0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

İnfaz Hakimliği Nedir?

İnfaz Hakimliğinin görevi, ceza infaz kurumunda (açık veya kapalı cezaevi) yer alan tutuklu ve hükümlülere ilişkin cezaevi idaresinin eylem ve işlemlerinin şikayet yolu ile kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgeler ile hukukun genel ilkelerine uygunluğunun denetlenmesidir (Y1CD-K.2022/6980).

İnfaz hakimliği, infaz işlemlerine ilişkin olarak hem idari hem de adli nitelikteki işlem ve kararlara karşı yapılacak şikayet ve itirazları incelemekle görevlidir.

Herhangi bir infaz işlemi için ilgili kuruma başvurup (Cezaevi idaresi, savcılık vs.) taleple ilgili kurumdan karar aldırılmadan doğrudan infaz hakimliğine şikayet veya başvuru yapılamaz. Örneğin, cezaevinde yemeğin kötü çıkması ile ilgili sürekli sorunlar yaşayan hükümlüler durumun düzeltilmesi için öncelikle cezaevi idaresine başvuracak, cezaevi idaresinin başvuruya dair yaptığı işlem ve faaliyetin niteliğine göre infaz hakimliğine şikayet veya itiraz yoluna gidebilecektir. Ancak, yemeğin kötü çıkması nedeniyle doğrudan infaz hakimliğine şikayet edilmesi mümkün değildir.

İnfaz hakimliği, cezaevi idaresinin yerine geçerek işlemi kendisi gerçekleştiremez. Örneğin, 20 gün hücre hapsi disiplin cezasına çarptırılan hükümlünün disiplin cezası hukuka aykırı olması nedeniyle infaz hakimliği tarafından kaldırılabilir, ancak infaz hakimliği idarenin yerine geçerek aynı disiplin cezasının süresini 10 güne indiremez.

Özellikle belirtelim ki, savcılık tarafından düzenlenen müddetnameye karşı her zaman infaz hakimliğine itiraz edilebilir. Kanunda müddetnameye itiraz için öngörülmüş bir süre sınırlaması yokur.

İnfaz hakimliğinin görev ve yetkileri, 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) çeşitli maddeler halinde düzenlenmiştir.

İnfaz Hakimliğinin Görevleri

A. İnfaz Hakimliğinin temel görevleri 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunun 14. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre infaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır :

  1. Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

  2. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

  3. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

  4. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek.

  5. Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikâyetleri incelemek.

  6. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak.

  7. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.

B. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da yer alan infaz hakimliğinin görevleri şunlardır:

  1. Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanların kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına ilişkin idare ve gözlem kurulu kararları, infaz hâkiminin onayından sonra uygulanır (5275 sayılı Kanun m.14/4).

  2. Açık cezaevi idare ve gözlem kurulunun hükümlüyü açık cezaevinden kapalı cezaevine gönderme kararı infaz hakimliği tarafından onaylanmalıdır. Açık ceza infaz kurumu şartlarına veya çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları saptananlar idare ve gözlem kurulunun kararı ve infaz hâkiminin onayıyla, kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler.(5275 sayılı Kanun m.14/5-c).

  3. Hücreye koyma ve odaya kapatma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır (5275 sayılı Kanun m. 48/3-a).

  4. Disiplin cezalarına ve tedbirlerine karşı şikâyet ve itiraz durumunda 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu hükümleri uygulanır (5275 sayılı Kanun m.52).

  5. Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir (5275 sayılı kanun m.98/1-b). Savcılık tarafından düzenlenen müddetnameye karşı da m.98/1-b hükümleri çerçevesinde itiraz başvurusu yapılabilir. Müddetnameye yapılan cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme veya infaz hâkimliği olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.

  6. Cezaların içtimaı infaz hakimliği tarafından yerine getirilir. Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir (5275 sayılı Kanun m.99).

  7. Denetimli serbestlik tedbirinin uygulanarak cezanın infazına karar verme görevi infaz hakimliğine aittir (5275 sayılı Kanun m.105/A-1). Denetimli serbestlik ihlali nedeniyle hükümlünün açık cezaevine geri gönderilmesine de infaz hakimliği karar verir (5275 sayılı Kanun m.105/A-6)

  8. Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra hükümlünün işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilir (5275 sayılı Kanun m.105/A-7).

  9. Hükümlünün cezaevinden koşullu salıverilme kararı infaz hakimliği tarafından verilir. Hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, infaz işlemlerinin yapıldığı yer infaz hâkimliğine verilir. İnfaz hâkimi, bu raporu uygun bulursa hükümlünün koşullu salıverilmesine dosya üzerinden karar verir; raporu uygun bulmadığı takdirde gerekçesini kararında gösterir. Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir (5275 sayılı Kanun m.107/1).

C. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 57. maddesine göre infaz hakimliğinin akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin infazı aşamasında bazı görevleri vardır:

Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabilir (5237 sayılı TCK m.57/2).

Tıbbi kontrol ve takipte, kişinin akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, infaz hâkimliğince yeniden koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir ve devamı fıkralarda belirlenen işlemler tekrarlanır (5237 sayılı TCK m.57/5).

İşlediği fiille ilgili olarak hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine, mahkûm olduğu hapis cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, infaz hâkimi kararıyla akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir (5237 sayılı TCK m.57/6).

Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabilir (5237 sayılı TCK m.57/7).

İnfaz Hakimliğinin Yetkisi - Yetkili İnfaz Hakimliği Nasıl Belirlenir?

İnfaz hâkimliğinin yetkisi, hükmün infazına ilişkin işlemin yapıldığı yere göre belirlenir (4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu m.2/7).

4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 2/7-8. maddesinde “İnfaz hâkimliğinin yetkisi, hükmün infazına ilişkin işlemin yapıldığı yere göre belirlenir. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında idarece yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlere ilişkin yapılan şikâyetler bakımından işlemin yapıldığı veya faaliyetin gerçekleştiği ceza infaz kurumunun bulunduğu yer infaz hâkimliği yetkilidir” şeklinde yer alan düzenlemeye nazaran, Ümraniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından infaz işlemleri takip edilen hükümlünün talebi hakkında, ceza infaz kurumunun bulunduğu yerdeki İstanbul Anadolu İnfaz Hakimliğinin yetkili olduğu gözetilmeden itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Y5CD-K.2022/3419)

Bazı durumlarda kanunda infaz hakimliği açısından özel yetki hali düzenlenmiştir. Özel yetki hallerinde kanunda yer alan özel yetkili infaz hakimliği karar verme yetkisine sahiptir. 5275 sayılı kanunda düzenlenen bazı özel yetki halleri şunlardır:

  • Cezaların içtimaı/toplanması gerektiğinde bu hususta hüküm verme yetkisi, en fazla cezaya hükmetmiş bulunan mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliğine, bu durumda birden çok infaz hâkimliği yetkili ise son hükmü vermiş olan mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliğine aittir (5275 sayılı kanun m. 101/2).

  • Koşullu salıvermenin geri alınması kararı açısından özel yetki kuralı mevcuttur. Buna göre, hükmü veren ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliği, cezaların toplandığı hâller ile hükmün bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmiş olması hâlinde ise 101 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenen infaz hâkimliği tarafından koşullu salıverilme kararının geri alınmasına dosya üzerinden karar verilir (5275 sayılı Kanun m.107/15).

İnfaz Hakimliğine Şikayet Başvurusu ve Usulü

İnfaz hakimliğine şikayet başvurusu ve usulü, 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunun 5. maddesinde düzenlenmiştir:

Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir.

Şikâyet, dilekçe ile doğrudan doğruya infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi; Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. İnfaz hâkimliği dışında yapılan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlü yapılan şikâyet, tutanağa bağlanır ve bir sureti başvurana verilir.

Şikâyet yoluna, kendisi ile ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu ya da eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanunî temsilcisi veya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir.

Şikâyet yoluna başvurulması, verilen kararın, yapılan işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. Ancak, infaz hâkimi giderilmesi güç veya imkansız sonuçların doğması ve karar, işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda karar, işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.

İnfaz Hakimliği Yargılama (Karar Verme) Usulü

İnfaz hakimliğine yargılama usulü, 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunun 6. maddesinde düzenlenmiştir:

Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında re’sen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır. Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir.

İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.

İnfaz hâkimi, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre inceleme ve işlemlerini yürütür ve kararını verir.

İnfaz hakimliğinin yargılama usulü bakımından ayrıca 5275 sayılı kanunun 101. maddesinde şu hükümler yer almaktadır:

Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden veya infaz hâkimliğinden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.

99 uncu madde gereğince cezaların toplanması gerektiğinde bu hususta hüküm verme yetkisi, en fazla cezaya hükmetmiş bulunan mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliğine, bu durumda birden çok infaz hâkimliği yetkili ise son hükmü vermiş olan mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliğine aittir. En fazla cezanın;

a) Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi hâlinde Ankara infaz hâkimliğince,

b) Bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi hâlinde bölge adliye mahkemesinin bulunduğu il infaz hâkimliğince,

c) Bölge adliye mahkemesi tarafından duruşma açmak suretiyle verilmesi hâlinde ise hükmü kaldırılan ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliğince,

bu hususta karar verilir.

Bu madde uyarınca verilen kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.

İnfaz Hakimliği Kararına İtiraz Yolu

İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanır.

İtiraz, infaz hakimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz (İnfaz Hakimliği Kanunu m.6).

İnfaz Hakimliğinin Görev ve Yetkileri Yargıtay Kararları


Müddetnameye İtiraz İçin Her Zaman İnfaz Hakimliğine Başvurulabilir

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un, 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 41. maddesiyle değişik 98. maddesinin, ‘‘… b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir’’ düzenleme nazara alındığında,

Dosya kapsamına göre, her ne kadar İnfaz Hakimliğince 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 5 ve 6/1. maddeleri dikkate alınarak müddetnamenin hükümlüye tebliğ edildiği 03/09/2020 tarihinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde itiraz edilmediği gerekçesiyle yapılan itirazın esasa girmeksizin reddine karar verilmesini müteakip, anılan karara karşı yapılan itirazın mercii tarafından reddine karar verilmiş ise de,

Müddetnamede belirlenen cezanın hesabına yönelik hükümlü tarafından yapılacak itiraz için herhangi bir süre belirlenmediği gibi 5275 sayılı Kanun’un 98/1-b maddesi uyarınca bu hususta infaz hakimliğinden her zaman için karar istenebileceği, bununla birlikte 4675 sayılı Kanun’un 5/1. maddesindeki düzenlemenin, müddetnamenin hukuki niteliği itibariyle anılan Kanun maddesinde sayılan işlem ve kararlardan olmaması nedeniyle, hükümlü hakkında tanzim olunan müddetnameyi kapsamadığı cihetle, … Cumhuriyet Başsavcılığının 28/08/2020 tarihli müddetnamesine karşı hükümlü tarafından yapılan itiraz üzerine işin esasına geçilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, itirazın yazılı şekilde usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 1CD 26.09.2022 E.2022/8130 - K.2022/7302).

Cezaevi İdaresinin İşlem ve Faaliyeti Olmadan İnfaz Hakimliğine Şikayet Edilemeyecek Haller

Ceza infaz kurumunun barındırdığı hükümlülerin beslenmelerine ilişkin işlem ve faaliyetlerine yönelik İnfaz Hakimliğine şikayette bulunulabileceği, fakat söz konusu yolun işletilebilmesi için öncelikle hükümlüler hakkında ceza infaz kurumunca gerçekleştirilmiş bir işlem ve faaliyetin olmasının gerektiği, nitekim bu durumda söz konusu faaliyetin veya işlemin infaz hakimliğince denetlenebileceği, aksi halde infaz hakimliğinin idarenin yerine geçerek bir karar vermesinin mümkün olmadığı, Somut olayda ise, adı geçen hükümlünün; bulunduğu Ceza İnfaz Kurumunda kendilerine sunulan yiyeceklere dair ileri sürdüğü sorunların giderilmesine ilişkin, ilgili idareye başvuruda bulunmaksızın, doğrudan şikayette bulunduğu, ancak hükümlünün şikayetine konu meselenin esasen, başvurması halinde, öncelikle ceza infaz kurumu idaresi tarafından değerlendirilebilecek ve hakkında bir işlem veyahut faaliyet gerçekleştirilebilecek hususlardan olduğunun anlaşılması karşısında,

Hükümlünün talebi ile ilgili olarak öncelikle ilgili Ceza İnfaz Kurumuna müracaat etmesini müteakip, ceza infaz kurumunca yapılacak işlem veya faaliyet sonrasında kararın veya uygulamanın beğenilmemesi halinde şikayet hakkının kullanılmasının gerektiği, ancak bu halde ceza infaz kurumu işleminin denetlenmesi imkanının olacağı, dosya kapsamında ise, şikayet ve karar tarihinde hükümlünün talebine dair önceden ceza infaz kurumuna başvurulması sonucu verilmiş veya yapılmış infaz hakimliğince incelenebilir bir ceza infaz kurumu işlemi yada faaliyeti bulunmadığı cihetle, talep hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi bozma nedenidir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/249 E. , 2022/449 K.)

İnfaz Hakimliğine Şikayet Etmeden Önce Bilgisayar Talebinin Öncelikle Cezaevi İdaresine Bildirilmesi Zorunluluğu

Dosya kapsamına göre, adı geçen tutuklunun infaz hakimliğine dilekçe ile başvurarak farklı mahkemelerde davalarının olduğunu, her bir mahkemeden kendisine gönderilen CD’ler olduğunu, ceza infaz kurumu tarafından CD’leri inceleyebilmesi için mahkeme kararı istendiğini, bilgisayar dersanesinden istifade etmesine müsade edilmediğini belirterek, yargılaması devam eden davalarına ilişkin dijital materyal ve CD’lerin savunmasını hazırlayabilmesi adına tarafına verilmesi ve bilgisayar dershanesinden istifade etmesine izin verilmesini talep ettiği, 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 4. maddesinde, infaz hakimlerinin görevlerinin sayıldığı, mevzuat hükümleri ve somut olay hep birlikte değerlendirildiğinde, infaz hakimliğinin görevinin ceza infaz kurumunda yer alan tutuklu ve hükümlülere ilişkin cezaevi idaresinin işlem ve faaliyetlerinin şikayet yolu ile kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgeler ile hukukun genel ilkelerine uygunluğunun denetlenilmesine ilişkin olduğu, dolayısıyla infaz hakimliğinin karar verebilmesi için öncelikle ortada şikayete konu edilebilecek ceza infaz kurumu tarafından tutuklu ve hükümlü hakkında verilmiş bir karar olması gerektiği, somut olayda tutuklunun söz konusu talebini öncelikle cezaevi idare ve gözlem kuruluna yaptıktan sonra, eğer talebi reddedilirse, bu karara karşı şikayet yoluna başvurabilecektir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2021/6833 E. , 2021/10362 K.)

Adı geçen tutuklunun infaz hakimliğine dilekçe ile başvurarak Yargıtay’ın ilgili ceza dairesine ayrıntılı temyiz dilekçesi hazırlamak için haftada en az iki kez olacak şekilde bilgisayar sınıfından istifade etmesine izin verilmesini talep ettiği, 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 4. maddesinde, infaz hakimlerinin görevlerinin sayıldığı, mevzuat hükümleri ve somut olay hep birlikte değerlendirildiğinde, infaz hakimliğinin görevinin ceza infaz kurumunda yer alan tutuklu ve hükümlülere ilişkin cezaevi idaresinin işlem ve faaliyetlerinin şikayet yolu ile kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgeler ile hukukun genel ilkelerine uygunluğunun denetlenilmesine ilişkin olduğu, dolayısıyla infaz hakimliğinin karar verebilmesi için öncelikle ortada şikayete konu edilebilecek ceza infaz kurumu tarafından tutuklu ve hükümlü hakkında verilmiş bir işlem veya faaliyet olması gerektiği, somut olayda tutuklunun söz konusu talebini öncelikle cezaevi idare ve gözlem kuruluna yaptıktan sonra, eğer talebi reddedilirse, bu karara karşı şikayet yoluna başvurabilecevrktir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2021/10267 E. , 2021/12026 K.)

Avukat Görüşünün Kısıtlanması Kararına Karşı İnfaz Hakimliğine Yapılan Şikayet Başvurusu

Silivri 8 nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu …‘in, müdafiisi ile yapılan görüşmesinin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sınırlandırılmasına ve belirli şartlara bağlanmasına dair Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 25/07/2016 tarihli ve 2016/15006 sayılı ve 26/07/2016 tarihli ve 2016/15112 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin reddine ilişkin Silivri 1. İnfaz Hakimliğinin 29/12/2017 tarihli ve 2017/6126 esas, 2017/7147 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 12/02/2018 tarihli ve 2018/297 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Mezkur Kanun’un İnfaz Hakimliğine şikayet ve usulün düzenlendiği 5/1. maddesinde ise; ‘‘Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu gerekçesiyle bu işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, her halde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir.’’ hükmü ve İnfaz Hakimliğince şikayet üzerine verilen kararlar başlıklı 6. maddenin birinci fıkrasının ise ‘‘Şikâyet başvurusu, 5 inci maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başvurusu başka bir yargı merciinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir.’’ şeklinde olduğu, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 59/11. maddesine göre, ‘‘Tutuklular hakkında bu madde hükümlerine göre karar vermeye soruşturma aşamasında sulh ceza hâkimi, kovuşturma aşamasında mahkeme yetkilidir.’’ şeklindeki mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde;

İnfaz Hakimliğinin görevinin ceza infaz kurumunda yer alan tutuklu ve hükümlülere ilişkin cezaevi idaresinin eylem ve işlemlerinin şikayet yolu ile kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgeler ile hukukun genel ilkelerine uygunluğunun denetlenilmesine ilişkin olduğu, dosya kapsamında hükümlünün müdafiisi ile yapılan görüşmenin kısıtlanmasına ilişkin olarak yaptığı talebin anılan maddeler kapsamında İnfaz Hakimliğinin görev alanına girmediği, talebin şikayet olarak kabulü halinde dahi talep konusu hakkında idarenin yerine geçerek bir karar verilemeyeceği, kaldı ki talep konusu hakkında da 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 59/11. maddesine göre kovuşturmayı yürüten mahkemece bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2019/776 E. , 2020/2380 K.).

İnfaz Hakimliğine Şikayet Başvurusu Halinde İdarenin Yerine Geçerek Karar Verme Yasağı

Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04/04/2014 tarihli kararın kesin nitelikte olması sebebiyle, bu kararı müteakip hükümlü tarafından yapılan ilgili kararın yeniden değerlendirilerek kaldırılmasına yönelik talebin reddine ilişkin Edirne 1. İnfaz Hakimliğinin 26/02/2018 tarihli ve 2017/2531 esas, 2018/625 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2018/1084 değişik iş sayılı kararların hukuken yok hükmünde bulunduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;

Hükümlü tarafından hakkında tanzim edilen disiplin cezasına şikayette bulunulması üzerine her ne kadar Edirne 1. İnfaz Hakimliği tarafından şikâyetin kısmen kabulü ile 7 gün hücre hapsi cezasının kaldırılarak 2 gün hücre cezası olarak değiştirilmesine karar verilmiş ise de;

İnfaz Hakimliğince şikayet üzerine verilen kararlar başlıklı 6. maddenin birinci fıkrasının ise ‘‘Şikâyet başvurusu, 5 inci maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başvurusu başka bir yargı merciinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir.’’ şeklinde olduğu,

Mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde, İnfaz Hakimliğinin görevinin ceza infaz kurumunda yer alan tutuklu ve hükümlülere ilişkin cezaevi idaresinin eylem ve işlemlerinin şikayet yolu ile kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgeler ile hukukun genel ilkelerine uygunluğunun denetlenilmesine ilişkin olduğu, şikayet kabul edilse dahi idarenin yerine geçerek mahkemece bir karar verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmelidir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2018/4506 E. , 2020/841 K.)

Disiplin Cezası İçin İnfaz Hakimliğine Yapılan İtiraz: Disiplin Cezasının Onayı ile Kesinleşmesi Birbirinden Farklı Yollardır

Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …‘ın, çakmak üzerine monte edilmiş jilet bulundurması nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 44/2-g maddesi uyarınca 1 gün hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 11/08/2017 tarihli ve 2017/663 sayılı Kararına karşı yapılan şikayetin reddi ile cezanın onanmasına ve 5275 sayılı Kanunun 48. maddesi gereğince disiplin cezası kesinleştikten sonra yerine getirilmesinin başlanmasına ilişkin Nevşehir İnfaz Hakimliğinin 18/10/2017 tarihli ve 2017/358 Esas, 2017/445 sayılı Kararı ile ilgili olarak;

4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanununun 5. maddesinde yer alan, “Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu gerekçesiyle bu işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikayet yoluyla infaz hakimliğine başvurulabilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca hükümlü hakkında verilen disiplin cezasına karşı şikayet yoluna başvurulabileceğinin belirtildiği,

Söz konusu bu şikayet üzerine, anılan Kanunun 6/3. maddesinde yer alan, “İnfaz hakimi, inceleme sonunda şikayeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, İnfaz Hakimliğince, hukuka uygun bulunduğu takdirde, sadece disiplin cezası yönünden şikayetin reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği,

Disiplin cezasının bu aşamadaki kanun yolları tüketildiğinde kesinleşeceği, disiplin cezasının kesinleşmesi ile infazına başlanmasının birbirinden farklı olduğu ve infazına başlanması için 5275 sayılı Kanunun 48/3-a maddesinde, “Hücreye koyma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır.” şeklindeki düzenlemenin bulunduğu,

Buna karşılık 5275 sayılı Kanunda İnfaz Hakimliğine bu aşamada bir görev olarak verilmeyen, önceden hücre cezasının infazına başlanması için dosyanın yeniden incelenmesine de engel olacak bir şekilde, Nevşehir İnfaz Hakimliğince “İtiraz eden hakkındaki disiplin cezası kesinleştikten sonra İnfaz Kanunun 48. maddesindeki hususlar göz önünde bulundurularak cezaevinde koşulların uygun olması durumunda yerine getirilmesine başlanmasına…” şeklinde karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2019/636 E. , 2019/1462 K.).

Firar Etme Eyleminin Süresinden Sonra Şikayet Edilmesi Üzerine Verilen İnfaz Hakimliği Kararı Usule Aykırıdır

Yaralama, silahla tehdit, görevi yaptırmamak için direnme ve muhtelif suçlardan Bandırma Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’nın firar etmek eylemi nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-ı maddesini ihlal ettiğinden bahisle yakalanması durumunda kalan cezasını infaz etmek üzere kapalı ceza infaz kurumuna iade edilmesine dair anılan Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Yönetim Kurulu Başkanlığının 25/06/2019 tarihli ve 2019/144 sayılı kararının onaylanmasına dair Bandırma İnfaz Hâkimliğinin 09/07/2019 tarihli ve 2019/1655 Esas, 2019/1803 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile Bandırma İnfaz Hakimliğinin kararının kaldırılmasına ve hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iade edilmesine ilişkin anılan Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Yönetim Kurulu Başkanlığının 25/06/2019 tarihli kararının iptaline dair merci Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 12/09/2019 tarihli ve 2019/1162 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Somut olayda, hükümlünün 24/06/2019 tarihinde gece yapılan sayım sırasında kurumda olmadığının tespit edilmesi üzerine tutanak tutularak disiplin soruşturmasına başlanıldığı, savunması alınarak da firar etmek eylemi nedeniyle Bandırma Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 01/07/2019 tarihli ve 2019/728 sayılı kararı ile 5275 sayılı Kanun’un 44/3-ı maddesi uyarınca 11 gün hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 15 gün içinde İnfaz Hakimliğine itiraz edilebileceği belirtilmek suretiyle hükümlüye 02/07/2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak hükümlünün yasal süre içerisinde İnfaz Hakimliğine başvurmaması nedeniyle cezanın kesinleşerek, disiplin cezasının infazına başlanılması amacıyla Bandırma İnfaz Hakimliğinin 02/08/2019 tarihli ve 2019/1921 Esas, 2019/1963 sayılı kararı ile onaylanmasına karar verildiği, İncelemeye konu Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 12/09/2019 tarihli kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5275 sayılı Kanun’un 14/4. maddesinde ‘‘Açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerden kınamadan başka bir disiplin cezası alanlar ve hükümlü oldukları suçtan başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı (İptal ibare: Anayasa Mah. 09/04/2014 tarih ve 2014/26 E. ve 2014/78 K.) (…) olanlar ile yaş, sağlık durumu, bedensel veya zihinsel yetenekleri bakımından çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları saptananlar, kurum yönetim kurulunun kararı ile kapalı ceza infaz kurumlarına geri gönderilirler. Bu karar, infaz hâkiminin onayına sunulur.’’ uyarınca firar eylemi nedeniyle kapalı ceza infaz kurumuna iade kararının kurum yönetim kurulu tarafından verileceği ve verilen kararın infazı için infaz hakimliğinin onaylama kararının gerekli bulunduğu, somut olayda da hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iade edilmesine dair anılan Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Yönetim Kurulu Başkanlığının 25/06/2019 tarihli ve 2019/144 sayılı kararının, Bandırma İnfaz Hâkimliğinin 09/07/2019 tarihli ve 2019/1655 Esas, 2019/1803 sayılı kararı ile onaylanmasına karar verildiği,

4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 4/3. maddesinde, infaz hakimlerinin görevlerinin, ‘‘3. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.” şeklinde ve İnfaz Hakimliğince şikayet üzerine verilen kararlar başlıklı 6. maddenin üçüncü fıkrasının “İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” şeklinde ve aynı maddenin beşinci fıkrasının “İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren bir hafta içinde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre acele itiraz yoluna gidilebilir.” şeklinde olduğu nazara alınarak mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde, İnfaz Hakimliğinin görevinin ceza infaz kurumunda yer alan tutuklu ve hükümlülere ilişkin cezaevi idaresinin eylem ve işlemlerinin şikayet yolu ile kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgeler ile hukukun genel ilkelerine uygunluğunun denetlenilmesine yönelik olduğu, bu itibarla mahkemece idarenin yerine geçerek bir karar verilmesinin mümkün bulunmadığı, keza itiraz üzerine merciin inceleme yetkisinin de infaz hakimliğinin yetkisi ile aynı olduğu bu durumda merci tarafından da artık şeklen bir inceleme yapabileceği gözetilmeden, mercii tarafından disiplin cezasına konu firar eylemi yönünden esastan bir inceleme yapılarak firar eyleminin sabit olmadığından bahisle hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iade edilmeyeceğine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/8378 E. , 2022/6980 K.).

İnfaz Hakimliğinin Cezaevi İdaresinin Yerine Geçerek Karar Verme Yasağı

Kasten yaralama suçundan Söke T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …‘ın, ceza infaz kurumuna yasak eşya sokmak, bulundurmak eylemi nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 44/3-g maddesi uyarınca 20 gün hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 11/11/2016 tarihli ve 2016/532 sayılı kararına karşı yapılan şikâyetin kısmen kabul kısmen reddine ve 20 gün hücre hapsi cezasının kaldırılarak 11 gün hücre cezası olarak onaylanmasına ilişkin Söke İnfaz Hakimliğinin 16/12/2016 tarihli ve 2016/1105 esas, 2016/1166 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/01/2017 tarihli ve 2016/1217 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Hükümlü tarafından hakkında tanzim edilen disiplin cezasına şikayette bulunulması üzerine her ne kadar Söke İnfaz Hakimliği tarafından şikâyetin kısmen kabul kısmen reddine ve 20 gün hücre hapsi cezasının kaldırılarak 11 gün hücre cezası olarak onaylanmasına karar verilmiş ise de;

İnfaz Hakimliğince şikayet üzerine verilen kararlar başlıklı 6. maddenin birinci fıkrasının ise ‘‘Şikâyet başvurusu, 5. maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başvurusu başka bir yargı merciinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir.’’ şeklinde olduğu, Mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde, İnfaz Hakimliğinin görevinin ceza infaz kurumunda yer alan tutuklu ve hükümlülere ilişkin cezaevi idaresinin eylem ve işlemlerinin şikayet yolu ile kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgeler ile hukukun genel ilkelerine uygunluğunun denetlenilmesine ilişkin olduğu, şikayet kabul edilse dahi idarenin yerine geçerek mahkemece bir karar verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2018/3242 E. , 2019/1094 K.).

Akıl Hastalarına İlişkin Güvenlik Tedbirinin Devam Edip Etmeyeceğine Karar Verme Görevi İnfaz Hakimliğine Aittir

Hükümlü … Beşli’nin, 5237 sayılı Kanun’un 57. maddesi gereğince yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına dair Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli kararının infazı sırasında, 19.11.2020 tarihli sağlık kurulu raporunda sosyal şifa halinde olduğu ve toplum açısından tehlikeliliğinin önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine, infaz savcılığınca 5237 sayılı Kanun’un 57/2. maddesi uyarınca hükümlü hakkında güvenlik tedbirinin infazına devam edilip edilmeyeceği, edilecek ise ne kadar süreyle devam edeceği hususundaki talebinin, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri bakımından Mahkemenin görevsizliğine ilişkin İstanbul İnfaz Hâkimliğinin 18.08.2021 tarihli ve 2021/14437 Esas, 2021/14477 sayılı kararı sonrasında, Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.08.2021 tarihli ve 2014/3103 Esas, 2015/1749 sayılı ek kararı üzerine ortaya çıkan görev uyuşmazlığı üzerine, merciince İstanbul İnfaz Hakimliğinin görevsizlik kararının kaldırılmasına dair karar verilmiş ise de;

25.06.2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7328 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nin 57/2. maddesindeki; “Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabilir.” şeklindeki düzenlemeye göre yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilen hükümlünün 05.08.2021 tarihli raporuna göre serbest bırakılıp bırakılmayacağına infaz hakimliğince karar verilmesi gerekir. İstanbul İnfaz Hâkimliğinin 18.08.2021 tarihli ve 2021/14437 Esas, 2021/14477 Karar sayılı kararı ile verilen görevsizlik kararının kaldırılmasına dair mercii İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin tarihsiz ve 2021/594 değişik iş sayılı kararında isabetsizlik görülmemiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/5662 E. , 2022/3778 K.)

İnfaz Hakimliği İdare ve Gözlem Kurulunun Yerine Geçerek “İyi Hal” Konusunda Karar Veremez

Hükümlünün Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılma şartları oluştuğundan bahisle talepte bulunması üzerine, talep dilekçesinin hükümlü hakkında gözlem/gelişim değerlendirmesi yapılarak iyi halli olup olmadığına karar verilmek üzere İdare ve Gözlem Kurulu Sekretaryasına gönderildiği, … 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığınca, hükümlüye ait infaz evrakları ile gözlem ve değerlendirme dosyasında bulunan raporlar ve belgeler tetkik edilerek, hükümlünün iyi halli olduğuna ve 02/02/2022 tarihi itibari ile açık ceza infaz kurumuna ayrılmasının uygun olduğuna karar verildiği,

7242 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 14/4. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca … İnfaz Hakimliğinden, Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılmasına ilişkin anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 02/02/2022 tarihli ve 2022/922 sayılı kararının onaylanması talebinde bulunulduğu,… İnfaz Hakimliğinin 04/02/2022 tarihli kararında yer alan “ … hükümlünün ceza infaz kurumunda bulunduğu süreç içerisinde birden fazla kez disiplin cezası aldığı, 15/09/2019 tarihinde Açık Ceza İnfaz Kurumundan firar ederek suç işlediği, kendisine tanınan hakları olumlu kullanmadığı, bu nedenle hükümlünün açığa ayrılması yönünden Hakimliğimizde çekince oluşturduğu, hükümlünün iyi halliliğin aradığı “bir daha suç işlememe riskinin düşük olması” kriterini henüz karşılamadığı kanısına ulaşıldığı, bu nedenle hükümlünün toplumla bütünleşmeye hazır olmadığı anlaşılmakla, hükümlünün açıklanan neden ve gerekçelerle şu aşamada iyi halli olmadığının kabul edilmesi gerektiği kanısına ulaşılarak, onay talebinin şu aşamada reddine” şeklindeki gerekçe ile talebin reddi ile ceza infaz kurumunca 3 aylık yeniden değerlendirme süresine tabi tutulmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, İnfaz Hakimliğince, açığa ayrılma şartlarının mevcut olup olmadığı ile ilgili inceleme yapılması gerekirken, İdare ve Gözlem Kurulu yerine geçerek hükümlünün haklarını olumlu kullanmadığı şeklinde tespit ile esastan bir inceleme yapılamayacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Y1CD 26.09.2022 E.2022/8372 - K.2022/7298).

İdari ve Adli İnfaz İşlemlerine Karşı İnfaz Hakimliğine Şikayet Yoluna Başvurulabilir

Uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/366 soruşturma 2020/94 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine yükümlü …‘nın dosyasının kapatılarak kamu davasının açılması için Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine ilişkin … İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 28/04/2021 tarihli ve 2021/348 İDDK sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair … İnfaz Hakimliğinin 08/06/2021 tarihli ve 2021/1758 Esas, 2021/2023 sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine denetimli serbestlik dosyasının kapatılması işleminin idari değil adli nitelikte bir işlem olduğunun anlaşılması ve infaz hakimliği kararının yok hükmünde bulunması nedeniyle bu hususta yapılan itirazların cumhuriyet savcılığınca değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair mercii … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/06/2021 tarihli ve 2021/370 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun genel gerekçesindeki, “Ceza infaz kurumları ve tutukevleri, suç işleyenlerin cezalarının yerine getirildiği ve tutuklama tedbirlerinin uygulandığı kurumlardır. Bu kurumların yönetiminin hukuka uygun olarak yürütülmesi esastır… Bu çerçeve içinde hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları, giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları, cezaların infazı, müşahedeye tâbi tutulmaları, açık cezaevine ayrılmaları, disiplin tedbirleri ve cezaları, izin, sevk, nakil gibi kurum idaresince yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlere karşı infaz hâkimliğine şikâyet yoluyla başvuruda bulunma olanağı tanınarak, infaz veya tutukluluk sırasında yapılan işlem veya faaliyetler üzerinde yargı denetimi getirilmiştir.” şeklindeki açıklamalar ile idari nitelikteki işlem ve kararlara karşı infaz hakimliğine başvuru yolu getirildiğinin belirtildiği,

14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un birinci maddesiyle 4675 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 2. fıkrasının “Bu Kanun, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara yönelik şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere kurulan infaz hâkimliklerine ilişkin hükümleri kapsar.” şeklinde değiştirildiği,

7242 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle 4675 sayılı Kanun’un 4 maddesinin 1. fıkrasına (4) numaralı bendinden sonra gelmek üzere,

“5.Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikâyetleri incelemek. 6.Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak.” bentleri eklendiği,

Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 47. maddesinin 3. fıkrasındaki “Denetimli serbestlik kararlarının infazının tamamlanması veya ihlal nedeniyle dosyanın kapatılması yükümlüye tebliğ edilerek ilgili mahkemeye itiraz hakkı olduğu bildirilir.” şeklindeki hüküm ile yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri göz önüne alındığında, infaz işlemlerine ilişkin olarak idari nitelikteki işlem ve kararlar yanında adli nitelikteki işlem ve kararlara karşı yapılacak şikayet ve itirazları incelemek de infaz hakimliğinin görevleri arasında bulunduğu değerlendirilmekle, … 1. Ağır Ceza Mahkemesince, esas hakkında karar verilmesi gerekirken, infaz hakimliği kararının yok hükmünde bulunması nedeniyle bu hususta yapılan itirazların cumhuriyet savcılığınca değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2021/12646 E. , 2022/650 K).

Disiplin Cezasının Kesinleşmesi ile İnfazına Başlanması Ayrı Süreçler Olup İnfaz Hakimliği Cezanın İnfazını Kısıtlayıcı Karar Veremez

.Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …‘ın ceza infaz kurumunda bulunan başka bir hükümlüye yönelik olarak cinsel tacizde bulunması nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-f maddesi uyarınca 11 gün hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 23/03/2018 tarihli ve 2018/222 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin reddine ve 5275 sayılı Kanun’un 48/3-a maddesi gereğince disiplin cezası kesinleştikten sonra kararın derhal infazına başlanmasına ilişkin …İnfaz Hakimliğinin 21/05/2018 tarihli ve 2018/2423 esas, 2018/3137 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair …1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/06/2018 tarihli ve 2018/1792 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 5. maddesinde yer alan, “Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu gerekçesiyle bu işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikayet yoluyla infaz hakimliğine başvurulabilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca hükümlü hakkında verilen disiplin cezasına karşı şikayet yoluna başvurulabileceğinin belirtildiği,

Söz konusu bu şikayet üzerine, anılan Kanun’un 6/3. maddesinde yer alan, “İnfaz hakimi, inceleme sonunda şikayeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, İnfaz Hakimliğince, hukuka uygun bulunduğu takdirde, sadece disiplin cezası yönünden şikayetin reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği,

Disiplin cezasının bu aşamadaki kanun yolları tüketildiğinde kesinleşeceği, disiplin cezasının kesinleşmesi ile infazına başlanmasının birbirinden farklı olduğu ve infazına başlanması için 5275 sayılı Kanun’un 48/3-a maddesinde, “Hücreye koyma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır.” şeklindeki düzenlemenin bulunduğu,

Buna karşılık 5275 sayılı Kanun’da İnfaz Hakimliğine bu aşamada bir görev olarak verilmeyen, önceden hücre cezasının infazına başlanması için dosyanın yeniden incelenmesine de engel olacak bir biçimde, “…karar kesinleştiğinde kararın derhal infazına başlanmasına…” şeklindeki karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2019/854 E. , 2019/3335 K.).

İnfaz Hakimliği Disiplin Cezasının Türünü Değiştiremez

Türkoğlu 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan … ve diğerlerinin, kurum tesislerine, araç ve gereçlerine zarar vermek eylemleri nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/2-a maddesi gereğince 2 gün süre ile hücreye koyma cezası ile cezalandırılmalarına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 02/01/2020 tarihli 2020/26 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin kısmen kabulü ile verilen disiplin cezasının kınama cezasına çevrilmesine şeklinde düzeltilerek onanmasına ilişkin … İnfaz Hakimliğinin 04/02/2020 tarihli ve 2020/167 esas, 2020/313 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/03/2020 tarihli ve 2020/502 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

İnfaz Hakimliğinin ceza infaz kurumunda yer alan tutuklu ve hükümlülere ilişkin cezaevi idaresinin eylem ve işlemlerinin denetimine yönelik görevinin, bu işlemlerin şikayet yolu ile kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgeler ile hukukun genel ilkelerine uygunluğunun denetlenilmesine ilişkin olduğu, şikayet kabul edilse dahi idarenin yerine geçerek mahkemece bir karar verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilerek, şikayetin kabulünden sonra idarenin yerine geçerek disiplin cezası verilemeyeceği veya cezanın türü değiştirilemeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2020/5112 E. , 2021/4590 K.).

İnfaz Hakimliği Hükümlünün Savunmasını Almadan Karar Veremez

İnfaz hakiminin kararlarına karşı şikayetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren bir hafta içinde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre acele itiraz yoluna gidilebilir şeklindeki yasal düzenlemeye göre somut olay değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında firar eylemi nedeniyle yapılan disiplin soruşturması sonucu Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından verilen disiplin cezasına karşı hükümlünün yasal süresi içerisinde yaptığı şikayet üzerine 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanununun 6. maddesinin 2. fıkrasındaki açık düzenlemeye göre İnfaz Hakiminin hükümlünün savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını vermesi gerektiği halde savunma alınmaksızın karar verildiği anlaşılmakla, bu karara karşı Cumhuriyet savcılığınca yapılan itirazın itiraz merciince esasa girilmeksizin öncelikle bu nedenle kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde esastan incelenerek reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2018/1473 E. , 2020/1088 K.).

Hükümlü hakkında firar eylemi nedeniyle yapılan disiplin soruşturması sonucu Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından verilen disiplin cezasına karşı hükümlünün yasal süresi içerisinde yaptığı şikayet üzerine 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanununun 6. maddesinin 2. fıkrasındaki açık düzenlemeye göre İnfaz Hakiminin hükümlünün savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını vermesi gerektiği halde savunma alınmaksızın karar verildiği anlaşılmakla, bu karara karşı Cumhuriyet savcılığınca yapılan itirazın itiraz merciince esasa girilmeksizin öncelikle bu nedenle kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde esastan incelenerek reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2018/1861 E. , 2019/4610 K.)

İdare ve Gözlem Kurulu Kararına Karşı İnfaz Hakimliğine Yapılan İtiraz

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan … 9. Ağır ceza Mahkemesinin 26/03/2018 tarihli ve 2017/257 Esas, 2018/88 sayılı kararı ile 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükümlü …’ın, bu cezasını Manisa T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infazı sırasında, silahlı terör örgütüne herhangi bir mensubiyeti bulunmadığını beyan ederek samimiyetinin tasdikini talep etmesi üzerine yapılan inceleme sonunda, mensup olduğu örgütten ayrıldığına dair olumlu kanaat oluşmadığından söz konusu talebin reddine dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 09/12/2021 tarihli ve 2021/8696 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın iptaline ve idare tarafından yeniden karar alınmasına ilişkin Manisa İnfaz Hâkimliğinin 30/12/2021 tarihli ve 2021/7531 Esas, 2021/7783 sayılı kararına karşı infaz savcılığında yapılan itirazın reddine dair Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/01/2022 tarihli ve 2022/19 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

İnfaz Hakimliğince, hükümlünün örgütle bağının devam ettiğine dair beyanının aksine somut, kesin bilgi ve belge bulunmadığından bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, Manisa İnfaz Hâkimliğince 30/12/2021 tarihli karar verilmeden önce, hükümlü hakkında mensup olduğu örgütten ayrılıp ayrılmadığına ilişkin bir karar verilip verilmediği ve iyi halli olup olmadığına dair yapılan gözlem, rapor ve kararların cezaevi idaresinden istenerek, anılan karar ve evrak incelendikten sonra sonucuna göre anılan Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 09/12/2021 tarihli kararı üzerinde bir denetim yapılmasının sağlanması gerektiği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 1CD Esas : 2022/8364 Karar : 2022/7297).

İnfaz Savcılığının İnfazın Ertelenmesi veya İnfaza Ara Verilmesi Kararına Karşı İnfaz Hakimliğine İtiraz Edilemez

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlünün İstemiyle İnfazın Ertelenmesi” başlıklı 17. maddesinde kesinleşmiş mahkûmiyet cezalarının hangi şartlarda ertelenebileceği hüküm altına alınmış olup, erteleme veya infaza ara verme konusunda karar verme yönünden infazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığına tamamen takdir hakkı verildiği, infazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığının hükümlünün infazın ertelenmesi yönündeki istemini olumlu veya olumsuz şekilde karara bağlamış ise bu karara karşı yasa yolu öngörülmediğinden, infaz hakimliğinin itirazın usulen reddi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, kabul edilmelidir (Yargıtay 1CD E.2021/75 - K.2021/12921).

Cezaevi Müdürüyle Görüştürülmeyen Hükümlünün Şikayeti İnfaz Hakimliğince Değerlendirilerek Karar Verilmelidir.

. 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü …‘ın, adı geçen Ceza İnfaz Kurumu müdürleri ile görüştürülmemek suretiyle kişisel sorunlarının iletilmesinin ve şikayet hakkının engellenmesi şeklinde gerçekleşen Ceza İnfaz Kurumu uygulamasının değiştirilmesi talebinin İnfaz Hakimliğinin görevi dışında kaldığından bahisle 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 6/1. maddesi uyarınca dilekçenin reddine dair … 1. İnfaz Hakimliğinin 12/11/2020 tarihli ve 2020/2079 esas, 2020/2223 karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/12/2020 tarihli ve 2020/2059 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Dosya kapsamına göre, hükümlünün kişisel sorunları nedeniyle ve anılan Ceza İnfaz Kurumunun işleyişine ilişkin birtakım şikayetlerini iletmek üzere kurum müdürü ile görüşmek için defaten dilekçe yazmasına rağmen görüştürülmemesi üzerine, söz konusu Ceza İnfaz Kurumunun hakkındaki işlem ve faaliyetine yönelik şikayette bulunduğunun anlaşılması karşısında, 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 5. maddesindeki, “Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir” şeklinde yer alan düzenlemeye nazaran, esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilerek itirazın kabulü yerine yazı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 1CD E.2021/9886 - K.2021/12665).

Denetimli Serbestlik Tedbirinin İhlali Halinde İnfaz Hakimliği Kararına İtiraz

Hakaret, tehdit ve iftira suçlarından Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 07/08/2018 tarihli ve 2018/33 değişik iş sayılı kararı ile 1 yıl 12 ay 57 gün hapis cezasına hükümlü olarak Kırşehir Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunan …‘in, cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına dair Kırşehir İnfaz Hakimliğinin 17/09/2019 tarihli ve 2019/726 esas, 2019/727 karar sayılı kararını müteakip, denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz kararının kaldırılması ile hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine dair Kırşehir İnfaz Hakimliğinin 02/10/2019 tarihli ve 2019/1009 esas, 2019/1001 karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2019 tarihli ve 2019/697 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Somut olayda, hükümlü hakkında Kırşehir İnfaz Hakimliğinin 17/09/2019 tarihli ve 2019/726 esas, 2019/727 karar sayılı kararıyla denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasını müteakip, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 105/A maddesi kapsamında kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak 31/07/2019-09/10/2019 tarihleri arasında çalıştırılmasına Kırşehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 31/07/2019 tarihli ve 2019/1253 İİDK sayılı kararıyla onay verildiği, hükümlünün anılan tarihler arasında denetim planı kapsamında hafta içi her gün 4 saat Obruk köyü caminde çalışması suretiyle yükümlülük altına alındığı, 06/08/2019 ve 09/09/2019 tarihlerinde yapılan denetimlerde hükümlünün görev yerinde bulunmadığı gerekçesiyle Kırşehir İnfaz Hakimliğinin 02/10/2019 tarihli ve 2019/1009 esas, 2019/1001 karar sayılı kararıyla denetimli serbestlik tedbiri kaldırılarak, koşullu salıverme tarihine kadar (18/02/2020) kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmiş ise de;

Hükümlünün 27/08/2019 tarihli itiraz dilekçesinde, 06/08/2019 tarihindeki ilk ihlalinde cami imamı ile birlikte İlçe Jandarma Komutanlığına denetimli serbestlik tedbiri gereği imza atmaya gittiği, 17/09/2019 tarihli itiraz dilekçesinde ise 09/09/2019 tarihli ikinci ihlalinde camide tuvalet bulunmadığından evine gitmek durumunda kaldığı şeklinde savunmada bulunduğu anlaşılmakla, hükümlünün görev yerinde bulunmadığının tespit edildiği 06/08/2019 ve 09/09/2019 tarihlerine ilişkin varsa kamera kayıtlarının tetkik edilmesi, 06/08/2019 tarihli ilk ihlal tarihinde hükümlünün aynı zamanda Mucur İlçe Jandarma Komutanlığına denetimli serbestlik planı kapsamında başvurma zorunluluğunun bulunduğu, bu nedenle hükümlünün 06/08/2019

tarihinde İlçe Jandarma Komutanlığına imza atmaya gidip gitmediğinin açıklığa kavuşturulması, cami imamının hükümlü savunması karşısında tanık sıfatıyla dinlenilmesi ile hükümlü savunmasının doğru olup olmadığı usulünce araştırıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği cihetle, itirazın bu yönlerden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 1CD 22.09.2021 E.2021/9969 - K.2021/12667).

İnfaz Hakimliklerinde Takip Edilen İşlerde Avukatlık Vekalet Ücretine Hükmedilemez.

“Ceza muhakemesi hukukunda üç noktada kıyas engellenmiştir; bu üç noktada artık kanunilik ilkesi, ceza muhakemesinde çok etkin bir rol oynamaya başlamıştır ve kıyas yasaktır. Bunlar sınırlayıcı ve istisnai normlar ile koruma tedbirlerine ilişkin düzenlemelerdir. (Ünver, Yener- Hakeri, Hakan,Ceza Muhakemesi Hukuku, 5. Bası, sf.26)” şeklindeki görüşler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 31/01/2012 tarihli ve 2011/4-258 esas, 2012/8 sayılı kararında yer alan “…. Ceza Yargılaması Hukukunda kıyasın olanaklı olduğu, bu itibarla kıyas yoluyla anılan Yasanın 327. maddesi uyarınca sanıkların katılan lehine hükmolunacak vekalet ücreti de dahil olmak üzere yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği ileri sürülebilir ise de; kıyas ancak genel nitelikteki hükümler bakımından söz konusu olup, 327. maddenin ise istisnai bir hüküm olması nedeniyle, kıyas yoluyla da olsa, maddenin kapsamının genişletilmesi olanaklı değildir. …” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde,

Yargılama giderinin ne olduğunu, kime, hangi hallerde ve ne şekilde yükletileceğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 324 ve devamı maddelerinin istisnai hükümler olduğu ve kıyas yolu ile genişletilmesinin mümkün olmadığı cihetle,

İnfaz Hakimliklerinin görevlerini yerine getirirken hukuki işlerin avukat/vekil aracılığı ile takip edilmesi ve sanık-şüpheli(tutuklu)/hükümlü lehine karar verilmesi hallerinde yargılama gideri olarak Hazine aleyhine vekalet ücreti hükmedileceğine dair herhangi bir yasal düzenlemenin mevcut bulunmadığı ve bu konuda kıyas da yapılamayacağı gözetilerek itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 1CD 10.09.2021 E.2021/10202 - K.2021/12033).

Cezaevi Müdürlüğünden Bir Karar Alınmadan Doğrudan İnfaz Hakimliğine Başvurulamaz.

Somut olayda, adı geçen tutuklunun bulunduğu cezaevi idaresinde kaldığı koğuşta olması gerekenden fazla sayıda hükümlü/tutuklunun bulunması nedeniyle havalandırma ve hijyen koşullarının yetersizliği sorunlarının giderilmesine dair talebi ile ilgili alınmış bir kurum kararı olmadan infaz hâkimliğinden bu yönde bir istemde bulunulması karşısında, infaz hâkimliği tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin talebin değerlendirilmek üzere ilgili cezaevi idaresine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 1CD Esas : 2020/3308 Karar : 2021/3943).

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminde Denetim Süresini Belirleme ve Gerektiğinde Uzatma Görevi İnfaz Hakimliğine Aittir

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108/4, 5, 6. fıkralarında “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.”hükmünü düzenlemiştir. Buna göre denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek mahkemeye aittir. Buna göre; hüküm kurulurken mükerrir olan sanık hakkında TCK’nın 58/7. maddesi uyarınca “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra da denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi, bozma nedenidir (Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2021/18817 E. , 2022/14864 K.).

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS