0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Memnu Hakların İadesi Nedir?

Memnu hakların iadesi, diğer bir deyişle yasaklanmış hakların geri verilmesi, hükümlü hakkında bir cezaya mahkumiyet nedeniyle TCK dışındaki kanunların meydana getirdiği yasaklılıkları ortadan kaldıran bir ceza hukuku kurumudur.

Yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK, cezanın infazı ile birlikte kişinin tüm yasaklanmış haklarını da geri kazanacağını belirtmektedir. Fakat, TCK dışındaki bazı özel kanunlar hükümlünün mahkumiyet nedeniyle bazı hakları kullanmasını engelleyen hükümler taşımaktadır. Örneğin, hükümlünün TCK’ya göre cezası infaz edildiği halde; avukatlık, milletvekilliği, mali müşavirlik, devlet memurluğu gibi meslekleri yapması ilgili mesleklerin özel kanunları ile yasaklanmıştır. Hükümlünün bu yasaklılık halinden kurtulmak için ayrıca mahkemeye başvurarak memnu hakların iadesi (yasaklanmış hakların geri verilmesi) kararı alması gerekir.

Özetle, memnu hakların iadesi, TCK dışındaki kanunların ceza mahkumiyetine bağladığı olumsuz sonuçları ortadan kaldırmak için düzenlenmiştir.

Memnu Hakların İadesi (Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi) Şartları

5352 sayılı Adli Sicil Kanununa eklenen 13/A maddesi gereği memnu hakların iadesi talebinde bulunabilmek için üç şartın bir arada bulunması zorunludur:

  • Memnu hakların iadesi için birinci şart, mahkum olunan cezanın infaz edilmesidir. Cezanın infaz edilmesinden kastedilen hükümlünün cezaevinden koşullu salıverilerek tahliye edilmesi değildir. Koşullu salıverilen hükümlünün dışardaki denetim süresini de tamamlayarak ceza mahkemesinin mahkumiyet hükmünde yer alan tüm ceza süresinin infaz edilmesidir. Örneğin, hükümlü ceza mahkemesinin kararıyla 6 yıl ceza almış ise 4 yıl cezaevinde yattıktan sonra koşullu salıverilirse geri kalan 2 yıllık süreyi de dışarda geçirdikten sonra cezası infaz edilmiş olur. Cezası infaz edilen hükümlü yasaklanmış hakların geri verilmesi talebinde bulunabilir.

  • Memnu hakların iadesi için ikinci şart, cezasının infazından itibaren 3 yıllık bir sürenin geçmiş olmasıdır. Cezanın infazından itibaren 3 yıl geçmemişse hiçbir şekilde yasaklanmış hakların geri verilmesi talebinde bulunulamaz.

  • Memnu hakların iadesi için üçüncü şart, cezanın infazından başlamak ve cezanın infazından sonra geçirilmesi gereken 3 yıllık süre de dahil olmak üzere bu süre içerisinde hükümlünün yeni bir suç işlememesi ve yaşamını “iyi halli” olarak sürdürdüğüne dair mahkemede kanaat oluşturmasıdır. Uygulamada mahkemeler, hükümlü suç işlememiş ve açıkça bilinen olumsuz bir özelliği yoksa hükümlüyü “iyi halli” kabul etmektedirler.

Memnu hakların iadesi talebinde bulunmak için yetkili mahkemeye bir dilekçe verilmelidir. Yasaklanmış hakların geri verilmesine dair talepler bir Ceza avukatı veya herhangi bir avukat vasıtasıyla da mahkemeye sunulabilir.

Memnu Hakların İadesi Kararı İçin Yetkili Mahkeme

Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı verme konusunda iki yetkili mahkeme mevcuttur:

  • Memnu hakların iadesi kararı, hükümlünün yargılandığı mahkeme tarafından verilebilir. Hükmü veren mahkeme, mahkumiyet hükmünün içeriğine daha kolay ulaşabildiği için yasaklanmış hakların iadesi talebi için en uygun mahkeme asıl hükmü veren mahkemedir.

  • Hükümlü, hükmü veren mahkeme dışında bir yerde ikamet ediyorsa ikamet ettiği yerde bulunan ve mahkumiyet hükmünü veren mahkemeyle aynı dereceli bir mahkemeye başvurarak memnu hakların iadesi talebinde bulunabilir. Örneğin, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanarak hakkında mahkumiyet hükmü verilen kişinin ikametgahı İstanbul’da ise İstanbul Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak da yasaklanmış hakların geri verilmesi talebinde bulunabilir. Bu durumda İstanbul’daki mahkeme İzmir’deki mahkemeden mahkumiyet hükmünü ve ilgili evrakları getirterek memnu hakların iade edilip edilmeyeceğine karar verir.

Hemen belirtelim ki, hükümlünün bu iki mahkemeden herhangi birini tercih etme hakkı vardır. Ancak mahkumiyet hükmünü veren mahkeme tüm evraklar yedinde olduğundan daha kolay karar verebilir.

Memnu Hakların İadesi ve Devlet Memurluğu

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesi, TCK 53. maddede belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olanların memuriyete kabul edilmeyeceği yönünde özel bir düzenleme içermektedir. Aynı kanun, affa uğramış olsalar bile bazı yüz kızartıcı suçları işleyenlerin memuriyet hakkını kaybettiğini ifade etmektedir.

Hükümlü hakkında memnu hakların iadesi kararı verilirse yasaklanmış tüm haklarına kavuşur. Memnu hakların iadesi kararı memuriyet önündeki engelleri de kaldırır. Devlet memurluğu koşulları ne olursa olsun kişi yasaklanmış hakların geri alınması kararı almışsa memurluk hakkına kavuşur. Ancak açıktan atama kuralları gereği 657 sayılı yasanın 92. maddesi çerçevesinde idarenin hükümlüyü memurluğa kabul edip etmemede takdir hakkı vardır. Söz konusu takdir hakkı ölçüsüz olmayıp idari yargı denetimine tabidir.

Memnu Hakların İadesi ve Milletvekilliği

Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 11. maddesine göre toplam 1 yıl veya daha fazla hapis cezası alan vatandaşlar, cezaları affa uğrasa bile milletvekili seçilme hakkına sahip değildir. Milletvekili seçilme hakkını kazanmanın tek yolu hükümlü hakkında memnu hakların iadesi kararı verilmesidir. Milletvekili seçiminde seçilme hakkını kullanmak isteyen vatandaşların başvuru süresi içinde yasaklanmış hakların geri alınması kararını almaları gerekir.

Memnu Hakların İadesi Kararının Etkili Olmadığı Meslekler

Bazı mesleklerin özel meslek kuralları vardır. Hükümlü memnu hakların iadesi kararı alsa bile bazı mesleklerin etik kuralları bu meslekleri icra etmesine cevaz vermeyebilir. İlgili meslek kuruluşu hükümlünün mesleğe kabul talebini reddedebilir. Danıştay’ın bu konuyla ilgili kararlarına aşağıda yer verilmiştir:

  • Bir mali müşavir sahte belge kullanmaktan 1 yıl hapis cezasına mahkum olmuştur. Cezasının infazından sonra mahkemeden yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alarak mesleğe kabulü için ilgili meslek kuruluşu olan TÜRMOB’a başvurmuştur. TÜRMOB mesleğe kabul talebini reddetmiştir. Danıştay, memnu hakların iadesi kararının 3568 sayılı Kanunun 4. maddesinin (d) bendine göre ehliyetsizliği ortadan kaldırabileceği, fakat aynı maddenin (f) bendinde “meslek şeref ve haysiyetine uymayan durumları bulunmamak” ibaresi nedeniyle TÜRMOB’un mesleğe kabul başvurusunu reddetmesini haklı bulmuştur ( Danıştay 8. Daire - Esas No: 2008/3215, Karar No: 2010/5022, Tarihi: 6.10.2010 ).

  • Bir vatandaş hakkında adam öldürme suçundan ceza mahkumiyetine karar verilmiştir. Cezasını infaz ettikten sonra ilgili mahkemeden memnu hakların iadesi kararı almıştır. Hukuk fakültesi bitirdiğinden avukat olmak için Konya Barosu’na staj başvurusu yapmış, baro tarafından bu talebi reddedilmiştir. Danıştay; yasaklanmış hakların geri verilmesi kararıyla kişinin Avukatlık Yasasının 5/a maddesine göre ehliyetsizliği ortadan kalkmış ise de, aynı Yasanın 5/c maddesine göre “Avukatlık mesleğine yaraşmayacak tutum ve davranışları çevresince bilinmiş olmak” hükmü nedeniyle ehliyetsizliği devam ettiğine karar vererek avukatlık mesleğine kabul talebinin baro tarafından reddedilmesini haklı bulmuştur ( Danıştay 8. Daire - Esas No: 2006/4018, Karar No: 2007/16, Tarihi: 15.1.2007 ).

Memnu Hakların İadesi ve Adli Sicil

Adli Sicil Kanunu’na göre memnu hakların iadesi kararı kişinin adli sicil kaydına ( sabıka kaydına ) işlenir. Böylece yasaklanmış haklarının geri verilmesi konusunda kişi hakkında verilen yargı kararına ulaşmak kolaylaşır.

Memnu hakların iadesi kararı Adli Sicil Kaydının Silinmesi kararı verildiğinde kayıtlardan çıkarılır.

Memnu hakların iadesi kararı, kişinin birçok vatandaşlık hakkını kullanmasına imkan sağladığından hükümlüler için cezanın infazından hemen sonra mutlaka alınması gereken önemli bir mahkeme kararıdır.


Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Paylaş
Read more!