine neden olmaz. Ancak yeniden yargılanma talebini değerlendiren mahkeme, olayın veya yeniden yargılama başvurusunun özelliklerine göre infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir (CMK md.312).

Hangi Hallerde Yargılamanın Yenilenmesi Mümkün Değildir?

Bazı hallerde yeniden yargılama başvurusu yapılması mümkün değildir (CMK md.315):

  • Hükümlünün mahkum olduğu kanun maddesinin alt ve üst sınırları arasında cezanın indirilmesi veya arttırılması, yani sadece cezanın değiştirilmesi amacıyla yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulamaz. Ancak, hükümlünün mahkum olduğu suç vasfının değişmesini sağlamak üzere yargılamanın yenilenmesi başvurusu yapılabilir. Örneğin, TCK md. 204 gereği resmi evrakta sahtecilik suçu nedeniyle 3 yıl ceza alan bir kimse, sadece 2 yıl ceza alması gerektiğini ileri sürerek yeniden yargılanma talebinde bulunamaz. Ancak, eylemi sabit olan ve suç vasfı hırsızlık olarak kabul edilen bir kimse, suçun güveni kötüye kullanma suçu olarak nitelendirilmesi gerektiği gerekçesiyle yeniden yargılanma talebinde bulunabilir.

  • Mahkumiyet hükmündeki hatanın yargılama yapma dışında, başka yolardan giderilmesi mümkünse yargılamanın yenilenmesi kanun yoluna gidilemez.

Bir Suç Olgusuna Dayanan Yargılamanın Yenilenmesi Şartları (CMK md. 316)

Suç olgusuna dayanan yargılamanın yenilenmesi talepleri iki gerekçeyle ileri sürülebilir:

  • Hükümlü, mahkumiyet hükmünün dayanağı olan bir delil kaynağının veya olgunun suç işlenerek karara etki edecek şekilde çarpıtıldığı iddia edebilir. Ancak, hükümlünün bu iddiasının yargılamanın yenilenmesi açısından dikkate alınabilmesi için, suç teşkil eden fiile dair kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün olması gerekir. Örneğin, kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne etki eden tanıklardan biri yargılamadan sonra “yalan tanıklık suçu” nedeniyle kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile cezalandırılırsa, bu durum bir suç olgusuna dayanan yargılamanın yenilenmesi nedenidir (CMK md.316).

  • Bir suç iddiasına dayandırılan yenileme istemi, mahkumiyeti gerektirecek nitelikte kuvvetli delil bulunmaması dışında; yani delil yetersizliği dışında bir nedenle bir fiil ile ilgili ceza soruşturmasına başlanamamış veya sürdürülememişse kabul edilebilir. Örneğin, milletvekili olan kişinin işlediği bir fiilden dolayı dokunulmazlık nedeniyle yargılama yapılamamış olabilir. Milletvekilinin görevi bittikten sonra yapılan yargılama neticesinde ortaya çıkan durum veya olgular, kesinleşmiş dosyada gerekçe olarak gösterilerek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulabilir. Elbette, yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa her zaman yargılamanın yenilenmesi istenebilir (CMK md.311/1-e).

Yargılamanın Yenilenmesi Başvurusu Nasıl Yapılır?

Yeniden yargılanma talebi, bunun kanuni nedenleri ile dayandığı delilleri içermelidir (CMK md.317). Yargılamanın yenilenmesi başvurusu, kesinleşmiş mahkumiyet hükmünü veren mahkemeye yapılır. Yargılanmanın yenilenmesi talebini alan mahkeme, talebin kabule şayan olup olmadığını değerlendirirken önceki yargılamaya katılmamış hakim veya hakimlerden oluşmalıdır. Önceki yargılamada görev alan hakimler aynı mahkemede görevine devam ediyorsa, diğer mahkemelerden hakim temin edilmeli veya bir heyet oluşturulmalıdır (Yargıtay 1. CD -Karar: 2010/4).

Örneğin, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen ve kesinleşen bir hükme karşı aynı mahkemede yapılan yargılamanın yenilenmesi istemi değerlendirilirken diğer mahkemelerden (örn, 3. veya 4. Ağır Ceza Mahkemesinden) bu mahkemeye hakim görevlendirilmelidir. Örneğimizde, hakimler farklı mahkemelerden olsa bile, karar İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi adına verilecektir. Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına dair olan karar, duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir.

Yargıtay, yerel mahkeme kararını temyiz aşamasında düzelterek onama kararı verse bile, Yargıtay’ın doğrudan hüküm kurduğu hallerde de yeniden yargılanma talebi hükmü vermiş olan yerel mahkemeye yapılır.

Yargılamanın Yenilenmesi İsteminin Kabulü veya Reddi (CMK md.319)

Yargılamanın yenilenmesi talebi, kanunda belirlenen biçimde yapılmamış veya yargılamanın yenilenmesini gerektirecek kanuni hiçbir sebep gösterilmemiş veya bunu doğrulayacak deliller açıklanmamış ise, bu istem kabule değer görülmeyerek reddedilir.

Yargılamanın yenilenmesi isteminde ileri sürülen iddiaların ortaya konulan delillerle doğrulanması gerekir. Delillerle doğrulansa bile, bu iddiaların daha önce verilmiş olan hükme hiçbir tesiri yoksa, yargılamanın yenilenmesi istemi temelsiz olması sebebiyle duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde reddedilir.

Aksi halde mahkeme, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verir. Yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edildiğinde, bir diyecekleri olup olmadığını yedi gün içinde bildirmek üzere Cumhuriyet savcısı ve ilgili tarafa tebliğ olunur.

Yargılamanın Yenilenmesini Talebinin Reddi Kararına İtiraz

Yargılamanın yenilenmesi başvurusu ve devamında mahkeme tarafından verilen kararlar ile ilgili kanun yoları hakkında CMK md. 260-266 arasında düzenlenen genel hükümler uygulanır.

Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilmesi veya reddedilmesi kararına karşı Cumhuriyet savcısı ve ilgililer 7 gün içinde itiraz kanun yolu başvurusu yapabilirler (CMK md.319).

Yargılamanın Yenilenmesi Kararı Verilmesi ve Delillerin Toplanması

Mahkeme, yargılamanın yenilenmesi istemini yerinde bulursa delillerin toplanması için bir naip hâkimi veya istinabe olunan mahkemeyi görevlendirebileceği gibi; kendisi de bu hususları yerine getirebilir.

Delillerin mahkemece veya naip hâkim tarafından veya istinabe suretiyle toplanması sırasında, soruşturmaya ilişkin hükümler uygulanır.

Delillerin toplanması bittikten sonra Cumhuriyet savcısı ve hakkında hüküm kurulmuş olan kişiden yedi günlük süre içinde görüş ve düşüncelerini bildirmeleri istenir.

Yargılamanın Yenilenmesi Neticesinde Hüküm Verilmesi

Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü üzerine kural olarak mahkememin duruşma açarak delilleri toplaması gerekir. Yeniden yapılacak duruşma sonucunda mahkeme, önceki hükmü onaylar veya hükmün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm verir (CMK md.323). Hükümlü ölmüşse, mahkeme yeniden duruşma yapmaksızın gerekli delilleri topladıktan sonra hükümlünün beraatine veya yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verir (CMK md.322). Diğer hâllerde de mahkeme, bu hususta yeterli delil varsa Cumhuriyet savcısının uygun görüşünü aldıktan sonra duruşma yapmaksızın hükümlünün derhâl beraatine karar verir. Bu halde, mahkeme beraat kararı ile beraber önceki hükmün ortadan kaldırılmasını da karar altına alır.

Yargılamanın yenilenmesi istemi hükümlünün lehine olarak yapılmışsa, yeniden verilecek hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır bir cezayı içeremez.

Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü üzerine kural olarak mahkememin duruşma açarak delilleri toplaması gerekir. Yeniden yapılacak duruşma sonucunda mahkeme, önceki hükmü onaylar veya hükmün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm verir (CMK md. 322/4).

Yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararının tamamen veya kısmen infaz edilmesi dolayısıyla kişinin uğradığı maddi ve manevi zararlar CMK’nun 141 ila 144. maddeleri hükümlerine göre tazmin edilir (CMK md. 323/3).

Yargılamanın yenilenmesi, olağanüstü bir yargı yolu olduğundan başvurunun bir avukat vasıtasıyla yapılması hakkın etkin bir şekilde kullanılmasını sağlar.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!