Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

CMK Madde 4 – Re’sen görev kararı ve görevde uyuşmazlık

(1) Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. 6 ncı madde hükmü saklıdır.

(2) Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler.

CMK 4. Madde Gerekçesi (Re’sen görev kararı ve görevde uyuşmazlık)

Görev, kamu düzeniyle doğrudan ilgilidir ve şüpheli ve sanık yönünden de tabiî hâkim ilkesine göre güvence oluşturur. Bu nedenle görev “madde bakımından yetki” sorununun, Cumhuriyet savcısı, katılan ve sanık ileri sürmese de mahkemece kovuşturmanın her aşamasında re’sen göz önünde bulundurulması gerekir. Ancak, iddianamenin kabulünden sonra, suçun yargılamasının alt dereceli bir mahkemeye ait olduğundan söz edilerek görevsizlik kararı verilemeyeceğine ilişkin 5 inci madde hükmü saklıdır. Maddenin birinci fıkrası bu kuralı açıklamaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, mahkemeler arasında olumlu veya olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığında görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkemenin belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Bu fıkra çerçevesinde, aynı yargı sistemi içinde yer alan mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlıkları söz konusudur. Maddede “madde bakımından yetki” türü düzenlenmiş olup, bu hükümle Anayasanın 142 nci maddesindeki ilke de ayrıca vurgulanmaktadır.

5271 Sayılı CMK 4. Madde Re’sen görev kararı ve görevde uyuşmazlık Yargıtay Kararları


Suça Bakma Görevi Üst Dereceli Ağır Ceza Mahkemesine Aittir

Katılanın, kollukta alınan 25.12.2009 tarihli beyanında, halası olan sanığın cinsel organına parmaklarını soktuğunu belirtmesi, 05.01.2010 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde ise, sanığın ocakta ısıttığı bıçağın ucuyla cinsel organını yaktığını bildirmesi karşısında, sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturabileceği nazara alınarak, bu suçla ilgili yargılama yapma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile bağlantı nedeniyle diğer suça bakma görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek, 5235 sayılı Kanunun 11 ve 12 ile CMK.nın 4, 5.maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerektiği halde, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, kanuna aykırı olduğundan BOZULMASINA kara verilmiştir (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2014/5983).

Suç Niteliğinin Tayini ve Takdiri Görevi Üst Dereceli Ağır Ceza Mahkemesine Aittir

Dosya içeriğine göre, sanıkların, suç tarihlerinde 15 yaşını doldurmayan mağdureyi başka erkeklere pazarladıklarının ve fuhuş amacıyla barındırdıklarının iddia edilmesi karşısında, sanıkların eylemlerinin TCK.nın 103/2. maddesi uyarınca çocuğun nitelikli cinsel istismarı ya da TCK.nın 80. maddesinde düzenlenen insan ticareti suçlarını oluşturabileceği gözetilerek, bu suçlardan yargılama yaparak delillerin değerlendirilmesi ve suç niteliğinin tayini ve takdiri görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu dikkate alınıp 5235 sayılı Kanunun 12 ve CMK.nın 4. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması kanuna aykırı olduğundan oybirliği ile BOZULMASINA karar verilmiştir (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2014/10207).

Sahte Parayı Tedavüle Koyma Suçunda (TCK 197/1) Görevli Mahkeme

Sanık hakkında sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı sahte olduğunu bilerek tedavüle koyma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Parada sahtecilik suçundan hüküm kurulurken, sanığın eyleminin 5237 Sayılı TCK’nin 197/1. maddesi kapsamında sahte parayı tedavüle koyma suçunu oluşturabileceği, bu sebeple delillerin değerlendirilmesinin Ağır Ceza Mahkemesi’nin görevine girdiği gözetilmeksizin, görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar: 2017/8066).

Çocuk Yargılamasında Görevli Mahkemesinin Belirlenmesi

Tehdit, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk … hakkında yapılan yargılama sonunda Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 05/02/2015 tarihli ve 170 sayılı kararıyla … 1. ve 2. Çocuk Mahkemelerinin 25/02/2015 tarihinde faaliyete geçirildiği gerekçesiyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 26. maddesi ile aynı Kanun’un geçici 1 ve 3. maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Çocuk Mahkemesine gönderilmesine dair … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2015 tarihli ve 2014/81 esas, 2015/157 sayılı kararını müteakip, … 2. Çocuk Mahkemesinin 17/05/2015 tarihli ve 2015/257 esas, 2015/238 sayılı kararıyla mahkemenin görevsizliğine karar vermesi üzerine ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla dosyanın gönderildiği … 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince verilen … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin 27/05/2015 tarihli ve 2015/572 değişik iş sayılı kararın; Dosya kapsamına göre, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 16/07/2008 tarihli ve 2008/7210-16565 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; T.C. Anayasası’nın 37. maddesinde “Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.”, 142. maddesinde “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.”, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 3/1. maddesinde “Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.”, 4/1. maddesinde “Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. 6. madde hükmü saklıdır.”, 5/1. maddesinde “İddianamenin kabulünden sonra, işin davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.”, 5395 Çocuk Koruma Kanunu’nun 26. Maddesindeki “(1) Çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakar. (2) Çocuk ağır ceza mahkemesi, çocuklar tarafından işlenen ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarla ilgili davalara bakar. (3) Mahkemeler ve çocuk hâkimi, bu Kanunda ve diğer kanunlarda yer alan tedbirleri almakla görevlidir. (4) Çocuklar hakkında açılan kamu davaları, Kanunun 17 nci Maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu Kanunla kurulan mahkemelerde görülür.” yine aynı Kanun’un geçici 1, 2 ve 3.maddelerinde “ (1) 2253 sayılı Kanun gereğince kurulan çocuk mahkemelerinde derdest bulunan ve bu Kanun ile kurulan çocuk mahkemesinin görevine giren dava ve işler, bu mahkemeler faaliyete geçtiğinde çocuk mahkemesine devredilir. (2) Genel ceza mahkemelerinde görülmekte olan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte onsekiz yaşını doldurmuş olan sanıklar hakkındaki dava ve işler çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerine devredilmez. (3) Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri bulunmayan yerlerde, bu mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadar çocuklar tarafından işlenen suçlara ait soruşturma ve kovuşturmalar Cumhuriyet başsavcılığı ve görevli mahkemelerce bu Kanun hükümlerine göre yapılır.”, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 307/1. maddesinde “Temyiz ancak hükmün kanuna muhalif olması sebebine müstenit olur.”, anılan Kanun’un 308. maddesinde “Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır… 4) Mahkemenin kanuna muhalif olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi…..” hükümlerinin yer aldığı; Merci … 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 170 sayılı kararında derdest davaların yeni kurulan çocuk mahkemelerine devri yönünde hüküm bulunmadığı, 09/10/2013 tarihli ve 801 sayılı Yargı Çevresi Değişikliği konulu kararında ise derdest davaların kesinleşinceye kadar halen görüldükleri mahkemeleri tarafından bakılması gerektiğinin belirtildiği gerekçesiyle karar tesis edilmiş ise de; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun anılan kararlarının göreve ilişkin kanun hükümlerini yürürlükten kaldırma niteliği taşımadığı, mahkemelerin görevlerinin kanunla belirlenmesine ilişkin anayasal ve yasal kuralların idari nitelikte bir işlemle değiştirilemeyeceği gözetilmeden … 2. Çocuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması yerine, yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli, 05/12/2017 gün ve 94660652-105-34-10992-2017-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü: Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile … 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27/05/2015 tarihli ve 2015/572 Değişik İş sayılı Kararın CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 08/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Karar: 2018/22).

Basın Yoluyla İşlenen Suçlarda Görevli Mahkemenin Belirlenmesi

Hakaret suçundan sanıklar …, …, … ve … haklarında yapılan yargılama sırasında, suçun Basın Kanunu kapsamında kaldığından bahisle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2016 tarihli ve 2016/465 esas, 2016/435 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/06/2016 tarihli ve 2016/371 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/12/2016 gün ve 392567sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 37. maddesinde “Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.”, 142. maddesinde “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.”, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 3/1. maddesinde “Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.”, 4/1. maddesinde “Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. 6. madde hükmü saklıdır.”, 5/1. maddesinde “İddianamenin kabulünden sonra, işin davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.”, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 27. maddesinin 1. fıkrasında “Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlardan dolayı açılan davalardan, ağır ceza işlerinden olanlar ağır ceza mahkemelerinde, diğerleri asliye ceza mahkemelerinde görülür.”, 2. fıkrasında ise “Bir yerde ağır ceza veya asliye ceza mahkemesinin birden fazla dairesi bulunması halinde bu davalar iki numaralı mahkemede görülür.” hükümlerinin yer aldığı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 10/03/2010 tarihli ve 2009/18295 esas, 2010/2905 sayılı ilamında belirtildiği üzere, basın yoluyla suç işlenmesinden söz edilebilmesi için 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 2. maddesi kapsamında bir eserin meydana gelmesinin gerektiği, somut olayımızda ise TV EM logosuyla yayın yapan televizyon kanalında yayınlanan Serbest Vuruş isimli programda sanıkların üzerlerine atılı eylemi gerçekleştirdikleri nazara alındığında söz konusu eylemin Basın Kanunu kapsamında kalmadığı, bu nedenle itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: T.C. Anayasasının 37.maddesinde “Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.” 142.maddesinde “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.” 5271 sayılı CMK’nın 3/1.maddesinde “Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.” 4/1 maddesinde “Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. 6.madde hükmü saklıdır.” 5/1 maddesinde “İddianamenin kabulünden sonra, işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.” 5187 sayılı Basın Yasasının 27.maddesinin 1.fıkrasında “Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlardan dolayı açılan davalardan, ağır ceza işlerinden olanlar ağır ceza mahkemelerinde, diğerleri asliye ceza mahkemelerinde görülür.” 2.fıkrasında ise “Bir yerde ağır ceza veya asliye ceza mahkemesinin birden fazla dairesi bulunması halinde bu davalar iki numaralı mahkemede görülür.” 5320 sayılı CMK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 8.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 307/1.maddesinde “Temyiz ancak hükmün kanuna muhalif olması sebebine müstenit olur.” Anılan Yasanın 308.maddesinde “Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır” 4. fıkrasında ise “Mahkemenin kanuna muhalif olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi” hükümleri yer almaktadır. Somut olayda, sanık …‘ın, ‘Serbest Vuruş’ isimli programın sunucusu, sanık …‘nin, spor müdürü ve söz konusu programın yapımından ve yayınından sorumlu olduğu, sanık …‘in de, söz konusu programın danışmanı ve yorumcusu, aynı zamanda şüpheli … ile birlikte söz konusu programın yapımından ve yayınından sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında;… isimli televizyon kanalında yayınlanan Serbest Vuruş isimli programda; şüpheli … ile röportaj yapıldığı, şüphelinin röportaj sırasında, müşteki … hakkında, “… …için … tek kelime ile hırsız anlamı taşıyor. … Hırsızın da, toplumda yeri olmaz. …” diyerek hakaret ettiği, bu röportajın, 01.02.2015 tarihinde, … isimli televizyon kanalında, ‘Serbest Vuruş’ isimli spor programında yayınlandığı ve “ÖKSÜZ: … hırsızdır!” şeklindeki alt yazının uzun bir süre ekranda yazılı olarak kaldığı iddiasıyla 125/1,2,4 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesi söz konusu eylemlerin basın yoluyla işlendiği, 5187 sayılı Kanun’un 27/1. maddesi gereğince 2. Asliye Ceza Mahkemesi görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararına müşteki vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/06/2016 tarihli ve 2016/371 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. 5187 sayılı Basın Kanunun 2.maddesinde,” Basılmış eser; Yayımlanmak üzere her türlü basım araçları ile basılan veya diğer araçlarla çoğaltılan yazı, resim ve benzeri eserler ile haber ajansı yayınları” olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 27. maddesinde ise, “Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlardan dolayı açılan davalardan, ağır ceza işlerinden olanlar ağır ceza mahkemelerinde, diğerleri asliye ceza mahkemelerinde görülür. Bir yerde ağır ceza veya asliye ceza mahkemesinin birden fazla dairesi bulunması halinde bu davalar iki numaralı mahkemede görülür.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre bu Kanundaki göreve ilişkin düzenleme sadece basılmış eserler için uygulanabilecek olup, iddia edilen olayın ise televizyon programında gerçekleşmesi karşısında 5187 sayılı Basın Kanunun 27. maddesinin uygulama olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin görevsizlik kararına yapılan itirazı reddeden mercii kararı hukuka aykırıdır. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 1- Hakaret suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında, Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/06/2016 tarihli ve 2016/371 değişik iş sayılı kararının,CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2- Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin itiraz mercii tarafından mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 02/05/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar: 2017/4790).

Basılmış Eser Yolu İle İşlenen Suçlarda Görevli Mahkeme

Sesli görüntülü veya yazılı bir iletiyle hakaret suçundan sanıklar … ve arkadaşları hakkında yapılan yargılama sonunda suçun süreli yayın yolu ile işlendiğinden bahisle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili … 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2016 tarihli ve 2016/284 esas, 2016/455 sayılı kararına karşı bir kısım sanıklar müdafiileri tarafından yapılan itirazların kabulü ile anılan görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/12/2016 tarihli ve 2016/1053 değişik iş sayılı kararının; T.C. Anayasası’nın 37. maddesinde “Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.”, 142. maddesinde “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.”, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 3/1. maddesinde “Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.”, 4/1. maddesinde “Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. 6. madde hükmü saklıdır.”, 5/1. maddesinde “İddianamenin kabulünden sonra, işin davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.”, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 27. maddesinin 1. fıkrasında “Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlardan dolayı açılan davalardan, ağır ceza işlerinden olanlar ağır ceza mahkemelerinde, diğerleri asliye ceza mahkemelerinde görülür.”, 2. fıkrasında ise “Bir yerde ağır ceza veya asliye ceza mahkemesinin birden fazla dairesi bulunması halinde bu davalar iki numaralı mahkemede görülür.” hükümlerinin yer aldığı, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 15/10/2012 tarihli ve 2012/3490 esas, 2012/43666 sayılı ilamında belirtildiği üzere, internet ile yapılan yayınlar yönünden Basın Kanunu hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmamakta ise de, sanıklara isnat edilen eylemlerin gerek internet sitesi üzerinden, gerekse basılmış eser yoluyla gerçekleştirilmiş olduğu nazara alındığında, … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2016 tarihli görevsizlik kararında isabetsizlik bulunmadığı gözetilerek itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli, 28/02/2017 gün ve 94660652-105-59- 858-2017-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü: Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile … 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27/12/2016 tarihli ve 2016/1053 değişik iş sayılı Kararın CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 12/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Karar: 2017/1360).

Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunda Görevli Mahkeme

Dosya kapsamına göre, sanığın 18 yaşından küçük mağdurun aniden eşofmanını indirerek ve cinsel organını tutarak “ben seninkini yalayacağım sen de benimkini yala” demek suretiyle gerçekleştirdiği eylemin sarkıntılık düzeyini aşan çocuğun cinsel istismarı olup olmadığı hususunda delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli olan ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, itirazların reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilerek görevsizlik kararlarının kaldırılmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli, 08.03.2017 gün ve 94660652-105-34-6639-2016-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:

KARAR : Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulüyle 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.11.2015 tarihli ve 2015/1430 değişik iş sayılı Kararın ve 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.03.2016 tarihli ve 2016/435 değişik iş sayılı Kararın CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA karar verilmiştir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Karar: 2017/1359).

Görev Uyuşmazlığında Ortak Görevli Yüksek Mahkemenin Belirlenmesi

Yaralama ve hırsızlık suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sırasında; … Ağır Ceza Mahkemesiyle … 3. Asliye Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü: İnceleme konusu olayda görev ihtilafı meydana getiren … Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleriyle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan ve yargı çevreleri belirlenen bölge adliye mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlama tarihi olan 20/07/2016 tarihinden sonraya ait olmasına ve anılan Yasanın 37/2. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinin görevleri arasında yargı çevresi içerisinde bulunan adli yargı ilk derece ceza mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmenin de bulunmasına göre; Aynı Bölge Adliye Mahkemesi yargı çevresinde bulunan … Ağır Ceza Mahkemesiyle … 3. Asliye Ceza Mahkemesi arasında meydana gelen görev uyuşmazlığının çözüm yeri CMK’nın 4/2. maddesi uyarınca ortak yüksek görevli … Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairesi olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 20/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi (Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Karar: 2017/1059).

Ceza Miktarı İtibari ile Görev Yerinin Belirlenmesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103/2, 6. maddesinde öngörülen hapis cezasının miktarı itibariyle davaya bakma ve delillerin tayini ile takdirinin üst dereceli çocuk ağır ceza mahkemesine ait olacağı nazara alınıp, 5235 sayılı Kanunun 11 ve 5271 sayılı CMK`nın 4. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile katılan bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK`nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2016/8370).


İstanbul Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Soru ve Yorumlar İçin Uyarı

Hukuki sorunlara dair her türlü görüş, yorum ve sorularınız hukuk forumu bölümünde cevaplanmaktadır: Hukuk Forumu

Paylaş