0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Mühürde Sahtecilik Suçu Nedir? (TCK 202)

Mühürde sahtecilik suçu, TCK md.202’de kamu güvenine karşı suçlar başlığı altında düzenlenmiştir. Mühürde sahtecilik suçu iki şekilde meydana gelir:

  • Cumhurbaşkanlığı, TBMM ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak üretmek veya kullanmak (TCK 202/1).

  • Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üretmek veya kullanmak (TCK md.202/1).

Mühürde sahtecilik suçunu düzenleyen TCK md.202’nin her iki fıkrası da “sahte mühür üretme” veya “sahte mühür kullanma” şeklinde iki seçimlik hareketle işlenebilen suçlardandır. Seçimlik hareketlerden herhangi birinin işlenmesiyle suç meydana gelir. İki seçimlik hareket bir arada işlendiğinde de faile tek bir suç nedeniyle ceza verilir. Örneğin, kaymakamlığa ait resmi mührü sahte olarak ürettikten sonra aynı zamanda bunu kullanan kişi tek bir mühürde sahtecilik suçu işlemiş olur.

Tüm kamu kurum ve kuruluşlarının kullandığı onaylayıcı veya belgeleyici mühürler bu suçun konusu olabilir. Örneğin, belediyeler, valilik, kızılay, bakanlıklar, müdürlükler, okul idareleri, sgk vb. tüm kamu kurumlarını mühürleri sahte olarak üretildiğinde veya kullanıldığında suç meydana gelir.

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kullandığı onaylayıcı veya belgeleyici mühürler de mühürde sahtecilik suçunun konusunu oluşturabilir. Örneğin, Barolar, Türk Tabibler Birliği, Makine Mühendisleri Odası, Sendikal vb. kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinin kullandığı onaylayıcı veya belgeleyici her türlü mühür bu suçun konusu olabilir.

Mühürde Sahtecilik Suçunun Cezası

Mühürde sahtecilik suçunun cezası şu şekildedir:

  • Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK md.202/1)

  • Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK md.202/2).

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Mühürde sahtecilik suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Mühürde sahtecilik suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.

Cezanın ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Mühürde sahtecilik suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi de mümkündür.

Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. Mühürde sahtecilik suçu, uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir.

Mühürde sahtecilik suçu şikayete tabi suçlar arasında yer almadığından savcılık tarafından resen soruşturulur, bu suçlara dair herhangi bir şikayet süresi yoktur. Şikayetten vazgeçme ceza davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. Suç, dava zamanaşımı süresine riayet edilmek kaydıyla her zaman soruşturulabilir. Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamış ise ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur. Mühürde sahtecilik suçu için yapılan yargılamalarda olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Suç, bu zamanaşımı süreleri içerisinde her zaman soruşturulabilir, bu zamanaşımı süreleri geçtikten sonra soruşturma yapılamaz.

Mühürde sahtecilik suçu nedeniyle yapılan yargılamalar asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Mühürde Sahtecilik Suçu Yargıtay Kararları


Mühürde Sahtecilik Suçunda Zincirleme Suç

Sanıkların olayda Gümrük Müdürlüğü’ne ait mührü sahte olarak hazırlayıp kaçak sigara taşıdıkları aracın brandasına bu mührü takmak sureti ile kullanma eylemleri, 5237 Sayılı TCK’nın 202/2. maddesinde düzenlenen mühürde sahtecilik suçunu oluşturmasına rağmen, bu suçtan dava açılmadan resmi belgede sahtecilik suçundan ceza tayini ile sanıkların sahte olarak düzenleyip kullandıkları gümrük mührü ile gümrük beyannamesini farklı zamanlarda düzenlediklerine ve kullandıklarına dair bir tespit bulunmamasına rağmen, 5237 Sayılı TCK’nın 43 maddesinde yer alan “değişik zamanlarda” koşulunun gerçekleşmediğinden anılan hükmün uygulanamayacağı ve belge sayısı ile zarar miktarının temel cezanın tayininde esas alınması gerektiği gözetilerek uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırıdır (Yargıtay 7.Ceza Dairesi - Karar: 2016/9075).

Mühürde Sahtecilik ve Resmi Evrakta Sahtecilik Suçu

Ceza Genel Kurulunun 27.10.1998 gün 264-341 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCY’nın yürürlükte olduğu dönemde sahte plaka kullanma eyleminin, 333/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu kabul edilmekte ve buna göre uygulama yapılmakta iken, 5237 sayılı TCY’nın 204. maddesinin gerekçesinde; “… Ayrıca belirtilmelidir ki, her ne kadar, belgeden söz edilen durumlarda yazılı bir kağıdın varlığı gerekli ise de; bazı durumlarda belgenin varlığını kabul için, yazının kağıt üzerinde bulunması gerekmez. Bir metal levha üzerine yazı yazılması halinde de belgenin varlığını kabul etmek gerekir. Bu itibarla, araç plakaları da resmi belge olarak kabul edilmek gerekir.” şeklindeki anlatım ile araç plakalarının da resmi belge olarak kabul edileceğinin açıkça belirtilmiş olması karşısında, bu tür eylemlerde artık 765 sayılı TCY’nın 333/2. maddesinin karşılığını oluşturan 5237 sayılı TCY’nın 202/2. maddesinde düzenlenen mühürde sahtecilik suçuna ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmayıp, sahte plaka kullanma eyleminin 5237 sayılı TCY’nın 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun kabulü gerekmektedir (Yargıtay CGK - 2011/197 Karar)

Mühürde Sahtecilik – Motor ve Şase Numarasını Değiştirme

Araç motor ve şase numaralarının “…kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan mühürle…” oluşturulmuş onaylayıcı ya da belgeleyici işaretler olmadığı, bu bağlamda hırsızlık suçuna iştirak edilmemiş olmak koşuluyla çalınan aracın motor ve şase numaralarının değiştirilmesinin TCY.nın ve fıkralarında tanımlanan kanıtları değiştirme ve gizleme suçunu oluşturduğu, somut olayda ise sanığın işlediği hırsızlık suçunun kanıtlarını gizlemek amacıyla motor ve şase numaralarını değiştirmenin asıl hırsızlık suçu içinde eriyen eylem olduğu gözetilmeden TCY.nın tanımlanan mühürde sahtecilik suçundan ayrıca mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza dairesi - Karar: 2010/17064).

Sahte Damga Mühürü Kullanma

Elkonulmasına karşın emanete alınmayan plaka ve motorlu araç tescil belgesi araştırılıp üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak ruhsat ve plakadaki soğuk resmi damga mühürlerinin sahte olup olmadığı, aldatıcılık özelliği bulunup bulunmadığının saptanması, 22.4.2003 tarihli telefon görüşme tutanağını düzenleyen polis memurları Nevzat Yıldız ve Süleyman Gemici’nin tanık olarak dinlenmesi ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik soruşturma ve plaka ve tescil belgesindeki sahteciliklere ilişkin kanıtları açıklayıp göstermeyen yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması kanuna aykırıdır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2009/14232).

Mühürde sahtecilik suçu, yargılama sırasında bazı teknik raporların alınması, iğfal kabiliyeti vb. gibi konularda ciddi bir değerlendirme gerektiren bir suç tipi olduğundan savunmanın bir ceza avukatı vasıtasıyla yapılmasında yarar vardır.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!