0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Çağdaş maddi ceza hukukunun en önemli ilkelerinden biri suç ve cezanın şahsiliği ilkesidir. Bu kural gereğince, kişi ancak kendisinin işlediği fiiller nedeniyle sorumlu tutulabilir, başkasının işlediği fillere iştirak etmedikçe sorumlu tutulamaz. Ceza usul hukuku açısından da kural olarak bir ülkenin egemenlik alanı içerisinde bulunan herkesin o ülkenin ceza yargılaması kurallarına tabi olduğu kabul edilmektedir . Maddi ceza hukuku ve ceza usul hukukunda kabul edilen bu ilkeler, devletin kişilerin yaşam alanına keyfi bir şekilde müdahale etmesini engeller.

Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi, failin kendi fiilinden sorumlu olmasının sonucu olarak kişisel bir güvence sağlar. Diğer taraftan “kusursuz ceza olmaz” ilkesi, yani failin işlediği fiilin kendi kusurlu hareketinden kaynaklanması, kişinin özgür iradesiyle meydana getirdiği yapıp-etmelerine hukuk düzenince sonuç bağlanmasını sağlayarak bu kişisel güvenceyi sağlamlaştırır.

Cezaların şahsiliği ilkesi, tüzel kişilere cezai sorumluluk yüklenemeyeceği şeklinde genel bir anlayışın ceza hukukunda yerleşmesine neden olmuştur. Tüzel kişilere, organ veya temsilcinin fiil ve tasarrufları nedeniyle ceza yaptırımı uygulanamayacağı genel olarak kabul edilmektedir . Elbette, bir suç nedeniyle tüzel kişinin tazminat sorumluluğu veya ceza hukuku alanını dışında bir özel hukuk sorumluluğu doğabilir. Ama ceza hukuku alanı ile ilgili tüzel kişinin cezai sorumluluğu olduğunu iddia etmek -her ne kadar bazı suçlarda tüzel kişiye para cezası verilebilse de- mümkün değildir.

Devletlerin cezai sorumluluğu açısından da diğer tüzel kişilere benzer bir sorumluluk rejimi olduğunu söylemek mümkündür. Devletler uluslararası hukuk kişiliğine sahip olmaları, hak ve borçlar edinebilmeleri nedeniyle, uluslararası devletler hukuku gereği sorumluluk altındadır. Fakat devletlerin cezai sorumluluğu kabul edilmemektedir. Suç teşkil eden fiil hangi devlet görevlisi tarafından işlenmişse cezai sorumluluk da o şahsa ait olmaktadır.

Tutuklama, yakalama, gözaltı vb. gibi ceza muhakemesi tedbirlerinde dahi suç ve cezanın şahsiliği ilkesinin ihlali niteliğindeki güncel uygulamalar, bu ilkenin önemini daha da arttırmıştır.

Kanunlar, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin vücut bulması için birçok mekanizma öngörmüştür. Uygulamada sahada Ceza avukatı olarak çalışan avukatların gerek kolluk uygulamaları gerekse yargı organlarının uygulamaları açısından bu ilkenin uygulandığını gözetmeleri gerekir.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!