Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Zehirli Madde Katma Suçu Nedir? (TCK 185)

Zehirli madde katma suçu, 5237 sayılı TCK’nın 185. maddesinde “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” bölümünde şu şekilde düzenlenmiştir:

Zehirli madde katma suçu

Madde 185 - (1) İçilecek sulara veya yenilecek veya içilecek veya kullanılacak veya tüketilecek her çeşit besin veya şeylere zehir katarak veya başka suretlerle bunları bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşüren kimseye iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen fiillerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak işlenmesi halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Zehirli Madde Katma Suçunun Unsurları

Madde gerekçesine göre; maddede, içme sularına, besinlere veya diğer maddelere zehir katarak veya sair suretle bozarak kamunun sağlığını tehlikeye düşüren kimse cezalandırılmaktadır. Suç konusu olabilecek maddeler tek tek gösterilmemiştir; yenilecek ve içilecek her çeşit besin, tüketilecek her türlü madde, bu suçun konusunu oluşturabilir.Söz konusu suç, bu besin ve maddelere zehir katılması veya bunların bozulmasını sağlamak suretiyle oluşur. Gıdaların çeşitli suretlerde mikroplandırılması da, zehir kavramı içinde mütalâa edilerek, bu madde hükmüne göre cezalandırılmayı gerektirir.

Zehirli madde katma suçu teşkil eden fiil somut bir tehlike suçudur. Failin cezalandırılabilmesi için madde metninde tanımlanan fiillerin işlenmesiyle, kişilerin hayatının ve sağlığının tehlikeye düşürülmesi gerekir.

Maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkrada tanımlanan fiillerin taksirle işlenmesi, yani dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranma sonucu tüketilecek şeylere zehirli madde katma veya bozma ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır.

İçilecek sulara veya yenilecek veya içilecek veya kullanılacak veya tüketilecek her çeşit besin veya şeylere katılan maddenin insan hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği bilirkişi raporu alınarak tespit edilmelidir.

Adli Para Cezası, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Zehirli madde katma suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası 1 yıl veya altında olduğunda adli para cezasına çevrilebilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Zehirli madde katma suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası 2 yıl veya altında olduğundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.

Erteleme, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Zehirli madde katma suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası 2 yıl veya altında olduğundan hakkında cezanın ertelenmesi kararı verilmesi mümkündür.

Suçun Şikayet Süresi ve Zamanaşımı

Zehirli madde katma suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almadığından savcılık tarafından resen soruşturulur, bu suçlara dair herhangi bir şikayet süresi yoktur. Şikayetten vazgeçme ceza davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. Suç, dava zamanaşımı süresine riayet edilmek kaydıyla her zaman soruşturulabilir.

Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamış ise ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur. Zehirli madde katma suçu için yapılan yargılamalarda TCK m.185 1. fıkra için olağan dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Suçun ikinci fıkrası için dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Suç, bu zamanaşımı süresi içerisinde her zaman soruşturulabilir, bu zamanaşımı süresi geçtikten sonra soruşturma yapılamaz.

Uzlaşma

Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. Zehirli madde katma suçu, uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir.

Görevli Mahkeme

Zehirli madde katma suçunun TCK 85/1’deki kasıtlı suç olarak düzenlenen hali nedeniyle yapılan yargılamalar ağır ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Zehirli madde katma suçunun TCK 85/2’deki taksirli suç olarak düzenlenen hali nedeniyle yapılan yargılamalar asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Suçun TCK 85/2’de düzenlenen taksirli hali için soruşturma aşamasında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebileceği gibi kovuşturma aşamasında basit yargılama usulü uygulanarak yargılama yapılabilir.

Yiyecek ve İçeçeklere Zehirli Madde Katma Suçu Yargıtay Kararları


Taksirle Gıda Maddesinde İnsan Sağlığına Zararlı Madde Bulunması

Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın serasında yetiştirdiği ve Demre Toptancı Haline satmak için getirdiği hıyarlardan, 28.01.2010 tarihinde alınan numuneler üzerinde yapılan incelemede, “Türk Gıda Kodeksi Gıda Maddelerinde Bulunmasına İzin Verilen Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Tebliğine” göre azami 0,1 mg/kg olması gereken “carbendazim” isimli pestisit miktarının, limitin üzerinde 0,39 mg/kg; hıyar mahsulünde hiç bulunmaması gereken “pyrimethanil” isimli pestisit miktarının ise 0,5 mg/kg olarak tespit edilmesi üzerine, … tarafından, sanığın 5179 Sayılı Kanun’un 18. maddesindeki emredici hükümleri ihlal ettiği gerekçesi ile hakkında aynı Kanun’un 29/I maddesi uyarınca adli işlem yapılması için suç duyurusunda bulunulması üzerine, sanığın, 5179 Sayılı Kanun’un 18. maddesinin c fıkrasında yer alan, “Gıda maddelerini ve gıda ile temas eden madde ve malzemeleri üreten ve/veya satan işyerleri, insan sağlığına zarar verecek muhteviyatta gıda maddeleri üretemez, içerisine zararlı bir madde katamaz, böyle bir maddenin kalıntısını bulunduramaz ve gıdaya zararlı özelliğe yol açacak herhangi bir işlem uygulayamaz.” emredici hükmünü ihlal ettiği iddiası ile, aynı Kanun’un 29/I maddesinde yer alan “Bu Kanun’un 18. maddesinde belirtilen sağlığın korunması ile ilgili yasakları ihlâl eden kişiler, Türk Ceza Kanunu’nun “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” başlıklı Bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılır.” düzenlemesi gereği, hakkında eylemine uyan 5237 Sayılı TCK’nın 185/2. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı olayda; kovuşturma aşamasında Farmakoloji uzmanı bilirkişi Mehmet İsbir’in 24.12.2010 tarihli raporunda, “limitüstü çıkan Carbendazim isimli ilaç kalıntısının insan sağlığına zarar verebileceği” tespitine yer vermesi ve Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu’nun 07.03.2011 tarihli raporunda ise; “numunede tespit edilen carbendazim ve pyrimethanil isimli pestisit kalıntı miktarlarının tebliğe aykırı olduğuna, bu haliyle sağlığa az veya çok zarar verecek derecede bozulmuş sayılacağına, 5179 Sayılı Kanun’un 18. maddesinin ihlali niteliğinde olduğuna,” dair görüş bildirilmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 185/2. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, “eylemin kabahat niteliğinde olduğu, kanunda suç olarak tanımlanmadığı” gerekçeleri ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi (Yargıtay 20. Ceza Dairesi - Karar: 2017/4770).

Taksirle Zehirli Madde Katma Suçu Beraat

Sanık hakkında “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranma sonucu tüketilecek şeylere zehirli madde katma veya bozma” suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;

Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın serasında yetiştirdiği ve … Toptancı sebze haline satmak için getirdiği biberlerden, 02/02/2010 tarihinde alınan numuneler üzerinde yapılan incelemede, “Türk Gıda Kodeksi Gıda Maddelerinde Bulunmasına İzin Verilen Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Tebliğine” göre azami 0,01 mg/kg olması gereken “Zoxomide” isimli pestisit miktarının, limitin üzerinde 0,047 mg/kg olarak tespit edilmesi üzerine, Demre … tarafından, sanığın 5179 sayılı Kanun’un 18. maddesindeki emredici hükümleri ihlal ettiği gerekçesi ile hakkında aynı Kanun’un 29/I maddesi uyarınca adli işlem yapılması için suç duyurusunda bulunulması üzerine, sanığın, 5179 sayılı Kanun’un 18. maddesinin c fıkrasında yer alan, “Gıda maddelerini ve gıda ile temas eden madde ve malzemeleri üreten ve/veya satan işyerleri, insan sağlığına zarar verecek muhteviyatta gıda maddeleri üretemez, içerisine zararlı bir madde katamaz, böyle bir maddenin kalıntısını bulunduramaz ve gıdaya zararlı özelliğe yol açacak herhangi bir işlem uygulayamaz.” hükmünü ihlal ettiği iddiası ile, aynı Kanun’un 29/I maddesinde yer alan “Bu Kanun’un 18’inci maddesinde belirtilen sağlığın korunması ile ilgili yasakları ihlâl eden kişiler, Türk Ceza Kanunu’nun “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” başlıklı Bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılır.” düzenlemesi gereği, hakkında eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 185/2. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı olayda; kovuşturma aşamasında Ziraat uzmanı bilirkişi …‘nun 23/06/2010 tarihli raporunda, “Zoxomide isimli ilacın limit üstü olarak belirlendiğinin” tespitine yer vermesi ve talimatla aldırılan Akdeniz Üniversitesi’nde görevli Bilirkişi Prof. Dr. …‘in düzenlediği 09/12/2010 tarihli raporda; limitüstü çıkan Zoxomide isimli tarım ilaç kalıntısının insan sağlığına zarar verebileceği “tespiti ve Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu’nun 07/03/2011 tarihli raporunda ise; “numunede tespit edilen Methomyl ve Zoxamide isimli pestisit kalıntı miktarlarının tebliğe aykırı olduğuna, bu haliyle sağlığa az veya çok zarar verecek derecede bozulmuş sayılacağına, 5179 sayılı Kanunun 18. maddesinin ihlali niteliğinde olduğuna,” ilişkin görüş bildirilmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 185/2. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, “eylemin kabahat niteliğinde olduğu, kanunda suç olarak tanımlanmadığı” gerekçeleri ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi bozma nedenidir (Yargıtay 20. Ceza Dairesi - Karar : 2017/4868).

Pestisit Kalıntılarının İnsan Sağlığına Zararına Dair Bilirkişi Raporu

Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın ürettiği “patlıcan” lardan 02/03/2010 tarihinde alınan numunelerin analizinde 0,015 mg/kg Pyridaben ve 0,027 mg/kg Pyrimethalin isimli pestisit kalıntılarının tespit edildiği, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirmenin “kabak” üzerinden yapıldığı ve “sanığın kullandığı ilaçların yasal mevzuatta belirtilen hükümlere uygun olmadığı ve bunun bir sağlık riski oluşturacağı sonucuna varıldığı” nın bildirildiği anlaşılmakla;

08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik 5179 sayılı Kanun’un 29/I maddesinin yollaması gereği, 5237 sayılı TCK’nın 185/2. maddesi uyarınca, “pyridaben” ve “pyrimethalin” isimli pestisit kalıntılarının, numune olan “patlıcan” ürünündeki miktarı itibari ile, “insan hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği” hususunda uzman kişi ya da kurumlardan rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, (Yargıtay 20. Ceza Dairesi - Karar : 2017/2942).

Bozulmuş Gıda Ticareti ile Zehirli Madde Katma Suçu Farkı

Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranıp, katılanın yediği sosa madde katarak sağlığını tehlikeye düşürme şeklinde gerçekleşen eylem nedeniyle, sanık hakkında bozulmuş gıda ticareti yapma suçu işlediğinden bahisle dava açılmış ise de; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 185/2. maddesinde tanımlanan dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle zehirli madde katma suçunu oluşturacağı, anılan maddede öngörülen cezanın süresi itibariyle, TCK’nın 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenen asli zamanaşımı süresinin sanığın sorgusunun yapıldığı 26.07.2007 tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla hükmün bu sebepten dolayı (BOZULMASINA), CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, oybirliğiyle karar verildi (Yargıtay 20. Ceza Dairesi - Karar : 2016/5).

Zehirli Madde Katma Suçunda Şikayet Hakkı ve Davaya Katılma

Zehirli madde katma suçunun 5237 sayılı TCK’nın ikinci kitabının “topluma karşı suçlar” başlıklı üçüncü kısmının “kamunun sağlığına karşı suçlar” başlığını taşıyan üçüncü bölümünde düzenlenmiş olması; belirtilen özelliği gereğince, şikâyetçi Finike İlçe Tarım Müdürlüğü’nün CMK’nın 237. maddesi uyarınca mağdur veya suçtan zarar gören sıfatıyla bu suçlarla ilgili davalara katılma ve hükmü temyiz etme hakkının olmadığı anlaşıldığından, şikâyetçi vekilinin temyiz inceleme isteğinin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri gereğince REDDİNE, 22.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi (Yargıtay 20. Ceza Dairesi - Karar: 2018/407).


İstanbul Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Soru ve Yorumlar İçin

Hukuki sorunlara dair her türlü görüş, yorum ve sorularınızı hukuk forumu bölümüne yazabilirsiniz: Hukuk Forumu

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere hukukmakalesi@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş