0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Avukatın Özel Hukuktaki İşlevi

Avukatlık mesleği, idari veya adli başvuru yollarıyla kişilerin hak arama özgürlüğünün güvencedir. Avukat, ister ceza avukatı olarak çalısın isterse özel hukuk alanında çalışsın temelde işlevi savunma yapmaktır. Savunma mesleği birbirinden farklı meslek pratikleriyle bireylerin hak arama özgürlüğünü teminat altına alır. Örneğin, bir Ceza avukatı nasıl hem mağdurun hem de sanığın haklarını savunuyorsa, bir tazminat avukatı da borçlunun veya alacaklının haklarını savunur.

Özel hukuk içindeki her alanın da ayrıca kendi içinde kendine özgü bir mesleki pratiği vardır. Örneğin, boşanma avukatı olarak çalışan avukatlar, aile hukukunun kendine özgü süreçlere sahip olduğunu tarafların birbirini yıpratan bu süreç içerisinde zaman zaman kavga ettiğini, tedbir niteliğinde bazı önlemler alınarak bu sürecin kolaylaştırılması gerektiğini bilirler. Gayrimenkul avukatı olarak bilinen avukatlar, gayrimenkule ilişkin davaların birçok faktör nedeniyle uzun süreceğini dava sürecinde çıkan problemlerin aşama aşama çözülerek sonuca gidilmesi gerektiğini bilirler.

Avukatlar ve Uzmanlaşma

Hukuk sistemi, oldukça geniş bir mesleki faaliyet alanında çalışma zorunluluğunu doğurmaktadır. Uzmanlaşma, mesleki faaliyetin daha etkin bir biçimde yapılması için gereklidir.

Türkiye’de avukatların branşlaşması veya uzmanlaşması noktasında hiçbir yasal altyapı yoktur. Ancak, meslek pratiği içerisinde uzmanlaşma meydana gelmektedir.

Sözleşme Hukuku ve Avukat

Özel hukuk, sınırsız kapsamı nedeniyle çok geniş bir hukuk alanında avukatlık faaliyeti yürütmeyi gerektirir. Sözleşme hukuku da herhalde bir avukatın hukuki yardımına en çok ihtiyaç duyulan alandır. Sözleşmelerde en az iki taraf vardır. Bir sözleşmede iki tarafın hem hakları hem de borçları bulunur. Avukat da bu alanda yapacağı avukatlık faaliyeti ile hak ve borçların taraf iradelerine uygun bir biçimde şekillenmesini sağlar. Sözleşmelerin hazırlanması, düzenlenmesi, yorumlanması ve yargı yoluyla sözleşmelerdeki hakların dava konusu edilmesi avukatın bu alandaki temel işlevidir. Sözleşmeler, ihlal edildiği takdirde taraflara birtakım hak ve borçlar sağladığından mutlaka bir avukat tarafından çok dikkatli hazırlanmalıdır.

Sözleşmelerin en önemli aşaması müzakere aşamasıdır. Müzakere aşaması tarafların iradelerini anlamak ve sözleşmeye uygun hukuki formülasyonu vermek için avukata bir fırsat verir. Avukat, sağlıklı bir sözleşme düzenleyebilmek için tarafların sözleşmeyle neyi hedeflediklerini, hangi amacı nasıl gerçekleştirmek istediklerini taraflara sorarak öğrenmelidir. Bir sözleşme düzenlenirken sözleşmenin ilgili bulunduğu konu tüm hatlarıyla araştırılır. Tarafların sözleşmede sahip olduğu hak ve borçları açıkça ortaya koyabilmek için ne tür bir hukuksal dil kullanılması gerektiği belirlenir. Sözleşme müzakere edilirken taraflardan birinin sözleşmeyi ihlali halinde hangi prosedür izlenerek sözleşmenin feshedileceği, sorunun mahkemeye intikali halinde hangi mahkemenin yetkili olduğu, sözleşmeyi ihlal eden tarafın cezai şart ödeyip ödemeyeceği avukat tarafından sözleşmenin taraflarına sorularak sözleşmeye yazılmalıdır.

Avukat, düzenlenen sözleşmenin hukuki niteliğini uygun bir biçimde ifade etmelidir. Sözleşmenin hukuki niteliği, sözleşmeye uygulanacak normun tespiti için çok önemlidir. Örneğin, bir sözleşmeye, “garanti eden” sıfatıyla imza atan kişiyle “kefil” olarak imza atan kişi farklı hukuki statülere tabidir. Avukat, tarafların iradelerine uygun hukuki nitelemeyi sözleşmede yaparak sağlam bir sözleşme ilişkisi kurulmasını sağlamalıdır.

Maddi-Manevi Tazminat Davası ve Avukat

Her ne kadar halk arasında bu davalara giren avukatlara tazminat avukatı denilmekteyse de uygulamada kavram henüz oturmuş değildir. Maddi-manevi tazminat davaları, borçlar hukukundan iş hukukuna kadar çok geniş bir hukuk çalışması yapılmasını gerektirir. Avukat, maddi-manevi tazminat davası açarken hangi hukuk alanına ilişkin kuralların uygulanacağını, yani uyuşmazlığa uygulanacak maddi hukuku araştırılmalıdır.

Avukat, öncelikle maddi-manevi tazminatın haksız fiilden mi sözleşmeye aykırılıktan mı sebepsiz zenginleşmeden mi kaynaklandığını tespit etmelidir. Bu tespit, avukatın uygulanacak maddi hukuk normuna uygun savunma hazırlamasına yardımcı olacaktır. Örneğin, maddi-manevi tazminata neden olan haksız fiilin kaynağı suç içermeyen bir trafik kazası ise zamanaşımı fiilin öğrenilmesinden itibaren iki yıldır. Ayrıca haksız fiili suç teşkil ediyorsa, örneğin trafik kazasıyla adam öldürme, suçun tabi olduğu zamanaşımı maddi-manevi tazminat için de geçerli hale gelir. Böylece davanın açılması için zamanaşımı 15 yıla kadar çıkacağından avukat uygulanacak maddi hukuk normunu doğru bir şekilde tespit etmelidir.

Maddi-manevi tazminat davalarında tarafların geliri, malvarlıkları tazminat miktarının belirlenmesi açısından önemli olduğundan avukat bu hususta gerekli çalışmayı yapmalıdır. Özellikle maddi tazminat talep edenin bedensel bir zarara uğraması söz konusu ise tazminat talep edenin son geliri tazminat miktarının belirlenmesi açısından belirleyici bir faktördür. Türkiye’de insanların gelirleri kayıt altında olmadığından avukat tazminat talep edenin gelirini her türlü belge veya tanık beyanıyla ispatlamaya çalışmalıdır.

Maddi-manevi tazminatın kaynağı bir sözleşme ise sözleşmenin iyi bir şekilde incelenerek tazminatın nedeni ve miktarı tespit edilmelidir. Sözleşme hukukunda tazminat belirlenirken aslolan sözleşmedeki şartlardır, şartlar açık değilse sözleşmenin yorumlanması gerekir. Bu nedenle, avukat sözleşmeyi Yargıtay içtihatları ve kanunlar ışığında yorumlamalıdır.

Miras Avukatı

Miras hukuku sorunları oldukça titiz bir hukuki çalışma yapılmasını gerektirmektedir. Özellikle, miras bırakan tarafından mirasta mal paylaşımı esaslarını devre dışı bırakmak için karmaşık bir çok mirastan mal kaçırma işlemleri yapıldığı görülmektedir. İşte miras avukatı yapılan tüm miras hukuku işlemlerini mercek altına alarak hak kayıplarının önüne geçmelidir.

Terekenin teşkili, terekeye dahil olan mal, hak ve alacakların belirlenmesi gibi işlemler de ciddi araştırma yapmayı gerektiren işlemlerdir. Miras avukatı, gerek terekenin teşkili ve yönetimi gerekse mirasın paylaştırılmasında etkin bir rol oynar.

Aile Hukuku, Boşanma ve Avukat

Aile hukuku, özel bir yargılama usulüyle aile mahkemeleri vasıtasıyla uygulanan bir medeni hukuk alanıdır. Boşanma, çocukların velayeti, maddi-manevi tazminat, mal paylaşımı konularında oldukça çekişmeli geçen ve bir avukatın hukuki yardımı olmadan yürütülmesi zor süreçler aile hukukunun özgül kurallarıyla çözüme kavuşur. Özellikle boşanma davalarına bakan avukatlara boşanma avukatı denilmesinin nedeni de bu sürecin kendine özgü bir hukuk alanında yürütülmesidir.

Velayet ve Boşanma Avukatı

Avukat veya halkın deyimiyle boşanma avukatı boşanma sürecinde öncelikle çocukların bu süreçten etkilenmemesi için gerekli önlemleri almalıdır. Boşanma avukatı, boşanma sürecinde geçici velayeti ve kişisel münasebet kurulması hususlarında taraf menfaatlerinden ziyade çocuğun menfaatini göz önüne alarak taraflara telkinde bulunmalıdır. Boşanma davalarında çocukların velayeti konusu tarafların çoğu zaman birbirlerinden intikam alma aracına dönüşmektedir. Boşanma avukatı, tarafların kişisel sürtüşmesinin dışında kalarak her iki tarafa çocuğun yararına bir çözümü telkin etmelidir. Örneğin, 2 yaşında bir çocuğun anneyi kaybetme korkusu ile yaşadığı psikoloji biliminin verileriyle ispatlanmıştır. Boşanma avukatı, yaşı küçük çocuğun velayetinin anneye verilmesinin çocuğun yararına olduğunu taraflara uygun bir şekilde anlatmalıdır. Çocukların boşanma sürecinin yıpratıcı etkilerinden korunması için gerekli önlemlerin alınması avukatın meslek etik kuralları açısından da bir gerekliliktir.

Boşanmada Mal paylaşımı ve Boşanma Avukatı

Boşanmada mal paylaşımı, boşanma sürecinde tarafların birbirini en çok yıprattıkları bir süreçtir. 2002 yılından sonra yürürlüğe giren medeni kanun ile birlikte evlilik içinde elde edilen malların, eşler arasında, boşanmada mal paylaşımında yarı yarıya paylaşılması esası kabul edilmiştir. Bu nedenle boşanma avukatı tarafların malvarlığını tespit etmeli, malların paylaşım esaslarını belirleyerek açacağı mal paylaşımı davasını buna göre açmalıdır. Boşanmada mal paylaşımı süreci tarafların birbirinden mal kaçırmasına da neden olmaktadır. Boşanma avukatı, mal kaçırılmasını önlemek için gerekli tedbirleri aile mahkemesinden almalıdır.

Boşanma avukatı, tarafların mal paylaşımına konu mallarının kendilerine ne şekilde intikal ettiğini araştırmalıdır. Malların eşlere ne şekilde intikal ettiği, malların boşanmada mal paylaşımına dahil edilip edilmeyeceğini belirler. Örneğin, evlilik içinde eşlerden birine bağışlanan veya miras kalan bir ev boşanmada mal paylaşımına dahil edilemez. Ancak, bu evlerin evlilik içinde elde edilen kira gelirleri boşanmada mal paylaşımına dahil edilir. Bu nedenle, boşanma avukatı boşanmada mal paylaşımı sürecini çok iyi yönetmelidir.

Avukat, mal paylaşımı davasını açmadan önce müvekkiliyle ayrıntılı görüşmeli hangi malın evlilikten önce alındığı, hangi malın evlilik içerisinde alındığı, eşlerden birinin diğerinin aldığı malın alınmasına katkı sunup sunmadığını netleştirmelidir. Tüm bu hususlar boşanma avukatının doğru bir mal paylaşımı davası açması için üzerinde durulması gereken konulardır. Yanlış açılan boşanmada mal paylaşımı davaları nedeniyle Bakırköy ve diğer İstanbul adliyelerinde yıllarca süren mal paylaşımı davaları mevcuttur.

Avukat veya makalemizin konusunu oluşturan özel hukuk avukatı önemli bazı özel hukuk haklarının elde edilebilmesi için önemli bir savunma fonksiyonu icra eder.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!