0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

İnternet Üzerinden Hakaret Suçu Nedir? (TCK 125)

Sosyal medya veya internet üzerinden işlenen hakaret suçu iki farklı eylem biçimiyle işlenebilir:

  • Belli somut bir durum ve olgunun isnat edilmesi suretiyle kişinin şeref ve saygınlığının zedelenmesi. Örneğin, bir kimseye internet yoluyla “telefon çaldın sen hırsızsın” demek hakaret suçuna vücut verir.

  • Genel ve soyut nitelikteki söz ve davranışlarla kişinin değersizleştirilmesi, rencide edilmesi. Örneğin, bir kimseye internet üzerinden “şerefsiz” demek hakaret suçu oluşturur.

Hakaret suçu; instagram, facebook, twitter, telegram, whatsapp vb. uygulamalar ve sosyal medya hesapları aracılığıyla işlendiği gibi e-mail (e-posta) göndermek gibi başka yöntemlerle de internet üzerinden işlenebilmektedir. İnternet üzerinden hakaret suçu işleyen kişi TCK m.125 hükümleri gereği cezalandırılacaktır:

TCK m.125

1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.

(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

(3) Hakaret suçunun;

a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,

b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,

c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

(4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.

(5) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.

Hangi Sözlerle İnternetten Hakaret Suçu İşlenebilir?

İnternet üzerinden hakaret suçuna vücut veren sözlerin tek tek kanunda sayılması imkansızdır. Suçun vücut bulması için temel kural; internetten sergilenen söz ve davranışlarla kişinin onur, şeref veya saygınlığını rencide edecek somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi veya sövme yoluyla kişinin onur, şeref veya saygınlığına saldırılmasıdır. Görüldüğü üzere, internet yoluyla hakaret suçunda önemli olan kişiyi rencide eden, toplum içinde değersizleştiren fiillerin cezalandırılmasıdır.

İnternet üzerinden ileti göndererek, tweet atarak veya yorum yaparak “şerefsiz”, “haysiyetsiz”, “geri zekalı”, “aptal”, “hayvan”, “müsvedde” vb. gibi sözler söylemenin hakaret suçunu oluşturacağı kuşkusuzdur.

Sosyal medya (instagram, facebook, twitter vb.) üzerinden paylaşılan resimlere yapılan bazı olumsuz yorumlar da hakaret suçu teşkil edebilmektedir. Özellikle resimlerde kişiye isnat edilen somut olgu kişinin mevcut fiziksel veya psikolojik bir özelliğine vurgu yapsa bile hakaret suçunu oluşturur. Örneğin, aksayarak yürüyen birine “allahın topal adamı” demek, gözü görmeyen birine “kör herif” demek internet üzerinden hakaret suçunun oluşmasına neden olur.

İnternet üzerinden hakarete uğrayan mağdurun kişisel özellikleri dışında kalmak şartıyla kendisine isnat edilen fiil veya olgu ispatlandığı takdirde hakaret suçu oluşmaz. Örneğin, “sen Ayşe’nin eşyalarını çaldın” denildiğinde, bu olgu ispatlanırsa hakaret suçu oluşmaz. Fakat, daha önce işlediği bir hırsızlık suçundan sabıkalı olan kişiye, “sen hırsızsın” demek hakaret suçudur.

İnternet üzerinden hakaret suçunu teşkil eden fiiller, sözle işlenebileceği gibi yorum, yazı, şekil ve görüntü ile de işlenebilir. Örneğin, bir kişiye dışkı resmi altında yapılan “sen busun” şeklindeki yorum internet yoluyla hakaret suçuna vücut verir.

İnternetten söylenen kaba ve nezaketsiz söz ve davranışlar hakaret suçunu oluşturmaz. Özellikle twitter, instagram, facebook üzerinde yapılan yorumlarda sıklıkla kullanılan “terbiyesiz, saygısız, riyakar, yalancı” vb. sözler hakaret suçu oluşturmaz. “Sayfamdan defol git, edepsiz” demek nezaketsiz bir davranış olup hakaret suçu oluşturmaz.

Beddua niteliğindeki sözler hakaret suçunu oluşturmaz. Örneğin, sosyal medya üzerinden söylenen “allah seni bildiği gibi yapsın”, “allah belanı versin”, “cehenneme kadar yolun var” “allah çocuklarından çıkartsın” gibi sözler beddua niteliğinde sözler olduğundan Yargıtay tarafından hakaret suçu olarak kabul edilmemektedir.

Dilekçe hakkı ve eleştiri, basının haber yayımlama hakkı, iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında internetten veya sosyal medya üzerinden söylenen söz ve yapılan davranışlar hakaret suçunu oluşturmaz.

Kamuoyu tarafından yaptıkları işler nedeniyle bilinen, tanınan kişilere (Örneğin, futbolcular, sanatçılar, özellikle politikacılar) internetten yöneltilen eleştiriler, normal kişilere yöneltilen eleştirilerden daha sert ve ağır olabilir. Bu kişilerin normal kişilere göre eleştiriye daha açık olmaları ve eleştiriye tahammül etmeleri gerekir. Çünkü, bu kişiler açısından daha fazla eleştiriye katlanma yükümlülüğü nedeniyle hakaret suçunun oluşması normal kişilere göre daha zordur. Bir siyasetçiye, “senden bu memlekete hayır gelmez, bütün memleketi sattın” demek ancak ağır eleştiri olarak nitelenebilir, ama hakaret değildir.

İnternetten İleti Yoluyla Hakaret Suçu

5237 sayılı TCK’nın 125/2 maddesi, ileti yoluyla hakaret edilmesini suç olarak kabul etmiştir. İleti yoluyla yapılan hakaretlerin ceza miktarları aynı olsa da; bir kısmı huzurda hakaret suçu, bir kısmı da gıyapta hakaret suçu kapsamında cezalandırılmaktadır. İleti yoluyla hakaret suçunun “huzurda” oluşabilmesi için iletiyi gönderenin fiili icra ederken mağduru hedeflemesi veya mağdurun fiilini öğrenebileceğini istemesi şarttır. Örneğin, whatsapp mesajını mağdurdan başka birisine gönderilmiş ancak tesadüfen mağdur tarafından öğrenilmiş ise, huzurda hakaret suçu unsurları meydana gelmez. “Gıyapta hakaret” suçunun oluşması için de bu mesajın en az 3 kişiye gönderilmesi veya 3 kişinin bulunduğu ortak bir mesajlaşma grubuna gönderilmesi gerekir. İleti yoluyla işlenen hakaret suçunun cezası da üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır.

TCK m.125/2 anlamında ileti olarak kabul edilen iletişim vasıtaları şunlardır:

  • Mektup,
  • E-mail (e-posta),
  • Whatsapp/Telegram mesajları, Whatsapp/Telegram gruplarına gönderilen mesajlar,
  • Cep telefonuyla SMS,
  • Telefon konuşmaları,
  • İnstagram, twitter, facebook vb. sosyal medya hesaplarından DM (Direct Message) yoluyla mesajlaşma.

Hakaret suçunun huzurda işlenmesinin en tipik örneği, fiilin mağdurun yüzüne karşı işlenmesidir. Fail, bu durumda hareketi doğrudan öğrenir. Suçun huzurda işlenmiş olması mutlaka fail ile mağdurun fiilin işlendiği sırada yüz yüze olmasını gerektirmez. Şayet fail, fiili işlediği sırada mağduru hedef alan hakaretinin mağdur tarafından da doğrudan algılanabileceğini biliyor ve istiyorsa, bu durumda da suç huzurda işlenmiş sayılacaktır. Hakaret suçunun huzurda işlenmemesine rağmen, Kanun tarafından huzurda işlenmiş gibi cezalandırılan hali ise, ileti yoluyla yapılan hakarettir. TCK’nın 125/2. maddesinde, “Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” demek suretiyle, tahkir edici nitelikteki fiilin, ileti yoluyla mağduru hedef alması durumunda failin huzurda hakaret etmiş gibi cezalandırılacağı belirtilmiştir. Buna göre, hakaret içeren bir mektup, telefon konuşması veya yazılı bir mesaj huzurda söylenmiş gibi cezalandırılacaktır.İleti yoluyla hakarette, failin kullandığı vasıtalar ile mağduru hedef aldığını bilmesi ve mağdur tarafından bu fiilin öğrenileceğini istemesi gerekir. Şayet ileti mağdurdan başka birisine gönderilmiş ancak tesadüfen mağdur tarafından öğrenilmiş ise, huzurda hakaret suçu oluşmayacaktır. Zira, fail mağdurun hakareti öğrenmesi kastıyla hareket etmemiştir. İleti yoluyla hakaretin, huzurda hakaret gibi cezalandırılabilmesi için sanığın iletilme kastı ile hareket etmesi gerekir. Sanığın, müştekinin gıyabında teyzesine ait telefona hakaret içerikli mesajlar gönderdiği, müştekinin teyzesinin müştekiye bahse konu mesajları göstermesi üzerine müştekinin mesajları öğrenerek şikayetçi olduğu, bu suretle sanığın iletme kastıyla hareket etmediği anlaşılmakla sanığın hakaret suçundan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar : 2019/12396)

İnternet ve Sosyal Medya Yoluyla Hakaret Suçunun Cezası Nedir?

İnternetten Basit Hakaret Suçu Cezası (TCK 125/1)

İnternet veya sosyal medya üzerinde suçun basit şeklinin işlenmesi halinde, hakaret suçunun cezası 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir (TCK m.125/1).

İnternet veya sosyal medya üzerinden işlenen hakaret suçları aleni işlendiğinden, aleniyet nedeniyle hakaret suçu cezası 1/6 oranında arttırılacaktır.

Suçun basit şeklinde hakim ya hapis cezası ya da adli para cezası verecektir. Her iki cezanın aynı anda verilmesi mümkün değildir. Hakim gerekçeli kararında neden hapis cezası veya adli para cezası verdiğini de açıkça gerekçelendirmek zorundadır.

İnternet Üzerinden Nitelikli Hakaret Suçu Cezası (TCK 125/3)

İnternet yoluyla suçun nitelikli hallerinde hakaret suçunun cezası, 1 yıl ile 2 yıl arasındadır (TCK m.125/3).

Hakaret suçunun;

  • a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,

  • b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,

  • c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

Yukarıda açıklandığı üzere, mağdurun kamu görevlisi olması (avukat, hakim, memur vs.) ve hakaretin görevinden dolayı yapılmış olması, kişinin mensup olduğu dinin kutsal değerlerine veya din özgürlüğünün kullanılmasına hakaret edilmesi hakaret suçunun nitelikli şekli olarak kabul edilmektedir.

Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle internetten işlenen hakaret suçunda, ceza yarı oranında arttırılır. Ayrıca hükmedilen hapis cezası ertelenemez. (7243 sayılı Kanun m.28).

İnternet veya sosyal medya üzerinden işlenen hakaret suçları aleni işlendiğinden, aleniyet nedeniyle hakaret suçu cezası 1/6 oranında arttırılacaktır.

Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret halinde zincirleme suç hükümleri gereği belirlenen cezanın miktarı ayrıca 1/4’ten 3/4’e kadar arttırılır. Örneğin, bilirkişi heyetine veya mahkeme heyetine hakaret suçlarında suçun nitelikli şeklinden belirlenen ceza arttırılacaktır.

İnternetten Alenen Hakaret Suçu Nedir?

Hakaretin alenen işlenmesi halinde, hakaret suçu nedeniyle öngörülen ceza 1/6 oranında ayrıca arttırılmaktadır (TCK m.125/4). Örneğin, bir tv programında veya bir caddede bağırarak hakaret etmek, hakaret suçunun aleni bir şekilde işlenmesine neden olur. Aynı şekilde, twitter, facebook, instagram vb. sosyal medya hesapları üzerinden hakaret edilmesi de aleniyetin gerçekleşmesine neden olur. İstisnai hallerde uygulama ayarlarının, sınırlı sayıda kimsenin paylaşımları göreceği şekilde ayarlanması halinde aleniyet oluşmaz. Örneğin, facebook ayarlarını sadece kendi arkadaşı olan 20 kişinin göreceği şekilde ayarlayan kişinin fiili suç teşkil etse bile aleniyet nedeniyle cezanın arttırılması yoluna gidilemeyecektir.

Aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli değildir. Hakaret konusu söz veya davranışın belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması halinde alenen hakaret suçu işlenmiş olur. Hakaret suçunda aleniyetin gerçekleşmesi için fiilin herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi şarttır.

Özellikle twitter, facebook, instagram vb. sosyal medya hesapları üzerinde yapılan paylaşımlarda aleniyetin gerçekleşip gerçekleşemediği soruşturma makamları tarafından ayrıca araştırılmalıdır.

Sosyal medya paylaşım sitesi olan Twitterda gerçekleştirilen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun oluşup oluşmadığı tartışılmadan hüküm kurulması bozma nedenidir (Y18CD-K.2019/4842).

Sanığın “facebook” isimli sosyal paylaşım sitesinde bulunan hesabından mesaj yoluyla katılana hakaret etmesi biçiminde gerçekleşen eyleminde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu sanığın paylaşımlarının herkes tarafından görülüp görülemeyeceği açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması, bozma nedenidir (Y18CD-K.2019/11905).

İnternetten Hakaret Suçunda Haksız Tahrik (TCK 129)

Haksız Tahrik, genel bir ceza indirimi nedenidir.

TCK md. 129/1’e göre, internet yoluyla hakaret suçunun bir haksız fiile tepki olarak işlenmesi halinde faile ceza verilmeyebilir veya cezası 1/3’üne indirilebilir. Örneğin, twitter hakkında gerçek olmayan bir bilgi yayan kişiye karşı hakaret içeren tweet atan fail kendisine karşı işlenen bir haksız fiile tepki olarak hakaret suçu işlemiş kabul edilir.

TCK md. 129/2’ye göre, internet üzerinden işlenen hakaret suçunun yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde faile ceza verilmez. Örneğin, yüzüne tokat atarak burnunun kanamasına neden olan kişiye karşı facebook üzerinden yorum yoluyla hakaret edilmesi halinde faile ceza verilemez.

Genel bir ceza hukuku kurumu olan haksız tahrik, hakaret suçunda özel bir şekilde düzenlendiğinden; fail hakkında 5237 sayılı TCK’nınn genel haksız tahrik hükümleri uygulanmadan doğrudan TCK m.129 hükümleri uygulanmalıdır.

Sosyal medya veya internet üzerinden hakaret suçunun kasten yaralama, tehdit, şantaj vb. haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde faile ceza verilmeyebilir:

Hakaret suçunun; katılanın, sanığın kolundan tutarak alt kata indirmek amacıyla iteklemesi biçimindeki ve kasten yaralama niteliğindeki haksız hareketine tepki olarak işlendiğinin anlaşılması nedeniyle TCK’nın 129/2. maddesi ve CMK’nın 223/4. maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetlidir (Y4CD-K.2011/816).

İnternet Yoluyla Hakaret Suçunda Mağdurun Belirlenmesi (TCK m.126)

İnternet üzerinden yazı, yorum veya görüntü yoluyla işlenen ve hakaret teşkil eden fiilde mağdurun ismi açık bir şekilde belirtilmemiş olabilir. Mağdurun isminin kim olduğunun belli olmadığı hallerde, mağdurun nasıl belirleneceğine ilişkin kanuni karineler mevcuttur. Kanuni karineye göre; hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır (TCK m.126).

Madde gerekçesine göre hakaret suçunun oluşabilmesi için mağdurun belli veya belirlenmesinin olanaklı bulunması gereklidir. İşte bu maddeyle suçu işleyen tarafından mağdurun kimliğinin açıkça belirtilmediğinde, ne gibi bir durumun varlığı hâlinde ismin belirtilmiş ve hakaretin açıklanmış sayılacağına ait ölçü gösterilmektedir. Yukarıdaki hüküm, aslında usûl hukuku bakımından ispata yönelik, karineye benzer bir ölçü getirmiş bulunmaktadır.

Olayın özelliğinden yola çıkılarak hakaret suçu failinin kimi hedef alarak suçu işlediği ortaya çıkarılabilir:

Sanığın twitter isimli sosyal paylaşım sitesinden paylaştığı tweet ve retweetlerdeki ifadelerle, suçun işlendiği tarihler, paylaşımlarda kullanılan ifade ve resimlerden yola çıkılarak açıkça katılanı kastettiğinin anlaşılması ve bu paylaşımların küçük düşürücü, onur, şeref ve saygınlığ rencide edici boyutta olması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden beraat kararı verilmesi, bozma nedenidir (Y18CD-K.2018/5756).

İnternet Yoluyla Karşılıklı Hakaret Suçu

TCK md. 129/3’e göre internetten hakaret suçunun iki kişi tarafından karşılıklı işlenmesi halinde “karşılıklı hakaret suçu” meydana gelir. Karşılıklı hakaretin aynı zaman diliminde gerçekleşmesi şart değildir. Örneğin, sosyal medya yoluyla kendisine “maymun” denildiğini öğrenen bir kişinin de karşı tarafa bir gün sonra “yarasa” demesi halinde karşılıklı hakaret suçu meydana gelir.

Karşılıklı hakaret suçunun işlenmesi halinde hakim, taraflardan birine veya her iki tarafa ceza vermeyebilir veya cezayı 1/3’üne kadar indirebilir.

İnternet Üzerinden Hakaret Suçu Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma

İnternet üzerinden hakaret suçunun temel şekli takibi şikayete bağlı suçlar kategorisinde yer alır. Suçun mağduru, hakaret edeni ve hakareti öğrendiği tarihten başlamak üzere 6 ay içerisinde şikayet hakkını kullanmak zorundadır. Aksi takdirde şikayet hakkını kaybeder. Şikayet hakkı, en geç dava zamanaşımı süresi içinde kullanılmalıdır.

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu (TCK m.125/3) şikayete tabi değildir. Bu nedenle hakaret suçunun bu şekli için herhangi bir şikayet süresi sınırlaması yoktur. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçun işlenmesi halinde cumhuriyet savcılığı resen soruşturma açar.

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu hariç, tüm hakaret suçları (TCK md.125/1-2-3), taraflar arasında uzlaştırma prosedürü uygulanmasını gerektiren suçlardandır. Uzlaşma kapsamında olan suçlarda, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında öncelikle uzlaştırma prosedürünün uygulanması, uzlaşma sağlanmazsa soruşturmaya veya yargılamaya devam edilmesi gerekir.

Hakaret suçları nedeniyle yapılan yargılamalar asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Özellikle belirtelim ki, kamu görevlisine ve cumhurbaşkanına hakaret suçu, şikayete tabi suçlardan olmadığından uzlaştırma kapsamında değildir.

İnternetten Hakaret Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), sanığın 5 yıl gözlenmesi ve sanık hakkında verilen hükmün bu süre boyunca hiçbir sonuç doğurmaması, sanığın bu sürede yeni bir suç işlememesi halinde hakkındaki davanın düşmesi olarak açıklanabilir.

HAGB kararı verilmesinin önemli şartlarından biri mağdurun uğradığı zararın giderilmesi şartıdır. İnternetten hakaret suçu açısından dikkat edilmesi gereken nokta, zararın giderilmesi şartının aranmaması gerektiğidir. İnternetten hakaret suçunda mağdurun uğradığı herhangi bir maddi zarar olmaz. Mağdur, HAGB için kişinin uğradığı manevi zarar dikkate alınmaz.

Hakaret Suçu Cezasının Ertelenmesi veya Adli Para Cezasına Çevrilmesi

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. İnternet ve sosyal medya üzerinden hakaret suçu nedeniyle sanık hakkında ceza mahkemesi tarafından doğrudan adli para cezasına hükmedilebilir.

Cezanın ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. İnternet ve sosyal medya youyla hakaret suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi de mümkündür.

İnternetten Hakaret Suçu Nasıl İspatlanır?

Failin twitter hesabının IP adresinin araştırılarak bulunması ve IP adresi üzerinden failin adresine ulaşabilmek en kolay yoldur. Ancak, twitter, instagram, facebook gibi şirketler kullanıcıların IP adreslerini soruşturma makamlarıyla paylaşmamaktadır.

Polis, bu tarz suçların faillerini sosyal medya hesapları üzerinde araştırmalar yaparak bulmaya çalışmaktadır. Sosyal medya hesapları üzerinde el ettiği dataları emniyette bulunan datalar ile kıyaslayara faili bulmaya çalışmaktadır. Örneğin, sosyal medya hesaplarına kaydedilen cep telefonlarının belli hanelerine ulaşılabilmektedir. Yer, zaman ve sosyal medya hesabından elde edilen diğer bilgiler kullanılarak elde edilen birkaç haneli cep telefonunun kime ait olduğu bulunmaya çalışılmaktadır.

Bazı durumlarda polis suçun faili olup olmadığı tam olarak tespit edilemeyen bazı kişilere ulaşmaktadır. Bu durumda, şüpheli bu şahısların bilgisayar, tablet ve cep telefonlarına el konularak bu materyallar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak fail tespit edilmeye çalışılmaktadır.

İnternet veya sosyal medya üzerinden hakaret suçu, çoğu zaman bilişim sistemleri kullanılarak işlendiğinden cep telefonu, tablet, laptop, masaüstü bilgisayarı vb. materyaller de önemli delil elde etme araçları olabilmektedir.

İnternet veya Sosyal Medya Yoluyla Hakaret Suçu Yargıtay Kararları


Facebook Üzerinden Hakaret Suçu

İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin, şüphelinin www.facebook.com isimli internet sitesinde “küpek” şeklindeki paylaşımı ile müvekkiline karşı hakaret suçunun işlendiği iddiası ile yaptığı şikâyet üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelinin suçlamaları kabul etmemesi ve facebook, twitter, instagram isimli sosyal paylaşım sitelerine ilişkin istinabe taleplerini ABD adIî makamlarının cevaplamadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;

Somut olayda, müştekinin müvekkilinin resminin bulunduğu internet sayfasında, “…” adlı kişinin müştekiye yönelik “küpek” şeklinde paylaşımının bulunduğu, www.facebook.com isimli internet sitesinde yapılan araştırma sonucu elde edilen kişisel veri ve profil resimleri üzerine şüpheliye ulaşılarak kolluk tarafından şüphelinin ifadesinin alındığı, şüphelinin, söz konusu paylaşımı kendisinin yapmadığını ve “…” isimli facebook hesabı ile anılan hesapta paylaşılan resimlerin kendisine ait olmadığını beyan ettiği ancak, “küpek” ifadesinin “köpek” ifadesini çağrıştırdığı ve anılan ifadenin hakaret oluşturup oluşturmayacağı hususu ile şüphelinin savunması doğrultusunda söz konusu ifadenin şüpheli tarafından paylaşılıp paylaşılmadığı hususunun takdirinin mahkemesince yapılmasının gerektiği, mevcut delillerin şüphelinin üzerine atılı suçtan kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu cihetle, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

Hukuksal Değerlendirme:

CMK’nın 160/1. maddesinde, “Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.” 160/2. maddesinde “Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.’’ 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

CMK’nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet Savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. CMK’nın 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.

İncelenen dosyada, şüphelinin ad ve soyadının yazılı olduğu facebook hesabından, müştekinin fotoğrafının bulunduğu bir facebook sayfasının altına yorum yapıldığının anlaşılması karşısında; CMK’nın 170/2. maddesi uyarınca dosyadaki mevcut delillerin şüpheli hakkında hakaret suçunun işlendiği hususunda iddianame düzenlenebilmesi için yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. Şüphelinin eyleminin sübut bulup bulmadığı hususu, tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ve bu karara itiraz sonucunda verilen itirazın reddine dair mercii kararı hukuka aykırıdır (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar : 2020/1689).

Twitter Üzerinden Hakaret Suçunda Soruşturma

Müşteki …’in vekili aracılığıyla 06/08/2018 havale tarihli dilekçesi ile, “twitter” isimli sosyal paylaşım sitesinden şahsına yönelik hakaret içerikli paylaşımlar yapan bir kısım hesap sahibi hakkında hakaret suçundan cezalandırılmaları amacıyla suç duyurusunda bulunduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca her hangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın 08/07/2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara yapılan itirazın da İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliğince reddedildiği bu ret kararına karşı da kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

İncelenen dosyada; müştekinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, müştekiye yönelik hakaret suçunun işlendiği yönünde yeterli şüphenin dosyada mevcut olmasına rağmen fail tespiti bakımından Cumhuriyet Başsavcılığınca hiç bir soruşturma işleminin yapılmadığı, kolluk kuvveti marifeti ile fail tespiti yoluna gidilmediği, ayrıca şüphelilerin tespit edilememesi durumda dahi dosya kapsamındaki suçla alakalı zamanaşımı süresine kadar araştırma faaliyetinin yapılmasının temin edilmediği, hal böyle iken müştekinin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yaptığı itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar : 2019/8348).

Twitter Paylaşımıyla Hakaret Suçu İçeren Sözler

Sanığın, twitter isimli sosyal paylaşım sitesinde milletvekili olan katılana hitaben yazdığı “sayın vekilim@…. … ve … gibi insan müsveddelerinin de sizin ile aynı sıfata sahip olmaları ne iğrenç” şeklindeki sözlerinin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olduğu ve hakaret suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi, bozma nedenidir (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar : 2019/1839).

Retweet Yoluyla Hakaret Suçu İçeren Paylaşımlar

İstem yazısında; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, dosya kapsamına göre müştekinin şikayet dilekçesinde şüphelinin twitter isimli sosyal medya hesabında @… kullanıcı adıyla kayıtlı olduğunu ve kendisine karşı önceden de aynı şekilde sosyal medyadan hakarette bulunması sebebiyle şikayetçi olduğundan aralarında husumet bulunduğunu, bu duruma rağmen şüphelinin değişik tarihlerde başka kullanıcılar tarafından paylaşılan ve şahsına yönelik hakaret içeren paylaşımları retweet etmek suretiyle sayfasında paylaşarak hakaret ettiğini, şüpheliden şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve şikayet üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sırasında, şüphelinin alınan savunmasında adı geçen hesabın kendisi tarafından kullanıldığını, iddia konusu paylaşımları kendisinin yapmadığını, bilgi amacıyla sayfasında retweet etmek suretiyle paylaştığını ifade ettiği görülmekle; suça konu paylaşımların müştekiye hitaben yazılmış “pislik, namert, edepsiz, yalancı, silah kaçakçısı, çirkef, imansız, izzetsiz, rüşvetçi, salyasını akıtan, şerefsiz..” şeklinde hakaret sayılabilecek sözler içeren paylaşımlar olması, bu paylaşımların şüpheli tarafından retweet edildiğinin savunmada kabul edilmesi ve taraflar arasında önceden görülen kamu davasının bulunması hep birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil ve şüphenin elde edildiği gözetilerek itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir.

İncelenen dosyada, şüphelinin ad ve soyadının yazılı olduğu @… kullanıcı adlı twitter hesabından müştekiden bahsedilerek paylaşımlar (retweetler) yapıldığının anlaşılması karşısında; CMK’nın 170/2. maddesi uyarınca dosyadaki mevcut delillerin şüpheli hakkında hakaret suçunun işlendiği hususunda iddianame düzenlenebilmesi için yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. Şüphelinin eyleminin sübut bulup bulmadığı hususu, tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ve bu karara itiraz sonucunda verilen itirazın reddine dair mercii kararı hukuka aykırıdır (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar : 2019/1445).

Tweeter Kullanıcısının Eleştirel Paylaşımları

İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, şikayete konu tweetin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunu oluşturmadığından bahisle hiç bir soruşturma işlemi yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, … rumuzlu tweeter kullanıcısı tarafından müştekiye hitaben yazılan “bırakın bu işleri, yediniz yediniz doymadınız, allah belanızı versin, mübarek günde insanı günaha sokuyorsun, günahı vebali boynuna olsun” şeklindeki mesajın içeriği itibarıyla şüpheli hakkında kamu davası açmaya yeterli delil bulunduğu, delillerin takdir ve değerlendirme yetkisinin mahkemeye ait olduğu cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca soruşturma yapılarak, şüphelinin kimliğinin tespiti ile kamu davasının açılmasını teminen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.

Somut olayda, suça konu sözlerin hakaret suçunu oluşturmadığı gerekçesine dayanan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı isabetli olup, mercii tarafından verilen itirazın reddi kararı da yerinde görüldüğünden, kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar : 2019/1321).

Twitter ve Facebook Üzerinden Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma

İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre şüphelinin adının ve telefon numarasının yazılı olduğu @ceboamal kullanıcı adlı twitter hesabından, müştekinin ismini de vermek sureti ile birçok tweet atıldığı, facebook paylaşımlarının yapıldığı, müştekinin adının ve telefon numarasının yazıldığı, “bu genç hemşireyi sivil giyindirip manken gibi oturtanlar kimler? Bu genç ve dinamik hemşirenin adı… bu genç hemşireyi açık saçık giyindirip defile yaptıranlar kimler? … açık saçık giyindirip gezdiriyorlar…” şeklinde paylaşımlar yapıldığı böylelikle de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/2. maddesi uyarınca soruşturma aşamasında toplanan delillerin şüphelinin suç işlediği hususunda yeterli şüpheyi oluşturduğu, bu kapsamda anılan madde uyarınca kamu davası açılması gerektiği, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin yapılacak yargılama sırasında mahkemesine ait olduğu cihetle, itirazın kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

İncelenen dosyada, şüphelinin ad ve soyadının yazılı olduğu @ceboamal kullanıcı adlı twitter hesabından müştekiden bahsedilerek paylaşımlar yapıldığının anlaşılması karşısında; CMK’nın 170/2. maddesi uyarınca dosyadaki mevcut delillerin şüpheli hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun işlendiği hususunda iddianame düzenlenebilmesi için yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. Şüphelinin eyleminin sübut bulup bulmadığı hususu, tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ve bu karara itiraz sonucunda verilen itirazın reddine dair mercii kararı hukuka aykırıdır (Yargıtay 18.CD-Karar : 2018/7360).

Sanığın Twittere Girip Girmediğinin Araştırılması

Sanığın, internete giriş yaptığı bilgisayar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak twitter adresine suç tarihlerinde girip girmediği ve iddianameye konu olanlar dışında paylaşım yapıp yapmadığı tespit edilip, sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, bozma nedenidir (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar : 2018/7369).


İstanbul Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS