0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Banka veya Kredi Kartının Kötüye Kullanılması Suçu Nedir? (TCK 245)

Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu, başkasına ait banka veya kredi kartlarının hukuka aykırı bir şekilde kullanılması veya başkası adına sahte olarak kart üretilmesi, satılması, devredilmesi, sahte kartın kabul edilmesiyle oluşan bir bilişim suçudur (TCK md.245). Bu suça halk arasında “kredi kartı dolandırıcılığı suçu” da denilmektedir.

Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu, TCK’da “Bilişim Alanında Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. Bilişim suçları, bilgisayar, tablet, cep telefonu gibi çağdaş iletişim araçları veya pos makinası gibi alışveriş araçları kullanılarak elektronik ortamda işlenen suçlardır.

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu üç farklı biçimde işlenebilir:

  • Başkasına ait gerçek bir banka veya kredi kartının kötüye kullanılması (TCK md.245/1),
  • Sahte banka veya kredi kartı üretmek, satmak, devretmek, satın almak veya kabul etmek (TCK md.245/2),
  • Sahte bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlamak (TCK md.245/3).

Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçunun Unsurları

Başkasına Ait Gerçek Bir Banka veya Kredi Kartının Kullanarak Yarar Sağlama (TCK 245/1): Başkasına ait kart herhangi bir şekilde ele geçirilip kart sahibinin rızası dışında fail tarafından kullanılarak kendisine veya başkasına yarar sağlanması ile suçun bu şekli oluşur. Banka veya kredi kartının failin eline ne şekilde geçtiğinin bir önemi yoktur. Kartın kart sahibinden izinli elde edilmesi halinde dahi bu fıkradaki suç işlenebilir. Aşağıdaki tüm hallerde suçun bu şekli işlenmiş olur:

  • Banka veya kredi kartı sahibinin rızası ile (izinli) elde edilmesine rağmen rızasına aykırı bir şekilde iade edilmeyerek kullanılması,
  • Banka veya kredi kartının hırsızlık suçu işlenerek çalınarak kullanılması,
  • Banka veya kredi kartının herhangi bir yerde bulunması ve kullanılması,
  • ATM cihazına düzenek kurarak kartı elde ettikten sonra kullanılması.

Hemen belirtelim ki, hırsızlık suçu işleyerek banka veya kredi kartını ele geçiren fail kartı kullandığında, hem hırsızlık suçu nedeniyle hem de TCK md.245/1’de düzenlenen banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmalıdır.

Sahte Banka veya Kredi Kartı Üretmek, Satmak, Devretmek, Satın Almak veya Kabul Etmek (TCK md.245/2): Ceza hukukunda bu tarz seçimlik hareketler “bağlı seçimlik hareketler” olarak nitelendirilmektedir. Fail seçimlik hareketlerden herhangi birini işlediğinde banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu işlenmiş olur. Bu seçimlik hareketle suçun işlenebilmesi için sahte olarak üretilen, satılan, devredilen, satın alınan ya da kabul edilen kartın başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilmesi gerekir. Yani, sahte kart ile gerçek bir hesap arasında bağlantı kurulmalıdır. Çünkü, kartın kullanılması ve yarar sağlanması ancak kartın bir hesap ile ilişkilendirilmesine bağlıdır. Kartın bağlı olduğu gerçek bir hesap yoksa suçun vücut bulması mümkün değildir.

Sahte Banka veya Kredi Kartını Kullanarak Yarar Sağlama (TCK md.245/3): Failin bu seçimlik hareket nedeniyle cezalandırılabilmesi için sahte banka veya kredi kartını kullanması yeterli değildir. Failin kartı kullanarak kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekir. Fail sahte banka veya kredi kartını kullanmasına rağmen hiçbir yarar elde edememişse, fiil teşebbüs aşamasında kalır, fail suça teşebbüs nedeniyle cezalandırılır. Suçun tamamlanmış sayılması için bir zarar doğmasını arayan bu tarz suçlara ceza hukukunda “zarar suçları” denilmektedir.

Banka veya Kredi Kartının Kötüye Kullanılması Suçunun Cezası (TCK 245/1-2-3)

  • Başkasına ait bir banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun cezası 3 yıldan 6 yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır (TCK md.245/1).

  • Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretmek, satmak, devretmek, satın almak veya kabul etmek suçunun cezası 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası ve 10 bin güne kadar adli para cezasıdır (TCK md.245/2).

  • Sahte bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlama suçun cezası 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası ve 5000 güne kadar adli para cezasıdır (TCK md.245/3).

Başkasına Ait Kartın Kötüye Kullanılması Suçunda Şahsi Cezasızlık Hali (TCK 245/4)

Bazı yakın akrabalara ait gerçek bir kartın izinsiz bir şekilde kötüye kullanılması halinde faile ceza verilmez. Başkasına ait bir banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun;

  • Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,

  • Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın,

  • Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,

zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

Başkasına Ait Kartın Kötüye Kullanılması Suçunda Etkin Pişmanlık (TCK 245/5)

Etkin pişmanlık, failin suçu işlemesinden sonra, suçun neden olduğu olumsuz sonuçları gidererek pişmanlığını göstermesidir.

Başkasına ait bir banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlanmasını düzenleyen TCK 245. maddesinin 1. fıkrası açısından etkin pişmanlık ceza indirimi hükümleri uygulanabilir (TCK md.245/5). Sahte kart üretilmesi veya kullanılması gibi suç konusu kartın sahte olduğu TCK 245. maddenin 1. ve 2. fıkralarında yer alan suçlarda etkin pişmanlık ceza indirimi hükümleri uygulanamaz.

Başkasına ait bir banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlanması suçu açısından da malvarlığı suçlarında etkin pişmanlığı düzenleyen (TCK 168/1-2) hükümleri aynen uygulanacaktır.

Başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu nedeniyle oluşan zarar giderildiğinde ceza indirimi aşağıdaki gibi uygulanır:

  • Fail, mahkemede dava açılmadan önce yani savcılık aşamasında, suça ilişkin bilgi verir ve suçu birlikte işlediği kişileri, azmettireni, yardım edeni açıklarsa veya mağdurun uğradığı zararı tazmin ederse, suça ilişkin cezada 2/3 oranına kadar ceza indirimi yapılır.

  • Fail, mahkemede dava açıldıktan sonra, fakat hüküm verilmeden önce suça ilişkin bilgi verir veya mağdurun uğradığı zararı tazmin ederse kendisi hakkında 1/2 oranına kadar ceza indirimi yapılır.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Banka veya kredi kartının hukuka aykırı bir şekilde kötüye kullanılması suçu nedeniyle verilen hapis cezası ceza miktarı adli para cezasına çevrilemez.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulandığından hükmedilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi imkanı doğar.

Ceza ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası etkin pişmanlık uygulandığında ceza miktarı düşeceğinden erteleme hükümlerinin uygulanması mümkündür.

Suçun Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Uzlaşma

Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu, uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir.

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almadığından savcılık tarafından resen soruşturulur, bu suçlara dair herhangi bir şikayet süresi yoktur. Şikayetten vazgeçme ceza davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. Suç, dava zamanaşımı süresine riayet edilmek kaydıyla her zaman soruşturulabilir. Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamış ise ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur. TCK md.245/1-2 fıkralarına göre yapılan yargılamalarda olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Suç, bu zamanaşımı süreleri içerisinde her zaman soruşturulabilir, bu zamanaşımı süreleri geçtikten sonra soruşturma yapılamaz.

Banka veya Kredi Kartının Kötüye Suçunda Yetkili veya Görevli Mahkeme

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması nedeniyle TCK md.245 gereği yargılama yapma görevi, asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Yetkili mahkeme, bilişim sisteminin bulunduğu yer mahkemesidir. Örneğin, ATM cihazından para çekilmiş ise ATM cihazının bulunduğu yer mahkemesi veya banka şubesinden çekilmişse banka şubesinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili mahkemedir.

Banka veya Kredi Kartının Kötüye Kullanılması Suçu Yargıtay Kararları


Kredi Kartının Sahte Olarak Üretilmesi ve Nitelikli Dolandırıcılık

Mağdur İ. T.’in önceden kaybettiği nüfus cüzdanını bir şekilde ele geçiren sanığın kendi fotoğrafını yapıştırarak oluşturduğu sahte nüfus cüzdanıyla mağdur HSBC Bankası Mersin Şubesine kredi kartı talebiyle başvurup, başvuru formu ve sözleşmeler imzalayıp suça konu kredi kartını teslim alması eyleminin bütün halinde mağdur HSBC Bankasına karşı “kredi kartının sahte olarak üretilmesi” suçunu oluşturduğu, sanık hakkında TCK.nun 245/2. madde ve fıkrasıyla uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

Mağdur İ. T.’in Finansbank Şanlıurfa Şubesindeki hesabına bağlı kredi kartının bulunduğu, bu kartın suç tarihinde de fiziken kendisinde olduğu, mağdurun önceden kaybettiği nüfus cüzdanını bir şekilde ele geçiren sanığın, kendi fotoğrafını yapıştırarak, anılan banka şubesine 11.11.2008 tarihinde giderek kendisini mağdur İ. T. olarak tanıttığı, akabinde mağdurun kredi kartı hesabına tanımlattığı kolay avanstan 1000 TL parayı çektiği, sanığın bu eyleminin TCK.nun 158/1-d madde, fıkra ve bendinde tanımlanan nitelikli dolandırıcılık suçu oluşturduğu gözetildiğinde, yargılama yapmanın 5235 Sayılı Adlı Yargı İlk Derece Mahkemeleriyle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca ağır ceza mahkemesinin görevinde bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması hukuka aykırı olup hükmün bozulması gerekir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi – Karar No: 2015/15294).

Sahte Banka veya Kredi Kartı Üretme ve Zincirleme Şekilde Kullanma Suçu

Sahte banka veya kredi kartı üretme, kabul etme ve sahte oluşturulmuş banka veya kredi kartı ile ATM cihazından para çekme ya da alış veriş yapma eylemlerinin mağduru, kredi ya da banka kartını üreten banka veya finans kuruluşu olması nedeniyle; sanığın, F. K.’ya ait nüfus cüzdanı fotokopisiyle katılan F…Bank’tan sahte kredi kartı çıkartmak eyleminin bir bütün halinde TCK.nun 245/2., 43. maddelerine uyan suçu (başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme suçu) oluşturduğu ve bu kartlarla değişik zamanlarda harcama yapmaktan ibaret eyleminin ise yine TCK.nun 245/3. ve 43. maddesine uyan suçu (zincirleme şekilde sahte kredi veya banka kartını kullanma suçu) oluşturduğu gözetilmeden, eylem kül halinde değerlendirilerek sadece TCK.nun 245/1. maddesinden hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı olup hükmün bozulması gerekir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi – Karar No: 2015/4706).

Banka Hesabının Kullanılması ve Hırsızlık Suçu

5237 Sayılı TCK.nın 245/1. maddesinde, failin başkasına ait bir banka veya kredi kartını, haksız olarak kullanılması suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlaması yaptırıma bağlanmış olup, incelemeye konu olayda, katılanın banka veya kredi kartı kullanmadan ATM aracılığıyla, bir başkasına havale yapmak için, ATM cihazının yanında bulunan sanıktan yardım istemesi üzerine, sanığın katılandan aldığı parayı, katılanın belirttiği hesap numarası yerine kendi hesabına aktarıp daha sonra çekmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın, suçu işlerken başkasına ait bir banka veya kredi kartını kullanmadığı anlaşıldığından TCK.nın 245/1. maddesinde belirtili suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ancak sanığın, katılan tarafından başka birinin hesabına havale edilmek üzere zilyetliği devredilmeksizin verilen parayı, kendi hesabına aktarması eylemi hırsızlık suçu oluşturur (Yargıtay 8. Ceza Dairesi – Karar No: 2015/12389).

Farklı Bankalara Ait Sahte Kredi Kartlarının Kullanılması ve Cezası

Sahte oluşturulan aynı bankaya ait birden fazla kredi kartının kullanılması halinde eylemin TCK. nın 245/3. maddesinde düzenlenen ve teselsül eden sahte kredi kartı kullanarak haksız yarar sağlamak suçunu oluşturacağı cihetle; sanıkların farklı bankalara ait sahte kredi kartları ile değişik zamanlarda nakit para çektikleri ve alışveriş yaptıkları da gözetilerek, faillerin banka sayısınca TCK.nın 245/3 madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve tayin edilen cezalarının da TCK.nın 43. maddesi ile arttırılması gerekir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi – Karar No: 2015/2496).

Sahte Kredi Kartı Kullanılması/ Resmi ve Özel Evrakta Sahtecilik Suçu

Sanığın üzerinde İ. B. adına kullanılan özellikleri kollukça tutulan tutanakta yazılı ve dosyada mevcut kriminal rapora göre iğfal kabiliyeti bulunan kimlik ve İ. B. adına alınmış kredi kartıyla yakalandığı olayda başkasına ait kimlik bilgileri kullanılarak sahte kredi kartı alınması ve kullanılması eyleminin TCK.nun 245/2 ve 245/3. maddelerinde düzenlenen suçları ayrı ayrı oluşturacağı, başka suçlardan aranan sanığın yakalanmamak amacıyla sahte kimlik kullanmasının ise TCK.nun 204/1. maddesinde yazılı resmi evrakta sahtecilik suçu oluşturacağı ve TCK.nun 207. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçu somut olayda uygulanamaz (Yargıtay 8. Ceza Dairesi – Karar No: 2015/2265).

Sahte Banka veya Kredi Kartı Üretme ve Kullanma Suçunda İçtima

Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 Sayılı T.C.K.nun 245/2. maddesinde, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin 3. fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçlar olarak düzenlenmiştir. Üçüncü fıkrada yazılı sahte kartın kullanılarak çıkar sağlanması suçunun oluşması için, 2. fıkrada kabul edilen suçun işlenmesi zorunlu olmayıp üretme, satın alma veya kabul etmenin dışında bir başka yolla kartın edinilmesi, örneğin sahte kartın bulunması üzerine kullanımı suretiyle çıkar sağlanması olanaklıdır. Bu durumda, 2. fıkrada yazılı suçun oluştuğundan sözedilemeyeceği için, kullanma suçunun 2. fıkrada yazılı suçu da kapsadığı kabul edilemez. Ayrıca sahte kartı satan veya devreden kişinin kartı kullandığı, satın alanın kullanmasına iştirak ettiği ve 3. fıkradaki suçu işlediği de kabul edilemez. Sahte banka veya kredi kartının kullanmak amacıyla üretilmesi zorunlu olmayıp satmak, devretmek amacıyla da üretilebilir. Dolayısıyla sahte kartı üreten kişinin, bu kartı mutlaka kullanacağı, kullanmaya kalkışacağı kabul edilemez. 5237 Sayılı T.C.K.nun 245. maddesinin 2 ve 3. fıkralarının geçitli suç kabulü halinde, kullanmaya teşebbüs durumunda hükmolunacak asgari hapis cezası, 2. fıkrada düzenlenen sahte banka veya kredi kartını satın alma veya kabul etmenin asgari cezasının üçte biri olacaktır. Diğer bir anlatımla sahte kartı kullanmayan, kullanmaya teşebbüs etmeyen sadece bulunduran fail en az üç yıl hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılırken, satın aldığı veya ürettiği sahte kartı kullanmaya teşebbüs eden sanığın ise 1 yıl hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilecek ve bu durum yasa koyucunun amacına, kanunun ruhuna, cezada orantılılık ilkesine aykırı olacaktır. Öte yandan geçitli suç olduğunun kabulü halinde kullanmaya yönelik fiilden, hiçbir engel neden olmaksızın gönüllü vazgeçme halinde bu kez 2. fıkrada yazılı suçun oluştuğu ( toplu nitelikli cinsel saldırıya teşebbüsten gönüllü vazgeçme halinde cinsel saldırı suçunun oluştuğunun kabulü gibi ) kabul edilerek bu fıkradan hüküm kurulacaktır. Bu durumda gönüllü vazgeçen faile: kullanma suçuna teşebbüs halinde hükmolunacak bir yıl hapis cezasının üç katı ceza tayini, gönüllü vazgeçme kurumunun amacıyla bağdaşmayacaktır.

Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu malvarlığı aleyhine işlenen suçlardan olup, yasada “bilişim alanında suçlar” bölümünde düzenlenmesi niteliğini değiştirmeyecektir. T.C.K.nun 245. maddesinin 2. fıkrası banka ve kredi kartlarında sahteciliği, 3. fıkrası ise sahte belgenin kullanılmak suretiyle çıkar elde edilmesini düzenlemiştir. 5237 Sayılı T.C.K.nun 212. maddesi gözetildiğinde, bu şekilde düzenleme ve her iki fiili işleyen failin, T.C.K.nun 245. maddesinin 2. ve 3. fıkralarıyla ayrı ayrı cezalandırılmaları yasada düzenlenen benzer suçlarla ( T.C.K.nun 212. maddesi uyarınca 204, 207 ve 157, 158. maddelerin tatbiki gibi ) uyumlu ve yasa koyucunun amacına uygun olacaktır. Ayrıca 2. fıkrada yazılı fiillerle 3. fıkrada yazılı suçun unsurlarını oluşturan fiiller farklı olup “işlenen bir fiil birden fazla farklı suçun oluşması” gerçekleşemeyeceğinden, farklı nev’iden fikri içtimayı düzenleyen T.C.K.nun 44. maddesinin uygulanması da mümkün değildir. T.C.K.nun 245/2. maddesinde belirtilen suç seçimlik hareketli bir suç olup, belirtilen hareketlerden birinin yapılması suçun oluşumu için yeterli olup, suçun oluşması için üretme zorunlu olmayıp, sahte kart fail tarafından üretilmese de kabul edilmesi suçun oluşumu için yeterlidir ve kullanma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Somut olayda sanığın, katılanın rızası ve bilgisi olmaksızın kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş kredi kartını alıp harcama yaparak T.C.K.nun 245/3. maddesinde belirtilen sahte banka veya kredi kartını kullanmak suçunun yanında, T.C.K.nun 245/2. maddesinde düzenlenen sahte banka veya kredi kartını ürettirme suçu da oluştuğu halde, her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilmesi gerekirken fikri içtimadan bahisle yazılı şekilde tek suçtan hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi – Karar No: 2015/12123).


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!