Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

İstanbul Ceza Avukatı Anıları

Ceza avukatı anıları, çoğunlukla İstanbul adliyelerinde veya savunma görevi yaptığım herhangi bir yerde yaşadığım gerçek olaylardan oluşmaktadır. Olaylar, yaşanmış gerçekliğe uygun bir şekilde yansıtılmıştır.

Bazı diyaloglar çok uzun olduğu için olayın sadece çarpıcı bölümüne ilişkin diyaloglar aktarılmıştır. İstanbul cezaevlerinde, adliyelerinde, ofisimde ve avukatlık yaptığım her yerde yaşadığım olayları anlattığım anılarımdan bazıları aşağıdadır.

İstanbul’da Ceza Avukatı ile Zamanı Olmayan Hakim

AÇIKLAMA: Mahkemeye delil toplanmasına dair bir talep ileteceğim. Ancak, mahkeme hakimi her davanın duruşmasını 2-3 dakikada bitirmeye çalışıyor, kimseyi konuşturmuyor. Savunma yapma sırası bana geldi. İstanbul Bakırköy adliyesinde bir asliye ceza mahkemesi hakimi ile yaşadığımız trajikomik diyaloglar, hakimlerin nasıl bir iş yükü altında mesleğe yabancılaştığını anlatıyor. Neyse ki bu davanın son duruşmasında müvekkilim beraat etti de rahatladım.

Avukat: Ceza muhakemesi hukuku…

Hakim: Avukat bey çok dosyamız var, lütfen kısa

Avukat: Suçun icra hareketleri…

Hakim: Avukat bey icrayı boşverin şimdi talebiniz var mı?

Avukat: Sadece 5 dakika istirham ediyorum, talebim var ama gerekçelendirmem gerekiyor.

Hakim: Avukat bey herkese 5 dakika versek ne olur biliyor musun?

Avukat: Biliyorum, ülke bölünür.

Hakim: Avukat bey ne diyorsun sen, allahını seversen.

Avukat: Bir şey diyemiyorum, çünkü siz tv tartışmalarına katılan iktidar yanlılarının üslubuyla araya giriyorsunuz.

Hakim: Yaw söyle bakalım, söyle hadi söyle bakalım, söyle ne diyeceksin.

Avukat: Biraz önce sevdiğini söylediğiniz Allah kimseyi bu mahkemelere, bu hakimlerin eline düşürmesin.

Hakim: G.D. yap kızım

Avukat: Son söylediğimi tutanağa geçin lütfen

Hakim: Geçirmem. Zaten son söylediğin suç avukat bey !

Avukat: Pardon hangi suç? Gedikliyim de…

Hakim: Al duruşma gününü git avukat bey, zaten gelecek celse senin nerde benim nerde olacağım belli değil.

Avukat: Bu son cümleyi herhalde allah söyletti. Sabahtan beri söylediğiniz doğru tek cümle bu.

Hakim: Ver kızım tutanağı avukat beye

Avukat: Valla hakim bey tutanağı gerçeğe aykırı tuttunuz, ben şimdilik almayayım; evrakta sahteciliğe iştirakten hakkımda dava açılmasın.

Hakim: Adın neydi senin avukat bey adın?

Avukat: Eski adım Fa……

Hakim: Bana ne eski adından, adın ne!

Avukat: Valla yeni ismimi tuttuğunuz tutanağın en baş tarafında koyultulmuş bir şekilde yazdığınız için, herhalde eski adımı soruyorsunuz diye ben de eski adımı söyledim.

İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde Müvekkilim Olmayan Sanığın Avukatlığı

AÇIKLAMA: Türkiye’de Hayatında ilk kez hakim karşısına çıkıp da ne yapacağını bilememek, heyecanlanmak, telaşlanmak ortalama bir yurttaş davranışıdır. İstanbul’da bir ağır ceza mahkemesinde sanık olarak yargılanan ve üstelik avukatsız olarak yargılanan bir kişiye mahkeme hakiminin sert yaklaşımı gerçekten utanç verici bir deneyimdi. Yargılamanın yapıldığı dosyada hakimin hışmına uğrayan sanığın avukatı değildim. Ancak dayanamayıp diyaloğa dahil oldum. Sanık korkuyordu, hakim kürsüsü daha yüksekteydi, kürsüyü kullananlar herşeyi kendilerine hak görünce adalet adliyeye girmeyen tek şey oluyor.

Hakim : Oğlum bir diyeceğin var mı?
Sanık: bilmiyorum, yok, yok…
Hakim: bana otururken cevap verdin, özel bir nedeni var mı?
Sanık: oturuyordum, bilmiyorum cevap verme usulünü.
Hakim: yani tavır yapıyorsan bilelim, bizim de takdir hakkımız var son tahlilde.
Sanık: yoo yapmıyorum, siz sorunca hemen konuştum ben de.
Hakim: dur şimdi oturduğunu tutanağa yazayım ben. (Yaz kızım: sanığın cevap verirken oturduğu görüldü)

Şimdi avukat bey bir diyeceğin var mı, sen zaten bu sanığın avukatı değilsin.

Avukat: Doğru, ben bu sanığın avukatı değilim, ama savunmayı savunmak için buna gerek yok. Hakim bey ben sizin istediğiniz pozisyonda savunma yapmak istiyorum, kanun ayakta veya oturarak savunma yapılır dememiş ama lütfen pozisyonu siz belirleyin, ben sizin istediğiniz pozisyonda savunma yapacağım.

Hakim: avukat bey niye böyle yapıyorsunuz, sanıkların hakları varsa bizim de haklarımız var, soru sorma hakkı, takdir hakkı

Avukat: onlar hak değil sayın yargıç görev, yargı sisteminde tüm görevler hak zannedilir.

Hakim: avukat bey sen özel olarak mı geldin.

Avukat: evet özel olarak geldim, müvekkil özel olarak vekaletname verdi.

Hakim: tamam, anladım özel avukatsınız.

Mesleğinden Bıkmış Asliye Ceza Hakimi vs. İstanbul Ceza Avukatı

Avukat: Sayın yargıç, adil yargılanma hakkı bir yargılamanın kısa sürede bitirilmesini de kapsar. Çünkü…

Hakim: Avukat bey, şimdi biz kısa sürede bitiremiyoruz öyle mi?

Avukat: Estağfurullah, belki de siz değil ama yargı sistemi izin vermiyor. Bu ceza davası, 4 yıldır sürüyor…

Hakim: Ne sistemi ! Sistem sensin, benim… Valla bu meslekten de bıktım, avukatlardan da bıktım.

Avukat: Yargı sistemi daha geniş; katip var, mübaşir var, yazılara cevap vermeyen emniyet var, istediğiniz dosyayı göndermeye tenezzül etmeyen Ağır Ceza Mahkemesi var…

Hakim: Ağır ceza mahkemelerinin bizi ciddiye aldığı yok ki, zannediyorlar ki tek hakimli mahkemeler bişey bilmiyor…

Avukat: Halbuki ağır ceza mahkemeleri de tek hakimli, başkan dışındaki diğer iki hakim genellikle ya uyuyor ya da laptopta oyun oynuyorlar.

Hakim: Avukat bey, Yargı sistemine bahane buluyorsunuz da dolandırıcılık suçu işleyen müvekkilinizde hiç kusur bulmuyorsunuz, avukatlık mesleğinde hiç kusur bulmuyorsunuz !

Avukat: Kusur buluyorum, avukatlar da bazen görevlerini yapmaktan çekiniyorlar; mesela ben çekinmiyorum o yüzden sizi REDDEDİYORUM, çünkü biraz önce müvekkilimin dolandırıcılık suçunu işlediğini beyan ettiniz. Görüş açıkladınız, kararınız da belli. Bu yüzden reddi hakim talebinde bulunuyorum, artık hiçbir işlem yapamazsınız.

Hakim: Hayırlısı olsun, adliyeye bir bakın benden iyi dosya okuyan hakim var mı bir bakın?

Avukat: Mesele iyi dosya okuyor olmanız değil, mesele müvekklimle ilgili mahkumiyet kararı vereceğinizi açıklamış olmanız. Bu saatten sonra hangi delili sunsam adil yargılama olmayacak.

Hakim: Ağzımdan öyle bir laf çıktı, tamam. Ama beni adaletsizlikle suçlayamazsın avukat bey.

Avukat: Adaletsizlik demedim, adil yargılama dedim.

Hakim: Avukat bey, sen diğer mahkemelerde çok adil yargılama gördün galiba.

Avukat: Yok, henüz hiçbir mahkemede görmedim, ama şansımızı deniyoruz, insanlar bize ceza avukatı diye vekalet veriyorlar.

Hakim: Ceza avukatı diye birşey yoktur!

Avukat: O zaman ceza hakimi diye birşey de yoktur!

Hakim: Avukat bey, ben asliye ceza mahkemesinde hakimlik yapıyorum, bana kadastro hakimi mi diyeceksin halla halla !

Avukat: Eeee işte ben de asliye ceza mahkemesinde avukatlık yapıyorum bana da boşanma avukatı mı diyeceksiniz !

Hakim: Redettin ama sabah sabah beni güldürdün valla (gülmeler)!

Çoktan Kararını Vermiş Hakim ile İstanbul Ceza Avukatı

Avukat: Kürsüde yargıç yoktur önermesi, bir felsefi paradoks ortaya çıkarabilir, çünkü herkes kürsüdeki kişinin yargıç olduğunu varsayıyor.O halde bu ontolojik paradoksu yargılama yaparak sadece yargıç çözebilir. Diğer sujelerin paradoksu derinleştirmek dışında işlevi olmaz.

Hakim: Avukat bey, keşke felsefe okumak yerine biraz hukuk okusaydınız!

Avukat: En son 1 yıl önce felsefe okudum, ama 5 dakika önce hukuk okudum.

Hakim: 5 dakika önce ceza usul hukuku mu okudunuz bari?

Avukat: Hayır, bilgisayardan kararınızı gördüm, direkt infaz hukukuna baktım!

Özgürlük Nedir?

Ofisime, eşi tutuklu bulunan bir kadın geldi. Eşinin tutuklanmasının, cezaevinde kalmasının ne anlama geldiğini idrak etmeye çalışıyordu. Cezaevi ortamından, cezaevinin işleyişinden ziyade cezaevinde olmanın yarattığı özgürlük problametiğini anlatmaya çalışıyordum. İstanbul Silivri Kapalı Cezaevinde bulunan tutuklunun eşiyle aramızda geçen diyalog aşağıdadır.

Danışan: Kimse özgür olamaz, ama en azından cezaevinden çıksın.

Avukat: Sizce özgürlük nedir?

Danışan: Özgürlük rahatça gezebilmektir.

Avukat: Başka.

Danışan: Şarkı söylemek, istediğin gibi gülmek.

Avukat: Başka

Danışan: Kimsenin size karışmaması.

Avukat: Bakın özgürlüğün kaç tarifini yaptnız, gördünüz mü? Dışardaki insanlar için özgürlüğün binbir tarifi vardır. İçerdekiler için özgürlüğün tek tarifi vardır.

Danışan: Nedir?

Avukat: Cezaevindeki bir mahkum için özgürlük demek, dışarda olmak demektir. Özgürlüğün tanımı tektir , dışarda olmak.

Cezaevindeki tutuklunun eşi olan danışan, “mahkum için özgürlük dışarda olmaktır” sözünden çok etkilenerek hıçkırıklar içinde ağladı. Cezaevindeki eşi de kendisine benzer bir cümle kurduğundan oldukça duygulanmıştı. Özgürlük, nerde, ne şekilde ve hangi anlamda yitirilmiş olursa olsun uğruna mücadele verilebilecek en önemli değerdir.

İstanbul Ceza Avukatı ile Polisin Sokakta Karşılaşması

Haziran 2018 OHAL koşullarında polis beni çevirdi; avukat olduğumu söylemek istemedim, kimliğimi istedi.

“Burası Türkiye Cumhuriyeti. Ben özgür bir ülkenin özgür bir yurttaşıyım, benden şüphelendiyseniz bir neden söylemelisiniz” dedim.

Hemen etrafımı 5 polis çevirdi.

Devam ettim, “Bakın memur beyler bu ülke bir hukuk devleti. Hukuk devletinde devlet yurttaşı yolundan çevirmez, canı istediği zaman şüphelenmez, şüphelenmek için somut neden gerek. Yoksa, hukuksuz bir devlet olur bu Cumhuriyet…”

Amacım ohal koşullarında kamu görevlilerinin uygulamasını ve ruh halini test etmekti. Polis memurları, bir suç ve suçlu var mı diye anlamak için ciddi ciddi dinliyorlardı.

Daha fazla üzmemek için; “Şaka şaka, siz de dinliyorsunuz yaw. Avukatım ben” dedim. Hem de İstanbul’da ceza avukatıyım. “Elbette polisimiz sokakta ne kadar çok olursa o kadar iyi olur. Polis-asker devleti olmadığımız için sorunlar yaşıyoruz bu ülkede” dedim.

Polislere bir rahatlama geldi. “Arayın beni, istediğiniz gibi arayın” dedim. Polisler dedi ki “yaw yok biz sadece kimlik sorduk, avukat da devletin parçasıdır.”

Kaçırır mıyım devlet olma fırsatını.

“Evet, devlet benim, sensin, hepimiziz. Hepimiz devlet olursak artık yurttaş kalmadığı için kimse devlete itiraz edemez.” dedim.

Olay yerinden ayrıldım.


İstanbul Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS