0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen bir kişinin yaşarken destek verdiği kişilerin aldığı desteğin ölüm sebebiyle ortadan kalkması neticesinde destek alanların uğradıkları zarardır. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin destek verdiği kişilerin hayatlarının ölüm nedeniyle kötüleşmemesi için kabul edilmiş bir maddi tazminat davası türüdür.

Hak sahipleri, bu maddi tazminat davası ile birlikte aynı dava içinde manevi tazminat davası da açabilirler. Söz konusu tazminatın amacı, ölenin yaşarken destek verdiği kişilerin hayatlarını aynen sürdürebilmeleri, sosyal ve ekonomik bağlarına ölümden önceki gibi devam edebilmelerinin sağlanmasıdır.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Davasını Kimler Açabilir ?

Destekten yoksun kalma tazminatı, bir maddi tazminat davası türüdür. Böyle bir maddi tazminatı talep edebilmek için ölen kişiden yaşarken maddi destek alınıyor olması şarttır. Yaşarken destek alınmayan kişinin ölümü nedeniyle maddi tazminat talep etmek mümkün değildir.

Ölenden yaşarken destek aldığı iddiasıyla maddi tazminat talep eden şahıs, herhangi bir kişi olabilir. Ölenden destek alan kişi, ölenin nişanlısı, amcası, dayısı vb. gibi herhangi bir yakını ölen kişiden destek aldığını iddia edebilir. Ancak destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmek için ölen kişiden yaşarken destek alındığının ispatlanması gerekir.

Bazı kişilerin yaşarken birbirine destek olduğu konusunda hukuki bir karine mevcuttur. Sosyal hayatın normal akışına göre anne-baba çocuklarına, çocuklar anne-babalarına, eşler birbirlerine yaşarken maddi destekte bulunurlar. Hukuki karine nedeniyle bu şahısların yaşarken birbirlerine maddi destekte bulundukları kabul edildiğinden destek olma olgusunun ispatlanmasına gerek yoktur. Ancak davalı taraf karinenin aksini ispatlayabilir, yani bu şahısların birbirine yaşarken destek olmadığını ispatlayan davalı maddi tazminat davası nedeniyle hükmedilecek destekten yoksun kalma tazminatından kurtulabilir.

Destekten Yoksun Kalma Maddi Tazminat Davası ve “Destek” Kavramı

Ölenin, geride sağ kalanlara desteği çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir. Ölen kişi, parasal yardım sağlayarak destek olabileceği gibi hizmet veya farklı biçimlerde yardım ederek de destekte bulunabilir. Ölenin sağ kalan yakınlarının herhangi bir şekildeki destekten yoksun kalması, maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı için yeterlidir.

Destek biçimlerine örnek vermek gerekirse;

Ev kadınları, evin ihtiyaçlarını ve hizmetlerini gördüklerinden, bir ev kadını trafik kazası, iş kazası, doktor hatası vs. gibi bir haksız fiil nedeniyle vefat ettiğinde geride kalan yakınları destekten mahrum kaldıklarından maddi ve manevi tazminat davası açabilirler.

Aynı şekilde çocuklar, gerek ev işlerinde gerekse iş hayatında anne-babaya belli bir düzeyde destekte bulunurlar. Çocukların haksız fiil nedeniyle vefatı halinde anne-babanın fiili işleyen kişilere karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakları vardır.

Birlikte yaşayan ve birbirlerine destek olan iki sevgiliden birinin ölümü halinde dahi, diğer kişinin destekten yoksun kalma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı vardır.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Maddi Tazminat Davası) Yetkili Mahkeme

Destekten yoksun kalma tazminatı, kural olarak davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Birden fazla davalı varsa maddi – manevi tazminat davası davalılardan herhangi birinin ikametgahı mahkemesinde açılabilir. Davalı bir şirket veya vakıf vb. gibi bir kurum ise, maddi tazminat davası, davalının işyeri merkezinin bulunduğu yerde açılabileceği gibi işlemi yapan şubenin bulunduğu yerde de açılabilir.

Destekten yoksun kalma tazminatı davası, yetkili mahkeme seçeneklerini çoğaltan birçok nedenden kaynaklanabilir. Böyle bir maddi tazminat davası başlıca şu sebeplerle açılabilir: Ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası, ölümlü iş kazası nedeniyle maddi tazminat davası, kasten veya taksirle adam öldürme suçu nedeniyle maddi tazminat davası. Tüm bu maddi tazminat davası çeşitleri esasen destekten yoksun kalma tazminatı davasının “haksız fiillerden” kaynaklanan farklı görünüm biçimleridir. Haksız fiillerden kaynaklanan bu tür maddi tazminat davaları, davalının ikametgahı, şirket merkezi veya işlemi yapan şubede açılabileceği gibi başka mahkemelerde de açılabilir. Yani haksız fiil halinde, davacı kanunun yetkilendirdiği birden fazla yetkili mahkemeden hangisini tercih ederse o mahkemede destekten yoksun kalma tazminatı açabilecektir.

Yukarıda saydığımız haksız fiillerden kaynaklanan ölüm halinde davacı, davalının ikametgahında tazminat davası açma hakkına sahip olduğu gibi şu mahkemelerden birinde de maddi- manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir: 1- Haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi, 2- Zararın meydana geldiği yer mahkemesi, 3- Zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi.

Destekten yoksun kalma nedeniyle açılacak maddi–manevi tazminat davası yetkili mahkeme için örnek vermek gerekirse;

Örneğin, İstanbul – Şişli ilçesinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde Ahmet ölmüş, geriye İstanbul-Bakırköy ilçesinde yaşayan eşi Ayşe ve çocuğu Erol mirasçı olarak kalmıştır. Bu ölümlü trafik kazası, İstanbul-Büyükçekmece’de ikamet eden Mehmet’in dikkatsiz araç sürmesi nedeniyle meydan gelmiştir.

Yukarıdaki örnekte trafik kazası neticesinde destekten yoksun kalan ölenin eşi Ayşe ve çocuğu Erol şu adliyelerin herhangi birinde maddi-manevi tazminat davası açma tercihinde bulunabilirler: 1- Trafik kazasının gerçekleştiği yer olan Şişli ilçesinin bağlı olduğu İstanbul Çağlayan Adliyesi, 2- Davacılar Ayşe ve Erol’un kendi ikametgahının bulunduğu yerin bağlı olduğu İstanbul Bakırköy Adliyesi, 3- Davalı Mehmet’in ikametganın bulunduğu yerin bağlı olduğu İstanbul Büyükçekmece Adliyesi

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Maddi Tazminat) Davası Açma Süresi ve Zamanaşımı

Destekten yoksun kalma tazminatı isteminin zamanaşımı süresi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıldır (BK md. 72). Haksız fiillerde zarar her zaman olay anında ortaya çıkmaz. Örneğin, bir iş kazası, trafik kazası veya doktor hatası nedeniyle ölüm halinde, ölene zarar veren eylem nedeniyle yıllarca tedavi gördükten sonra olay nedeniyle vefat etmesi mümkündür. Bu durumda destekten yoksun kalma tazminatı nedeniyle zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi ölüm tarihidir.

Tazminat yükümlüsü veya zarar sonradan öğrenilse bile, her halukarda destekten yoksun kalma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı 1O yılda zamanaşımına uğrar.

Destekten yoksun kalma tazminatına konu fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir fiil ise, suç için öngörülen ceza zamanaşımı süresi içinde tazminat davası açılabilir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Maddi ve Manevi Tazminat) Yargıtay Kararları


Destekten Yoksun Kalma Maddi Tazminatta Zarar Hesaplama Yöntemi

  • Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre tazminat hesabında hak sahiplerinin bakiye ömür süresi belirlenirken PMF tablosunun kullanılması esas olup, CSO tablosunun kullanılarak %3 teknik faiz uygulanması, uygulamalara aykırıdır. İşleyecek dönem hesabında 1/Kn kat sayısına göre % 10 arttırım ve % 10 eksilme esasına göre bilinmeyen dönem tazminatı belirlenmelidir. Mahkemece yeni bir bilirkişiden tazminat raporu alınarak belirlenen uygulamalar esas alınmak suretiyle tazminat belirlenmesi, kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru bulunmamıştır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2013/8761 Karar).

  • Mahkemece, hükme esas alınan 27.02.2012 tarihli tazminat raporunda, davacı M.’nin muhtemel bakiye ömür süresi CSO 1980 yaşam tablosuna göre 57 yıl üzerinden hesaplama yapılmıştır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, muhtemel yaşam sürelerinin tespitinde PMF tablosu uygulanmakta olup bu durumda savacı M.’nin bakiye ömrü 53 yıl olacaktır. Yargıda çok uzun yıllar “sabit taksitli rant” formülleriyle yapılan hesaplar geçerli sayılmış iken Yargıtay, 1993 Ankara Sempozyumunda varılan uzlaşı sonucu “progressif rant” olarak adlandırılan, kolay anlaşılır, basit bir hesaplama yöntemini uygulamaya koymuştur. Yaşam tablosu ise: halen yargıda ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nda uygulanması zorunlu olan PMF 1931 Yaşam Tablosudur. Bu tablonun yasal dayanağı 506 Sayılı Yasa ‘ nın 22. Maddesi olup, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve Analık Sigortaları hakkında 4722 Sayılı Kanun’a ek olarak (Çalışma Bakanlığı ile Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından birlikte) hazırlanmış ve 1965 yılında yürürlüğe konulmuştur. Her ne kadar, 5510 sayılı yeni Sosyal Güvenlik Yasasında paralel bir hüküm bulunmamakta ise de geçici 3. madde hükmü gereğince bir ifade ile SGK ile yargı PMF – 1931 yaşam tablosuna göre gelir bağlamaya ve tazminat hesaplamaya devam edecektir. Tazminat, davalarında, okyanus ötesi bir ülke olan ABD ‘nın CSO 1980 yaşam tablolarının (mortalite) kullanılmak istenilmesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır. O halde mahkemece, PMF – 1931 yaşam tablosu esas alınarak belirlenecek tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile fazla miktarda tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2013 / 16442 Karar).

Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Destek Süresi ve Tazminat Miktarı

  • Destekten yoksun kalanların bir kısmının dava açmamış olması halinde, destek ölmemiş olsa idi ne miktar yardım alacak idiyse, o miktarın ödettirilmesine karar verilmelidir. Diğer dava etmeyenlere ayrılması gereken pay ayrılmadan, davacıya tamamı verilmesi bozması gerektirmiştir ( Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 1965 / 7018 Karar ).

  • Destekten yoksunluk tazminatının amacı, desteğini yitiren kişinin, ölüm öncesi içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik yaşama düzeyinin devamını sağlayacak yardımın karşılığı olan paranın, bir başka deyişle bakım giderinin ödetilmesidir. Desteğin gelirinin dağıtımında öbür hal sahiplerinin de varlığı göz önünde tutulmalıdır. Desteğini yitiren kimse, kendisine ne yardım yapılması gerekiyorsa, yalnızca o tutarı isteyebilir ( Yargıtay 15. Hukuk Dairesi – 1974 / 1207 Karar ).

  • Destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi için desteğin geliri desteklenenler arasında bölüştürülürken davacı olup olmadıkları davacı olup da davalarını müracaata bırakmış bulunup bulunmadıkları gözetilmeksizin her birinin payı ayrı ayrı saptanmalı dava açmamış ya da davaları müracaata bırakılmış olanlara ayrılmış paylar hükmün dışı tutulmalı ve sadece desteklenenlerden davayı açmış olanların paylarına hükmedilmelidir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – 1969 / 3816 Karar)

  • Ölenin gelirinden pay alabilme hakkına sahip kimsenin dava açmamış olması, onun payının başkalarına dağıtılması sonucunu doğurmaz (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – 1980 / 11824 Karar).

  • Hak sahibi babanın destekten çıkmasından sonraki dönem için, hak sahibi annenin destek payının arttırılmayarak sabit tutulması hukuka aykırı olup karar bu nedenle bozulmalıdır (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – 1997 / 4409 Karar).

  • Hak sahiplerinden babanın destekten çıktığı dönem için destek görmeye devam eden diğer hak sahibi annenin destek payında, arttırıma gidilmelidir. Çünkü baba destek almaktan çıkmıştır (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – 1995 / 10932 Karar ).

  • Desteğin bekar olduğu dönemde ayırabileceği pay ile evlendikten sonra ve çocuğu olduktan sonra ayıracağı pay farklı olmalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi – 2011 / 5358 Karar).

  • Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, desteğin anneye ayıracağı pay bekarken farklı, evlendikten sonra farklı sonuç doğuracaktır. Başka bir anlatımla sigortalı yaşamış olsaydı evleneceği tarihe kadar annesine daha fazla, evlendikten sonra daha az yardımda bulunabilecekti. Hesaplamanın bu olguya göre yapılması gerekir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – 1997 / 627 Karar).

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplamasında üCretin Belirlenmesi

  • Tazminatın hesaplanmasında gerçek ücretin esas alınması koşuldur ( Yargıtay 21. Hukuk Dairesi – 2000 / 5128 Karar ).

  • Ölenin olay tarihinde başka bir işte çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise ne iş yaptığının ve varsa kazancının ne olduğunun denetime elverişli bir şekilde araştırılıp belirlenmesi, eğer ücret belirlenmiyorsa asgari ücret üzerinden hesap yapılması ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – 2009 / 7307 Karar).

  • Dava BK. md. 45. gereği açılan maddi destekten yoksun kalma tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, Yargıtay ‘ın yerleşmiş içtihatlarına göre, desteğin ölüm tarihindeki gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi destek tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – 2003 / 5599 Karar )

Destekten Yoksun Kalma Tazminatını Kimler Talep Edebilir?

  • Davacılar Dursun ve Leyla çocukları Şebnem’in ölümü nedeniyle destek tazminatı da istemişlerdir. Genel yaşam deneyimleri ve hayatın olağan akışı yetişkin bir insanın anne ve babasına her halükarda ve belirli bir düzeyde destek olacağını gösterir. Bu desteğin miktarı tarafların yaşam düzeyi, sağlık, sosyal ve ekonomik durumları ile orantılı olarak değişebilirse de çocuğun hiç destek olmayacağı kabul edilemez. Zira destek mutlaka para veya maddi katkı şeklinde olmayabilir. Bunun dışında çeşitli hizmet ve yardımlarla da destek olunabilir. Anne ve babanın varlıklı olmaları çocukların desteğine ihtiyaç duymadıkları veya ileride duymayacakları sonucunu da doğurmaz. Davacıların çocukları Şebnem’in ölümüyle destekten yoksun kaldıklarının kabulü gerekir. Davacıların bu kalem isteğinin kabulü ile gerçekleşen zarara hükmolunması gerekirken davacıların maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – 2003 / 33904 Karar).

  • Asıl davanın davacılarından anne ve babanın maddi durumlarının iyi ve gelirlerinin fazla olması ve ölenin gelir ve yardımına muhtaç olmamaları anılan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etmelerine engel değildir. Nitekim destekten yoksun kalma yalnız parasal yardım olarak düşünülemez. Evladın bayram günlerinde anne ve babaya ziyareti ve evde ailesine yardımcı olması, her türlü hastalık ve sair sıkıntılarında yardıma koşma görevi maddi desteğin kapsamında değerlendirilmelidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – 2005/ 9566 Karar).

  • Davacıların maddi durumlarının ve gelirinin pek fazla ve yeterli derecede bulunması ve ölenin gelir ve yardımına muhtaç olmamaları davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etmelerine mani değildir. Nitekim destekten yoksun kalma yalnız parasal yardım olarak düşünülemez. Evladın bayram günlerinde anne ve babaya ziyareti ve evde ailesine yardımcı olması, her türlü hastalık ve sair sıkıntılarında yardıma koşma görevi maddi desteğin kapsamında kabul edilmelidir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi – 1992 / 4737 Karar).

  • Mahkemece hükme dayanak yapılan davacılara oğlun destek olmayacağına ilişkin bilirkişi raporu gerçeğe uygun bulunmamaktadır. Destekten yoksun kalma tazminatının amacı, desteğini kaybeden kimsenin ölümle sonuçlanan olaydan önceki sosyal ve ekonomik hayat seviyesini devamını sağlayacak bir paranın ödettirilmesidir. Destek sayılabilmek için yardımın yanlızca parasal nitelikte bulunması zorunlu değildir. Eylemli ve düzenli olarak yapılan hizmet edimleri de bir kimsenin destek sayılabilmesi için yeterlidir. Davacıların, oğullarının ölümü nedeniyle yukarıda açıklanan nedenle destekten yoksun kaldıklarının kabulü gerekir. Bu nedenle davacılar yararına destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle istemin reddedilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – 2008 / 4057 Karar).

Destekten yoksun kalma tazminatı, uygulamada en sık karşılaşılan maddi tazminat davası türlerinden biri olarak ölenin kusur durumu, yaşı, işi, son ücretin belirlenmesi vb. gibi birçok husus dikkate alınrak hesaplandığından, taleplerin bir avukat vasıtasıyla ileri sürülmesi hak kaybını önleyecektir.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!