Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Hangi Kelime veya Sözler Hakaret Suçu Oluşturmaz?

Hakaret suçu, 5237 sayılı TCK’nın 125. maddesinde düzenlenmiş olup suçun temel halinin cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı veya diğer nitelikli hallerle işlenmesi halinde suçun cezasının alt sınırı 1 yıldan az olamaz. Hakaret suçunun alenen işlenmesi halinde ise suçun cezası 1/6 oranında arttırılır. Örneğin, sokak ortasında polise “gerizekalı” diyen sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan en az 1 yıl hapis cezasına hükmedilecek, sokak ortasında alenen hakaret ettiği için de cezası 1/6 oranında arttırılacaktır.

Hakaret sayılan kelime ve sözler kanunda tek tek belirtilmediği gibi hakaret sayılmayan kelimeler veya sözler de kanunda tek tek açıklanmış değildir. Yargıtay’ın yerleşik kararlarıyla belirlenen, kategorik bir biçimde hakaret sayılmayan sözler şunlardır:

  1. Beddua niteliğindeki kelime ve sözler. Örneğin, “allah belanı versin”, “allahından bul”, “allah müstahakını versin” şeklindeki sözler beddua niteliğinde sözler olup hakaret suçuna vücut vermemektedir.

  2. Eleştiri veya ağır eleştiri mahiyetindeki kelime ve sözler. Örneğin, bir mahkeme hakimine yönelik “dosyaları okumuyorsunuz, okumadığınız gibi biz okuduğumuz için susturmaya çalışıyorsunuz, bu rezalettir” şeklindeki sözler eleştiri mahiyetindedir.

  3. Kaba hitap ve nezaket dışı kelime ve sözler. Örneğin, bir kimseye yönelik “terbiyesiz” , “ahlaksız” , “siz kimsiniz lan” , “ne mal olduğunuzu biliyorum” şeklindeki sözler kaba söz/hitap mahiyetinde olup hakaret suçu teşkil etmez.

  4. Salt rahatsız edici kelime ve sözler. Örneğin, “sen kendini bilmeyen birisin, cehalet var sende” şeklindeki sözler rahatsız edici nitelikte olup hakaret suçuna vücut vermez.

Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir (Y4CD-K.2021/27093).

Hakaret Sayılmayan Kelimeler veya Sözler Nelerdir?

1. Meziyetsiz, Karaktersiz: Sanığın, müşteki infaz koruma memuruna söylediği kabul edilen “beceriksiz herif, meziyetsiz, karaktersiz… artık bırak bu işi, emekli ol git, insanları mağdur ediyorsun” şeklinde ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözler hakaret suçu oluşturmaz (Y18CD-K.2017/11006).

  • 1a. Karaktersiz Herif: Olay günü sanığın, katılana söylediği kabul edilen “işini yapmıyor, karaktersiz herif” şeklinde ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinde hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir (Y18CD-K.2017/10756).

2. Dinsiz, İmansızlar: Sanığın müştekilere söylediği “dinsiz, imansızlar” şeklindeki sözün müştekilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarını oluşturmaz (Y18CD-K.2017/7985).

3. Terbiyesizlik Yapma : Sanığın katılana söylediği kabul edilen “terbiyesizlik yapma” şeklinde kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/8900).

  • 3a. Sen Ne Kadar Terbiyesizsin : Olay günü sanığın katılana yönelik söylediği iddia edilen “sen ne kadar terbiyesizsin “ şeklinde ve kaba ifade niteliğindeki sözlerinin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/11664).

  • 3b. Polis Memuruna “Terbiyesiz Herifler”: Müşteki polis memurları ile tartıştığı sırada müştekilere hitaben sarf ettiği kabul edilen, “..terbiyesiz herifler ..” biçimindeki sözlerin, nezaket dışı kaba hitap tarzı olup, sövme, somut bir fiil ya da olgu isnadı olarak kabul edilemeyeceğinden hakaret suçu oluşmaz (Y18CD-K.2019/10939).

  • 3c. Bu Yaptığınız Terbiyesizliktir, Ayıptır: Somut olayda sanığın, katılanlara hitaben söylediği “Bu yaptığınız terbiyesizliktir, ayıptır.” sözlerinin katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, (Y4CD-K.2021/10146).

  • 3d. Edepsiz, Terbiyesiz: Hastanede aralarında çıkan tartışmada katılan sanığın sanığa “Allah senin belanı versin” demesi üzerine sanığın da katılan sanığa “edepsiz, terbiyesiz”şeklindeki sözlerinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, beddua ve rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi,

4. Şizofrensin, İki Ruhlusun: Sanığın katılana hitaben söylediği “sen şizofren hastasısın, iki ruhlusun, doktora git bir an evvel sağlığına kavuş” şeklindeki sözlerinin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, ağır eleştiri niteliğinde olduğundan bu sözler hakaret sayılmaz (Y18CD-2015/10949).

5. “Lan” Demek : Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın mağdurlara hitaben söylediği kabul edilen “ lan” sözünün muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyet kararı verilmesi bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/26608).

  • 5a. Lan, Ulan Allahsız: Sanığın, katılana ait cep telefonuna gönderdiği kabul edilen “…Adam gibi cevap versene lan…” ve “…Ulan allahsız beni köyümde öy kullandırmadın sen mardinden oy getirdin bunu hesabını vericen tlf cevap vermemen adamlık mı” şeklinde ve kaba hitap tarzı niteliğindeki mesajlar, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret sayılmazlar (Y18CD-K.2019/10437).

  • 5b. Polise Kimlik Vermeyiz Lan: Sanığın, polis memuru olan olan mağdurlara yönelik sarfettiği “Biz TC polisine kimlik falan vermeyiz lan” biçimindeki kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle bu mağdura yönelik hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir ((Y4CD-K.2021/26460).

  • 5c. Lan, Sen Ne Utanmazsın: Sanığın katılana mesaj yoluyla gönderdiği ‘‘lan’’ ve ‘‘sen ne utanmazsın’’ biçimindeki kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle bu mağdura yönelik hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/26139).

  • 5d. Siz Nasıl Polissiniz Lan: Olay günü sanığın, mağdur polis memurlarına söylediği kabul edilen ‘‘siz nasıl polissiniz lan’’ şeklinde sözlerin, muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/25279).

  • 5e. Siz Kimsiniz Lan, Lan Hepiniz Artistsiniz: Sanığın katılan ile mağdurlara hitaben adliye merdivenlerinde ve nezarethaneye alınacağı sırada söylediği kabul edilen “siz kimsiniz lan,lan hepiniz artistsiniz” şeklindeki sözlerinin katılan ve mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu kabul edilmelidir (Y4CD-K.2021/15523).

6. Çingene Demek: Sanığın “çingene” ifadesi ile halen ülkemizde kendilerini “roman” olarak nitelendiren ve Avrupa’dan Türkiye’ye göçetmiş vatandaşlarımızı kast etmesi karşısında; bu sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle, hakaret suçu oluşmaz (Y4CD-K.2014/574).

7. Beddua Sözleri, Allah Belanı Versin: Yaralama suçunun mağduru olarak şikayeti sırasında polis memuru olan mağdur M.. B..’ye söylediği kabul edilen “…bir şey yapmıyorsunuz, sizin Allah belanızı versin…” biçimindeki sözler, beddua niteliğinde olup hakaret sayılmaz (Y4CD-K.2014/1282).

  • 7a. Allah Belanı versin, Senin Gibi Doktorun: Suça sürüklenen çocuğun, kendisini muayene eden doktor olan mağdura yönelik sarfettiği “Allah belanı versin, senin gibi doktorun” biçimindeki beddua ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/21086).

  • 7b. Ölü Kazanının Altında Kalın İnşallah Allah Belanızı Versin: Sanığın söylediği kabul edilen “kömürleriniz ölü kazanında yansın ölü kazanının altında kalın inşallah Allah belanızı versin” şeklindeki beddua niteliğinde olan sözlerin, müştekilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2020/19982).

  • 7c. Gözün Kör Olsun: Olay günü sanığın, mağdura söylediği kabul edilen “gözün kör olsun, nereden verdin bu parayı” şeklindeki beddua ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2017/11725).

8. Hakime “Taraf Tutuyorsunuz” Demek: Sanığı duruşma salonundan çıkarması üzerine, sanığın hakime karşı söylemiş olduğu ‘siz açıkça taraf tutuyorsunuz’ şeklindeki sözlerin yapılan uygulamaya yönelik bir sızlanma niteliğinde olup, suç işleme bilinç ve iradesi ile söylenmediğinden hakaret sayılmaz (Y2CD-K.2013/6410).

9. Emniyet Müdürlüğüne Yönelik “Sinkaf Ederim Böyle Yeri, Düzeni”: Sanığın, babasının emniyet müdürlüğünde ifadesi alındığı sırada kendisinin dışarıda beklemesini isteyen mağdur polis memurlarına söylediği “sinkaf ederim, böyle düzeni de, yeri de” şeklindeki sözlerin mağdurları hedef almayıp onların onur, şeref ve saygınlıklarına yönelik bir saldırı niteliğinde olmadığından hakaret suçu oluşmaz (Y4CD-K.2014/1014).

10. Emniyete “Polis Memurlarınız Şerefsiz, Rüşvet Yiyorlar”: Hakaret suçunun mağdurunun, belirli veya belirlenebilir kişi olması zorunluluğunun bulunması, belirli ve sınırlandırılmamış kişi topluluğuna karşı söylenen sözlerin bu suç kapsamında değerlendirilemeyecek olması karşısında, sanığın Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün www.ankara..gov.tr internet adresine yazdığı “ya sizin bu polis memurlarınız ne kadar şerefsiz rüşvet yiyorlar yazık ya, sonrada tertemizsiniz, devlet vatandaşın hakkını yemezse terör falan olmaz size hayırlı mesailer” biçimindeki sözlerin sınırlandırılmamış ve belirlenmemiş kişi topluluğuna yönelik olduğundan hakaret suçunu oluşturmaz (Y4CD-K.2014/1432).

11. Eğitimsiz, Tecrübesiz: Sanığın Körfez Kaymakamlığı’na yazdığı mektupta Tüketici Hakem Heyetinde görev yapan katılanlara yönelik “Ben Körfez Tüketici Hakem Heyetini protesto ediyorum. Eğitimsiz, tecrübesiz, teknolojiden anlamayan, halkı %100 zarara sokan, taraf tutan, kayıran, Devletin imkanlarını yanlış kullanan kişilerden oluşmuş” biçimindeki sözleri ağır eleştiri niteliğinde olup hakaret sayılmazlar (Y4CD-K.2014/354).

12. Lanet Gardiyan, Çirkef: Sanığın, katılan infaz koruma memuru …’a yönelik sarfettiği, “lanet gardiyan” şeklindeki sözünün, nezaket dışı kaba hitap tarzı olup, sövme, somut bir fiil ya da olgu isnadı olarak kabul edilemeyeceği, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurları oluşmadığı, sanığın … isimli infaz koruma memurunun yanından geçerken katılan … hakkında “ne çirkef gardiyan” şeklindeki sözünün ise katılanın gıyabında söylendiği, gıyapta hakaretin üç kişi tarafından duyulması gerektiği, dosya kapsamında “çirkef” sözünü başkaca duyan olmadığı nazara alındığında sanığın bu sözü açısından ise ihtilat unsurunun oluşmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Y18CD-K.2019/11937).

13. Hakarete Karşı “O Sensin, Sizsiniz”: Sanığın katılana hitaben söylediği, “manyağın önde gideni, geri zekalı sapık” şeklinde sözlere katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek şekilde hakaret ettiği, katılanın ise sanığa hitaben söylediği, “sensin, sizsiniz” şeklindeki sözleri ise hakaret içermemektedir (Y18CD- K.2017/8245).

14. Adam Değilsin: Sanığın, kolluk görevlisine söylediği iddiası olan “adam değilsin” ifadesinin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/15090).

  • 14a. Sen Adam mısın?: Sanığın katılana yönelik sarfettiği kabul edilen, “sen adam mısın” biçimindeki sözlerin, nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olup, hakaret suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/18282).

  • 14b. Tutanak Tutmazsanız Adam Değilsiniz: Sanığın görevli jandarma personeline hitaben söylediği kabul edilen “tutmazsanız adam değilsiniz” şeklindeki sözün muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmelidir (Y18CD-K.2020/546).

15. “Hanzo” Kelimesi: Sanığın katılana hitaben söylediği “hanzo” şeklinde kaba hitap tarzı niteliğindeki sözün, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurları oluşmaz (Y18CD-K.2018/14285).

16. “Deli, Manyak:” Sanığın katılana söylediği kabul edilen “deli midir, manyak mıdır” şeklindeki sözlerin, kullanıldığı yer, zaman ve ifade ediliş şekli göz önüne alındığına açıkça katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluştuğu, sanık savunması, tanıkların beyanı, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi de göz önüne alınıp TCK’nın 129.maddesi de değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, bozma nedenidir (Y18CD-K.2017/14472).

17. Senden Hoca Değil Münafık Bile Olamaz: Kaba hitap tarzındaki “senden hoca değil münafık bile olamaz” sözünün, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Y4CD-K.2021/17619).

18. Siz Yalakasınız: Olay günü sanıkların müştekilere söylediği kabul edilen ‘‘sizler yalakasınız’’ şeklindeki sözlerin, muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanıkların beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/27093).

  • 18a. Düşmanım, Başmüdürün Yalakasısın: Mahkemece, sanığın katılana hitaben söylediği “bundan sonra benim düşmanım başmüdürün yalakasısın” şeklindeki sözleri nedeniyle sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; kaba söz niteliğindeki sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Y4CD-K.2021/153).

19. Amk Yerinde Herkes İşini Yapacak: Somut olayda, sanık tarafından katılana yönelik söylendiği kabul edilen “ben avukatım lan, sen ne işe yararsın” ifadelerinin kaba hitap tarzı niteliğinde olduğu, “a… k… yerinde herkes işini yapacak” sözlerinin ise katılanı hedef alarak söylenmemesi nedeniyle katılanın onur, şeref ve saygınlığına saldırı olarak değerlendirilemeyeceği gözetilmeden, atılı suçtan sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/20597).

20. Defol Git : Yargılamaya konu somut olayda; sanık …’un söylediği iddia ve kabul edilen, “defol git” şeklindeki kaba hitap tarzı niteliğinde olan sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-2021/20390).

21. Siz İnsan Değilsiniz : Sanıkların “siz insan değilsiniz” şeklindeki sözlerinin mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/15035).

22. Eşkiya mısınız? : Olay günü sanığın, müştekilere söylediği kabul edilen “eşkiya mısınız” şeklindeki sözün, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/11917).

23. Bacaksız : Olay günü sanığın müştekiye söylediği kabul edilen ‘‘bacaksız’’ şeklindeki sözün, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/12060).

24. Pis Olan Sensin : Olay günü sanığın, katılana söylediği kabul edilen ‘‘asıl senin evin kokuyor, evin pis kokuyor, benim köpeklerim pis değil, pis olan sensin’’ şeklinde sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/7983).

25. Seni Hakem Yapanı : Sanığın katılana yönelttiği ve mahkemece kabul edilen “seni hakem yapanı” şeklindeki sözlerinin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış, ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/5762).

26. Hasta mısın Kızım Sen? : Şikayete konu kaba hitap tarzındaki “hasta mısın kızım sen” sözünün, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurları oluşmamıştır (Y4CD-K.2021/2804).

27. Sen Erkek misin? : Olay günü sanığın katılana yönelik söylediği iddia ve kabul edilen “sen erkek misin…” şeklindeki nezaket dışı ve kaba ifade niteliğindeki sözün katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/2728).

28. Size de Kurumunuza da Başlarım: Sanığın müştekilere söylediği “size de kurumunuza başlarım lan “ şeklinde kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin, müştekilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2021/38).

29. Ukalalık Yapma: Olay günü sanığın, katılana söylediği kabul edilen “sen burada kaç yıllık memursun, ben 12 yıllık avukatım, benimle muhatap olma, ben hayatımda bu kadar ukala bir katip görmedim, ukalalık yapma, ukala” şeklindeki sözünün, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2020/14014).

30. Ahlaksız : Sanığın müştekiye yönelttiği “sizin gibi doktorun da hastanesinin de Allah belasını versin, ahlaksız” şeklindeki ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sözlerin, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir (Y18CD-K.2020/1934).

31. Ne Mal Olduğunuzu Biliyorum : Olayın tek görgü tanığı olan K.Ç.’nin duruşmadaki ifadesine göre, sanığın sarfettiği, “ben sizin ne mal olduğunuzu biliyorum” şeklindeki sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba söz ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir (Y4CD-K.2014/31186).

32. Gavur : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğünde “gavur” sözcüğünün kelime anlamına bakıldığında; “dinsiz kimse, müslüman olmayan kimse, merhametsiz, acımasız ve inatçı” olarak tanımlandığı görülmüştür. Bu bağlamda sanık ile müşteki polis memuru arasında çıkan tartışma esnasında sanığın sarf etmiş olduğu “gavur polisisiniz” ve “böyle devlet olmaz, sizin maaşınızı ben veriyorum” şeklindeki sözlerinin rahatsız edici ve kaba hitap tarzında olduğu kabul edilmekle birlikte, bu sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi gerektiği, sözlerin açıkça, müştekinin onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte olmadığı veya sövme fiilini oluşturmadığı anlaşılmıştır (Y18CD-K.2017/3352).

33. Cahil Cahil Konuşma : Sanığın katılana söylediğini ikrar ettiği “cahil cahil konuşma” biçimindeki kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığından tebliğnamadeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir (Y18CD-K.2016/6526).

Hakaret Suçunda Eleştiri, Ağır Eleştiri ve İfade Özgürlüğü

(Yargıtay 4CD-K.2020/21012 )

Ceza Genel Kurulu’nun 14/10/2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.

Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.

İnsanın serbestçe haber, bilgi ve başkalarının fikirlerine ulaşabilmesi, edindiği düşünce ve kanaatlerden dolayı kınanamaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, savunabilmesi ve yayabilmesi olarak kabul edilen, ifade özgürlüğü demokratik toplumun temelini oluşturan ana unsurlardan ve toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel şartlardan birini oluşturmaktadır.

Anayasa’nın 26. maddesinde, “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Bunun yanında, bu hak, birçok uluslararası belgeye ve mahkeme kararına da konu olmuştur. Türkiye’nin de yargılama yetkisini kabul ettiği AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 10. maddesinin 2. paragrafı saklı tutulmak üzere, ifade özgürlüğünün sadece toplum tarafından kabul gören veya zararsız veya ilgisiz kabul edilen “bilgi” ve “fikirler” için değil, incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olduğunu pek çok kararında yinelemiştir. AİHM’e göre ifade özgürlüğü, yokluğu halinde “demokratik bir toplum”dan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir. Bununla birlikte, ifade özgürlüğü de mutlak ve sınırsız değildir. Bu hak kullanılırken bireylerin hak ve özgürlüklerini ihlal edecek tutum ve davranışlardan kaçınılması hem ulusal hem de uluslar arası mevzuatlarda yer almaktadır.

Nitekim Anayasa’nın 26. maddesinde koruma altına alınan ifade özgürüğü, aynı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen sebeplerle sınırlandırılabilir. Dolayısıyla anılan madde ile Anayasanın 13. maddesine göre, ifade özgürlüğüne yönelik sınırlamalar ancak kanunla yapılabilir ve demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı gibi hak ve özgürlüklerin özlerine de dokunamaz.

Sözleşme’nin 10. maddesinin 2. paragrafı, kamu makamlarının bu özgürlüğün kullanılmasına getirebilecekleri sınırlama rejimini düzenlemektedir. Önemine binaen, ifade özgürlüğüne yapılan müdahaleler çok istisnai hallerde kabul görmekte ve Sözleşme’nin 10. maddesinin 2. paragrafının öngördüğü sınırlama kayıtları dar yorumlanmaktadır. Bu nedenle, bir kamu makamının ifade özgürlüğüne yaptığı “müdahalenin gerekliliği” mutlaka ikna edici bir şekilde açıklanmalıdır. Sözleşme’nin anılan maddesinde, belirtilen “gerekli” olma koşulu, müdahalenin bir ‘toplumsal ihtiyaç baskısına karşılık gelmesi ve özellikle izlediği meşru amaçla orantılı olması anlamına gelir. Bir müdahalenin bu kriterleri yerine getirdiği ve dolayısıyla haklı olduğu, ulusal makamların gösterdiği gerekçelerin “ilgili ve yeterli” olmasıyla anlaşılabilecektir.

Gerek Anayasa gerekse Sözleşme hükümlerine uygun davranılmaması, devletin pozitif ve negatif yükümlülüklerine aykarı hareket etmesi anlamına gelebilecektir. Zira, negatif yükümlülük kapsamında yetkili makamlar, zorunlu olmadıkça ifadenin açıklanmasını ve yayılmasını yasaklamamalı ve yaptırımlara tabi tutmamalı; pozitif yükümlülük kapsamında ise ifade özgürlüğünün gerçek ve etkili korunması için gereken tedbirleri almalı ve denge unsurunu sağlamalıdırlar. Aksi takdirde AİHM, kişinin şeref ve itibarının haksız bir saldırı altında olmasına rağmen ulusal mahkemeler tarafından gereken ölçüde korunmadığı gerekçesiyle AİHS’nin 8. maddesi açısından ihlal kararı verebilmektedir. Zira AİHM açısından, başvuranların özel hayata saygı hakkı ve ifade özgürlüğü eşit derecede önemlidir. Denge unsurunun sağlanmasında içtihatlara göre göz önünde bulundurulması gereken temel ilkeler ise, başvuruya konu ifadelerin kamu yararına ilişkin tartışmaya katkısı, ifade sahibinin tanınırlığı ve daha önceki tutumları, ifadenin içeriği, şekli ve etkileridir.

AİHM, birçok içtihadında Sözleşme’nin 10. maddesinin sadece ifade edilen düşünce veya bilginin esasını değil, aynı zamanda bunların aktarılma biçimlerini de güvence altına aldığını belirtmiştir. Bu anlamda, AİHM içtihatlarında, basın, toplumun sözcülerinden biri olarak kabul edilmekte ve herkesin kamuoyunu ilgilendiren bilgileri edinme hakkı bulunduğu düşüncesiyle, kamuyunu ilgilendiren konulara dair bilgi ve fikirleri vermeyi sağlayan basın özgürlüğüne ayrı bir önem atfedilmektedir. AİHM’e göre, öncelikle ifadelerin bir olgu isnadı mı yoksa değer yargısı mı olduğu belirlenmelidir. Zira olgu isnadı kanıtlanabilir bir husus iken, bir değer yargısının kanıtlanmasının istenmesi dahi ifade özgürlüğüne müdahale sayılabilecektir. Yargılamaya konu olan ifadeler eğer bir değer yargısı içermekte ve somut bir olgu isnadından bahsedilemeyecekse, değer yargılarını destekleyecek ‘yeterli bir altyapının’ mevcut olup olmadığı AİHM tarafından göz önünde bulundurulmaktadır. Zira değer yargılarının dahi belli düzeyde olgusal temel içermesi gerektiği kabul edilmektedir. Öte yandan, hiçbir veriye dayanmayan ve hiçbir altyapısı bulunmayan bir değer yargısı AİHM tarafından da ifade özgürülğü sınırları içerisinde kabul görmemektedir.

Sonuç olarak, gerçek dışı olgulara dayalı iddia olarak nitelenen açıklamalar bakımından AİHM, başvurucuların bu tür ifadelerin ortaya konulmasından ve yayınlanmasından sorumlu olup olmadıklarını ve bu tür bilgilerle diğer kişileri aldatmayı amaçlayıp amaçlamadıklarını dikkate almaktadır.

Siyasetçilere yönelik eleştirilerin izin verilen sınırlarının özel kişilere nazaran daha geniş olduğu gerek iç hukukumuzda gerekse uluslararası mahkeme kararlarında yerleşmiş bir ilkedir. Bu ilkenin gerekçesi, siyasetçilerin, özel kişilerden farklı olarak, gazetecilerin ve halkın yakın denetimine açık olan, kamuoyuna mal olmuş kişi haline gelmeyi bilerek tercih etmeleridir.

Dabrowski /Polonya davasında, bir gazeteci yerel bir siyasetçi ile ilgili devam etmekte olan ceza yargılamasına dair yazdığı yazıların gazetede yayınlanmasının ardından hakaret suçundan mahkûm olmuştur. Başvuran, hakaret ettiği iddia edilen belediye başkanının, hırsızlık suçundan cezaalmasının ardından ‘soyguncu belediye başkanı’ olarak tanımlamıştır. AİHM, bu başvuruda, 10. maddenin ihlal edildiğine karar verirken, gazetecinin bir dereceye kadar abartma hakkına sahip olmasına ve belediye başkanının kamuya mal olmuş bir kişi olarak, bazıları olgusal temelden yoksun olmayan değer yargısı olarak değerlendirilebilecek eleştirilere karşı, daha fazla hoşgörü göstermek zorunda olmasına özel bir ağırlık vermiştir (Dabrowski /Polonya ,18235/02, 19/12/2006)

Lingens/Avusturya davasına konu olan olayda ise, Avusturya’da 1975 yılında yapılan seçimlerden sonra, bir gazeteci olan başvuran Lingens, geçmişinde Nazi faaliyetleri bulunan bir siyasetçi ile koalisyon kuracağını açıklayan Federal Şansölye Bruno Kereiski’yi eleştiren yazılarında, “ahlaksızca”, “yüz kızartıcı”, “en adi türden fırsatçılık” ifadelerine yer vermiştir. Başvuranın para cezasına mahkum olduğu bu davada AİHM, politikacıların kendilerine yöneltilen ağır eleştirilere tahammül etmek durumunda olduğunu vurgulamış ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna varmıştır. AİHM, içtihatlarını tekrar ederek, siyasetçilerin eleştirilere özel kişilerden daha fazla hoşgörü göstermesi gerektiği ilkesine dayanmış ve mahkûmiyetin ifade özgürlüğüne orantısız bir müdahale oluşturduğuna hükmetmiştir. Hararetli siyasi tartışmaların yaşandığı bir arka plan ışığında, başvurucunun açıklamaları, saldırgan olmakla birlikte hakaret niteliğinde görülmemiştir (Lingens/Avusturya, 9815/82, 08/07/1986) Eon/Fransa davasında AİHM, bir siyasî eylemcinin, 2008 yılında Fransa Cumhurbaşkanı‘nın ziyareti sırasında, Cumhurbaşkanı korteji geçmek üzereyken, üzerinde “Defol git, salak herif” yazılı bir pankart açarak Fransa Cumhurbaşkanı’na hakaret etmekten hüküm giymesini incelemiştir. AİHM, bu içtihadında yerginin, pek çok kez, özünde var olan abartma ve saptırma vasıfları yoluyla, doğal olarak kışkırtmayı ve galeyana getirmeyi amaçlayan bir sanatsal ifade ve toplumsal eleştiri biçimi olduğunu belirttikten sonra, ceza verilmesinin, güncel konular hakkında yergi niteliğinde ortaya konulan ifade biçimleri üzerinde bir soğutma etkisi yapmasının mümkün olduğu ifade edilmiştir. Bu tür ifade biçimlerinin kendisi, kamu menfaatini ilgilendiren sorunların serbestçe tartışılmasında oldukça önemli bir rol oynayabilmektedir ki; serbest tartışma olmadan demokratik toplum mümkün olamaz (Eon / Fransa, 26118/10, 14.03.2013)

İnceleme konusu somut olayda; olay tarihinde mağdurlar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı … ve Adalet ve Kalkınma Partisi 24. Dönem Artvin Milletvekili …’ nın Artvin ilinde miting düzenlemek üzere bulunduğu, … ve …’ nın Artvin Valiliğinin arka kapısından çıkarak miting alanına gitmek üzere yürüdükleri sırada sanık …’ nun … ve …’ ya yaklaşık 5,5 metre mesafeden iki kere yumurta atması sebebiyle üzerine atılı kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu işlediği iddiası ile dava açılıp, sanığın mahkumiyetine dair karar verilmiştir. Sanığın, olay tarihinde miting alanında mağdurlara yumurta atması şeklindeki eyleminin hangi suçu ya da suçları oluşturduğu tartışıldığında,

Öncelikle kabul edilmelidir ki, zaman zaman başvurulan yumurta atmak suretiyle tepki gösterme eyleminin tamamen demokratik tepki kapsamında kabulü olanaksızdır. Bir yöntem olarak başvurulsa dahi, demokratik tepki sınırlarını aşan, içinde şiddeti de barındıran bir eylem türüdür. Demokratik toplumun vazgeçilmez özellikleri çokseslilik, hoşgörü ve açıkfikirliliktir. Şiddet içeren eylemlerin ise demokratik toplumda ifade özgürlüğünden ve hukuki korumadan yararlanması düşünülemez.

Yukarıda AİHM ve YCGK kararları ışığında yapılan değerlendirmede sanığın eylemi hakaret suçunu oluşturmadığından beraat yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, bozma nedenidir.


İstanbul Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS