Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Teslim Fiili / Teslim İşlemi ve İspat

Kiralanan Yerin Anahtarının Teslimi İşlemi

Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, fiilen boşaltılması yeterli değildir. Anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerekir. Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiraya veren tarafından kabul edilmemesi; başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde; kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir. Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamazsa, kiraya verenin bildirdiği tahliye tarihine itibar olunmalıdır. Anahtarın kiraya verene teslimi, hukuki işlemin içerisinde yer alan bir maddi vakıa olmakla birlikte, sözleşmenin feshine yönelik bir hukuki sonuç doğurduğundan, bunun ne şekilde ispat edileceği hususu, yıllık kira bedelinin tutarı esas alınmak suretiyle, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 200. ve 201. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Eş söyleyişle, yıllık kira bedelinin tutarı senetle ispat sınırının üzerindeyse ve kiraya verenin açık muvafakati yoksa, bu husus kiracı tarafından ancak yazılı delille ispatlanabilir, tanık dinlenemez. Bununla birlikte, birden fazla kiraya verenin varlığı halinde kira sözleşmesinin bitiminde, kiracının kiralananı geri verme borcu, kiracı bakımından TBK’nın 85. maddesi uyarınca bölünemeyen bir borç teşkil eder. Bu nedenle, TBK’nın 85/1 maddesi uyarınca; her bir kiraya veren, kiralananın geri verilmesi borcunu, kiraya verenlerin tamamına ifasını talep edebilir. Kiracı kiralananı geri verme borcunu, kiraya verenlerin hepsine birden ifa etmek zorunda olup TBK’nın 169. maddesinde düzenlenen müteselsil alacaklılıktan farklı olarak kiralananın geri verilmesinde kiracı geri verme borcunu tek bir kiraya verene ifa etmekle borcundan kurtulamaz (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/5801 E. , 2021/10444 K.).

Eser Sözleşmesinde Teslimin İspatı

Genel olarak eser sözleşmelerinde yüklenicinin sadece eseri meydana getirmesi, aslî edim borcunu yerine getirdiği anlamına gelmemektedir. Yüklenici, sözleşmeye uygun meydana getirdiği eseri teslim borcu altındadır. Yüklenici üstlendiği eseri meydana getirecek ve meydana getirdiği bu eseri, iş sahibine usul ve yasaya ve sözleşme hükümlerine uygun olarak teslim edecektir. Eseri teslim borcu yüklenicide olduğundan eserin teslim edildiğini kanıtlama borcu da yükleniciye düşmektedir. Bir başka deyişle yüklenici, eseri, iş sahibine sözleşmeye uygun teslim ettiğini kanıtlamak zorundadır. Davalı yüklenici savunmasını kanıtlayabilmesi için, eseri iş sahibine süresi içerisinde iş sahibinin iş yerinde teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlüdür.

Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Teslimi kanıtlama yükü somut olaydaki savunmaya göre davalı yüklenicide olmakla bu teslimin nasıl kanıtlaması gerektiği davanın çözüm noktasını oluşturmaktadır. Eserin teslim edilip edilmediğinin ispatında taraflar ispatın hangi delillerle yapılacağı hususunda sözleşmeye hüküm koyabilirler ve teslim konusunda bir delil sözleşmesi yapabilirler. Böyle bir delil sözleşmesi yoksa yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim ettiği vakıasını, teslim, hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan kural olarak her tür kanıtla bu arada tanıkla dahi ispat edebilir.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; taraflar arasında kurulan sözleşme ilişkisinde yazılı bir sözleşme ve bu sözleşmede yer alan teslime ilişkin bir delil sözleşmesi niteliğinde teslim vakıasının ispatına ilişkin bir hüküm bulunmadığından davalı yüklenici teslim vakıasını her tür delil ile kanıtlayabilecektir. Davalı vekili cevap dilekçesinde tanık deliline dayanmış olmakla, usulüne uygun şekilde teslim vakıasına ilişkin olarak davalı tanıkları dinlenmeli, davalı taraf aşamalardaki dilekçelerinde keşif ve bilirkişi incelemesi deliline de dayandığı anlaşılmakla gerektiğinde mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi de yapılarak diğer deliller de gözetilmek suretiyle teslim yapılıp yapılmadığı hususu hiç bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, buna göre uyuşmazlık hükme bağlanmalıdır (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2018/3774 E. , 2018/4129 K.).

Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Eserin teslim edilip edilmediğinin ispatında, tarafların hangi delillerle yapılacağı hususunda sözleşmeye hüküm koyabilirler ve teslim konusunda bir delil sözleşmesi yapabilirler. Böyle bir delil sözleşmesi yoksa yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim ettiği vakıasını, teslim, hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan kural olarak her tür kanıtla bu arada tanıkla dahi ispat edebilir (Emsal Dairemizin 17.02.2015 T 2014/2254 E 2015/782 K;17.12.2014 T 2014/681 E 2014/7323 K; 01.12.2015 T 2015/1884 E 2015/6112 K içtihatları). Somut olayda mahkemece dinlenen tanıklar imalâtların davacıya teslim edildiğini açıklamışlardır. Bu nedenle mahkemenin teslimin tanıkla ispat edilemeyeceği gerekçesi ile teslimin yapılmadığına ilişkin kabulü doğru olmamıştır. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2015/5536 E. , 2016/951 K.).

Taraflar arasında sözlü olarak kurulan akdi ilişki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır. Genel olarak eser sözleşmelerinde yüklenici, sözleşmeye uygun meydana getirdiği eseri teslim borcu altındadır. Eserin teslim edilip edilmediğinin ispatında taraflar ispatın hangi delillerle yapılacağı hususunda sözleşmeye hüküm koyabilirler ve teslim konusunda bir delil sözleşmesi yapabilirler. Böyle bir delil sözleşmesi yoksa yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim ettiği vakıasını, teslim, hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan kural olarak her tür kanıtla bu arada tanıkla dahi ispat edebilir.

Somut olayda davacı delilleri arasında faturalar ve sevk irsaliyelerine de dayanmış olup, mahkemece davalı şirket yetkilisinin imzasını taşıyan sevk irsaliyesindeki malların teslim edildiği kabul edilmiş ise de; diğer sevk irsaliyelerindeki teslim alan şahısların davalı şirketin çalışanı olup olmadığı araştırılmamış, eser sözleşmesinde işin yapılıp teslim edildiğinin maddi vakıa olması sebebiyle tanık beyanı ile kanıtlanması mümkün olmasına rağmen sevk irsaliyelerinde ismi yazılı şahıslar tanık olarak da dinlenmemiştir. Yapılması gereken iş davalının kabul ettikleri dışında kalan sevk irsaliyelerinin altında iş sahibi adına teslim alan kimselerin davalı şirket çalışanı olup olmadığının incelenip imzaların inkâr edilmesi halinde SGK kayıtları ve diğer deliller ile bu husus araştırılarak ve kabul edilen sevk irsaliyelerindeki teslim eden ve alan kısmında imzaları bulunan şahıslar tanık olarak dinlendikten sonra davalı şirketi temsile yetkili kişiler olduğunun anlaşılması halinde teslimin kanıtlandığının kabulü ile mahallinde uzman teknik bilirkişi marifetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak montajın yapılıp yapılmadığının incelenmesi, işin yapıldığının anlaşılması halinde bedelinin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa fiyatlarıyla belirlenmek üzere gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp irsaliyesinde davalı yetkilisinin imzasını taşıyan 3347 numaralı faturanında davacı alacağına eklenmek suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi davacının icra inkâr tazminatı talebi de bulunduğu halde gerekçesini de göstermek suretiyle bu konuda olumlu yada olumsuz hüküm kurulmaması da doğru olmamış bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2018/4925 E. , 2019/2949 K.).

Alım Satım Sözleşmesinde Teslimin İspatı

Yanlar arasındaki satım akdi bir hukuki işlem olması nedeniyle davacının teslim olgusunu HUMK’nun 288 ve 289. maddeleri (HMK md. 200) uyarınca kesin delillerle kanıtlaması gerekirken, mahkemece fatura konusu malların satışı ve traktörün tamiri için yapılan değişimin hukuki fiil olarak kabul edilerek, üstelik davalı tarafın muvafakatı da bulunmadığı halde takdiri bir delil olan tanık dinlenilmesi yoluna başvurulamaz. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2014/38757 E. , 2015/31533 K.).

Karara göre alım satım sözleşmesinde teslim işlemi, bir hukuki işlem mahiyetinde olup HMK 200 gereği kesin delillerle ispatlanmalıdır, tanık delili yoluyla ispatlanamaz.

Eser Sözleşmesinde Ayıp İhbarının İspatı

Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu hususu ihtilafsız olup, ihtilaf; teslimi yapılmış bulunan makinelerin ayıplı olup olmadığı ve süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı konularındadır. Akdi ilişkinin kurulduğu tarihte yürürlükte olan mülga 818 sayılı BK 359. maddesi uyarınca iş sahibi, eserin tesliminden itibaren varsa açık ayıpları makul sürede yükleniciye derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde ayıp ihbarı bir şekle tabi değildir. Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarına göre ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı hususunun ispatı için tanık dinlenmesi (hukuki işlem benzeri hukuki fiil olduğu için) mümkündür. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2014/303 E. , 2014/6830 K.).


İstanbul Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS