Çalışma Saatlerimiz
Hafta İçi 09.00 - 18.00

TCK Madde 56 Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbirleri

Son güncelleme: 22 Şubat 2026

Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbirleri

TCK Madde 56

(1) Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğu ve ne suretle uygulanacakları ilgili kanunda gösterilir.



TCK Madde 56  Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbirleri

TCK Madde 56 Gerekçesi

Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin nelerden ibaret olduğu ve bunların ne suretle uygulanacağı hususlarında çocuklarla ilgili kanun içeriğinde düzenleme yapılması uygun görülmüştür.


TCK 56 (Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbirleri) Emsal Yargıtay Kararları


Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/8379 E. , 2022/3038 K.

  • TCK 56
  • Hangi hallerde çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır?

TCK sadece fiili işlediği tarihte 12 yaşını doldurmamış ve 12-15 yaş grubu içinde olup da işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmeyen çocuklar için, diğer bir anlatımla sadece ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için güvenlik tedbiri öngörmüş, ceza sorumluluğu bulunan çocuk sanıklar hakkında indirilmiş cezaya hükmolunmasını kabul etmiş, ceza yerine veya ceza ile birlikte güvenlik tedbiri uygulanmasını ise kabul etmemiştir.

TCK’nın 56. maddesinde çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğu ve ne suretle uygulanacaklarının ilgili kanunda gösterileceği belirtilmiş olup, bu kanun 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunudur.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5. maddesinde korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanabilecek “koruyucu ve destekleyici tedbirler” gösterilmiştir. Kanunun 11. maddesinde bu koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılacağı belirtilmiştir. Böylelikle ceza sorumluluğu bulunan çocuk sanıklar hakkında 5. maddede belirtilen tedbirlerin uygulanamayacağı vurgulanmıştır.

Nitekim öğretide de; "...TCK'nun 31/2. maddesinde 12-15 yaş grubundaki kişilere işledikleri fiilin anlam ve sonuçlarını algılamaları ve davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin bulunması halinde tedbir yerine ceza uygulaması öngörülmüştür" (Artuk, Gökcen, Yenidünya, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Ankara, 2012, s. 494), "12-15 yaş arasındaki çocukların işlediği fiili algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği varsa, bunlar hakkında yalnızca cezada indirime gitmekte, tedbir öngörülmemektedir" (Mahmut Koca-İlhan Üzülmez, Türk Ceza Kanunu Genel Hükümler, Ankara, Ekim 2012, s. 306; ), "...Türk Ceza Kanunu, 'normatif olarak' azalmış kusur yeteneği bulunduğunu kabul ederek, ceza sorumluluğu bulunan çocuk için, sadece ‘indirimli ceza’ öngörmekte ceza yanında çocuklara özgü güvenlik tedbiri uygulanmasını kabul etmemektedir." (Feridun Yenisey, Mukayeseli Hukuk Açısından Ceza Sorumluluğu Yaşı Ceza Sorumluluğu Olmayan Çocuklar ve Gençler İçin Ceza Hukukunda Uygulanan Alternatif Yaptırımlar, UNICEF raporu, 07/05/2007)

Bu açıklamalar ışığında; suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5. maddesinde düzenlenen danışmanlık tedbirine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, bozma nedenidir.


Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6056 E. , 2024/13743 K.

  • TCK 56
  • Fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulunan ve "ceza sorumluluğu bulunmayan" suça sürüklenen çocuk hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanmalıdır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31. ve 33. maddeleri, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. ve 12. maddeleri ile Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 8. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocuklar ile onbeş yaşını doldurmuş ancak onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde, ayrıca fiili işlediği sırada oniki yaşından küçük çocuklar ile onbeş yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanacağı, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 12. maddesinde, “Suça sürüklenen çocuğun aynı zamanda akıl hastası olması hâlinde, 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamına giren çocuklar hakkında, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.” şeklinde düzenlemenin bulunduğu, aynı Kanun'un 5. maddesinin başlığının ise; “koruyucu ve destekleyici tedbirler” olduğu anlaşılmakla, somut olayda ise, fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulunan ve ceza sorumluluğu bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 31/2. maddesi atfıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/3-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 32/1. maddesi atfıyla 5271 sayılı Kanun'un 223/3-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve aynı Kanun’un 57. maddesi uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.


Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/6375 E. , 2021/3884 K.

  • TCK 56
  • Hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilen çocukla ilgili güvenlik tedbirleri uygulanmalıdır.

Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda yer alan ve dosya kapsamına göre işlediği hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilirken ayrıca TCK’nın 31/2, 56 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5, 11. maddeleri uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, bozma nedenidir.


Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/7789 E. , 2020/11832 K.

  • TCK 56
  • Fiili işlediği sırada 12 yaşından küçük olan, ceza sorumluluğu bulunmayıp hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması gerekir.

5237 sayılı TCK'nın 31. ve 33. maddeleri, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesi ile Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 8.maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocuklar ile onbeş yaşını doldurmuş ancak onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde, “ayrıca fiili işlediği sırada oniki yaşından küçük çocuklar” ile onbeş yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanacağı, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca, “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılacağı.” Aynı Kanun'un 5. maddesinin başlığının ise; “koruyucu ve destekleyici tedbirler” olduğu anlaşılmakla, somut olayda ise fiili işlediği sırada 12 yaşından küçük olan, ceza sorumluluğu bulunmayıp hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde TCK’nın 57. maddesi uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi, bozma nedenidir.


YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ Esas: 2008/976 Karar: 2011/49798 Tarih: 20.11.2011

  • TCK 56. Madde

  • Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbirleri

I- Mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı 5219 Sayılı Yasa ile değişik 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca SSÇ Y. savunmanının temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,

II- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

I- Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu ilk kez çocuklar hakkında 03.07.2005 tarihinde kabul edilen 15.07.2007 gün ve 25876 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nda yer almıştır.

5395 Sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca çocuklar tarafından işlenen suçlardan dolayı üç yıla kadar hapis veya adli para cezası, maddedeki objektif ve sübjektif koşulların bulunması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu olabilecektir.

Yasa koyucu uygulamada farklı algılama ve uygulamaların önüne geçmek için 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 Sayılı Yasanın 40. maddesi ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 23. maddesini değiştirmek suretiyle denetim süresindeki farklılıklar dışında çocuk suçlular ile yetişkin suçluları hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı koşullara tabi kılmıştır.

19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 Sayılı Yasanın 23. maddesiyle 5271 Sayılı Yasanın 231. maddesine eklenen 5-14. fıkraları ile de büyükler için kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması şikayete bağlı suçlar ile sınırlı olarak hükmolunan 1 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası için kabul edilmiş iken 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasanın 562. maddesi ile 5271 Sayılı Yasanın 231. maddesinin 5, 14. fıkralar 5 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklik ile de hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezaları için uygulanabilir hale getirilmiş, şikayete bağlı sınırlı olan müessese Anayasa'nın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkılap Kanunu'nda yer alan suçlara aykırı olmamak üzere tüm suçları kapsayacak hale getirilmiştir.

Birden fazla suçtan mahkumiyet halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları her suç yönünden ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme suç tarihinde ve yürürlükte olan kanunlar çerçevesinde yapılmalıdır.

Dosya incelemesinde adli sicil kaydı bulunmayan ailevi nedenlerle orta öğretimini sonlandırıp Ü.............'de belli bir aylıkla çalışmaya başlayan 06.03.2007 tarihli C. Savcılığı ve Sulh Ceza Hakimi huzurundaki beyanları ile 05.04.2007 günlü mahkemece saptanan savunmaları, ayrıca 10.04.2007 günlü sosyal inceleme uzmanının raporunda da açıklandığı üzere işlediği suçtan pişmanlığını her aşamada yenileyerek, dosyaya yansıttığı, suç ile ilgili başka bir olumsuzluğundan bahsedilmeyen, çaldığı bilgisayar ise satmaya çalışırken polis tarafından el konularak mağdura iade olduğu, işyerine girmenin müstakil bir zararı da yaratmadığı, tek zararın kırılan dükkan camı bedeli olup bunun 151. maddesi için ancak değerlendirilebileceği hırsızlık suçu yönünden giderilmesi gereken bir zararın varlığına da yer verilmediği dikkate alındığında; tüm aşamalarda pişmanlığını yansıtan SSÇ hakkında sanığın ilerde yeni suç işlemekten çekineceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından ve müştekinin zararının giderilmediğinden 5395 sayılı ÇKK'nun 23. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına şeklinde suç tarihi itibariyle uygulama olanağı bulunmayan ve denetlenebilir bir gerekçeyi içermeyen soyut ifadeler ile yetinilip yerinde yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

II- Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği SSÇ'un hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,

III- 5237 sayılı TCK'nun 56. maddesinde öngörülen tedbirler aynı yasanın 31. maddesinin l. ve 2. fıkrasındaki çocuklar hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur. Bunların nelerden ibaret olduğu nasıl uygulanacağı ise çocuklar ile ilgili kanun içerisinde düzenlenmiştir.

TCK'nun 56. maddesinde yer verilen Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbiri ifadesinden maksat ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için uygulanacak tedbirlerdir. sisteminde ceza sorumluluğu bulunmakla birlikte çocuk hakkında ceza yerine güvenlik tedbiri uygulanmasına imkan tanınmamıştır. Ceza sorumluluğu olanlar için 31. maddesine göre indirimli ceza uygulanacaktır. Bu çocuklar için 56. maddesinin yollamada bulunduğu ÇKK'nun 11. maddesinde yer verilen çocuklara özgü güvenlik tedbiri uygulanamayacaktır. Ceza uygulanan çocuk koruma ihtiyacı içerisinde ise ÇKK'nun 5. maddesindeki yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler uygulanabilecektir. Hal böyle olunca yasal koşulları bulunmadığı halde;

5395 Sayılı Yasanın 11. maddesinde5395 Sayılı Yasanın 11. maddesinde; Bu kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır biçimindeki düzenleme gözetilmeden, 15-18 yaş grubunda olup ceza sorumluluğu bulunduğunda kuşku bulunmayan SSÇ hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilip, ayrıca 5237 Sayılı Yasanın 56. maddesiyle anılan yasanın 5, 11. maddeleri uyarınca koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasına karar verilmesi,

Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, SSÇ Y. savunmanının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd@gmail.com adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.