0 212 652 15 44
Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

Kasten Yaralama Suçu

TCK Madde 86

(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(3) Kasten yaralama suçunun;

a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,

b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

e) Silahla,

f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle,

İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.



TCK Madde 86 Gerekçesi

Maddenin birinci fıkrasında kasten yaralama suçunun temel şekli tanımlanmıştır.

Madde metninde yapılan değişiklikle, Hükûmet Tasarısında benimsenen ve “müessir fiil” karşılığı olan “etkili eylem” ifadesi terkedilerek, genel olarak yaralama kavramı benimsenmiştir. Bu nedenle, kişinin vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan her davranış, yaralama olarak kabul edilmiştir.

İkinci fıkrada ise, kasten yaralama suçunun nitelikli şekilleri gösterilmiştir. Söz konusu suçun seçimlik olarak belirlenen bu nitelikli şekilleri, bentler hâlinde sıralanmıştır.

Fıkranın (a) bendinde, kasten yaralama suçunun üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı işlenmesi, bu suçun bir nitelikli hâli olarak kabul edilmiştir. Bu kavramlar hakkında açıklama için, kasten öldürme suçunun nitelikli hâllerine ilişkin hükmün gerekçesine bakılmalıdır.

(b) bendine göre, kasten yaralamanın beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi, suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Bu hususa ilişkin açıklama için, kasten öldürme suçunun nitelikli hâllerine ilişkin hükmün gerekçesine bakılmalıdır.

Fıkranın (c) bendinde, suçun kişinin yerine getirdiği kamu görevi dolayısıyla işlenmesi, bir nitelikli hâl olarak öngörülmüştür. Bu hususa ilişkin açıklama için, kasten öldürme suçunun nitelikli hâllerine ilişkin hükmün gerekçesine bakılmalıdır.

Kasten yaralama suçu, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle de işlenebilir. Fıkranın (d) bendinde, bu durum, söz konusu suçun bir nitelikli hâli olarak kabul edilmiştir. Bunun için kamu görevlisinin zor kullanma yetkisine sahip bulunması gerekmemektedir. Burada önemli olan, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle, kasten yaralama suçunun işlenmesidir. Örneğin bir hâkim veya savcının sanık veya tanığa karşı kasten yaralama suçunu işlemesi hâlinde, bu nitelikli hâlin gerçekleştiğini kabul etmek gerekir. Buna karşılık, zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisi tarafından kasten yaralama suçunun işlenmesi hâli, kanunda ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır.

Fıkranın (e) bendinde, kasten yaralama suçunun silâhla işlenmesi, bir nitelikli hâl olarak kabul edilmiştir. Silâh deyimi için, “Tanımlar” başlıklı madde hükmüne bakılmalıdır.


TCK 86 (Kasten Yaralama Suçu) Emsal Yargıtay Kararları


YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ Esas : 2018/1035 Karar : 2018/16320 Tarih : 31.10.2018

  • TCK 86. Madde

  • Kasten Yaralama Suçu

Oluşa ve dosya kapsamına göre sanık lehine haksız tahrik nedeni sayılabilecek müştekiden kaynaklanan haksız bir fiil bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamenin (2) nolu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.

Sanığın tekerrüre esas alınan ilamına göre ikinci kez mükerrir olduğu halde, 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi uygulamasında bu hususun belirtilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

1)Sanığın eylemi sonucunda müştekinin yaşamsal tehlike geçirmesi nedeniyle kanun maddelerinin tatbiki sırasında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. ve 86/3-e maddelerine göre verilen cezanın TCK’nin 87/1-d maddesi gereğince 1 kat artırılarak 2 yıl 12 ay hapis cezası olarak belirlenmesi ve sonuç cezanın 5 yıldan az olamayacağı göz önüne alınarak 5 yıla çıkartılması yerine, yazılı şekilde TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddelerine göre uygulama yapıldıktan sonra TCK`nin 87/1-d-son maddesine göre doğrudan 5 yıl hapis cezası olarak tayini,

2)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas - 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK`nin 226. maddesine aykırı davranılması,

3)5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesindeki infaza eklenecek süre yönünden en ağır cezayı gerektiren ilamın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde birden fazla ilam tekerrüre esas alınarak infazda tereddüde neden olunması,

4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK`nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun`un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 31.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.


YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ Esas : 2018/2206 Karar : 2018/8695 Tarih : 26.09.2018

  • TCK 86. Madde

  • Kasten Yaralama Suçu

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/134 esas 2011/171 sayılı karar sayılı ilamının, tehdit suçuna ilişkin hükmü tekerrüre esas olarak gösterilmişse de, ilamın incelenmesinde tehdit suçu nedeniyle sanık hakkında beraat hükmü kurulduğu ancak aynı ilamda sanığın TCK’nın 86/2, 86/3-e maddeleri gereği 6 ay hapis cezasına mahkum edildiği ve bu hükmün tekerrüre esas olduğunun görülmekle, bu husus mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 26/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas : 2017/12802 Karar : 2018/8651 Tarih : 10.09.2018

  • TCK 86. Madde

  • Kasten Yaralama Suçu

5237 sayılı TCK.nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının; Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı gözetilerek infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sanık müdafiinin, bir sebebe dayanmayan temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddine, ancak;

1- Temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,

2- Sanığın adli sicil kaydında yer alan Pasinler Sulh Ceza Mahkemesinin 2004/211 E., 2004/237 K. sayılı ilamı ile TCK.nun 86/2. maddesi uyarınca verilen 100 TL adli para cezasının kesin nitelikte olduğu gözetilmeden tekerrüre esas alınması,

Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 5237 sayılı TCK.nun 289/1 madde ve fıkrası uyarınca hapis cezası yanında tayin olunan adli para cezasına esas alınan 90 günün 5 güne, TCK.nun 289/1-2. cümlesi uyarınca 1/2 indirim yapılarak hesaplanan 45 günün 2 güne ve TCK.nun 52. maddesi uyarınca tayin olunan 900 TL’nin ise 40 TL’ye indirilmesi ve tekerrür ile ilgili 10. fıkranın çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas : 2017/26406 Karar : 2018/8521 Tarih : 9.07.2018

  • TCK 86. Madde

  • Kasten Yaralama Suçu

I- Sanık … hakkında katılan …‘ne yönelik yaralama, sanık … hakkında ise genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;

Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık … müdafii ve sanık …‘ın bir sebebe dayanmayan temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

II- Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;

Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Bozmadan önce 02.11.2010 tarihli hükümde sanığa doğrudan verilen adli para cezasının, TCK.nun 52/4. maddesi gereğince 9 taksitte tahsiline karar verildiği ve hüküm yalnız sanık tarafından temyiz edildiği halde bozma sonrası verilen kararda, taksit yapılmaması suretiyle CMUK.nun 326/son maddesinde yer alan kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi,

Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında taksitlendirmeye yer olmadığına ilişkin E-3 bölümünün hükümden çıkarılması yerine “Sanığa verilen adli para cezasının miktarı, sanığın ödeme gücü nazara alınarak 5237 sayılı TCK.nun 52/4. maddesi uyarınca birer aylık arayla 9 eşit taksit halinde tahsiline” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

III- Sanık … hakkında, 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazı ile mağdur …‘e yönelik yaralama suçundan kurulan ve kesin olarak verilen hükmün suç vasfına yönelik Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan temyiz itirazının incelemesinde ise;

Sanığın eylemi nedeniyle mağdur …‘ün adli tıp raporunda belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı ve eyleminin TCK.nun 86/1. maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla;

Sanığa yüklenen suçların yasa maddelerinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, son kesen usulü işlem savunmasının alındığı 21.04.2008 tarihinden 10.05.2016 günlü hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, kamu davalarının düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,

Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e, 67/3 ve CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 09.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ Esas : 2016/4956 Karar : 2018/6175 Tarih : 14.05.2018

  • TCK 86. Madde

  • Kasten Yaralama Suçu

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemenin 07/12/2011 tarih ve 2011/247 esas, 2011/416 sayılı kararı ile hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği 13/03/2012 tarihinden itibaren 3 yıllık denetim süresi içerisinde 07/07/2013 tarihinde işlediği kasten yaralama suçu nedeniyle bildirim yapılan Çorum 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 05/06/2014 tarih 2013/393 esas ve 2014/476 karar sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 86/2-3.a maddesinde düzenlenen suça ilişkin öngörülen cezaların türü ve üst sınırı itibariyle uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak öncelikle denetim süresi içerisinde işlenen suç yönünden uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 14/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ Esas: 2017/2256 Karar: 2018/121 Tarih: 16.01.2018

  • TCK 86. Madde

  • Kasten Yaralama Suçu

Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1,, 86/3-e, maddeleri gereğince hükmolunan 3 yıl hapis cezasına, 87/2-b maddesine göre iki kat oranında artırım yapılırken ‘‘9 yıl’’ yerine hesap hatası yapılarak ‘‘6 yıl’’ hapis cezasına hükmedilmesi, ceza miktarı 8 yıldan fazla olacağı için 87/2-son maddesinin uygulanmaması, bu cezadan 29. maddesi gereği 1/4 oranında indirim yapılırken “6 yıl 9 ay” yerine “6 yıl” hapis cezasına hükmedilmesi, yine bu cezadan 62. maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapıldığında “5 yıl 7 ay 15 gün” yerine “5 yıl” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanığa eksik ceza tayin edilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının 87/2-b maddesinin uygulandığı paragrafından “6 yıl” ibaresinin çıkarılarak yerine “9 yıl” ibaresinin eklenmesi, 87/2-son maddesinin uygulandığı paragrafın hüküm metninden çıkartılması, 29. maddesinin uygulandığı paragrafından “6 yıl” ibaresinin çıkarılarak “6 yıl 9 ay” ibaresinin eklenmesi, 62. maddenin uygulandığı paragrafından “5 yıl” ibaresinin çıkartılarak yerine “5 yıl 7 ay 15 gün” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2)Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;

Sanık … hakkında, bozma öncesi Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 16.01.2014 tarih ve 2011/72 E, 2014/9 K. sayılı kararıyla verilen beraat hükmünün katılan vekilince süresinde temyiz edildiği ancak 17.03.2016 tarihli ilamımızda bu hususta sehven karar verilmediği anlaşılmakla, tebliğnamenin temyiz talebinin reddine karar verilmesi yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, olay tarihinde katılanın, sanıklara olan borcunu ödememesi ve küfür etmesi sebebiyle yaşanan tartışmada, sanık …‘in yakasından tuttuğu katılana, sanık …‘in adli emanetteki sopayla vurarak işlev kaybına sebep olacak şekilde yaraladıkları olayda, sanık …‘in, fikir, irade ve eylem birliği içerisinde fiil üzerinde hakimiyet kurarak suçu doğrudan doğruya kardeşi olan diğer sanık … ile birlikte gerçekleştirdiği gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması;

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 16.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ Esas: 2016/18679 Karar: 2018/190 Tarih: 16.01.2018

  • TCK 86. Madde

  • Kasten Yaralama Suçu

1)Sanık hakkında kasten yaralama ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;

Tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunan sanığın cezasının 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.

Kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünde, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca verilen temel cezasının, 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan satırla mağduru yüzünde sabit iz oluşacak nitelikte yaralaması nedeniyle artırım yapıldığı paragrafında uygulama maddesinin 86/3-e maddesi yerine, 86/2. maddesi olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,

2)Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;

Tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunan sanığın cezasının 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.

Hapis cezası yönünden; Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Adli para cezası yönünden; 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeple, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 322. maddesi gereğince, hükmün (A) bölümünün 52/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin (2.) paragrafından “ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ Esas: 2017/6153 Karar: 2018/154 Tarih: 16.01.2018

  • TCK 86. Madde

  • Kasten Yaralama Suçu

Gereği görüşülüp düşünüldü;

1)Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

5271 sayılı CMKnin uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,

2)Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

a) Avukat stajyeri olan müştekinin, Bursa 7. İcra Müdürlüğü’nde görevli haciz memuru tanık … ile birlikte olay tarihinde sanığa ait iş yerine haciz işlemi için gittikleri, sanığın haciz işlemine itiraz etmesi üzerine taraflar arasında yaşanan tartışmada, sanığın maket bıçağı ile müştekiyi yüzünde sabit iz oluşturacak şekilde yarladığı olayda; sanığın üzerine atılı suçu silahtan sayılan maket bıçağı ile kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlemesi karşısında sanık hakkında; 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken birden fazla ağırlaştırıcı nedenin ( 86/3-c, 86/3-e) birarada bulunması nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi

b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 16.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/35229 Karar: 2017/9337 Tarih: 20.09.2017

  • TCK 86. Madde

  • Kasten Yaralama Suçu

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-) Sanık hakkında takibi şikayete bağlı olmayan silahla yaralama eylemi sebebiyle dava açılmışsa da, sanık hakkında suçun silahla işlendiği sabit olmadığından TCK.86/3e maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi karşısında, TCK’nın 86/2 maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun şikayete tabi hale geldiği, müştekinin de soruşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiği dikkate alınarak, sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre açılan kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,

2-) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün, “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” suçuna dair olması karşısında, bu suçu düzenleyen TCK’nın 191. maddesinde 18.06.2014 tarih ve 6545 Sayılı Kanun’un 68. maddesiyle yapılan değişiklik çerçevesinde sanık hakkındaki dayanak mahkûmiyet ilamıyla ilgili bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı araştırılarak, tekerrüre esas alınmasını gerektirecek kasti suçtan mahkûmiyet niteliğinde olup olmadığının belirlenmesinde ve bunun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık …‘nun ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmüş olmakla, tebliğnameye kısmen aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 Sayılı CMUK’nın 326/ son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ Esas: 2016/16497 Karar: 2017/9183 Tarih: 20.06.2017

  • TCK 86. Madde

  • Kasten Yaralama Suçu

Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-) Sanığın üzerine atılı, uzlaşmaya tabi olmayan TCK’nın 102/1. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçu ile, uzlaşmaya tabi olan TCK’nın 86/2. maddesinde ki kasten basit yaralama suçunu farklı zaman aralıklarında işlediği dolayısıyla TCK’nın 86/2. maddesinde düzenlenen kasten basit yaralama suçunun uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, sanık ile katılana uzlaşma teklifinde bulunulması gerektiği anlaşılmakla; sanık ile katılan arasında 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

2-) Olay yerine ait güvenlik kamerası görüntülerinde, olay günü sanık benzin istasyonuna geldiğinde ilk olarak katılanın sanığa sandalye fırlattığı bunun üzerine sanığın katılanı darp ettiği görülmekle, sanık hakkında 29. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

3-) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 Sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi sebebiyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanun’un 8 /1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 Sayılı 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Paylaş
RSS