0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Suç Uydurma Suçu

TCK Madde 271

(1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.



TCK Madde 271 Gerekçesi

Madde, suç uydurma hâlini cezalandırmaktadır. Bu suretle adlî makamları gereksiz olarak işgal etmek veya yanlış yollara yönlendirerek gereksiz yere uğraştırmak cezalandırılmış olmaktadır.


TCK 271 (Suç Uydurma Suçu) Emsal Yargıtay Kararları


YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ Esas: 2012/2633 Karar: 2013/5628 Tarih: 09.04.2013

  • TCK 271. Madde

  • Suç Uydurma Suçu

1- TCK’nın 271. maddesinde tanımlanan suç uydurma suçunun oluşabilmesi için failin, yetkili makamlara, işlenmemiş olan bir suçu, işlenmiş gibi ihbar etmesi gerektiği; aynı Kanunun 270. maddesinde düzenlenen suç üstlenme suçunda ise failin, yetkili makamlara, işlenmiş ya da işlenmemiş bir suçun kendisi tarafından işlendiğini bildirmesi gerektiği,

Somut olayda, sanığın 156 jandarma ihbar numarasını arayarak kendisini O. T. olarak tanıttıktan sonra silah ile M. K. tarafından tehdit edildiğini iddia ve ihbar ederek, işlenmemiş olan bir suçun kendisi tarafından işlendiğini bildirmek suretiyle TCK’nın 270. maddesinde tanımlanan “Suç üstlenme” suçunu işlediği, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Sonuç: 2- Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.04.2013 tarihinde oyçokluğu ile, karar verildi.

KARŞI OY

TCK’nın 270. maddesindeki suçun oluşması için failin gerçeğe aykırı olarak bir suç işlediğini veya bu suça katıldığını bildirmesi gerekir.

TCK’nın 271. maddesinde tanımlanan suç ise failin işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmesiyle oluşur.

Somut olayda sanık 156 jandarma imdat telefonunu arayarak Baklan ilçesi Konak köyünde kaleşnikof tüfekle tehdit olayı meydana geldiğini ihbar etmiş ve kendisinin O. T., tehdit edenin de M. K. olduğunu belirtmiştir.

Sanık TCK’nın 270. maddesi anlamında suç işlediğini belirtmemiş tam aksine başkasının kendine karşı bir suç işlediği iddiasıyla ve bu kasıtla hareket ederek adli makamları yanıltmaya yönelik harekette bulunmuştur.

Sanığın belirlenen kastı ve cezalandırılması gereken fiilinin suç üstlenmek değil ancak suç uydurmak suçunu oluşturup yerel mahkemenin suç vasfını tayininde bir isabetsizlik bulunmadığından hükmün TCK’nın 53/1-c maddesinde yer alan hak yoksunluğu yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun suç vasfına yönelik bozma görüşüne katılmıyoruz. 09.04.2013


YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ Esas: 2011/6089 Karar: 2012/19362 Tarih: 03.10.2012

  • TCK 271. Madde

  • Suç Uydurma Suçu

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanığın, karakola başvurarak herhangi bir kişiye suç isnat etmeden, motosikletinin evinin önünden çalındığını bildirmesi eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 271 inci maddesinde düzenlenen suç uydurma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi,

Sonuç: Yasaya aykırı ve Üst Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ Esas: 2008/15541 Karar: 2010/13050 Tarih: 05.07.2010

  • TCK 271. Madde

  • Suç Uydurma Suçu

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

765 sayılı TCK.nun 283. ve 5237 sayılı TCK.nun 271. maddesinde düzenlenen “suç uydurma” suçu soyut tehlike suçu niteliğinde olup fiilin herhangi bir zarara neden olması gerekmez. İşlenmemiş bir suçun işlenmiş gibi ihbar edilmesi üzerine soruşturmanın başlatılması zorunlu olmayıp, ihbarın objektif olarak soruşturma başlatmaya elverişli içerikte bulunması suçun oluşumu için yeterlidir.

Buna göre somut olayda, sanığın gerçeğe aykırı olarak cep telefonunun çalındığı yönünde 20.05.2004 tarihli dilekçe ile Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunması eyleminde suçun oluştuğu gözetilerek hükümlülüğü yerine, aynı gün müşteki olarak alınan beyanında gerçeği söylediği biçimindeki, temel cezanın belirlenmesinde ve takdiri indirim uygulamasında ölçüt oluşturabilecek nitelikteki gerekçe ile suçun öğeleri itibariyle oluşmadığından söz edilerek beraat kararı verilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı ve Üst Cumhuriyet Savcıasının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/9283 Karar : 2018/5486 Tarih : 11.09.2018

  • TCK 271. Madde

  • Suç Uydurma Suçu

Sanığın, meçhul bir kişi ile birlikte canlı hayvan satacaklarından bahisle katılanı kandırdıkları ve parasını aldıkları, ayrıca soruşturmanın en başında katılanın sanık ile birlikte karakola gittiği ve sanığın kendisini de meçhul kişi tarafından kandırılmış gibi göstererek suç uydurduğu ve meçhul kişiden şikayetçi olduğu iddia edilen olayda;

1)Dolandırıcılık suçu açısından; Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,

2)Suç uydurma suçu açısından ise; Suç uydurma suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmesi ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurması gerektiği, somut olayda ise sanığın beyanının savunma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve suç uydurma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 11/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/7280 Karar : 2016/3175 Tarih : 22.04.2016

  • TCK 271. Madde

  • Suç Uydurma Suçu

I-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;

Adli emanetin 2013/2301 sırasında kayıtlı CD ile ilgili bir karar verilmemiş ise de infaz aşamasında karar verilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının TCK’nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

II-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;

1-Sanık …’ın atfı cürüm niteliğinde olmayan beyanı ve bu beyanla uyumlu tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık …’in eyleminin suç uydurma suçuna yardım kapsamında kaldığının gözetilmemesi,

2-Yargılamaya konu iddianamede sanığın eyleminin “suç uydurma suçuna yardım olarak” anlatılması ve sevk maddesinin de bu şekilde düzenlenmesine karşın 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı bir şekilde sanığa ek savunma hakkı tanınmadan TCK 271/1. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması,

3-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK’nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 22.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ Esas : 2012/6612 Karar : 2014/718 Tarih : 21.01.2014

  • TCK 271. Madde

  • Suç Uydurma Suçu

Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

TCK’nın 271/1. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için failin işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmesi ya da işlenmeyen bir suçun delil ve emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurması gerektiği,

Somut olayda; sanığın, İskenderun gümrüğünden Irak’a götürülmek üzere katılan şirketten teslim aldığı 17.700 kg akaryakıtı yönetimindeki … plakalı aracına yükledikten sonra güzergahını değiştirerek Mardin’e gittiği, burada birkaç gün kaldıdiğı, bilahare Kızıltepe-Nusaybin karayolunda aracının durdurulup kendisine eter koklatılmak suretiyle bayıltıldığını ve aracın içindeki akaryakıtın gasp edildiğini beyan ederek Jandarmaya asılsız ihbarda bulunduğu, sanığın ihbarı üzerine yürütülen soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, böylelikle sanığın kendisine teslim edilen akaryakıtı yurt dışına götürmeden kaçağa sarf etmek suretiyle atılı suçları işlediğine yönelik mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS