0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Boşanmada Mal Paylaşımı Nedir?

Boşanmada mal paylaşımı, evlilik birliğinin mahkeme kararı ile sona ermesinden sonra, kural olarak evlilik içinde edinilmiş malların eşit bir şekilde paylaşılması esasına dayanır. Mal paylaşımı davası, boşanma davası ile birlikte açılamaz. Mal paylaşımı davasının boşanma davası ile aynı anda, fakat ayrı bir dava şeklinde açılması halinde; mahkeme, boşanma davasının kesinleşmesini, mal paylaşımı davası için bekletici mesele yapar. Yani, önce boşanma davası yargılaması yapılır, boşanma kararı kesinleştikten sonra mal paylaşımı davası görülmeye başlanır.

Mevcut Medeni Kanun’unun yürürlük tarihi 01.01.2002’dir. Mal paylaşımı konusunda 01.01.2002 tarihinden önceki dönemin tabi olduğu hukuki kurallar ile bu tarihten sonraki dönemin tabi olduğu hukuki kurallar tamamen farklıdır.

  • Birinci Dönem: 01.01.2002 tarihinden önce satın alınan mallar kimin üzerine kayıtlıysa mal ona ait sayılır. Çünkü 01.01.2002 tarihinden önce yürürlükte olan Medeni Kanun, eşler arasında yasal olarak Mal Ayrılığı Rejiminin geçerli olduğunu kabul etmekteydi.

  • İkinci Dönem (Şimdiki Dönem): 01.01.2002 tarihinden sonra yürürlüğe giren mevcut Medeni Kanun ise malların yarı yarıya paylaşımı esasına dayanan Edinilmiş Mallara Katılma Rejimini yasal mal rejimi olarak kabul etmiştir. Yani, eşlerin evlilik içerisinde elde ettiği mallar kural olarak (istisnalara aşağıda değineceğiz) yarı yarıya paylaşılacaktır.

Her iki dönem açısından da temel kural şöyledir: Evlenmeden önce alınan mallar kimin üzerine kayıtlıysa onun kişisel malı sayılır ve boşanmada mal paylaşımı hesabına dahil edilmez.

Özellikle belirtmek gerekir ki, boşanmada mal paylaşımı davası açılırken mutlaka belirsiz alacak davası olarak açılmalıdır.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Boşanma kararı kesinleştikten sonra boşanan taraflar arasında mal paylaşımı davası görülür. Taraflar mal paylaşımı davası ile üç talepte bulunabilir:

Boşanmada mal paylaşımı, tarafların evlilik birliği içinde edindiği malların paylaşıması esasına dayanır. Bu nedenle evlilikten önce elde edilen mallar hiçbir surette mal paylaşımına dahil edilemez. Evlilik birliği içinde edinilen malların paylaşımında kural, malların yarı yarıya paylaşımı ise de bu kuralın paylaşım oranını değiştiren bazı uygulama esasları vardır. Boşanma sırasında mallar paylaşılırken anahatlarıyla şöyle bir prosedür işlemeye başlar:

  • Boşanmada mal paylaşımı yapılırken öncelikle her eş kendi kişisel mallarını geri alır, yani bu mallar paylaşıma dahil edilmez. Kişisel mal sayılan bu mallar şunlardır:

    • Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,

    • Eşlerin üçüncü kişilerden olan manevi tazminat alacakları,

    • Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına hasredilebilecek eşyalar,

    • Yukarıdaki kişisel mallar yerine geçen değerler (Satış, takas vs. yoluyla kişisel mallar yerine geçen para veya diğer değerler).

  • Her eş kendi kişisel mallarını aldıktan sonra evlilik içerisinde elde edilen “edinilmiş mallar” yarı yarıya paylaşılır. Evlilik içerisinde elde edilen “edinilmiş mallar” kanunda şu şekilde tarif edilmiştir:

    • Çalışmasının karşılığı olan edimler,

    • Yukarıda saydığımız kişisel malların gelirleri (malın kendisi değil, geliri hesaba katılır mesela kişisel malın kira geliri),

    • SGK veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacıyla kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,

    • Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen maddi tazminatlar (örneğin çalışan eşin iş kazası geçirmesi nedeniyle elde ettiği maddi tazminat),

    • Edinilmiş malların yerine geçen değerler.

Eşler, nelerin kişisel mal sayılacağını evlilik içerisinde sözleşme yaparak kararlaştırabilirler. Eşler, mal rejimi sözleşmesi yaparak bir eşin mesleğini icra ederken kazandığı malvarlığı değerlerini veya bir işletmenin faaliyetinden elde edilen malvarlığı değerleri “kişisel mal” sayılarak boşanma sırasında paylaşım dışında tutulabilir.

Eşlerden biri herhangi bir malın kişisel mal olduğu iddiasında ise bu iddiasını ispat etmek mecburiyetindedir. Çünkü evlilik içerisinde elde edilen malların kural olarak kişisel mal değil, edinilmiş mal olduğu kabul edilir. Eşlerden biri evlilik içerisinde elde edilen malın kişisel mal olduğunu ispat edemezse, o mal edinilmiş mal olarak paylaşıma dahil edilir.

  • Bazen kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasında bir denkleştirme hesabı yapılması gerekebilir. Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmiş ise, tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir (MK m.230). Örneğin, evlilikten önce ev alan bir eş, bu evin satış parası ve evlilik içinde kazandığı bir miktar parasını bir araya getirerek yeni bir ev satın alırsa; evlilikten önce satın alınan ev kişisel mal olarak kabul edildiğinden, somut olayda kişisel maldan edinilmiş mala bir geçiş olmuştur. Denkleştirme yapılarak bu geçişin hak kaybına yol açması engellenir.

Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Açma Süresi (Zamanaşımı)

Boşanmada mal paylaşımı davası, belli bir zamanaşımı süresi geçmeden açılmalıdır. Mal paylaşımı davası, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır (Yargıtay HGK - 2013/520 k). Kanunun belirlediği 10 yıllık süre geçtiği takdirde, mal paylaşımı talebinde bulunmak mümkün değildir.

Uygulamada boşanma davası sonuçlanmadığı halde ayrı bir dava ile mal paylaşımı talep edilmektedir. Bu halde, mal paylaşımı davasına bakan mahkeme boşanma davasının kesinleşmesini beklemekte ve zamanaşımı sorunu bu şekilde daha kolay bertaraf edilmektedir.

Yurtdışında boşananlar açısından mal paylaşımı davasının zamanaşımı süresi, ilgili ülkenin kanunlarına göre boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Anlaşmalı Boşanma Halinde Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı, tarafların özgür iradesi ve arzusunu göre yapılabilir. Eşler, anlaşmalı boşanma protokolüyle isterse malları yine yarı yarıya paylaşabilir veya başka bir paylaşım oranı da belirleyebilir. Eşlerden biri anlaşmalı boşanma protokolüyle mal paylaşımına dair tüm haklarından feragat de edebilir.

Anlaşmalı boşanma protokolü ile mal paylaşımı davası açmaktan feragat edilecekse, feragat beyanı protokole açıkça yazılmalıdır. Protokole şu şekilde bir ibare yazılmalıdır: “….taraflar edenilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katkı payı, değer artış payı ve katılma alacağı talep haklarından feragat ederler…”

Anlaşmalı boşanma protokolünde; “…nafaka, maddi ve manevi tazminat aldım, başka hiçbir talebim yoktur…” , “…tüm haklarımı aldım, başka mal istemiyorum..” , “ev eşyalarımı aldım, başka hiçbir mal istemiyorum” şeklindeki ibareler boşanmada mal paylaşımı talep hakkından feragat edildiği anlamına gelmez. Tüm bu şekildeki ibareler boşanmama davasının eki niteliğindeki maddi ve manevi tazminat, nafaka, ev eşyalarının paylaşımı vb. gibi haklardan feragat edildiği anlamına gelir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde tarafların mal paylaşımını yaptıklarına dair açık herhangi bir ibare yoksa, taraflar anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren başlayan 10 yıllık dava zamanaşımı süresi içinde boşanmada mal paylaşımı davası açabilirler.

Boşanmada Mal Paylaşımı Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme

Boşanmada mal paylaşımı davasının nerede ve nasıl açılacağı; yani yetkili ve görevli mahkeme 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ve MK m.214 ile belirlenmiştir.

Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Görevli Mahkeme: Boşanma halinde eşler arasında görülecek mal paylaşımı davasına bakmaya, 4787 sayılı kanun ile kurulan Aile Mahkemesi görevlidir.

Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Yetkili Mahkeme: Mal paylaşımı davasının görüleceği yetkili mahkeme, yani davanın Türkiye’deki hangi il veya ilçede açılacağı ise şu şekilde belirlenir (MK md.214):

  • Eşlerden birinin ölümü nedeniyle mal rejimi sona ermiş ise, ölenin son ikametgahı mahkemesi boşanmada mal paylaşımı davasına bakmakla yetkilidir.

  • Evlilik mahkemenin boşanma kararı ile sona ermişse veya devam eden bir boşanma davası varsa, boşanma davasına bakmaya yetkili olan mahkeme mal rejiminin tasfiyesini, yani boşanma halinde mal paylaşımını yapmakla da yetkilidir.

  • Yukarıdaki iki durum haricindeki diğer tüm hallerde davalı eşin ikametgahı mahkemesi boşanmada mal paylaşımı davasına bakmaya yetkilidir.

Boşanmada Mal Paylaşımına Dair Bazı Güncel Sorunlar

Evlenmeden Önce Krediyle Alınan Mallar Nasıl Paylaşılır?

Boşanmada mal paylaşımı, kural olarak evlilik içinde edinilen malların paylaşılması esasına dayanır. Evlenmeden önce satın alınan mallar, satın alan eşin kişisel malı olarak kabul edildiğinden mal paylaşımına dahil edilmez.

Evlenmeden önce satın alınan, ancak kredisi evlilik içinde ödenen ev, araba, arsa vb. gibi mallar belli bir hesaplama tekniği ile boşanmada mal paylaşımına dahil edilir. Evlenmeden önce satın alınan, ancak kredisi evlilik içinde ödenen mallar boşanma halinde mal paylaşımına şu şekilde dahil edilir:

  • Evlilik içinde ödenen her türlü kredi ile borcu ödenen her türlü malın “krediyle ödenen kısımı” edinilmiş mal kabul edilir. Bu nedenle, diğer eş evlilik içinde ödenen kredi miktarı üzerinden hak iddia edebilir. Evlilik içinde ödenen kredinin hangi eş tarafından ödendiğinin hiçbir öenmi yoktur.

  • Evlilik içinde ödenen kredi bedelinin ev veya arabanın satın alındığı alış fiyatına oranının ne olduğu hesaplanır.

  • Ev veya arabanın boşanma tarihindeki güncel piayasa değeri bilirkişi raporu ile tespit edilir. Daha önce hesaplanan oran (ödenen kredinin evin alım tarihindeki değerine oranı) gayrimenkulün güncel değerine de oranlanarak eşin katılma alacağı hesaplanır.

Örnek vermek gerekirse; 100.000 TL’ye satın alınan bir evin 40.000 TL’lik kredisinin evlilik içinde ödendiğini düşünelim. Evlilik içinde ödenen kredinin evin alım değerine oranı %40’dır. Boşanma sırasında evin güncel piyasa değerinin 200.000 TL olduğunu kabul edersek; evin güncel piyasa değerinin %40’ı 80.000 TL olacaktır. Yani, boşanmada mal paylaşımının konusu olacak değer 80.000 TL olacaktır. Eşler, ednilmiş malları yarı yarıya paylaşacağından diğer eş kredisi evlilik içinde ödenen ev nedeniyle 40.000 TL talep edebilecektir.

Mal Paylaşımı için Evlilikten Önce Sözleşme Yapmak Gerekir mi?

Mevcut Medeni Kanuna göre yasal mal rejimi “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi” dir. Yani evlenirken hiçbir sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Deyim yerindeyse, eşler nikah defterine imza attıktan hemen sonra satın alınan tüm mallar, boşanma sırasında kural olarak yarı yarıya paylaşılacaktır. Malların yarı yarıya paylaşılması doğrudan kanundan kaynaklanan bir hak olduğundan ayrıca mal paylaşımı sözleşmesi yapmaya gerek yoktur.

Ancak, eşler malların yarı yarıya paylaşımı dışında bir oran belirlemek veya yasal mal rejimi dışında bir rejim belirlemek için evlilikten önce veya sonra sözleşme yapabilirler.

Evlilik İçinde Alınan Malların Boşanmada Mal Paylaşımına Dahil Edilmemesi İçin Ne Yapılmalı?

Eşler evlilik içinde edindikleri mallarını paylaşmak istemiyorlarsa buna uygun bir mal paylaşımı sözleşmesi yapabilirler. Eşler evlenirken veya evlendikten sonra diledikleri mal rejimini seçebilirler. Eşler, evlilik içinde edinilen malları paylaşmak istemiyorsa sözleşme yaparak Mal Ayrılığı Rejimini seçebilir. Böylece, her eş evlilik içinde kazandığı mal üzerinde tek başına hak sahibi olur. Mal ayrılığı rejiminde, boşanmada mal paylaşımı esnasında bir eş diğer eşin evlilik içinde edinilmiş malı üzerinde hak talebinde bulunamaz.

Mal Ayrılığı Sözleşmesi, iki şekilde yapılabilir. Birinci yöntem, evlilik sırasında evlendirme memurluğuna bir dilekçe verilerek eşler arasında Mal Ayrılığı Rejimi’nin seçildiğinin bildirilmesidir. İkinci yöntem ise noterde Mal Ayrılığı Sözleşmesi yapılmasıdır. Noterde yapılacak sözleşme evlilikten önce veya sonra her zaman yapılabilir. Yani, eşler evlendikten 5 yıl sonra dahi notere giderek Mal Ayrılığı Sözleşmesi yapabilirler. Boşanma halinde evlilik mallarının paylaşımı, bu sözleşmeye göre yerine getirileceğinden boşanma sırasında çiftler arasında ortaya çıkması muhtemel bir uyuşmazlık engellenmektedir.

Eşler sözleşmeyle “Mal Ortaklığı” gibi evliliğe özel bir ortaklık rejimi de kurabilirler.

Miras Kalan Mallar Boşanmada Mal Paylaşımına Dahil midir?

Yukarıda açıkladığımız üzere boşanmada mal paylaşımı halinde eşlerin kişisel malları paylaşıma dahil edilmez. Medeni Kanun’a göre evlilik sırasında eşlerden birine kalan miras, kendisine miras kalan eşin kişisel malı olarak kabul edilmiştir. Yani boşanma halinde, diğer eş mal paylaşımı sırasında eşine miras kalan mal üzerinde hiçbir hak talep edemez.

Hemen belirtelim ki; miras kalan mal nedeniyle elde edilen gelirler, örneğin miras kalan gayrımenkulün kiraya verilmesiyle elde edilen kira geliri, edinilmiş mal sayıldığından diğer eş mal paylaşımında evlilik sırasında elde edilen bu gelirin yarısı üzerinde hak sahibi olur.

Bir Eşe Bağışlanan Mallar veya Paralara Boşanmada Mal Paylaşımı Sırasında Diğer Eş Ortak Olabilir mi?

Evlilik sırasında eşlerden birine bağışlanan her türlü ev, araba, para veya parasal değeri olan her şey bağışlanan eşin kişisel malıdır. Yani, diğer eş boşanma halinde mal paylaşımı sırasında bu mallar üzerinde hiçbir hak talep edemez. Fakat bu malların evlilik içerisinde elde edilen kira gelirleri, faiz gelirleri edinilmiş mal kabul edildiğinden, boşanma sırasında diğer eş bu gelirlerin yarısı üzerinde hak sahibi olur.

Evlilikten Önce Alınan Malları Satılarak Evlilik İçinde Yeni Mal Satın Alınması

Mal paylaşımı, evlilik içerisinde elde edilen malların paylaşımı esası üzerine kurulmuş bir sistemdir. Evlilikten önce alınan mallar, kişisel mal olarak kabul edilir. Dolayısıyla evlilikten önce alınan bir malın satılarak evlilik içinde yeni bir mal alınması halinde, bu mal üzerinde diğer eşin hak sahibi olması mümkün değildir. Ama evlilikten önce alınan malın değerine, bir miktar para veya mal eklenerek yeni bir mal alınırsa, bu eklenen değerin malda meydana getirdiği artık değerin yarısı üzerinde diğer eş hak sahibi olur.

Bir Eşin Üçüncü Kişilerden Aldığı Maddi ve Manevi Tazminat ve Boşanmada Mal Paylaşımı

Manevi tazminatlar, kişisel mal olarak kabul edildiğinden boşanmada mal paylaşımı davasında diğer eşin manevi tazminat üzerinde hiçbir yasal hakkı yoktur. Maddi tazminatlar ise edinilmiş mal olarak kabul edilir. Yani, eşlerden biri bedensel zarar nedeniyle herhangi bir maddi tazminata hak kazanırsa, diğer eş boşanma halinde maddi tazminatın yarısı üzerinde hak sahibi olur.

Evlilikten Önce Alınan Malların “Kira Geliri” Mal Paylaşımına Dahil midir?

Evlilikten önce alınan taşınmazların kira geliri, evlilik içinde elde edilen mal sayıldığından, boşanmada mal paylaşımı sırasında diğer eş bu kira gelirlerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur. Çünkü, gayrimenkul mallar evlilikten önce alınsa bile malın getirdiği gelir evlilik içerisinde elde edilmektedir. Fakat bir sözleşmeyle diğer eşin bu gelirleri talep etmeyeceği hususu hüküm altına alınabilir.

Bir Eşin Diğer Eş Tarafından Satın Alınan Mallara Sunduğu Katkı Boşanmada Mal Paylaşımı Hesabına Dahil Edilir mi?

Eşlerden biri diğer eşin üzerine kaydedilen herhangi bir taşınır veya taşınmaz malın alınmasını, tamir edilmesini, iyileştirilmesini veya herhangi bir suretle malın değer kazanmasını sağlayacak şekilde katkı sunmuşsa, diğer eşten sunduğu bu katkının güncel değerini boşanmada mal paylaşımı sırasında geri isteyebilir. Örnek vermek gerekirse 2005 yılında 100.000 TL’ye alınan bir taşınmaza bir eş 30.000 TL katkı sunmuşsa, 2015 yılında taşınmazın değerini 200.000 TL olarak kabul ettiğimizde katkıyı sunan eşin alacağının güncel bedeli yaklaşık olarak 60.000 TL olacaktır.

Evlilik Sırasında %50 Dışında Bir Mal Paylaşımı Belirlemek Mümkün mü?

Eşler arasında uygulamada evlilik sözleşmesi olarak adlandırılan mal rejimi veya mal paylaşımı sözleşmesi yapılmadığı müddetçe esas olan malların yarı yarıya paylaşılmasıdır.

Medeni Kanun’a göre, eşler bir sözleşmeyle kanunun belirlediği oran dışında bir oran belirleyebilir. Eşler, boşanma halinde malların paylaşım oranını noterde yapacakları bir sözleşmeyle belirleyebilir.

Mal paylaşımı davası, birçok pratik sorunların ortaya çıktığı karmaşık bir dava türüdür. Evlilik sözleşmesi, her hükmü geçerli olan bir sözleşme türü değildir. Bu nedenle, mal paylaşımına dair evlilik sözleşmesi yapılırken mal paylaşımı dışında yükümlülük getiren hükümlerin geçerli olup olmadığı Medeni Kanun’un emredici kuralları dikkate alınarak değerlendirilir.

Eşlerin Elden Çıkardığı Mallar Boşanmada Mal Paylaşımına Dahil Edilir mi?

Eşler, evlilik süresi boyunca malları üzerinde diledikleri gibi tasarrufta bulunabilirler. Ancak, “boşanma davasının açıldığı tarihe kadar edinilmiş olan” ve elden çıkarılan tüm mallar, boşanmada mal paylaşımına dahil edilir. Mal, üçüncü kişilere devredilmiş olsa bile malın değeri mal paylaşımı hesabına katılır.

Hemen belirtelim ki, boşanmada mal paylaşımı davasında borçlu çıkan eşin malvarlığı diğer eşin alacak hakkını karşılamazsa, alacaklı eş, karşılıksız kazandırmalardan faydalanarak malı devralan üçüncü şahıslardan eksik kalan alacak miktarını isteyebilir (MK md.241).

Boşanmada Mal Kaçırma Nasıl Engellenir?

Boşanmada mal kaçırma, uygulamada eşlerin diğer tarafa tazminat ödememek veya mal paylaşımı neticesinde yükümlülüklerini yerine getirmemek için sık sık başvurdukları bir yöntemdir. Boşanmada mal paylaşımı davasının etkili bir sonuç doğurabilmesi için, diğer tarafın mal kaçırma amacıyla yaptığı işlemlerin engellenmesi gerekir.

Boşanmada mal kaçırma işlemlerini engellemenin en kolay yolu, mallar üzerine “ihtiyati tedbir” konulmasıdır. İhtiyati tedbir kararı aile mahkemesi tarafından verilmektedir. Mal paylaşımı davası ile birlikte ihtiyati tedbir talep edildiğinde, aile mahkemeleri davalıya ait malların satışı engellemek için malların tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar vermektedir.

Ayrıca, aile konutu olarak kullanılan gayrimenkul tapuda hangi tarafın adına kayıtlı olursa olsun, ilgili tapu sicil müdürlüğüne yapılacak bir başvuruyla taşınmaz kaydına “aile konutu şerhi” verilebilir. Tapu kaydına aile konutu şerhi düşülen gayrimenkul, diğer eşin rızası olmadan satılamaz.

Boşanmada Mal Paylaşımı Yargıtay Kararları


Boşanma Davası Sonrası Mal Paylaşımı ve Zamanaşımı

01.01.2002 Tarihinde yürürlüğe giren 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nda, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, katılma alacağına uygulanacak zamanaşımı süresi konusunda Türk Medeni Kanunu’nda ayrı bir hüküm bulunmadığına ve niteliği itibariyle hakkın bir alacak hakkı olduğunun açık olmasına göre, olayda uygulanması gereken hükümler, TMK. m. 5 yollaması ile TBK. m. 146 uyarınca belirlenecektir. Anılan hükümde; “kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir” ( 6098 Sayılı TBK. m. 146). Bu nedenle katılma alacağı 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir (Yargıtay HGK - 2013/520 karar).

743 sayılı TKM’nin 170. maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağı TMK’nun 5. maddesi yoluyla TBK’nun 146 (eski BK.m.125). maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunmaktadır (Yargıtay 8.HD- Karar: 2014/9070).

Piyango Bileti Geliri Boşanmada Mal Paylaşımına Dahildir

Piyango biletinin alımı için harcanan para edinilmiş maldan karşılanmış ise, çıkan ve onun yerine geçen ikame değer sayılan paranın da edinilmiş mal sayılmasını gerektirir. Şans oyunları için verilen karşılığın hangi mal grubundan karşılandığını ispatlamak da oldukça güçtür. Ancak, aksi kanıtlanmadığı takdirde bedelinin edinilmiş maldan karşılandığının kabulü gerekir. Eşlerin mevcut ekonomik durumu açısından önemli sayılabilecek veya yatırım olarak değerlendirilebilecek harcamalar dışında yapılan günlük harcamaların edinilmiş mal grubundan yapıldığının kabulü hayatın olağan akışına uygun olduğu gibi, Örneğin, ev, araba veya şirket hissesi alımında kişisel mal grubuna ait değerlerin de kullanılması hayatın olağan akışına uygun düşmektedir. Tüm bu açıklamalardan hareketle bedel karşılığı oynanan şans oyunlarından kazanılan ikramiyeler edinilmiş mal grubunda olduğundan boşanmada mal paylaşımına dahil edilir (Yargıtay 8. Dairesi - Karar: 2014/13668).

Mal Paylaşımı Davasında Boşanma Davasının Kesinleşmesi Beklenmelidir

Kural olarak taraflar arasında geçerli olan mal rejimi MK md. 225 gereği boşanma davasının açılmasıyla sona erer. Boşanmada mal paylaşımı nedenine dayalı alacak hakkı da boşanma dava tarihi itibariyle doğar. Ancak boşanmada mal paylaşımı davası, boşanma davasının sonucunu beklemelidir. Boşanma davası bekletici mesele yapılarak, her iki davanın delilleri bir arada değerlendirilerek sonuca gidilmelidir (Yargıtay 8. Dairesi - Karar: 2014/3820).

Katkı payı alacağının istenebilmesi için eşler arasındaki evliliğin sona ermesi gerekir. Halihazırda açılmış olan boşanma davasının sonucu beklenerek, evlilik birliği boşanma ile sona erdiğinde, boşanmada mal paylaşımı davasına devam edilerek bir karar verilmelidir (Hukuk Genel Kurulu - Karar: 2012/420).

Anlaşmalı Boşanma Protokolü ile Mal Paylaşımı

Taraflar arasında boşanma protokolü yapılmıştır. Boşanma protokolünde, “Tarafların mal istemi yoktur” şeklinde bir ibare vardır. Boşanma protokolünde yer alan “mal” kelimesi dar yorumlanamaz. Düzenlenen protokol mahkeme tarafından da onaylandığından davacının boşanmada mal paylaşımı talep etme hakkı yoktur (Hukuk Genel Kurulu -Karar: 2013/1601).

Eşler Arasında Bağışlanan Değerler Mal Paylaşımına Dahil Edilemez

Davalı taraf eşinin kredi kartı borcunu ödediğini ileri sürmüştür. Eşinin kredi kartı borcunu ödemek için 3 bilezik, 500 TL ve 110 Euro bozdurarak eşine veren davalının bu hareketi hukuken bağışlama sayılır. Bu nedenle boşanmada mal paylaşımı yapılırken hesaplamada dikkate alınmaması gerekir (Yargıtay 8. Dairesi - Karar: 2012/1841).

Boşanmada Mal paylaşımında Katılma Alacağının Hesaplanması

Katılma alacağı talep edebilmek için eşlerden birinin diğerinin mal elde etmesine katkı sunması zorunlu değildir. Mahkeme, boşanmada mal paylaşımı konusu olan taşınmazın sürüm değerini esas alarak, önce eklenecek değerleri eklemeli (MK md. 229), daha sonra denkleştirme yapmalı (MK md. 230), mal nedeniyle elde edilen değerler de malın değerine eklenmeli (MK md. 219), malın bu şekilde bulunan toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (MK md. 231) yarısı üzerinden (MK md.236/1) dava kabul edilmelidir (Yargıtay 8. Dairesi - Karar: 2012/12142 ).

Miras Kalan Mallar Paylaşıma Dahil Edilemez

4721 sayılı Medeni Kanun’un “kişisel malları” düzenleyen 220. maddesinin 2. bendine göre, bir eşin miras ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri kişisel mal kabul edilir. Söz konusu kesinleşen ilamdan da anlaşıldığı üzere davaya konu taşınmazlar yönünden dava açan mirasçılar payı yönünden davalı adına olan tapu kaydının iptaline karar verilmiş olup, sonucu itibariyle taşınmazlar miras yolu ile intikal ettiğinden davalının edinilmiş malı olmayıp Medeni Kanunu 220/2 maddesi hükmü gereği kişisel malıdır. Mahkemece, bu taşınmazlara ilişkin, davacının artık değere katılma alacağı bulunmadığından bunlara yönelik alacak talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir (Yargıtay 8.HD - Karar: 2016/9059).

Boşanma Kararı Kesinleştiğinde Boşanmada Mal Paylaşımı Davasının Yargılaması Yapılabilir

Davacı kadın 14.09.2015 tarihinde evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi talepli dava açmış, 10.11.2015 tarihli dilekçeyle davadan feragat etmiş, mahkemece feragat nedeniyle boşanma ve mal paylaşımı davalarının reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafça mal rejiminin tasfiyesi davasının feragat sebebiyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile temyiz edilmiştir.

Mal rejiminin tasfiyesi davası, ancak evlilik birliğinin boşanma ile sona ermesiyle görülebilir hale gelir. Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasından feragat edildiğinden, evlilik birliğinin devam ettiğinin, diğer bir deyimle eşler arasındaki mal rejiminin sona ermediğinin kabulü gerekir (TMK m. 225). O halde sonuçlanan ve kesinleşen bir boşanma kararı olmadığından tasfiye istenemez ve yapılamaz. Doğmamış bir haktan feragat mümkün değildir. Söz konusu feragat mal rejiminin tasfiyesi davası bakımından hukuki sonuç doğurmaz. Mahkemece yapılacak iş boşanma davasının feragat sebebiyle reddedilmesinden dolayı, mal rejiminin tasfiyesi davasının görülebilirlik ön koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermekten ibarettir. Bu sebeple mahkemece mal rejiminin tasfiyesi davası yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, usul ve yasaya aykırı olan hükmün açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 2.HD - Karar:2017/3018).

Satın Alınan Malın Kişisel Mal Olduğunun İspatlanması

Mahkemece, davacının dava konusu taşınmaza ne şekilde katkıda bulunduğu usulünce ispatlanamadığı, dava konusu araç yönünden davalının, tüm aşamalarda çok önceden araç sahibi olduğu, araçlarını zaman içerisinde yenilediği, en son 2006 yılında emekli olduğu, emekli ikramiyesi ile araç satın aldığı, çoğunluğu 2002 yılı öncesi çalışmalarından alınan emekli ikramiyesi ve kişisel mal niteliğindeki önceki araçların satışından karşılanan aracın davalının kişisel malı niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, aracın satın alınmasından sonra aracın değerinde artış meydana gelmediği, aksine değeri de düştüğü gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tasfiyeye konu araç eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 06.01.2009 tarihinde davalı eş adına satın alınmıştır. Mahkemece, aracın davalının kişisel malı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de gerekçe dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Dosya kapsamı, davalının emeklilik tarihi, önceki alınıp satılan araçlarla ilgili evraklar ve toplanan delillerden kişisel mal savunmasının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla edinme tarihi itibariyle tasfiyeye konu edilen aracın davalının edinilmiş malı olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, araç yönünden yukarıda açıklanan ilkeler ve temyiz edenin sıfatı gözetilerek davacı lehine artık değere katılma alacağı hesabı yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir (Yargıtay 8.HD - Karar:2017/686).

Boşanmada mal paylaşımı sistemi, evli çiftlerin boşandıktan sonraki hayatına sosyo-ekonomik zemin sağlayan önemli bir medeni hukuk kurumudur. Boşanmada mal paylaşımı davası; yargılama usulü, delil toplama biçimi ve hakimin resen kullandığı yetkiler dikkate alındığında özgün nitelikte bir özel hukuk davasıdır. Bu nedenle boşanmada mal paylaşımı davasının bir Boşanma Avukatı vasıtasıyla takip edilmesi hakkın etkin kullanımı açısından faydalı olacaktır.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!