Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Başsavcılığın İtirazıyla Kararın Düzeltilmesi Nedir?

Olağanüstü bir kanun yolu olan Başsavcılığın itirazı üzerine kararın düzeltilmesi yasa yoluna şu kararlar aleyhine başvurulabilir:

  • İstinaf Mahkemesi’nin (Bölge Adliye Mahkemesi) kesinleşmiş kararları aleyhine,

  • Yargıtay’ın bozma veya onama (esastan red) kararları aleyhine.

Kararın düzeltilmesi kanun yolu; İstinaf Mahkemesi’nin esastan reddedilerek kesinleşmiş kararlarına veya Yargıtay’ın onama (esastan red) veya bozma kararlarına karşı Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisini kullanması için gidilebilen olağanüstü bir kanun yoludur. Kararın düzeltilmesi yolu, şikayetçinin veya kesinleşmiş karar ile hükümlü hale gelmiş sanığın adeta başvurabileceği son çaredir.

İstinaf Mahkemesinin (Bölge Adliye Mahkemesi) kesinleşmiş kararlarına karşı, Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığının itiraz yetkisi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 308/A maddesinde düzenlenmiştir.

Yargıtay’ın bozma veya onama yoluyla kesinleşmiş kararlarına karşı, Yargıtay Başsavcılığının itiraz yetkisi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 308. maddesinde düzenlenmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, hukuk davaları (alacak, tazminat, tapu iptal, aile hukuku vs.) için karar düzeltme yoluna yer vermediğinden, bu davalar açısından karar düzeltme kanun yoluna başvuru imkanı yoktur. Kararın düzeltilmesi kanun yolu, sadece ceza davaları için tanınmış bir hak arama yoludur.

Kesinleşmiş İstinaf (Bölge Adliye) Mahkemesi Kararına İtiraz

Bölge Adliye Mahkemesi, diğer bir deyişle istinaf mahkemesi, yerel mahkeme kararını esas ve usul açısından inceleyerek hem olay denetimi yapar hem de hukuki denetim yapar. İstinaf mahkemesi, istinaf incelemesi neticesinde istinaf başvurusunu “esastan red” veya “düzelterek esastan red” kararı verdiğinde, temyiz edilemeyecek kararlar arasında yer alıyorsa, bu karar kesin niteliktedir. Kesinleşmiş İstinaf Mahkemesi kararlarına karşı, Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı kararı veren İstinaf Ceza Dairesi’ne itiraz başvurusu yapabilir.

İstinaf Ceza Dairesinin İtiraz Başvurusunu İncelemesi

İstinaf incelemesi neticesinde karar kesinleşmişse; kesinleşen istinaf mahkemesi kararına karşı son çare İstinaf Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurulmasıdır. Hukuka aykırı kesinleşmiş mahkeme kararına karşı itiraz yetkisini kullanması için İstinaf Mahkemesi Başsavcılığı’na hukuki gerekçeleri açıklayan bir dilekçeyle başvurulması gerekir. Başsavcılık, talep halinde veya kendiliğinden, daha önce istinaf incelemesini yapan ceza dairesi nezdinde hukuka aykırı kararın düzeltilmesi için itiraz yetkisini kullanır.

İstinaf incelemesini yapmış olan ceza dairesi, başsavcılığın talebini yerinde gördüğünde ceza davası dosyasını yeniden ele alarak kararını düzeltir. Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderir.

İstinaf Başkanlar Kurulunun İtiraz Başvurusunu İncelemesi

İstinaf Ceza Dairesi, savcılığın itiraz başvurusunu reddederse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderir. Kurula gönderilen itiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin başkanı veya görevlendireceği üye tarafından kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanır. Kurul yapacağı inceleme neticesinde itirazı yerinde görürse talebin kabulüne karar verir. Kurulun itirazın kabulüne ilişkin kararları, gereği için dairesine gönderilir. Kurulun verdiği kararlar kesindir. Dörtten fazla ceza dairesi olan bölge adliye mahkemelerinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından daire başkanları arasından belirlenen ve dört üyeden oluşan başkanlar kurulu bu incelemeyi yapar.

İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi-Bam) Kararına İtiraz Süresi

Sanığın aleyhine yapılacak itirazların Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) kararının savcılığa verildiği tarihten itibaren savcılık tarafından 30 gün içerisinde yapılması gerekir. Sanığın lehine yapılacak itirazlarda herhangi bir süre yoktur.

İtiraz Başvurusu İnfazı Durdurur mu?

İstinaf (Bölge Adliye) Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına itiraz yetkisini kullanarak kararın düzeltilmesinin talep edilmesi hükmün infazını durdurmaz. Ancak, talep dilekçesi ile infazın durdurulması da istenebilir.

İstinaf (Bölge Adliye) Mahkemesinin Kesin Kararlarına İtiraz Mevzuatı

Kesinleşmiş Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı, kararın düzeltilmesi için itiraz başvurusunu düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.308/A şu şekildedir:

Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz. Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderir. Kurula gönderilen itiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin başkanı veya görevlendireceği üye tarafından kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanır. Kurulun itirazın kabulüne ilişkin kararları, gereği için dairesine gönderilir. Kurulun verdiği kararlar kesindir. Dörtten fazla ceza dairesi olan bölge adliye mahkemelerinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından daire başkanları arasından belirlenen ve dört üyeden oluşan başkanlar kurulu bu incelemeyi yapar. Başkanlar kurulunun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları, Hâkimler ve savcılar Kurulu tarafından belirlenir.

Yargıtay Onama Kararına İtiraz

Yargıtay’ın onama kararından sonra, yani temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesinden sonra olağanüstü bir kanun yolu olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na itiraz yetkisini kullanması ve kararın düzeltilmesini sağlaması için başvurulabilir.

Kararın düzeltilmesi kanun yolu, hakkındaki hüküm temyiz incelemesinden sonra kesinleşen sanık tarafından talep edilebileceği gibi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca kendiliğinden de işletilebilir. Şikayetçi olup davaya müdahil olan taraf da itiraz kanun yoluna başvurmak üzere Yargıtay Başsavcılığı’na müracaat edebilir.

Kararın düzeltilmesi, her türlü kesinleşmiş Yargıtay onama kararına karşı başvurulabilen bir kanun yoludur. Ancak, özellikle savcılık tebliğnamesine (savcılık görüşü) aykırı verilen daire kararlarına karşı daha etkin bir yol olduğunu söylemek mümkündür.

Yargıtay Bozma Kararına İtiraz

Yargıtay, yapacağı inceleme neticesinde yerel mahkeme veya istinaf mahkemesi hükmü hakkında “bozma kararı” verebilir. Yargıtay’ın bozma kararına karşı davanın tüm tarafları kararın düzeltilmesi talebini ileri sürebilir. Müdahil veya sanık bozmanın niteliğine göre Yargıtay kararına karşı itirazda bulunma hakkına sahiptir.

Yargıtay bozma kararına itiraz, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurularak kullanılır. Başsavcılık bozma kararına karşı kararın düzeltilmesi için kendiliğinden itiraz edebileceği gibi tarafların talebi üzerine de harekete geçebilir.

Yargıtay Ceza Dairesi Tarafından İtirazın İncelenmesi

Savcılık itiraz talebini kabul ettiğinde, kararın düzeltilmesi için itiraz başvurusu Yargıtay Savcılığı tarafından Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na yapılır. Savcılığın itirazı üzerine ceza davası dosyası, öncelikle kararına itiraz edilen Yargıtay dairesine gönderilir. Yargıtay bozma veya onama kararına itiraz, ceza dairesi kararında gerek maddi ve gerek usul hukukuna aykırı olduğu saptanan hususlara yönelik olabilir. İtiraz nedenlerinin açık ve gerekçeleriyle yazılı olarak bildirilmesi gerekir.

Kararı veren Yargıtay ceza dairesi, mümkün olan en kısa sürede savcılığın itirazını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı savcılık itirazını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Tarafından İtirazın İncelenmesi

Savcılık itirazı Yargıtay Ceza Dairesi tarafından yerinde görülmeyerek reddedilirse, dosya itirazı incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na Gönderilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu itirazda ileri sürülen nedenlerle bağlı olmaksızın kararı usul ve esas yönünden inceler. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, itirazın süresinde yapılıp yapılmadığını, ileri sürülen nedenin itiraz konusu olup olmayacağını inceledikten sonra, itiraz süresi geçmiş veya konu itiraz edilebilir değilse usulden ret kararı verir. Süresinde ve itiraz edilebilir olduğu saptanırsa karar esastan incelenir. İtiraz yerinde bulunmazsa esastan ret kararı verilir; yerinde görürlerse karar yerine geçecek ve itiraz doğrultusunda, kurulun gördüğü nedenle karar verilir.

Yargıtay Onama veya Bozma Kararına İtiraz Süresi

Sanığın aleyhine yapılacak itirazlar, Yargıtay kararının ceza dairesi tarafından savcılığa verildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde savcılık tarafından yapılmalıdır.

Sanığın lehine yapılacak itiraz başvurularında süre sınırlaması olmayıp sanık lehine her zaman itiraz etmek mümkündür.

İtiraz Başvurusu Hükmün İnfazını Durdurur mu?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına itiraz yetkisini kullanarak kararın düzeltilmesinin istenmesi hükmün infazını durdurmaz. Ancak, talep dilekçesi ile infazın durdurulması da talep edilebilir.

Yargıtay Kararlarına İtiraz Mevzuatı

Yargıtay kararlarına karşı kararın düzeltilmesi için itiraz yasa yolunu düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.308 şu şekildedir:

(1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
(2) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.

(3) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.

Yargıtay’ın Onama/Bozma Kararının İtirazen Düzeltilmesi Örnekleri


Yargıtay Dairesinin Onama Kararını İtiraz Üzerine Kaldırması

  • CMK 308. Madde - Yargıtay Onama Kararına İtiraz
  • Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, sanık …‘in uyuşturucu madde ithal etme eyleminin sübuta erip ermediğine ilişkindir. Sanık savunmaları, olay tutanakları, iletişimin tespiti tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ihraç etme suçunun sübuta ermediği anlaşıldığından, itiraz yerinde görülerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

1- İtirazın kabulü ile itiraza konu Dairemizin 13.04.2016 tarih ve 2015/1784-2016/3762 sayılı kararının sanık … yönünden kaldırılmasına,

2- Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde:

Kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçmeyen sanığın savunmalarının aksine, diğer sanık …den ele geçen uyuşturucu madde ile ilgisinin olduğuna ya da bu sanığın uyuşturucu madde ihraç etme suçuna iştirak ettiğine dair somut olay ve olgularla örtüşmeyen maddi bulgularla desteklenmeyen telefon konuşmaları dışında kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından, “Şüpheden sanık yararlanır” genel ceza hukuku ilkesi de gözetilerek sanığın beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkûmiyetine hükmedilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, sanık hakkındaki hüküm infaza verilmiş ise İNFAZIN DURDURULMASINA, sanık bu mahkumiyet hükmü nedeniyle infaz kurumuna alınmış ise SALIVERİLMESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına, 01.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi (YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ - Karar : 2018/18)

Yargıtay Ceza Dairesi Onama Kararının İtiraz Üzerine Kaldırılması

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının …..sayılı yazısı ile; hükümlü … müdafii 31/12/2018 tarihli dilekçesi ile 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesi gereğince itiraz yasa yoluna başvurulmasını talep etmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyurınca İTİRAZIN KABULÜNE,

Dairemizce verilen 30/10/2018 gün ve 2014/28187 Esas, 2018/18367 Karar sayılı, sanık … hakkında silahla tehdit, hakaret ve yaralama suçları yönünden verilen onama kararının KALDIRILMASINA,

Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16/10/2012 gün ve 2012/33 Esas, 2012/1000 Karar sayılı hükmün sanık … hakkında silahla tehdit, hakaret ve yaralama suçları yönünden yeniden incelenmesi sonucu:

Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, soruşturma aşamasında beyanı bulunmayan katılanın 05/09/2011 tarihli dilekçesinde çekiçten söz etmemesine karşın, kovuşturma aşamasında sanığın elinde çekiç olduğu halde iddianamede belirtilen eylemleri yaptığını beyan etmesi ve katılanın doktor raporunun bulunmaması karşısında, katılanın şikayet dilekçesi ile kovuşturma aşamasındaki beyanları arasındaki çelişki giderilmeden ve hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğu açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kanuna aykırı, sanık …‘ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden itiraz yazısına uygun olarak hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (Yargıtay 4.Ceza Dairesi - Karar : 2019/6335).

Yargıtay Onama Kararına Yapılan İtirazın Reddine

1-) KONU

Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık … hakkında, Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin …. sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verilmiş ve hüküm sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir.

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin …. karar sayılı kararı ile İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine karar verilmiştir.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi’nin 04.03.2019 gün ve 2018/3156 esas 2019/1308 sayılı kararı ile “.. sanık müdafinin temyiz dilekçesinde hükmün hukuki yönüne ilişkin herhangi bir temyiz nedeni göstermediği, CMK’nın 295/1. maddesinde belirtilen süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren ek dilekçe de sunmadığı anlaşıldığından, … sayılı CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca üye …‘in karşı oyu ve oyçokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,” şeklinde karar verildi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Yargıtay 20. Ceza Dairesi’nin bu ilamının CMK 308/2-3 maddesi kapsamında incelenmesi ve kaldırılması, yerel mahkeme hükmünün sanık … yönünden CMK 289. maddede yazılı haller yönünden incelenmesi, bu yönden yapılan incelemenin ilamda gösterilmesi yönünden itiraz edilmiştir.

2-) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ

Dairemizin itiraza konu olan kararının, itiraz yazısında ileri sürülen tüm nedenler tartışılıp değerlendirilerek verildiği ve kararda bir yanlışlık bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı yerinde görülmemiştir. İtirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesine karar vermek gerekmektedir.

3-) KARAR: Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının yerinde görülmediğine,

2- … sayılı CMK’nın 308. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 13.05.2019 tarihinde üye …’in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi (Yargıtay 20. Ceza Dairesi - K.2019/2878).

Ceza Genel Kurulunun Yargıtay Onama Kararına İtirazı Değerlendirmesi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının;

a- Sanık müdafisinin temyiz dilekçesi dikkate alınarak, dilekçede ileri sürülen mevcut temyiz nedenleri karşısında suç vasfının değerlendirilmesinin mümkün olup olmadığı, bu bağlamda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca suç vasfına yönelik olarak itiraz yasa yoluna başvurulup başvurulamayacağı, başvurulabileceğinin kabulü halinde eylemin hukuki niteliğinin belirlenmesi, sanığın eylemin yağma suçunu oluşturduğu sonucuna ulaşılması halinde ise Özel Dairece, hükmolunan cezaların miktarları ve türü itibarıyla temyiz isteminin reddine karar verilen silahla tehdit ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarına yönelik temyiz incelemesi yapılıp yapılamayacağına ilişkin uyuşmazlıklar yönünden KABULÜNE,

b- Sanık müdafisinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, temyiz edilen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 230. maddesi uyarınca gerekçe içerip içermediği, gösterilen gerekçenin dosya kapsamı ile uyumlu olup olmadığı yönlerinden temyiz incelemesi yapılıp yapılamayacağı, buna göre suçun niteliğinin belirlenmesine ilişkin Yerel Mahkemece gösterilen gerekçenin dosya kapsamına uygun olup olmadığına yönelik uyuşmazlıklar yönünden DEĞİŞİK GEREKÇE İLE KABULÜNE,

2- Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 26.04.2018 tarihli ve 5767-6481 sayılı silahla tehdit ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin reddi kararı ile nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına ilişkin kararının KALDIRILMASINA,

3- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.07.2017 tarihli ve 1373-1353 sayılı, sanık hakkında nitelikli hırsızlık, silahla tehdit ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının,

a- Sanığın eylemlerinin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturması,

b- Yerel Mahkemece suçun nitelendirilmesine ilişkin gösterilen gerekçenin dosya kapsamına uygun olmaması,

Hususları gözetilmeden Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2017 tarihli ve 253-97 sayılı hükümlerinin bozulmasına karar verilmesi yerine yazılı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsizliklerinden, aleyhe yönelen temyiz olmaması nedeniyle karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 5271 sayılı CMK’nın 307. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulması kaydıyla BOZULMASINA,

4- Bozma nedenine göre sanığın tahliye edilmesine YER OLMADIĞINA ve TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,

5- Dosyanın, bozma kararının niteliği itibarıyla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 28.05.2019 tarihinde yapılan müzakerede tüm uyuşmazlıklar bakımından oy çokluğuyla karar verildi (Yargıtay Ceza Genel Kurulu - K.2019/461).


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Soru ve Yorumlar İçin

Hukuki sorunlara dair her türlü görüş, yorum ve sorularınızı hukuk forumu bölümüne yazabilirsiniz: Hukuk Forumu

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

KVKK AYDINLATMA METNİ

Paylaş