Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Sanığın Kimliğinin Tespiti ve İddianamenin Okunması

Av. Kadir Tunç1

Duruşmada sorgudan önce sanığın kimliği usulüne uygun tespit edildikten sonra iddianame veya iddianame yerine geçen belge okunur. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.191/3 şu hükmü içermektedir:

Duruşmada, sırasıyla;

a) Sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır,

b) İddianame veya iddianame yerine geçen belgede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılır.

Yargıtay daha önceki uygulamaalrında iddianamenin özetlenmesini, “iddianamenin duruşmada okunması” olarak kabul etmiştir. Yargıtay uygulamasına paralel olarak kanunda yukarıda yazılı şekilde gerekli değişiklik yapılarak iddianamenin özetlenmesini yeterli gören bir düzenleme hüküm altına alınmıştır.

Sanığın kimlik tespiti ile sorgusuna geçmeden önce CMK’nın 191/1 ve 2 fıkralarına göre aşağıdakilerin yapılması gerekmektedir:

  • “Duruşma hazırlığı aşamasında mahkemenin belirlemiş olduğu gün ve saatte, yargılamayı yapacak heyet yâda yargıç, C, Savcısı ve zabıt kâtibinin duruşma salonunda hazır bulun¬masıyla oturum açılır. Sanığın ve müdafiinin hazır bulunup bulunmadıkları, çağrılmış tanık ve bilirkişilerin gelip gelmedikleri saptanır. Sanık tutuklu ise duruşmaya bağsız olarak alınır. Taraflar yerlerine alınır. Tanıklar dışarıya çıkarılır. İddianamenin kabulü kararı okunup duruşmanın başladığı açıklanır.”

CMK 191. maddesinin 3. fıkrasına geçmeden önce duruşmada olabilecek muhtemel bazı durumlar vardır. Bunlar ise; duruşmada hazır bulunacaklar (CMK 188), birden çok cumhuriyet savcısı ve avukatın duruşmaya katılması (CMK 189), duruşmanın açıklığı (CMK 182), ses ve görüntü alıcı aletlerin kullanılması yasağı (CMK 183), açıklığın kaldırılması hakkında karar (CMK 184), zorunlu kapalılık (CMK 185), kapalılık kararının ve nedenlerinin yazılması (CMK 186), kapalı duruşmada bulunabilme (CMK 187) dir.

Mahkeme duruşmaya ilişkin bu ön sorunları çözdükten sonra CMK 191. maddesinin 3. fıkrasının a. bendi gereğince “sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır.”

Kimlik saptanırken ileride verilmesi olası cezanın kişiselleştirmesine yönelik kişisel ve ekonomik bilgiler alınır”2 (CMK’nın 147/a-g).

Bu aşamada, özellikle YTCK’nın gün para cezası sistemi bakımından önem arz eder. Çünkü YTCK. m. 52. gereği hakim para cezasında birimi belirlerken sanığın ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurmak zorundadır.3 Kimliğinin saptanmaması ya da çelişkili olarak saptanılması bozmayı gerektirir.4 Sanık kimliğine ilişkin sorulara doğru cevap vermekle yükümlüdür. Bu hususta susma hakkı kullanılamaz. Her ne kadar kanunda açık bir hüküm yok ise de sanık kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi vermekten kaçınabilir, susma hakkını kullanabilir. Sanığın sabıkalı olup olmamasının tespiti de hüküm aşamasında sanığın cezalandırılması durumunda mükerrerlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmaması ayrıca erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında belirleyici olmaktadır. Daha önce sabıkası olan bir sanığa mahkeme bu hukuki müesseseleri uygulamayabilir. Sanıklara ilişkin tespit edilen diğer kişisel ve ekonomik durumlar adalet bakanlığınca istatistiklerde kullanılmaktadır.

Uygulamada soruşturma aşamasında c.savcılığınca hatta çoğu zaman kollukça ya da duruşma hazırlığı aşamasında mahkemece sanığın sabıka kaydı çıkarılıp dosya ya konmaktadır. Özellikle sabıkası olan sanıklar açısından bu kayıtların dosyada olması masumiyet karinesine aykırılık teşkil eder. Bu kayıtlar iddianamedeki fiil ve faille bağlı olması gereken hâkimin kanaatini olumsuz yönde etkileyebilir. Nitekim etkilemektedir de.

Kimlik Tespiti ve İddianamenin Okunması İle İlgili Yargıtay Kararları

  • Sanığın kimliği saptandıktan sonra, iddianame ya da iddianame yerine ge¬çen belge okunarak sanığa yüklenen suç anlatılır. Dava iddianameyle eşdeğerde olan son soruşturmanın açılması kararı yada görevsizlik kararı ile açılmış ise bunlar da okunur. Sanığın kısa kararın tefhiminden sonra gerçek adının Hüseyin Aratıcı olduğunu söylemesi, mahkemece sanık hakkında bu nedenle başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmaktan dolayı suç duyurusunda bulunulduğunun anlaşılması karşısında; sanığın gerçek kimliğinin araştırılarak, gerçek adının Hüseyin Aratıcı olduğunun saptanması halinde, iddianamedeki kimliğinin düzeltilmesi sağlandıktan sonra gerçek kimliğine uygun olarak yeniden sorgusu yapılarak, sonucuna göre hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.5

  • Sorgusu sırasında sanığın ad ve soyadının duruşma tutanağına yazılmaması sureti ile kimliğinin noksan tespiti, bozmayı gerektirmiştir.6

  • İddianame okunmadan ve okunmuş ise bu husus tutanağa geçirilmeden sanığın sorguya çekilmesi suretiyle CMUK’un 236. maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırıdır.

  • Sanık Ramazan’a iddianame yerine geçen görevsizlik kararının okunmaması suretiyle CMK’nun 191/3-b maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırıdır.7

  • Aslına uygunluğu onaylanmadığı için hukuki değerden yoksun olan fotokopiden ibaret iddianameye dayanılarak yargılama yapılıp karar verilmesi hukuka aykırıdır.8

  • Duruşmada her ne kadar iddianame okunmamış ise de iddianame sanığa, savunmasının alındığı 21.09.2005 tarihli celseden çok önce, 10.12.2004 tarihinde tebliğ edilerek savunmasını hazırlaması için yeterince zaman tanınmış olmakla, sanığın savunmasını yaparken suçun neden ibaret olduğunu bildiği de yaptığı savunma içeriğinden anlaşılmakla, müdafisi hazır olan ve yasal hakları hatırlatılan sanığın savunmasını hazırlamak üzere süre de istememesi karşısında bu eksiklik sonuca etkili görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.9


İstanbul Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

  1. Av. Kadir Tunç, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2003 yılında mezun olmuştur. 2005 yılından beri İstanbul’da serbest avukatlık yapmaktadır. 

  2. Taşdemir ve Özkepir A.g.e., s.794 

  3. Yaşar, A.g.e.s. 992 atıf 341-e 

  4. Yaşar, A.g.e.s. 992 

    1. CD., 28.04.2008, 1414-6472

    1. CD., 3.7.1984, 6575-7140

  5. 1.CD., 19.06.2007, 4615-4969 

  6. 8.CD., 03.10.2007, 1743-6574 

  7. 2.CD., 08.04.200819316-6549 

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini sadece dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Paylaş
Read more!