Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Zehirli Madde İmal ve Ticareti Suçu

Son güncelleme: 1 Temmuz 2026

5237 sayılı TCK'nın 193. maddesinde yer izinsiz zehirli madde imali ve ticareti suçunun cezası nedir? İzinsiz zehirli madde üretilmesi, satılması, bulundurulması ve taşınması suçu ve TCK 193 Yargıtay Kararları

Zehirli Madde İmal ve Ticareti Suçu

Zehirli Madde İmal ve Ticareti Suçu Nedir? (TCK 193)

Zehirli madde imal ve ticareti suçu, 5237 sayılı TCK'nın 193. maddesinde "Kamu Sağlığına Karşı Suçlar" bölümünde şu şekilde düzenlenmiştir:

Zehirli madde imal ve ticareti suçu

Madde 193 - (1) İçeriğinde zehir bulunan ve üretilmesi, bulundurulması veya satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz olarak üreten, bulunduran, satan veya nakleden kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Zehirli Madde İmal ve Ticareti Suçunun Unsurları

Madde gerekçesine göre; maddede, insan sağlığı için ortaya koyduğu tehlike nedeniyle zehirlerin izinsiz olarak üretilmesi veya ticareti suç hâline getirilmiştir. İzinsiz üretim veya ticaretten maksat, bu faaliyetlerin gerekli iznin alındığını gösteren belge bulunmadan icra edilmesidir.

Özellikle belirtelim ki, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 43. maddesine göre; zehirli veya kimyevi maddelerle tıbbî ecza ve müstahzarların müsaadesiz satılması yasaktır. Bunları müsaadesiz satan veya satmak üzere dükkanında bulunduranlar Türk Ceza Kanununun 193. maddesinde düzenlenen zehirli madde imal ve ticareti suçune göre cezalandırılır.

Adli Para Cezası, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Zehirli madde imal ve ticareti suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası 1 yıl veya altında olduğunda adli para cezasına çevrilebilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Zehirli madde imal ve ticareti suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası 2 yıl veya altında olduğundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.

Erteleme, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Zehirli madde imal ve ticareti suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası 2 yıl veya altında olduğundan hakkında cezanın ertelenmesi kararı verilmesi mümkündür.

Suçun Şikayet Süresi ve Zamanaşımı

Zehirli madde imal ve ticareti suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almadığından savcılık tarafından resen soruşturulur, bu suçlara dair herhangi bir şikayet süresi yoktur. Şikayetten vazgeçme ceza davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. Suç, dava zamanaşımı süresine riayet edilmek kaydıyla her zaman soruşturulabilir.

Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamış ise ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur. Zehirli madde imal ve ticareti suçu için yapılan yargılamalarda olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Suç, bu zamanaşımı süresi içerisinde her zaman soruşturulabilir, bu zamanaşımı süresi geçtikten sonra soruşturma yapılamaz.

Uzlaşma

Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. Zehirli madde imal ve ticareti suçu, uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir.

Görevli Mahkeme

Zehirli madde imal ve ticareti suçu nedeniyle yapılan yargılamalar asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Soruşturma aşamasında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebileceği gibi, kovuşturma aşamasında basit yargılama usulü uygulanarak yargılama yapılması mümkündür.

Zehirli Madde İmal ve Ticareti Suçu Yargıtay kararları

Zehirli Madde Bulundurma, Üretme, Taşıma, Satma ve Ticareti Suçu Yargıtay Kararları


Eczanede Zehirli Madde İmal ve Ticareti (Satışı)

Sanığın sattığı iddia ve kabul edilen ... ismli ilacın ele geçmemesi nedeniyle 6197 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca, "zehirli, kimyevi madde veya tıbbi ecza ve müstahzarlarından" olup olmadığı tespit edilemediği, sanığın zehirli madde imal ve ticareti yaptığına ilişkin kuşku sınırlarını aşan kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi de gözetilerek yüklenen suçtan beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi, bozma nedenidir (Yargıtay 9. Ceza Dairesi - Karar: 2016/7474).

Zehirli Madde İmal ve Ticareti Suçunda Mağdur/Suçtan Zarar Gören

Zehirli madde imal ve ticareti suçundan doğrudan zarar görmeyen Sağlık Bakanlığının CMK'nın 237. maddesi uyarınca mağdur veya suçtan doğrudan zarar gören sıfatıyla bu suçla ilgili davaya katılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden sanık aleyhine, katılan idare vekili lehine 660-TL vekalet ücretine hükmedilmesi, yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA karar verildi (Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Karar: 2019 / 2579).

Katılan ... İdaresi vekilinin zehirli madde imal ve ticareti suçundan kurulan beraat hükümlerini temyiz talebi üzerine yapılan incelemede; zehirli madde imal ve ticareti suçundan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin kamu davasına katılmasına karar verilmiş olması hükmü temyize hak vermeyeceğinden katılan ... İdaresi vekilinin vaki temyiz inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE karar verildi (Yargıtay 7. Ceza Dairesi-Karar: 2018/6059).

Zehirli madde imal ve ticareti yapma suçunun 5237 sayılı TCK'nın ikinci kitabının "topluma karşı suçlar" başlıklı üçüncü kısmının "kamunun sağlığına karşı suçlar" başlığını taşıyan üçüncü bölümünde düzenlenmiş olması; belirtilen özelliği gereğince, katılan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın, CMK'nın 237. maddesi uyarınca mağdur veya suçtan zarar gören sıfatıyla bu suçlarla ilgili davalara katılma ve hükmü temyiz etme hakkının olmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz inceleme isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. ve 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddeleri gereğince REDDİNE, 08.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (Yargıtay 20. Ceza Dairesi -Karar: 2018/688).

Zehirli Madde İmal ve Ticareti Basit Yargılam Usulüne Tabidir

Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCK'nın 193. maddesinde sanığa isnat edilen “zehirli madde imal ve ticareti” suçu için temel ceza miktarının " 2 aydan bir yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 esas ve 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozma nedenidir (Y10CD Esas : 2020/18170 Karar : 2021/11542).


Avukat Baran Doğan

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.